İdari Yargıda İstinaf Kanun Yolu

İdari yargıda istinaf kanun yolu, ilk derece idare ve vergi mahkemelerinin verdiği kararlara karşı başvurulabilen olağan kanun yollarından biridir. 6545 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme ile 20 Temmuz 2016’dan itibaren uygulamaya girmiştir. İstinaf incelemesi, Bölge İdare Mahkemeleri (BİM) tarafından yapılır.

İstinafın Amacı

  • İlk derece mahkemelerinin verdiği kararların, hukuka uygunluğunu ve olay yönünden doğruluğunu denetlemek.
  • Hatalı veya eksik incelemeleri düzelterek, davanın yeniden görülmesine imkân tanımak.
  • Taraflara, Yargıtay benzeri temyiz süreci öncesinde daha kısa sürede ikinci bir denetim imkânı sunmak.

İstinafa Başvurulabilecek Kararlar

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı istinafa gidilebilir.

Ancak belli parasal sınırların altında kalan davalarda istinaf yolu kapalıdır. (Her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen tutarlara göre değişir.)

Yürütmenin durdurulması kararlarına karşı istinaf mümkün değildir, bu kararlar sadece itiraz yoluna tabidir.

İstinaf Süresi

Kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde istinaf başvurusu yapılmalıdır. Başvuru, kararı veren mahkemeye yapılır; dosya bölge idare mahkemesine gönderilir.

İdari yargıda istinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı başvurulan, hem hukuki hem de maddi denetim sağlayan bir kanun yoludur. Başvuru süresi 30 gündür ve incelemeyi Bölge İdare Mahkemeleri yapar. Bazı kararlar kesinleşirken, bazıları Danıştay’da temyiz edilebilir.

İdari Yargıda İstinaf Süreci Nedir?

İdari yargıda istinaf kanun yolu, idari yargıda ilk derece mahkemeleri olan idare veya vergi mahkemelerinin verdiği kararların Bölge İdare Mahkemesi adlı ikinci derece mahkemede yeniden incelenmesi sürecidir. Bu incelemede, ilk derece mahkemesi kararındaki hukuka aykırılık tespit edilirse söz konusu karar düzeltilir veya tamamen iptal edilir; eğer karar yerindeyse onanır. Yani istinaf aşaması, alınan mahkeme kararının üst derece mahkemede bir anlamda yeniden “değerlendirilmesi” niteliğindedir. Bu aşamada bir idare hukuku avukatıyla çalışmak büyük önem taşır. Çünkü avukatınız, istinaf dilekçesinin kanuni süre içinde ve usule uygun hazırlanmasını sağlar, dava dosyanızdaki eksikleri giderir ve mahkeme kararındaki hataları tespit ederek itiraz gerekçelerini güçlü bir şekilde ortaya koyar. Böylece hak kaybı riski azalır ve istinaf süreciniz en doğru şekilde yürütülür.

Hanka Whatsapp
İdari Yargıda İstinaf Kanun Yolu

İdari Yargıda İstinaf Başvurusu Ne Tür Kararlara Karşı Yapılır?

Genel kural olarak, idare ve vergi mahkemelerinde sonuçlanan davaların nihai kararları istinaf incelemesine açıktır. Yani ilk derece mahkemesinin verdiği kararlara karşı üst derecedeki Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurabilirsiniz. Ancak bazı istisnai kararlar kesindir ve istinaf yoluna gidilemez. Örneğin, güncel yasal düzenlemeye göre dava konusu tutarı 44.000 TL’yi aşmayan tam yargı (tazminat) davalarında verilen kararlar kesin sayıldığından istinaf konusu edilmez. Ayrıca, idarenin acil işlem gerektiren bazı kararları ivedi yargılama usulünde görülür; bu tür acele kamulaştırma, bazı ihale veya çevre ile ilgili acil işlem kararlarında da istinaf yolu kapalıdır. Millî Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM tarafından yapılan merkezi sınavlar ile sınav sonuçları hakkında açılan davalarda da doğrudan istinaf incelemesi söz konusu değildir. İdari yargıda istinaf kanun yolu süresi ne kadardır ve nasıl hesaplanır konularında merak ettiklerinizi alt başlığımızda bulabilirsiniz.

İdari Yargıda İstinaf Süresi Ne Kadardır ve Nasıl Hesaplanır?

İdari yargıda istinaf kanun yolu, İstinaf başvurusu için tanınan süre kesin olarak 30 gündür. Bu sürenin başlangıcı, mahkeme kararının taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Örneğin, mahkeme kararı size 1 Nisan’da tebliğ edildiyse bu tarihten sonraki 30 gün içinde (30 Nisan’a kadar) Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf dilekçesi vermeniz gerekir. Sürenin hak düşürücü olduğunu unutmamak önemlidir; yani bu süre geçtikten sonra istinaf hakkı yanmaz ve istinafa başvurma imkânı kaybedilir. Dava iki taraflı ise sürecin ikinci bir boyutu vardır: Diyelim davalı idare istinaf başvurusu yaptı ve bu dilekçe size ulaştı; bu durumda siz de elinize geçen istinaf dilekçesinden itibaren 30 gün içinde karşı bir istinaf savunma dilekçesi verebilirsiniz. Peki idari yargıda istinaf kanun yolu için idari yargı avukatı ile çalışmak neden önemlidir?

İdari Yargı Avukatı ile Çalışmak Neden Önemlidir?

İstinaf süreci teknik usul kuralları ve sürelerle dolu karmaşık bir prosedürdür; bu nedenle konunun uzmanı bir idare hukuku avukatıyla ilerlemek büyük avantaj sağlar. İdare hukuku avukatı, davanızın en başından itibaren dosyanızı titizlikle inceler, eksik belge veya bilgi varsa tamamlar. İstinaf dilekçenizi hazırlarken hangi hukuki noktalara özellikle dikkat etmeniz gerektiğini bilir ve mahkemenin kararında öne çıkarılması gereken hataları vurgular. Deneyimli bir avukat, yasal süreleri kaçırmadan dilekçeleri sunmanızı sağlarken, aynı zamanda savunma stratejinizi de güçlendirir. Bu sayede teknik usul eksikliklerinden kaynaklanacak hak kaybı riski en aza iner; davanızın her aşaması hukuki standartlara uygun emsal yargı kararları doğrultusunda sonuçlanma ihtimali artar. Uzman bir idare hukuku avukatı, tüm bu süreç boyunca size danışmanlık yaparak sürecin doğru yönetilmesini sağlar ve karmaşık idari yargı yollarını sizin adınıza takip ederek haklarınızın güvence altında kalmasına katkıda bulunur. Detaylı bilgi için Konya Avukat sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

İdari Yargıda Parasal Sınırların Önemi

İdari yargıda istinaf kanun yolu, bir davanın istinafa ya da temyize götürülüp götürülemeyeceği, çoğu durumda davanın değerine bağlı olarak belirlenmektedir. Basit gibi görünen bu mesele, yanlış anlaşılması halinde kişilerin hak kaybına uğramasına yol açabilmektedir.

Parasal sınırın hesabında ise davaya konu edilen taşınır mal veya alacağın değeri esas alınır. Burada faiz, vekalet ücreti, yargılama giderleri ya da icra inkar tazminatı gibi kalemler dikkate alınmaz. Vatandaş açısından bu şu anlama gelir: Örneğin bir alacak davasında talep edilen ana para miktarı, başvurulabilecek üst mahkemeyi belirler.

Belirsiz Alacak ve Manevi tazminat davalarında ise daha farklı bir tablo söz konusudur. Bu tür davalarda kesinlik sınırı uygulanmaz. Yani talep edilen miktarın büyüklüğü ya da küçüklüğü fark etmeksizin üst mahkemeye başvuru imkanı vardır. Bu da manevi hakların özelliğinden kaynaklanan istisnai bir düzenlemedir.

Tüm bu ayrıntılar, vatandaşların hak arama özgürlüğünü doğrudan ilgilendirmektedir. Zira hangi davada hangi kanun yolunun açık olduğu bilgisi, yalnızca hukukçular için değil, dava açmayı düşünen herkes için bilinmesi gereken bir konudur. Aksi halde kanun yolları kapalı olan bir dava için gereksiz masraf ve zaman harcanabilir ya da tam tersine başvuru imkanı varken süresi geçirildiği için hak kaybı yaşanabilir.

Hukukun teknik yönüyle gündelik hayat arasında köprü kuran bu ayrıntılar, aslında adaletin vatandaşlara erişiminde kilit rol oynamaktadır. Bu nedenle dava açmayı düşünen kişilerin yalnızca davanın esasına değil, aynı zamanda hangi aşamada hangi kanun yoluna başvurabileceklerine ilişkin sınırları da bilmesi, adalet arayışında büyük önem taşır. İdari yargıda istinaf kanun yolu ve daha fazla bilgi için Hanka Hukuk – Osman Düz ile iletişime geçebilirsiniz.