TSK Psikiyatriden Elenme

TSK SAĞLIK YETENEĞİ YÖNETMELİĞİ: PSİKİYATRİ NEDENİYLE ELENME

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personel temininde ruh sağlığına ilişkin değerlendirmeler, Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Ek-C Hastalıklar Listesi III. Bölüm “Ruh Sağlığı ve Hastalıkları” başlığı altında düzenlenen 16. madde çerçevesinde yapılmaktadır. Psikiyatrik geçmişi bulunan adayların elenip elenmeyeceği hususu, yalnızca tanının varlığına değil; hastalığın niteliğine, tekrarlama riskine, kronikleşme derecesine ve güncel işlevsellik düzeyine göre belirlenmektedir.

TSK Psikiyatriden Elenme ve madde kapsamındaki detayları aşağıda bulabilirsiniz.

16. Madde Kapsamında Nevrotik Bozuklukların Sınıflandırılması

Yönetmeliğin 16. maddesinde anksiyete, depresif bozukluklar, obsesif spektrum, travma ve strese bağlı bozukluklar, somatoform, dissosiyatif ve yeme bozuklukları açıkça sayılmıştır.

Bu bozukluklar farklı dilimlerde sınıflandırılarak değerlendirilir. A diliminde “geçirilmiş” nevrotik bozukluklara yer verilmiş; B diliminde tekrarlayıcı ve işlevselliği etkileyen olgular düzenlenmiş; D diliminde ise kronik nitelik kazanmış ve dirençli seyreden durumlar açıkça belirtilmiştir.

Bu ayrım, psikiyatrik tanının otomatik bir elenme nedeni olmadığını; ancak belirli nitelikleri taşıması halinde askeri hizmetle bağdaşmadığının kabul edildiğini göstermektedir.

Psikiyatri Nedeniyle Elenmeye Yol Açan Temel Kriterler

Psikiyatrik nedenle elenme, özellikle hastalığın kronikleşmiş olması, tekrarlayıcı ataklarla seyretmesi veya işlevselliği bozması halinde gündeme gelir. Tekrarlayan depresif epizodlar, sürekli anksiyete atakları ya da travma sonrası stres bozukluğunun kalıcı belirtilerle devam etmesi, adayın yüksek stres altında görev yapma kapasitesi bakımından risk olarak değerlendirilir.

Ayrıca tedaviye rağmen rezidüel belirtilerin sürmesi, klinik düzelmenin sağlanamamış olması ya da hastalığın dirençli bir seyir göstermesi durumunda D dilimi kapsamında değerlendirme yapılır.

Bu tür olgular, askeri disiplin, kriz yönetimi ve silah taşıma gibi görev sorumlulukları dikkate alındığında elenme sebebi oluşturabilir.

Aktif Psikopatoloji ve Güncel Muayene Bulguları

Başvuru anında yapılan ruhsal muayene ve psikometrik incelemelerde aktif psikopatolojik bulguların tespit edilmesi halinde aday hakkında “sağlam” raporu düzenlenmesi mümkün değildir. Özellikle ağır depresyon, belirgin anksiyete, dissosiyatif belirtiler, gerçeklik değerlendirmesinde bozulma ya da dürtü kontrol sorunları gibi durumlar, görev icrasını doğrudan etkileyebilecek unsurlar olarak kabul edilir.

Yönetmelikte 10 Ekim 2024 tarihli değişiklikle yapılan açıklama, işlevsellik düzeyinin değerlendirme açısından belirleyici olduğunu açıkça ortaya koymuştur. İşlevsellik düzeyi yeterli olmayan olgular, askeri görev şartları bakımından uygun görülmeyebilir.

Tekrarlayıcı ve Kronik Bozukluklarda Değerlendirme

B diliminde tekrarlayıcı nevrotik bozukluklar düzenlenmiş ve işlevsellik düzeyinin etkilenmiş olduğu durumlara dikkat çekilmiştir. Bu, birden fazla atak geçirmiş, belirli aralıklarla nüks eden ya da stres altında yeniden ortaya çıkan hastalık tablolarının, adayın uzun vadeli görev sürdürülebilirliği açısından risk oluşturduğunu göstermektedir.

D diliminde ise kronik nitelik kazanmış, dirençli veya kalıcı belirtilerle seyreden durumlar açıkça elenme kapsamına girmektedir. Bu kapsamda hastalığın kalıcı bir karakter taşıması, askeri hizmetin süreklilik ve dayanıklılık gerektiren yapısıyla bağdaşmamaktadır.

İntihar Girişimi, Psikotik Belirti ve Madde Kullanımı Gibi Ağır Risk Faktörleri

Epikriz kayıtlarında intihar girişimi, kendine zarar verme davranışı, psikotik bulgular ya da madde kullanım öyküsü bulunması, değerlendirmeyi ağırlaştıran unsurlar arasındadır. Bu tür risk faktörleri, yalnızca geçmiş tanı değil; güvenlik, silah taşıma ve kriz anında karar verme yükümlülüğü bakımından ciddi sakıncalar doğurabileceğinden, elenme sonucunu doğurabilir.

Bu durumlarda sağlık kurulu değerlendirmesi daha titiz yürütülür ve yalnızca tanının adı değil; hastalığın güvenlik riski doğurup doğurmadığı esas alınır.

Remisyondaki Olgular ve İşlevsellik Değerlendirmesi

Yönetmelik, tedavi ile kontrol altına alınmış ve klinik düzelme sağlanmış olgular için ayrı bir değerlendirme öngörmüştür. İşlevsellik düzeyi yeterli olan ve aktif psikopatoloji göstermeyen adaylar bakımından otomatik elenme söz konusu değildir. Ancak burada belirleyici olan, yalnızca semptomların azalması değil; askeri hizmetin gerektirdiği psikolojik dayanıklılığın mevcut olup olmadığıdır.

Sonuç olarak, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre psikiyatri nedeniyle elenme; geçmişte psikiyatrik tanı bulunmasından ziyade, hastalığın tekrarlayıcı veya kronik nitelikte olması, işlevselliği bozması, aktif belirtilerin devam etmesi ya da güvenlik riski oluşturması halinde söz konusu olur. Değerlendirme, her aday açısından bireysel olarak yapılmakta; tanının adı değil, askeri hizmetle bağdaşabilirlik kriteri esas alınmaktadır.