TSK Sicil İptal Davası

İçindekiler

Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında düzenlenen sicil, yalnızca geçmiş bir çalışma dönemine ilişkin kanaati gösteren kurum içi bir belge değildir. Sicil notu; subay, astsubay ve uzman erbaşın rütbe terfisini, kademe ilerlemesini, kıdem sıralamasını, belirli kurs ve görevlere seçilmesini, statü değiştirme imkânını ve bazı durumlarda meslekte kalmaya ilişkin değerlendirmeleri doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle gerçeğe aykırı, ölçüsüz, kişisel saiklere dayalı veya usul kurallarına aykırı biçimde düzenlenen bir sicil, tek bir yılın puanından ibaret kalmayarak personelin bütün meslek hayatına yayılan sonuçlar doğurabilir.

TSK sicil iptal davası, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen sicil notunun ve bu nota bağlı olumsuz kanaatlerin idari yargı denetimine taşınmasını sağlayan hukuki yoldur. Dava yalnızca sicil notunun yüzde 60’ın altında olduğu hâllerde açılmaz. Olumlu kabul edilen bir not da personelin önceki sicil safahatı, başarı düzeyi, emsalleri arasındaki sırası ve nota bağlanan mesleki sonuçlar dikkate alındığında güncel ve kişisel bir menfaat ihlali yaratabilir. Bu sebeple inceleme, yalnızca “not olumlu mu, olumsuz mu?” sorusuna indirgenemez; notun kim tarafından, hangi süre içinde, hangi somut olaylara dayanılarak ve hangi mesleki sonuçları doğuracak şekilde verildiği birlikte değerlendirilmelidir.

Hanka Whatsapp

TSK Sicil İptal Davası Nedir?

TSK sicil iptal davası; subay, astsubay ve uzman erbaş hakkında düzenlenen sicil işleminin yetki, şekil, sebep, konu veya amaç unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan bir iptal davasıdır. Mahkeme, sicil üstünün yerine geçerek personele yeni bir not vermez. Yargısal denetimin konusu, idarenin değerlendirme yetkisini mevzuata, objektif ölçütlere ve kamu yararına uygun biçimde kullanıp kullanmadığıdır.

Sicil üstlerinin personeli değerlendirme konusunda takdir yetkisi bulunması, bu yetkinin sınırsız olduğu anlamına gelmez. Takdir yetkisi; tarafsızlık, adalet, ölçülülük, eşitlik ve hizmet gerekleriyle bağlıdır. Değerlendirmenin somut görev sonuçlarıyla açıklanamaması, personel hakkındaki resmî belgelerle çelişmesi veya kişisel çatışmanın bir aracı hâline getirilmesi durumunda sicil işlemi yargısal denetime tabidir.

Askeriyede Sicil Ne İşe Yarar?

Askerî sicil sistemi, personelin belirli bir dönemdeki mesleki yeterliğinin, disiplin anlayışının, görev başarısının, liderlik ve temsil kabiliyetinin, fiziki yeterliğinin ve üst rütbeye liyakatinin değerlendirilmesine hizmet eder. Sicil notu tek başına bütün sonuçları belirlemese de rütbe terfii, kademe ilerlemesi ve yeterlik sıralaması gibi işlemlerde temel verilerden biridir. Bazı statü geçişlerinde ve seçilme işlemlerinde belirli sicil ortalamalarının aranması, tek bir haksız sicilin ilerleyen yıllardaki fırsatları da etkileyebilmesine neden olur.

Bu yönüyle sicil, disiplin cezasından farklıdır. Disiplin cezası belirli bir fiile karşı uygulanan idari yaptırım niteliğindeyken sicil, bir dönemin genel mesleki değerlendirmesidir. Bununla birlikte sicil notunun düşürülmesine dayanak gösterilen olay bir disiplin fiili ise olayın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği, personelden savunma alınıp alınmadığı, işlem veya belgenin kesinleşip kesinleşmediği ve aynı olayın değerlendirmeye hangi ölçüde yansıtıldığı ayrıca incelenmelidir.

Her Düşük Sicil Notu Dava Konusu Edilebilir mi?

Bir sicil notunun önceki yıllardan düşük olması, tek başına iptal kararı verilmesi için yeterli değildir. Personelin hukuken korunmaya değer güncel ve kişisel menfaatinin etkilenmesi ve işlemin hukuka aykırılığını gösteren somut olguların bulunması gerekir. Buna karşılık notun yüzde 60’ın üzerinde olması da dava açılmasına kendiliğinden engel oluşturmaz. Örneğin yüksek başarı çizgisine sahip personelin notunda açıklanamayan bir düşüş meydana gelmesi; bu düşüşün kıdem sırasını, terfi imkânını, statü geçişini veya seçilme ihtimalini etkilemesi durumunda yargısal denetim gündeme gelebilir.

Asıl mesele, notun mutlak değeri kadar personelin sicil safahatı içindeki yeri ve doğurduğu mesleki sonuçtur. Bu nedenle “olumlu sicil verilmişse dava açılamaz” yaklaşımı isabetli değildir. Ancak yalnızca daha yüksek not alma beklentisine dayanan, somut menfaat ihlalini ve hukuka aykırılığı göstermeyen bir başvurunun da başarı şansı sınırlı olacaktır.

Askerî Sicilin Meslek Hayatına Etkileri Nelerdir?

Sicil işlemini sıradan bir performans formu gibi değerlendirmek, uyuşmazlığın gerçek ağırlığını gözden kaçırır. Askerî personel sisteminde sicil notu; tek başına veya başka verilerle birlikte terfi, kıdem, kademe, görevlendirme, kurs, statü geçişi ve sözleşme işlemlerinin girdisi olabilir. Bir sicil yılına ait puanın etkisi o yıl sona ermeyebilir; farklı rütbelerdeki sicil ortalamalarının hesaplanmasında önceki notların belirli katsayılarla hesaba katılması, düşük sicilin sonraki yıllara taşınmasına neden olabilir. Bu sebeple dava stratejisi yalnızca puanı değil, puanın personel hakkında hangi karara dönüştüğünü de ortaya koymalıdır.

Rütbe Terfii ve Yeterlik Sırasına Etkisi

Subay ve astsubayların üst rütbeye yükselmelerinde yalnızca hizmet süresinin dolması yeterli değildir. Sicil notu ortalaması, personelin aynı sınıf ve rütbedeki emsalleri arasındaki yeterlik derecesini belirleyen temel unsurlardandır. Çok küçük bir puan farkı dahi personelin sırasını değiştirebilir. Dolayısıyla 60 puanın üzerinde kalan bir sicil, teknik anlamda olumlu olsa bile terfi sırasını geriletiyor veya kontenjan içinde kalmayı engelliyorsa güncel ve kişisel menfaat ihlali doğurabilir.

Sicil iptal davasında terfi etkisi ileri sürülecekse yalnızca “terfi edemedim” denilmemelidir. Dava konusu notun ortalamayı kaç puan düşürdüğü, kıdem veya yeterlik sırasındaki değişiklik, aynı dönemdeki kontenjan, personelin önceki sırası ve terfi işlemindeki diğer veriler birlikte incelenmelidir. Sicil ile terfi etmeme işlemi ayrı idari işlemler olduğundan, süreler ve talep sonucu somut olaya göre ayrı ayrı kurulmalıdır.

Kademe İlerlemesi ve Parasal Haklara Etkisi

Sicil notunun olumlu sayılma eşiğinin altında kalması, personelin kademe ilerlemesi yapamamasına ve buna bağlı mali sonuçlara yol açabilir. Sicil iptal edildiğinde kademe, derece, maaş farkı, emeklilik keseneği ve bağlantılı özlük kayıtlarının yeniden değerlendirilmesi gündeme gelir. Bununla birlikte iptal kararının varlığı bütün parasal sonuçları kendiliğinden ve aynı anda doğurmayabilir. Kararın hüküm fıkrası, iptal edilen sicille sonraki işlem arasındaki nedensellik ve tam yargı talebinin süresi ayrıca değerlendirilmelidir.

Kurs, Yurt Dışı Görev ve Kritik Görevlere Seçilmeye Etkisi

Kuvvet komutanlıkları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarında kurs, ihtisas, yurt dışı sürekli veya geçici görev ve kritik kadrolara seçim bakımından personelin sicil safahatı dikkate alınabilir. Bazı iç düzenlemelerde belirli sicil ortalamaları, son yıllarda düşük not bulunmaması veya belirli kanaatlerin olumlu olması aranabilir. Bu ölçütlerin tamamı herkese uygulanabilen tek bir yüzdeye indirgenemez; görev, statü, kuvvet ve yürürlükteki yönergeye göre değişebilir.

Rakip içeriklerde rastlanan “her yurt dışı görev için mutlaka şu puan gerekir” biçimindeki kesin ifadeler, güncel iç düzenleme görülmeden kullanılmamalıdır. Doğru inceleme, seçim tarihindeki yönergenin mahkemeden getirtilmesini, objektif kriterlerin bütün adaylara eşit uygulanıp uygulanmadığının araştırılmasını ve sicil notunun seçim sonucundaki belirleyici ağırlığının gösterilmesini gerektirir.

Uzman Erbaşın Sözleşme, Kademe ve Statü Geçişine Etkisi

Uzman erbaş bakımından sicil, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinin yanı sıra sözleşmenin uzatılması, uzman onbaşılıktan uzman çavuşluğa terfi ve astsubaylığa geçiş imkânıyla da bağlantılıdır. 3269 sayılı Kanuna 2026 yılında eklenen 8/A maddesi, sicil yılını, ilk sicilin düzenlenme zamanını, 100 tam notu ve 60 puanlık olumlu sicil eşiğini kanun düzeyinde açıkça belirlemiştir. Uzman Erbaş Yönetmeliğinde ise son sicilin en az yüzde 60 olması sözleşme uzatmanın şartlarından biri olarak düzenlenmiştir.

Astsubaylığa geçişte aranan sicil ortalaması daha yüksektir. Güncel düzenlemelerde ilgili başvuru yoluna göre mevcut sicillerin ortalamasının en az yüzde 90 olması ve bazı başvuru türlerinde en az dört yıllık sicilin bulunması aranır. Bu nedenle 60’ın üzerinde olup olumlu sayılan bir sicil, astsubaylığa geçiş ortalamasını 90’ın altına düşürdüğünde çok ciddi bir hak etkisi yaratabilir. “Olumlu sicile karşı dava açılamaz” düşüncesinin neden hatalı olduğu en açık biçimde bu örnekte görülür.

Sicildeki Yazılı Kanaatlerin Bağımsız Etkisi

Sicil belgesinde yalnızca sayısal not bulunmaz. Personelin üst göreve hazırlığı, müstakil görev yapabilme kabiliyeti, temsil yeteneği, başarılı olabileceği görevler ve benzeri kanaat alanları atama veya seçilme işlemlerinde dikkate alınabilir. Sayısal puan yüksek görünse bile “üst göreve hazır değildir”, “müstakil görev yapamaz” veya benzeri olumsuz işaretlemelerin somut mesleki etkisi bulunabilir. Bu nedenle dava konusu belirlenirken yalnızca nihai puan değil, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen yazılı kanaat ve işaretlemeler de açıkça gösterilmelidir.

Sicile Dayalı Sonraki İşlemlere Etkisi

Hukuka aykırı sicil; terfi etmeme, kademe ilerlememe, statü geçiş başvurusunun reddi veya başka bir seçilme işleminin dışında kalma kararına dayanak yapılmış olabilir. Temel sicil işlemi ile uygulama işlemi arasında hukuki bağlılık bulunmasına rağmen bunlar çoğu kez farklı tarihlerde öğrenilen ayrı işlemlerdir. Yalnızca sicilin iptalini istemek, sonraki işlemin süresi geçirilmişse tam koruma sağlamayabilir; yalnızca sonraki işlemi dava etmek de onun dayanağı olan sicilin yargısal denetimini eksik bırakabilir. Dosya hazırlanırken hangi işlemlerin tek dilekçede maddi veya hukuki bağlılık nedeniyle birlikte, hangilerinin ayrı davalarda ileri sürüleceği belirlenmelidir.

TSK Personeli Icin Sicil Iptal Davasi

Subay Sicil İptal Davası

Subay sicil iptal davasında, sicil üstünün değerlendirme yapmaya yetkili olup olmadığı ve personelle aynı sicil dönemi içinde gerekli fiilî çalışma süresini doldurup doldurmadığı öncelikle araştırılır. Kural olarak sicil üstünün hakkında sicil düzenlediği personelle en az üç ay fiilen görev yapmış olması gerekir. Kısa süreli gözleme veya başkalarından aktarılan kanaatlere dayanılarak düzenlenen sicil, personelin bütün bir dönemini temsil etmeye elverişli olmayabilir.

Subay hakkında verilen sicil notu; personelin görev sonuçları, ödül ve takdirleri, denetleme sonuçları, disiplin durumu, fiziki yeterlik verileri, önceki ve sonraki yıllardaki sicil çizgisi ve sicil belgesinde yer alan kanaatlerle birlikte değerlendirilmelidir. Sicil notu ile yazılı kanaat arasında belirgin bir çelişki bulunması veya düşük değerlendirmenin hangi olaya dayandığının işlem dosyasından anlaşılamaması, hukuki denetimde önem taşıyan hususlardır.

Astsubay Sicil İptal Davası

Astsubay sicil iptal davasında da yetkili sicil üstü, asgari çalışma süresi, tarafsızlık, önceki sicil safahatı ve somut belge desteği temel inceleme alanlarıdır. Astsubay Sicil Yönetmeliği, sicil notunun rütbe terfii, rütbe kademeliliği ve kademe ilerlemesi üzerindeki etkisini ayrıntılı biçimde düzenler. Sicil notunun yüzde 60’ın altında kalması, kademe ilerlemesi ve diğer özlük işlemleri bakımından doğrudan sonuç yaratabilir. Bununla birlikte yüzde 60’ın üzerindeki bir not da yeterlik sırasını ve seçilme ihtimalini düşürdüğü ölçüde hukuki menfaat ihlali doğurabilir.

Sicil alma eğiliminden belirgin biçimde ayrılan değerlendirmelerin denetleme kurullarınca incelenmesi, sistemin kendi içinde keyfîliği önlemeye yönelik bir güvencedir. Dava dosyasında bu incelemenin yapılıp yapılmadığı, farklı sicil üstlerinin notları arasında açıklanamayan bir fark bulunup bulunmadığı ve sicil belgesindeki olumsuz kanaatlerin resmî belgelerle desteklenip desteklenmediği araştırılmalıdır.

Uzman Erbaş Sicil İptal Davası

Uzman çavuş sicil iptal davası bakımından 11 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 7588 sayılı Kanun özellikle dikkate alınmalıdır. Değişiklikle uzman erbaşların sicil yılı, ilk sicilin düzenlenme zamanı, sicil tam notu ve olumlu sicil eşiği kanun düzeyinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre uzman erbaş sicil yılı ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden başlayarak bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan dönemi kapsar. İlk sicil kural olarak göreve alınmayı takip eden 2 Mayıs itibarıyla düzenlenir; bu tarihe kadar geçen süre üç aydan azsa ilk sicil üç aylık süre tamamlandığında verilir.

Uzman erbaşlarda sicil tam notu yüz, olumlu sicil eşiği ise yüzde 60 ve üzeridir. Bu eşik; kademe ilerlemesi, derece yükselmesi ve uzman erbaşlıktan astsubaylığa geçiş gibi işlemlerde önem taşır. Bununla birlikte uzman çavuşun davası yalnızca notun 60’ın altında kalıp kalmadığı üzerinden kurulamaz. Sicil üstlerinin yetkisi, birlikte çalışma süresi, görev başarıları, takdir ve ödüller, ceza ve ikaz kayıtları, önceki siciller ile dava konusu dönemdeki somut görev sonuçları birlikte incelenmelidir.

Jandarma Sicil İptal Davası

Jandarma sicil iptal davası, personelin subay, astsubay, uzman erbaş veya başka bir statüde bulunmasına göre farklı mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Jandarma Genel Komutanlığının İçişleri Bakanlığı bünyesindeki idari yapısı sebebiyle, görevli ve yetkili mahkeme ile davalı idarenin belirlenmesinde TSK personeline ilişkin kurallar doğrudan ve ayrım yapılmadan uygulanmamalıdır.

Jandarma personelinin görevlerinin sahadaki niteliği de delil değerlendirmesinde önemlidir. Operasyon, asayiş, karakol veya özel görev sonuçları; denetleme raporları, takdir ve taltifler, görev emri ve sonuç raporları, personelin fiilen görev yaptığı birlik ile sicil üstü bağlantısı birlikte incelenmelidir. Özellikle kısa süreli görev değişiklikleri, geçici görevlendirmeler ve farklı amirlerle çalışılan dönemlerde sicili kimin düzenlemesi gerektiği uyuşmazlığın merkezine yerleşebilir.

Askerî Sicil Yönetmeliği ve Hukuki Dayanaklar

Sicil iptal davalarında uygulanacak mevzuat personelin statüsüne göre belirlenir. Subaylar yönünden 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Subay Sicil Yönetmeliği; astsubaylar yönünden aynı Kanun ile Astsubay Sicil Yönetmeliği; uzman erbaşlar yönünden 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve Uzman Erbaş Yönetmeliği temel düzenlemeleri oluşturur. Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli bakımından ise personelin statüsü, ilgili özel düzenlemeler ve komutanlık teşkilatı birlikte dikkate alınmalıdır.

Sicil tam notu subay ve astsubaylar bakımından yüzdür. Sicil, personelin rütbe ve statüsüne göre sicil üstü değerlendirmeleri ile mevzuatta öngörülen diğer unsurlar üzerinden hesaplanır. Subay ve astsubay sicil sisteminde sicil alma eğilimi, önceki yıllar, sicil üstleri arasındaki uyum ve sicilin denetlenmesi gibi mekanizmalar bulunmaktadır. Sicil değerlendirme ve denetleme kurulları kasıtlı veya keyfî verildiği değerlendirilen sicilleri inceleyebilir; ancak kurulun varlığı personelin doğrudan idari yargıya başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.

Aşağıdaki tablolar, sicil iptal davasında en sık uygulanan hükümlerin özünü ve dava bakımından anlamını gösterir. Bir işlemin hukuka uygunluğu, sicilin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan metne göre değerlendirildiğinden eski sicil yıllarında o tarihteki düzenleme ayrıca araştırılmalıdır. Tablolar kanun ve yönetmeliğin tamamının yerine geçmez; uyuşmazlıkla doğrudan bağlantılı maddelerin pratik okumasını sunar.

926 Sayılı TSK Personel Kanunundaki İlgili Hükümler

HükümDüzenlemenin özüSicil iptal davasındaki önemi
926 sayılı Kanun m.3, sicil notu tanımıSicil notu, sicil üstü değerlendirme notlarının ortalaması ile general ve amiraller dışındaki personel bakımından fiziki yeterlik değerlendirmesi sonucunun ilgili sicil yönetmeliğindeki esaslara göre birleştirilmesiyle belirlenir.Dava yalnızca nihai rakama yöneltilmemelidir. Sicil üstü değerlendirmeleri, FYDT verisi ve hesaplama basamakları ayrı ayrı incelenmelidir.
926 sayılı Kanun m.3, sicil notu ortalamasıRütbeye göre hangi sicillerin ve hangi ağırlıkların ortalamaya katılacağı düzenlenir.Tek bir hukuka aykırı sicil, sonraki rütbelerdeki ortalamayı ve yeterlik sırasını etkileyebilir. Zararın yıllara yayılması bu nedenle mümkündür.
926 sayılı Kanun m.3, yeterlik derecesiAynı sınıf ve rütbedeki personelin sicil notu ortalamasına göre kendi aralarındaki derecelenmesini ifade eder.60’ın üzerindeki bir not da sıralamayı geriletiyorsa menfaat ihlali doğurabilir. Dava edilebilirlik yalnızca olumlu veya olumsuz eşik üzerinden belirlenmez.
926 sayılı Kanun m.3, sicil tam notuSicil tam notu 100’dür.Yönetmeliklerdeki yüzde 60, 90 veya başka oranların hesaplanacağı temel değeri açıklar.
926 sayılı Kanunun terfi hükümleriÜst rütbeye yükselmede bekleme süresi, geçerli sicil sayısı, yeterlik ve diğer şartlar birlikte aranır.Sicil iptali, terfi işlemini etkileyebilir; ancak terfi etmeme kararı ayrı bir uygulama işlemi ise süresi ve talep sonucu ayrıca değerlendirilmelidir.
926 sayılı Kanunun kademe hükümleriKademe ilerlemesinde hizmet süresi ve olumlu sicil gibi koşullar dikkate alınır.60’ın altındaki sicil kademe ilerlemesini engellemişse iptal kararının mali ve özlük sonuçları doğabilir.

926 sayılı Kanundaki “sicil notu”, “sicil notu ortalaması” ve “yeterlik derecesi” aynı kavramlar değildir. Sicil notu belirli bir dönemin sonucunu, sicil notu ortalaması farklı dönemlerin mevzuata göre hesaplanan bileşimini, yeterlik derecesi ise bu ortalamaya dayalı emsal sıralamasını ifade eder. Dilekçede bu kavramların birbirinin yerine kullanılması, sicilin hangi hakkı nasıl etkilediğini belirsizleştirir.

Subay Sicil Yönetmeliğindeki İlgili Maddeler

MaddeTemel kuralDava dosyasında incelenecek husus
Madde 3Sicil alma eğilimi, sicil notu, sicil notu ortalaması, gerekçe, ayırt edici nitelik ve FYDT gibi teknik kavramları tanımlar.İdarenin hangi veriyi hangi formülle kullandığı ve sicil alma eğilimi denetiminin doğru yapılıp yapılmadığı araştırılır.
Madde 5Sicil üstleri değerlendirmeyi tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle yapmak; personeli günlük çalışmaları, disiplin durumu, görevleri ve denetimler üzerinden tanımakla yükümlüdür.Kısa gözleme, duyuma, kişisel çatışmaya veya dönem dışı olaya dayanan değerlendirme bu hüküm karşısında sorgulanır.
Madde 6 ve 7Birinci, ikinci ve üçüncü sicil üstleri kuruluş bağlantısı, görev yeri, rütbe ve amirlik ilişkisine göre belirlenir.Atama, kuruluş ve vekâlet emirleri getirtilerek sicili yazan kişinin yetkili olup olmadığı kontrol edilir.
Madde 9Üç ay veya daha uzun geçici görevlendirmede sicil üstleri kural olarak fiilen görev yapılan yerin kuruluş bağlantısına göre belirlenir; üç aydan kısa geçici görevde atamalı birlik esas alınır.Geçici görev emri, başlangıç ve bitiş tarihleri ile fiilen hangi amir emrinde çalışıldığı karşılaştırılır.
Madde 14Aynı kişi aynı sicil belgesinde birinci, ikinci veya üçüncü sicil üstü olarak birden fazla seviyeyi temsil edemez.Sicil zincirinin yapay biçimde tek kişide birleşip birleşmediği incelenir.
Madde 15Bir sicil üstü, kural olarak personelle aynı sicil döneminde fiilen en az üç ay görev yapmadan sicil düzenleyemez. Bazı yasal mazeret sürelerinin toplam bir aylık bölümü fiilî görevden sayılabilir.Takvim süresi değil, mevzuata göre hesaplanan fiilî çalışma süresi belirlenir. Katılış, ayrılış, izin, kurs, istirahat ve geçici görev kayıtları birlikte incelenir.
Madde 16 ve 17Belirli yakınlık, kıdem, açıkta bulunma veya tutukluluk gibi hâllerde sicil düzenlenemez; yabancı silahlı kuvvet personeli sicil üstü olamaz.Sicil üstünün kişi veya durum yönünden değerlendirme yasağı kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılır.
Madde 18Sicil kıstaslarının işaretlenmesinde sicil üstüne müdahale veya telkinde bulunulamaz.Toplu puan talimatı, önceden belirlenmiş kota, baskı veya sonuç yönlendirmesi iddiası varsa yazışma ve emir kayıtları istenir.
Madde 19 ve 23Sicilin amacı personelin yetenek ve görev başarısını belirlemektir; temel nitelikler, genel değerlendirme, ayırt edici nitelikler ve gelecekteki görevlere ilişkin kanaat alanları düzenlenir.Not ile “üst göreve hazırlık”, “müstakil görev”, “temsil” ve benzeri kanaatlerin kendi içinde tutarlı olup olmadığı incelenir.
Madde 24 ve 25Sicil belgesinin doldurulması, birden fazla sicil üstüyle çalışma, ayrılış sicili ve kanaat değişikliği sicili usulleri düzenlenir.Aynı dönemde birden fazla sicilin neden ve nasıl düzenlendiği, hangi notların ortalamaya katıldığı ve önceki sicilin geçerliliği araştırılır.
Madde 26Sicil belgeleri kural olarak 2 Mayıs tarihi itibarıyla düzenlenir; özel rütbe ve durumlar için farklı tarihler öngörülür.Değerlendirme tarihinden sonra meydana gelen olayın geriye yürütülerek sicile yansıtılıp yansıtılmadığı kontrol edilir.
Madde 28Sicil belgeleri özel gizlilik derecelidir.Gizlilik, belgenin yargısal denetim dışı kalması anlamına gelmez. Mahkeme işlem dosyasını idareden isteyebilir; dava süresi bakımından öğrenme tarihi ayrıca incelenir.
Madde 29Belirli olumsuz kıstaslar işaretlendiğinde sicil döneminde düzenlenmiş destekleyici belgenin sicile eklenmesi zorunludur.Zorunlu ekin bulunmaması, belgenin dönem dışında düzenlenmesi veya işaretlenen kıstası doğrulamaması şekil ve sebep unsurlarını sakatlayabilir.
Madde 30Kategorilerin nota çevrilmesi, sicil üstü notlarının ortalaması, teğmen-albaylarda 95 puanlık sicil üstü kısmı ile 5 puanlık FYDT katkısı, 60 altı notlar ve sicil alma eğilimi denetimi düzenlenir.Matematiksel hata, yanlış FYDT verisi, sicil üstleri arasında 20 veya daha fazla farkın kurulda incelenmemesi ve sicil alma eğiliminden sapmanın denetlenmemesi dava sebebi olabilir.
Madde 34 ila 36Sicil değerlendirme ve denetleme kurullarının kuruluşu, çalışma esasları ve yetkileri düzenlenir; kurul kendisi not takdir etmez.Kurul incelemesi, yargı yolunun yerine geçmez. Kasıtlı veya keyfî sicil saptanmışsa hangi sicil üstü değerlendirmesinin iptal edildiği araştırılır.
Madde 39 ila 42Yeterliğin ve sicil notu ortalamasının belirlenmesi ile aynı ortalamaya sahip personelin sıralanması düzenlenir.Dava konusu notun terfi ve yeterlik sırasına sayısal etkisi ortaya konulur.
Madde 68 ila 72Kademe ilerlemesi, sicil notunun kademe bakımından hesabı ve sicil düzenlenemeyen hâllerin sonuçları düzenlenir.İptal edilen ya da usulen düzenlenemeyen sicil nedeniyle kademe kaybı doğmuşsa düzeltilecek kayıtlar belirlenir.
Madde 103 ve 104Sicilin tekemmülü ve sicil kayıtlarındaki düzeltmeler düzenlenir.Henüz kesinleşmemiş hazırlık işlemi ile kesin ve icrai sicil işlemi ayrılır; iptal kararı sonrasında kayıtların hangi usulle düzeltileceği değerlendirilir.

Subay Sicil Yönetmeliği Madde 30’a göre teğmen-albaylarda sicil üstlerinin 100 üzerinden hesaplanan değerlendirme ortalaması 95’e tahvil edilir. Personelin aynı sicil dönemindeki FYDT sonucu 60 veya üzerindeyse 5 puan, altındaysa 0 puan eklenir. Bu nedenle nihai nottaki uyuşmazlık bazen sicil üstünün değerlendirmesinden değil, yanlış FYDT verisinden veya tahvil hesabından kaynaklanabilir. Dava açılmadan önce mümkünse hem ham sicil üstü notları hem de nihai hesap ayrı ayrı görülmelidir.

Astsubay Sicil Yönetmeliğindeki İlgili Maddeler

MaddeTemel kuralDava bakımından açıklama
Madde 3Sicil, yeterlik, sicil alma eğilimi, rütbe terfii, rütbe kademeliliği ve kademe ilerlemesine ilişkin kavramları tanımlar.Dava konusu sicilin hangi personel işlemine ve hangi hesaplama yöntemine etki ettiği belirlenir.
Madde 5Sicil üstü, astsubayı tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle; görev, eğitim, disiplin ve somut gözlemler üzerinden değerlendirmek zorundadır.Kişisel husumet, tek olaya aşırı ağırlık verme veya somut gözlem bulunmaması sebep ve amaç unsurları yönünden incelenir.
Madde 6 ve 7Birinci, ikinci ve üçüncü sicil üstlerinin kimler olduğu kuruluş ve komuta bağlantısına göre belirlenir.Görev kadrosu, emir-komuta bağlantısı, rütbe ve vekâlet durumunun sicil yazmaya yeterli olup olmadığı kontrol edilir.
Madde 9Üç ay ve üzerindeki geçici görevlendirmelerde fiilen görev yapılan yerin sicil zinciri önem kazanır.Geçici görev süresi ile sicili düzenleyen birim arasında uyumsuzluk yetki sakatlığı doğurabilir.
Madde 14Aynı kişinin birden fazla sicil üstü seviyesini aynı belgede üstlenmesi yasaktır.Sicil zincirinin yönetmelikte öngörülen çok seviyeli denetimi sağlayıp sağlamadığı araştırılır.
Madde 15Kural olarak sicil üstü ile astsubayın aynı sicil döneminde fiilen en az üç ay birlikte görev yapması gerekir. Kurs, izin, kısa geçici görev, istirahat ve benzeri mazeretlerin toplam bir aylık kısmı belirli şartlarda fiilî görevden sayılır.Personel ve sicil üstünün gün gün çalışma çizelgesi çıkarılmalı; yalnızca atama tarihleriyle yetinilmemelidir.
Madde 16 ila 18Sicil düzenleme yasağı bulunan hâller ile sicil üstüne müdahale ve telkin yasağı düzenlenir.Hısımlık, kıdem, tutukluluk veya kurumsal baskı gibi iddialar somut belgeyle sınanır.
Madde 21 ila 23Sicil belgesinin düzenlenme usulü, birden fazla sicil üstüyle çalışma ve düzenleme zamanı belirlenir.Ayrılış sicilinin, kanaat değişikliği sicilinin ve yıl sonu sicilinin doğru tarihte ve doğru amirce düzenlenip düzenlenmediği araştırılır.
Madde 25Sicil belgelerinin gizlilik derecesini düzenler.Gizlilik sürenin hiç başlamayacağı veya belgenin mahkemeye sunulamayacağı anlamına gelmez. Öğrenme ve yargısal erişim ayrı sorunlardır.
Madde 26Belirli olumsuz değerlendirmeler bakımından belge eklenmesini zorunlu tutar.Ekli tutanağın ilgili sicil döneminde düzenlenmiş, somut ve işaretlenen niteliği destekler nitelikte olup olmadığı incelenir.
Madde 27İşaretlemelerin nota çevrilmesi, sicil üstü değerlendirme notlarının ortalaması, 60 altı siciller ve sicil alma eğilimi denetimi düzenlenir.Ham not, ortalama, tahvil ve denetleme kurulu işlemlerinde hesap veya usul hatası bulunup bulunmadığı araştırılır.
Madde 31 ila 33Sicil değerlendirme ve denetleme kurullarının yapısı ve görevleri düzenlenir; kurulun doğrudan not takdir etmediği belirtilir.Kurulun incelememesi veya yüzeysel incelemesi dava hakkını kaldırmaz; kurul dosyası mahkemeden istenebilir.
Kademe ve terfiye ilişkin maddelerOlumlu sicil, rütbe terfii, rütbe kademeliliği ve kademe ilerlemesi işlemlerinde esas alınır.Sicil iptalinin yalnızca puan kaydına değil, kademe, kıdem ve parasal haklara etkisi ayrıca talep ve takip edilmelidir.

Subay ve Astsubay Sicil Yönetmelikleri büyük ölçüde paralel hükümler içerse de madde numaraları ve bazı teknik sonuçlar aynı değildir. Bu sebeple subay için hazırlanmış dilekçenin yalnızca rütbe adı değiştirilerek astsubay davasında kullanılması doğru değildir. Özellikle belge ekleme, sicil formunun bölümleri, sicil notunun hesabı ve iptal edilen sicilin kademe işlemlerine etkisi ilgili yönetmelik üzerinden ayrı kurulmalıdır.

3269 Sayılı Kanun Madde 8/A ve Uzman Erbaş Mevzuatı

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa 7588 sayılı Kanunun 10’uncu maddesiyle eklenen 8/A maddesi 2 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilmiş ve 11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Hükmün özü aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Madde 8/A hükmüAçıklamaUyuşmazlığa etkisi
Sicil yılı, ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar sürer.Uzman erbaşın hangi dönemdeki davranış ve görev sonuçlarının o sicile esas alınacağını belirler.Dönem dışında kalan bir olayın değerlendirmeye belirleyici biçimde yansıtılması sebep unsuru yönünden tartışılabilir.
İlk sicil, göreve alınmayı takip eden ilk 2 Mayıs itibarıyla düzenlenir.Yeni göreve başlayan uzman erbaş için genel düzenleme tarihini belirler.Sicilin erken veya yanlış döneme ilişkin düzenlenip düzenlenmediği bu tarihe göre kontrol edilir.
Göreve alınma ile takip eden 2 Mayıs arasındaki süre üç aydan kısaysa ilk sicil, üç ay dolduğunda düzenlenir.Değerlendirme için asgari gözlem süresini koruyan özel bir kuraldır. Sonraki sicil normal tarihinde düzenlenir.Üç ay dolmadan verilen ilk sicil doğrudan kanun hükmü karşısında hukuka aykırılık iddiasına konu olabilir.
Sicil tam notu 100’dür.Bütün oranların hesaplanacağı üst sınırı belirler.Sonuç puanındaki aritmetik hata ve her sicil üstünün verdiği notun hesaba katılıp katılmadığı denetlenir.
Sicil üstlerinin notlarının ortalaması o yılın sicil notudur.Nihai not, yetkili sicil üstlerinin değerlendirmelerinin aritmetik ortalamasıdır.Bir sicil üstünün notunun eksik veya fazla hesaba katılması, yetkisiz kişinin not vermesi ya da ayrılış sicilinin yanlış birleştirilmesi sonucu etkileyebilir.
Olumlu sicil için not en az yüzde 60 olmalıdır.60, olumlu sicilin asgari eşiğidir; her kariyer işlemi için yeterli puan anlamına gelmez.60 ve üzerindeki not, statü geçişi ortalamasını veya sıralamayı olumsuz etkiliyorsa yine dava konusu olabilir.
Sicil üstleri, ayrılış sicili ile sicilin şekil ve usulü yönetmelikte düzenlenir.Kanun temel çerçeveyi, yönetmelik ayrıntılı yetki ve usul kurallarını belirler.Dava incelemesinde yalnızca 8/A değil, Uzman Erbaş Yönetmeliği ve atıf yapılan Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümleri birlikte uygulanır.

Madde 8/A ile Uzman Erbaş Yönetmeliğinin sicil hükümleri büyük ölçüde aynı çerçeveyi taşır. Ancak normlar hiyerarşisi bakımından 2 Mayıs dönemi, üç aylık ilk sicil süresi, 100 tam not ve 60 olumlu sicil eşiği artık açık bir kanun hükmüne de dayanmaktadır. Yönetmelik ve kurum içi yönerge kanuna aykırı sonuç doğuramaz.

Uzman Erbaş Yönetmeliği maddesiDüzenlemeDava bakımından önemi
Madde 10Sicil işlemleri, notların niteliğe göre verilmesi, elektronik sicil, sicil üstleri, olumlu sicil eşiği, kademe ve derece işlemleri düzenlenir.Uzman erbaş sicil davasının temel yönetmelik hükmüdür; ham nitelik puanları ve sicil üstü ortalaması ayrı ayrı incelenmelidir.
Madde 10’un atıf hükmüİstisnalar dışında Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5 ila 18’inci maddeleri uzman erbaşların sicil üstleri bakımından uygulanır.Tarafsızlık, sicil üstlerinin belirlenmesi, üç aylık çalışma, değerlendirme yasağı ve müdahale yasağı uzman erbaş için de önem taşır.
Madde 10, birinci sicil üstüBirinci sicil üstü en az kısım, unsur, top, tim, takım, karakol, bölük komutanı veya eşiti görev yerindeki, yönetmelikte belirtilen asgari rütbeyi taşıyan komutan ya da amirdir.Fiilen emir veren her kişi kendiliğinden sicil üstü değildir; görev yeri ve rütbe şartı denetlenir.
Madde 10, ikinci ve üçüncü sicil üstüAstsubaylar ikinci sicil üstü olabilir, üçüncü sicil üstü olamaz; ikinci üstün astsubay olması durumunda üçüncü üst sicil düzenlemek zorundadır.Sicil zincirindeki rütbe ve yetki hatası nihai ortalamayı sakatlayabilir.
Madde 10, ayrılış siciliGörevden ayrılma hâlinde Astsubay Sicil Yönetmeliğinin ayrılış siciline ilişkin hükümleri uygulanır.Görev değişikliği bulunan yıllarda birden fazla sicilin hangi yöntemle birleştirildiği araştırılır.
Madde 11Uzman onbaşılıktan uzman çavuşluğa terfide hizmet süresi, istek, sicille saptanan başarı ve olumlu kanaat aranır.Sayısal not yanında “uzman çavuş olabilir” kanaati de bağımsız mesleki etki yaratabilir.
Madde 12Sözleşme uzatmada son sicil notunun en az yüzde 60 olması koşullardan biridir.Olumsuz sicil sözleşme yenilememe işlemine dayanak olmuşsa iki işlem ve süreleri birlikte ele alınmalıdır.
Madde 13Görevde başarısızlık ve kendisinden istifade edilememe hâllerinin rapor, tutanak ve benzeri belgelerle kanıtlanmasına ilişkin sonuçlar düzenlenir.Soyut kanaat yerine somut kayıt aranması, sicile bağlı ilişik kesme uyuşmazlıklarında ayrıca önemlidir.
Madde 24Uzman erbaşın astsubay sınıfına geçirilme şartlarını düzenler; ilgili başvuru yoluna göre yüzde 90 sicil ortalaması ve bazı hâllerde en az dört yıllık sicil aranır.60 olumlu sicil eşiği ile yüzde 90 statü geçiş şartı karıştırılmamalıdır. 60’ın üzerindeki düşük bir sicil, astsubaylığa geçişi engelleyebilir.

İYUK’ta Sicil İptal Davasını Belirleyen Maddeler

İYUK hükmüKuralSicil iptal davasındaki uygulama
Madde 3Dilekçede taraflar, konu, sebepler, deliller, tebliğ tarihi ve diğer zorunlu bilgiler gösterilir.Askerî hizmet uyuşmazlığında sicil, sınıf ve rütbe bilgileri de eklenmelidir. Dava konusu sicil yılı ve öğrenme tarihi açık yazılmalıdır.
Madde 5Aralarında maddi veya hukuki bağlılık bulunan işlemler belirli şartlarla aynı dilekçede dava konusu edilebilir.Birden fazla sicil yılı veya sicil ile terfi etmeme işlemi birlikte dava edilecekse bağlantı açıklanmalıdır.
Madde 7Özel süre yoksa idare mahkemesinde dava açma süresi 60 gündür ve kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar.Sicilin gizli olması süresiz dava hakkı vermez. Yazılı veya fiilî öğrenme tarihi dosya özelinde saptanır.
Madde 11Dava süresi içinde işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için yapılan uygun idari başvuru işlemekte olan süreyi durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse ret oluşur ve kalan süre yeniden işler.Başvuru sürenin tamamını sıfırlamaz. Başvuruya kadar geçen günler, ret sonrasında kalan 60 günlük hesabın içindedir.
Madde 20İdari yargıda resen araştırma ilkesi uygulanır; mahkeme gerekli bilgi ve belgeleri taraflardan ve idareden isteyebilir.Gizli sicil belgesi, ham notlar, kişisel dosya ve kurul kayıtlarının idareden getirtilmesi talep edilebilir.
Madde 20/CMSB kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile maddede sayılan askerlik yükümlülerinin askerî hizmet işlemlerinde özel usul ve yetki kuralı uygulanır. Yetkili mahkeme, görev yerinin bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.TSK personeli bakımından görev yeri ile bölge idare mahkemesi bağlantısı kurulmalıdır. Bu özel hüküm Jandarma personeline hiçbir inceleme yapılmadan otomatik uygulanmamalıdır.
Madde 27Yürütmenin durdurulması için açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zararın birlikte bulunması gerekir.Yakın terfi, statü geçişi veya sözleşme işlemi varsa sicilin bu sonuca belirleyici etkisi somutlaştırılmalıdır.
Madde 28İdare, mahkeme kararının gereğini gecikmeksizin yerine getirir; genel olarak kararın tebliğinden itibaren 30 günü geçemez.Sicil kaydı, ortalama, kademe, kıdem ve bağlı işlemlerin karar gerekçesine uygun biçimde yeniden ele alınması gerekir.
Madde 33/3Kamu görevlilerinin sicil, ilerleme, yükselme, intibak ve benzeri özlük işlemlerinde genel olarak görev yaptığı yer idare mahkemesi yetkilidir.Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli bakımından özel hüküm bulunup bulunmadığı da kontrol edilerek genel sicil yetki kuralı değerlendirilir.

Görevli ve yetkili mahkeme ayrımında sık yapılan hata, adli yargı mahkemesinin uyuşmazlığı gördüğünün sanılmasıdır. İdare mahkemesi bulunmayan bir yerde dilekçenin asliye hukuk mahkemesine verilmesi yalnızca evrakın yetkili idari yargı merciine gönderilmesini sağlayan bir başvuru yoludur; davayı asliye hukuk mahkemesi görmez. Benzer biçimde, AYİM’in 2017 yılında kaldırılmasından sonra askerî sicil uyuşmazlıkları idare mahkemelerince görülmektedir.

sicil iptal davalari

Sicil Notu Nasıl Hesaplanır?

Sicil notunun hesaplanması personel statüsüne göre değişir. Aynı “100 tam puan” ifadesi kullanılsa da subayın FYDT katkısı, astsubayın sicil formundaki işaretlemelerinin nota çevrilmesi ve uzman erbaşın on nitelik üzerinden aldığı puanların ortalaması farklı sistemlerdir. Bir davada doğru hesap yöntemi gösterilmeden yalnızca sonuç notuna itiraz edilmesi, aritmetik veya usul hatasının nerede doğduğunu belirsiz bırakır.

Subay Sicil Notunun Hesaplanması

Teğmen-albay sicil formunda sicil üstleri genel değerlendirme kategorisini ve ayırt edici nitelikleri işaretler. Yönetmelikte üstün başarılı, başarılı, yeterli ve yetersiz kategorileri belirli temel notlara bağlanmış; emsalin üstünde veya altında işaretlenen ayırt edici niteliklerin ağırlıklarının bu nota eklenmesi ya da çıkarılması öngörülmüştür. Bir, iki veya üç sicil üstü değerlendirme yapmışsa bunların usulüne uygun notlarının ortalaması o yılın sicil üstü değerlendirme notunu oluşturur.

Bu ortalama 100 üzerinden hesaplandıktan sonra teğmen-albaylar bakımından 95’lik bölüme tahvil edilir. Aynı dönemdeki FYDT sonucu 60 veya üzerindeyse 5 puan eklenir; 60’ın altındaysa FYDT katkısı sıfır kabul edilir. Dolayısıyla 100 üzerinden 90 olarak görülen ham sicil üstü ortalaması doğrudan nihai sicil notu değildir. Yanlış FYDT sonucu, hatalı tahvil, yetkisiz bir sicil üstünün puanının ortalamaya alınması veya alınması gereken ayrılış sicilinin dışarıda bırakılması nihai notu değiştirebilir.

General ve amiraller bakımından hesap yöntemi farklıdır; sicil üstü değerlendirme notu doğrudan sicil notunu ifade eder. Ayrıca rütbe sicil notu ortalaması ile kariyer boyunca kullanılan sicil notu ortalaması da yıllık sicil notundan ayrıdır. Dava dilekçesinde hangi matematiksel sonucun tartışıldığı açıkça gösterilmelidir.

Astsubay Sicil Notunun Hesaplanması

Astsubay sicil formundaki kategori ve nitelik işaretlemeleri yönetmelikteki ağırlıklara göre nota çevrilir. Sicil üstlerinin notları birden fazlaysa usulüne göre ortalama alınır. Sicil alma eğilimi için yeterli geçmiş veri bulunan personelde yıllık not, önceki değerlendirme çizgisiyle karşılaştırılır. Sicil üstleri arasında veya personelin olağan sicil çizgisine göre belirgin sapma varsa denetleme mekanizmasının işletilmesi gerekir.

Astsubay davasında hesap denetimi için nihai not tek başına yeterli değildir. Birinci, ikinci ve varsa üçüncü sicil üstünün kategori işaretlemeleri, ayırt edici nitelik değerlendirmeleri, yazılı kanaatleri, nota tahvil dökümü ve nihai ortalamanın hesap çizelgesi birlikte istenmelidir. Sicil notunun yüzde 60 altında kalması kademe ve diğer özlük işlemlerinde doğrudan sonuç yaratabilir; bununla birlikte yüzde 60 üzerindeki notun yeterlik sırasına etkisi de ayrıca hesaplanmalıdır.

Uzman Erbaş Sicil Notunun Hesaplanması

Uzman erbaş sicil belgesinde her niteliğe on üzerinden not verilir; notlar tam veya yarım puanlı olabilir. Sicil tam notu 100’dür ve yetkili sicil üstlerinin verdikleri notların ortalaması yıllık sicil notunu meydana getirir. Bütün niteliklerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden, yalnızca toplam puan değil hangi niteliklerin kaç puanla değerlendirildiği de hukuki denetim bakımından önemlidir.

Örneğin personel dönem boyunca operasyonel görevlerinde başarılı, disiplin cezası bulunmayan ve takdir alan biri olmasına rağmen çalışkanlık, sorumluluk veya mesleki bilgi niteliğinde olağan çizgisinden çok düşük puan almışsa, bu düşüşün hangi somut gözleme dayandığı araştırılmalıdır. Tersine, tek bir olumsuz olayın bütün niteliklere aynı şekilde yansıtılması da her niteliğin ayrı değerlendirilmesi ilkesi bakımından sorun yaratabilir.

60 Puan Her Zaman Yeterli midir?

Hayır. Yüzde 60, ilgili düzenlemelerde sicilin olumlu sayılması bakımından alt sınırdır. Bu eşik personelin her terfiye, kursa, göreve veya statü geçişine hak kazanacağı anlamına gelmez. Uzman erbaşın astsubaylığa geçişinde yüzde 90 ortalama aranması bunun en belirgin örneğidir. Subay ve astsubaylarda ise 60’ın çok üzerindeki bir not dahi emsal sıralamasında önemli gerileme yaratabilir.

Bu nedenle hukuki inceleme üç ayrı soruya cevap vermelidir: Sicil olumlu mudur, personelin hedeflediği kariyer işlemi için yeterli midir ve hukuka uygun mudur? Bu soruların cevapları aynı olmayabilir. 75 puan olumlu olabilir, yüzde 90 şartlı statü geçişi için yetersiz kalabilir ve aynı zamanda yetkisiz amir tarafından verildiği için hukuka aykırı olabilir.

Sicil Üstleri Kimlerdir ve Üç Aylık Süre Nasıl Hesaplanır?

Sicil iptal davalarının önemli bir bölümü, notun içeriğinden önce onu kimin vermeye yetkili olduğu sorusuyla çözülür. Bir personeli fiilen sevk ve idare eden her amir, sicil yönetmeliği bakımından otomatik olarak sicil üstü değildir. Kuruluş bağlantısı, kadro görevi, rütbe, kıdem, vekâlet biçimi ve geçici görev süresi birlikte değerlendirilir.

Birinci, İkinci ve Üçüncü Sicil Üstü Ayrımı

Birinci sicil üstü personeli günlük görev içinde en yakından gözlemleyen amirdir. İkinci ve üçüncü sicil üstleri kuruluş bağlantısında bir üst görev yerindeki komutan veya amirlerdir. Daha üst sicil üstlerinin personeli doğrudan gözlem imkânı birinci üstünki kadar geniş olmayabilir; ancak değerlendirmeleri yine kendi görev fonksiyonları, gözlemleri ve resmî kayıtlarla uyumlu olmalıdır.

Sicil üstü zincirinde aynı kişinin iki seviyeyi birden temsil etmesi, yeterli rütbeyi taşımayan kişinin not vermesi veya geçerli bir yetki devri bulunmadan üçüncü sicil üstü yetkisinin kullanılması işlemde yetki sorunu doğurabilir. Dava dosyasında yalnızca sicil belgesindeki imza veya elektronik kayıt değil, o tarihteki kuruluş şeması, atama emri ve vekâlet onayı da incelenmelidir.

Üç Aylık Fiilî Çalışma Şartı

Kural olarak sicil üstünün personelle aynı sicil dönemi içinde fiilen en az üç ay görev yapmış olması gerekir. Bu süre yalnızca iki atama tarihi arasındaki takvim farkı değildir. İzin, kurs, istirahat, hastane, hava değişimi ve kısa süreli geçici görevlerin hangi bölümünün fiilî görevden sayılacağı ilgili yönetmeliğe göre hesaplanır. Personel ile sicil üstünün ayrı zamanlarda görevden uzak kaldığı günler ayrıca dikkate alınmalıdır.

Üç aylık sürenin dolup dolmadığı tartışılıyorsa personel ve sicil üstü için iki ayrı kronoloji hazırlanmalıdır. Birliğe katılış, ilişik kesme, geçici görev, kurs, izin ve istirahat tarihleri yan yana getirildiğinde gerçekten birlikte geçirilen süre ortaya çıkar. Sicil üstünün kadroda görünmesi, personeli üç ay fiilen gözlemlediğini tek başına kanıtlamaz.

Geçici Görev ve Atamalı Birlik Ayrımı

Üç ay veya daha uzun geçici görevlerde sicil üstünün fiilen görev yapılan yerin kuruluş bağlantısına göre belirlenmesi kuralı önem taşır. Üç aydan kısa geçici görevlerde ise kural olarak atamalı birlik sicili düzenler. Bir personelin yıl içinde birden çok geçici göreve gönderilmesi, atamalı birlikte çok az süre bulunması ve farklı amirlerin gözlem yapması hâlinde sicil zinciri ayrıntılı olarak çözülmelidir.

Geçici görev emrinin sicil dosyasına eklenmemesi, görev süresinin yanlış hesaplanması veya fiilen başka bir birimde çalışan personelin atamalı birliğinde kendisini yeterince gözlemlemeyen amirce değerlendirilmesi dava sebebi olabilir. Jandarma personelinde operasyonel görevlendirmeler ve karakol değişiklikleri; TSK personelinde kurs, tatbikat, yurt dışı görev ve kıta değişiklikleri özellikle önemlidir.

Ayrılış Sicili ve Kanaat Değişikliği Sicili

Sicil yılı içinde personelin veya sicil üstünün görevden ayrılması, birden fazla amirin değerlendirme yapmasını gerektirebilir. Ayrılış sicilinin düzenlenebilmesi için ilgili amirin personelle gerekli süreyi çalışmış olması ve belgenin doğru zamanda oluşturulması gerekir. Aynı seviyedeki birden fazla sicil üstünün notları, yönetmelikteki usule göre o seviyenin ortalamasına katılır.

Kanaat değişikliği sicili ise önceki değerlendirmenin sonradan keyfî biçimde değiştirilmesi için kullanılamaz. Kanaat değişikliğinin sicil dönemi içindeki somut gelişmeye dayanması, yetkili kişilerce ve usulüne göre düzenlenmesi gerekir. Önceki sicilin neden devre dışı kaldığı, yeni sicile hangi olayın yol açtığı ve olayın değerlendirme tarihleriyle uyumu işlem dosyasından anlaşılmalıdır.

Sicil Değerlendirme ve Denetleme Kurulu Ne İşe Yarar?

Subay ve astsubay sicil sisteminde denetleme kurulları, sicil alma eğiliminden belirgin sapmaları, sicil üstleri arasındaki yüksek not farklarını ve yönetmelikte gösterilen diğer durumları inceler. Kurulun görevi personel için yeni ve uygun gördüğü bir not vermek değildir. Kurul, değerlendirmeyi usul ve sistem içindeki tutarlılık bakımından inceler; kasıtlı veya keyfî sicil saptanması hâlinde ilgili sicil üstünün verdiği sicilin iptali gündeme gelebilir.

Kurul incelemesinin varlığı mahkemeye başvurmayı engellemez. Personel çoğu zaman kurulun hangi belgeleri gördüğünü, hangi gerekçeyle sonuca ulaştığını ve sicil üstüyle yapılan yazışmaları bilemez. İptal davasında kurul gündemi, inceleme raporu, karar tutanağı, puan karşılaştırma tablosu ve varsa sicil üstünden istenen açıklamalar mahkemeden talep edilmelidir.

Kurulun hiç inceleme yapmaması kadar, yalnızca sicilin 60’ın üzerinde olduğu gerekçesiyle içerik denetiminden kaçınması da tartışılabilir. Yönetmelikte sicil alma eğiliminden yukarı veya aşağı sapma ile sicil üstleri arasındaki fark bağımsız denetim sebepleri olarak düzenlenmişse olumlu eşik, kurul incelemesini tek başına gereksiz hâle getirmez.

Sicil İptal Davası Hangi Durumlarda Açılır?

Sicil iptal davasının hangi durumlarda açılabileceği her dosyanın kendi şartlarına göre belirlenir. Bununla birlikte uygulamada uyuşmazlıkların önemli bir bölümü sicil üstünün yetkisi, asgari çalışma süresi, değerlendirmenin belgeyle desteklenmemesi, sicil safahatında gerekçesiz düşüş ve kişisel saik iddiaları çevresinde toplanmaktadır.

Yetkisiz Sicil Üstü Tarafından Not Verilmesi

Sicili düzenleyen kişinin mevzuatta aranan sicil üstü niteliğini taşımaması, kuruluş bağlantısına göre değerlendirme yetkisinin bulunmaması veya rütbe ve kıdem yönünden sicil vermesine engel bir durumun bulunması işlemin yetki unsurunu sakatlayabilir. Aynı şekilde sicil üstünün personelle mevzuatta öngörülen süre kadar fiilen çalışmaması, sağlıklı ve dönemsel bir değerlendirme yapma imkânını ortadan kaldırabilir.

Asgari üç aylık süre yalnızca takvim hesabıyla değerlendirilmemelidir. Personelin veya sicil üstünün izin, kurs, geçici görev, istirahat ve benzeri sebeplerle fiilen görevden ayrıldığı dönemler ile yönetmeliklerde fiilî görevden sayılan süreler ayrı ayrı incelenmelidir. Dava dilekçesinde görev ve atama emirleri, ilişik kesme ve katılış tarihleri ile geçici görevlendirmelerin getirtilmesi talep edilmelidir.

Sicil Notunun Somut Belge ve Olaylarla Desteklenmemesi

Personelin görev başarısını düşük gösteren bir değerlendirmenin işlem dosyasında karşılığının bulunmaması, sicil notu ile resmî kayıtlar arasında çelişki yaratır. Dava konusu dönemde personele herhangi bir ikaz yapılmamış, görev yetersizliği bildirilmemiş, disiplin işlemi uygulanmamış ve aksine takdir veya başarı belgesi verilmişse düşük notun sebebi idarece açıklanabilmelidir.

Disiplin cezası bulunmaması tek başına yüksek sicil alma hakkı doğurmaz. Ancak ceza, ikaz veya görev başarısızlığı kaydı bulunmadığı hâlde önceki yıllardan keskin biçimde ayrılan bir not verilmişse idare bu farklılaşmayı somut görev verileriyle ortaya koymalıdır. Sicil üstünün soyut kanaati, hukuken denetlenebilir olgularla bağ kurulmadığında keyfîlik iddiasını güçlendirebilir.

Önceki Sicillerle Açıklanamayan Ani Düşüş

Personelin uzun yıllar boyunca istikrarlı bir başarı çizgisi izlerken tek bir dönemde ciddi puan kaybı yaşaması önemli bir karşılaştırma verisidir. Bununla birlikte mahkeme yalnızca önceki notların yüksek olmasına dayanarak iptal kararı vermez. Ani düşüşün dava konusu dönemdeki görev, disiplin, eğitim ve performans kayıtlarıyla açıklanıp açıklanamadığı araştırılır.

Bu nedenle sicil safahatı, dava konusu sicilden önceki ve sonraki yıllarla sınırlı olmayan bütüncül bir incelemeye tabi tutulmalıdır. Aynı dönemde verilen takdirler, başarılı görev sonuçları, kurs dereceleri, fiziki yeterlik sonuçları ve emsal personel değerlendirmeleri düşüşün makul bir sebebe dayanıp dayanmadığını gösterebilir.

Sicil Üstleri Arasındaki Çelişki

Birinci, ikinci ve varsa üçüncü sicil üstlerinin değerlendirmeleri arasında belirgin fark bulunması her zaman işlemi hukuka aykırı hâle getirmez. Sicil üstlerinin personeli farklı görev ve sorumluluklar yönünden gözlemlemesi mümkündür. Bununla birlikte büyük not farkının işlem dosyasında hiçbir açıklamasının bulunmaması, bir sicil üstünün olumlu kanaatiyle diğerinin ağır olumsuz değerlendirmesi arasında dayanak gösterilmemesi veya yazılı kanaatlerle puanların uyuşmaması ayrıntılı incelemeyi gerektirir.

Mahkemeden her bir sicil üstünün verdiği notların, gerekçe ve kanaatlerin, sicil düzenleme yetkisinin ve personelle çalışma sürelerinin ayrı ayrı getirtilmesi istenmelidir. Yalnızca nihai sicil ortalamasına odaklanmak, hukuka aykırılığın hangi aşamada doğduğunu görünmez hâle getirebilir.

Kişisel Husumet, Misilleme veya Amaç Dışı Değerlendirme

Sicil, amirin personelle yaşadığı kişisel uyuşmazlığı cezalandırma aracı değildir. Şikâyet, CİMER başvurusu, idari müracaat, tanıklık, görevlendirme itirazı veya başka bir hakkın kullanılmasının hemen ardından objektif gerekçe olmaksızın puan düşürülmesi, işlemin amaç unsuru yönünden incelenmesini gerektirebilir.

Kişisel husumet iddiası soyut bırakılmamalıdır. Uyuşmazlığa neden olan olayların tarihleri, yazışmalar, tutanaklar, önceki değerlendirmeler, aynı amirin farklı dönemlerdeki işlemleri ve puan düşüşünün zamanlaması kronolojik biçimde ortaya konulmalıdır. Böylece iddia, kişisel kanaat olmaktan çıkarılarak mahkemenin denetleyebileceği bir olgu zincirine dönüştürülebilir.

Ayrılış Sicili ve Kanaat Değişikliği Sicilindeki Usulsüzlükler

Sicil dönemi içinde personelin veya sicil üstünün görev yerinden ayrılması hâlinde ayrılış sicili ve bazı durumlarda kanaat değişikliği sicili gündeme gelebilir. Hangi tarihte, hangi sicil üstünün ve hangi çalışma süresi esas alınarak değerlendirme yaptığı doğru belirlenmelidir. Aynı sicil yılı içinde mevzuata aykırı biçimde birden fazla sicil düzenlenmesi, önceki sicilin hangi gerekçeyle dikkate alınmadığının açıklanamaması veya kanaat değişikliğinin somut sebebe bağlanmaması işlemi sakatlayabilir.

Sicil Puanı ile Yazılı Kanaatlerin Birbiriyle Çelişmesi

Personelin sayısal olarak başarılı gösterilmesine rağmen “üst göreve hazır değildir” veya “müstakil görev yapamaz” biçiminde ağır olumsuz kanaat yazılması, işlemin kendi içinde tutarlılığını tartışmalı hâle getirebilir. Bunun tersi de mümkündür: Personel hakkında övgü içeren kanaatler yazılıyken ayırt edici niteliklerin önemli bölümünün emsal altı işaretlenmesi, farklı değerlendirme alanları arasında açıklama gerektiren bir kopukluk yaratır.

Her çelişki otomatik iptal sebebi değildir. Bazı nitelikler diğerlerinden bağımsız değerlendirilebilir. Ancak idare, aynı form içinde birbirini dışlayan sonuçların hangi somut görev verisinden kaynaklandığını gösterebilmelidir. Dava dilekçesinde yalnızca not ile kanaat değil, kanaatlerin personelin seçilme ve görevlendirilme işlemlerindeki bağımsız etkisi de açıklanmalıdır.

Değerlendirme Dönemi Dışındaki Olayların Sicile Yansıtılması

Yıllık sicil belirli bir zaman aralığındaki performansı değerlendirmek için düzenlenir. Sicil döneminden önce veya sonra meydana gelen bir olayın, ilgili yılın siciline esas alınması kural olarak işlemin sebep unsurunu tartışmalı hâle getirir. Özellikle sicil düzenleme tarihinden sonra gerçekleşen disiplin olayı, başarısız görev veya kişisel uyuşmazlığın geriye dönük biçimde nota yansıtılması kronolojiyle ortaya çıkarılabilir.

Önceki dönemden devam eden bir durumun dava konusu yıldaki göreve somut etkisi bulunabilir; bu ihtimal peşinen dışlanamaz. Ancak idare, olayın hangi yönüyle dava konusu sicil döneminde devam ettiğini ve hangi niteliği etkilediğini açıklamalıdır. Yalnızca eski bir olumsuz kaydın her yıl yeniden düşük nota gerekçe yapılması ölçülülük ve güncellik yönünden denetlenir.

Kesinleşmemiş Soruşturma veya Soyut İsnadın Esas Alınması

Personel hakkında inceleme veya soruşturma başlatılması, isnadın doğru olduğunu kendiliğinden göstermez. Sicil düzenlenirken kesinleşmemiş bir iddia bütün mesleki nitelikleri olumsuzlaştırmışsa, masumiyet karinesiyle birlikte işlemin sebep ve ölçülülük unsurları değerlendirilmelidir. Sonradan takipsizlik, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı çıkması da sicilin dayanağını sorgulatan önemli bir veri olabilir.

Bununla birlikte sicil değerlendirmesi ile disiplin veya ceza yargılamasının ispat ölçüsü aynı değildir. İdare, görevin yürütülmesine ilişkin somut ve doğrulanabilir bir olayı disiplin cezası bulunmasa da değerlendirebilir. Kritik nokta, olayın gerçekten ortaya konulması, personelin görevine etkisinin açıklanması ve tek isnadın ilgisiz bütün niteliklere yayılmamasıdır.

Tek Bir Disiplin Olayının Ölçüsüz Biçimde Bütün Nota Yayılması

Disiplin cezası, sicil değerlendirmesinde dikkate alınabilecek verilerden biridir; ancak her ceza otomatik olarak bütün niteliklerde düşük puanı haklı kılmaz. Fiilin niteliği, ağırlığı, sicil dönemiyle ilgisi, personelin görevi ve hangi değerlendirme kıstasını etkilediği ortaya konulmalıdır. Hafif bir disiplin olayı sebebiyle mesleki bilgi, liderlik, fiziksel dayanıklılık ve sorumluluk gibi ilgisiz alanların tamamının düşük gösterilmesi ölçülülük sorununa yol açabilir.

Mahkeme, disiplin cezasının yerindeliğini sicil davasında her zaman yeniden çözmez; özellikle ceza kesinleşmişse onun varlığı bir veri olabilir. Yine de bu verinin sicil notuna nasıl ve ne ölçüde yansıtıldığı denetlenebilir. Sicil, disiplin cezasına ek ve örtülü ikinci bir cezalandırma aracına dönüştürülemez.

Başarı, Takdir ve Görev Sonuçlarının Göz Ardı Edilmesi

Dava konusu dönemde personele takdirname, başarı belgesi, ödül veya önemli görev verilmiş olması tek başına yüksek sicil hakkı doğurmaz. Fakat aynı amirlikçe başarılı kabul edilen görev sonuçlarının hiçbir açıklama olmaksızın düşük değerlendirmeyle birlikte bulunması, işlem dosyasında giderilmesi gereken bir çelişkidir. Özellikle düşük verilen nitelikle doğrudan ilgili başarı belgesi varsa idarenin gerekçelendirme yükü ağırlaşır.

Belgenin yalnızca dosyaya eklenmesi yeterli değildir. Örneğin operasyon planlamasındaki başarı “mesleki bilgi ve sorumluluk”, eğitimdeki derece “öğretme ve yetiştirme”, denetleme sonucu ise “görev başarısı ve disiplin” kıstaslarıyla ilişkilendirilmelidir. Böylece başarı belgeleri genel bir iyi hâl iddiasından çıkar ve belirli düşük puanın karşı deliline dönüşür.

Sicil Alma Eğilimi ve Denetleme Mekanizmasının İşletilmemesi

Yeterli geçmiş sicili bulunan subay ve astsubaylarda sicil alma eğilimi, personelin olağan değerlendirme aralığını gösterir. Dava konusu not bu aralığın belirgin biçimde dışında kalıyorsa yönetmelikteki denetleme süreci işletilmelidir. Aynı şekilde sicil üstü değerlendirme notları arasında yönetmelikte belirtilen büyüklükte fark bulunması kurul incelemesini gerektirebilir.

Sicil alma eğilimi, personelin her yıl aynı notu alma garantisi değildir. Görev performansı gerçekten değişebilir. Ancak sistemin kendi ürettiği istatistiksel uyarının neden göz ardı edildiği, kurulun hangi belgelere dayanarak sapmayı makul bulduğu ve düşük not veren sicil üstünün açıklamasının bulunup bulunmadığı yargısal denetime elverişli olmalıdır.

Hatalı Form, Eksik İşaretleme veya Yanlış Hesaplama

Elektronik veya matbu sicil belgesindeki zorunlu alanların boş bırakılması, bütün niteliklerin ayrı ayrı değerlendirilmemesi, yanlış kategori seçilmesi, nota tahvilde hata yapılması, FYDT sonucunun yanlış aktarılması veya aynı sicil üstünün puanının iki kez hesaba katılması işlemin şekil ve konu unsurlarını sakatlayabilir. Bu tür hatalar kişisel husumet iddiasından daha kolay ispatlanabilir; çünkü matematiksel ve belgesel denetime açıktır.

İptal davasında ham veri istenmeden yalnızca nihai ortalama üzerinden hesap kontrolü yapılamaz. Sicil formunun tüm sayfaları, elektronik işlem kayıtları, tahvil tablosu, FYDT sonucu, ayrılış sicilleri ve personel başkanlığındaki hesap dökümü birlikte getirtilmelidir.

Eşitlik İlkesine Aykırı veya Ayrımcı Değerlendirme

Aynı görev ve koşullardaki personele benzer olaylar bakımından bütünüyle farklı ölçüt uygulanması, objektif bir açıklama yoksa eşitlik ilkesini gündeme getirebilir. Cinsiyet, köken, inanç, sendikal faaliyet, hukuka uygun şikâyet veya başka bir korunmuş özellik sebebiyle farklı değerlendirme yapılması işlemin amaç unsurunu da sakatlar.

Emsal karşılaştırması yapılırken yalnızca başka personelin yüksek not aldığı iddia edilmemelidir. Görev, rütbe, sorumluluk, olay ve değerlendirme dönemi bakımından gerçekten karşılaştırılabilir kişilerin bulunması gerekir. Personelin başkalarına ait gizli sicillere doğrudan erişememesi nedeniyle mahkemeden anonimleştirilmiş karşılaştırmalı verilerin veya kurumun uyguladığı objektif kriterlerin istenmesi düşünülebilir.

Şikâyet veya Hak Arama Sonrası Misilleme Niteliğindeki Sicil

Personelin hukuka uygun şikâyet, başvuru, tanıklık veya dava hakkını kullanmasının hemen ardından sicilinde açıklanamayan düşüş yaşanması misilleme şüphesi doğurabilir. Zaman yakınlığı tek başına ispat değildir; ancak önceki değerlendirmeler, şikâyetin muhatabı olan sicil üstü, sonrasındaki yazışmalar ve dönem içindeki görev sonuçlarıyla birleştiğinde güçlü bir olgu zinciri oluşturabilir.

Bu tür dosyalarda başvurunun içeriği kadar kurum içi tebliğ ve öğrenme tarihleri de önemlidir. Sicil üstünün şikâyeti ne zaman öğrendiği, puanın elektronik sisteme ne zaman girildiği ve olumsuz kanaatin hangi olayla gerekçelendirildiği kronolojik olarak karşılaştırılmalıdır.

Sonradan İhraç Edilen veya Mahkûm Olan Sicil Üstünün Verdiği Not

Sicil üstünün daha sonraki bir tarihte kamu görevinden çıkarılmış, disiplin cezası almış veya bir suçtan mahkûm olmuş olması, geçmişte düzenlediği bütün sicilleri kendiliğinden hükümsüz kılmaz. İptal davasında dava konusu sicil ile sicil üstünün hukuka aykırı faaliyeti arasında somut bağlantı kurulmalıdır. Aksi hâlde yalnızca kişinin sonradan ortaya çıkan statüsüne dayalı otomatik geçersizlik sonucu doğmaz.

Bağlantı; aynı dönemdeki örgütsel veya kişisel saik, personelle yaşanan olaylar, benzer personele sistematik değerlendirme, sonradan ortaya çıkan deliller ve sicilin nesnel görev kayıtlarıyla uyumsuzluğu üzerinden kurulabilir. Özellikle FETÖ veya başka bir yapı ile bağlantı iddiası, hukuki ve toplumsal ağırlığı nedeniyle soyut bırakılmamalı; kesinleşmiş kararlar ile dava konusu sicil arasındaki somut nedensellik gösterilmelidir.

Kurum İçi Yönergenin Kanun veya Yönetmeliğe Aykırı Uygulanması

Sicil düzenleme kılavuzları, kurs yönergeleri ve kurum içi talimatlar uygulamanın ayrıntılarını belirleyebilir; ancak kanun ve yönetmeliğe aykırı yeni bir sicil üstü, farklı bir asgari süre veya yargı yolunu ortadan kaldıran bir kural yaratamaz. İç düzenleme yayımlanmamış veya personelin erişimine kapalı olsa bile idare mahkemesi uyuşmazlıkla ilgili metni getirterek üst normlara uygunluğunu inceleyebilir.

Özellikle kurs ve yurt dışı görev seçiminde aranan sicil ölçütleri iç yönergelerde bulunabilir. Dava, internette dolaşan eski oranlara değil seçim tarihinde yürürlükteki yönergeye dayanmalıdır. Yönergenin sonradan değiştirilmiş olması hâlinde işlem tarihindeki sürümün dosyaya getirtilmesi istenmelidir.

TSK Sicil İptal Davası Nasıl Açılır?

Sicil iptal davası, hukuka aykırı sicil işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde açılır. Dava hazırlığında önce personelin statüsü, sicil dönemi, sicili öğrenme tarihi, sicilin mesleki sonucu, uygulanacak özel mevzuat ve yetkili mahkeme belirlenmelidir. Ardından olgular, soyut biçimde “haksız not verildi” denilerek değil; görev dönemi, başarı belgeleri, çalışma süresi ve hukuka aykırılık sebepleri arasında bağlantı kurularak açıklanmalıdır.

Sicilin Öğrenildiği Tarih Belirlenmelidir

Askerî sicil belgeleri gizli nitelikte olduğundan personele her zaman bütün ayrıntılarıyla tebliğ edilmez. Personel sicilini; kademe ilerlemesi yapamadığında, kıdem sıra listesinde değişiklik gördüğünde, statü geçişi veya terfi başvurusu reddedildiğinde ya da bilgi edinme ve idari başvuru sonucunda öğrenebilir. Ancak her dolaylı belirti, sicilin içeriğinin öğrenildiği anlamına gelmeyebilir.

Dava açma süresinde tartışma yaşanmaması için sicilin hangi gün ve hangi belgeyle öğrenildiği açıkça kayda bağlanmalıdır. İdareye verilen dilekçe, cevabın tebliğ tarihi, kişiye özel bildirim, e-posta, EBYS kaydı veya sonuç belgesi korunmalıdır. “Sicil gizlidir, bu nedenle hiçbir süre yoktur” düşüncesi ciddi hak kaybına yol açabilir.

İdari Başvuru Yapılması Zorunlu mudur?

Kural olarak sicil iptal davasından önce idareye itiraz edilmesi dava şartı değildir. Bununla birlikte işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için üst makama ya da işlemi yapan makama idari başvuru yapılabilir. Bu başvurunun dava açma süresi içinde ve doğru hukuki dayanakla yapılması önemlidir. Süresinde yapılan başvuru işlemeye başlamış dava süresini durdurur; idarenin açık ret cevabı veya kanuni cevap süresinin dolması üzerine kalan süre yeniden işlemeye başlar.

Her kuruma gönderilen sıradan dilekçe dava süresini durdurmaz. Başvurunun konusu, işlemin belirlenmesi, kaldırma veya değiştirme talebi ve başvuru tarihi açık olmalıdır. Sürenin hesabı dosyaya özgü olduğundan, yalnızca idareden cevap beklendiği düşüncesiyle dava süresi geçirilmemelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Sicil iptal davalarında görevli yargı kolu idari yargı, görevli mahkeme ise kural olarak idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme belirlenirken personelin bağlı olduğu teşkilat ayrımı mutlaka yapılmalıdır. Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan ve askerî hizmete ilişkin işleme tabi personel bakımından İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun askerî hizmet uyuşmazlıklarına ilişkin özel yetki kuralı uygulanır. Buna göre dava, personelin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli yönünden ise bu özel düzenlemenin kapsamı ile kamu görevlilerinin siciline ilişkin genel yetki kuralı birbirinden ayrılmalıdır. Genel kural, sicille ilgili davanın personelin görev yaptığı yer idare mahkemesinde açılmasıdır. Personelin statüsü, görev yeri ve işlemi tesis eden makam görülmeden yalnızca örnek bir dilekçedeki mahkeme adının kullanılması yetki tartışmasına neden olabilir.

Davalı idare de teşkilat yapısına ve işlemi tesis eden makama göre belirlenir. TSK personelinde Millî Savunma Bakanlığı; Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinde ise işlemi tesis eden komutanlık ile İçişleri Bakanlığı yapısı birlikte değerlendirilmelidir. Yanlış hasım gösterilmesi idari yargıda mahkemece düzeltilebilse de dava dilekçesinin doğru idari işlemi ve doğru teşkilatı göstermesi uyuşmazlığın hızlı anlaşılması bakımından önemlidir.

Sicil İptal Davası İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Davacının elinde sicil belgesinin tam örneği bulunmaması dava açılmasına engel değildir. Dilekçede dava konusu sicil dönemi ve öğrenme şekli mümkün olduğunca belirlenmeli; sicil belgesinin, sicil üstlerinin ayrı ayrı değerlendirmelerinin, gerekçe ve kanaatlerin, sicil değerlendirme ve denetleme kurulu kayıtlarının ve ilgili kişisel dosyanın idareden getirtilmesi talep edilmelidir.

Personelin elinde bulunan takdir ve taltif belgeleri, ödüller, görev sonuç raporları, denetleme kayıtları, kurs ve sınav sonuçları, fiziki yeterlik verileri, atama ve geçici görev emirleri, disiplin durum belgesi, önceki yıllara ait sıralama ve terfi sonuçları, yazılı ikazlar, idari başvurular ve cevapları davaya eklenebilir. Belge yığmak yerine her belgenin hangi hukuka aykırılık iddiasını ispatladığı açıklanmalıdır.

Personel Yönetim Bilgi Sistemi ve Özlük Dosyasından Hangi Kayıtlar İstenmelidir?

Sicil iptal davasında en değerli kayıtların önemli bir bölümü personelin elinde değil idarededir. Personel yönetim sistemi ekranında görülebilen bilgi ile sicilin ham verisi aynı şey değildir. Davacı mümkün olan kayıtları başvuruyla temin etmeli; erişemediği belgelerin ise tam adını, dönemini ve neden gerekli olduğunu dilekçede göstererek mahkemece istenmesini talep etmelidir.

Belge veya kayıt grubuİncelenme amacıİspatlayabileceği temel sorun
Dava konusu yıla ait tam sicil belgesiBütün kategori, nitelik, kanaat ve imzaları görmekNot-kanaat çelişkisi, eksik alan, yetkisiz imza
Her sicil üstünün ayrı değerlendirme dökümüNihai ortalamanın hangi puanlardan oluştuğunu belirlemekSicil üstleri arasındaki fark, yanlış ortalama, belirli üstün keyfî notu
Elektronik sicil işlem ve zaman kayıtlarıPuanın kim tarafından hangi tarihte girildiğini görmekDönem sonrasındaki olayın sicile yansıtılması, yetki veya tarih hatası
Sicil alma eğilimi ve karşılaştırma tablosuYıllık notun olağan sicil çizgisinden sapmasını görmekDenetleme kurulunun devreye girmemesi, gerekçesiz ani düşüş
Sicil değerlendirme ve denetleme kurulu dosyasıKurulun hangi sebeple hangi sonuca vardığını görmekEksik inceleme, gerekçesizlik, 20 puan ve üzeri farkın değerlendirilmemesi
Atama, katılış ve ilişik kesme emirleriPersonel ile sicil üstünün aynı yerde çalıştığı dönemi belirlemekÜç aylık fiilî çalışma şartının oluşmaması
Sicil üstlerinin atama ve vekâlet emirleriDeğerlendirme yapan kişinin makam ve yetkisini görmekYetkisiz sicil üstü, geçersiz vekâlet, yanlış kuruluş bağlantısı
Geçici görev, kurs, izin, istirahat ve hastane kayıtlarıFiilî çalışma süresini gün hesabıyla kurmakTakvimde üç ay görünmesine rağmen fiilen birlikte çalışılmaması
Ayrılış ve kanaat değişikliği sicilleriAynı yıl içindeki birden fazla değerlendirmeyi görmekYanlış ortalama, usulsüz kanaat değişikliği, eski sicilin sebepsiz dışlanması
Ödül, takdir, taltif ve başarı belgeleriDönemdeki olumlu performansı belirli kıstaslarla ilişkilendirmekDüşük notun resmî görev kayıtlarıyla çelişmesi
Görev emirleri ve görev sonuç raporlarıPersonele verilen sorumluluk ile ortaya çıkan sonucu görmekMesleki yeterlik, liderlik veya sorumluluk puanının dayanaksızlığı
Denetleme ve sınav sonuçlarıÖlçülebilir performans verisini göstermekSoyut düşük değerlendirmenin objektif veriye aykırılığı
FYDT sonuç belgesiSicilin 5 puanlık fiziki yeterlik bileşenini kontrol etmekYanlış FYDT aktarımı veya hesaplama hatası
İkaz, savunma ve disiplin dosyalarıOlumsuzluğun dönem içinde personele bildirilip bildirilmediğini görmekSonradan üretilen gerekçe, kesinleşmemiş isnat, ölçüsüz yansıtma
Kıdem ve yeterlik sıra listeleriSicilin sıralamaya etkisini hesaplamak60 üzerindeki sicilde dahi somut menfaat ihlali
Terfi, kurs, görev veya statü geçiş ret kararıSicile bağlanan uygulama işlemini göstermekSicil ile mesleki zarar arasındaki nedensellik
İşlem tarihinde yürürlükteki yönerge ve kılavuzKurum içi ölçütlerin doğru uygulanıp uygulanmadığını görmekEski veya yanlış yönergeye göre işlem, eşit uygulama ihlali

Belgeler dava dilekçesinin ekinde kronolojik ve açıklamalı biçimde sunulmalıdır. Çok sayıda belgenin gelişigüzel eklenmesi mahkemenin uyuşmazlığı anlamasını kolaylaştırmaz. Her belgenin yanında veya dilekçenin ilgili paragrafında, örneğin “bu görev sonuç raporu mesleki bilgi kıstasındaki düşük değerlendirmenin aksini göstermektedir” biçiminde işlevi açıklanmalıdır.

İdari İşlemin Beş Unsuru Üzerinden Dava Nasıl Kurulur?

Sicil işlemi, bütün idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden denetlenir. Yetki; sicili yazan kişinin kuruluş, rütbe, kıdem ve çalışma süresi bakımından sicil üstü olup olmadığını ifade eder. Şekil; sicil formunun, zorunlu eklerin, tarihlerin, imzaların, denetleme sürecinin ve hesap yönteminin mevzuata uygunluğunu kapsar. Sebep; düşük not veya olumsuz kanaati doğuran somut maddi ve hukuki olgulardır. Konu; işlemin ortaya çıkardığı puan, kanaat ve özlük sonucudur. Amaç ise yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri için kullanılıp kullanılmadığını gösterir.

Etkili bir dilekçe, hukuka aykırılıkları bu unsurlarla ilişkilendirir. “Amirim beni sevmiyordu” cümlesi tek başına yetersizken, şikâyet tarihinden sonra puanın düştüğü, dönem içinde hiçbir olumsuz görev kaydı bulunmadığı ve aynı amirin yazdığı başarı belgesiyle sicilin çeliştiği gösterildiğinde amaç ve sebep unsurları yönünden denetlenebilir bir iddia oluşur. Benzer şekilde “üç ay çalışmadık” iddiası atama, izin ve geçici görev kayıtlarıyla gün hesabına dönüştürüldüğünde yetki sorunu somutlaşır.

Dava Dilekçesi Nereye Verilebilir?

Dilekçe doğrudan yetkili idare mahkemesine verilebileceği gibi, başka yerdeki idare veya vergi mahkemesi başkanlığı aracılığıyla da gönderilebilir. Bulunulan yerde idare ya da vergi mahkemesi yoksa asliye hukuk hâkimliği, yurt dışında ise Türk konsolosluğu aracılığıyla sunma imkânı vardır. Bu merciler davanın esasını görmez; evrakı görevli idari yargı merciine iletir.

Elektronik başvuru imkânı ve dosya türü, avukatla veya kişisel başvuruyla takip edilmesine göre değişebilir. Sürenin son gününe bırakılan başvurularda teknik veya evrak eksikliği riski büyür. Gönderme yapılan hâllerde alındı belgesi, tevzi kaydı ve dilekçenin ekleriyle birlikte teslim edildiğini gösteren bütün kayıtlar saklanmalıdır. Daha fazla bilgi almak ve konuyla ilgili konuşmanız gereken konular varsa askeri avukat sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Sicil İptal Davası Açma Süresi Kaç Gündür?

İdare mahkemesinde sicil iptal davası açma süresi, özel bir düzenleme bulunmadıkça altmış gündür. Süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Askerî sicillerin gizli olması nedeniyle uyuşmazlığın en hassas noktası, personelin sicili ne zaman ve hangi kapsamda öğrendiğinin belirlenmesidir. Uygulamada yazılı tebliğ bulunmayan hâllerde fiilî öğrenme tarihi önem kazanabilir.

Bu süre bir zamanaşımı değil, dava açma süresidir ve mahkemece kendiliğinden incelenir. Sicilin yıllar önce düzenlenmiş olması tek başına davanın süresinde olmadığı anlamına gelmeyebilir; ancak personelin sicili veya sicilin kendisi hakkındaki sonucunu daha önce öğrendiğini gösteren bir belge varsa süre o tarihten başlatılabilir. Bu sebeple eski siciller bakımından “her zaman dava açılabilir” şeklinde genel bir güvence verilemez.

Bir sicilin terfi etmeme, statü geçişine kabul edilmeme veya kademe ilerlemesinin durması gibi başka bir işleme dayanak yapılması hâlinde, sicil ile uygulama işlemi arasındaki ilişki ayrıca değerlendirilmelidir. Hangi işlemin dava konusu edileceği, öğrenme ve tebliğ tarihleri ile işlemler arasındaki hukuki bağlantı dosyaya göre belirlenmelidir.

Altmış Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?

Süre, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Son gün tatil gününe rastlarsa süre tatili izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Dava süresinin son günü adli tatil içine rastlıyorsa İYUK’taki özel uzama kuralı ayrıca dikkate alınır. Elektronik tebligat, kurum içi kişisel bildirim veya başvuru cevabının hangi gün tebliğ edilmiş sayıldığı, kullanılan sisteme göre belirlenmelidir.

İYUK Madde 11 başvurusu 60 günlük süreyi yeniden başlatmaz; yalnızca durdurur. Örneğin işlem öğrenildikten sonra 20 gün geçmişken uygun bir idari başvuru yapılmışsa, ret cevabından veya 30 günlük zımni ret süresinin dolmasından sonra kural olarak 40 günlük kalan süre yeniden işlemeye başlar. Başvurunun süreden sonra yapılması geçmiş dava hakkını canlandırmaz.

Sicil Gizliyse Süre Ne Zaman Başlar?

Sicil belgesinin gizli olması, personelin puanı ve kanaati hiç öğrenemeyeceği anlamına gelmez. Kademe ilerlemesi yapamayanlar listesi, kıdem sıra değişikliği, terfi veya statü geçişi ret kararı, kişiye verilen cevap ya da sicile ilişkin açık bildirim öğrenme bakımından önem taşıyabilir. Ancak yalnızca rütbenin değişmemesi veya genel bir listenin yayımlanması, her olayda sicilin içeriğinin tam öğrenildiğini göstermez.

Mahkeme, personelin dava konusu sicili ve hukuki etkisini makul biçimde ne zaman öğrendiğini dosyadaki belgelere göre değerlendirir. Bu nedenle dava dilekçesinde “sicil tebliğ edilmedi” demekle yetinilmemeli; ilk öğrenmenin hangi yazı, ekran, ret işlemi veya idari başvuru cevabıyla gerçekleştiği açıklanmalı ve belgesi eklenmelidir.

On Yıl Önceki Sicil İçin Dava Açılabilir mi?

Eski tarihli sicil bakımından belirleyici olan yalnızca düzenleme yılı değildir. Sicil hiç tebliğ edilmemiş ve personel içeriğini ya da sonucunu daha sonra öğrenmişse dava süresinin bu öğrenmeyle başladığı savunulabilir. Buna karşılık personelin yıllar önce kademe yapamadığını, terfi sırasının değiştiğini veya statü geçişinin bu sicil nedeniyle reddedildiğini gösteren kişisel bildirim bulunuyorsa mahkeme daha eski öğrenme tarihini esas alabilir.

Eski sicilin yeni bir işleme tekrar dayanak yapılması da otomatik olarak temel sicile karşı yeni 60 günlük süre doğurduğu anlamına gelmez. Yeni uygulama işlemi süresinde dava konusu edilebilirken temel sicilin kesinleşmiş olup olmadığı ayrıca incelenir. Bu nedenle “on yıl önceki sicil her zaman iptal edilir” veya “eski sicil asla dava edilemez” biçimindeki iki uç genelleme de doğru değildir.

Sicil İptal Davasında İspat ve Delil Stratejisi

İdari yargıda mahkeme uyuşmazlığı kendiliğinden araştırma yetkisine sahiptir. Sicil belgeleri ve kişisel dosya çoğu zaman idarenin elinde bulunduğundan, mahkeme bunların aslını veya onaylı örneğini idareden isteyebilir. Bu durum davacının yalnızca “sicilim haksızdır” demesini yeterli hâle getirmez. Davacı, hukuka aykırılık iddiasını mümkün olduğunca somutlaştırmalı ve hangi kayıtların getirtilmesini istediğini açıkça göstermelidir.

Etkili bir delil stratejisi, dava konusu sicil döneminin kronolojisini kurar. Sicil üstünün göreve başladığı tarih, personelle fiilen çalıştığı süre, dönemde verilen görevler, görevlerin sonucu, ödül veya ikazlar, disiplin işlemleri, izin ve geçici görev süreleri, değerlendirme tarihleri ve sicilin mesleki sonucu aynı zaman çizgisi üzerinde ele alınmalıdır. Böylece uyuşmazlık soyut bir puan tartışmasından çıkar ve hukuken denetlenebilir bir işlem incelemesine dönüşür.

Önceki siciller karşılaştırma bakımından önemlidir; fakat dava yalnızca geçmiş yıllardaki yüksek puanlara dayandırılmamalıdır. Dava konusu döneme ait olumlu görev verileri ile düşük değerlendirmenin dayanakları arasındaki çelişki gösterilmelidir. Sicil üstleri arasındaki not farkı, personel hakkında yazılan kanaatler, sicil alma eğilimi ve denetleme kurulu incelemesi de işlem dosyasından istenmelidir.

Sicil İptal Davası Dilekçe Örneği

İnternette yer alan bir sicil iptal davası dilekçe örneği, personelin statüsü, görev yeri, sicil dönemi ve süre başlangıcı değiştirilmeden kullanılmamalıdır. Özellikle TSK ile Jandarma personeli yönünden yetkili mahkeme ayrımı, dilekçenin yanlış mahkemeye yöneltilmesine neden olabilir. Aşağıdaki metin yalnızca genel bir iskelet niteliğindedir ve somut dosyaya göre yeniden kurulmalıdır.

İdare Mahkemesi Sicil İptal Davası Dilekçe Örneği

NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: Ad, soyad, sicil, sınıf ve rütbe ile adres bilgileri

DAVALI: İşlemi tesis eden idare

DAVA KONUSU: Davacı hakkında … sicil döneminde düzenlenen sicil notu ile buna bağlı olumsuz kanaatlerin, yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle iptali; koşulları mevcutsa yürütmenin durdurulması istemidir.

ÖĞRENME TARİHİ: Sicilin veya sicile bağlı işlemin öğrenildiği tarih ve öğrenmeyi gösteren belge

AÇIKLAMALAR: Davacı, dava konusu sicil döneminde … birliğinde … görevini yürütmüştür. Bu dönemde yerine getirdiği görevler, aldığı takdir ve başarı belgeleri, denetleme sonuçları ve disiplin durumu ekte sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Buna rağmen davacı hakkında önceki sicil safahatı ve dönem içindeki somut başarılarıyla bağdaşmayan bir sicil düzenlenmiştir.

Dava konusu sicili düzenleyen … sicil üstünün davacıyla fiilen çalışma süresi … olup, atama, katılış, ilişik kesme ve geçici görev kayıtları getirildiğinde mevzuatta aranan asgari çalışma süresinin oluşmadığı anlaşılacaktır. Sicil üstünün değerlendirme yetkisi ile rütbe ve kuruluş bağlantısının da işlem dosyası üzerinden incelenmesi gerekmektedir.

Davacıya dava konusu dönemde görev yetersizliği veya olumsuz davranış isnadı içeren herhangi bir yazılı ikaz yapılmamış; aksine … tarihli takdir, görev sonuç raporu ve denetleme kayıtlarıyla başarılı olduğu ortaya konulmuştur. Düşük değerlendirmenin hangi somut olay ve belgeye dayandığı açıklanmadığından işlem, objektiflik ve hukuki denetlenebilirlik koşullarını taşımamaktadır.

Sicil üstlerinin ayrı ayrı değerlendirmeleri, gerekçe ve kanaatleri, sicil düzenleme tarihleri, sicil değerlendirme ve denetleme kurulu kayıtları, davacının dava konusu döneme ait kişisel ve görev dosyası ile önceki ve sonraki yıllara ait sicil safahatının davalı idareden getirtilmesi gerekmektedir.

Davacı dava konusu sicili … tarihli … işlemi üzerine öğrenmiştir. Söz konusu belge davacıya … tarihinde tebliğ edilmiş olup, işbu dava 2577 sayılı Kanunda öngörülen süre içerisinde açılmaktadır. Davacı tarafından … tarihinde 2577 sayılı Kanunun 11’inci maddesi kapsamında yapılan başvuru, dava açma süresini durdurmuş; başvurunun … tarihinde reddi üzerine kalan süre içinde mahkemenize başvurulmuştur. Süre hesabına esas bildirim ve başvuru belgeleri dilekçe ekinde sunulmaktadır.

Davacı Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında … statüsünde görev yaptığından uyuşmazlık askerî hizmete ilişkin bir personel işleminden doğmaktadır. Davacının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesi … Bölge İdare Mahkemesi olup, 2577 sayılı Kanunun 20/C maddesi uyarınca mahkemeniz yetkilidir. Dava dilekçesinde davacının sicil numarası, sınıfı ve rütbesi ayrıca gösterilmiştir.

Dava konusu işlem 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile davacının statüsüne göre Subay Sicil Yönetmeliği/Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerine tabidir. Davacının uzman erbaş olması hâlinde 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 8/A maddesi ile Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 10’uncu maddesi uygulanmalıdır. Bu düzenlemeler sicilin yetkili üstlerce, doğru dönem ve hesap yöntemi kullanılarak, objektif görev verilerine göre düzenlenmesini zorunlu kılmaktadır.

Dava konusu sicilin yetki unsuru hukuka aykırıdır. … sicil üstü davacıyla … ile … tarihleri arasında görünürde görev yapmışsa da davacının … günlük geçici görevi ve sicil üstünün … günlük izin/istirahat süresi çıkarıldığında mevzuatta aranan üç aylık fiilî çalışma gerçekleşmemiştir. Ayrıca sicil üstünün … tarihli vekâletinin sicil düzenlemeye elverişli olup olmadığı ve kuruluş bağlantısında hangi seviyede bulunduğu atama ile vekâlet emirleri getirtilerek belirlenmelidir.

İşlem şekil yönünden de sakattır. Sicil formunda … niteliği olumsuz işaretlenmesine rağmen ilgili yönetmeliğin belge eklenmesini zorunlu tutan hükmüne uygun, sicil dönemi içinde düzenlenmiş hiçbir somut belge bulunmamaktadır. Sicil üstleri arasındaki fark … puan olmasına karşın sicil değerlendirme ve denetleme kurulunca etkili bir inceleme yapıldığına ilişkin gerekçeli kayıt davacıya bildirilmemiştir. Elektronik sicilin işlem zamanları, zorunlu alanları ve tahvil dökümü getirtilmeden şekil uygunluğu denetlenemez.

İşlemin sebep unsuru gerçek ve yeterli değildir. Davacı aynı sicil döneminde … görevini başarıyla tamamlamış, … tarihli takdir belgesini almış, … denetlemesinde başarılı olmuş ve hakkında görev yetersizliğine ilişkin yazılı ikaz düzenlenmemiştir. Buna rağmen … niteliğinde emsal altı değerlendirme yapılmış; bu değerlendirmenin hangi görev olayıyla bağlantılı olduğu açıklanmamıştır. İdarenin savunmada sonradan ileri süreceği soyut gerekçeler, işlem tarihinde mevcut olmayan bir sebebi geriye dönük biçimde oluşturamaz.

Sicil notu ve yazılı kanaatler kendi içinde de çelişkilidir. Davacı hakkında … bölümünde olumlu kanaat belirtilmesine karşın … bölümünde “…” işaretlemesi yapılmıştır. Aynı görev performansından birbirini dışlayan sonuçlar çıkarılmasının somut gerekçesi sicil dosyasında bulunmamaktadır. Yazılı kanaatin ileride görev, kurs ve terfi seçimlerinde bağımsız olarak dikkate alınacak olması, davacının bu bölümün iptalini istemekte güncel ve kişisel menfaati bulunduğunu göstermektedir.

Davacının önceki sicil üstü değerlendirme notları …, … ve … iken dava konusu dönemde not … seviyesine düşmüştür. Ani düşüş tek başına iptal sebebi olarak ileri sürülmemekte; düşüşün dava konusu dönemdeki olumlu görev ve disiplin kayıtlarıyla açıklanamaması vurgulanmaktadır. Davacının sicil alma eğilimi, ilgili yılın bu eğilimden sapması ve kurulun yaptığı karşılaştırma işlem dosyasından getirtilmelidir.

Dava konusu notun hesaplanmasında da hata ihtimali bulunmaktadır. Sicil üstlerinin ham değerlendirmeleri, 100 puan üzerinden ortalamaları, 95 puana tahvil işlemi ve FYDT katkısı davacıya açıklanmamıştır. Davacının … tarihli FYDT sonucu … olmasına rağmen sisteme hangi değerin işlendiği bilinmemektedir. Uzman erbaş statüsünde ise her niteliğe verilen ayrı puanlar ile yetkili sicil üstlerinin ortalamasının 3269 sayılı Kanunun 8/A maddesine uygun hesaplanıp hesaplanmadığı denetlenmelidir.

İşlem amaç yönünden kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun değildir. Davacının … tarihli hukuka uygun başvuru/şikâyetinden kısa süre sonra, görev performansında nesnel bir değişiklik bulunmaksızın puanı düşmüştür. Başvurunun muhatabı ile dava konusu sicili düzenleyen üst arasındaki ilişki, elektronik sicil giriş zamanı ve bu dönemdeki yazışmalar birlikte incelendiğinde değerlendirmenin mesleki gelişimi ölçmek yerine hak arama davranışına tepki amacı taşıdığı anlaşılacaktır.

Dava konusu sicil davacının … tarihindeki terfi/kademe/statü geçişi işleminde kullanılacak ve yeterlik sırasını doğrudan etkileyecektir. İlgili işlemin tarihi yaklaşmış olduğundan hukuka aykırı sicilin uygulanmaya devam etmesi, sonradan yalnızca parasal ödeme ile bütünüyle giderilemeyecek mesleki ve sıralamaya ilişkin kayıp yaratacaktır. Yetki ve belge eksikliği açık olduğundan yürütmenin durdurulması için gerekli iki koşul birlikte gerçekleşmiştir.

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI NEDENLERİ: Dava konusu sicilin yetkisiz veya yeterli süre çalışmayan sicil üstü tarafından düzenlenmesi, zorunlu destekleyici belgenin bulunmaması, resmî başarı kayıtlarıyla açıklanamayan ağır sapma ve hesap dökümündeki belirsizlik açık hukuka aykırılık koşulunu oluşturmaktadır. Sicilin … tarihindeki terfi, kademe, sözleşme veya statü geçiş işleminde kullanılacak olması ise telafisi güç zarar doğuracaktır. Bu nedenle davalı idarenin ilk savunması ve işlem dosyası alındıktan sonra yeniden değerlendirilmek üzere dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması talep edilmektedir.

HUKUKİ NEDENLER: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, davacının statüsüne göre 926 sayılı Kanun veya 3269 sayılı Kanun, ilgili sicil yönetmeliği ve sair mevzuat.

DELİLLER: Dava konusu sicil belgesi ve tüm ekleri, kişisel dosya, sicil üstlerinin değerlendirme ve kanaatleri, atama ve görevlendirme kayıtları, ödül ve takdir belgeleri, görev sonuçları, disiplin ve ikaz kayıtları, denetleme kurulu belgeleri, önceki ve sonraki siciller ile her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle öncelikle dava konusu sicilin yürütmesinin durdurulmasına; davacı hakkında … sicil döneminde düzenlenen sicil üstü değerlendirme notları, nihai sicil notu ve açıkça belirtilen olumsuz kanaatlerin iptaline; tam sicil belgesi, ham puan ve tahvil dökümleri, elektronik işlem kayıtları, sicil üstlerinin atama ve vekâlet emirleri, fiilî çalışma çizelgeleri, geçici görev ve izin kayıtları, sicil alma eğilimi tablosu, sicil değerlendirme ve denetleme kurulu dosyası ile dava konusu döneme ait kişisel ve görev dosyasının davalı idareden getirtilmesine; kararın gereği olarak sicile dayalı özlük kayıtlarının yeniden değerlendirilmesine; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesi arz ve talep olunur.

Bu örnekte bulunmayan en önemli unsur, somut dosyanın kronolojisidir. Başarılı bir dilekçe; sicilin düşük olduğunu tekrar etmek yerine sicil üstünün yetkisini, birlikte çalışma süresini, görev sonuçlarını, öğrenme tarihini ve sicilin mesleki etkisini belgelerle birbirine bağlamalıdır. Birden fazla sicil yılı dava konusu edilecekse her sicilin ayrı bir idari işlem olduğu ve birlikte dava açılabilmesi için aralarında maddi veya hukuki bağlılık bulunması gerektiği gözetilmelidir.

Sicil İptal Davasında Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?

Sicil iptal davasının açılması, dava konusu işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Yaklaşan terfi, statü geçiş sınavı, kademe ilerlemesi, sözleşme veya seçilme işlemi bakımından dava konusu sicilin belirleyici olması telafisi güç zarar iddiasını güçlendirebilir. Ancak yalnızca sicilin düşük olması, yürütmenin durdurulması için yeterli değildir. Sicilin hangi yakın tarihli işlemi nasıl etkileyeceği somut olarak açıklanmalı; açık hukuka aykırılık iddiası da yetki, süre, belge eksikliği veya belirgin çelişki gibi olgularla desteklenmelidir.

Sicil İptal Davası Ne Kadar Sürer?

Sicil iptal davasının sonuçlanma süresi mahkemenin iş yüküne, işlem dosyasının ne kadar sürede gönderildiğine, ara kararların yerine getirilmesine, duruşma yapılıp yapılmamasına ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. İlk derece yargılamasının uygulamada yaklaşık altı ila on sekiz ay içinde sonuçlanması mümkün olmakla birlikte bu süre kesin bir taahhüt değildir. Dosyanın istinafa ve uyuşmazlığın niteliğine göre temyize taşınması toplam süreyi uzatabilir.

Yürütmenin durdurulması istemi esas davadan önce incelenebilir; ancak kararın birkaç hafta veya belirli bir ay içinde verileceğine ilişkin kesin bir süre öngörülemez. İdarenin savunmasının alınması, gizli sicil belgelerinin mahkemeye sunulması ve ara kararların tamamlanması inceleme süresini etkiler.

Yargılama Hangi Aşamalardan Oluşur?

Dava açıldıktan sonra mahkeme dilekçeyi süre, görev, yetki, husumet ve biçim yönlerinden ilk incelemeye tabi tutar. Ardından dilekçe davalı idareye tebliğ edilir ve savunma alınır. Sicil belgesinin gizli olması nedeniyle mahkeme çoğu dosyada işlem dosyasının, ham puanların, sicil üstü kayıtlarının ve kişisel dosyanın gönderilmesi için ara karar kurar. İdarenin eksik belge göndermesi yeni ara kararlara ve sürenin uzamasına yol açabilir.

Taraflar savunma ve cevaba cevap aşamalarında iddialarını somutlaştırır. İşlem dosyası geldikten sonra sicil üstlerinin notları, çalışma tarihleri veya yeni bir gerekçe öğrenilmişse bunlara süresi içinde karşı açıklama yapılmalıdır. Dosyanın yalnızca ilk dilekçeyle takip edilmesi, sonradan ortaya çıkan önemli çelişkilerin cevapsız kalmasına neden olabilir.

Sicil İptal Davasında Duruşma Yapılır mı?

İptal davaları çoğunlukla yazılı yargılama usulüyle görülür. Kanundaki parasal sınır ve uyuşmazlığın niteliğine göre tarafların talebi üzerine veya mahkemece kendiliğinden duruşma yapılabilir. Duruşma, tanıkların klasik hukuk yargılamasındaki gibi dinlendiği geniş bir sözlü yargılama değildir; dosyadaki hukuki ve maddi sorunların mahkeme heyeti önünde açıklanmasına hizmet eder.

Duruşma talebi otomatik olarak dosyayı güçlendirmez. Uyuşmazlık üç aylık çalışma hesabı, gizli sicil dosyasındaki çelişki veya karmaşık hesaplama üzerinde toplanıyorsa duruşmada bu noktaların kısa ve belgeli biçimde anlatılması faydalı olabilir. Mahkemenin belge görmeden değerlendirme yapmasını gerektiren soyut bir sözlü anlatım ise yazılı delil eksikliğini gidermez.

İstinaf ve Temyiz Süreci

İdare mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. İstinaf mercii hem hukuki hem de belirli ölçüde maddi inceleme yapar; kararı kaldırabilir, düzelterek onayabilir veya dosya hakkında yeniden karar verebilir. Sicil uyuşmazlığının temyize açık olup olmadığı ise İYUK’taki temyiz edilebilir karar türleri ve parasal olmayan uyuşmazlıklara ilişkin kurallar çerçevesinde somut karara göre belirlenir.

Kanun yolu dilekçesi ilk dava dilekçesini tekrar etmekten ibaret olmamalıdır. Mahkemenin hangi delili değerlendirmediği, üç aylık süreyi nasıl yanlış hesapladığı, zorunlu belge eksikliğine neden sonuç bağlamadığı veya menfaat ihlalini niçin hatalı yorumladığı karar gerekçesi üzerinden gösterilmelidir.

Sicil İptal Davası Emsal Kararlarında Hangi Ölçütler Öne Çıkar?

Sicil iptal davası emsal kararları incelendiğinde mahkemelerin yalnızca nihai puana bakmadığı görülür. Sicil üstünün personelle yeterli süre çalışıp çalışmadığı, değerlendirme yetkisinin bulunup bulunmadığı, düşük puanı destekleyen somut belge olup olmadığı, önceki sicil safahatıyla açıklanamayan bir kopuş yaşanıp yaşanmadığı ve yazılı kanaatlerle notların uyumlu olup olmadığı öne çıkan ölçütlerdir.

Emsal kararların ortak yaklaşımı, sicil üstünün takdir yetkisini ortadan kaldırmak değil bu yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını denetlemektir. Personel hakkında olumsuz değerlendirmeyi destekleyen ceza, ikaz, görev başarısızlığı veya denetleme kaydı bulunmaması; buna karşılık aynı dönemde başarı ve takdir belgelerinin bulunması, idarenin düşük notun sebebini açıklama yükünü ağırlaştırabilir. Buna karşılık somut ve tutarlı görev kayıtlarıyla desteklenen, yetkili sicil üstlerince usulüne uygun düzenlenen bir sicil yalnızca personelin daha yüksek not beklentisi nedeniyle iptal edilmez.

Emsal kararın başka bir personel hakkında verilmiş olması tek başına davanın kazanılacağını göstermez. Aynı unvan, aynı puan veya aynı sicil üstü dahi her dosyada farklı delil tablosu yaratabilir. Bu nedenle kararın sonucu kadar mahkemenin hangi maddi olguları hukuka aykırılık sebebi kabul ettiği incelenmeli ve somut dosyayla gerçek bir benzerlik kurulmalıdır.

AYİM Kararları Günümüzde Kullanılabilir mi?

Askerî Yüksek İdare Mahkemesi 2017 yılında kaldırılmıştır. TSK sicil iptal davaları bugün idare mahkemelerinde görülür ve kararlar bölge idare mahkemelerinin istinaf denetimine tabidir. Bu nedenle eski AYİM kararları güncel mahkemeler için bağlayıcı bir içtihat değildir. Bununla birlikte sicil üstünün takdir yetkisi, üç aylık çalışma şartı, ani puan düşüşü, yazılı kanaat ile not arasındaki çelişki ve somut belge gerekliliği gibi bugün de yürürlükteki düzenlemelerde karşılığı bulunan ilkeler bakımından açıklayıcı değer taşıyabilir.

AYİM kararına dayanılırken sicilin düzenlendiği tarihteki eski yönetmelik hükmü ile güncel hüküm karşılaştırılmalıdır. Kararın yalnızca sonuç cümlesi alınmamalı; iptale götüren maddi olguların somut dosyada bulunup bulunmadığı gösterilmelidir. Aşağıdaki tablo, yayımlanmış karar özetlerinden çıkan temel ilkelerin güncel davaya nasıl taşınabileceğini açıklamaktadır.

KararKarardan çıkan temel yaklaşımGüncel davada kullanım biçimi
AYİM 1. Daire, 07.10.2008, E.2008/256, K.2008/799Sicilin veya etkisinin öğrenildiği tarih, yalnızca rütbe değişikliği gibi genel bir olgudan otomatik çıkarılamaz; personelin dava konusu işlemi gerçekten hangi kapsamda öğrendiği incelenmelidir.Eski sicillerde fiilî öğrenme iddiası, kişisel bildirim ve sonuç işlemi tarihleriyle somutlaştırılmalıdır.
AYİM 1. Daire, 26.09.2000, E.1999/1228, K.2000/866Hukuka aykırı sicilin dayanak olduğu atama, kademe veya benzeri sonraki işlemlerin de hukuki zemini tartışmalı hâle gelebilir.Sicil ile terfi, kademe veya görevlendirme işlemi arasındaki nedensellik kurulmalı; gerekli ise bağlı işlem de süresinde dava konusu edilmelidir.
AYİM 1. Daire, 07.10.2008, E.2007/1028, K.2008/794Nihai not personelin genel eğiliminden tümüyle kopmasa bile, yazılı olumsuz kanaatler sayısal puan ve görev kayıtlarıyla bağdaşmıyorsa bağımsız hukuka aykırılık doğabilir.Yalnızca toplam puana değil, temsil, üst göreve hazırlık ve müstakil görev gibi kanaat alanlarına da ayrı talep yöneltilmelidir.
AYİM 1. Daire, 14.06.2005, E.2005/485, K.2005/692Gerekli birlikte çalışma süresini doldurmayan sicil üstünün değerlendirmesi ve diğer üstlerin somut kayıtla açıklanmayan düşük notları hukuka aykırı bulunabilir.Personel ve her sicil üstü için fiilî çalışma çizelgesi çıkarılmalı; her üstün notu ayrı denetlenmelidir.
AYİM 1. Daire, 28.09.2004, E.2003/1504, K.2004/945Disiplin cezalarının varlığı, sicil safahatındaki ağır düşüşü her durumda tek başına açıklamaya yetmez; cezanın ağırlığı ve puana etkisi ölçülü olmalıdır.Ceza ile düşük verilen nitelik arasında bağ kurulup kurulmadığı ve tek olayın bütün puana yayılıp yayılmadığı incelenmelidir.
AYİM 1. Daire, 13.01.2004, E.2002/1841, K.2004/72Başarılı geçmiş sicil çizgisi, takdirler ve ağır bir disiplin sorununun bulunmaması karşısında 60 altındaki sicilin somut gerekçesi aranır.Önceki siciller tek başına değil, dava konusu dönemin olumlu belgeleriyle birlikte ani düşüş göstergesi olarak kullanılmalıdır.
AYİM 1. Daire, 06.05.1997, E.1997/187, K.1997/351Çok yüksek ve istikrarlı sicil çizgisi bulunan personelin kademe yapmasını engelleyen düşük not, mevcut cezalar düşüşü açıklamıyorsa iptal edilebilir.Dava konusu notun kademe sonucuna sayısal etkisi ve disiplin olaylarının orantısı birlikte gösterilmelidir.
AYİM 1. Daire, 03.10.2000, E.2000/776, K.2000/88660’ın altındaki değerlendirmeyi doğrulayacak somut belge bulunmaması ve notun sicil çizgisinden ağır sapması iptal gerekçesi olabilir.Zorunlu belge ekleri, ikaz, tutanak, görev başarısızlığı ve denetleme kayıtlarının dosyada bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
AYİM 1. Daire, 15.05.2001, E.2001/586, K.2001/647Alt niteliklerdeki düşük değerlendirmenin somut olay ve belgeyle desteklenmesi gerekir; genel kanaat her nitelik için açıklama yerine geçmez.Uzman erbaşta on niteliğin, subay ve astsubayda ayırt edici niteliklerin ayrı ayrı hangi veriye dayandığı sorgulanmalıdır.
AYİM 1. Daire, 18.09.2001, E.2001/850, K.2001/921Menfi sicilin önceki başarı çizgisiyle çelişmesi ve dosyada düşüşü açıklayan yeterli kayıt bulunmaması hukuka aykırılık göstergesi sayılabilir.Menfi sicil kavramı dönem mevzuatına göre değerlendirilerek güncel formdaki yetersiz kategori ve olumsuz kanaatlerle karşılaştırılmalıdır.
AYİM 1. Daire, 26.05.1998, E.1997/591, K.1998/560Sicilin unsurları birbirine bağlıysa mahkeme, kamu düzeni ve işlemin bütünlüğü gereği yalnızca dilekçede öne çıkarılan tek üstü değil diğer öznel değerlendirmeleri de inceleyebilir.Dilekçede her sicil üstünün notu ve bütün sicil formu getirtilmeli; hukuka aykırılığın nihai nota etkisi açıklanmalıdır.
AYİM 1. Daire, 27.06.2000, E.2000/20, K.2000/709Birden fazla sicil üstünün değerlendirmeleri nihai işlemi birlikte oluşturduğunda puanların bağlantısı bütüncül incelemeyi gerektirir.Yalnızca en düşük notu veren üstün değerlendirmesine odaklanmak yerine ortalamanın tamamı ve sicil zinciri analiz edilmelidir.
AYİM 1. Daire, 07.03.2000, E.1999/809, K.2000/310Sicil üstlerinin notları birbirinden bağımsız görünse de nihai sicil sonucu bakımından bağlantılıdır; öznel sapmanın bütün işleme etkisi araştırılır.Ham puanlar ile nihai ortalama arasındaki matematiksel bağ tablolaştırılmalıdır.
AYİM 1. Daire, 10.04.2001, E.2001/425, K.2001/493Sicilin bütünlüğü, farklı üstlerce verilen notların aynı yıla ait sonuç üzerinde ortak etki doğurması nedeniyle önemlidir.Talep sonucu yalnızca tek puanın değil, hukuka aykırı değerlendirmenin nihai sicil ve kanaatlere etkisini kapsamalıdır.
AYİM 1. Daire, 12.03.2002, E.2001/937, K.2002/377Subjektif değerlendirmeler somut hizmet verileri, personelin sicil safahatı ve sicil üstlerinin gözlem imkânıyla birlikte ele alınır.Dava, “subjektif not” etiketine değil gözlem süresi, resmi performans kaydı ve iç tutarlılık karşılaştırmasına dayanmalıdır.
AYİM 1. Daire, 06.11.2002, E.2002/1222, K.2002/1492Sicil üstü değerlendirmelerindeki hukuka aykırılık nihai sicili etkiliyorsa işlemin bağlantılı unsurları birlikte iptal denetimine konu olabilir.Her puanın sonuç ortalamasını ne ölçüde değiştirdiği ve olumsuz kanaatle ilişkisi hesaplanmalıdır.
AYİM 1. Daire, 23.09.2003, E.2003/326, K.2003/1155Birden çok sicil üstünün öznel değerlendirmelerinde bütünlük ve objektiflik aranır; sicilin bir parçasındaki sakatlık nihai işlemi etkileyebilir.İptali istenen bölüm, nihai not ve mesleki sonuç arasındaki bağ açıkça kurulmalıdır.
AYİM 1. Daire, 05.11.2001, E.2001/1220, K.2001/1184Yazılı bildirim bulunmayan sicilde öğrenme tarihi ile yüksek sicil eğiliminden ağır sapma ve belge eksikliği birlikte değerlendirilmiştir.Süre itirazı ile esas iddiaları birbirinden koparmadan; öğrenme belgesi, geçmiş çizgi ve dönem kayıtları aynı dosya kronolojisinde sunulmalıdır.

Emsal Karar Nasıl Seçilmelidir?

Bir kararın gerçekten emsal değeri taşıması için davacının da subay veya astsubay olması tek başına yeterli değildir. Aynı hukuki sorun bulunmalıdır. Üç ay çalışmayan sicil üstüne ilişkin karar, personelle bir yıl çalışan amirin notuna karşı doğrudan emsal olmaz. Benzer şekilde 60 altı sicil ve kademe kaybına ilişkin karar, 92 puanla yeterlik sırası düşen personel için ancak objektiflik ilkesi bakımından yardımcı olabilir.

Emsal kararın dilekçeye eklenmesinden önce kararın tam metni, karar tarihi, yürürlükteki mevzuat ve sonraki içtihatlar kontrol edilmelidir. İnternet sayfalarında aktarılan kısa karar özetleri bazen olayın önemli ayrıntılarını veya davanın reddedilen kısımlarını içermez. Mümkünse kararın aslı veya güvenilir veri tabanındaki tam metni kullanılmalı; kararın hangi paragrafındaki ilkenin somut dosyayla örtüştüğü açıklanmalıdır.

Güncel İdare Mahkemeleri Hangi Denetimi Yapar?

Güncel idare mahkemeleri sicil üstünün yerine geçerek “bu personele 95 verilmeliydi” şeklinde puan belirlemez. Denetim; yetkili sicil üstü, asgari çalışma süresi, değerlendirme döneminin doğru seçilmesi, zorunlu belgeler, hesaplama, resmi görev kayıtlarıyla tutarlılık, ölçülülük ve amaç yönlerinden yapılır. Mahkeme, idareden gizli sicil dosyasını ve kişisel kayıtları getirterek resen araştırma yetkisini kullanabilir.

Son yıllardaki karar özetlerinde 60’ın oldukça üzerindeki sicillerin de somut görev kayıtlarıyla açıklanmadığında yargısal denetime tabi tutulabildiği görülmektedir. Bu yaklaşım, olumlu eşik ile hukuka uygunluk denetiminin farklı kavramlar olduğunu destekler. Bununla birlikte karar numarası ve tam metni görülmeyen internet haberleri dilekçede kesin emsal olarak sunulmamalıdır.

Sicil İptal Davası Kazanılırsa Ne Olur?

Sicilin iptaline karar verilmesi, hukuka aykırı sicil işlemini tesis edildiği tarihten itibaren hukuki dayanaktan yoksun bırakır. Mahkeme kural olarak personel adına yeni bir puan belirlemez. İdare, kararın gerekçesine uygun biçimde işlem tesis etmek ve iptal edilen sicilin etkilediği kayıtları yeniden değerlendirmekle yükümlüdür.

İptal edilen sicil; kademe ilerlemesi, terfi, kıdem sırası, statü geçişi veya parasal haklara ilişkin başka bir işlemi etkilemişse bu sonuçların da düzeltilmesi gündeme gelebilir. Ancak her sonuç kendiliğinden doğmaz. Sicil ile sonraki işlem arasındaki nedensellik bağı, mahkeme kararının kapsamı ve ilgili mevzuat ayrı ayrı incelenmelidir. Gerektiğinde bağlantılı işlemin iptali, kararın uygulanması için idari başvuru veya parasal kayıplar yönünden tam yargı talebi söz konusu olabilir.

İdare, idari yargı kararının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır ve genel kural olarak bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez. İptal kararının yalnızca kişisel dosyaya konulması yeterli olmayabilir; sicile dayanılarak oluşturulan kıdem, terfi veya özlük kayıtlarının da kararın gerekçesine uygun şekilde ele alınması gerekir.

Mahkeme Yeni Sicil Notu Verir mi?

Hayır. İptal davasında mahkeme idarenin yerine geçerek personelin 80 yerine 95 puan almasına karar vermez. Karar, hukuka aykırı sicili veya belirli sicil üstü değerlendirmesini ortadan kaldırır. İdarenin sonraki işlemi, iptal gerekçesine göre değişebilir: Yetkisiz sicil üstünün değerlendirmesi hesap dışı bırakılabilir, usulüne göre yeni değerlendirme yapılabilir veya ilgili yönetmeliğin iptal edilen ya da düzenlenemeyen sicile bağladığı özel sonuç uygulanabilir.

Bu nedenle dava talebi “sicilimin 100 yapılması” şeklinde kurulamaz. Mahkemeden istenebilecek koruma, işlemin iptali ve koşulları varsa yürütmenin durdurulmasıdır. İptal sonrasında idarenin karar gerekçesini etkisiz bırakacak biçimde aynı sonucu yeniden üretmesi ayrıca hukuka aykırılık oluşturabilir.

Terfi ve Kademe İşlemleri Kendiliğinden Düzelir mi?

İptal edilen sicilin terfi veya kademe işlemine etkisi açık ve tek belirleyici sebep ise idarenin bağlı kayıtları yeniden değerlendirmesi gerekir. Ancak kontenjan, başka siciller, disiplin durumu veya sınav sonucu gibi ek unsurlar da varsa iptal kararı doğrudan terfi sonucu vermeyebilir. Personelin yeni ortalaması hesaplanmalı ve ilgili dönemde diğer koşulları sağlayıp sağlamadığı incelenmelidir.

Terfi etmeme veya statü geçişi ret işlemi dava sırasında zaten tesis edilmişse bu işlemin ayrıca dava konusu edilmesi gerekebilir. Sicil davasının sonucunu beklemek, bağlı işlemin 60 günlük süresini kendiliğinden durdurmaz. Bağlantılı dava açılması, bekletici mesele talebi veya İYUK Madde 11 başvurusu somut takvime göre değerlendirilmelidir.

Parasal ve Özlük Haklar Nasıl Talep Edilir?

Hukuka aykırı sicil nedeniyle kademe ilerlemesi yapılmamış, maaş farkı doğmuş veya emeklilik keseneği etkilenmişse parasal hak talebi gündeme gelebilir. Talebin iptal davasıyla birlikte mi, karar sonrasında ayrı tam yargı yoluyla mı ileri sürüleceği İYUK’un iptal ve tam yargı davaları arasındaki ilişkiyi düzenleyen hükümlerine göre belirlenir.

Parasal kayıp varsayımla değil hesapla gösterilmelidir. İptal edilen sicil olmasaydı personelin hangi tarihte hangi kademe veya rütbeye ulaşacağı, başka engel bulunup bulunmadığı ve farkın hangi dönem için doğduğu belirlenir. Faiz başlangıcı ve idari başvuru tarihi de talebin biçimine göre değişebilir.

Mahkeme Kararı Uygulanmazsa Ne Yapılır?

Kararın idareye tebliğ edildiği tarih izlenmeli ve 30 günlük genel uygulama süresi içinde hangi işlemlerin tesis edildiği yazılı olarak sorulmalıdır. İdare yalnızca “karar dosyaya konuldu” cevabı veriyor, ancak sicil ortalaması veya bağlı özlük kayıtlarını düzeltmiyorsa kararın gereklerinin tam yerine getirilip getirilmediği değerlendirilir.

Kararın hiç veya gereği gibi uygulanmaması yeni bir idari uyuşmazlık, tazminat sorumluluğu ve koşullarına göre ilgili kamu görevlilerinin sorumluluğu sonucunu doğurabilir. İptal kararının kapsamı aşılmadan, hüküm ve gerekçenin idareye yüklediği somut işlemler belirlenmeli; uygulama talebi bu çerçevede yapılmalıdır.

Sicil İptal Davası Ücreti Ne Kadardır?

Sicil iptal davası ücreti tek ve sabit bir rakamdan oluşmaz. Dava açılırken başvurma ve karar harçları, posta gideri ve yürütmenin durdurulması istenmişse buna ilişkin harç gibi yargılama giderleri doğar. Bu tutarlar her yıl yeniden belirlenir ve dosyanın taraf sayısı, tebligat işlemleri, duruşma ve kanun yolu aşamalarına göre değişebilir.

Avukatlık ücreti ise yargılama giderlerinden ayrıdır. Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınırı gösterir; somut dosyada kararlaştırılacak ücret sicil dönemlerinin sayısına, süre ve yetki itirazlarının bulunmasına, yürütmenin durdurulması talebine, dosyanın hacmine ve kanun yolu takibine göre belirlenebilir. Bu nedenle yalnızca “sicil iptal davası ücreti” adı altında herkese uygulanabilecek tek bir bedel verilmesi doğru değildir.

Sicil İptal Davasında En Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada en önemli hata, askerî siciller gizli olduğu için dava açma süresinin hiç başlamayacağının düşünülmesidir. Yazılı bildirim bulunmasa bile sicilin içeriğinin veya sicile bağlanan sonucun fiilen öğrenildiğini gösteren bir belge süre tartışmasına neden olabilir. Öğrenme tarihinin belgelendirilmemesi, güçlü bir esas iddiasının süre aşımı nedeniyle incelenememesine yol açabilir.

Bir diğer hata, internette bulunan jandarma sicil iptal davası dilekçe örneğinin TSK personeli için veya subay dilekçesinin uzman çavuş için aynen kullanılmasıdır. Uygulanacak kanun, sicil yönetmeliği, yetkili mahkeme, davalı idare ve sicil hesabı personelin statüsüne göre değişir. Ayrıca yalnızca önceki yıllardaki yüksek notların sıralanması, dava konusu dönemin somut görev verileriyle bağ kurulmadığında yeterli olmayabilir.

Sicil üstleriyle yaşanan kişisel uyuşmazlığın belgesiz biçimde ileri sürülmesi de davayı zayıflatır. Husumet iddiası tarih, yazışma, şikâyet, tutanak ve puan değişimi arasındaki bağlantıyla ortaya konulmalıdır. Son olarak yalnızca sicil notunun iptalinin istenmesi, bu sicile dayanan terfi etmeme veya kademe ilerlememe gibi ayrı işlemlerin dava konusu edilmesi gereken hâllerde eksik hukuki korumaya yol açabilir.

Sicil İptal Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Sicil iptal nedir?

Askerî sicil iptali, hukuka aykırı şekilde düzenlenen sicil notu veya olumsuz kanaatin idare mahkemesi kararıyla hukuki etkisinin ortadan kaldırılmasıdır. Mahkeme yeni not vermez; işlemin hukuka uygunluğunu denetler.

Sicil iptal davasını kimler açabilir?

Hakkında düzenlenen sicil nedeniyle güncel ve kişisel menfaati etkilenen TSK mensubu subay, astsubay ve uzman erbaş kendi statüsüne uygun hukuki sebeplerle dava açabilir. Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin de sicil davası hakkı bulunmakla birlikte teşkilat ve yetkili mahkeme ayrımı ayrıca değerlendirilir.

Sicil iptal davası hangi durumlarda açılır?

Yetkisiz sicil üstü, gerekli çalışma süresinin bulunmaması, somut belgeye dayanmayan değerlendirme, sicil safahatında açıklanamayan düşüş, sicil üstleri arasındaki gerekçesiz çelişki, kişisel husumet ve ayrılış sicilindeki usulsüzlük başlıca dava sebepleridir.

Sicil iptal davası açma süresi kaç gündür?

Genel dava açma süresi altmış gündür. Sürenin hangi tarihte başladığı, sicilin yazılı olarak bildirilip bildirilmediğine ve personelin sicili ne zaman öğrendiğine göre belirlenir.

Yıllar önce verilen sicil iptal edilebilir mi?

Eski tarihli sicilin hiç tebliğ edilmemiş olması dava imkânını tamamen ortadan kaldırmayabilir. Ancak personelin sicili veya etkisini daha önce öğrendiğini gösteren kayıtlar süre başlangıcı kabul edilebilir. Bu nedenle eski siciller için otomatik ve süresiz dava hakkından söz edilemez.

Sicil iptal davası ne kadar sürer?

İlk derece yargılaması mahkemenin iş yükü ve dosyanın kapsamına göre yaklaşık altı ila on sekiz ay sürebilir. İstinaf ve varsa temyiz aşaması toplam süreyi uzatabilir.

Sicil iptal davası hangi mahkemede açılır?

Dava idare mahkemesinde açılır. TSK personelinde askerî hizmet uyuşmazlıklarına ilişkin özel yetki kuralı; Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinde ise statü ve genel sicil yetki kuralı dikkate alınmalıdır.

İdareye itiraz etmeden dava açılabilir mi?

Kural olarak sicil iptal davasından önce idari itiraz zorunlu değildir. İdari başvuru yapılacaksa dava açma süresi içinde, işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi açıkça istenerek yapılmalıdır.

Sicil notu yüzde 60’ın üzerindeyse dava açılamaz mı?

Hayır. Yüzde 60 ve üzeri notun olumlu kabul edilmesi, notun her durumda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Notun sıralama, terfi veya statü geçişine etkisi güncel menfaat ihlali yaratıyorsa dava açılması mümkün olabilir.

Sicil iptal davasında avukat zorunlu mudur?

Avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak personel statüsüne göre değişen mevzuat, özel yetki kuralları, süre başlangıcı ve gizli sicil dosyasının incelenmesi davanın teknik yönünü artırır.

Mahkeme sicil notunu yükseltir mi?

Mahkeme sicil üstü yerine geçerek belirli bir puan takdir etmez. Hukuka aykırı sicili iptal eder; idare mahkeme kararının gerekçesine uygun olarak yeniden işlem tesis eder.

Dava açılması sicilin uygulanmasını durdurur mu?

Hayır. Dava açılması işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. Açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar koşulları birlikte varsa yürütmenin durdurulması istenebilir.

Sicil belgesi elimde yoksa dava açabilir miyim?

Evet. Dava konusu dönem ve öğrenme şekli belirlenerek sicil belgesinin, sicil üstü değerlendirmelerinin ve kişisel dosyanın idareden getirtilmesi mahkemeden talep edilebilir.

Birden fazla sicil yılına tek dilekçeyle dava açılır mı?

Her sicil yılı ayrı bir idari işlemdir. Aynı dilekçede dava konusu edilebilmeleri için işlemler arasında maddi veya hukuki bağlılık bulunmalıdır. Aksi hâlde dilekçenin reddi ve davaların ayrılması gündeme gelebilir.

Sicil iptali adli sicili veya kredi sicilini düzeltir mi?

Hayır. Askerî sicil iptal davası mesleki personel siciline ilişkindir; adli sicil kaydı ve banka kredi sicili üzerinde doğrudan sonuç doğurmaz.

Sicil iptalinden sonra parasal haklar alınabilir mi?

İptal edilen sicilin kademe, terfi veya başka bir parasal hakkı engellediği somut olarak ortaya konulabiliyorsa kararın kapsamına ve nedensellik bağına göre özlük ve parasal hakların yeniden değerlendirilmesi veya tam yargı talebi gündeme gelebilir.

TSK sicil iptal davası neye karşı açılır?

Dava; belirli sicil dönemindeki nihai sicil notuna, hukuka aykırı sicil üstü değerlendirmesine ve somut mesleki etki doğuran olumsuz kanaatlere karşı açılır. Sicile dayanan terfi etmeme, kademe veya statü geçiş ret işlemi ayrı ve icrai bir işlemse onun da süresi içinde dava konusu edilmesi gerekebilir.

Subay sicil iptal davası nasıl açılır?

Subayın görev yeri, sicil dönemi, öğrenme tarihi ve sicil üstleri belirlenir; Subay Sicil Yönetmeliğindeki yetki, üç aylık çalışma, belge, hesap ve denetleme hükümleri somut kayıtlarla karşılaştırılır. Dava, İYUK Madde 20/C’deki özel yetki kuralına göre belirlenen idare mahkemesinde açılır.

Astsubay sicil iptal davasında hangi yönetmelik uygulanır?

926 sayılı TSK Personel Kanunu ile Astsubay Sicil Yönetmeliği temel düzenlemelerdir. Sicil üstleri, üç aylık çalışma, sicil formu, belge ekleme, not hesabı, sicil alma eğilimi ve denetleme kurulu işlemleri bu yönetmelik üzerinden incelenir.

3269 sayılı Kanun Madde 8/A ne getirdi?

2 Temmuz 2026 tarihli 7588 sayılı Kanunla eklenen Madde 8/A, uzman erbaş sicil yılını 2 Mayıs-2 Mayıs dönemi olarak belirledi; ilk sicil için üç aylık asgari süreyi, 100 tam notu, sicil üstü notlarının ortalamasını ve olumlu sicil için yüzde 60 eşiğini kanun düzeyinde düzenledi.

Uzman erbaşın ilk sicili ne zaman düzenlenir?

İlk sicil kural olarak sözleşmeyle göreve alınmayı takip eden ilk 2 Mayıs tarihinde düzenlenir. Göreve alınma tarihi ile takip eden 2 Mayıs arasındaki süre üç aydan kısaysa ilk sicil üç ay tamamlandığında, sonraki sicil ise normal tarihinde düzenlenir.

Uzman erbaş için yüzde 60 ile yüzde 90 arasındaki fark nedir?

Yüzde 60, sicilin olumlu sayılması için asgari eştir. Yüzde 90 ise uzman erbaşın astsubaylığa geçişindeki bazı başvuru yollarında aranan mevcut sicil ortalamasıdır. Bu nedenle 70 veya 80 puan olumlu sicil sayılabilir; ancak statü geçişi bakımından yetersiz kalabilir.

Sicil üstüyle üç ay çalışmadıysam sicil otomatik iptal olur mu?

Üç aylık fiilî çalışma şartının oluşmaması güçlü bir yetki ve usul iddiasıdır; ancak süre ilgili yönetmelikte fiilî görevden sayılan izin, kurs veya benzeri dönemler dikkate alınarak hesaplanır. Kesin sonuç için personel ve sicil üstünün bütün görev kayıtları incelenmelidir.

Disiplin cezası yoksa düşük sicil mutlaka iptal edilir mi?

Hayır. Disiplin cezasının bulunmaması yüksek sicil hakkı doğurmaz. Fakat düşük değerlendirmeyi açıklayan ikaz, görev başarısızlığı veya başka somut kayıt da yoksa; buna karşılık başarı belgeleri bulunuyorsa idarenin notun sebebini açıklama yükü ağırlaşır.

CİMER’e veya komutanlığa yapılan başvuru dava süresini durdurur mu?

Her başvuru durdurmaz. İYUK Madde 11 kapsamında, dava açma süresi içinde ve dava konusu işlemin kaldırılması, geri alınması ya da değiştirilmesi açıkça istenerek yapılan uygun başvuru süreyi durdurabilir. Başvuruya kadar geçen günler ret sonrasında hesaba katılır.

Sicil değerlendirme ve denetleme kuruluna başvurmadan dava açılır mı?

Kural olarak kurul incelemesi idare mahkemesinde dava açmanın zorunlu ön şartı değildir. Kurul, sistem içindeki denetim mekanizmasıdır ve kendisi yeni not takdir etmez. Dava süresi içinde doğrudan yargı yoluna başvurma imkânı korunur.

Sicil üstünün sonradan ihraç edilmesi eski sicili geçersiz kılar mı?

Tek başına hayır. Sicil üstünün sonradan ihraç edilmesi veya mahkûm olması geçmişte verdiği bütün notları otomatik olarak hükümsüzleştirmez. Dava konusu sicil ile hukuka aykırı faaliyet, kişisel saik veya örgütsel bağlantı arasında somut ilişki kurulmalıdır.

Sicil notu ile olumsuz kanaat ayrı ayrı iptal edilebilir mi?

Evet, olumsuz kanaat puandan bağımsız biçimde görev, kurs, temsil veya üst göreve hazırlık değerlendirmesinde sonuç doğuruyorsa dava konusu açıkça belirlenebilir. Talep sonucunda hangi puanın, hangi sicil üstü değerlendirmesinin ve hangi kanaatin iptalinin istendiği tereddütsüz yazılmalıdır.

Sicil iptal davasında tanık dinlenir mi?

İdari yargılama esas olarak yazılı ve belgeye dayalıdır. Personelin birlikte çalıştığı kişilerin anlatımları yardımcı bilgi sağlayabilse de atama emri, görev sonucu, elektronik kayıt ve resmî tutanak gibi belgelerin yerini genellikle tutmaz. İddialar mümkün olduğunca kurumsal kayıtlarla desteklenmelidir.

Sicil iptal davası kazanılırsa idare kaç günde işlem yapar?

İYUK Madde 28 uyarınca idare mahkeme kararının gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır; genel uygulama süresi kararın idareye tebliğinden itibaren 30 günü geçemez. Yapılacak işlemin kapsamı, iptal kararının hüküm ve gerekçesine göre belirlenir.

Sonuç: TSK Sicil İptal Davasında Etkili Savunma Nasıl Yapılır?

TSK sicil iptal davası, yalnızca düşük bir puanın yükseltilmesini amaçlayan basit bir not itirazı değildir. Uyuşmazlık; subay, astsubay veya uzman erbaş statüsü, sicil üstünün yetkisi, birlikte çalışma süresi, görev dönemi içindeki somut başarı ve olumsuzluklar, sicil safahatı, öğrenme tarihi ve sicilin mesleki sonuçları üzerinden değerlendirilir. Bu unsurlardan biri eksik bırakıldığında hukuka aykırı bir sicilin yargısal denetimi güçleşebilir.

TSK personeli bakımından İYUK Madde 20/C’deki özel yetki kuralı uygulanmalı; Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin ayrı teşkilat yapısı ana TSK kuralıyla karıştırılmamalıdır. Uzman erbaşlar yönünden 11 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 3269 sayılı Kanun Madde 8/A gözden kaçırılmamalıdır. Sicilin gizli olması süresiz dava hakkı verdiği şeklinde yorumlanmamalı, öğrenme tarihi gecikmeden belgelendirilmeli ve dava konusu döneme ait bütün görev kayıtları bir kronoloji içinde sunulmalıdır. Doğru kurgulanmış bir TSK sicil iptal davası, personelin yalnızca geçmişteki notunu değil, bu nota bağlanan terfi, kıdem, kademe ve statü haklarını da etkili biçimde koruyabilir.

Osman Düz

Avukat

Avukat Osman DÜZ, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden “onur öğrencisi” derecesiyle mezun olmuştur. Öğrencilik sürecinde Adalet Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi iş birliği ile yürütülen hukuk kliniklerine katılarak “insan hakları” konusunda çalışmalar yapmış; dahil olduğu eğitimlerle bilişim hukuku ve rekabet hukuku alanlarına odaklanmıştır.