11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7588 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, uzman erbaşların temini, sicil işlemleri, astsubaylığa geçiş şartları ve personel işlemlerinin düzenleneceği mevzuat bakımından önemli yenilikler getirmiştir. Yapılan değişiklikler, yalnızca teknik nitelikte birtakım ifadelerin kanuna eklenmesinden ibaret değildir. Yeni düzenlemelerle uzman erbaşların meslek hayatını doğrudan etkileyen sicil sisteminin temel unsurları ilk defa açık biçimde kanun seviyesinde belirlenmiş, astsubaylığa geçişte aranacak sicil başarı seviyesi yükseltilmiş ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların Millî Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.
Bu değişikliklerin uygulamadaki en önemli sonucu, uzman erbaşların görev süresince haklarında düzenlenen sicillerin artık sözleşmenin devamı, mesleki gelişim ve üst statülere geçiş bakımından daha belirleyici bir konuma gelmesidir. Özellikle sicil notu ortalamasının astsubaylığa geçiş sürecinde yüzde 90 olarak belirlenmesi, personel hakkında yapılan sicil değerlendirmelerinin objektifliği, gerekçelendirilebilirliği ve yargısal denetlenebilirliği konularını daha önemli hâle getirecektir.
Uzman Erbaş Temininde Beş Yıllık Süre Sınırlamasının Kaldırılması
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun uzman erbaşlarda aranacak şartları düzenleyen 4’üncü maddesinde yapılan değişiklikle, askerlik hizmetini tamamlayarak terhis edilen kişiler bakımından daha önce aranan “terhislerinin üzerinden beş yıldan fazla süre geçmemiş olma” şartı kaldırılmıştır. Yeni düzenlemeyle uzman erbaşlığa başvurabilecek kişiler, terhis olanlar ile 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 42’nci maddesinde sayılan ve muvazzaflık hizmetinden muaf tutulan kişiler şeklinde ifade edilmiştir.
Önceki düzenleme uyarınca askerlik hizmetini tamamlamış bir kişinin uzman erbaşlığa başvurabilmesi için terhis tarihinin üzerinden beş yıldan fazla süre geçmemiş olması gerekiyordu. Bu nedenle diğer şartları taşıyan, fiziki yeterliliğini koruyan ve mesleğe uygun olan kişiler, yalnızca terhis tarihlerinin üzerinden beş yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle başvuru imkânını kaybedebilmekteydi. Yeni kanunla söz konusu süre sınırlamasının kaldırılması, uzman erbaş temininde daha geniş bir aday kitlesine başvuru olanağı tanımaktadır.
Bununla birlikte beş yıllık süre şartının kaldırılmış olması, uzman erbaşlığa kabulde yaş, sağlık, eğitim, fiziki yeterlilik, güvenlik soruşturması ve diğer özel şartların ortadan kaldırıldığı anlamına gelmemektedir. Adayların başvuru tarihinde ilgili mevzuatta ve yayımlanan temin ilanlarında belirtilen diğer şartları taşımaları gerekecektir. Değişiklik yalnızca terhis tarihi üzerinden hesaplanan beş yıllık sınırlamayı kaldırmakta; uzman erbaşlığa alınmayı doğrudan ve koşulsuz bir hak hâline getirmemektedir.
Düzenlemenin bir diğer önemli yönü, Askeralma Kanunu’nun 42’nci maddesinde sayılan ve muvazzaflık hizmetinden muaf tutulan kişilerin de kanun metninde açıkça belirtilmesidir. Böylece askerlik hizmetini fiilen tamamlayarak terhis edilmemiş olmakla birlikte kanunen muvazzaflık hizmetinden muaf tutulan kişilerin uzman erbaş temin süreçlerindeki hukuki durumu açıklığa kavuşturulmuştur.
Uzman Erbaş Sicil Sisteminin Kanuni Dayanağa Kavuşturulması
7588 sayılı Kanun’un uzman erbaşlar bakımından getirdiği en kapsamlı değişiklik, 3269 sayılı Kanun’a eklenen 8/A maddesidir. “Sicil” başlığını taşıyan yeni maddeyle uzman erbaşların sicil yılı, ilk sicilin düzenlenme zamanı, sicil tam notu, yıllık sicil notunun hesaplanması ve sicilin olumlu sayılması için gerekli asgari oran kanun seviyesinde belirlenmiştir.
Yeni düzenlemeye göre uzman erbaşlar bakımından sicil yılı, ilgili yılın 2 Mayıs tarihinde başlayacak ve takip eden yılın 2 Mayıs tarihine kadar devam edecektir. Böylece uzman erbaş sicillerinin hangi dönem esas alınarak düzenleneceği konusunda açık ve yeknesak bir zaman aralığı oluşturulmuştur. Sicil döneminin başlangıç ve bitiş tarihlerinin kanunda açıkça gösterilmesi, personelin hangi görev ve davranışlarının hangi sicil yılı kapsamında değerlendirileceğinin belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.
Uzman erbaşın sözleşme imzalayarak göreve başlamasından sonraki ilk 2 Mayıs tarihi itibarıyla sicil belgesi düzenlenecektir. Ancak göreve alınma tarihi ile takip eden ilk 2 Mayıs tarihi arasında üç aydan daha kısa bir süre bulunması hâlinde, ilk sicil belgesi hemen düzenlenmeyecek; personelin üç aylık görev süresini doldurduğu tarihte hazırlanacaktır. Bundan sonraki siciller ise normal sicil dönemi içinde zamanında düzenlenmeye devam edecektir.
Üç aylık asgari değerlendirme süresi, sicil üstünün personel hakkında sağlıklı ve yeterli bir kanaate ulaşabilmesi bakımından önemlidir. Çok kısa süreyle birlikte görev yapan bir sicil üstünün, uzman erbaşın mesleki yeterliliği, disiplin anlayışı, görev performansı, sorumluluk bilinci ve kuruma uyumu hakkında kapsamlı değerlendirme yapması her zaman mümkün olmayabilir. Kanun koyucu bu nedenle ilk sicilin düzenlenebilmesi için en az üç aylık gözlem süresinin bulunmasını gerekli görmüştür.
Ancak uygulamada üç aylık sürenin yalnızca şeklen tamamlanmış olması yeterli kabul edilmemelidir. Personelin bu sürenin önemli bölümünde geçici görevde, kursta, istirahatte veya başka bir birimde bulunması hâlinde sicil üstünün personeli fiilen ne kadar süreyle gözlemlediği ayrıca önem taşıyacaktır. Sicil notunun objektif bir değerlendirmeye dayanabilmesi için sicil üstü ile sicil alan personel arasında yeterli görev ve çalışma ilişkisinin bulunması gerekir.
Uzman Erbaş Sicil Notu Nasıl Hesaplanacaktır?
Yeni 8/A maddesine göre uzman erbaşlar bakımından sicil tam notu 100’dür. Sicil üstleri tarafından verilen notların ortalaması, personelin ilgili yıla ait sicil notunu oluşturacaktır. Bu düzenlemeyle yıllık sicil notunun birden fazla sicil üstünün değerlendirmesine dayanması ve verilen puanların aritmetik ortalaması üzerinden belirlenmesi öngörülmüştür.
Sicil notlarının ortalama yoluyla belirlenmesi, tek bir sicil üstünün kişisel değerlendirmesinin personelin bütün meslek hayatını belirlemesini önleme bakımından önemli bir güvence olarak görülebilir. Bununla birlikte sicil üstlerinin aynı somut olay veya performans dönemi bakımından birbirinden ciddi ölçüde farklı puanlar vermesi hâlinde, sicil değerlendirmesinin tutarlılığı ve objektifliği tartışmalı hâle gelebilecektir.
Örneğin personelin görev performansı hakkında bir sicil üstü çok yüksek, diğer sicil üstü ise son derece düşük bir not vermişse, bu farklılığın personelin somut görev sonuçlarıyla açıklanabilir olması gerekir. Sicil notlarının herhangi bir somut tespit, görev başarısızlığı, disiplin durumu veya performans eksikliğiyle desteklenmemesi hâlinde değerlendirme, salt takdire dayalı ve denetlenemez bir işleme dönüşebilir.
İdarenin sicil verme konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte bu yetki sınırsız değildir. Takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, eşitlik, objektiflik, ölçülülük ve hukuki güvenlik ilkelerine uygun biçimde kullanılması gerekir. Uzman erbaşın sicil notunun mesleki geleceğini ve astsubaylığa geçiş hakkını doğrudan etkilediği dikkate alındığında, sicil işlemlerinin somut ve denetlenebilir verilere dayanması zorunluluğu daha da önem kazanacaktır.
Olumlu Sicil İçin Yüzde 60 Şartı
Yeni düzenlemeye göre uzman erbaşın sicilinin olumlu kabul edilebilmesi için sicil notunun 100 tam puan üzerinden en az 60 olması gerekmektedir. Buna göre 60 ve üzerindeki sicil notları olumlu; 60’ın altındaki notlar ise olumsuz sicil olarak değerlendirilecektir.
Olumlu sicil sınırının kanunda belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliğin giderilmesi açısından önemlidir. Personel, hangi puanın altında kalması hâlinde sicilinin olumsuz kabul edileceğini önceden bilebilecektir. Bununla birlikte 60 puanlık sınır, yalnızca sicilin olumlu veya olumsuz sayılması bakımından asgari eşiği ifade etmektedir. Personelin üst statülere geçişi bakımından daha yüksek sicil ortalamaları aranabilecektir.
Nitekim astsubaylığa geçiş için getirilen yüzde 90’lık ortalama şartı dikkate alındığında, 60 ile 89 arasında sicil notu alan bir uzman erbaşın sicili olumlu kabul edilmesine rağmen astsubaylığa geçiş bakımından yeterli görülmemesi mümkündür. Dolayısıyla yeni sistemde “olumlu sicil” ile “astsubaylığa geçiş için yeterli sicil” birbirinden farklı iki hukuki ölçüt hâline gelmiştir.
Sicil notu 60’ın altında kalan personel bakımından bu değerlendirmenin sözleşmenin yenilenmesi, görevde başarısız sayılma veya personelden istifade edilememe gibi işlemlere dayanak yapılması mümkündür. Ancak olumsuz sicilin tek başına hangi sonucu doğuracağı, kaç yıl üst üste olumsuz sicil alınması hâlinde ne tür işlem tesis edileceği ve olumsuz sicile karşı uygulanacak idari usulün ayrıntıları müşterek yönetmelikle belirlenecektir.
Sicil Üstleri ve Ayrılış Sicili Yönetmelikle Düzenlenecek
Kanun, uzman erbaşlar hakkında sicil vermeye yetkili sicil üstlerinin kimler olacağını doğrudan belirlememiş; bu konunun yönetmelikle düzenleneceğini hüküm altına almıştır. Aynı şekilde sicil dönemi içinde sicil üstünün veya sicil alan personelin görev yerinden ayrılması hâlinde düzenlenecek ayrılış siciline ilişkin esaslar da yönetmeliğe bırakılmıştır.
Ayrılış sicili, özellikle sık görev yeri değişikliği yaşayan, geçici görevlerde bulunan, farklı birlik ve komutanlıklar emrinde çalışan uzman erbaşlar bakımından önem taşımaktadır. Bir sicil yılı içinde birden fazla sicil üstüyle çalışan personelin hangi sicil üstü tarafından, hangi süre esas alınarak ve hangi görev dönemi için değerlendirileceği açık biçimde belirlenmelidir.
Yönetmelikte sicil üstünün personeli değerlendirebilmesi için gerekli asgari görev süresi, geçici görevlendirmelerin sicile etkisi, kurs ve eğitim sürelerinin değerlendirilmesi, uzun süreli sağlık raporları, izinler, yurt dışı görevleri ve birlik değişiklikleri gibi hususların ayrıntılı biçimde düzenlenmesi gerekecektir. Aksi hâlde aynı durumda bulunan personel hakkında farklı birliklerde birbirinden farklı uygulamaların ortaya çıkması mümkündür.
Uzman Erbaşların Astsubaylığa Geçişinde Yüzde 90 Sicil Ortalaması
7588 sayılı Kanun’un uzman erbaşlar bakımından en dikkat çekici hükümlerinden biri, astsubaylığa geçişte aranacak sicil şartını yeniden düzenlemesidir. Yeni düzenleme uyarınca uzman erbaşların astsubaylık sınavına başvurabilmeleri için, uzman erbaşlığa alındıkları tarihten itibaren en az dört yıl sicil almış olmaları ve mevcut sicil notlarının ortalamasının sicil tam notunun yüzde 90’ı veya üzerinde bulunması gerekmektedir.
Bu düzenlemeyle yalnızca belirli bir hizmet süresini tamamlamış olmak yeterli kabul edilmemiş; personelin dört yıllık sicil döneminde oldukça yüksek bir başarı ortalamasına sahip olması şart koşulmuştur. Yüzde 90’lık eşik, uzman erbaşların astsubaylığa geçişinde yüksek ve süreklilik gösteren bir mesleki performans beklendiğini ortaya koymaktadır.
Kanun metninde “mevcut sicil notlarının ortalaması” ifadesine yer verildiğinden, başvuru tarihinde personel hakkında düzenlenmiş bütün sicil notlarının değerlendirmeye alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yalnızca son sicil yılına ait not değil, uzman erbaşlığa alınma tarihinden başvuru tarihine kadar düzenlenen sicillerin tamamı ortalamaya dâhil edilecektir.
En az dört yıl sicil alma şartı ile dört yıllık fiilî hizmet süresi her durumda aynı anlama gelmeyebilir. Personelin göreve başlama tarihi, ilk sicilin düzenlenme zamanı ve üç aylık asgari değerlendirme süresi nedeniyle dört yıllık hizmetini doldurmasına rağmen henüz dört ayrı sicil belgesi oluşmamış olabilir. Bu nedenle başvurularda hizmet süresinin yanı sıra fiilen kaç sicil belgesi düzenlendiğinin ayrıca kontrol edilmesi gerekecektir.
Sicil ortalamasının yüzde 90’ın altında kalması hâlinde personel diğer bütün şartları taşısa dahi astsubaylık sınavına başvuru hakkından yararlanamayacaktır. Bu durum, özellikle ortalamayı önemli ölçüde düşüren tek bir sicil notunun dahi personelin mesleki geleceği üzerinde uzun süreli sonuç doğurabileceğini göstermektedir.
Bu nedenle düşük sicil notlarının personele zamanında bildirilmesi, sicil notuna karşı başvurulabilecek idari yolların açıkça gösterilmesi ve personelin değerlendirmeye dayanak olan hususlardan haberdar edilmesi hukuki güvenlik açısından önem taşımaktadır. Personelin yıllar sonra astsubaylık başvurusu sırasında geçmiş tarihli düşük bir sicil notunu öğrenmesi, etkili başvuru ve yargısal denetim imkânını güçleştirebilir.
Astsubay Meslek Yüksekokuluna Geçişte Aranacak Sicil Şartı
Kanunla uzman erbaşların astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavına başvurabilmeleri bakımından da yüzde 90 sicil ortalaması şartı getirilmiştir. Buna göre başvuru tarihinde, uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren hakkında düzenlenen mevcut sicil notlarının ortalamasının 100 tam puan üzerinden en az 90 olması gerekecektir.
Doğrudan astsubaylığa geçişte en az dört yıl sicil alma şartı açıkça aranırken, astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavı yönünden kanun metninde aynı şekilde dört yıllık sicil şartına yer verilmemiştir. Bunun yerine uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren düzenlenen mevcut sicillerin ortalamasının yüzde 90 veya üzerinde bulunması yeterli görülmüştür.
Bu farklılık, iki geçiş yönteminin yapısından kaynaklanmaktadır. Doğrudan astsubaylığa geçişte belirli bir mesleki tecrübe ve uzun süreli sicil başarısı aranırken, astsubay meslek yüksekokuluna girişte personelin eğitim yoluyla astsubay statüsüne hazırlanması söz konusudur. Bununla birlikte her iki yöntem bakımından da yüzde 90 gibi yüksek bir sicil ortalamasının aranması, sicil sistemini uzman erbaşların kariyer planlamasının merkezine yerleştirmektedir.
Sicil Notlarına Karşı Hukuki Korunma İhtiyacı
Yeni düzenleme sonrasında sicil notları, uzman erbaşlar açısından yalnızca kurum içi değerlendirme belgeleri olarak görülemeyecektir. Sicil notları; astsubaylığa geçiş, astsubay meslek yüksekokulu sınavına başvuru, sözleşme yenileme, görevde başarı ve personelden istifade edilip edilemeyeceği gibi konularda belirleyici olabilecektir.
Bu nedenle sicil notunun hukuka aykırı biçimde düşük verilmesi hâlinde personelin etkili bir başvuru imkânına sahip olması gerekir. Sicil işleminin yetkisiz amir tarafından düzenlenmesi, yeterli gözlem süresi bulunmaması, kişisel husumete dayanılması, somut görev başarılarının göz ardı edilmesi, ödül ve takdirlerin dikkate alınmaması, disiplin cezası bulunmamasına rağmen gerekçesiz biçimde düşük not verilmesi veya aynı durumdaki personele göre ayrımcı değerlendirme yapılması hukuka aykırılık iddialarına konu olabilir.
Sicil notunun tek başına personele tebliğ edilmemesi hâlinde dahi bu notun astsubaylık başvurusunun reddi, sözleşmenin yenilenmemesi veya başka bir olumsuz işlemin dayanağı yapılması mümkündür. Böyle bir durumda sicil işlemi ile buna dayanılarak tesis edilen nihai işlemin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir. Ancak her somut olayda işlemin kesin ve icrai niteliği, tebliğ tarihi, öğrenme tarihi ve dava açma süresi ayrıca incelenmelidir.
Özellikle yüzde 90 ortalama şartı nedeniyle bir veya birkaç puanlık farklar dahi başvuru hakkının kaybedilmesine yol açabilecektir. Örneğin mevcut sicil ortalaması 89,75 olan bir personelin notunun 90’a yuvarlanıp yuvarlanmayacağı, küsuratlı notların nasıl hesaplanacağı ve ortalama hesabında hangi matematiksel yöntemin kullanılacağı yönetmelikte açıkça düzenlenmelidir. Kanunda bu konuda özel bir hüküm bulunmadığından, yönetmeliğin hesaplama usulünü tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlemesi gerekmektedir.
Uzman Erbaş Yönetmeliği Müştereken Hazırlanacak
3269 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesinde yapılan değişiklikle uzman erbaşlara ilişkin uygulama esaslarının Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
Yönetmelikte personelde aranacak nitelikler, başvurunun şekli ve zamanı, başvuruların kabulü, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi, sicilin şekli ve usulleri, görevde başarısızlık, intibak edememe, personelden istifade edilememe, sözleşmenin uzatılması, uzman onbaşıların uzman çavuşluğa terfisi, astsubay sınıfına geçiş ve astlık-üstlük ilişkileri düzenlenecektir.
Düzenleme yetkisinin iki bakanlığa müştereken verilmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki uzman erbaşlarla Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesindeki uzman erbaşlar arasında temel personel esasları bakımından uyum sağlanmasını amaçlamaktadır. Bununla birlikte kurumların görev alanları, teşkilat yapıları ve operasyonel ihtiyaçları birbirinden farklı olduğundan, yönetmelikte ortak esasların yanında kurumsal özelliklere göre farklı uygulamalara yer verilmesi de mümkündür.
Yönetmelik hükümlerinin kanunda belirlenen sınırların dışına çıkmaması gerekir. Kanunda yer almayan yeni bir hak kaybının yönetmelikle oluşturulması, kanunla tanınan bir başvuru hakkının daraltılması veya sicil sisteminde personel aleyhine kanuni dayanağı bulunmayan ek şartlar getirilmesi hukuka uygun olmayacaktır. Yönetmelik, kanunun uygulanmasını açıklayabilir; ancak kanunun öngörmediği temel sınırlamalar getiremez.
Yeni Düzenlemelerin Mevcut Uzman Erbaşlara Etkisi
7588 sayılı Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle uzman erbaşlara ilişkin yeni hükümler 11 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yürürlüktedir. Ancak sicil sisteminin ayrıntıları müşterek yönetmelikle düzenleneceğinden, uygulamanın tam olarak nasıl şekilleneceği yönetmeliğin yayımlanmasıyla netleşecektir.
Kanunda geçmiş yıllarda düzenlenen sicil notlarının yüzde 90 ortalamasının hesabında kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin özel bir geçiş hükmü bulunmamaktadır. Kanun metninde “almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması” ifadesinin kullanılması, başvuru tarihinde mevcut olan önceki sicillerin de hesaba katılabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte geçmiş dönem sicillerinin farklı mevzuat, farklı değerlendirme ölçütleri veya farklı puanlama yöntemleri üzerinden düzenlenmiş olması hâlinde geçiş uygulamasının nasıl yapılacağı yönetmelikte açıklığa kavuşturulmalıdır.
Geçmiş sicillerin yeni yüzde 90 şartının hesabına doğrudan dâhil edilmesi, önceki dönemde astsubaylık başvurusu bakımından bu kadar yüksek bir ortalama şartını öngöremeyen personel açısından hukuki güvenlik tartışmalarına neden olabilir. Buna karşılık sicil ortalaması şartının yalnızca kanunun yürürlüğe girmesinden sonraki siciller bakımından uygulanması da yeterli sicil sayısının oluşmasını yıllarca geciktirebilir. Bu sebeple eski ve yeni sicillerin nasıl değerlendirileceği, kazanılmış hak ve haklı beklenti ilkeleri gözetilerek açık biçimde düzenlenmelidir.
Değişikliklerin Uzman Erbaşlar Bakımından Genel Değerlendirmesi
7588 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler, uzman erbaş sisteminde daha belirgin ve ölçülebilir bir kariyer yapısı oluşturmayı amaçlamaktadır. Terhis tarihinden itibaren beş yıllık başvuru sınırının kaldırılması, uzman erbaş temininde aday havuzunu genişletmektedir. Sicil yılının ve olumlu sicil sınırının kanunla belirlenmesi ise personel değerlendirme sisteminin temel unsurlarını daha öngörülebilir hâle getirmektedir.
Buna karşılık astsubaylığa ve astsubay meslek yüksekokuluna geçişte yüzde 90 sicil ortalamasının aranması, oldukça yüksek bir başarı eşiği getirmiştir. Bu eşik, başarılı ve istikrarlı personelin üst statülere geçişini teşvik edebilecek olmakla birlikte, sicil değerlendirmelerindeki küçük farklılıkların dahi ağır sonuçlar doğurmasına neden olabilir.
Yeni sistemin adil biçimde uygulanabilmesi için sicil kriterlerinin somut, objektif ve ölçülebilir olması; sicil üstlerinin değerlendirmelerini kişisel kanaatlerden ziyade görev sonuçlarına dayandırması; düşük sicil notlarının personele zamanında bildirilmesi ve etkili itiraz yollarının oluşturulması gerekir. Aksi hâlde yüksek sicil ortalaması şartı, mesleki başarıyı ölçen bir araç olmaktan çıkarak personelin kariyer gelişimini subjektif amir değerlendirmelerine bağımlı hâle getirebilir.
Sonuç olarak 7588 sayılı Kanun, uzman erbaşların temininden kariyer ilerlemesine kadar uzanan geniş bir alanda önemli değişiklikler yapmıştır. Düzenlemenin uygulamadaki gerçek etkisi, Millî Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak müşterek yönetmeliğin içeriği ve idarenin sicil değerlendirmelerinde göstereceği objektiflik ile ortaya çıkacaktır. Özellikle astsubaylığa geçiş hedefi bulunan uzman erbaşların, her sicil dönemindeki değerlendirmelerini takip etmeleri, düşük veya gerçeğe aykırı sicil notlarına karşı süresi içinde hukuki başvuru yollarını değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır.
