Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih Rejiminin Hukuki Çerçevesi
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih uygulamaları, Türk Silahlı Kuvvetleri personel rejimi içerisinde kendine özgü, kamu hizmetinin niteliğiyle doğrudan bağlantılı ve idareye belirli ölçüde takdir alanı tanıyan bir hukuki yapıya dayanmaktadır. Bu alanın temel normatif kaynağını oluşturan 4678 sayılı Kanun, sözleşmeli statüde istihdam edilen subay ve astsubayların temininden ayrılma usullerine kadar geniş bir düzenleme alanı öngörmektedir. Kanunun amacı, yalnızca personel ihtiyacının karşılanması değil; aynı zamanda hizmetin sürekliliği, liyakat ilkesi ve askerî disiplinin korunmasıdır. Bu bağlamda sözleşmenin yenilenmesi veya sona erdirilmesi, salt süre bitimine indirgenemeyecek kadar kapsamlı bir idari değerlendirme sürecini ifade etmektedir.
İçerikler
ToggleSözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih Kavramının Mevzuattaki Yeri
4678 sayılı Kanun’da sözleşme, Türk Silahlı Kuvvetleri ile sözleşmeli subay ve astsubay arasında imzalanan, üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak üzere hizmet yükümlülüğü getiren yazılı bir hukuki belge olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih işlemlerinin, klasik iş sözleşmelerinden farklı olarak kamu hukuku ağırlıklı bir statü ilişkisi içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Kanun, sözleşmeli astsubay ve subayların rütbe, görev, özlük ve sosyal haklarını belirlerken; sözleşmenin sona ermesi ve yenilenmesi konusunda da özel hükümler getirmiştir. Bu yönüyle sözleşme, idare ile personel arasında karşılıklı iradeye dayalı olmakla birlikte, kamu yararı ekseninde şekillenen tek taraflı idari tasarruflara da açık bir yapı arz etmektedir.
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih Süreleri ve Usulü
Mevzuat uyarınca sözleşme süreleri asgari üç yıl, azami dokuz yıl olarak belirlenmiştir. Bu sürelerin hangi kuvvet, sınıf veya branş için ne şekilde uygulanacağı, ilgili komutanlıkların çıkardığı yönergelerle somutlaştırılmaktadır. Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih bakımından kritik husus, her sözleşme süresinin sona erme tarihinden önce tarafların iradesini yazılı olarak ortaya koyma zorunluluğudur. Kanun ve Yönetmelik hükümleri gereğince, sözleşmenin bitiminden en az üç ay önce yenileme yönünde yazılı bir bildirim yapılmaması halinde, sözleşme kendiliğinden sona ermektedir. Bu durum, çoğu zaman personel açısından “fesih” olarak algılansa da hukuki niteliği itibarıyla sürenin dolması sonucu ortaya çıkan bir statü kaybını ifade etmektedir.
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih Kararlarında İdarenin Takdir Yetkisi
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih işlemlerinde idarenin takdir yetkisi, mevzuatın açıkça tanıdığı bir yetkidir. Yönetmelikte öngörülen değerlendirme sürecinde personelin sicili, nitelik belgesi, amir kanaatleri, aldığı eğitimler, disiplin durumu ve mesleki performansı birlikte ele alınmaktadır. Bu değerlendirme, komisyonlar aracılığıyla yapılmakta ve nihai karar ilgili kuvvet komutanlıkları tarafından verilmektedir. İdarenin bu aşamadaki takdir yetkisi, kamu hizmetinin etkinliği ve askerî disiplinin gerekleriyle yakından ilişkilidir. Ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı, her durumda kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği açıktır.
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih İşlemlerinin Yargısal Denetimi
Her ne kadar Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih konusunda idareye geniş bir takdir alanı tanınmış olsa da, bu işlemler yargısal denetim dışında değildir. İdari yargı mercileri, sözleşmenin yenilenmemesine veya sona erdirilmesine ilişkin işlemleri özellikle “sebep” unsuru yönünden incelemektedir. Bu incelemede, idarenin ileri sürdüğü gerekçelerin somut, nesnel ve personelin mesleki safahatıyla uyumlu olup olmadığı değerlendirilmektedir. Keyfî, soyut veya cezalandırma amacı taşıyan uygulamalar, hukuka aykırılık teşkil edebilmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin yenilenmemesi, idarenin mutlak takdirine bırakılmış bir sonuç değil; gerekçelendirilmesi gereken bir idari işlem niteliğindedir.
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih Uygulamalarının Sonuçları
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih uygulamaları, personelin meslek hayatı üzerinde doğrudan ve ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Sözleşmenin sona ermesiyle birlikte personelin askerî statüsü ortadan kalkmakta, özlük ve sosyal hakları da bu statüye bağlı olarak sona ermektedir. Bu nedenle sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin işlemler, yalnızca idari bir tercih olarak değil, bireyin mesleki geleceğini etkileyen ağır sonuçlar doğuran tasarruflar olarak değerlendirilmelidir. Mevzuatın öngördüğü usul ve esaslara uygunluk, bu noktada hem idare hem de personel açısından hukuki güvenliğin temel şartıdır.
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih Değerlendirmesinde Genel Sonuç
Sonuç itibarıyla Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih rejimi, 4678 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde şekillenen, idareye takdir yetkisi tanıyan ancak bu yetkiyi yargısal denetime açık tutan bir sistemdir. İdarenin personel ihtiyacı, hizmet gerekleri ve kamu yararı ekseninde yaptığı değerlendirmeler hukuken meşru kabul edilmekle birlikte, bu değerlendirmelerin somut verilere dayanması zorunludur. Aksi halde sözleşmenin yenilenmemesi veya fiilen feshi anlamına gelen işlemler, hukuka aykırılık iddiasıyla yargı mercilerinin denetimine konu olabilecektir. Bu yönüyle sözleşmeli statü, hem idare hem de personel bakımından dikkatle yürütülmesi gereken özel bir kamu hukuku ilişkisidir.
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih uygulamalarına ilişkin olarak ayrıca vurgulanması gereken bir diğer husus, sözleşmeli statünün süreklilik değil, esasen belirli süreli bir kamu hizmeti ilişkisi olarak kurgulanmış olmasıdır. Bu yönüyle sözleşmeli subay ve astsubaylar, görev süresi boyunca muvazzaf personel ile benzer sorumluluk ve yükümlülükler altında hizmet ifa etseler de, statülerinin devamı bakımından her sözleşme dönemi sonunda yeniden idari değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Mevzuatın bu yapısı, sözleşmenin yenilenmesini otomatik bir hak olmaktan çıkararak, idarenin personel planlaması ve ihtiyaç analizleriyle doğrudan bağlantılı hale getirmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin yenilenmemesi, çoğu durumda personelin kusuruna dayanmaksızın, tamamen hizmet gerekleri kapsamında tesis edilen bir idari işlem olarak da karşımıza çıkabilmektedir.
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih sürecinde dikkat çeken bir başka önemli unsur, personelin sözleşme süresi dolmadan tek taraflı fesih yetkisinin bulunmamasıdır. Kanun hükmü gereği sözleşmeli subay ve astsubaylar, sözleşme süreleri sona ermeden sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedememektedir. Bu durum, askerî hizmetin kendine özgü yapısı, görev sürekliliği ve disiplin anlayışı ile yakından ilişkilidir. Ancak bu kural, idarenin sözleşme süresi dolmadan fesih yetkisini sınırsız şekilde kullanabileceği anlamına da gelmemektedir. Sözleşme süresi devam ederken tesis edilen fesih işlemlerinin, mevzuatta öngörülen sebeplere dayanması ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerekmektedir.
Uygulamada Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih işlemlerinin sıklıkla yargı denetimine taşınmasının temel nedenlerinden biri, değerlendirme sürecinin şeffaflığına ilişkin tartışmalardır. Personelin sicil notları, amir kanaatleri ve nitelik belgeleri gibi unsurlar, çoğu zaman sübjektif değerlendirme iddialarına konu olabilmektedir. Bu noktada idarenin, sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin kararlarını somut bilgi ve belgelerle desteklemesi, hem hukuki ihtilafların önüne geçilmesi hem de personel açısından öngörülebilirliğin sağlanması bakımından önem taşımaktadır. Yargısal denetimde de bu tür belgelerin varlığı ve içeriği, işlemin hukuka uygunluğunun belirlenmesinde belirleyici rol oynamaktadır.
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih rejimi ayrıca, personelin muvazzaf statüye geçiş beklentileri bakımından da özel bir anlam taşımaktadır. Mevzuatta öngörülen şartları taşıyan sözleşmeli personelin muvazzaf statüye geçebilmesi mümkün olmakla birlikte, bu durum da idarenin değerlendirmesine bağlıdır. Sözleşmenin yenilenmemesi halinde, bu beklenti de ortadan kalkmakta ve personel askerî kariyerine devam edememektedir. Bu nedenle sözleşmenin yenilenmesine ilişkin her karar, yalnızca mevcut sözleşme dönemini değil, personelin uzun vadeli mesleki planlarını da doğrudan etkilemektedir.
Bu çerçevede değerlendirildiğinde, Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih işlemleri, salt idari teknik kararlar olarak görülmemeli; kamu hizmetinin gerekleri ile bireyin mesleki geleceği arasında hassas bir denge kurulmasını gerektiren işlemler olarak ele alınmalıdır. Mevzuatın çizdiği sınırlar içerisinde kalan, objektif kriterlere dayanan ve gerekçesi açıkça ortaya konulan uygulamalar, hem idare açısından hukuki güvenliği sağlayacak hem de personelin hak arama özgürlüğü bakımından daha sağlıklı bir zeminin oluşmasına katkı sunacaktır.
Sözleşmeli Astsubay/Subay Sözleşme Yenilememe EMSAL KARAR
Danıştay Başkanlığı – 12. Daire
Esas No.: 2020/2351
Karar No.: 2024/232
Karar tarihi: 24.01.2024
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Batman İdare Mahkemesinin …8 tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu sözleşme yenilememe işleminin sebebini oluşturan disiplin cezaları, sicil belgesi, sicil üstleri kanaatleri ve nitelik belgesi incelendiğinde; daha önceki yıllarda yüksek seviyede olan ve olumlu kanaat ile takdir edilen davacının sicil notunda makul sebeplerle açıklanamayan ani düşüşün meydana geldiği ve davacının genel sicil alma eğilimi ile uyumlu olmadığı; sicil amiri tarafından yapılan değerlendirme neticesinde, davacının birçok kriter açısından olumlu ve yeterli görüldüğü halde bu durum ile çelişkili olacak şekilde düşük sicil puanı verildiği, bu kapsamda sicil notu değerlendirlemelerinin objektif bir biçimde yapılmadığı; öte yandan, davacının doğum, istirahat, yıllık ve süt izni gibi yasal izinleri kullanması sebebiyle verimsiz kabul edilerek hakkında olumsuz kanaat bildirildiği, söz konusu izinlerin davacının yasal hakkı olduğu, bu izinleri kullanmış olmasının verimsiz bir personel olduğu anlamına gelmeyeceği; ayrıca davacının sözleşmesinin yenilenebileceği yönünde olumlu görüş bildiren nitelik belgesi de düzenlendiği hususları göz önünde bulundurulduğunda; idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (05/08/2016) tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.





