Mesai Arkadaşını Dövmeye Teşebbüs Disiplin Cezası | 7068

Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan personelin, astlarına […]

Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan personelin, astlarına veya mesai arkadaşlarına yönelik fiziksel saldırı girişiminde bulunması, 7068 sayılı Kanun kapsamında disiplin yaptırımına bağlanmıştır. Kolluk hizmetlerinin hiyerarşik bir yapı içerisinde yürütülmesi, personel arasındaki anlaşmazlıkların fiziksel müdahaleye dönüşmemesini ve çalışma ortamında karşılıklı güvenin korunmasını gerekli kılmaktadır. Bununla birlikte, personel arasında yaşanan her tartışmanın, sert davranışın veya fiziksel temasın aynı disiplin suçu kapsamında değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir.

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı alt bendinde, astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını ve diğer mesai arkadaşlarını dövme girişiminde bulunmak fiili, dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında düzenlenmiştir.

Söz konusu düzenleme bakımından en önemli mesele, bir personelin davranışının gerçekten dövme girişimi oluşturup oluşturmadığının belirlenmesidir. Zira sözlü tartışma, tehdit, saldırı teşebbüsü, karşılıklı arbede, meşru savunma ve fiilî saldırı birbirinden farklı hukuki değerlendirmeler gerektirmektedir. Özellikle dövme girişiminin tamamlanmış fiziksel saldırı olarak nitelendirilmesi, personele uygulanacak disiplin cezasının önemli ölçüde ağırlaşmasına neden olabilmektedir.

Bu nedenle polis memurları, komiserler, jandarma uzman çavuşlar, jandarma astsubaylar ve diğer kolluk personeli hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında yalnızca tarafların kavga etmiş olmaları değil; olayın nasıl başladığı, saldırı kastının bulunup bulunmadığı, fiziksel hareketlerin niteliği, tarafların birbirlerine karşı konumu ve delillerin tamamı birlikte incelenmelidir.

Bu makalede mesai arkadaşını dövmeye teşebbüs disiplin cezasının hukuki niteliği, hangi davranışların dövme girişimi sayılabileceği, dört ay kısa süreli durdurma cezasının sonuçları, jandarma personeline özgü yaptırımlar, disiplin savunması ve idare mahkemesinde açılabilecek iptal davası ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.

7068 Sayılı Kanun’a Göre Mesai Arkadaşını Dövmeye Teşebbüs Disiplin Suçu Nedir?

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/4-a-5 maddesinde, “Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını ve diğer mesai arkadaşlarını dövme girişiminde bulunmak” fiiline yer verilmiştir.

Kanun koyucu, bu düzenlemeyle kolluk personelinin birbirlerine yönelik fiziksel şiddet girişimlerini, saldırının mutlaka yaralanmayla sonuçlanması şartını aramaksızın disiplin yaptırımına tabi tutmuştur. Bunun nedeni, bir kolluk görevlisinin mesai arkadaşına karşı fiziksel saldırı girişiminde bulunmasının, olay yaralanmayla sonuçlanmasa dahi çalışma barışını ve kurum disiplinini olumsuz etkileyebilmesidir.

Ancak kanunda kullanılan “dövme girişiminde bulunmak” ifadesi, bütün sert hareketlerin veya öfke gösterilerinin bu kapsamda değerlendirilebileceği anlamına gelmemektedir. Fiilin gerçekleştiğinden söz edilebilmesi için personelin başka bir personele yönelik fiziksel saldırı gerçekleştirmeye yönelen ve dış dünyaya yansıyan somut davranışlarının bulunması gerekir.

Örneğin iki polis memurunun görev dağılımı nedeniyle tartışması ve birbirlerine yüksek sesle konuşması, tek başına dövme girişimi olarak kabul edilemez. Buna karşılık bir polis memurunun tartışma sırasında mesai arkadaşına yumruk atmaya çalışması, ancak araya giren diğer personel nedeniyle saldırıyı tamamlayamaması, olayın özelliklerine göre dövme girişimi kapsamında değerlendirilebilir.

Dolayısıyla disiplin suçunun belirlenmesinde yalnızca taraflar arasında anlaşmazlık yaşanmış olması değil, gerçekleştirildiği ileri sürülen fiziksel hareketin niteliği ve saldırı amacı önem taşımaktadır.

Astını veya Mesai Arkadaşını Dövmeye Teşebbüs Etmenin Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-5 maddesi uyarınca astını, aynı rütbedeki arkadaşını veya diğer mesai arkadaşını dövme girişiminde bulunan personel hakkında öngörülen yaptırım, dört ay kısa süreli durdurma disiplin cezasıdır.

Kanun’un 7. maddesinde kısa süreli durdurma cezası, personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin dört, altı veya on ay süreyle durdurulması şeklinde tanımlanmıştır.

Dört ay kısa süreli durdurma cezası, doğrudan meslekten çıkarma anlamına gelmemektedir. Bununla birlikte, personelin kariyer ilerlemesini, disiplin sicilini ve ilerleyen dönemlerdeki idari değerlendirmeleri etkileyebilecek ciddi bir yaptırımdır.

Bu noktada önemli bir ayrım yapılmalıdır. Polis personeli bakımından kısa süreli durdurmanın kademede ilerleme üzerindeki etkisi esas alınırken, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında belirli personel grupları yönünden Kanun’un 8. maddesinin yedinci fıkrasında özel bir aylıktan kesme rejimi düzenlenmiştir.

Bu nedenle aynı disiplin fiilinin kanuni karşılığı dört ay kısa süreli durdurma olsa da uygulanacak somut yaptırımın personelin tabi olduğu statü hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir.

Dövme Girişiminde Bulunmak Fiilinin Unsurları Nelerdir?

Dövme girişiminde bulunmak disiplinsizliğinin oluşup oluşmadığı değerlendirilirken personelin davranışı, davranışın yöneldiği kişi, olayın gerçekleşme biçimi ve saldırı kastının bulunup bulunmadığı birlikte incelenmelidir.

Öncelikle ortada fiziksel saldırıya yönelik somut bir hareket bulunmalıdır. Sadece sinirlenmek, sesini yükseltmek, tartışmak veya karşı tarafa kızgınlığını ifade etmek, başka bir disiplin fiilinin koşullarını oluşturabilse de kendiliğinden dövme girişimi anlamına gelmez.

Diğer taraftan gerçekleştirilen hareketin karşı tarafa yönelik olması gerekir. Personelin öfkesini göstermek amacıyla masaya vurması veya bulunduğu yerde sert bir hareket yapması, somut olayın diğer özellikleri incelenmeksizin bir mesai arkadaşına yönelik saldırı girişimi şeklinde nitelendirilemez.

Ayrıca olayın iradi niteliği önemlidir. Bir personelin kalabalık ortamda dengesini kaybederek arkadaşına çarpması ile arkadaşına vurmak amacıyla üzerine yürümesi aynı hukuki sonuçları doğurmaz. İsnat edilen fiilin saldırıya yönelen bilinçli bir davranış içerip içermediği araştırılmalıdır.

Dövme girişimi suçunun oluştuğu sonucuna ulaşılabilmesi için disiplin makamının, personelin hangi somut hareketiyle fiziksel saldırıya yöneldiğini açıkça ortaya koyması gerekir. Yalnızca personelin agresif davrandığı veya tartışma çıkardığı yönündeki genel ifadeler, fiilin bütün unsurlarının gerçekleştiğini göstermeyebilir.

Mesai Arkadaşına Yumruk Atmaya Çalışmak Disiplin Suçu Mudur?

Bir polis memurunun, jandarma uzman çavuşun veya astsubayın başka bir personele yumruk atmaya çalışması, dövme girişiminde bulunmak disiplin suçu bakımından değerlendirilmesi gereken tipik olaylardan biridir.

Örneğin görev sırasında iki jandarma personeli arasında tartışma yaşandığını, personellerden birinin diğerine doğru yumruk savurduğunu ancak yumruğun isabet etmediğini düşünelim. Bu olayda herhangi bir yaralanmanın meydana gelmemesi, dövme girişiminin gerçekleşmediği anlamına gelmeyecektir.

Benzer şekilde, polis memurunun mesai arkadaşına vurmak amacıyla hamle yapması ancak diğer personelin müdahalesiyle engellenmesi de fiilin koşullarına göre dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren disiplinsizlik kapsamında değerlendirilebilir.

Bununla birlikte, olay sırasında yapılan her el hareketinin yumruk atma girişimi olarak kabul edilmesi doğru değildir. Kamera görüntülerinde personelin elini kaldırdığı görülmesine rağmen hareketin saldırı amacıyla mı yoksa karşı tarafı uzaklaştırmak, kendisini korumak veya araya girenleri yönlendirmek amacıyla mı gerçekleştirildiği anlaşılamıyorsa bu belirsizlik giderilmelidir.

Soruşturma makamının görevi, yalnızca personelin aleyhine yorumlanabilecek görüntüleri belirlemek değil, davranışın gerçek niteliğini açıklığa kavuşturmaktır.

Sözlü Tartışma veya Bağırmak Dövme Girişimi Sayılır mı?

Kolluk personelinin aynı birimde görev yaptığı kişilerle zaman zaman görev paylaşımı, nöbet çizelgesi, emirlerin uygulanması veya kişisel meseleler nedeniyle anlaşmazlık yaşaması mümkündür. Bu anlaşmazlıkların disiplin hukukunda karşılığı bulunabilirse de her sözlü tartışma fiziksel saldırı girişimi olarak nitelendirilemez.

Bir polis memurunun mesai arkadaşına yüksek sesle konuşması, sert sözler söylemesi veya tartışma sırasında öfkelenmesi tek başına dövme girişiminin gerçekleştiğini göstermez.

Örneğin iki polis memurunun birbirlerine bağırdığı, tartışmanın sonunda taraflardan birinin bulunduğu yerden ayrıldığı ve fiziksel saldırıya yönelen herhangi bir hareketin tespit edilemediği olayda, yalnızca tartışmanın hararetli geçmesi gerekçesiyle dört ay kısa süreli durdurma cezası verilmesi hukuken tartışmalı olacaktır.

Buna karşılık sözlü tartışmanın devamında personelin diğerine saldırmak üzere hamle yapması, yumruk savurması veya fiziksel müdahalede bulunmaya çalışması halinde artık davranışın dövme girişimi niteliğinde olup olmadığı araştırılmalıdır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, sözlü davranış ile fiziksel saldırıya yönelen davranış arasındaki sınırın somut olgularla belirlenmesidir.

Ast, Aynı Rütbedeki Arkadaş ve Diğer Mesai Arkadaşı Kavramları Nasıl Değerlendirilir?

7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-5 maddesi, fiilin yöneldiği kişiler bakımından astları, aynı rütbedeki arkadaşları ve diğer mesai arkadaşlarını kapsamaktadır.

Ast kavramı, personel arasındaki hiyerarşik ilişkiyle bağlantılıdır. Aynı rütbedeki arkadaş ifadesi ise eşit rütbede görev yapan kolluk personeline yönelen davranışları kapsamaktadır. Diğer mesai arkadaşları kavramı da çalışma ilişkisi içerisindeki farklı statülerde bulunan personelin değerlendirilmesini gerektirebilir.

Örneğin bir jandarma astsubayın emrinde görev yapan uzman çavuşa yumruk atmaya çalışması ile iki uzman çavuşun birbirlerine yönelik fiziksel saldırı girişiminde bulunması bu düzenleme bakımından incelenebilir.

Ancak saldırının amire veya üste yönelmesi durumunda farklı bir disiplin hükmünün uygulanması gündeme gelebilir.

Nitekim Kanun’un 8/5-ç-9 maddesinde “Amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek” fiili, yirmi dört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren disiplinsizlik olarak düzenlenmiştir.

Dolayısıyla olayın taraflarının birbirlerine göre hukuki konumunun doğru belirlenmesi son derece önemlidir. Aynı fiziksel hareket, mağdurun ast, eşit rütbeli personel veya üst konumunda bulunmasına göre farklı disiplin hükümlerinin değerlendirilmesini gerektirebilir.

Dövme Girişimi ile Fiilî Saldırı Arasındaki Fark Nedir?

7068 sayılı Kanun’un uygulanmasında en önemli hukuki tartışmalardan biri, dövme girişiminde bulunmak ile fiilî saldırıda bulunmak arasındaki ayrımdır.

Kanun’un 8/4-a-5 maddesinde dövme girişimi dört ay kısa süreli durdurma cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır. Buna karşılık 8/6-dd maddesinde, üstlerine, aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai arkadaşlarına fiilî tecavüzde bulunmak meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.

Bu iki hüküm arasındaki yaptırım farkı oldukça büyüktür. Bir tarafta kademede ilerlemenin durdurulması veya ilgili personel statüsüne göre aylıktan kesinti yapılması söz konusuyken, diğer tarafta kolluk mesleğinden çıkarma sonucu ortaya çıkabilmektedir.

Bu sebeple disiplin makamlarının saldırı girişimini tamamlanmış fiilî saldırıdan ayırırken son derece dikkatli davranmaları gerekmektedir.

Örneğin personelin mesai arkadaşına yumruk savurduğu ancak yumruğun isabet etmediği olayda, fiilin teşebbüs aşamasında kaldığı ileri sürülebilir. Buna karşılık personelin arkadaşına birden fazla kez vurduğu ve fiziksel saldırıyı gerçekleştirdiği olayda fiilî tecavüz hükmünün uygulanması gündeme gelebilir.

Bununla birlikte, fiziksel temasın bulunduğu her olayın otomatik olarak meslekten çıkarma cezasını gerektireceği söylenemez. Temasın nasıl gerçekleştiği, saldırı niteliği taşıyıp taşımadığı, meşru savunma koşulları, tarafların konumları ve olayın tamamı değerlendirilmelidir.

Özellikle itme, tutma, uzaklaştırma veya araya girme hareketlerinin doğrudan ağır disiplin suçu olarak nitelendirilmesi, fiilin hukuki vasıflandırılması bakımından ciddi uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.

Polis Memurunun Mesai Arkadaşıyla Kavga Etmesi Halinde Hangi Ceza Verilir?

Polis memurları arasında meydana gelen kavga olaylarında uygulanacak disiplin cezası, olayın gerçekleşme şekline göre değişmektedir.

Bir polis memurunun diğer polis memuruna vurmak amacıyla hamle yapması ancak saldırıyı gerçekleştirememesi halinde dört ay kısa süreli durdurma cezasını düzenleyen 8/4-a-5 maddesi gündeme gelebilir.

Bununla birlikte, karşılıklı yumruklaşmanın meydana geldiği ve her iki personelin birbirlerine fiziksel saldırıda bulunduğu olaylarda fiilî tecavüz hükmünün uygulanması tartışılabilecektir.

Ancak disiplin soruşturması bakımından her iki personelin aynı olayın tarafı olması, kusurlarının veya eylemlerinin de mutlaka aynı olduğu anlamına gelmemektedir. Bir personelin saldırıyı başlatması, diğerinin ise kendisini korumak amacıyla müdahalede bulunması mümkündür.

Dolayısıyla karşılıklı kavga olarak nitelendirilen olaylarda dahi tarafların eylemleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bir polis memurunun yalnızca saldırıyı engellemek amacıyla diğerinin kolunu tutması ile saldırı amacıyla yumruk atması aynı davranış değildir. Bu farklılığın değerlendirilmeden bütün taraflara aynı disiplin cezasının uygulanması, hukuka uygunluk yönünden tartışma yaratabilir.

Jandarma Uzman Çavuşun Mesai Arkadaşını Dövmeye Teşebbüs Etmesinin Cezası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaşlar, 7068 sayılı Kanun’un disiplin hükümlerine tabi personel arasında bulunmaktadır.

Bir jandarma uzman çavuşun astına, aynı statüde görev yapan başka bir uzman çavuşa veya diğer mesai arkadaşına fiziksel saldırı girişiminde bulunması halinde Kanun’un 8/4-a-5 maddesi uygulanabilecek hükümler arasındadır.

Ancak jandarma uzman çavuşlar bakımından kısa süreli durdurma cezasının uygulanma şekli, polis memurlarından farklıdır.

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, terfileri 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu hükümlerine tabi olan jandarma uzman erbaşların kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiilleri işlemeleri halinde brüt aylıklarının beşte biri ile dörtte biri arasında kesinti yapılması öngörülmüştür.

Aynı özel düzenleme, ilgili fıkrada sayılan personel kanunlarına tabi diğer jandarma ve sahil güvenlik personeli bakımından da uygulanmaktadır. Bu cezaların verilmesinde yetkili disiplin kurulları görevlidir.

Dolayısıyla jandarma uzman çavuş hakkında dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren bir fiil tespit edilmesi, bu personelin mutlaka dört ay süreyle kademede ilerlemesinin durdurulacağı anlamına gelmemektedir. Kanunun özel hükmündeki aylıktan kesme yaptırımı dikkate alınmalıdır.

Kesintinin hangi oranda uygulanacağı belirlenirken de takdir yetkisinin ölçülü ve gerekçeli şekilde kullanılması gerekmektedir.

Jandarma Astsubay ve Subayların Kavga Nedeniyle Disiplin Sorumluluğu

Jandarma astsubay ve subaylarının astlarına veya mesai arkadaşlarına yönelik fiziksel saldırı girişimlerinde de 7068 sayılı Kanun hükümleri esas alınmaktadır.

Ancak subay ve astsubayların statüleri, rütbe ilişkileri ve tabi oldukları personel mevzuatı, somut olayda uygulanacak disiplin yaptırımının belirlenmesinde ayrıca önem taşımaktadır.

Örneğin bir jandarma astsubayın başka bir astsubayla yaşadığı tartışma sırasında yumruk atmaya çalışması ile emrindeki uzman çavuşa saldırı girişiminde bulunması aynı madde kapsamında değerlendirilebilse de olayın hiyerarşik ilişkisi ve diğer özellikleri ayrıca incelenmelidir.

Diğer taraftan jandarma astsubay veya subayın kendisinden rütbece ya da makamca üst konumda bulunan personele yönelik saldırı girişiminde bulunması halinde Kanun’un amir veya üstleri dövmeye teşebbüse ilişkin daha ağır hükmü gündeme gelebilecektir.

Jandarma personeli hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında, fiilin gerçekleştiği tarihteki görev yeri, personelin rütbesi, tarafların amirlik ilişkisi ve disiplin kurulunun yetkisi de hukuka uygunluk incelemesinin önemli unsurlarıdır.

Mesai Arkadaşını İtmek Dövme Girişimi Sayılır mı?

Mesai arkadaşını itmek şeklindeki davranışın hukuki niteliği, olayın koşullarından bağımsız olarak belirlenemez.

Örneğin iki polis memurunun tartışması sırasında personellerden birinin diğerini göğsünden itmesi, olayın gerçekleşme biçimine göre saldırgan bir fiziksel müdahale olarak değerlendirilebilir.

Buna karşılık bir personelin kendisine yaklaşarak saldırmaya çalışan mesai arkadaşını uzaklaştırmak amacıyla itmesi, farklı bir hukuki değerlendirme gerektirebilir.

Burada önemli olan, hareketin hangi amaçla gerçekleştirildiğidir.

Kendisine yönelik saldırıyı engellemeye çalışan personelin savunma hareketiyle, fiziksel saldırıyı başlatan personelin davranışı birbirinden ayrılmalıdır.

Soruşturma makamının yalnızca itme hareketini tespit etmekle yetinmeyip hareketin öncesini ve sonrasını incelemesi gerekir. Özellikle kamera kayıtlarında olayın yalnızca son bölümünün bulunması, hareketin neden gerçekleştirildiğinin anlaşılmasını güçleştirebilir.

Bu nedenle itme hareketinin dövme girişimi, fiilî saldırı veya hukuka uygun savunma davranışı kapsamında bulunup bulunmadığı, olayın bütün delilleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Kavga Sırasında Kendini Savunan Polis veya Jandarma Personeline Disiplin Cezası Verilebilir mi?

Kolluk personelinin kendisine yönelen hukuka aykırı fiziksel saldırıyı önlemek amacıyla hareket etmesi ile başka bir personele saldırı girişiminde bulunması aynı hukuki nitelikte değildir.

Örneğin bir polis memurunun mesai arkadaşının ani saldırısına maruz kaldığını ve saldırganın yumruğunu engellemek amacıyla kolunu tuttuğunu düşünelim. Bu davranışın doğrudan dövme girişimi olarak nitelendirilebilmesi için ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma hükümleri, olayın ceza hukuku bakımından değerlendirilmesinde önem taşımaktadır. Disiplin hukuku bakımından da saldırının varlığı, savunmanın zorunluluğu ve müdahalenin ölçüsü dikkate alınmalıdır.

Bununla birlikte, kendisini savunduğunu ileri süren personelin bütün davranışlarının otomatik olarak hukuka uygun olduğu kabul edilemez. Saldırı sona erdikten sonra gerçekleştirilen karşı saldırı, savunmanın zorunlu sınırlarını aşabilir.

Bu nedenle olayın hangi aşamasında saldırı meydana geldiği, tarafların nasıl hareket ettiği ve savunma amacıyla gerçekleştirilen müdahalenin zorunlu olup olmadığı araştırılmalıdır.

Bir personelin kavga olayında yer almış olması, saldırıyı başlatan kişi olduğunu veya disiplin suçunu işlediğini tek başına göstermemektedir.

Haksız Tahrik Disiplin Cezasını Ortadan Kaldırır mı?

Polis ve jandarma personeli arasında yaşanan fiziksel olaylarda sıkça karşılaşılan savunmalardan biri, hareketin karşı tarafın ağır sözleri veya davranışları üzerine gerçekleştirildiğidir.

Haksız tahrik, ceza hukuku bakımından ayrı bir düzenlemeye sahip olmakla birlikte disiplin hukukunda da olayın gerçekleşme biçiminin, kusurun ağırlığının ve uygulanacak yaptırımın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Örneğin bir uzman çavuşun uzun süredir kendisine yönelik hakaretlerde bulunduğunu ileri sürdüğü mesai arkadaşıyla tartışması sırasında fiziksel saldırı girişiminde bulunduğunu düşünelim. Öncesinde yaşanan olaylar, soruşturmanın kapsamı bakımından araştırılmalıdır.

Ancak tahrik edici sözlere maruz kalınmış olması, fiziksel saldırı girişimini kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez.

Disiplin makamı, olayın öncesindeki davranışları, tarafların kusur durumunu ve gerçekleştirilen fiilin ağırlığını birlikte değerlendirmelidir. Özellikle cezanın belirlenmesinde Kanun’un 6. maddesinde yer alan ölçülülük, adalet ve hakkaniyet ilkeleri dikkate alınmalıdır.

Dövme Girişimi Disiplin Soruşturmasında Hangi Deliller İncelenmelidir?

Mesai arkadaşını dövmeye teşebbüs iddiasıyla yürütülen disiplin soruşturmasında, fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği somut ve güvenilir delillerle ortaya konulmalıdır.

Özellikle olayın yaşandığı yerin güvenlik kamerası kayıtları, görevli personelin ifadeleri, olay tutanakları, varsa adli muayene raporları ve tarafların açıklamaları önem taşımaktadır.

Güvenlik kamerası görüntüleri mevcutsa yalnızca kavganın belirli bir anının değil, mümkün olduğunca olayın başlangıcından sona ermesine kadar olan bölümünün incelenmesi gerekir. Aksi halde saldırıyı kimin başlattığı veya personelin savunma amacıyla mı hareket ettiği konusunda eksik değerlendirme yapılabilir.

Tanık beyanlarında da aynı hassasiyet gösterilmelidir. Tanığın olayı doğrudan görüp görmediği, olay yerine sonradan gelip gelmediği ve saldırının başlangıcı hakkında bilgi sahibi olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Örneğin tanığın yalnızca iki personelin birbirlerine doğru hareket ettiğini görmesi, hangi personelin fiziksel saldırı girişiminde bulunduğunun kesin olarak tespit edilmesi bakımından yeterli olmayabilir.

Soruşturma sırasında personelin lehine olan delillerin toplanmaması, kamera kayıtlarının tamamının incelenmemesi veya olayın gerçekleşme biçimini değiştirebilecek tanıkların dinlenmemesi, disiplin işleminin hukuka uygunluğunu etkileyebilecek eksikliklerdir.

Kamera Kaydı Olmadan Dövme Girişimi Disiplin Cezası Verilebilir mi?

Dövme girişimi disiplin suçunun ispatı için her olayda kamera kaydının bulunması zorunlu değildir.

Fiil, tutarlı ve güvenilir tanık anlatımları ile diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda da ortaya konulabilir. Ancak görüntü bulunmaması, ispat yükünün ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Örneğin mesai arkadaşına yumruk atmaya çalıştığı iddia edilen personel hakkında yalnızca şikâyetçinin beyanı bulunuyorsa, bu beyanın olayın diğer koşullarıyla uyumu incelenmelidir.

Şikâyetçi beyanının ayrıntıları, olayın nerede ve ne zaman gerçekleştiği, başka personelin bulunup bulunmadığı ve anlatımın diğer delillerle desteklenip desteklenmediği önemlidir.

Özellikle taraflar arasında önceden kişisel anlaşmazlık veya husumet bulunması halinde bu durum da soruşturmada göz ardı edilmemelidir. Ancak husumet bulunması, şikâyetçi beyanının kendiliğinden geçersiz sayılacağı anlamına da gelmez.

Disiplin makamı, delillerin tamamından hareketle isnat edilen fiilin gerçekleştiği yönünde somut, tutarlı ve denetlenebilir bir değerlendirme yapmalıdır.

Mesai Arkadaşını Dövmeye Teşebbüs Nedeniyle Disiplin Savunması Nasıl Hazırlanmalıdır?

7068 sayılı Kanun kapsamında yürütülen disiplin soruşturmalarında personelin savunma hakkı temel güvencelerden biridir.

Kanun’un 31. maddesi uyarınca savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Personele savunmasını hazırlaması için tanınacak süre yedi günden az olamaz.

Dövme girişimi nedeniyle disiplin savunması hazırlanırken yalnızca personelin suçlamayı kabul etmediğinin belirtilmesiyle yetinilmemeli; isnat edilen fiilin neden gerçekleşmediği veya neden ilgili disiplin hükmü kapsamında değerlendirilemeyeceği somut olay üzerinden açıklanmalıdır.

Örneğin savunmada taraflar arasında sözlü tartışma yaşandığı kabul edilmekle birlikte fiziksel saldırıya yönelik herhangi bir hareket gerçekleştirilmediği ileri sürülüyorsa, bunun tanık anlatımları ve kamera kayıtlarıyla desteklenmesi önemlidir.

Personelin kendisini savunduğu ileri sürülüyorsa saldırının nasıl başladığı, savunma hareketinin neden zorunlu olduğu ve olayın hangi aşamasında müdahale edildiği açıklanmalıdır.

Ayrıca savunmada, disiplin soruşturmasında yer alan delillerin gerçeği yansıtmadığı düşünülüyorsa bunlara ilişkin somut itirazlar ileri sürülmelidir.

Kanun’un 31. maddesi kapsamında personel, kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir. Bu hak, isnadın kapsamının ve dayanaklarının öğrenilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

Savunma hakkının yalnızca şeklen tanınması yeterli değildir. Personelin hangi davranış nedeniyle hangi disiplin suçuyla itham edildiğini anlayabilmesi ve iddialara etkili biçimde cevap verebilmesi gerekir.

Dövme Girişimi Disiplin Cezasında Bir Alt Ceza Uygulanabilir mi?

7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel hakkında bir derece hafif ceza uygulanabilmesi mümkündür.

Bu düzenleme, disiplin cezası belirlenirken personelin geçmiş hizmet durumunun da değerlendirilmesine imkân tanımaktadır.

Ancak daha önce hiç disiplin cezası almamış olmak, tek başına ve her durumda bir alt cezanın uygulanmasını zorunlu kılmaz. Kanunda öngörülen şartların mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır.

Örneğin hakkında dövme girişiminde bulunmak fiili nedeniyle dört ay kısa süreli durdurma cezası uygulanması değerlendirilen bir polis memurunun geçmiş hizmetleri olumlu ve değerlendirme puanları kanunda aranan nitelikteyse bir derece hafif ceza uygulanması gündeme gelebilir.

Bu noktada dört ay, altı ay ve on ay kısa süreli durdurma cezalarının aynı disiplin cezası türünün farklı kademeleri olduğu da dikkate alınmalıdır. Kanun’un 7. maddesinin üçüncü fıkrasında cezanın üst ve alt kademelerinin ağır veya hafif ceza sayılmayacağı düzenlenmiştir.

Dolayısıyla alt ceza değerlendirmesi yapılırken yalnızca süre farkına değil, kanunun disiplin cezası türleri arasındaki ayrımına dikkat edilmelidir.

Dövme Girişimi Nedeniyle Ceza Alan Polis Memuru Meslekten Çıkarılır mı?

7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-5 maddesinde düzenlenen dövme girişimi fiilinin doğrudan karşılığı meslekten çıkarma değildir.

Bu nedenle yalnızca söz konusu madde kapsamında fiilin gerçekleştiğinin kabul edilmesi, kendiliğinden meslekten çıkarma cezası verilmesine dayanak oluşturmaz.

Ancak olayın tamamlanmış fiilî saldırı niteliğinde olduğu ve 8/6-dd maddesinin koşullarını oluşturduğu tespit edilirse meslekten çıkarma cezası gündeme gelebilir.

Ayrıca 7068 sayılı Kanun’un 12. maddesinde, disiplin ceza puanlarının belirli sınırlara ulaşmasına bağlı olarak meslekten çıkarma yaptırımı öngörülmüştür. Bu nedenle tek bir kısa süreli durdurma cezasının doğrudan meslekten çıkarma sonucu doğurmaması, disiplin sicilinin hiçbir önem taşımadığı anlamına gelmez.

Jandarma uzman erbaşlar ve diğer sözleşmeli personel bakımından da kendi personel kanunlarında düzenlenen sözleşmenin feshi veya meslekten ayırma hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Sonuç olarak meslekten çıkarma ihtimali, yalnızca kavga olayının yaşanmasına dayanılarak değil, isnat edilen fiilin hukuki niteliği ve uygulanabilir kanuni hükümler çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Dövme Girişimi Nedeniyle Ceza Soruşturması da Açılabilir mi?

Kolluk personelinin mesai arkadaşına yönelik fiziksel saldırı girişimi bazı durumlarda Türk Ceza Kanunu kapsamında adli sorumluluğu da gündeme getirebilir.

Örneğin bir personele yumruk atılması, yaralanmaya neden olunması veya yaralama suçunun icrasına doğrudan başlanmasına rağmen fiilin tamamlanamaması, somut olayın özelliklerine göre kasten yaralama ve teşebbüs hükümleri bakımından incelenebilir.

Ancak disiplin hukukundaki dövme girişimi kavramı ile Türk Ceza Kanunu’ndaki suça teşebbüs kavramının her durumda birebir aynı hukuki değerlendirmeye tabi olduğu kabul edilmemelidir.

7068 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca aynı fiil nedeniyle adli soruşturma veya kovuşturma yapılması, ayrıca disiplin soruşturması yürütülmesine ve koşulları varsa disiplin cezası verilmesine engel değildir.

Bununla birlikte, disiplin makamının adli dosyada elde edilen delilleri ve verilen kararları tamamen göz ardı etmesi de doğru değildir.

Özellikle ceza yargılamasında maddi olayın gerçekleşmediğinin belirlenmesi veya personelin isnat edilen hareketi yapmadığının ortaya konulması, disiplin soruşturmasında dikkatle değerlendirilmelidir.

Diğer taraftan hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat gibi adli kararların disiplin hukukundaki etkisi, kararın gerekçesine ve disiplin fiilinin unsurlarına göre ayrı ayrı incelenmelidir.

Danıştay Kararlarında Kolluk Personelinin Kavga Etmesi ve Ölçülülük İlkesi

Kolluk personelinin birbirlerine yönelik fiziksel davranışları nedeniyle uygulanan disiplin cezalarında ölçülülük ilkesi önemli bir hukuki denetim ölçütüdür.

Nitekim Danıştay İkinci Dairesinin 15.01.2026 tarihli, 2024/3950 Esas ve 2026/249 Karar sayılı kararında, polis memuru ile çarşı ve mahalle bekçisi arasında yaşanan kavga nedeniyle verilen meslekten çıkarma cezası değerlendirilmiştir.

Uyuşmazlığa konu olayda, görev sırasında polis memuru ile çarşı ve mahalle bekçisi arasında tartışma ve fiziksel arbede meydana gelmiştir. Olay nedeniyle her iki personel hakkında disiplin soruşturması yürütülmüş, polis memuruna fiilî tecavüz hükmü kapsamında meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır.

Buna karşılık aynı olayın tarafı olan çarşı ve mahalle bekçisi hakkında, amir veya üstünü dövmeye teşebbüs etmek hükmü kapsamında yirmi dört ay uzun süreli durdurma cezası verilmiştir.

Danıştay İkinci Dairesi, olayın karşılıklı ve ani gelişen niteliğini, haksız tahrik değerlendirmesini, tarafların kusur durumunu ve aynı olay nedeniyle uygulanan farklı disiplin yaptırımlarını birlikte incelemiştir.

Daire, polis memuru hakkında meslekten çıkarma cezası uygulanmasının somut olay bakımından ölçülülük ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşarak temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

Bu kararın önemi, kolluk personelinin karıştığı kavga olaylarında disiplin makamının yalnızca fiziksel müdahalenin gerçekleştiğini tespit etmekle yetinemeyeceğini ortaya koymasıdır.

Karardan çıkarılması gereken sonuç, bütün karşılıklı kavga olaylarında hafif ceza uygulanmasının zorunlu olduğu değildir. Önemli olan, olayın bütün özellikleri ve personelin kusur durumuyla verilen disiplin cezası arasında makul bir denge kurulmasıdır.

Disiplin yaptırımının hukuka uygunluğu yalnızca kanunda bir cezaya yer verilmesine değil, somut olayın doğru nitelendirilmesine ve yaptırımın ölçülülük ilkesine uygun biçimde belirlenmesine de bağlıdır.

Dövme Girişiminde Bulunmak Disiplin Suçunda Zamanaşımı Süresi Nedir?

7068 sayılı Kanun’un 29. maddesinde disiplin soruşturmalarının başlatılması ve ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramasına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

Dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren dövme girişimi fiili bakımından, disiplinsizliğin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekmektedir.

Bunun yanında disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi halinde, kural olarak ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramaktadır.

Örneğin bir polis memurunun 10 Mart tarihinde mesai arkadaşına saldırı girişiminde bulunduğu iddiasının aynı gün disiplin amirince öğrenildiğini düşünelim. Soruşturmanın başlatılmasına ilişkin bir aylık süre, bu öğrenme tarihi dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Ancak bu hesaplamada fiilin disiplin amiri tarafından ne zaman öğrenildiğinin somut belgelerle belirlenmesi önem taşımaktadır.

Ayrıca Kanun’un 29. maddesinin dördüncü fıkrasında, disiplin cezasının mahkeme tarafından fiilin hatalı vasıflandırılması veya düzeltilebilir şekil noksanlığı nedeniyle iptal edilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılmasına ilişkin özel süre düzenlemesi bulunmaktadır.

Dolayısıyla zamanaşımı itirazları ileri sürülürken yalnızca olay tarihine değil, öğrenme tarihine, soruşturmanın başlatıldığı tarihe, cezanın verildiği tarihe ve varsa önceki yargı kararlarına birlikte bakılmalıdır.

Mesai Arkadaşını Dövmeye Teşebbüs Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?

7068 sayılı Kanun kapsamında verilen disiplin cezalarına karşı başvurulacak yol, cezayı hangi makamın verdiğine göre değişmektedir.

Kanun’un 30. maddesi uyarınca disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içerisinde yazılı olarak itiraz edilebilir. İtiraz, kanunda belirtilen yetkili üst disiplin makamına yapılmaktadır.

Buna karşılık Bakan ve disiplin kurulları tarafından verilen cezalara karşı Kanun’un 30. maddesinin beşinci fıkrası gereğince idari yargı yoluna başvurulmaktadır.

Dört ay kısa süreli durdurma cezası bakımından çoğu uyuşmazlıkta yetkili disiplin kurulu tarafından tesis edilen işlem söz konusu olabileceğinden, kararın hangi makam tarafından verildiğinin ve hangi onay işlemiyle kesinleştiğinin belirlenmesi gerekir.

İtiraz veya dava süresinin yanlış hesaplanması, disiplin cezasının esas yönünden hukuka aykırılıkları bulunmasına rağmen personelin etkili yargısal denetimden yararlanmasını güçleştirebilir.

Bu nedenle personelin kendisine tebliğ edilen disiplin kurulu kararının tamamını, onay işlemlerini ve tebliğ tarihini birlikte değerlendirmesi önemlidir.

Dövme Girişimi Disiplin Cezasının İptali İçin Dava Açılabilir mi?

7068 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılması mümkündür.

Dört ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılan polis veya jandarma personeli, işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek görevli idare mahkemesinde dava açabilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun genel düzenlemesine göre, özel bir süre öngörülmeyen idari işlemlere karşı dava açma süresi altmış gündür. Disiplin cezalarında dava süresinin başlangıcı bakımından 7068 sayılı Kanun’un kesinleşme ve tebliğe ilişkin hükümleri de dikkate alınmalıdır.

Dava dilekçesinde yalnızca verilen cezanın ağır olduğu ileri sürülmemeli, işlemin hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu somut şekilde açıklanmalıdır.

Örneğin personelin gerçekte yumruk atma girişiminde bulunmadığı halde yalnızca sözlü tartışmaya katılmasının dövme girişimi olarak nitelendirilmesi, fiilin hukuki vasıflandırılmasına yönelik bir itiraz oluşturabilir.

Benzer şekilde kamera kayıtlarının eksik incelenmesi, tanık anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmemesi, savunma hakkının usulüne uygun kullandırılmaması veya disiplin cezasının yetkisiz makam tarafından verilmesi de yargısal denetimde ileri sürülebilecek hususlardır.

Disiplin cezası nedeniyle telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunuyorsa, kanuni koşullar çerçevesinde yürütmenin durdurulması da talep edilebilir.

Dövme Girişimi Disiplin Cezası Hangi Durumlarda İptal Edilebilir?

Dövme girişimi nedeniyle verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğu, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları üzerinden değerlendirilmektedir.

Öncelikle disiplin cezasına dayanak yapılan fiilin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır. Personelin fiziksel saldırı girişiminde bulunduğuna ilişkin yeterli ve güvenilir delil bulunmuyorsa işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırılığı gündeme gelebilir.

İkinci olarak fiilin doğru disiplin hükmü kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediği incelenmelidir. Örneğin yalnızca tehdit niteliğindeki sözlerin veya sert bir tartışmanın dövme girişimi olarak değerlendirilmesi, hukuki nitelendirme yönünden sorun oluşturabilir.

Üçüncü olarak savunma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığı değerlendirilmelidir. Personele isnadın yeterince açıklanmaması, savunma için kanuni süreden daha kısa süre verilmesi veya savunmasının alınmaması, işlemin hukuka uygunluğunu etkileyebilir.

Dördüncü olarak disiplin cezasını veren makamın yetkili olup olmadığı araştırılmalıdır. Kolluk personelinin rütbesi, görev yeri ve statüsüne göre yetkili disiplin kurulunun doğru belirlenmesi gerekmektedir.

Son olarak yaptırımın ölçülülük ilkesine uygunluğu incelenmelidir. Özellikle fiilin ağır bir disiplin hükmü kapsamında değerlendirildiği olaylarda, gerçekleşen davranış ile uygulanan yaptırım arasındaki ilişkinin gerekçeli biçimde ortaya konulması önem taşımaktadır.

Disiplin cezasının iptaline ilişkin değerlendirme, olayın tüm özellikleri ve idari işlem dosyası incelenerek yapılmalıdır.

Örnek Olaylarla Dövme Girişimi Disiplin Suçunun Değerlendirilmesi

Örnek 1: Polis Memurunun Mesai Arkadaşına Yumruk Atmaya Çalışması

İki polis memuru arasında nöbet değişikliği nedeniyle tartışma yaşanmış, personellerden biri diğerine yumruk atmaya çalışmış ancak üçüncü bir polis memurunun müdahalesi nedeniyle yumruk isabet etmemiştir.

Bu olayda saldırı kastının ve somut fiziksel hareketin ispatlanması halinde, dört ay kısa süreli durdurma cezasını düzenleyen dövme girişimi hükmünün uygulanması gündeme gelebilir.

Ancak soruşturmada yalnızca tartışmanın yaşandığının değil, yumruk atma girişiminin de gerçekleştiğinin ortaya konulması gerekir.

Örnek 2: Jandarma Uzman Çavuşun Astını İtmesi

Bir jandarma uzman çavuşun emrindeki personele sert biçimde yaklaştığı ve tartışma sırasında onu ittiği iddia edilmektedir.

Bu olayda öncelikle itme hareketinin niteliği belirlenmelidir. Hareketin saldırgan bir fiziksel müdahale olup olmadığı, karşı tarafın saldırısını engelleme amacıyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve olayın diğer özellikleri incelenmelidir.

Yalnızca fiziksel temasın gerçekleşmiş olması üzerinden otomatik bir hukuki nitelendirme yapılması doğru değildir.

Örnek 3: Karşılıklı Kavga Eden İki Jandarma Personeli

Aynı birlik içerisinde görev yapan iki jandarma personeli arasında kişisel anlaşmazlık nedeniyle tartışma yaşanmış ve tartışma karşılıklı fiziksel müdahaleye dönüşmüştür.

Bu olayda her iki personelin davranışı ayrı ayrı incelenmelidir. İlk saldırıyı kimin gerçekleştirdiği, diğer personelin kendisini savunup savunmadığı ve tarafların hareketlerinin hangi disiplin hükmüne karşılık geldiği belirlenmelidir.

Her iki personelin aynı olayda yer alması, aynı disiplin cezasının verilmesini kendiliğinden haklı kılmaz.

Örnek 4: Kamera Görüntüsünde Yalnızca Elini Kaldırdığı Görülen Polis Memuru

Bir polis memurunun mesai arkadaşıyla tartışırken elini kaldırdığı kamera görüntülerinden anlaşılmakta, ancak hareketin vurmak amacıyla mı yoksa tartışmayı sonlandırmak veya karşı tarafı uzaklaştırmak amacıyla mı yapıldığı belirlenememektedir.

Bu durumda hareketin saldırıya yönelik olduğu yalnızca varsayımla kabul edilmemelidir.

Görüntülerin bütünü incelenmeli, varsa tanıklar dinlenmeli ve personelin hangi somut davranışıyla dövme girişiminde bulunduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.

Örnek 5: Amirine Yumruk Atmaya Çalışan Kolluk Personeli

Bir polis memurunun kendisine emir veren amirine yumruk atmaya çalıştığı ileri sürülmektedir.

Bu olayda, astını veya aynı rütbedeki arkadaşını dövme girişiminde bulunmak hükmünden farklı olarak, amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek fiilini düzenleyen 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-9 maddesinin uygulanması gündeme gelebilir.

Bu hükümde öngörülen disiplin cezası yirmi dört ay uzun süreli durdurmadır. Dolayısıyla saldırının yöneldiği kişinin amir veya üst konumunda olup olmadığı hukuki nitelendirme bakımından belirleyicidir.

Mesai Arkadaşını Dövmeye Teşebbüs Disiplin Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Polis Memuru Mesai Arkadaşına Yumruk Atmaya Çalışırsa Ne Olur?

Polis memurunun mesai arkadaşına yumruk atmaya çalışması, olayın özelliklerine göre 7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-5 maddesinde düzenlenen dövme girişimi disiplin suçunu oluşturabilir. Bu fiilin karşılığı dört ay kısa süreli durdurma cezasıdır. Ancak yumruğun isabet etmesi veya fiilî saldırının gerçekleşmesi halinde farklı ve daha ağır disiplin hükümleri gündeme gelebilir.

Jandarma Uzman Çavuş Kavga Ederse Meslekten Atılır mı?

Her kavga olayı doğrudan meslekten çıkarma sonucunu doğurmaz. Dövme girişimi fiili dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında yer almaktadır. Buna karşılık tamamlanmış fiilî saldırı, başka ağır disiplinsizlikler veya özel personel mevzuatındaki sözleşme feshi hükümleri farklı sonuçlar doğurabilir. Somut olayın hukuki niteliği belirlenmeden kesin bir sonuca varılamaz.

Mesai Arkadaşını Dövmeye Teşebbüs İçin Yaralanma Şart mı?

Hayır. Dövme girişiminde bulunmak fiilinin oluşabilmesi için karşı tarafın mutlaka yaralanmış olması gerekmemektedir. Ancak saldırıya yönelen somut davranışın gerçekleştiği güvenilir delillerle ortaya konulmalıdır.

Kavga Sırasında Kendini Savunmak Disiplin Suçu Mudur?

Kendisine yönelik hukuka aykırı saldırıyı engellemek amacıyla zorunlu ve ölçülü biçimde hareket eden personelin davranışı, saldırganın davranışıyla aynı şekilde değerlendirilemez. Bununla birlikte meşru savunma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği olayın bütün özellikleri dikkate alınarak belirlenmelidir.

Dövme Girişimi Disiplin Cezasına Kaç Gün İçinde Dava Açılır?

2577 sayılı Kanun’un genel düzenlemesi uyarınca idare mahkemelerinde dava açma süresi, özel bir süre öngörülmemişse altmış gündür. 7068 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezasının kesinleşmesi ve tebliği dikkate alınarak süre hesaplanmalıdır. Cezanın disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından verilmiş olması, başvurulacak yol bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Dövme Girişimi Disiplin Cezası Sicilden Silinir mi?

7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinin beşinci fıkrasında, meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma dışındaki disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesinin istenmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Kısa süreli durdurma cezasında, cezanın uygulanmasından itibaren on yıl geçtikten sonra gerekli şartlar çerçevesinde atamaya yetkili amire başvurulabilir. Ancak bu süre sonunda cezanın kendiliğinden silindiği kabul edilmemelidir.

Sadece Tanık İfadesiyle Dövme Girişimi Cezası Verilebilir mi?

Kamera görüntüsü bulunmaması tek başına disiplin cezası verilmesini engellemez. Bununla birlikte tanık beyanlarının güvenilirliği, tutarlılığı ve olayı doğrudan açıklayıp açıklamadığı incelenmelidir. İsnat edilen fiilin yalnızca varsayımlara dayanılarak gerçekleşmiş kabul edilmesi hukuken yeterli değildir.

Dövme Girişimi Nedeniyle Hakkında Ceza Davası Açılan Personel Disiplin Cezası da Alabilir mi?

Evet. 7068 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince aynı fiil nedeniyle adli soruşturma veya kovuşturma yürütülmesi, ayrıca disiplin soruşturması yapılmasına engel değildir. Ancak disiplin makamı maddi olayın gerçekleşme biçimini ve adli dosyada elde edilen delilleri hukuka uygun biçimde değerlendirmelidir.

Sonuç: Dövme Girişimi Disiplin Cezasında Fiilin Doğru Nitelendirilmesi Belirleyicidir

7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-5 maddesinde düzenlenen astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını ve diğer mesai arkadaşlarını dövme girişiminde bulunmak fiili, kolluk personeli bakımından dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren bir disiplinsizliktir.

Ancak söz konusu düzenlemenin uygulanabilmesi için personelin gerçekten fiziksel saldırıya yönelen somut bir davranışta bulunduğunun ortaya konulması gerekmektedir. Sözlü tartışma, öfkeli davranış, tehdit, dövme girişimi ve tamamlanmış fiilî saldırı arasındaki farklılıklar göz ardı edilmemelidir.

Özellikle disiplin soruşturmalarında fiilin yanlış nitelendirilmesi, dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirebilecek bir olayın daha ağır bir disiplin yaptırımına dayanak yapılmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle olayın bütün delillerinin incelenmesi, personelin savunmasının alınması, hareketin hangi hukuki hükme karşılık geldiğinin belirlenmesi ve ceza takdirinde ölçülülük ilkesinin gözetilmesi zorunludur.

Polis memurları, jandarma uzman çavuşlar, jandarma astsubaylar ve diğer kolluk personeli bakımından disiplin soruşturması yalnızca bir idari yaptırım süreci değildir. Verilecek kararın personelin mesleki geleceği, mali hakları ve disiplin sicili üzerinde etkileri bulunabilmektedir.

Bu nedenle mesai arkadaşını dövmeye teşebbüs nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmalarında asıl mesele, bir tartışmanın veya kavganın yaşanmış olması değil; isnat edilen fiilin kanunda tanımlanan disiplin suçunun bütün unsurlarını taşıyıp taşımadığının hukuka uygun biçimde ortaya konulmasıdır.

Somut delillerle desteklenmeyen, savunma hakkına yeterince riayet edilmeyen veya gerçekleşen davranışı yanlış disiplin hükmü kapsamında değerlendiren işlemler, idari yargı denetiminde iptal edilebilecek nitelikte hukuka aykırılıklar taşıyabilir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası
Jandarma Görevi Savsaklama Disiplin Cezası: Görevde Kayıtsızlık, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Protokol Kurallarına Aykırılık Cezası: Resmî Tören, Disiplin Savunması ve İptal Davası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaş, astsubay ve subayların uymakla[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subaylar, kamu[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Görevi Savsaklama Disiplin Cezası: Görevde Kayıtsızlık, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların kendilerine[…]

Devamını Gör