Hemşire Disiplin Cezası Nedir? Hemşirelerin Disiplin Cezaları, Disiplin Amiri ve İptal Davası

İçindekiler

Hemşirelik mesleği, sağlık hizmetinin sürekliliğinin sağlanmasında doğrudan sorumluluk üstlenilen, nöbet ve vardiya esasına dayanan, hasta güvenliği ile tıbbi bakımın birbirinden ayrılamadığı bir kamu hizmeti alanıdır. Bu nedenle kamu hastanesinde görev yapan bir hemşirenin disiplin sorumluluğu değerlendirilirken yalnızca genel memuriyet yükümlülüklerinin değil; nöbet düzeninin, hasta bakım süreçlerinin, görev dağılımının, sağlık hizmetinin kesintisiz niteliğinin ve hastane içerisindeki hiyerarşik yapılanmanın da dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte sağlık hizmetinin taşıdığı önem, idareye hemşireler hakkında sınırsız bir disiplin yetkisi tanımaz. Bir hemşireye disiplin cezası verilebilmesi için isnat edilen fiilin mevzuatta disiplin yaptırımına bağlanmış olması, olayın somut ve hukuken geçerli delillerle ortaya konulması, hemşirenin fiille bağlantısının belirlenmesi ve disiplin soruşturmasının savunma hakkı başta olmak üzere bütün usul güvencelerine uygun yürütülmesi zorunludur.

Kamu görevlisi statüsündeki hemşireler bakımından disiplin hukukunun temel dayanağı, personelin statüsüne göre değişebilmekle birlikte, esas itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’dur. Sağlık Bakanlığında görev yapan personelin disiplin amirleri ise 31 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği uyarınca belirlenmektedir. Bu nedenle hemşire disiplin cezası hakkında yapılacak hukuki değerlendirmede yalnızca 657 sayılı Kanun’un hangi fiile hangi cezayı bağladığına bakılması yeterli değildir. Cezayı veren makamın gerçekten disiplin amiri olup olmadığı, soruşturmanın süresinde başlatılıp başlatılmadığı, hemşirenin neyle suçlandığının açık biçimde bildirilip bildirilmediği, savunma için yeterli süre tanınıp tanınmadığı ve cezanın dayandığı olayın hangi delillerle ispatlandığı da ayrıca incelenmelidir.

Disiplin yaptırımının amacı, sağlık çalışanını cezalandırmayı başlı başına bir hedef hâline getirmek değil; kamu hizmetinin düzenli, sürekli ve gereği gibi yürütülmesini sağlamaktır. Anayasa Mahkemesi de disiplin cezalarının kamu hizmetinin düzenli ve etkin biçimde sunulmasını sağlama amacına sahip olmakla birlikte kamu görevlilerinin özlük hakları üzerinde doğrudan ve ciddi sonuçlar meydana getirdiğine dikkat çekmektedir. Bu sebeple disiplin hukuku, idarenin yalnızca hiyerarşik yetkisine değil aynı zamanda kanunilik, hukuki güvenlik, savunma hakkı, ölçülülük ve yargısal denetim ilkelerine dayanır.

Hemşireye Disiplin Cezası Hangi Durumlarda Verilir?

Bir hemşireye disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle davranışın ilgili disiplin mevzuatında yaptırıma bağlanmış bir fiil veya hâl içerisinde değerlendirilmesi gerekir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde kamu görevlileri bakımından uyarma cezasından Devlet memurluğundan çıkarmaya kadar farklı disiplin yaptırımları ve bu yaptırımları gerektiren fiiller düzenlenmiştir. Dolayısıyla hastane yönetiminin bir davranışı uygun bulmaması veya hemşirenin amiriyle görüş ayrılığı yaşaması tek başına disiplin cezası verilmesi için yeterli değildir. Disiplin kararında hem isnat edilen davranışın somutlaştırılması hem de bu davranışın Kanunun hangi hükmü kapsamında görüldüğünün açıklanması gerekir.

Hemşireler bakımından uygulamada nöbete geç gelme, mazeretsiz göreve gelmeme, görev mahallinden izinsiz ayrılma, verilen görevin yerine getirilmediği iddiası, kurum tarafından belirlenen çalışma usullerine uymama, hasta kayıtlarının tutulmasında ihmal, hasta veya hasta yakınlarıyla yaşanan tartışmalar, amire veya çalışma arkadaşlarına yönelik söz ve davranışlar, hasta mahremiyetinin ihlali, görevle ilgili gizli bilgilerin açıklanması, sosyal medya paylaşımları ve sağlık kuruluşundaki eşya veya araçların korunmasına ilişkin yükümlülüklerin ihlali gibi farklı nedenlerle disiplin soruşturması gündeme gelebilmektedir. Ancak aynı olayın gerçekleşmiş olması, otomatik olarak disiplin cezasını haklı kılmaz. Olayın hemşirenin kusuruyla meydana gelip gelmediği ve disiplin hükmünün bütün unsurlarının oluşup oluşmadığı belirlenmelidir.

Örneğin acil serviste görev yapan bir hemşire hakkında belirli bir görevi zamanında yerine getirmediği gerekçesiyle soruşturma başlatıldığını düşünelim. Soruşturmanın yalnızca “talimat zamanında yerine getirilmedi” tespitiyle sonuçlandırılması yeterli olmayabilir. Aynı anda başka bir acil hastaya müdahale edilip edilmediği, görev dağılımının nasıl yapıldığı, serviste yeterli sayıda personelin bulunup bulunmadığı, hemşireye verilen iki ayrı görevin aynı anda yerine getirilmesinin fiilen mümkün olup olmadığı ve olayın hasta güvenliği çerçevesindeki koşulları birlikte araştırılmalıdır. Sağlık hizmetindeki iş organizasyonunun doğurduğu bir aksaklığın tümüyle tek bir sağlık çalışanının kusuru olarak kabul edilmesi, disiplin sorumluluğunun kişiselliği bakımından hukuki sorun doğurabilir.

Aynı şekilde hasta veya hasta yakını tarafından yapılan şikâyet de tek başına disiplin suçunun kesin kanıtı değildir. Şikâyet disiplin soruşturmasının başlamasına neden olabilir; ancak soruşturma sonucunda olayın tanık ifadeleri, hastane kayıtları, kamera görüntüleri, HBYS kayıtları, görev çizelgeleri ve diğer mevcut delillerle araştırılması gerekir. Disiplin soruşturmasının amacı bir şikâyeti doğrulamaya çalışmak değil, şikâyetin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını tarafsız biçimde ortaya koymaktır.

Hemşireye Nöbete Gelmemesi Nedeniyle Disiplin Cezası Verilebilir mi?

Hemşirenin mazeretsiz olarak nöbete veya göreve gelmemesi disiplin sorumluluğu doğurabilir. Ancak burada göreve gelmeme süresi ve olayın mazerete dayanıp dayanmadığı cezanın türünü doğrudan etkiler. 657 sayılı Kanun’da özürsüz biçimde göreve gelmemenin süresine göre farklı disiplin yaptırımları öngörülmüştür. Bu nedenle birkaç saatlik geç kalma, bir veya iki gün mazeretsiz işe gelmeme, kesintisiz üç ila dokuz gün işe gelmeme ve bir takvim yılı içerisinde toplam yirmi gün özürsüz işe gelmeme aynı disiplin fiili değildir.

Hemşirenin göreve gelmediği ileri sürülüyorsa öncelikle nöbet listesinin kendisine usulüne uygun biçimde bildirilip bildirilmediği, sonradan vardiya değişikliği yapılıp yapılmadığı, izin veya sağlık raporu bulunup bulunmadığı ve amirin nöbet değişikliğinden haberdar olup olmadığı araştırılmalıdır. Özellikle hastanelerde personel arasında nöbet değişikliklerinin yapıldığı durumlarda yalnızca ilk nöbet çizelgesine bakılarak disiplin sorumluluğuna gidilmesi, fiilin gerçek koşullarını yansıtmayabilir.

Hemşirenin Görev Yerini Terk Etmesi Disiplin Cezası Gerektirir mi?

Hemşirenin görev mahallini izinsiz terk etmesi de olayın koşullarına göre disiplin yaptırımına konu olabilir. Ancak “görev yerinde bulunmamak” ile “görev yerini izinsiz terk etmek” her zaman aynı anlama gelmez. Bir hemşire, görev gereği başka bir serviste, laboratuvarda, ameliyathanede, hasta transferinde veya hastane içerisinde farklı bir bölümde bulunuyor olabilir. Bu nedenle personelin belirli bir anda serviste görülmemesi tek başına görev yerinin terk edildiğini ispatlamaz.

Disiplin soruşturmasında hemşirenin o sırada nerede bulunduğu, neden bulunduğu, kimin talimatıyla hareket ettiği ve hastane bilgi sisteminde o saate ilişkin hangi işlemleri yaptığı araştırılmalıdır. Elektronik hasta kayıtları veya başka serviste gerçekleştirilen işlemler hemşirenin savunmasını doğrulayabilecek nitelikteyse bunların soruşturma dosyasına alınmaması, eksik inceleme iddiasını gündeme getirebilir.

Hemşirenin Hasta veya Hasta Yakınıyla Tartışması Disiplin Cezası Gerektirir mi?

Hasta ve hasta yakınlarıyla iletişim, hemşirelik hizmetinin önemli bir parçasıdır. Kamu görevlisi olan hemşirenin hizmetten yararlanan kişilere karşı saygılı davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bununla birlikte hastanın veya hasta yakınının şikâyette bulunmuş olması, hemşirenin mutlaka disiplin suçu işlediğini göstermez. Tartışmanın nasıl başladığı, kullanılan ifadeler, tarafların davranışları ve olayın gerçekleştiği ortam birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle sağlık çalışanına yönelik hakaret, tehdit veya fiziksel saldırının bulunduğu bir olayda yalnızca hemşirenin verdiği tepki soyutlanarak değerlendirilmemelidir. Disiplin makamının olayın bütününü incelemesi, personelin davranışının hangi koşullarda ortaya çıktığını araştırması ve disiplin yaptırımına esas aldığı söz veya hareketi açıkça belirlemesi gerekir. “Hasta yakınıyla tartıştı” şeklindeki genel bir ifade, hangi davranışın 657 sayılı Kanun’daki hangi disiplinsizliği oluşturduğunu açıklamak bakımından tek başına yeterli değildir.

Disiplin Cezalarının Türleri Nelerdir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun disiplin sistemi, fiilin ağırlığına göre beş temel yaptırım öngörmektedir. Bunlar uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarıdır. Bu cezaların her biri farklı ağırlıkta hukuki sonuç meydana getirdiği gibi, cezayı vermeye yetkili makam bakımından da aynı usule tabi değildir. Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amiri tarafından verilirken; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında disiplin kurulunun kararı ve atamaya yetkili amirin işlemi, Devlet memurluğundan çıkarma cezasında ise yüksek disiplin kurulunun kararı söz konusudur.

Disiplin cezasının belirlenmesinde idarenin keyfî biçimde bir yaptırım tercih etmesi mümkün değildir. Öncelikle hemşireye isnat edilen davranışın 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinde hangi ceza grubunda düzenlendiği belirlenmelidir. Ardından somut olayın o hükümde öngörülen bütün unsurları taşıyıp taşımadığı araştırılmalıdır. Bir fiilin daha ağır veya daha hafif görülmesi, kanuni düzenlemenin dışında farklı bir yaptırım yaratılmasına imkân vermez.

Hemşire İçin En Hafif Disiplin Cezası Nedir?

657 sayılı Kanun kapsamındaki en hafif disiplin cezası uyarma cezasıdır. Uyarma cezası, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında kayıtsızlık göstermek, kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, mazeretsiz olarak göreve geç gelmek veya erken ayrılmak ve memur vakarına yakışmayan bazı tutum ve davranışlarda bulunmak Kanunda uyarma cezası kapsamında değerlendirilebilecek fiiller arasında yer almaktadır.

Ancak uyarma cezasının en hafif disiplin yaptırımı olması, hukuka aykırı verildiğinde önemsenmemesi gerektiği anlamına gelmez. Uyarma cezası da memurun özlük dosyasına işlenen ve hukuki sonuç doğuran bir idari işlemdir. Nitekim 2026 yılında bir devlet hastanesinde hemşire olarak görev yapan kamu görevlisine sosyal medya paylaşımları nedeniyle verilen uyarma cezasının savunma hakkıyla ilgili hukuka aykırılıklar gerekçe gösterilerek iptal edildiğine ilişkin güncel bir karar kamuoyuna yansımıştır.

Hemşireye Kınama Cezası Hangi Durumlarda Verilir?

Kınama cezası, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazılı biçimde bildirilmesidir. Görev sırasında amire hâl ve hareketiyle saygısız davranmak, hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, iş arkadaşlarına veya iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak ve görevle ilgili bazı usul yükümlülüklerine aykırı hareket etmek gibi fiiller somut olayın özelliklerine göre kınama yaptırımına konu olabilir.

Hemşire bakımından özellikle hasta, hasta yakını, diğer sağlık personeli veya yöneticilerle yaşanan sözlü uyuşmazlıklarda kınama cezasıyla karşılaşılması mümkündür. Bununla birlikte disiplin kararında yalnızca “saygısız davrandı” veya “kötü muamelede bulundu” gibi hukuki sonuç ifade eden cümleler kullanılması yerine, hangi somut söz veya hareketin gerçekleştirildiğinin ortaya konulması gerekir. Zira idari yargı yerinin disiplin işlemini denetleyebilmesi için fiilin belirlenebilir ve gerekçenin denetlenebilir olması zorunludur.

Hemşireye Aylıktan Kesme Cezası Verilebilir mi?

Evet. 657 sayılı Kanun kapsamındaki şartların gerçekleşmesi hâlinde hemşire hakkında aylıktan kesme cezası uygulanabilir. Aylıktan kesme, memurun brüt aylığından belirli oranda kesinti yapılmasını ifade eden ve uyarma ile kınamaya göre daha ağır mali sonuç meydana getiren bir disiplin yaptırımıdır.

Kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yerine getirmemek, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek ve devlet memurunun itibarını zedeleyici bazı davranışlarda bulunmak Kanunda aylıktan kesme yaptırımına bağlanan fiillere örnek oluşturmaktadır. Ancak özellikle sağlık hizmetinde “verilen görevi yerine getirmemek” fiili değerlendirilirken görev emrinin içeriği, hemşirenin görev alanı, aynı anda yürüttüğü diğer tıbbi bakım hizmetleri ve fiilin kasıtlı olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Hemşireye Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası Verilebilir mi?

Kademe ilerlemesinin durdurulması, memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin fiilin ağırlığına göre bir yıldan üç yıla kadar durdurulmasıdır. Göreve sarhoş gelmek, özürsüz ve kesintisiz üç ila dokuz gün göreve gelmemek, göreviyle ilgili çıkar sağlamak, gerçeğe aykırı rapor veya belge düzenlemek, açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak, amire, iş arkadaşına veya hizmetten yararlanan kişilere hakaret veya tehditte bulunmak ve verilen görev ve emirleri kasten yapmamak gibi fiiller bu ceza grubunda yer alabilir.

Sağlık çalışanları açısından özellikle tıbbi belgeler ve hasta kayıtları bakımından bu ceza önem taşımaktadır. Ancak tıbbi kayıtta bir yanlışlık bulunması ile gerçeğe aykırı belge düzenlemek aynı hukuki nitelendirmeye tabi tutulmamalıdır. Kayıt hatasının sehven yapılması, teknik sistemden kaynaklanması veya bilinçli biçimde gerçeğe aykırı kayıt oluşturulması birbirinden farklıdır. İdarenin daha ağır disiplin hükmünü uygulayabilmesi için Kanunun aradığı kast ve maddi unsurların somut olarak ortaya konulması gerekir.

Hemşire İçin En Ağır Disiplin Cezası Nedir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu bakımından en ağır disiplin cezası Devlet memurluğundan çıkarma cezasıdır. Bu yaptırım, memurun bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılmasını ifade eder. Sonuçları itibarıyla yalnızca görev yapılan hastaneyle veya Sağlık Bakanlığıyla ilişkiyi sona erdiren bir işlem değil, kamu görevlisi statüsünü ortadan kaldıran son derece ağır bir disiplin yaptırımıdır.

Devlet memurluğundan çıkarma cezasının ağırlığı nedeniyle karar usulü de diğer disiplin cezalarından farklıdır. Ceza, disiplin amirinin tek başına verebileceği bir yaptırım değildir; amirin bu yöndeki isteği üzerine memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu tarafından karara bağlanır. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memura ayrıca soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve yüksek disiplin kurulunda kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapma hakkı tanınmıştır.

Bu sebeple bir hemşire hakkında Devlet memurluğundan çıkarma teklif edilmişse yalnızca genel bir savunma alınmasıyla yetinilmesi mümkün değildir. Danıştay, memuriyetten çıkarma cezası söz konusu olduğunda ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, fiilin hukuki nitelendirmesini ve önerilen yaptırımı öğrenerek savunma yapabilmesini zorunlu bir güvence olarak değerlendirmektedir.

Hemşirenin Disiplin Amiri Kimdir?

Hemşirenin disiplin amiri kimdir?” sorusunun bütün hemşireler için geçerli tek kelimelik bir cevabı bulunmamaktadır. Hemşirenin disiplin amiri, görev yaptığı sağlık kuruluşuna, birime ve idari bağlılığına göre belirlenir. Bu husus özellikle 31 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği bakımından önem taşımaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesi, kapsamındaki personelin disiplin amirlerinin EK-1 sayılı cetvelde gösterildiğini açıkça düzenlemiştir. Aynı Yönetmeliğin 5. maddesine göre disiplin işlemlerinin usul ve esaslarında 657 sayılı Kanun ile Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği uygulanmaktadır.

Yeni cetvel incelendiğinde Sağlık Bakanlığı hastanelerinde personel gruplarının disiplin amiri, hastane içerisindeki idari bağlılık esas alınarak belirlenmektedir. Hastaneler ile ağız ve diş sağlığı merkezlerinde başhekimin disiplin amiri İl Sağlık Müdürü; başhekim yardımcısı, eğitim sorumlusu, müdür ve bazı yönetici personelin disiplin amiri başhekim; müdür yardımcısı ile müdüre bağlı çalışan diğer personelin disiplin amiri ise müdür olarak gösterilmiştir. Eğitim kliniklerindeki bazı personel için ayrıca eğitim sorumlusu yönünden özel düzenleme bulunmaktadır.

Dolayısıyla bir devlet hastanesinde çalışan hemşirenin disiplin amirini belirlerken yalnızca “hemşire” unvanına bakılmamalı; hemşirenin hastane organizasyonunda hangi müdürlüğe ve yönetim kademesine bağlı görev yaptığı belirlenmelidir. Yönetmelik cetveli hemşire unvanını bütün ihtimalleri kapsayacak biçimde müstakil tek bir satırda göstermemektedir. Bu nedenle her hemşire bakımından başhekimin otomatik olarak disiplin amiri olduğu şeklindeki ifade güncel mevzuata uygun ve yeterince hassas bir açıklama değildir.

Hemşirelerin Amiri Kimdir?

Burada “mesleki amir”, “idari amir” ve “disiplin amiri” kavramlarının birbirinden ayrılması gerekir. Hemşirenin günlük çalışma düzeni içerisinde görev aldığı birimin sorumlu hemşiresi veya sağlık bakım hizmetlerinden sorumlu yönetici, mesleki ve idari organizasyon içerisinde görev dağılımı yapabilir. Ancak disiplin cezası verme yetkisi, günlük görev talimatı verme yetkisiyle aynı kavram değildir. Disiplin cezası verme yetkisinin kanuna ve yürürlükteki disiplin amirleri düzenlemesine dayanması gerekir.

Bu ayrım iptal davasında doğrudan önem taşıyabilir. Çünkü uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının 657 sayılı Kanun’un 126. maddesi uyarınca disiplin amiri tarafından verilmesi gerekmektedir. Yetkili olmayan bir makamın disiplin cezası tesis etmesi hâlinde işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırılığı gündeme gelebilir.

Hastanede Disiplin Amiri Kimdir?

“Hastanede disiplin amiri kimdir?” sorusuna da yalnızca “başhekim” cevabı verilmesi doğru değildir. Hastane teşkilatında personelin unvanı ve hangi yöneticiye bağlı olduğu önemlidir. 2026 tarihli Yönetmeliğin EK-1 cetveli, başhekimden diğer personele kadar farklı disiplin amirleri belirlemiştir.

Örneğin başhekimin disiplin amiri İl Sağlık Müdürü iken, başhekim yardımcılarının disiplin amiri başhekimdir. Müdüre bağlı çalışan diğer personel bakımından disiplin amiri müdür olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla hemşire hakkında ceza veren kişinin gerçekten Yönetmelik uyarınca disiplin amiri olup olmadığı, soruşturma dosyası incelenirken ayrıca kontrol edilmelidir.

Sağlık Bakanlığında Disiplin Amirleri Kimlerdir?

Sağlık Bakanlığında tek bir disiplin amiri bulunmamaktadır. Bakanlık merkez teşkilatı, İl Sağlık Müdürlükleri, hastaneler, şehir hastaneleri, halk sağlığı laboratuvarları, il ambulans servisi başhekimlikleri, ilçe sağlık müdürlükleri ve toplum sağlığı merkezleri bakımından farklı disiplin amirleri belirlenmiştir. Örneğin ilçe sağlık müdürlüklerinde diğer personelin disiplin amiri İlçe Sağlık Müdürü; il merkezindeki toplum sağlığı merkezlerinde diğer personelin disiplin amiri Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı olarak gösterilmektedir. İl ambulans servisi başhekimliğinde ise personelin konumuna göre başkan, başhekim veya başhekim yardımcısı disiplin amiri olabilmektedir.

Bu yapı, hemşirenin görev yaptığı sağlık kuruluşunun belirlenmesinin neden önemli olduğunu açıkça göstermektedir. Devlet hastanesindeki bir hemşire, toplum sağlığı merkezindeki hemşire ve il ambulans servisinde görev yapan sağlık çalışanı aynı disiplin amirine tabi olmayabilir.

Son Savunma Alınmadan Hemşireye Disiplin Cezası Verilir mi?

Savunma hakkı disiplin hukukunun temel güvencelerinden biridir. Anayasa’nın 129. maddesine göre memurlar ve diğer kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. 657 sayılı Kanun’un 130. maddesi de devlet memuru hakkında savunma alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğini ve savunma için yedi günden az olmamak üzere süre tanınması gerektiğini açıkça düzenlemektedir.

Ancak görselde yer alan “son savunma alınmadan disiplin cezası verilir mi?” sorusu bakımından önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır. Uyarma, kınama veya aylıktan kesme gibi görevden çıkarma sonucunu doğurmayan disiplin cezalarında, soruşturma sırasında hemşireden 657 sayılı Kanun’un 130. maddesine uygun biçimde savunma alınmışsa disiplin amirinin ayrıca ikinci kez “son savunma” adı altında yeni bir savunma istemesi her durumda zorunlu değildir. Danıştayın yayımlanmış kararlarında, soruşturmayı yapan muhakkik tarafından usulüne uygun savunma alınmış olması durumunda aylıktan kesme cezasından önce disiplin amirince ayrıca ikinci bir savunma alınmasının zorunlu olmadığı kabul edilmiştir.

Buna karşılık Devlet memurluğundan çıkarma cezasında durum farklıdır. 657 sayılı Kanun’un 129. maddesi daha geniş bir savunma güvencesi öngörmektedir. Hakkında memurluktan çıkarma önerilen hemşireye soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve yüksek disiplin kurulunda kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapma imkânı tanınmalıdır. Danıştay da bu aşamada usulüne uygun son savunma hakkı tanınmadan verilen memurluktan çıkarma cezalarını hukuka aykırı kabul etmektedir.

Dolayısıyla “son savunma alınmadı, ceza mutlaka iptal edilir” şeklinde genel bir yaklaşım doğru olmadığı gibi, “soruşturmanın başında bir ifade alındı, artık hiçbir savunmaya ihtiyaç yoktur” yaklaşımı da doğru değildir. Hangi cezanın önerildiği, daha önce alınan beyanın gerçekten 657 sayılı Kanun anlamında savunma niteliği taşıyıp taşımadığı ve hemşirenin isnat edilen fiili öğrenerek etkili savunma yapma imkânına sahip olup olmadığı somut dosyada incelenmelidir.

Hemşire Disiplin Soruşturmasında Savunma Nasıl Alınmalıdır?

Savunma isteminin yalnızca “hakkınızdaki iddialara ilişkin savunmanızı veriniz” şeklinde genel bir yazıdan oluşması, savunma hakkının amacını karşılamayabilir. Hemşirenin hangi tarihte, hangi olay nedeniyle, hangi davranışla suçlandığını anlayabilmesi gerekir. Savunmanın anlamlı olabilmesi için isnadın yeterli açıklıkta bildirilmesi ve personelin kendisine yöneltilen iddiaya cevap verebilecek konuma getirilmesi önem taşır.

Örneğin hemşire hakkında hasta kayıtlarının usulsüz biçimde incelendiği ileri sürülüyorsa hangi hastanın kaydına, hangi tarih ve saatte, hangi kullanıcı hesabıyla erişildiğinin açıklanması gerekir. “Yetkisiz hasta sorgulaması yaptığı tespit edilmiştir” şeklindeki soyut bir isnat karşısında sağlık çalışanının hangi somut olaya cevap vermesi gerektiği belirsiz kalabilir. Benzer biçimde çalışma arkadaşına saygısızlık iddiasında hangi sözün veya hareketin esas alındığının belirtilmesi gerekir.

Anayasa Mahkemesi savunma hakkını, disiplin yaptırımları bakımından kamu görevlisine tanınan özel bir anayasal güvence olarak kabul etmektedir. Dolayısıyla savunma alınması yalnızca soruşturma dosyasındaki biçimsel bir evrak eksikliğinin giderilmesi olarak görülmemelidir.

Disiplin Cezalarının Temel Özellikleri Nelerdir?

Hemşire hakkında verilen disiplin cezası, kamu gücü kullanılarak tesis edilen bireysel bir idari işlemdir. Bu nedenle işlem kanuna dayanmalı, yetkili makam tarafından tesis edilmeli, fiilin gerçekleştiği yeterli delille ortaya konulmalı ve işlem yargısal denetime elverişli bir gerekçeye sahip olmalıdır. Disiplin makamına tanınan takdir yetkisi, personelin davranışını dilediği şekilde disiplin suçu olarak nitelendirme yetkisi değildir.

Disiplin sorumluluğunun kişisel olması da temel önem taşır. Hastanedeki genel organizasyon bozukluğu, başka bir sağlık çalışanının ihmali veya idarenin eksik personel planlaması nedeniyle ortaya çıkan sonucun otomatik biçimde tek bir hemşireye yüklenmesi mümkün değildir. Hemşirenin kusurlu davranışı ile gerçekleşen olay arasında hukuken kabul edilebilir bir bağlantı bulunmalıdır.

Ayrıca disiplin yaptırımı ile isnat edilen fiil arasında ölçülü bir ilişki bulunması gerekir. Anayasa Mahkemesi kamu görevlilerinin disiplin cezalarına ilişkin uyuşmazlıklarda ifade özgürlüğü gibi temel haklara yapılan müdahalelerin demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülük yönünden değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu yaklaşım, özellikle hemşirenin sosyal medya paylaşımı, sendikal faaliyeti veya idareye yönelik eleştirisi nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmalarında önem kazanabilir.

Hangi Disiplin Cezaları Sicile İşler?

Günlük kullanımda “sicile işlemek” denilmekle birlikte 657 sayılı Kanun’un güncel terminolojisi özlük dosyasıdır. Kanunun 133. maddesine göre disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenmektedir. Bu hüküm yalnızca ağır disiplin cezalarına özgülenmiş değildir. Dolayısıyla uyarma veya kınama gibi görece hafif cezalar da “önemsizdir, hiçbir yere işlenmez” şeklinde değerlendirilemez.

Bu noktada disiplin cezasının özlük dosyasına işlenmesi ile adli sicil kaydına işlenmesi birbirinden tamamen farklıdır. Hemşire hakkında verilen uyarma, kınama veya aylıktan kesme cezası bir ceza mahkemesi mahkûmiyeti değildir ve adli sicil kaydı anlamına gelmez. Buradaki kayıt, kamu personelinin özlük dosyasındaki disiplin kaydıdır.

Kınama Cezası Sicile İşlenir mi?

Evet. 657 sayılı Kanun’un 133. maddesi gereğince kınama cezası da hemşirenin özlük dosyasına işlenir. Kınama cezasının uyarma cezası gibi görece hafif bir yaptırım olması, özlük dosyasına kaydedilmeyeceği anlamına gelmez.

Bununla birlikte cezanın özlük dosyasına işlenmesi, sonsuza kadar dosyada kalacağı anlamına da gelmez. Kanun belirli sürelerin geçmesinden sonra memura cezanın özlük dosyasından silinmesini isteme hakkı tanımaktadır.

Uyarma Cezası Sicile İşlenir mi?

Uyarma cezası da disiplin cezasıdır ve özlük dosyasına işlenir. Bu sebeple “uyarma yalnızca sözlü ikazdır” şeklindeki değerlendirme 657 sayılı Kanun kapsamındaki disiplin cezasını doğru tanımlamaz. Kanundaki uyarma, memura görev ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesi biçimindeki hukuki yaptırımdır.

Bir yöneticinin günlük çalışma içerisinde hemşireye sözlü biçimde “daha dikkatli ol” demesi ile 657 sayılı Kanun’un 125. maddesi uyarınca uyarma disiplin cezası vermesi hukuken aynı işlem değildir.

Disiplin Cezaları Ne Kadar Sürede Sicilden Silinir?

657 sayılı Kanun’un 133. maddesi disiplin cezalarının özlük dosyasından çıkarılmasına ilişkin özel bir sistem öngörmektedir. Buna göre Devlet memurluğundan çıkarma dışındaki disiplin cezalarında belirli süreler geçtikten sonra personel atamaya yetkili amire başvurarak disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.

Uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl, diğer disiplin cezalarının uygulanmasından itibaren ise on yıl geçmesi gerekmektedir. Ancak bu sürelerin dolması cezanın kendiliğinden otomatik olarak sistemden silinmesi anlamına gelmez. Memurun başvuruda bulunması ve süre içerisindeki davranışlarının bu talebi haklı kılacak nitelikte olduğunun değerlendirilmesi gerekir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının özlük dosyasından çıkarılmasında ayrıca disiplin kurulunun görüşü alınır.

En Hafif Disiplin Cezası Ne Zaman Silinir?

En hafif disiplin cezası olan uyarma cezasında beş yıllık süre öngörülmüştür. Hemşire, uyarma cezasının uygulanmasından beş yıl sonra Kanunun şartları çerçevesinde atamaya yetkili amire başvurarak kaydın özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.

Burada “silme” ile “iptal” birbirinden ayrılmalıdır. Disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa beş yıl beklemek zorunlu değildir. Hukuka aykırı disiplin cezasına karşı süresi içerisinde itiraz ve idari dava yolları kullanılabilir. Özlük dosyasından silinme, hukuka uygun olarak verilmiş ve uygulanmış disiplin cezasının belirli süre sonunda kayıttan çıkarılmasına ilişkin ayrı bir kurumdur.

Memur Kınama Cezası Sicile İşlenir mi ve Ne Zaman Silinir?

Kınama cezası özlük dosyasına işlenir. Kınama cezasının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra personel atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Başvuru üzerine memurun bu süre içerisindeki davranışları değerlendirilir ve talebin haklı görülmesi hâlinde cezanın dosyadan çıkarılmasına karar verilir.

Hemşire Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edebilir?

657 sayılı Kanun’un 135. maddesine göre disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz süresi, disiplin cezasının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gündür. Süresi içerisinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları idari yönden kesinleşmektedir. İtiraz mercii de dosyanın kendisine ulaşmasından itibaren otuz gün içerisinde karar vermek zorundadır.

İtiraz dilekçesinde yalnızca “cezayı kabul etmiyorum” şeklinde genel bir açıklama yapılması yerine hukuka aykırılıkların somut biçimde ortaya konulması önemlidir. Örneğin olayın gerçekleşmediği ileri sürülüyorsa bunu gösteren nöbet çizelgesi, hasta kayıtları veya diğer deliller belirtilmeli; yanlış disiplin maddesi uygulandığı düşünülüyorsa fiilin neden ilgili normun unsurlarını taşımadığı açıklanmalıdır. Savunma hakkının ihlal edildiği düşünülüyorsa hemşireye isnadın nasıl bildirildiği, ne kadar süre tanındığı ve hangi savunma imkânının ortadan kaldırıldığı ortaya konulmalıdır.

İtirazın kabul edilmesi hâlinde disiplin amiri kararı yeniden gözden geçirerek cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir. Bunun yanında 657 sayılı Kanun disiplin cezalarının idari yargı denetimine açık olduğunu da açıkça düzenlemektedir.

Hemşire Disiplin Cezası İptal Davası Açabilir mi?

Evet. Hemşire hakkında verilen disiplin cezaları idari işlem niteliğinde olduğundan idari yargıda iptal davasına konu edilebilir. İptal davasında idare mahkemesi yalnızca “hemşire bu fiili yaptı mı?” sorusuna cevap vermez; disiplin işleminin bütün hukuki unsurlarını denetler. İşlemin yetkili makam tarafından tesis edilip edilmediği, soruşturma usulüne uyulup uyulmadığı, fiilin sübuta erip ermediği, hukuki nitelendirmenin doğru olup olmadığı, savunma hakkının korunup korunmadığı ve işlemin hukuka uygun bir gerekçeye dayanıp dayanmadığı incelenebilir.

Özellikle hemşire disiplin cezası davalarında yetki unsuru, 2026 tarihli Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği nedeniyle ayrıca kontrol edilmelidir. Hemşire hakkında uyarma, kınama veya aylıktan kesme cezasını tesis eden kişinin EK-1 cetveline göre gerçekten ilgili personelin disiplin amiri olup olmadığı belirlenmelidir. Hastanedeki hiyerarşik üstün her durumda disiplin cezası verme yetkisine sahip olduğu kabul edilemez.

Aynı şekilde sebep unsuru bakımından disiplin cezasının dayandığı maddi vakıanın yeterli delille ortaya konulması gerekir. Hasta veya çalışma arkadaşı şikâyetinin bulunması, tutanak düzenlenmesi ya da yöneticinin olay hakkında kanaat sahibi olması tek başına fiilin sübuta erdiği anlamına gelmez. Çelişkili ifadeler bulunuyorsa bunların giderilmesi, elektronik kayıtların araştırılması ve hemşirenin savunmasını destekleyen delillerin de değerlendirilmesi gerekir.

Hemşire Disiplin Cezasında Zamanaşımı Süresi Nedir?

657 sayılı Kanun’un 127. maddesine göre uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını gerektiren fiiller bakımından, fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiillerde ise bu süre altı aydır. Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi hâlinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Bu hüküm 2026 yılında ayrıca değiştirilmiştir. 23 Ocak 2026 tarihli değişiklik sonrasında, disiplin cezasının mahkeme kararıyla iptal edilmesi hâlinde yeniden disiplin işlemi tesis edilebilecek süre de Kanunda açıkça düzenlenmiştir. Buna göre karar idareye ulaştığında kalan zamanaşımı süresi içerisinde; zamanaşımının dolmuş olması veya altı aydan az süre kalmış olması durumunda ise en geç altı ay içerisinde, mahkeme kararının gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.

Bu nedenle eski tarihli internet içeriklerinde “mahkemece iptal edilen disiplin cezasından sonra yeniden ceza verilmesi” konusunda yer alan açıklamalar 2026 yılı itibarıyla güncel hükmü yansıtmayabilir.

Hemşire Disiplin Cezasının İptalinde Hangi Hususlar Önemlidir?

Bir hemşire hakkında verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğu değerlendirilirken yalnızca ceza kararının sonuç kısmına bakılması yeterli değildir. Öncelikle soruşturma emri, muhakkik görevlendirmesi, hemşireden alınan ifadeler, savunma istemi, tanık anlatımları, hastane kayıtları, nöbet çizelgeleri ve kararın dayandığı bütün belgeler birlikte değerlendirilmelidir.

İlk olarak fiilin sübutu araştırılmalıdır. İsnat edilen davranış gerçekten hemşire tarafından gerçekleştirilmiş midir? Bu sonuca ulaşılmasını sağlayan deliller nelerdir? Tanık anlatımları birbiriyle uyumlu mudur? Hastane kayıtları personelin savunmasını doğrulamakta mıdır? Elektronik sistem kayıtları incelenmiş midir? Deliller arasında ciddi çelişkiler bulunmasına rağmen bunlar giderilmeden ceza verilmişse, işlemin sebep unsuru tartışmalı hâle gelebilir.

İkinci olarak hukuki nitelendirme incelenmelidir. Gerçekleştiği kabul edilen davranış gerçekten idarenin uyguladığı disiplin maddesinin unsurlarını taşımakta mıdır? Örneğin görevin zamanında yapılamaması ile verilen görevin kasten yapılmaması aynı fiil değildir. Hastane kaydındaki maddi hata ile gerçeğe aykırı belge düzenleme aynı hukuki nitelikte değildir. Hasta yakınıyla yaşanan sözlü anlaşmazlık ile hakaret fiili de birbirinden ayrılmalıdır.

Üçüncü olarak savunma hakkı değerlendirilmelidir. Hemşire hangi fiille suçlandığını bilecek şekilde bilgilendirilmiş midir? Yedi günden az olmayan savunma süresi tanınmış mıdır? Ceza, savunması istenen olaydan farklı bir olay veya hukuki nitelendirmeye dayandırılmış mıdır? Özellikle Devlet memurluğundan çıkarma yaptırımı söz konusuysa 657 sayılı Kanun’un 129. maddesindeki genişletilmiş savunma güvencelerine uyulmuş mudur?

Son olarak yetki ve zamanaşımı kontrol edilmelidir. Cezayı veren kişi güncel Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğine göre hemşirenin disiplin amiri midir? Soruşturma Kanunda öngörülen süre içerisinde başlatılmış mıdır? Ceza iki yıllık azami süre içerisinde verilmiş midir? Bu soruların her biri, disiplin cezasının hukuka uygunluğu bakımından bağımsız önem taşıyabilir.

Hemşire Disiplin Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Disiplin Cezası Hangi Durumlarda Verilir?

Hemşire hakkında disiplin cezası verilebilmesi için davranışın ilgili disiplin mevzuatında yaptırıma bağlanan bir fiil veya hâle uygun olması gerekir. Nöbet ve mesai kurallarına aykırılık, mazeretsiz göreve gelmeme, verilen görevlerin yerine getirilmemesi, hasta veya çalışma arkadaşlarına yönelik belirli davranışlar, görevle ilgili gizli bilgilerin açıklanması ve mevzuatta düzenlenen diğer fiiller disiplin sorumluluğu doğurabilir. Ancak her durumda fiilin somut delille ispatlanması gerekir.

Hemşirelerin Disiplin Cezaları Nelerdir?

657 sayılı Kanun kapsamındaki hemşireler bakımından disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarmadır.

Hemşire İçin En Hafif Disiplin Cezası Nedir?

En hafif disiplin cezası uyarma cezasıdır. Bununla birlikte uyarma cezası da hukuki sonuç doğurur ve özlük dosyasına işlenir.

Hemşire İçin En Ağır Disiplin Cezası Nedir?

En ağır disiplin cezası Devlet memurluğundan çıkarmadır. Bu ceza, kişinin bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere kamu görevinden çıkarılması sonucunu doğurur.

Hemşirenin Disiplin Amiri Kimdir?

Tek bir cevap bulunmamaktadır. Hemşirenin görev yaptığı kurum ve idari bağlılığı esas alınmalıdır. 2026 tarihli Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin EK-1 cetveline göre hastanelerde müdüre bağlı çalışan diğer personelin disiplin amiri müdürdür. Farklı sağlık kuruluşlarında farklı disiplin amirleri bulunmaktadır.

Hastanede Her Hemşirenin Disiplin Amiri Başhekim midir?

Hayır. Güncel Yönetmelik hastane personelinin disiplin amirlerini hiyerarşik bağlılığa göre ayrı ayrı belirlemektedir. Bu nedenle her hemşire yönünden başhekimin otomatik olarak disiplin amiri olduğu kabul edilmemelidir.

Son Savunma Alınmadan Hemşireye Ceza Verilir mi?

Hemşireden savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Ancak görevden çıkarma dışındaki cezalar bakımından soruşturma aşamasında usulüne uygun savunma alınmışsa her durumda ayrıca ikinci bir “son savunma” alınması zorunlu değildir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasında ise 657 sayılı Kanun’un 129. maddesindeki genişletilmiş savunma ve son savunma güvencelerine uyulmalıdır.

Disiplin Cezası Sicile İşler mi?

657 sayılı Kanun anlamında disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Bu kayıt adli sicil kaydı değildir.

Kınama Cezası Sicile İşlenir mi?

Evet. Kınama cezası hemşirenin özlük dosyasına işlenir.

Uyarma Cezası Sicile İşlenir mi?

Evet. Uyarma da 657 sayılı Kanunda düzenlenen bir disiplin cezasıdır ve özlük dosyasına işlenir.

Disiplin Cezaları Ne Kadar Sürede Sicilden Silinir?

Uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından beş yıl, diğer disiplin cezalarının uygulanmasından on yıl sonra, Devlet memurluğundan çıkarma cezası hariç olmak üzere, personel atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Sürenin dolması cezanın kendiliğinden silinmesi anlamına gelmez.

Hemşire Disiplin Cezasına Kaç Gün İçinde İtiraz Edebilir?

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulmasına karşı yüksek disiplin kuruluna kararın tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde itiraz edilebilir.

Hemşire Disiplin Cezasına Karşı Dava Açabilir mi?

Evet. Disiplin cezaları idari yargı denetimine açıktır. Yetki, savunma hakkı, zamanaşımı, eksik soruşturma, delil yetersizliği, yanlış hukuki nitelendirme ve diğer hukuka aykırılıklar iptal davasında ileri sürülebilir.

Sonuç

Hemşire disiplin cezası, yalnızca hastane yönetiminin personel üzerindeki hiyerarşik yetkisinin bir sonucu olarak değerlendirilmemelidir. Disiplin cezası, kamu görevlisinin özlük statüsü üzerinde doğrudan hukuki sonuç meydana getiren bir idari yaptırımdır. Bu nedenle cezanın kanuni bir fiile dayanması, yetkili disiplin makamı tarafından verilmesi, olayın hukuken yeterli delillerle ortaya konulması ve hemşirenin savunma hakkının gerçek anlamda korunması gerekir.

Hemşirelik hizmetinin nöbet, vardiya, hasta bakımı ve ekip çalışmasına dayanan kendine özgü niteliği de disiplin soruşturmalarında göz ardı edilmemelidir. Personelin belirli bir görevi yerine getirememesinin gerçekten kişisel kusurdan mı, yoksa eş zamanlı acil müdahale, yetersiz personel, görev dağılımındaki belirsizlik veya hastane organizasyonundan mı kaynaklandığı araştırılmadan disiplin sorumluluğuna gidilmesi eksik bir değerlendirmeye yol açabilir.

Özellikle hemşirenin disiplin amirinin kim olduğu konusu 31 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği sonrasında güncel düzenleme üzerinden incelenmelidir. Hastanedeki herhangi bir hiyerarşik yöneticinin disiplin cezası verme yetkisine sahip olduğu varsayılamaz. Hemşirenin çalıştığı birim ve idari bağlılığı tespit edilerek EK-1 cetveline göre yetkili disiplin amiri belirlenmelidir.

Bunun yanında disiplin cezasının hafif görülerek hukuki sonuçlarının göz ardı edilmesi de doğru değildir. Uyarma ve kınama dahil disiplin cezaları özlük dosyasına işlenmektedir. Hukuka aykırı olduğu düşünülen bir ceza bakımından yalnızca ileride özlük dosyasından silinme süresinin beklenmesi yerine, tebliğden itibaren itiraz ve dava sürelerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Disiplin cezasının silinmesi ile disiplin cezasının iptali aynı hukuki kurum değildir: silme, belirli süre geçtikten sonra özlük dosyasındaki kayıtla ilgiliyken; iptal davası, işlemin başlangıçtan itibaren hukuka aykırı olduğu iddiasının yargısal denetime taşınmasına yöneliktir.

Osman Düz

Avukat

Avukat Osman DÜZ, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden “onur öğrencisi” derecesiyle mezun olmuştur. Öğrencilik sürecinde Adalet Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi iş birliği ile yürütülen hukuk kliniklerine katılarak “insan hakları” konusunda çalışmalar yapmış; dahil olduğu eğitimlerle bilişim hukuku ve rekabet hukuku alanlarına odaklanmıştır.