Uzman Erbaş Sağlık Raporuna İtiraz Nedir?
Uzman erbaş sağlık raporuna itiraz, uzman erbaş adayı veya halen görev yapan uzman erbaş hakkında yetkili sağlık kuruluşu tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunun tıbbi veya hukuki açıdan hatalı olduğu düşünülüyorsa raporun yeniden değerlendirilmesini sağlayan başvuru yoludur.
Uzman erbaşlık statüsünde sağlık raporları sıradan bir durum bildirir sağlık raporundan çok daha önemli sonuçlar meydana getirebilir. Bir sağlık kurulu raporu adayın uzman erbaş olarak göreve başlayıp başlayamayacağını belirleyebileceği gibi, halen görev yapan bir uzman erbaşın komando görevine devam etmesini, sınıf veya branşındaki görevini sürdürmesini, sözleşmesinin yenilenmesini ve bazı durumlarda personelin statüsünün devam edip etmeyeceğini doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle “Uzman Erbaş Olamaz”, “Komando Olamaz”, “Sınıfı veya Branşı Görevini Yapamaz”, “Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz” veya Jandarma personeli bakımından “Jandarma Genel Komutanlığında Görev Yapamaz” şeklindeki raporların aynı hukuki sonucu doğurduğunu düşünmek doğru değildir.
Sağlık kurulu kararının hangi hastalık nedeniyle verildiği, hastalığın Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Hastalıklar Listesinde hangi madde ve dilimde bulunduğu, personelin sınıfı veya branşı, raporun adaylık sırasında mı yoksa görev devam ederken mi düzenlendiği ve raporda kullanılan nihai kararın ne olduğu birlikte değerlendirilmelidir.
Uzman Erbaş Sağlık Raporlarında Hangi Mevzuat Uygulanır?
Uzman erbaş sağlık işlemlerinin temel hukuki dayanağını 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, Uzman Erbaş Yönetmeliği ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği oluşturmaktadır.
Sağlık kurulu raporlarının düzenlenmesi ve raporlara yapılacak itirazların usulü bakımından ayrıca Sağlık Bakanlığı Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge hükümleri önem taşımaktadır.
Bu mevzuat birlikte değerlendirilmelidir. Yalnızca kişinin teşhisine bakılarak “uzman erbaş olur” veya “uzman erbaş olamaz” sonucuna ulaşılması yeterli değildir. Teşhisin Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Hastalıklar Listesinde hangi karşılığa sahip olduğu ve kişinin tabi olduğu statü bakımından hangi sağlık standardının uygulanması gerektiği belirlenmelidir.
Özellikle görevde bulunan uzman erbaşlarla yeni uzman erbaş adaylarının sağlık şartları aynı değildir. Adaylık aşamasında daha sıkı sağlık kriterleri uygulanabilmekte; görev sırasında ortaya çıkan bazı hastalık ve arızalarda ise personelin görevine devam etmesine imkân veren hükümler bulunabilmektedir.
Bu ayrım, sağlık raporuna itirazın en önemli hukuki noktalarından biridir.
Uzman Erbaş Adayı ile Görevdeki Uzman Erbaşın Sağlık Şartları Aynı mı?
Hayır. Uzman erbaş adayının tabi olduğu sağlık değerlendirmesi ile yıllardır görev yapan uzman erbaşın sağlık değerlendirmesi aynı hukuki kurallara dayanmaz.
Uzman erbaş adaylarının sağlık muayeneleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin adaylara ilişkin hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır. Temin aşamasındaki aday hakkında sağlık kurulunca “Uzman Erbaş veya Sözleşmeli Erbaş/Er Olur” ya da şartların sağlanmaması hâlinde olumsuz yönde karar verilebilir.
Görevde bulunan personelin durumu ise farklıdır. Uzman erbaş göreve başladıktan sonra ortaya çıkan hastalıkların değerlendirilmesinde personelin halen kendi sınıf veya branş görevini yapıp yapamayacağı ayrıca dikkate alınır.
Bu nedenle yıllardır uzman erbaş olarak görev yapan bir personel hakkında, yeni adayların tabi olduğu sağlık şartlarının herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın aynen uygulanması hukuki uyuşmazlığa neden olabilir.
Sağlık raporuna itiraz hazırlanırken ilk sorulması gereken sorulardan biri bu nedenle “Bu kişi uzman erbaş adayı mı, yoksa halen görev yapan uzman erbaş mı?” sorusudur.
Uzman Erbaş Sağlık Raporuna İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Bu konu, uzman erbaş sağlık raporlarında en fazla karıştırılan hususlardan biridir.
İtiraz süresi herkes bakımından üç iş günü değildir.
Uzman Erbaş Adayının Sağlık Raporuna İtiraz Süresi
Temin sürecinde bulunan uzman erbaş adayları hakkında yetkili sağlık kurulu tarafından verilen sağlık raporlarına tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde itiraz edilebilir.
Burada sürenin raporun düzenlendiği tarihten değil, raporun adaya tebliğ edildiği tarihten hareketle değerlendirilmesi önemlidir.
Özellikle uzman erbaş temin sürecinde sağlık raporunun olumsuz olması adaylığın sona ermesine neden olabileceğinden üç iş günlük sürenin geçirilmemesi son derece önemlidir.
Adayın sağlık raporunu aldıktan sonra uzun süre beklemesi, başka hastanelerden rapor toplamaya çalışması veya doğrudan dava açmayı düşünerek idari itiraz sürecini ihmal etmesi ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
Görevdeki Uzman Erbaşın Sağlık Raporuna İtiraz Süresi
Halen görev yapan uzman erbaş hakkında Sağlık Yeteneği Yönetmeliği kapsamında düzenlenen sağlık kurulu raporlarına itiraz süresi ise kural olarak tebliğ tarihinden itibaren otuz gündür.
Dolayısıyla görevdeki uzman çavuş veya uzman onbaşının sağlık kurulu raporuna itirazında üç iş günlük aday süresinin uygulanması doğru değildir.
Bu ayrım özellikle “Komando Olamaz”, “Görev Yapamaz” veya sözleşme yenilemesine esas sağlık raporları bakımından önem taşımaktadır.
Ancak “görev yapamaz” şeklindeki bazı kesin işlem raporları bakımından ayrıca ilgili komutanlığın mevzuata uygunluk incelemesi ve onay süreci bulunduğundan, raporun hukuki statüsü ve tebliğ şekli ayrıca incelenmelidir.
Uzman Erbaş Sağlık Raporuna Nereye İtiraz Edilir?
Uzman erbaş sağlık kurulu raporuna itiraz doğrudan kişinin istediği başka bir hastaneye başvurması suretiyle yapılmaz.
Kural olarak itiraz, sağlık raporunu düzenleyen sağlık kuruluşunun bulunduğu veya hakkında rapor düzenlenen kişinin ikamet ettiği ilin İl Sağlık Müdürlüğüne yapılmaktadır.
İtiraz dilekçesine itiraz edilen sağlık kurulu raporunun tasdikli örneğinin eklenmesi gerekir.
İl Sağlık Müdürlüğü, ilgili mevzuat ve hakem hastane listeleri çerçevesinde kişinin yeniden değerlendirilmek üzere hangi yetkili sağlık kuruluşuna sevk edileceğini belirler.
Bu nedenle kişinin kendi tercih ettiği hastaneye giderek yeni bir sağlık raporu alması, tek başına önceki askerî sağlık kurulu raporunun ortadan kalkması sonucunu doğurmaz.
Özel hastane veya farklı bir sağlık kuruluşundan alınacak uzman hekim raporları itirazın tıbbi gerekçesini desteklemek bakımından önemli olabilir; ancak askerî personelin görevine uygunluğu konusunda bağlayıcı nihai kararın ilgili mevzuat uyarınca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşu tarafından verilmesi gerekir.
Uzman Erbaş Sağlık Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır?
İtiraz sürecinin sağlıklı yürütülmesi için yalnızca “rapora itiraz ediyorum” şeklinde kısa bir dilekçe verilmesi yerine, rapordaki hangi tıbbi ve hukuki değerlendirmenin hatalı olduğunun mümkün olduğunca somut biçimde açıklanması yararlı olacaktır.
İtiraz dilekçesinde sağlık kurulu raporunun tarihi ve numarası, raporu düzenleyen hastane, konulan teşhis, sağlık kurulunun verdiği karar ve bu karara neden itiraz edildiği açıkça belirtilmelidir.
Personelin daha önce aynı rahatsızlığa ilişkin tetkikleri, uzman hekim değerlendirmeleri, görüntüleme sonuçları, solunum fonksiyon testleri, laboratuvar sonuçları, ameliyat belgeleri veya tedavi kayıtları bulunuyorsa bunlar da itiraz değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Bununla birlikte itirazın yalnızca farklı bir teşhis ileri sürmek şeklinde hazırlanması her zaman yeterli değildir. Hastalığın Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde hangi madde kapsamında bulunduğu ve bu maddenin uzman erbaş statüsü ile kişinin sınıf veya branşı açısından hangi sonucu doğurduğu da değerlendirilmelidir.
Hakem Hastane Süreci Nasıl İşler?
Uzman erbaş sağlık raporuna yapılan itiraz sonrasında İl Sağlık Müdürlüğü, kişiyi mevzuatta belirlenen yetkili sağlık kuruluşlarından uygun olanına sevk eder.
İtiraz üzerine yapılan ikinci değerlendirme sonucunda verilen sağlık kurulu kararı ilk raporla aynı yöndeyse rapor kesinleşir.
Örneğin ilk hastane kişinin ilgili statü bakımından sağlık şartlarını taşımadığı yönünde karar vermiş ve itiraz üzerine sevk edildiği sağlık kuruluşu da aynı yönde karar vermişse sağlık raporu idari sağlık süreci bakımından kesinleşir.
Buna karşılık ilk sağlık kurulu raporuyla itiraz üzerine düzenlenen ikinci sağlık kurulu raporu arasında farklılık bulunursa süreç Bölge Hakem Hastanesine taşınır.
Bölge Hakem Hastanesinin sağlık kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda verilen karar idari sağlık raporu süreci bakımından kesin niteliktedir.
İlk Rapor ile İkinci Rapor Farklıysa Ne Olur?
İlk hastane ile itiraz üzerine muayene yapan hastanenin kararlarının farklı olması, kişinin kendi başına üçüncü bir hastaneye başvurması anlamına gelmez.
Bu durumda İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Bölge Hakem Hastaneleri arasından ilgili tıbbi branşların bulunduğu ve askerî sağlık raporu vermeye yetkili uygun bir hastane belirlenerek yeniden sevk gerçekleştirilir.
Bölge Hakem Hastanesi kişinin teşhisini, mevcut sağlık durumunu ve ilgili sağlık mevzuatını yeniden değerlendirir.
Bölge Hakem Hastanesinin vereceği karar sağlık raporunun idari itiraz süreci bakımından kesinleşmesini sağlar.
Ancak burada çok önemli bir ayrım bulunmaktadır: Hakem hastane kararının kesin olması, idari yargıda dava açılamayacağı anlamına gelmez.
Kesinlik, sağlık raporuna ilişkin idari başvuru zincirinin sona erdiğini ifade eder. Anayasal yargı denetimi ve idari dava hakkı bundan farklıdır.
“Komando Olamaz” Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Yetkili sağlık kuruluşu tarafından verilen “Komando Olamaz” kararı da koşullarının bulunması hâlinde sağlık raporuna ilişkin itiraz usulüne tabidir.
Ancak “Komando Olamaz” kararının hukuki anlamının doğru belirlenmesi özellikle önemlidir.
“Komando Olamaz” ile “Uzman Erbaş Olamaz” veya “Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz” aynı karar değildir.
Bir personelin komando görevlerini yapmaya sağlık yönünden uygun bulunmaması, teorik olarak kişinin bütün uzman erbaşlık görevlerini yapamayacağı anlamına gelmeyebilir.
Bu nedenle raporda “Uzman Erbaşlığa Devam Eder, Komando Olamaz”, “Sınıfı Görevini Yapar, Komando Olamaz” veya benzeri bir karar bulunması hâlinde, raporun tam metni incelenmeden yalnızca “komando olamaz” ibaresi üzerinden sonuç çıkarmak doğru değildir.
Komando Olamaz Raporu Alan Uzman Erbaşın İlişiği Kesilir mi?
Bu soruya her dosya için geçerli tek bir cevap verilmesi hukuken doğru değildir.
Öncelikle kişinin hangi sınıf ve branşta istihdam edildiği belirlenmelidir. Uzman erbaşın yalnızca belirli bir komando branşında görev yapmak üzere istihdam edilmiş olması ile başka bir uygun kadro veya branşta değerlendirilme imkânının bulunması aynı durum değildir.
Danıştay kararlarında da bu konuda somut olayın özelliklerinin önem taşıdığı görülmektedir. Bazı uyuşmazlıklarda sağlık raporunda kişinin uzman erbaş olarak görev yapabileceğinin belirtilmesine rağmen yalnızca komando olamayacağından hareketle doğrudan ilişik kesilmesi hukuka aykırı değerlendirilmiş ve personelin uygun başka bir görevde istihdam edilip edilemeyeceğinin araştırılması gerektiği kabul edilmiştir.
Buna karşılık kişinin doğrudan komando branşında istihdam edilmek üzere statüye alınması, eğitim durumu ve teşkilat yapısı nedeniyle başka bir branşta görevlendirilmesinin mümkün olmaması gibi durumlarda sağlık şartının kaybedilmesinin sözleşme bakımından sonuç doğurabileceğini kabul eden kararlar da bulunmaktadır.
Dolayısıyla “Komando Olamaz raporu alan herkesin ilişiği kesilir” şeklindeki ifade de, “Komando Olamaz raporu hiçbir şekilde ilişik kesmeye neden olmaz” şeklindeki ifade de hukuken doğru değildir.
Her dosyada sağlık raporunun nihai kararı, personelin branşı, eğitim durumu, kadro yapısı, mevcut görevleri ve başka bir görevde istihdam edilme imkânı birlikte değerlendirilmelidir.
Danıştay’ın yakın tarihli kararlarında bu ayrımın somut olayın personel statüsü ve branş imkânlarına göre değerlendirildiği görülmektedir.
“Uzman Erbaş Olur, Komando Olamaz” Ne Demektir?
Bu ifade, kişinin genel olarak uzman erbaşlık statüsüne ilişkin sağlık yeterliliği ile komando görevine ilişkin özel sağlık yeterliliğinin birbirinden ayrıldığını göstermektedir.
Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde komando görevleri bakımından ayrıca özel kriterler bulunmaktadır.
Bu nedenle bir hastalık kişinin bütün askerî görevleri yapmasına engel olmayabilirken, ağır fiziksel şartları ve özel görev koşulları bulunan komando görevlerinde bulunmasına engel teşkil edebilir.
Böyle bir rapor alan personel bakımından esas mesele, sağlık raporunun kendisinin yanında personelin hangi kadro ve branşta istihdam edildiği ve idarenin personelden komando görevi dışında yararlanma imkânının bulunup bulunmadığıdır.
Bu husus özellikle sağlık raporu nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi veya yenilenmemesi işlemlerine karşı açılacak davalarda önem taşır.
“Görev Yapamaz” Raporu Ne Demektir?
Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, görevde bulunan uzman erbaşlar bakımından kişinin sağlık durumunu Hastalıklar Listesi ile sınıf ve branş çizelgelerini birlikte dikkate alarak değerlendirmektedir.
Güncel düzenlemede bazı (A) dilimi rahatsızlıklara sahip uzman erbaşların sınıf veya branş görevine devam edebilmesi mümkündür.
Buna karşılık Hastalıklar Listesinin ilgili sınıf veya branş bakımından görev yapılmasına engel kabul edilen bazı (A) dilimi hastalıkları ile (B) ve (D) dilimindeki rahatsızlıklar, durumuna göre “Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz”, “Jandarma Genel Komutanlığında Görev Yapamaz” veya “Sahil Güvenlik Komutanlığında Görev Yapamaz” kararına neden olabilir.
Bu nedenle yalnızca kişinin teşhisinin adını bilmek yeterli değildir.
Aynı hastalığın derecesi, klinik bulguları ve Hastalıklar Listesinde hangi dilimde değerlendirildiği farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin uzman erbaşların sözleşme yenilemesi ve görev yapamaz raporlarına ilişkin hükümleri 2024 yılında da değişikliğe uğramış olduğundan eski internet içerikleriyle değerlendirme yapılmaması gerekir. Güncel düzenlemede sözleşme yenileme muayenelerinde bazı (A) dilimi rahatsızlıkların görev devamına engel olmadığı, buna karşılık belirli sınıf/branş karşılıkları ile (B) ve (D) dilimindeki durumların görev yapamaz kararına esas olabileceği görülmektedir.
Görev Yapamaz Raporuna Hemen İtiraz Edilebilir mi?
Görevdeki personel hakkında düzenlenen “… Görev Yapamaz” kararlı raporlar bakımından özel bir usul bulunmaktadır.
Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge uyarınca görevdeki personel hakkında verilen “Görev Yapamaz” kararlarının ilgili mevzuatta öngörülen inceleme veya onay makamlarının değerlendirmesinden geçmesi gereken hâllerde, bu süreç tamamlanmadan sağlık raporuna itiraz edilememektedir.
Bu nedenle personelin raporu hastaneden öğrenir öğrenmez doğrudan İl Sağlık Müdürlüğüne yaptığı başvurunun işleme alınmaması ihtimali bulunmaktadır.
Somut raporun “Komando Olamaz” mı, “Sınıfı/Branşı Görevini Yapamaz” mı yoksa doğrudan “TSK’da Görev Yapamaz” mı olduğunun belirlenmesi bu nedenle önemlidir.
Sağlık Raporunda Hastalık Maddesi Yanlış Uygulanmışsa Ne Yapılabilir?
Sağlık kurulu raporlarında hukuki uyuşmazlıkların önemli bir bölümü teşhisin varlığından değil, mevcut teşhisin Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin yanlış maddesi veya yanlış dilimi kapsamında değerlendirilmesinden kaynaklanabilir.
Örneğin tıbbi bulguların (A) dilimi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülebilecekken hastane tarafından (B) diliminde değerlendirilmiş olması, rahatsızlığın derecesinin ölçüm sonuçlarıyla uyuşmaması veya ilgili sınıf/branş çizelgesinin yanlış uygulanması sağlık raporuna itiraz bakımından önem taşıyabilir.
Bu tür durumlarda itirazın “hastalığım yoktur” savunmasına indirgenmesi yerine, mevcut sağlık bulgularının ilgili yönetmelik hükmüyle neden uyuşmadığının ortaya konulması daha sağlıklı olacaktır.
Kişinin gerçekten bir hastalığının bulunması, sağlık kurulunun verdiği statü kararının mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez.
Asıl mesele hastalığın mevcut olup olmamasının yanında hastalığın yönetmelikteki karşılığının doğru belirlenip belirlenmediğidir.
Özel Hastaneden Alınan Rapor Geçerli Olur mu?
Uzman erbaşın kendi imkânıyla özel hastaneden veya farklı bir uzman hekimden aldığı rapor, askerî sağlık yeterliliğini tek başına değiştirmez.
Uzman erbaşların görevlerine uyarlık bakımından sağlık yeteneklerinin belirlenmesi Sağlık Bakanlığınca bu konuda yetkilendirilmiş sağlık kuruluşları tarafından yapılmaktadır.
Bununla birlikte özel hastaneden veya üniversite hastanesinden alınmış bilimsel ve ayrıntılı tıbbi değerlendirmeler itiraz dilekçesine eklenebilir.
Özellikle teşhisin yanlış olduğu, hastalığın derecesinin farklı bulunduğu veya ilk sağlık kurulunun değerlendirmesini etkileyen tıbbi bir hata bulunduğu iddia ediliyorsa güncel tetkikler ve uzman hekim değerlendirmeleri önemli destekleyici deliller olabilir.
Ancak nihai askerî sağlık yeterlilik kararının yetkili sağlık kurulu tarafından verilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Uzman Erbaş Sağlık Raporu Nedeniyle Sözleşme Feshedilebilir mi?
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve Uzman Erbaş Yönetmeliği kapsamında sağlık nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan personelin statüsü hakkında işlem yapılabilmektedir.
Ancak bunun için yalnızca herhangi bir sağlık sorununa sahip olunması yeterli değildir.
Sağlık durumunun ilgili mevzuat kapsamında uzman erbaşın görevine devam etmesine gerçekten engel olup olmadığı ve hakkında kesinleşmiş sağlık değerlendirmesinin ne olduğu belirlenmelidir.
Uzman Erbaş Yönetmeliğinde sözleşmenin uzatılması bakımından personelin istihdam edildiği veya edileceği kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşı için gerekli sağlık niteliklerini taşıması şartı bulunmaktadır.
Bu nedenle sağlık raporları özellikle sözleşme yenileme dönemlerinde ciddi hukuki sonuç meydana getirebilir.
Bununla birlikte personel hakkında “Komando Olamaz ancak Uzman Erbaşlığa Devam Eder” gibi daha sınırlı bir sağlık kararı bulunuyorsa bunun doğrudan “uzman erbaşlık görevini yapamaz” şeklinde yorumlanması her somut olayda hukuken kabul edilebilir olmayabilir.
Sağlık Nedeniyle Sözleşme Yenilenmemesine Karşı Dava Açılabilir mi?
Evet. Sağlık raporu esas alınarak uzman erbaş sözleşmesinin yenilenmemesi veya feshedilmesi yönünde idari işlem tesis edilmişse, hukuka aykırı olduğu düşünülen işleme karşı idari yargıda iptal davası açılması mümkündür.
Bu davada yalnızca sözleşme fesih işlemi değil, işleme dayanak oluşturan sağlık raporunun hukuka uygunluğu da uyuşmazlığın merkezinde yer alabilir.
Mahkeme personelin sağlık durumunu kendisi tıbben değerlendirmez. Ancak sağlık kurulu raporunun doğru mevzuata dayanıp dayanmadığını, teşhis ile karar arasında uyum bulunup bulunmadığını ve gerekli görülmesi hâlinde kişinin başka bir yetkili sağlık kuruluşunda yeniden değerlendirilmesini sağlayabilir.
Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde kesinleşen sağlık kurulu raporları ve bu raporlar gereğince tesis edilen işlemlere karşı açılan davalarda sağlık durumunun mahkeme tarafından yeniden değerlendirilmesinin istenebileceğine ilişkin özel hüküm bulunmaktadır.
Bu düzenleme, hakem hastane kararının yargı denetiminin dışında olmadığını açıkça göstermektedir.
Hakem Hastane Raporuna Karşı Dava Açılabilir mi?
Hakem hastane veya Bölge Hakem Hastanesi kararının “kesin” olduğu yönündeki düzenleme, çoğu kişi tarafından yanlış anlaşılmaktadır.
Buradaki kesinlik idari sağlık raporuna yeniden aynı usulle itiraz edilemeyeceği anlamındadır.
Bir idari sağlık raporunun kesin olması, Anayasa tarafından güvence altına alınan yargı yolunu ortadan kaldırmaz.
Sağlık raporuna dayanılarak adaylığın sona erdirilmesi, uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesi, sözleşmenin yenilenmemesi veya personelin statüsünü etkileyen başka bir işlem yapılması hâlinde bu işlemlerin hukuka uygunluğu idare mahkemesinin denetimine tabidir.
Nitekim Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, kesinleşmiş sağlık raporları ve bu raporlar gereğince tesis edilen işlemler hakkında açılan davalarda mahkemenin kişinin sağlık durumunun yeniden değerlendirilmesini isteyebilmesine yönelik özel bir düzenleme içermektedir.
Uzman Erbaş Sağlık Raporu İptal Davası Kaç Gün İçinde Açılır?
İdari işlemlere karşı açılacak iptal davalarında özel bir süre öngörülmemişse genel dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış gündür.
Ancak uzman erbaş sağlık uyuşmazlıklarında dava süresinin hangi tarihten başlayacağı dikkatle belirlenmelidir.
Çünkü dosyada ilk sağlık raporu, itiraz üzerine düzenlenen ikinci rapor, hakem hastane raporu, raporun ilgili komutanlıkça incelenmesi ve sonrasında adaylığın sona erdirilmesi, sözleşmenin feshedilmesi veya yenilenmemesi şeklinde birden fazla işlem ve tebligat bulunabilir.
Bu nedenle “rapor tarihinden itibaren her durumda altmış gün vardır” biçiminde genel bir hesaplama yapılması hatalı olabilir.
Hangi işlemin dava konusu edileceği ve nihai işlemin hangi tarihte tebliğ edildiği somut dosyaya göre belirlenmelidir.
Ayrıca sağlık raporuna ilişkin üç iş günlük veya otuz günlük itiraz süreleriyle idari dava süresi birbirinden farklı hukuki sürelerdir.
Uzman Erbaş Sağlık Raporu Davasında Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Sağlık raporu nedeniyle adaylığın sonlandırılması, sözleşmenin feshedilmesi veya sözleşmenin yenilenmemesi işlemine karşı açılacak iptal davasında şartları varsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
Yürütmenin durdurulması için dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar meydana gelmesi şartlarının birlikte bulunması gerekir.
Görevde bulunan uzman erbaş bakımından mesleki statünün sona ermesi, aylık ve özlük haklarından yoksun kalınması, meslekten fiilen uzaklaştırılma ve hizmet devamlılığının kesilmesi telafisi güç zarar değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Uzman erbaş adayı bakımından ise devam eden personel temin döneminin kapanması, adayın eğitim veya göreve başlama aşamasını kaçırması ve sonraki süreçte yaş koşulu gibi şartlar nedeniyle aynı temine tekrar katılamama ihtimali somutlaştırılabilir.
Ancak yalnızca işlemin olumsuz sonuç doğurduğunun belirtilmesi yeterli değildir. Sağlık raporundaki açık tıbbi veya hukuki çelişkinin ve işlemin kişiye meydana getireceği somut zararın birlikte açıklanması gerekir.
Mahkeme Yeniden Hastaneye Sevk Edebilir mi?
Evet. Uzman erbaş sağlık raporlarına ilişkin davaların en önemli özelliklerinden biri budur.
Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, kesinleşmiş sağlık kurulu raporları ve bu raporlar esas alınarak tesis edilen işlemler hakkında açılan davalarda sağlık raporunun yeniden değerlendirilmesine imkân tanımaktadır.
Mahkeme uyuşmazlığın çözümü için kişinin sağlık durumunun yeniden tespit edilmesini gerekli görürse yeniden sağlık kurulu değerlendirmesi yaptırabilir.
Bu noktada dava dosyasındaki güncel sağlık belgelerinin, önceki raporların, hakem hastane kararlarının ve hastalığın gelişim seyrinin mahkemeye eksiksiz sunulması önem taşır.
Özellikle ilk rapor ile kişinin sonraki tetkikleri arasında ciddi farklılık bulunması veya aynı rahatsızlık hakkında farklı sağlık kuruluşlarının farklı tıbbi değerlendirmelerde bulunması durumunda yeni sağlık incelemesi davanın sonucunda belirleyici olabilir.
Uzman Erbaş Sağlık Raporunda Hangi Hususlar Kontrol Edilmelidir?
Sağlık raporuyla karşılaşıldığında yalnızca raporun sonuç bölümüne bakılması yeterli değildir.
Öncelikle teşhisin doğru olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ardından teşhisin Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin hangi hastalık maddesi, fıkrası ve dilimine dayandırıldığı incelenmelidir.
Daha sonra personelin aday mı yoksa görevde bulunan personel mi olduğu, sınıf ve branşı, komando veya özel ihtisas görevi bulunup bulunmadığı ve raporun hangi amaçla düzenlendiği belirlenmelidir.
Sözleşme yenileme muayenesiyle adaylık muayenesi, komando muayenesiyle görev yapabilirlik değerlendirmesi birbirinden farklı sonuçlar doğurabilir.
Raporun teşhis kısmıyla karar kısmının birbiriyle uyumlu olup olmadığı da ayrıca önemlidir.
Örneğin hastalık maddesi görev devamına izin verdiği hâlde nihai karar bölümünde görev yapamaz sonucuna ulaşılmış olması veya raporda “uzman erbaş olur” denilmesine rağmen buna tamamen zıt bir idari işlem tesis edilmesi ayrıca değerlendirilmelidir.
Uzman Erbaş Sağlık Raporuna İtiraz Dilekçesinde Ne Yazılmalıdır?
İtiraz dilekçesi mümkün olduğunca somut hazırlanmalıdır.
Dilekçede personelin kimliği ve statüsü, raporu düzenleyen hastane, rapor tarihi ve sayısı, konulan teşhis, raporda kullanılan hastalık maddesi ve sağlık kurulunun verdiği nihai karar belirtilmelidir.
Bundan sonra itiraz gerekçeleri açıklanmalıdır.
Teşhisin yanlış olduğu düşünülüyorsa bunu destekleyen güncel tetkikler sunulmalı; teşhis doğru olmakla birlikte hastalığın yanlış dilimde değerlendirildiği düşünülüyorsa bu husus belirtilmeli; kişinin görev yaptığı sınıf veya branş bakımından yanlış sağlık kriterinin uygulandığı düşünülüyorsa bunun nedenleri açıklanmalıdır.
Dilekçenin sonuç kısmında rapora itiraz edildiği ve ilgili mevzuat gereğince başka bir yetkili sağlık kuruluşuna sevk edilerek yeniden sağlık kurulu değerlendirmesi yapılmasının talep edildiği açıkça yazılmalıdır.
Sağlık Raporuna İtiraz Ederken Yeni Tetkik Yaptırmak Gerekir mi?
Her durumda zorunlu değildir; ancak sağlık kurulunun verdiği kararın yanlış olduğunu gösteren tıbbi belgelerin bulunması itirazın değerlendirilmesini güçlendirebilir.
Örneğin görüntüleme sonucunun yanlış yorumlandığı, hastalığın artık mevcut olmadığı, tedaviyle tamamen kontrol altına alındığı, hastalık derecesinin yönetmelikte öngörülen sınırın altında olduğu veya ilk hastanedeki tetkikin teknik açıdan güvenilir olmadığı ileri sürülüyorsa güncel uzman hekim değerlendirmeleri önem kazanabilir.
Bununla birlikte sağlık raporu itirazında süre çok kısa olabileceğinden özellikle uzman erbaş adaylarının önce üç iş günlük itiraz süresini koruması gerekir.
Tıbbi belge toplamak amacıyla itiraz süresinin geçirilmesi ciddi hak kaybı oluşturabilir.
Sağlık Raporundaki Yazım veya Maddi Hatalar İçin Hakem Hastaneye Gitmek Gerekir mi?
Her hata hakem hastane sürecini gerektirmez.
Rapor içerisinde isim, kimlik bilgisi, imza, doldurulması gereken bölüm veya benzeri karar hükmünü değiştirmeyen şekli bir hata bulunuyorsa raporun düzenlendiği sağlık kuruluşuna iade edilerek düzeltilmesi mümkün olabilir.
Ancak itiraz raporun tıbbi teşhisine veya nihai sağlık kurulu kararına yönelikse bu artık basit bir maddi hata düzeltmesi değil, rapora itiraz niteliğindedir.
Bu ayrım özellikle süre bakımından önemlidir. Kişinin esasen nihai karara itiraz etmek istediği hâlde konuyu yalnızca “rapor düzeltme” başvurusu olarak takip etmesi itiraz süresinin geçirilmesine neden olmamalıdır.
Uzman Erbaşın Sağlık Sorunu Olması Her Zaman İlişik Kesmeye Neden Olur mu?
Hayır.
Sağlık Yeteneği Yönetmeliği görev yapan uzman erbaşların her hastalıkta otomatik olarak görevden ayrılmasını öngörmemektedir.
Özellikle bazı (A) dilimi rahatsızlıklar bakımından personelin sınıf veya branş görevine devam etmesi mümkündür.
Ayrıca kanser, tüberküloz, kronik böbrek yetmezliği ile bazı ruh sağlığı, sinir sistemi hastalıkları ve uzun süreli tedaviyi gerektiren durumlarda yönetmelikte tedavi, istirahat veya hava değişimine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır.
Bu nedenle sağlık sorununun bulunması ile sağlık nedeniyle personelden artık istifade edilemeyeceğinin kabul edilmesi aynı şey değildir.
İlişik kesme sonucunun doğabilmesi için personelin sağlık durumunun tabi olduğu sağlık yeteneği kriterleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Uzman Erbaş Sağlık Raporuna İtirazda En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamadaki en önemli hata adaylarla görevdeki personelin itiraz süresinin birbirine karıştırılmasıdır. Uzman erbaş adayları açısından üç iş günlük çok kısa bir süre söz konusu iken görev yapan personel açısından kural otuz gündür.
Bir diğer hata, itirazın doğrudan başka bir hastaneye yapılmasıdır. Sağlık kurulu raporuna itirazın İl Sağlık Müdürlüğü üzerinden usulüne uygun biçimde yürütülmesi gerekir.
Üçüncü önemli hata yalnızca teşhise odaklanılmasıdır. Oysa çoğu dosyada sorun hastalığın mevcut olup olmamasından ziyade hastalığın hangi madde ve dilimde değerlendirilmesi gerektiği veya personelin sınıf/branşına hangi sağlık kriterinin uygulanacağıdır.
Bir başka hata “Komando Olamaz” raporuyla “Görev Yapamaz” raporunun aynı kabul edilmesidir. Bu iki karar aynı hukuki anlama sahip değildir.
Son olarak hakem hastane kararının kesin olduğu gerekçesiyle hiçbir hukuki yol kalmadığının düşünülmesi de doğru değildir. İdari sağlık sürecinin kesinleşmesi, idari yargı yolunu ortadan kaldırmaz.
Uzman Erbaş Sağlık Raporuna İtiraz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Uzman erbaş sağlık raporuna kaç gün içinde itiraz edilir?
Temin aşamasındaki uzman erbaş adaylarının olumsuz sağlık raporuna tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde itiraz etmesi gerekir. Halen görev yapan uzman erbaşlar hakkında Sağlık Yeteneği Yönetmeliği kapsamında düzenlenen raporlarda ise kural olarak otuz günlük itiraz süresi bulunmaktadır.
Uzman erbaş sağlık raporuna nereye itiraz edilir?
Kural olarak raporun düzenlendiği sağlık kuruluşunun bulunduğu veya kişinin ikamet ettiği ilin İl Sağlık Müdürlüğüne başvurulur. Sevk edilecek hakem sağlık kuruluşunu kişinin kendisi değil yetkili makam belirler.
İtiraz için doğrudan başka hastaneye gidilebilir mi?
Hayır. Kişinin kendi tercih ettiği hastaneden aldığı rapor, usulüne uygun itiraz sonucunda verilen hakem hastane raporunun yerine geçmez. İtiraz sürecinin İl Sağlık Müdürlüğü üzerinden yürütülmesi gerekir.
Hakem hastane nasıl belirlenir?
İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen yetkili hakem hastane listeleri ile sağlık kuruluşunun rolünü ve ilgili uzmanlık branşlarını dikkate alarak sevk yapılacak hastaneyi belirler.
İlk iki hastane aynı kararı verirse ne olur?
İlk raporla itiraz üzerine verilen ikinci raporun kararı aynı yöndeyse sağlık raporu idari sağlık süreci bakımından kesinleşir.
İlk iki hastane farklı karar verirse ne olur?
Kararlar arasında çelişki bulunması hâlinde kişi İl Sağlık Müdürlüğü aracılığıyla uygun Bölge Hakem Hastanesine sevk edilir.
Bölge Hakem Hastanesi kararına tekrar itiraz edilir mi?
Bölge Hakem Hastanesinin sağlık kurulu kararı sağlık raporuna ilişkin idari itiraz süreci bakımından kesindir. Ancak bu kesinlik idari yargıda dava açılmasına engel değildir.
Komando olamaz raporu alan uzman erbaş meslekten çıkarılır mı?
Her durumda otomatik olarak böyle bir sonuç doğmaz. Personelin uzman erbaşlığa devam edip edemediği, sınıf ve branşı, hangi kadro için istihdam edildiği ve başka bir görevde değerlendirilme imkânı somut olay bakımından incelenmelidir.
Uzman erbaş olur komando olamaz ne demektir?
Bu ifade kişinin genel olarak uzman erbaşlık için sağlık yeterliliğini koruduğunu ancak komando görevlerine ilişkin daha ağır sağlık şartlarını sağlayamadığını gösterebilir. Bunun personelin görevine etkisi branş ve kadro durumuna göre ayrıca değerlendirilir.
Görev yapamaz raporu alan uzman erbaşın sözleşmesi feshedilir mi?
Kesinleşmiş sağlık raporunda personelin ilgili kuvvet veya komutanlıkta görev yapamayacağının belirlenmesi, 3269 sayılı Kanun ve Uzman Erbaş Yönetmeliği kapsamında personelin statüsünü etkileyebilir. Ancak raporun usul ve mevzuata uygun olması gerekir.
Özel hastane raporuyla uzman erbaş sağlık raporu değişir mi?
Özel hastane raporu tek başına askerî sağlık kurulu kararını değiştirmez. Bununla birlikte itirazın tıbbi gerekçelerini desteklemek amacıyla kullanılabilir.
Sağlık raporuna itiraz için avukat gerekir mi?
İdari sağlık raporuna itiraz başvurusunun yapılması için avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak sağlık raporunun personelin sözleşmesinin feshi veya adaylığının sona erdirilmesi gibi ağır sonuçlar doğurması hâlinde dosyanın hukuki açıdan ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Hakem hastane raporuna karşı dava açılır mı?
Hakem hastane raporunun kesinleşmesinin ardından rapor esas alınarak tesis edilen idari işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla idari yargıya başvurulabilir. Sağlık raporunun hukuka aykırılığı da bu davada ileri sürülebilir.
Mahkeme tekrar sağlık raporu aldırabilir mi?
Evet. Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, kesinleşmiş sağlık kurulu raporlarına dayanan işlemler hakkında açılan davalarda mahkeme tarafından sağlık durumunun yeniden değerlendirilmesine imkân tanımaktadır.
Sağlık nedeniyle sözleşme feshedilirse yürütmenin durdurulması istenir mi?
Şartların bulunması hâlinde iptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir. İşlemin açıkça hukuka aykırılığı ile uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar meydana gelmesi şartları birlikte değerlendirilir.
Sağlık raporuna itiraz süresi rapor tarihinden mi başlar?
İtiraz süresi bakımından esas olan kural olarak raporun ilgili kişiye tebliğ edildiği tarihtir. Bu nedenle rapor tarihiyle tebliğ tarihi birbirine karıştırılmamalıdır.
Aday sağlık raporuna üç iş günü içerisinde itiraz etmezse ne olur?
Üç iş günlük süre geçirilirse sağlık raporuna ilişkin olağan idari itiraz yolunun kullanılması ciddi şekilde güçleşir ve rapor kesinleşebilir. Bu nedenle temin aşamasındaki adayların tebliğ tarihini dikkatle takip etmesi gerekir.
Sonuç
Uzman erbaş sağlık raporuna itiraz süreci yalnızca tıbbi bir değerlendirmeden ibaret değildir. Sağlık kurulu raporunun uzman erbaşın adaylık, görev, sınıf, branş, komando niteliği, sözleşme yenilemesi ve mesleki statüsü üzerinde doğrudan sonuç meydana getirmesi nedeniyle konu aynı zamanda önemli bir idare hukuku uyuşmazlığıdır.
Bu süreçte öncelikle personelin uzman erbaş adayı mı yoksa halen görev yapan uzman erbaş mı olduğu belirlenmelidir. Çünkü uygulanacak sağlık kriterleri ve itiraz süreleri buna göre değişmektedir.
Temin sürecindeki uzman erbaş adayları bakımından üç iş günlük itiraz süresi özellikle önemlidir. Görevdeki uzman erbaşlar bakımından ise genel olarak otuz günlük itiraz süresi bulunmaktadır.
İtirazın İl Sağlık Müdürlüğü üzerinden yapılması, kişinin yetkili sağlık kuruluşuna sevk edilmesi, ilk ve ikinci rapor arasında farklılık bulunması hâlinde Bölge Hakem Hastanesinde yeniden değerlendirme yapılması sağlık raporu itiraz sürecinin temel aşamalarını oluşturur.
Bununla birlikte sağlık raporunun kesinleşmesi hukuki denetimin sona erdiği anlamına gelmez. Rapor nedeniyle adaylığın sonlandırılması, sözleşmenin feshedilmesi veya yenilenmemesi gibi bir işlem tesis edildiğinde, bu işlemin ve dayanağı olan sağlık raporunun hukuka uygunluğu idari yargıda denetlenebilir.
Özellikle “Komando Olamaz” kararı ile “Uzman Erbaş Olamaz” veya “Görev Yapamaz” kararlarının birbirinden ayrılması gerekir. Komando görevine sağlık yönünden uygun olmamak her dosyada uzman erbaşlık statüsünün tamamen sona ermesi anlamına gelmez. Bununla birlikte personelin yalnızca komando branşında istihdam edilebilmesi, eğitim durumu, kadro yapısı ve idarenin hizmet ihtiyacı gibi hususlar sonucunu değiştirebilir.
Bu nedenle uzman erbaş sağlık raporlarının değerlendirilmesinde yalnızca teşhisin adına veya raporun sonuç kısmındaki tek bir ifadeye bakılmamalı; Hastalıklar Listesi, hastalığın dilimi, sınıf ve branş çizelgesi, personelin statüsü, raporun düzenlenme amacı, tıbbi bulgular ve rapora dayanılarak tesis edilen idari işlem birlikte incelenmelidir.
