TSK’dan Disiplinsizlik Nedeniyle Atılanlar Memur Olabilir mi? 2023 ve 2025 Tarihli Bakanlık Görüşleri

Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay veya uzman erbaş olarak görev yapmakta iken disiplinsizlik nedeniyle meslekten […]

Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay veya uzman erbaş olarak görev yapmakta iken disiplinsizlik nedeniyle meslekten çıkarılan personelin yeniden kamu görevine girip giremeyeceği, askerî personel hukukunun önemli ve uygulamada tereddütlere yol açan meselelerinden biridir. Özellikle yüksek disiplin kurulu kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen kişilerin belediyelerde, bakanlıklarda veya diğer kamu kurumlarında devlet memuru olarak istihdam edilip edilemeyeceği konusunda birbirinden farklı değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu durum, uzun yıllar kamu hizmetinde bulunmuş ancak disiplin hukuku kapsamında meslekten çıkarılmış kişilerin yeniden çalışma hayatına katılmalarını doğrudan ilgilendirmektedir.

TSK’dan atılanlar memur olabilir mi? sorusunun cevabı, kişinin askerî görevinden hangi nedenle ayrıldığına ve hangi hukuki usulle yeniden kamu hizmetine girmek istediğine göre değişmektedir. Disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan bir personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi kapsamında doğrudan atanması ile kamu kurumlarının açtığı ilk defa memur alımına katılarak atanması, hukuken birbirinden farklı işlemlerdir. Bu ayrım yapılmadan, meslekten çıkarılan askerî personelin kamu kurumlarında hiçbir şekilde çalışamayacağını ileri sürmek doğru değildir.

Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından verilen 20 Aralık 2023 tarihli ve 12 Mayıs 2025 tarihli iki ayrı görüş, konuya ilişkin hukuki değerlendirmelerin hangi esaslara göre yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. İlk görüşte disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilen askerî personelin 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında atanamayacağı belirtilmiş; ikinci görüşte ise aynı nedenle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan bir kişinin, ilk defa memur alımı usulüyle belediyede itfaiye eri olarak atanmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir.

İlk bakışta birbiriyle çeliştiği düşünülebilecek bu iki Bakanlık görüşü, gerçekte farklı atama usullerini değerlendirmektedir. Bir görüşün belirli bir atama yöntemine ilişkin olumsuz değerlendirmesi, diğer atama yöntemlerinin de hukuken yasaklandığı anlamına gelmemektedir. Bu nedenle meselenin çözümü, disiplin cezasının varlığından önce, başvurulan memuriyet kadrosunun tabi olduğu mevzuatın ve atanma yönteminin doğru belirlenmesine bağlıdır.

TSK’dan Disiplinsizlik Nedeniyle İlişiği Kesilenlerin Memuriyete Atanması

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan askerî personelin hizmet ilişkisi, sivil kamu görevlilerinden farklı olarak özel kanunlarla düzenlenmektedir. Subay ve astsubayların personel işlemleri bakımından 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, askerî disiplin işlemleri bakımından ise 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu önem taşımaktadır. Uzman erbaşlar yönünden 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve ilgili diğer düzenlemeler de dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle askerî personelin görevinden ayrılması, her durumda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında bir memurun görevinden ayrılmasıyla aynı hukuki sonuçları doğurmaz. Özellikle disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası verilen kişilerin sonraki istihdam imkânları değerlendirilirken, askerî personel statüsünün kendine özgü özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır.

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuata göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğurmaktadır. Aynı düzenlemede, bu cezayı alan kişilerin seferberlik ve savaş hâlleri dışında Türk Silahlı Kuvvetlerinde herhangi bir şekilde görev alamayacakları belirtilmiştir.

Ancak burada üzerinde durulması gereken husus, Türk Silahlı Kuvvetlerinde yeniden görev yapma yasağı ile diğer kamu kurumlarında memur olarak çalışma imkânının aynı hukuki mesele olmadığıdır. Kanunun öngördüğü yaptırımın kapsamı ve sınırları belirlenirken, düzenlemede yer almayan bir yasağın yorum yoluyla bütün kamu kurumlarına genişletilmesi hukuki bakımdan tartışmalıdır.

Askerî görevden çıkarılmış olmak, kişinin kamu hizmetinde bulunma geçmişinin sona erdiğini gösterse de diğer kamu görevlerine atanmasının hangi koşullarda mümkün olduğu ayrıca değerlendirilmelidir. Bu noktada, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinde düzenlenen memuriyete giriş şartları ile 92. maddesinde öngörülen yeniden atanma usulü arasında ayrım yapılması gerekmektedir.

20 Aralık 2023 Tarihli Bakanlık Görüşü: Disiplinsizlik Nedeniyle Atılanların 657 Sayılı Kanun’un 92. Maddesi Kapsamında Atanması

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 20.12.2023 tarihli ve E-53773008-622.02-8271131 sayılı görüşü, Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilen askerî personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi kapsamında memuriyete atanıp atanamayacağına ilişkindir.

Bakanlık görüşüne konu olayda, Kara Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta olan bir kişinin 30.11.2023 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle görevine son verilmiştir. İlgili kişinin belediyede devlet memuru olarak atanmasının mümkün olup olmadığı hususunda Bakanlıktan görüş talep edilmiştir.

Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmede, 657 sayılı Kanun’un 92. maddesinde yer alan yeniden atanma hükümleri esas alınmıştır. Bu kapsamda düzenlemenin, memuriyetten kendi isteğiyle çekilenleri, Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanları ve 657 sayılı Kanun’a tabi olmamakla birlikte kendi isteğiyle görevinden ayrılan personeli kapsadığı belirtilmiştir.

Sonuç olarak disiplinsizlik gerekçesiyle görevine son verilen askerî personelin 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında atanmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

Buradaki önemli ayrıntı, Bakanlığın bütün memuriyet kadrolarına atanmayı değil, doğrudan 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında yapılmak istenen bir atamayı değerlendirmiş olmasıdır. Başka bir ifadeyle, 2023 tarihli görüşte kişinin kamu kurumlarınca açılacak ilk defa memur alımına katılmasına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.

Nitekim 657 sayılı Kanun’un 92. maddesinin üçüncü fıkrasında, 657 sayılı Kanun’a tabi olmayan personelden kendi isteğiyle görevinden çekilmiş olanların belirli şartlarla memuriyete atanabilecekleri düzenlenmektedir. Yüksek disiplin kurulu kararıyla görevine son verilen bir kişinin durumunun, kendi isteğiyle görevinden ayrılan personelle aynı kapsamda değerlendirilmemesi, Bakanlık görüşünün temel gerekçesini oluşturmaktadır.

20 Aralık 2023 Tarihli Bakanlık Görüşü

image 5

Görsel: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 20.12.2023 tarihli ve E-53773008-622.02-8271131 sayılı görüş yazısı.

12 Mayıs 2025 Tarihli Bakanlık Görüşü: Disiplinsizlik Nedeniyle TSK’dan Çıkarılanların İlk Defa Memuriyete Atanması

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 12.05.2025 tarihli ve E-53773008-622.02-12462938 sayılı görüşü ise disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan kişilerin yeniden kamu hizmetine girebilmesi bakımından farklı bir atama yöntemini ele almaktadır.

Bakanlık görüşüne konu olayda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında astsubay çavuş olarak görev yapan bir kişinin, disiplinsizliği alışkanlık hâline getirdiği gerekçesiyle yüksek disiplin kurulu kararı sonucunda 14.01.2025 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilmiştir. İlgilinin hizmet belgesinde, kısa süreli kaçma disiplinsizlikleri nedeniyle disiplin ceza puanını doldurduğu belirtilmiştir.

Askerî görevinden çıkarılan kişi, daha sonra bir belediyenin itfaiye eri alımına başvurmuştur. Belediye İtfaiye Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilen sınavlar ve KPSS puanı üzerinden yapılan başarı değerlendirmesi sonucunda itfaiye eri kadrosuna asil olarak atanmaya hak kazanmıştır.

Ancak belediyenin memur alım ilanında daha önce çalışılan kamu kurumlarından disiplinsizlik veya ahlaki nedenlerle çıkarılmamış olmak şeklinde bir özel şart bulunmaktadır. Bu nedenle belediye, Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik nedeniyle çıkarılan kişinin atamasının yapılıp yapılamayacağı ve atama yapılabilecekse herhangi bir bekleme süresine tabi olup olmadığı hususunda Bakanlığın görüşünü istemiştir.

Bakanlık tarafından yapılan hukuki değerlendirmede öncelikle Anayasa’nın 13 ve 128. maddelerine yer verilmiş, ardından 657 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 13. maddesi incelenmiştir.

Özellikle 6413 sayılı Kanun’un 13. maddesinde, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası alan kişilerin Türk Silahlı Kuvvetlerinde yeniden görev alamayacaklarının düzenlendiği, buna karşılık söz konusu kişilerin 657 sayılı Kanun kapsamında diğer kamu kurumlarında çalışamayacaklarına ilişkin bir hükmün bulunmadığı vurgulanmıştır.

Bakanlık ayrıca Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nde, disiplinsizlik nedeniyle daha önce çalıştığı kamu kurumundan çıkarılan kişilerin itfaiye eri olamayacakları yönünde bir düzenlemenin mevcut olmadığını belirtmiştir.

Bütün bu hususlar birlikte değerlendirilerek 6413 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen kişinin, herhangi bir bekleme süresine tabi olmaksızın itfaiye eri kadrosuna atanmasının mümkün olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu görüşün önemi, disiplinsizlik nedeniyle askerî görevden çıkarılmanın, tek başına diğer kamu kurumlarında memuriyet yapılmasına yönelik genel bir yasak oluşturmadığının açıkça değerlendirilmiş olmasıdır. Bununla birlikte görüş, somut olayda ilk defa alım usulüyle itfaiye eri kadrosuna atanma konusunda verilmiştir. Bu nedenle bütün memuriyet kadroları yönünden otomatik atanma hakkı tanıdığı şeklinde yorumlanmamalıdır.

12 Mayıs 2025 Tarihli Bakanlık Görüşü – Birinci Sayfa

image 7

Görsel: 12.05.2025 tarihli ve E-53773008-622.02-12462938 sayılı Bakanlık görüşünün birinci sayfası.

12 Mayıs 2025 Tarihli Bakanlık Görüşü – İkinci Sayfa

image 6

Görsel: 12.05.2025 tarihli Bakanlık görüşünün sonuç bölümünü içeren ikinci sayfası.

2023 ve 2025 Tarihli Bakanlık Görüşleri Birbiriyle Çelişiyor mu?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik nedeniyle çıkarılan personelin memuriyete atanmasına ilişkin iki Bakanlık görüşü birlikte incelendiğinde, ilk bakışta farklı sonuçlara ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Ancak görüşlerin dayandığı mevzuat hükümleri ve değerlendirdikleri atama yöntemleri dikkate alındığında, hukuki bakımdan bir çelişkinin bulunmadığı görülmektedir.

20 Aralık 2023 tarihli görüşte, askerî personelin 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında atanması değerlendirilmiştir. Bu madde, belirli koşullarla görevinden ayrılan kişilerin yeniden memuriyete atanmasına imkân tanıyan özel bir düzenlemedir. Disiplinsizlik nedeniyle görevine son verilen kişiler, sırf bu ayrılış nedeniyle maddenin öngördüğü kendi isteğiyle çekilme koşulunu karşılamamaktadır.

12 Mayıs 2025 tarihli görüşte ise ilgili kişinin 657 sayılı Kanun’un 92. maddesinden yararlanması söz konusu değildir. Aksine, askerî görevinden ayrıldıktan sonra belediyenin açtığı ilk defa personel alımına katıldığı ve sınav sonucunda başarılı olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla değerlendirme, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinde belirtilen memuriyete giriş şartları ve Belediye İtfaiye Yönetmeliği üzerinden yapılmıştır.

Bu farklılık, uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılan iki kavramı ortaya çıkarmaktadır: Yeniden atanma ve ilk defa atanma.

Yeniden atanma, önceki kamu görevi statüsüne ve görevden ayrılma koşullarına bağlı olarak belirli bir kanuni düzenleme çerçevesinde gerçekleştirilen atamadır. İlk defa atanma ise ilgili alım usulü kapsamında adayların gerekli şartları taşıyarak başvuruda bulunmaları, öngörülen sınav veya değerlendirme aşamalarını tamamlamaları ve başarı durumlarına göre kamu görevine alınmalarıdır.

Dolayısıyla bir kişinin yeniden atanma hükümlerinden yararlanamaması, ilk defa memur alımına katılmasının da mutlaka yasaklandığı anlamına gelmez. İki atama yöntemi farklı hukuki koşullara tabi olduğundan, her birinin kendi mevzuatı içerisinde değerlendirilmesi gerekir.

2023 tarihli Bakanlık görüşü, 657 sayılı Kanun’un 92. maddesinden yararlanılamayacağını; 2025 tarihli Bakanlık görüşü ise şartları sağlayan kişinin ilk defa alım usulüyle memuriyete atanmasının mümkün olabileceğini ortaya koymaktadır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. Maddesi Neden Önemlidir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi, memurluktan çekilenlerin yeniden atanmalarını düzenlemektedir. Bu düzenleme, daha önce kamu hizmetinde bulunmuş kişilerin belirli koşullarda yeniden devlet memurluğuna atanabilmelerini mümkün kılmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasında, iki defadan fazla olmamak üzere kendi istekleriyle memurluktan çekilenler veya Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanların yeniden memuriyete atanabilmeleri düzenlenmiştir. Üçüncü fıkrada ise 657 sayılı Kanun’a tabi olmayan personelden kendi istekleriyle görevinden ayrılanların, boş kadro bulunması ve atanacakları sınıfın niteliklerini taşımaları şartıyla 657 sayılı Kanun’a tabi kurumlarda memuriyete atanabilecekleri belirtilmiştir.

Bu düzenlemenin askerî personel bakımından önemi, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan subay ve astsubayların genel olarak 657 sayılı Kanun’a değil, kendi özel personel mevzuatına tabi olmalarından kaynaklanmaktadır.

Ancak 92. maddenin üçüncü fıkrasında aranan temel koşullardan biri, kişinin görevinden kendi isteğiyle ayrılmış olmasıdır. Bu nedenle istifa ederek askerî görevinden ayrılan personel ile yüksek disiplin kurulu kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan personelin hukuki durumları aynı değildir.

Örneğin, askerî personelin kendi talebi üzerine usulüne uygun olarak görevinden ayrılması durumunda, 657 sayılı Kanun’un 92. maddesinin uygulanma koşulları ayrıca değerlendirilebilir. Buna karşılık disiplinsizlik nedeniyle idarece tesis edilen bir ayırma işleminde, kişinin görevinden kendi isteğiyle ayrıldığından söz edilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle 2023 tarihli Bakanlık görüşünde benimsenen değerlendirme, 92. maddenin düzenlediği atanma yönteminin kapsamıyla ilgilidir. Görüşten hareketle, disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan kişilerin bütün kamu kurumlarında memur olamayacağı şeklinde genel bir sonuca ulaşılması isabetli değildir.

TSK’dan Çıkarılanların İlk Defa Memuriyete Atanmasında 657 Sayılı Kanun’un 48. Maddesi

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde, devlet memurluğuna alınacak kişilerde aranacak genel ve özel şartlar düzenlenmektedir. Türk vatandaşlığı, yaş ve öğrenim şartları, kamu haklarından mahrum bulunmamak, belirli mahkûmiyetlerin bulunmaması ve atanılacak görevin gerektirdiği diğer nitelikler bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Memuriyete atanma bakımından özellikle adli sicil ve mahkûmiyet koşulları önem taşımaktadır. Ancak disiplin hukuku kapsamında verilen meslekten çıkarma cezası ile ceza mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararı birbirinden farklı hukuki işlemlerdir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan bir personelin disiplinsizlik nedeniyle yüksek disiplin kurulu kararıyla görevinden çıkarılması, kendiliğinden 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinde belirtilen suçlardan mahkûm olduğu anlamına gelmez. Disiplin cezasının varlığı ile memuriyete engel teşkil eden bir mahkûmiyetin bulunup bulunmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.

Bununla birlikte adli sicil kaydının temiz olması da tek başına atama hakkı doğurmaz. İlgili kişinin öğrenim durumu, sınav şartları, atanılacak kadronun özel nitelikleri ve güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması bakımından tabi olduğu hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, ilk defa veya yeniden kamu görevine atanacak kişiler hakkında arşiv araştırması yapılmaktadır. Bu araştırmanın kapsamına önceki kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin belirli kayıtlar da girebilmektedir. Ancak söz konusu kayıtların hangi hukuki sonucu doğuracağı, başvurulan görevin özellikleri ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla 2025 tarihli Bakanlık görüşünün, askerî disiplin geçmişinin bütün atama süreçleri bakımından hukuken önemsiz olduğu şeklinde yorumlanması doğru değildir. Görüşün ortaya koyduğu esas, disiplinsizlik nedeniyle askerî görevden çıkarılmış olmanın, belirtilen somut olayda ilk defa itfaiye eri olarak atanmayı tek başına engellemediğidir.

Disiplinsizlik Nedeniyle Meslekten Çıkarma Cezası Bütün Kamu Kurumlarında Çalışma Yasağı Doğurur mu?

Disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan personelin memuriyet hakkı değerlendirilirken en önemli hukuki meselelerden biri, 6413 sayılı Kanun’un 13. maddesinde öngörülen yaptırımın kapsamıdır. Kanun koyucu, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının sonuçlarını düzenlerken bu cezayı alan kişilerin seferberlik ve savaş hâlleri dışında Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alamayacaklarını açıkça belirtmiştir. Buna karşılık aynı maddede diğer bütün kamu kurumlarında çalışılmasını yasaklayan genel bir hükme yer verilmemiştir.

Bu ayrım, kamu hizmetine girme hakkının anayasal güvenceleri bakımından da önemlidir. Anayasa’nın 70. maddesi, her Türk vatandaşının kamu hizmetlerine girme hakkını güvence altına almakta; kamu hizmetine alınmada görevin gerektirdiği niteliklerin esas alınmasını öngörmektedir. Anayasa’nın 13. maddesi ise temel hak ve özgürlüklere getirilecek sınırlamaların kanunla yapılmasını ve ölçülülük ilkesine uygun olmasını gerektirmektedir. Kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin temel esasların kanunla düzenleneceği de Anayasa’nın 128. maddesinde belirtilmektedir.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, belirli bir kamu kurumunda görev yapma yasağının, açık bir hukuki dayanak bulunmaksızın bütün kamu görevlerine genişletilmesi kamu hizmetine girme hakkı yönünden sorun oluşturabilecektir.

Nitekim 12 Mayıs 2025 tarihli Bakanlık görüşünde 6413 sayılı Kanun’un 13. maddesinde diğer kamu kurumlarında çalışma yasağı öngörülmemiş olması değerlendirmede belirleyici rol oynamıştır.

Bununla birlikte askerî disiplin cezasının hukuki niteliği, personelin tabi olduğu özel kanun ve başvurulan kamu görevinin şartları birlikte incelenmelidir. Özellikle farklı personel gruplarına ilişkin özel kanunların ayrıca yasak veya kısıtlama öngörmesi hâlinde, bu düzenlemelerin göz ardı edilmesi mümkün değildir.

Askeriyeden Atılanlar Belediyede Memur, VHKİ, Zabıta veya İtfaiye Eri Olabilir mi?

Disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan kişilerin yeniden kamu hizmetine girmek amacıyla başvurduğu kurumların başında belediyeler gelmektedir. Belediyelerdeki memur, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, zabıta memuru ve itfaiye eri kadroları, ilgili kişilerin başvuru yapmak isteyebileceği farklı personel kadrolarıdır.

Ancak bu kadroların tamamı aynı özel atama düzenlemelerine tabi değildir. Belediye itfaiye eri alımlarında Belediye İtfaiye Yönetmeliği, zabıta memuru alımlarında Belediye Zabıta Yönetmeliği, diğer memur kadrolarına yönelik alımlarda ise ilgili mevzuat kapsamında Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara Dair Sınav ve Atama Yönetmeliği uygulanabilmektedir.

12 Mayıs 2025 tarihli Bakanlık görüşünde itfaiye eri kadrosuna atanma değerlendirilmiş olması nedeniyle, bu görüşten hareketle diğer bütün belediye kadrolarına doğrudan atama yapılabileceği sonucuna ulaşılamaz. Ancak görüşte benimsenen hukuki gerekçeler, diğer kadrolar bakımından yapılacak değerlendirmelerde de önem taşıyabilir.

Örneğin, disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmış bir astsubayın belediyenin açtığı veri hazırlama ve kontrol işletmeni alımına başvurması hâlinde, başvurunun hangi yöntemle yapıldığı ve ilan edilen kadronun şartları incelenmelidir. Kişi KPSS ve diğer özel şartları sağlıyorsa, sırf askerî görevinden çıkarılmış olması nedeniyle başvurusunun reddedilmesi durumunda bu ret işleminin hukuki dayanağı tartışma konusu olabilir.

Benzer şekilde zabıta memuru olmak isteyen bir kişinin, yaş, öğrenim, sınav, fiziki yeterlilik ve diğer özel şartlar bakımından ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olması gerekir. Bu koşulları taşıyan bir adayın yalnızca önceki askerî disiplin geçmişi nedeniyle değerlendirme dışı bırakılması hâlinde, ret gerekçesinin mevzuata uygun olup olmadığı ayrıca araştırılmalıdır. Burada unutulmaması gereken husus, 2025 tarihli Bakanlık görüşünün sınavsız, doğrudan veya koşulsuz bir memuriyete atanma hakkı tanımadığıdır. Görüş, sınav sürecine katılmış ve asil aday olarak başarılı olmuş bir kişinin atanabilirliği hakkında verilmiştir. Dolayısıyla askerî görevinden çıkarılan bir kişinin belediyede memur olarak çalışabilmesi, ilgili kadronun alım yöntemine uygun biçimde başvurması ve aranılan bütün yasal şartları taşıması koşuluna bağlıdır.

Memur Alım İlanlarında Disiplinsizlik Nedeniyle Çıkarılmamış Olmak Şartı Aranabilir mi?

12 Mayıs 2025 tarihli Bakanlık görüşünde dikkat çeken hususlardan biri, belediyenin ilk defa itfaiye eri alım ilanında daha önce çalıştığı kamu kurumlarından disiplinsizlik veya ahlaki nedenlerle çıkarılmamış olmak şeklinde bir koşula yer verilmiş olmasıdır.

Bakanlık, bu şartın bulunduğu somut olayda, 6413 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile Belediye İtfaiye Yönetmeliği’ni değerlendirerek ilgili kişinin itfaiye eri kadrosuna atanmasının mümkün olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Bu değerlendirme, kamu kurumlarının personel alım ilanlarında belirlediği özel koşulların hukuki dayanağı bakımından önemlidir. Kamu hizmetine girişte adaylardan aranacak nitelikler belirlenirken, kanun ve ilgili yönetmeliklerde öngörülen şartların dikkate alınması gerekmektedir.

İdarelerin personel ihtiyacına uygun koşullar belirleme yetkisi bulunmakla birlikte, bu yetkinin kamu hizmetine girme hakkını hukuka aykırı biçimde sınırlandıracak şekilde kullanılması mümkün değildir. Özellikle kanuni dayanağı bulunmayan veya ilgili görevin gerektirdiği niteliklerle bağlantısı kurulamayan koşulların hukuka uygunluğu tartışma konusu olabilir.

Bununla birlikte 2025 tarihli Bakanlık görüşü, personel alım ilanlarında yer alan benzer bütün şartların kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez. Her bir ilanın dayandığı hukuki düzenleme, başvurulan kadronun niteliği ve özel şartların kapsamı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bu nedenle disiplinsizlik nedeniyle askerî görevinden çıkarılan bir kişinin, belediye veya başka bir kamu kurumunun personel alım ilanındaki özel şart gerekçe gösterilerek başvurusunun reddedilmesi durumunda, öncelikle söz konusu şartın hangi mevzuat hükmüne dayandığı belirlenmelidir. Ret işleminin yalnızca idarenin yorumuna dayanması ve ilgili kanuni düzenlemelerde öngörülmeyen genel bir kamu görevinden yasaklama sonucunu doğurması hâlinde, işlemin iptaline yönelik hukuki değerlendirme yapılabilecektir.

Disiplinsizlik Nedeniyle TSK’dan Atılanların Memuriyete Atanmasında Bekleme Süresi Var mı?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan kişilerin devlet memurluğuna geçişinde karşılaşılan diğer bir konu, yeniden atanma bakımından herhangi bir bekleme süresinin bulunup bulunmadığıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 97. maddesinde, memurluktan çekilen veya çekilmiş sayılan kişilerin yeniden memuriyete alınmalarına ilişkin belirli bekleme süreleri düzenlenmektedir. Ancak bu süreler, Kanunda belirtilen ayrılma durumlarıyla ilişkilidir ve bütün kamu personeli ayrılışlarına aynı şekilde uygulanabilecek genel süreler olarak değerlendirilmemelidir.

12 Mayıs 2025 tarihli Bakanlık görüşünde, 6413 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen kişinin itfaiye eri olarak atanmasının bekleme süresine tabi olmaksızın mümkün olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle söz konusu görüş kapsamında değerlendirilen kişi yönünden, askerî görevinden çıkarıldıktan sonra belirli bir sürenin geçmesinin beklenmesi gerektiği kabul edilmemiştir.

Bununla birlikte bu sonucun bütün ayrılış nedenleri, bütün personel statüleri ve bütün atama yöntemleri için geçerli olduğu söylenemez. Kişinin hangi kanun kapsamında görev yaptığı, askerî görevinden nasıl ayrıldığı ve hangi hukuki yöntemle memuriyete atanmak istediği önem taşımaktadır.

Uzman Çavuşluktan veya Astsubaylıktan Atılanlar Yeniden Devlet Memuru Olabilir mi?

Askerî personelin meslekten çıkarılmasına ilişkin değerlendirmelerde, subay, astsubay ve uzman erbaş statülerinin birbirinden ayrılması gerekir. Çünkü personelin göreve alınma, sözleşme, hizmet süresi ve görevden ayrılma işlemleri farklı kanuni düzenlemelere tabi olabilmektedir.

Astsubay olarak görev yaparken yüksek disiplin kurulu kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan bir kişinin, yeniden kamu hizmetine girme imkânı bakımından 20 Aralık 2023 ve 12 Mayıs 2025 tarihli Bakanlık görüşleri önemlidir. Her iki görüşün de astsubay statüsündeki personel hakkında verilmiş olması, uygulama yönünden özellikle dikkat çekicidir.

Uzman erbaşlar bakımından ise 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile ilgili sözleşme ve fesih hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Uzman erbaşın sözleşmesinin disiplinsizlik nedeniyle feshedilmesi, kendisinden istifade edilememesi nedeniyle sözleşmesinin sona erdirilmesi veya kendi isteğiyle görevinden ayrılması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle 2025 tarihli Bakanlık görüşü, uzman erbaş statüsündeki bütün personelin her durumda memuriyete atanabileceğini gösteren genel bir karar olarak nitelendirilemez. Bununla birlikte görüşte ortaya konulan, askerî görevden ayrılmanın diğer kamu kurumlarında çalışmayı kendiliğinden yasaklamadığına ilişkin yaklaşım, uzman erbaşların durumları değerlendirilirken de dikkate alınabilecek bir hukuki gerekçe oluşturmaktadır.

Sonuç olarak uzman çavuşluktan veya astsubaylıktan çıkarılan bir kişinin yeniden kamu görevine girme imkânı, görevden ayrılma işleminin hukuki niteliği ile başvurulacak kamu kadrosunun şartları birlikte incelenerek belirlenmelidir.

Disiplinsizlik Nedeniyle Atılmak ile Devlet Memurluğundan Çıkarılmak Aynı Şey midir?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik nedeniyle ayırma cezası ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında verilen devlet memurluğundan çıkarma cezası, aynı disiplin yaptırımı değildir. 657 sayılı Kanun kapsamında devlet memurluğundan çıkarma cezası, ilgili personelin bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılmasını ifade etmektedir. Bu yaptırımın hukuki kapsamı, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’ndaki Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasından farklıdır.

6413 sayılı Kanun’un 13. maddesinde ise yaptırımın Türk Silahlı Kuvvetlerinde yeniden görev yapmaya yönelik sonuçları düzenlenmiştir. Bu nedenle askerî personelin yüksek disiplin kurulu kararıyla görevinden çıkarılması ile sivil bir devlet memurunun 657 sayılı Kanun’un 125. maddesi kapsamında devlet memurluğundan çıkarılması aynı hukuki sonuçları doğuruyor kabul edilemez.

İdareler tarafından yapılacak atama değerlendirmelerinde, kişinin hizmet belgesinde yer alan görevden ayrılma nedeninin ve disiplin cezasının dayandığı kanun maddesinin doğru tespit edilmesi gerekmektedir. Özellikle askerî personelin hizmet belgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası yazılı olduğu hâlde, bu durumun doğrudan 657 sayılı Kanun kapsamındaki devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla eşdeğer kabul edilmesi hukuki bakımdan tartışmalı olacaktır.

Bakanlık Görüşleri Bağlayıcı mı? Kamu Kurumları Bu Görüşlere Uymak Zorunda mı?

Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından verilen görüş yazıları, uygulamada belediyelerin karşılaştığı hukuki tereddütlerin giderilmesi bakımından önem taşımaktadır. Ancak bu yazıların hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi gerekmektedir.

Bakanlık görüşleri, kural olarak kanun veya yönetmelik niteliğinde genel düzenleyici işlemler değildir. Bu nedenle söz konusu yazılar, tek başına bütün kamu kurumları için doğrudan ve koşulsuz bir atama yükümlülüğü doğuran bağlayıcı yargı kararları olarak değerlendirilmemelidir.

Bununla birlikte görüşlerin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekçelendirilmiş olması ve Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından verilmesi, belediyelerin personel işlemlerinde dikkate alınabilecek önemli bir idari değerlendirme niteliği taşımaktadır.

Özellikle 2025 tarihli görüşte, disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan bir kişinin ilk defa itfaiye eri olarak atanmasının mümkün olduğunun belirtilmiş olması, benzer durumda bulunan kişilerin idari başvurularında ileri sürebilecekleri hukuki gerekçeleri güçlendirebilecek niteliktedir. Ancak atama konusunda ortaya çıkan uyuşmazlığın yargıya taşınması hâlinde mahkeme, Bakanlık görüşüyle bağlı olmaksızın ilgili kanun ve yönetmelik hükümleri üzerinden değerlendirme yapacaktır. Bu nedenle her iki Bakanlık görüşünün hukuki önemi, doğrudan atama hakkı tanımasından ziyade, yeniden atanma ile ilk defa atanma arasındaki farkı açıklaması ve disiplin cezasının hukuki sonuçlarını kendi kanuni sınırları içerisinde değerlendirmesidir.

TSK’dan Disiplinsizlik Nedeniyle Çıkarılanların Memuriyete Atanma Başvurusu Reddedilirse Ne Yapılabilir?

Disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmış bir kişinin belediyeye veya başka bir kamu kurumuna yaptığı memuriyet başvurusunun reddedilmesi durumunda, ret işleminin hangi gerekçeye dayandığı belirlenmelidir.

Başvurunun 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında doğrudan atanma talebi niteliğinde olması hâlinde, 2023 tarihli Bakanlık görüşünde benimsenen hukuki yaklaşım dikkate alınmalıdır. Buna karşılık kişinin ilk defa memur alımına katılarak gerekli şartları sağladığı ve sınav sürecinde başarılı olduğu hâlde yalnızca askerî disiplin cezası nedeniyle atamasının yapılmadığı durumlarda, 2025 tarihli Bakanlık görüşü önem kazanabilecektir.

İdare tarafından tesis edilen ret işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilirken, öncelikle atama işleminin dayandığı kanuni düzenleme, adayın tabi olduğu önceki personel statüsü, görevden ayrılma gerekçesi ve başvurulan kadronun özel koşulları incelenmelidir.

Ayrıca idarenin ret gerekçesinde belirtilen hukuki engelin gerçekten mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır. İlgili mevzuatta açıkça düzenlenmeyen bir yasağın, yalnızca kişinin geçmişte disiplinsizlik nedeniyle askerî görevinden çıkarılmış olması gerekçesiyle uygulanması durumunda, bu husus idari yargı denetimine konu edilebilir.

Memuriyete atanmama veya atama başvurusunun reddi yönünde kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlemin tesis edilmesi hâlinde, işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılması gündeme gelebilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmediği takdirde idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür.

Ancak somut olayda başvuruya ilişkin özel süreler, işlemin tebliğ tarihi, idari başvuru yolları ve dava açma süresini etkileyebilecek diğer hususlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Böyle bir uyuşmazlıkta 2023 ve 2025 tarihli Bakanlık görüşlerinin birlikte sunulması, idarenin gerekçesinin hangi atama yöntemi bakımından geçerli olduğunun açıklanmasına yardımcı olabilir. Özellikle ilk defa personel alımı sonucunda başarılı olan bir kişinin 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında atanamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi hâlinde, iki ayrı atama usulünün birbirine karıştırıldığı ileri sürülebilecektir.

TSK’dan Atılanlar Memur Olabilir mi? Sıkça Sorulan Sorular

TSK’dan disiplinsizlik nedeniyle atılanlar memur olabilir mi?

Disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan kişilerin diğer kamu kurumlarında memur olarak çalışmaları her durumda yasak değildir. 12 Mayıs 2025 tarihli Bakanlık görüşünde, 6413 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında askerî görevinden çıkarılmış bir kişinin, ilk defa alım usulüyle belediyede itfaiye eri olarak atanmasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Ancak ilgili kişinin başvurulan kadronun genel ve özel şartlarını taşıması gerekmektedir.

Askeriyeden atılanlar belediyede çalışabilir mi?

Askeriyeden disiplinsizlik nedeniyle çıkarılan kişiler, belediyelerin açtığı ilk defa memur alımlarına ilişkin koşulları taşımaları hâlinde ilgili kadrolara başvurabilirler. Bununla birlikte memur, zabıta ve itfaiye eri kadroları farklı atama şartlarına tabi olabileceğinden, her başvurunun ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Meslekten çıkarılan astsubay yeniden devlet memuru olabilir mi?

Yüksek disiplin kurulu kararıyla meslekten çıkarılan bir astsubayın, 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında atanması ile ilk defa memur alımına katılarak atanması farklıdır. 2023 tarihli Bakanlık görüşünde 92. madde kapsamında atamanın mümkün olmadığı belirtilirken, 2025 tarihli görüşte ilk defa alım usulüyle itfaiye eri olarak atanmanın mümkün olduğu değerlendirilmiştir.

Uzman çavuşluktan atılanlar memur olabilir mi?

Uzman çavuşluktan çıkarılan kişilerin memuriyete atanma imkânları, görevden ayrılma nedenlerine, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu kapsamında tabi oldukları hükümlere ve başvurulan kamu kadrosunun şartlarına göre belirlenmelidir. Askerî görevden çıkarılma, tek başına bütün kamu kurumlarında çalışmayı yasaklayan bir işlem olarak kabul edilmemelidir. Ancak uzman erbaşların durumlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

657 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında askerî personel atanabilir mi?

657 sayılı Kanun’un 92. maddesi, belirli şartlarla görevinden ayrılan kişilerin yeniden memuriyete atanmasını düzenlemektedir. Maddenin üçüncü fıkrasında, 657 sayılı Kanun’a tabi olmayan personelden kendi isteğiyle görevinden ayrılanların belirli koşullarla atanabileceği öngörülmektedir. Disiplinsizlik nedeniyle görevine son verilen kişiler ise 2023 tarihli Bakanlık görüşüne göre bu hüküm kapsamında değerlendirilememektedir.

Disiplinsizlik nedeniyle TSK’dan çıkarılanlar KPSS ile memur olabilir mi?

12 Mayıs 2025 tarihli Bakanlık görüşünde, disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmış ve belediyenin ilk defa itfaiye eri alım sınavında başarılı olmuş bir kişinin atanmasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle kişinin KPSS ve ilgili alım şartlarını taşıyarak ilk defa memur alımına katılması, 657 sayılı Kanun’un 92. maddesinden farklı bir hukuki imkân oluşturmaktadır.

Askeriyeden atılanların memuriyete atanmasında bekleme süresi var mı?

12 Mayıs 2025 tarihli Bakanlık görüşünde, somut olayda askerî görevinden disiplinsizlik nedeniyle çıkarılan kişinin herhangi bir bekleme süresine tabi olmaksızın itfaiye eri olarak atanmasının mümkün olduğu belirtilmiştir. Ancak bu değerlendirme bütün askerî personel ayrılışları ve bütün memuriyet kadroları için genel bir bekleme süresi muafiyeti olarak yorumlanmamalıdır.

Disiplinsizlik nedeniyle atılan bir kişi zabıta memuru olabilir mi?

Zabıta memurluğuna atanma bakımından Belediye Zabıta Yönetmeliği’nde öngörülen genel ve özel şartların sağlanması gerekir. 2025 tarihli Bakanlık görüşü doğrudan itfaiye eri kadrosuna ilişkindir. Bu nedenle zabıta memurluğuna atanma bakımından aynı sonuca kendiliğinden ulaşılması mümkün değildir. Bununla birlikte önceki askerî disiplin cezasının hangi hukuki düzenleme uyarınca atamaya engel oluşturduğu somut olarak incelenmelidir.

TSK’dan meslekten çıkarılmak adli sicile işler mi?

Disiplin hukuku kapsamında verilen meslekten çıkarma cezası, ceza mahkemesince verilmiş bir mahkûmiyet kararı değildir. Bu nedenle tek başına adli sicilde mahkûmiyet kaydı oluşturmaz. Ancak kamu personelinin önceki disiplin ve görevden ayrılma bilgileri, ilgili mevzuatın izin verdiği kapsamda özlük kayıtlarında veya arşiv araştırması süreçlerinde değerlendirilebilir.

Bakanlığın 2025 tarihli görüşü mahkemede kullanılabilir mi?

12 Mayıs 2025 tarihli Bakanlık görüşü, disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan kişilerin ilk defa memuriyete atanmasına ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki değerlendirmeyi desteklemek amacıyla ileri sürülebilir. Bununla birlikte Bakanlık görüşü bir mahkeme kararı değildir ve mahkemeler bakımından doğrudan bağlayıcı bir emsal niteliği taşımaz.

Sonuç: TSK’dan Disiplinsizlik Nedeniyle Çıkarılmak Memuriyet Hakkının Tamamen Kaybedilmesi Anlamına Gelmez

Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik nedeniyle çıkarılan kişilerin yeniden kamu hizmetine girme imkânları konusunda yapılan değerlendirmelerde, disiplin cezasının hukuki sonuçları ile memuriyete atanma yönteminin birbirinden ayrılması zorunludur.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 20 Aralık 2023 tarihli görüşü, disiplinsizlik nedeniyle askerî görevine son verilen kişilerin 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında atanmasının mümkün olmadığını ortaya koymaktadır. Ancak aynı Genel Müdürlüğün 12 Mayıs 2025 tarihli görüşünde, bu kişilerin gerekli koşulları sağlamaları hâlinde ilk defa memur alım usulüyle belediyede itfaiye eri olarak atanabilecekleri değerlendirilmiştir.

Her iki görüş birlikte incelendiğinde, disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmanın, kişinin bütün kamu kurumlarında çalışma hakkını kendiliğinden ortadan kaldıran genel bir yasak olarak yorumlanamayacağı anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte bu sonuç, askerî personelin görevden çıkarıldıktan sonra herhangi bir kamu kurumuna doğrudan atanabileceği anlamına gelmemektedir. Her bir başvuruda görevden ayrılma işleminin dayandığı mevzuat, disiplin cezasının hukuki niteliği, başvurulan kadronun şartları ve uygulanacak atama yöntemi ayrı ayrı incelenmelidir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzun yıllar görev yapmış bir kişinin disiplinsizlik nedeniyle meslekten çıkarılması, son derece ağır mesleki ve ekonomik sonuçlar doğurabilmektedir. Ancak askerî disiplin hukukundan kaynaklanan bu yaptırımın, kanunda öngörülen sınırları aşacak şekilde kişinin bütün çalışma hayatına teşmil edilmesi, kamu hizmetine girme hakkının anayasal güvenceleri bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir meseledir.

Bu nedenle disiplinsizlik nedeniyle görevinden çıkarılan askerî personelin yeniden kamu hizmetine girme girişimlerinde, yalnızca geçmişte verilen disiplin cezasının varlığına değil, bu cezanın hangi kamu görevlerine, hangi hukuki gerekçeyle ve ne ölçüde engel oluşturabileceğine odaklanılması gerekmektedir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Hapis cezası alan uzman çavuş görevine devam edebilir mi?
Daha Önce İstihdam Edilmemiş Olmak Şartı: TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik Personel Alımlarında Hukuki Dayanaklar
Jandarma Temizlik Uyarma Cezası: Kirli Bot, Üniforma, Silah, Araç ve Görev Yeri Temizliği
1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 131. Maddesi: Askeri Eşyayı Çalma, Zimmete Geçirme ve Mühimmat Suçları
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
MAKALELER
37 dk
TSK Atılma Nedir? Türk Silahlı Kuvvetlerinden Atılma Nedenleri Nelerdir?

Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan subay, astsubay, uzman çavuş ve diğer[…]

Devamını Gör
MAKALELER
31 dk
Polis Aylıktan Kesme Cezası ve Maaş Kesintisinin İptali

Polis aylıktan kesme cezası, 7068 sayılı Kanun kapsamında belirli disiplin ihlalleri nedeniyle[…]

Devamını Gör
MAKALELER
21 dk
Polis Uzun Süreli Durdurma Cezası Şartları Savunma ve İptal Davası

Polis uzun süreli durdurma cezası, personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin 12, 16, 20[…]

Devamını Gör