Jandarma Uzman Çavuş Sicil İptal Davası

Jandarma teşkilatında görev yapan uzman çavuşlar için sicil notları, mesleki kariyerin en önemli unsurlarından biridir. Terfi, görev yeri, kurslara katılım ve ödüllendirme gibi hususlarda personelin sicil notu belirleyici rol oynar. Bu nedenle sicil notunun haksız biçimde düşük verilmesi, personelin kariyerini ve özlük haklarını olumsuz etkileyebilmektedir. Özellikle objektif gerekçelere dayanmayan, adil olmayan ve somut belgelerle desteklenmeyen düşük sicil notları, Jandarma Uzman Çavuş Sicil İptal davalarının konusunu oluşturmaktadır. Böyle bir durumda görevdeki personelin hukuken haklarını araması mümkün olup, idari yargıda sicil iptal davası açarak hak ihlalini giderebilir.

Jandarma Uzman Çavuş Sicil İptal Davalarının Hukuki Niteliği

Sicil notu, idarenin personel hakkında tesis ettiği idari bir işlemdir. Hukuki niteliği itibarıyla, idarenin takdir yetkisi kapsamında olsa da keyfî ve ölçüsüz biçimde kullanılamaz. Diğer tüm idari işlemler gibi, sicil işlemleri de hukuka uygunluk ve objektiflik kriterlerini sağlamak zorundadır. Jandarma Uzman Çavuş sicil notları, ilgili mevzuat (örneğin Uzman Erbaş Kanunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu) uyarınca belirli usul ve esaslara göre verilir. Bu işlemler, personelin mesleki performansının, disiplin durumunun ve genel davranışlarının üst amirlerce değerlendirilmesi sonucunda oluşur. Ancak değerlendirmenin hukuken geçerli olabilmesi için sebep, konu ve amaç unsurları bakımından hukuka uygun olması gerekir. Sicil amirinin sübjektif kanaatleriyle, somut belge-tutanak veya disiplin cezası, adli sicil kaydı olmaksızın verilen düşük notlar, hukuken sakat bir idari işlem olarak değerlendirilebilir.

İdare hukuku ilkelerine göre her idari işlem gibi sicil işlemleri de yargı denetimine tabidir. Jandarma personeline verilen sicil notu, doğrudan kişinin özlük haklarını etkilediğinden, bu işlemin hukuka aykırı olması halinde iptali için idari dava açılabilir. Nitekim Jandarma Uzman Çavuş Sicil İptal davaları, idare mahkemelerinde görülen iptal davaları olup, mahkeme tarafından sicil işleminin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden denetlenerek karara bağlanır. Eğer sicil işleminin bu unsurlardan birinde hukuka aykırılık saptanırsa, mahkeme işlemin iptaline hükmedecektir. Bu çerçevede, sicil notunun hakkaniyete aykırı veya dayanaksız biçimde düşük verilmesi de idari yargıda iptal sebebi teşkil edebilir.

Jandarma Uzman Çavuş Sicil İptal Davalarında Objektiflik ve Somut Belge İlkesi

Sicil notunun geçerliliği bakımından objektiflik ilkesi büyük önem taşır. Objektiflik ilkesi, sicil amirlerinin değerlendirmelerini kişisel duygulardan, önyargılardan ve sübjektif tutumlardan arındırarak yapmalarını gerektirir. Bir başka deyişle, sicil raporu, personelin performansı ve disiplin durumu hakkında gerçeğe uygun, tarafsız ve adil bir belge olmalıdır. Sicil amirleri, sicil formundaki her bir kriteri somut gözlemlerine ve tutanak-belgelere dayanarak puanlandırmalıdır. Özellikle olumsuz değerlendirmeler söz konusuysa, bu negatif kanaatlerin dayanağı açıkça ortaya konulmalı ve somut bilgi veya belgelerle desteklenmelidir. Aksi takdirde, salt soyut ifadelere veya genel kanaate dayanarak verilen düşük notlar hukuka aykırı kabul edilmektedir.

Türk idare hukuku uygulamasında, yıllardır vurgulanan temel bir prensip bulunmaktadır: Devlet memurları hakkında düzenlenen sicil raporlarının objektif esaslara uygun olması; olumsuz kısımlara ilişkin değerlendirmelerin somut bilgi ve belgelerle kanıtlanması gerekir. Bu ilke, askeri personel dâhil tüm kamu görevlileri için geçerlidir. Jandarma uzman çavuşların sicil notu da bu prensipten ayrı düşünülemez. Örneğin, personele ilişkin disiplin cezaları, uyarılar veya olumsuz performans kayıtları varsa, düşük sicil notu ancak bu tür somut verilere dayanılarak haklı gösterilebilir. Hiçbir somut dayanak olmaksızın sicil notunun düşük tutulması durumunda ise sicil işleminin sebep unsuru eksik veya hukuka aykırı sayılacak, bu da iptal sonucunu doğurabilecektir.

Uygulamada karşılaşılan tipik bir durum, sicil notlarının önceki yıllara kıyasla ani ve açıklanamaz bir şekilde düşürülmesidir. Örneğin, uzun yıllar boyunca “çok iyi” veya yüksek düzeyde sicil notları alan bir uzman çavuşun, herhangi bir disiplin suçu, performans düşüklüğü veya benzeri somut gerekçe olmaksızın birdenbire düşük (örneğin “orta” veya beklenmedik derecede yetersiz) sicil alması objektiflikten uzak bir uygulamadır.

Böyle bir durumda idarenin, söz konusu düşüşü makul ve kabul edilebilir nedenlerle açıklaması beklenir. Eğer makul bir neden öne sürülemiyorsa ve düşük sicil notu, personelin performansındaki gerçek bir zayıflığı değil de sübjektif bir yargıyı yansıtıyorsa, hukuka aykırılık söz konusudur. İşte bu noktada Jandarma Uzman Çavuş Sicil İptal davaları, personelin hakkını araması için devreye girer ve yargı mercileri sicil işleminin objektiflik ilkesine uygunluğunu titizlikle denetler.

Uzman Çavuş Sicil İptal Emsal Kararlar

Jandarma personelinin sicil notlarına ilişkin uyuşmazlıklarda, Danıştay’ın yıllar içinde oluşan yerleşik içtihatları yol gösterici niteliktedir. Danıştay kararları, sicil notu işlemlerinde objektiflik ve somut gerekçe aranmasına dair ilkeleri açıkça ortaya koymuştur. Örneğin Danıştay İkinci Dairesi’nin E.2009/6422, K.2013/1487 sayılı kararında, bir memurun sicil notunun düşürülmesinde somut ve geçerli bir neden gösterilmemiş olmasının, işlemi hukuka aykırı kıldığı belirtilmiştir. Karara konu olayda, davacının önceki sicil notlarının büyük ölçüde yüksek olduğu, ancak ilgili yılda sicil notunun bariz bir gerekçe olmaksızın düşürüldüğü tespit edilmiştir. Danıştay, personelin çalışmalarında gözle görülür bir olumsuzluk ya da disiplin cezası bulunmadığı halde not kırılması işlemini sicillerin objektifliği ilkesine aykırı bulmuş ve idare mahkemesinin sicil iptaline dair kararını haklı görmüştür. Bu karar, sicil notu düşürülürken idarenin somut dayanak göstermek zorunda olduğuna dair önemli bir emsal teşkil etmektedir.

Benzer şekilde Danıştay İkinci Dairesi’nin daha yakın tarihli bir kararında (E.2022/970, K.2023/1701), personel performans değerlendirmelerinde gerekçe gösterme zorunluluğu bir kez daha vurgulanmıştır. Bu karar uyarınca, sicil amirlerince verilen düşük puanların objektif ölçütlere dayanıp dayanmadığı yargı mercilerince incelenmiş; değerlendirme kriterlerinde gözle görülür bir uyumsuzluk veya önceki sicillerle çelişki bulunması halinde işlemin hukuka aykırı olacağı ifade edilmiştir. Danıştay, personelin sicilindeki ani düşüşün makul bir sebebe dayanmadığı ve idarece bu düşüşü haklı kılacak somut verilerin sunulamadığı hallerde, sicil iptalinin hukuka uygun olacağını açıkça ortaya koymuştur. Bu yaklaşım, yüksek yargının sicil konusuna bakışını yansıtmakta ve personelin lehine bir koruma sağlamaktadır.

Danıştay Onikinci Dairesi de benzer uyuşmazlıklarda aynı ilkeleri destekleyen kararlar vermiştir. Nitekim Danıştay Onikinci Dairesi’nin E.2021/1949, K.2022/5244 sayılı kararı, sicil notlarında objektiflik ve somut gerekçe arayışına dair çarpıcı bir örnektir. Bu davada, bir memurun sicil raporunda yer alan belirli değerlendirme bölümlerine (örneğin “tarafsızlık”, “insan haklarına saygı” ve “disipline riayeti” gibi kriterlere) düşük puanlar verildiği halde, bu düşük puanları haklı gösterecek hiçbir somut olay, belge veya disiplin işleminin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının geçmiş hizmet kayıtlarında ciddi bir olumsuzluk olmadığı ve hakkında herhangi bir disiplin cezası bulunmadığı halde, sicil amirlerince bazı bölümlere düşük notlar takdir edilmiştir. Danıştay, bu durumda sicil amirlerinin takdir yetkisinin mevzuata ve objektiflik ilkesine aykırı biçimde kullanıldığı sonucuna varmıştır. Kararda vurgulandığı üzere, sicil notlarının gerekçesiz biçimde verilmesi ve bu suretle sicillerin objektifliği ilkesine uyulmaması, söz konusu sicil işlemini hukuka aykırı hale getirmiştir.

Yukarıda anılan yargı kararları, Jandarma Uzman Çavuş Sicil İptal davalarında yol gösterici niteliktedir. Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre, sicil notu vermede keyfilik yasaklanmış; objektiflik, eşitlik ve nesnellik ilkelerine aykırı işlemler yargıdan dönmüştür. Bu içtihat birikimi, görevdeki personelin hukuka aykırı sicil işlemlerine karşı korunmasını sağlamaktadır. Sonuç olarak, sicil notu haksız biçimde düşürülen bir personel, geçmiş yargı kararlarını da emsal göstererek, idari dava yoluyla hakkını arayabilir ve büyük ölçüde olumlu sonuç alma şansına sahiptir.

Astsubay sicil iptal davası ve subay sicil iptal davası hakkında detaylı bilgi almak isterseniz makalelerimizi inceleyebilirsiniz.

Jandarma Uzman Çavuş Sicil İptal Davalarında Hak Arama Yolları

Eğer bir Jandarma uzman çavuş, objektif olmayan nedenlerle sicilinin düşük verildiğini düşünüyorsa, vakit kaybetmeden hakkını aramalıdır. Bu kapsamda öncelikle, düşük sicil notunun öğrenilmesinden itibaren makul süre içinde (genel idari dava açma süresi kural olarak 60 gün olmakla birlikte, sicil notları genellikle personele tebliğ edilmediğinden, öğrenme tarihi esas alınır ve bu geniş bir dava açma süresi tanır) ilgili idare mahkemesinde sicil iptal davası açılabilir.

Bir idari dava sürecine girerken, personelin kendi haklarını etkin şekilde savunabilmesi için hukuki yardım alması faydalı olacaktır. Hukuki destek sayesinde, ilgili Danıştay kararlarının da ışığında, davacının haklılığını ortaya koyan deliller ve argümanlar mahkemeye sunulabilecektir. Unutulmamalıdır ki, haksız yere düşük sicil notu alan bir personel, yasal yollarla hakkını arayarak sicilinin iptalini sağlayabilir ve böylece kariyerine yönelik olumsuz etkileri ortadan kaldırabilir.