Mülakatta Elenenlere Açık Mektup

SEN ELENMEDİN: Bir Açık Mektup

Sevgili Aday, 

Polis Akademisi, Jandarma ve Silahlı Kuvvet Okullarına (POMEM, PMYO, PAEM, ASEM, ASTASAK, SUTASAK vb.) başvurmak, yalnızca bir sınav değil; cesaret, azim ve hayal gücünün bir göstergesidir. Binlerce aday arasından sıyrılıp mülakata kadar gelmiş olman, seni zaten birçok kişinin önüne koyuyor. Ancak biliyoruz ki, mülakat aşamasında elenmek büyük bir hayal kırıklığı yaratabiliyor. Bu noktada yalnız olmadığını bilmeni isteriz. Bu süreci yakından takip ediyoruz; benzer gerekçelerle hukuki destek almak isteyen birçok aday bugüne kadar bizimle iletişime geçti. İşte bu yazıda, mülakat sürecinde en sık karşılaşılan elenme nedenlerini, sistemin nasıl işlediğini ve eğer haksızlığa uğradığını düşünüyorsan başvurabileceğin yasal yolları açık ve net biçimde seninle paylaşacağız.

MÜLAKAT SÜRECİNDEKİ DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ

Mülakatlar genellikle 5 farklı kriter üzerinden değerlendiriliyor. Komisyon, adaylara her bir kriter için 0-20 puan veriyor. Bu kriterler şunlar: konu hakkındaki bilgi düzeyi, verilen görevi/ soruyu anlama ve kavrama, kendini ifade etme yeteneği, beden dilini kullanma becerisi ve özgüven. Toplamda 100 üzerinden en az 70 puan alman gerekiyor; 70’in altına kalan adaylar eleniyor. Yani mülakat, teknik bilgiden çok senin duruşuna, kendini anlatışına ve heyecanına bakılıyor. Komisyonun istedikleri cevaplar genelde kısa, net ve doğal oluyor. Mülakatla ilgili piyasadaki hazırlık kitapları genelde yanlış yönlendiriyor; “tez çözelim” gibi yaklaşımlar yerine, durumu kabullenip açık bir dille konuşman çoğu zaman daha avantajlı oluyor.

  • Örnek tecrübe: sözlü mülakat sınavında adayların ilk sorusu genellikle “Kendini tanıt” oluyor. Basit, kısa bilgiler (ad-soyad, eğitim, aile vb.) yeterli. Ardından çektiğin soruya verilen cevaplarla da ifade yeteneğin ölçülüyor.

ADAYLARIN DİLE GETİRDİĞİ ELEME GEREKÇELERİ

Bize ulaşan adaylardan en çok duyduğumuz elenme gerekçeleri:

  • Mülakat performansı: Yukarıda bahsettiğimiz kriterlerden puan almak kritik. Adayların bir kısmı, kendilerini iyi ifade edemediklerini veya beklemedikleri bir soru sorulunca şaşırıp “donduğunu” belirtiyor. Mülakatta stres nedeniyle basit bir soruya bile takılmak bile elenme sebebi olabiliyor.
  • Güvenlik soruşturması ve geçmiş inceleme: Komisyon dışında, güvenlik soruşturması da sıkça bir elenme nedeni olarak dile getiriliyor. Adaylar, aile bireyleri veya kendilerine ait geçmişte adli sicil, Parti üyeliği, derneğe üyelik, banka geçmişi gibi bilgilerin elenmelerinde rol oynadığına inanıyor. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, çoğu zaman adayların farkında bile olmadan karşılaştıkları bir elenme sebebidir. Mülakat süreci başarıyla tamamlanmış olsa dahi, güvenlik soruşturmasında yer alan olumsuz değerlendirmeler adayın okul kaydının yapılmamasına yol açabilmektedir. Bu değerlendirmeler yalnızca adayın kendi geçmişine değil, çoğu zaman anne, baba, kardeş, amca gibi yakınlarının adli sicil kayıtlarına ya da istihbari nitelikli bilgilere dayanarak yapılmakta; bu da ciddi bir mağduriyet yaratmaktadır. Oysa hukukun temel ilkelerinden biri olan “ceza sorumluluğunun şahsiliği” gereği, hiç kimse bir başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri de bu yönde birçok emsal karar vermiştir.
  • Komisyon şeffaflığı ve torpil iddiaları: Ne yazık ki birçok aday, mülakatların adil ve şeffaf bir biçimde yürütülmediğine inanıyor. Bu inanç, yalnızca hayal kırıklığından değil, bire bir yaşanmış olaylardan besleniyor. Kimi zaman bir aday, “komisyon dosyamı yere düşürdü, adımı unuttu, tekrar çağırmadı” diyerek içindeki kırgınlığı paylaşıyor. Kimisi, boy ölçümünde birkaç santim eksik yazıldığını fark ettiğini, uyarısına rağmen dikkate alınmadığını anlatıyor. 2023 yılında PMYO mülakatına giren bir aday, “boyumu bilerek kısa ölçtüler, ben bu sınavlara tek başıma hazırlandım, referansım olmadı” diye dert yanıyor. Hatta bazıları açıkça, “tanıdıkları geçirdiler, bizi baştan elediler” diye düşünüyor. Evet, bu yorumlar resmi belgelerde yer almıyor; ancak yüzlerce adayın benzer hislerle konuşması, görmezden gelinemeyecek bir ortak deneyimi işaret ediyor.
  • Tam da bu nedenle, yaşadığın bu hayal kırıklığının seni suskunluğa mahkûm etmesine izin verme. Mülakat günü yaşadığın o heyecanı, umudu ve sonra hissettiğin haksızlığı yüreğinde taşıyorsun. Ama unutma, bu sürecin yalnızca senin başına geldiğini zannetmek yanıltıcı olur. Benzer durumu yaşayan onlarca, yüzlerce aday, sessiz kalmak yerine idare mahkemelerine başvurdu ve pek çoğu lehine sonuç aldı. Bu davalarda mahkemeler, “bir başkasının suçu gerekçe gösterilemez”, “ölçüm hatası”, “olumsuz güvenlik soruşturması gerekçesi açıkça ortaya konulmadı” diyerek elenme işlemlerini iptal etti. Çünkü hukuk da vicdan da seninle birlikte yol alabilir; yeter ki adım atmaktan vazgeçme.
  • Kimi adaylar, “ben kimim ki mahkemeye gideceğim”, “zaten torpilsiz kazanılmaz” gibi cümlelerle kendini geri çekiyor. Oysa bil ki, davaya konu işlemler yalnızca senin başvurunla değil, anayasanın güvence altına aldığı haklarla da değerlendirilir. Haksızlık karşısında susmak, çoğu zaman haksızlığı onaylamaktır. Elenmenin getirdiği kırgınlıkla mücadele ederken, hukuk sana bir yol sunuyor. İdare mahkemeleri artık sadece belgeleri değil, insan hikâyelerini de duymaya daha açık. Ve senin hikâyen, sustuğunda değil; hakkını aradığında daha da kıymetli hale gelir. Elinde yalnızca bir belge değil, umut, emek ve haklılık varsa; o zaman unutma, davan sadece senin değil, senin gibi susan birçok kişinin sesi olabilir.
  • Bazı adaylar, mülakatın biçimi ve süresiyle ilgili yaşadıkları şaşkınlığı dile getiriyor. Kimisi daha oturmadan mülakatın bittiğini, kimisi de komisyon üyelerinden birinin çay molasında olduğunu anlatıyor. Örneğin bir aday, “Mülakatım bir dakikadan kısa sürdü, sonrasında 90 puan vermişler. Bu ne anlama geliyor, anlayamıyorum” diye yakınıyor. Bu tür ifadeler yalnızca birer serzeniş değil; aynı zamanda belirsizliğin ve iletişimsizliğin yol açtığı derin bir hayal kırıklığının sesi. Çünkü bu süreçte en çok yoran şey, elenmenin nedenini net bir şekilde kimsenin söylememesi oluyor.
  • Gerçek şu ki, mülakatlarda neyin ne kadar dikkate alındığı, hangi ölçütle kaç puan verildiği, nasıl bir değerlendirme yapıldığı çoğu zaman adayla paylaşılmıyor. O an yaşadığın duyguya sadece sen tanıklık ediyorsun, ama sonuca nasıl varıldığını anlamak neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu da insanı sadece başarısızlıkla değil, cevapsız sorularla da baş başa bırakıyor. Ve işte tam da bu yüzden, yaşadığın şeyin sadece bir not olmadığını, aslında açıklanması gereken bir süreç olduğunu bilmelisin. Çünkü hakkın olan şeffaflık, bazen en az puan kadar değerlidir.
Hanka Whatsapp
ASTASAK adaylık, SUTASAK ve ASTASAK güvenlik soruşturması ile ASTASAK idari dava süreci hakkında bilinmesi gereken tüm detaylara göz atın

YASAL YOLLAR

Eğer mülakat sonucunun adil olmadığını düşünüyor ve bir haksızlığa uğradığına inanıyorsan, bu konuda yasal başvuru hakkın olduğunu unutma. Eleme kararının sana tebliğ edilmesinden ya da ilgili internet sitesinde ilan edilmesinden itibaren 60 günlük hak düşürücü süre başlar. Bu süre içinde İdare Mahkemesi’nde dava açarak kararın iptalini talep edebilirsin.

Dava açarken şu taleplerde bulunabilirsin:

  • Elenme işleminin yürütmesinin durdurulması (Yani mahkeme karar verene kadar işlem askıya alınır ve sana geçici bir hak tanınabilir.)
  • Elenme kararının tamamen iptali.

Bu süreç karmaşık ve zaman sınırlı olabilir. Bu yüzden benzer durumda olan birçok adayın yaptığı gibi, detaylar için bizimle iletişime geçmekten çekinme. Yardımcı olmak için buradayız. Bizi Konya avukat sayfamızdan arayabilirsiniz.

ÖRNEK OLAY

Benzer bir dava dosyasından örnek vermek isterim: Müvekkil, ASEM başvurusu kapsamında tüm aşamaları —fiziki yeterlilik, yazılı sınav ve mülakat— başarıyla tamamlamış olmasına rağmen, sonuç listesinde başarısız adaylar arasında yer aldı. İlk etapta bunun yalnızca mülakat puanı kaynaklı bir başarısızlık olduğu zannedildi. Ancak mahkemece celbedilen belgeler sonucunda, asıl gerekçenin “güvenlik soruşturması” olduğu ortaya çıktı. Ne var ki, müvekkilin kendisi hakkında herhangi bir adli sicil kaydı, soruşturma, kovuşturma veya disiplin geçmişi bulunmamaktaydı. Elenmesine dayanak olarak yalnızca birinci derece yakınlarından birinin geçmişte karşılaştığı bazı ceza dosyaları gösterilmişti.

İdare Mahkemesi nezdinde açtığımız iptal davası kapsamında yapılan savunmalarda, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’ndaki düzenlemelere dayanarak, müvekkilin bireysel kusuru bulunmaksızın değerlendirme dışı bırakılmasının açık bir hak ihlali olduğunu ifade ettik. Mahkeme, bu savunmayı yerinde bularak öncelikle yürütmenin durdurulmasına, ardından ise işlemin iptaline karar verdi. Böylelikle müvekkilimizin hakları iade edildi ve yeniden eğitim sürecine dahil edilmesinin önü açıldı.

BU ÖRNEĞİ ÖZELLİKLE PAYLAŞMAK İSTİYORUM ÇÜNKÜ BİRÇOK ADAY, GÜVENLİK SORUŞTURMASI NEDENİYLE ELENME GEREKÇESİNİ MÜLAKATIN ARKASINA GİZLENMİŞ BİÇİMDE ÖĞRENİYOR. Açıkça ifade etmek gerekir ki, güvenlik soruşturması sonucu eğer adayın kendisiyle ilgili somut, güncel ve hukuken anlamlı bir gerekçeye dayanmıyorsa; bu tür işlemler yargı denetimine açıktır ve çoğu zaman da iptalle sonuçlanmaktadır.

Eğer siz de benzer bir durum yaşadıysanız, lütfen sessiz kalmayın. Yalnız değilsiniz. Bu tür işlemlerin denetlenmesi, sadece sizin değil aynı zamanda diğer adayların da geleceği için önemlidir. Hukuk devletinde, bir idari işlemin gölgesinde kalmak zorunda değilsiniz. Elinizdeki belgeleri ve sürecin detaylarını değerlendirmek, haklarınızı kullanmak ve varsa bu hukuka aykırı duruma karşı mücadele etmek, yalnızca bir hak değil, aynı zamanda bir duruş meselesidir. Bu yolda size destek olmaktan onur duyarım. 

Sevgili aday,

Biliyoruz ki tüm bu süreç kafanı karıştırabilir. Tek istediğin mülakattan geçip hayallerine bir adım daha yaklaşmaktı. Ancak unutma ki pek çok arkadaşının başına benzer şeyler geldi ve seninle aynı duyguları ve hayal kırıklığını paylaşıyorlar. Bu süreçte kendine karşı nazik ol: Başaramadın diye değersiz değilsin. Elenme nedenlerinin bir kısmı gerçekten kontrolümüzde olmayabilen şeyler (örneğin boy veya genetik, sağlık durumu vs.). Bir kısmı da mülakat heyecanıyla alakalıdır ki her şartta yaşanabilir.

Unutma, bu yaşadığın deneyim seni eksiltmez, aksine seni büyütür. Mülakat sonucu, mutlak bir doğru karar değil; kimi zaman eksik, kimi zaman hatalı bir idari işlemdir. Ve hukukun en temel ilkelerinden biri, her idari işlemin yargı denetimine tabi olmasıdır. Bu da demektir ki, senin de bu karara karşı dava açma hakkın var. Mülakat puanının nesnel olmadığını düşünüyorsan, güvenlik soruşturması gerekçesinin kişisel kusuruna dayalı olmadığını biliyorsan ya da yalnızca akrabanla ilgili bilgiler nedeniyle elendiysen… Susmak zorunda değilsin. Çünkü bu sadece senin değil, senin gibi sessiz kalan birçok adayın da meselesidir.

Avukatın olarak bizler, bu yolda senin yanında olmaktan, birlikte yürümekten ve hukuk mücadeleni sahiplenmekten onur duyarız. Sen yeter ki vazgeçme. Çünkü her hukuksuzluğun karşısında susmak, onu onaylamak anlamına gelir. Oysa senin elinde hakların var ve biz bu hakları birlikte savunabiliriz. Unutma, senin kim olduğunu tanımlayan; bu sınav sonucun değil, bu sonuç karşısında nasıl durduğundur.

Bu bir son değil; sadece kısa süreli bir rampa.


Unutma, bu yolculuk hâlâ devam ediyor. Emsallerin hedeflerine ulaşmak için adım atarken, senin de yolun açık. Biz ise bu yolun hukuki tarafında, sonuna kadar senin yanındayız. Mücadelen bitmedi, belki de asıl şimdi başlıyor.

HANKA