Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların kendilerine verilen görevleri eksiksiz yerine getirmeleri kadar, gerçekleştirdikleri görevlerin sonuçlarını ilgili amirlerine bildirmeleri de kolluk hizmetinin düzenli ve güvenilir biçimde yürütülmesi bakımından önem taşımaktadır. Özellikle asayiş devriyelerinde, karakol hizmetlerinde, komando birliklerinde, adli işlemlerde ve diğer kamu kurumlarıyla gerçekleştirilen koordinasyon toplantılarında, görevin tamamlanmasından sonra ilgili amire gerekli bilgilerin aktarılması hizmetin sürekliliğini sağlayan önemli yükümlülüklerden biridir.
Bununla birlikte jandarma personelinin bir görevi tamamlamasının ardından ayrıca bilgi vermediği iddiasıyla disiplin cezasına konu edilmesi, her durumda hukuka uygun değildir. Öncelikle görevlendirmenin kim tarafından yapıldığı, bilgilendirme yükümlülüğünün hangi aşamada doğduğu, personelin görev sonucunu hangi yollarla bildirdiği ve ilgili amirin söz konusu bilgilerden haberdar olup olmadığı araştırılmalıdır. Özellikle görevlendirme yapan amirin dışında başka bir amire rapor sunulması, resmî bilgi sistemine kayıt yapılması veya görev sonucunun telsiz üzerinden bildirilmesi gibi durumlarda, somut olayın özelliklerine göre ayrıca hukuki değerlendirme yapılması gerekmektedir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun kapsamında jandarma amire bilgi vermeme cezası, personelin emrin yerine getirilmesi veya sonuçları ile katıldığı toplantılar hakkında görevlendirmeyi yapan amire bilgi vermemesi durumunda gündeme gelmektedir. Kanunun 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bu disiplinsizliğin karşılığı uyarma cezasıdır.
Ancak kanun hükmü, görevin hiç yerine getirilmemesi ile görev tamamlandıktan sonra sonucunun bildirilmemesini aynı davranış olarak düzenlememiştir. Bir jandarma uzman çavuşun kendisine verilen görevi yerine getirmesine rağmen sonucunu bildirmemesi, görevi hiç yapmaması veya açıkça verilen emre itaatsizlik etmesinden farklı hukuki nitelik taşımaktadır.
Benzer şekilde bir jandarma astsubayının görevlendirildiği toplantıya katılması ancak toplantının içeriği ve sonuçları hakkında görevlendirmeyi yapan amire bilgi vermemesi, bağımsız bir bilgilendirme yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte toplantı sonuçlarının önceden başka bir kanaldan iletilmiş olması veya görevlendiren amirin toplantıya bizzat katılması gibi durumlarda, ayrıca bilgi verme yükümlülüğünün kapsamı somut biçimde incelenmelidir.
Bu makalede 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmelik, görev dönüşü tekmil verme yükümlülüğü, yazılı ve sözlü bilgilendirme, toplantı raporları, emre itaatsizlik ve bildirimleri geciktirme fiilleriyle arasındaki farklar, disiplin soruşturmasında ispat, savunma hakkı ve idare mahkemesinde açılabilecek iptal davaları ayrıntılı biçimde değerlendirilmektedir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezası Nedir?
7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde uyarma cezasını gerektiren disiplinsizlik şu şekilde düzenlenmiştir:
“Emrin icrası veya sonuçları ile katılım sağlanan toplantılarla ilgili olarak görevlendirme yapan amire bilgi vermemek.”
Kanun hükmünün lafzından anlaşılacağı üzere disiplin fiili, personelin kendisine verilen görevi yapmamasını değil, belirli bir görevlendirmeye ilişkin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesini konu almaktadır.
Bu düzenlemede iki temel durum bulunmaktadır. Bunlardan ilki, verilen emrin nasıl yerine getirildiği veya hangi sonuçları doğurduğu hakkında görevlendirmeyi yapan amire bilgi verilmemesidir. İkincisi ise personelin görevlendirildiği toplantıya katılmasına rağmen toplantıyla ilgili gerekli bilgileri görevlendirmeyi yapan amire aktarmamasıdır.
Örneğin bir jandarma uzman çavuş, komutanının emri üzerine belirli bir asayiş olayına ilişkin araştırma yapmakla görevlendirilmiş olabilir. Personel araştırmasını tamamlamış, gerekli işlemleri yerine getirmiş ancak görevlendirmeyi yapan amire sonucu bildirmemişse, somut olayda 8/1-f maddesi kapsamında disiplin sorumluluğu tartışılabilir.
Buna karşılık personelin aynı araştırmayı hiç yapmaması, verilen emrin yerine getirilmemesi veya görevin savsaklanması gibi farklı disiplin hükümlerinin değerlendirilmesini gerektirebilir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında öncelikle verilen görevin gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenmelidir. Ardından amire bilgi verme yükümlülüğünün doğup doğmadığı ve hangi nedenle yerine getirilmediği incelenmelidir.
Jandarma amire bilgi vermeme cezasının hukuka uygun olabilmesi için, yalnızca görevlendirme sonrasında yazılı rapor bulunmadığının belirtilmesi değil, görevlendirmeyi yapan amirin emir veya toplantı hakkında bilgilendirilmediğinin somut olarak ortaya konulması gerekir.
7068 Sayılı Kanun 8/1-f Maddesinin Unsurları
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi uygulanırken öncelikle ortada bir görev veya toplantı görevlendirmesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Çünkü hükümde görevlendirmeyi yapan amire bilgi verme yükümlülüğünden söz edilmektedir.
Örneğin bir jandarma astsubayının rutin hizmet kapsamında gerçekleştirdiği bütün işlemleri, herhangi bir ayrım yapılmaksızın ayrıca sözlü olarak amirine bildirmesi gerektiği sonucuna ulaşılması doğru olmayabilir. Öncelikle ilgili görevin niteliği, hizmet düzeni ve uygulanabilir bilgilendirme yükümlülüğü belirlenmelidir.
İkinci olarak emrin icrası veya sonuçları hakkında bilgi verilmesini gerektiren bir aşamaya ulaşılıp ulaşılmadığı önemlidir. Özellikle görev henüz devam ediyorsa, tamamlanmış göreve ilişkin sonuç raporunun neden verilmediği konusunda farklı değerlendirme gerekebilir. Bununla birlikte görev devam ederken belirli aşamaların bildirilmesi emredilmişse bu yükümlülük ayrıca incelenebilir.
Üçüncü olarak bilginin hangi amire verilmesi gerektiği belirlenmelidir. Kanun, genel olarak herhangi bir amire değil, görevlendirmeyi yapan amire bilgi verilmesini düzenlemektedir.
Dördüncü olarak personelin gerçekten bilgi verip vermediği araştırılmalıdır. Sözlü bilgilendirme, telsiz görüşmesi, kurumsal yazışma, resmî rapor veya başka bir iletişim yöntemiyle yapılan bildirimler, görevin niteliğine göre önem taşıyabilir.
Son olarak personelin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesinin kendisine yüklenebilir bir davranıştan kaynaklanıp kaynaklanmadığı değerlendirilmelidir. Özellikle iletişim imkânlarının bulunmadığı, amire ulaşmanın mümkün olmadığı veya bilginin başka bir görev kapsamında iletildiği durumlarda olayın gerçek koşulları araştırılmalıdır.
Jandarma Hizmet Esasları Yönetmeliği’ne Göre Amire Bilgi Verme Yükümlülüğü
Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmelik’in 8’inci maddesinde astın görevleri düzenlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasında astın amir ve üstlerine saygı göstermesi, usulüne uygun emirleri tam ve zamanında yerine getirmesi, görevini kusursuz icra etmesi, doğru inisiyatif kullanması ve emrin icrası veya sonuçlarıyla ilgili olarak görevlendirme yapan amirine bilgi vermesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bu düzenleme, 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesindeki disiplin fiilinin hizmet hukukundaki temel dayanaklarından biridir.
Örneğin jandarma karakol komutanı tarafından belirli bir işlemin gerçekleştirilmesi için görevlendirilen uzman çavuşun, görevi tamamladıktan sonra sonucunu görevlendiren amire aktarması beklenmektedir. Bu bildirim, amirin görevin tamamlandığını öğrenmesine ve gerekiyorsa sonraki işlemler hakkında karar vermesine imkân sağlamaktadır.
Ancak bilgilendirme yükümlülüğünün kapsamı belirlenirken ilgili emrin niteliği önemlidir. Her görev bakımından aynı ayrıntıda rapor hazırlanması veya aynı yöntemle bilgi verilmesi gerektiği söylenemez.
Özellikle hizmet esasları, görev talimatları ve amirin açık yönlendirmeleri birlikte değerlendirilerek bilgilendirmenin nasıl yapılması gerektiği belirlenmelidir.
Jandarma Görev Dönüşü Tekmil Vermemek Disiplin Suçu mudur?
Jandarma personelinin görev dönüşünde amirine bilgi vermesi, uygulamada çoğu zaman tekmil vermek olarak ifade edilmektedir.
Ancak bu kavramın disiplin hukuku bakımından değerlendirilmesinde, yalnızca belirli bir askerî hitap biçiminin kullanılıp kullanılmadığı değil, verilen görevin icrası veya sonuçları hakkında gerekli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı önemlidir.
Örneğin bir jandarma asayiş timi, komutanının emri üzerine belirli bir bölgede devriye görevi gerçekleştirmiş olabilir. Görev tamamlandıktan sonra tim komutanı, devriyenin gerçekleştirildiğini, önemli olay yaşanıp yaşanmadığını ve varsa alınan tedbirleri bildirmekle yükümlü olabilir.
Bu bilgilerin amire hiçbir şekilde aktarılmaması, olayın koşullarına göre 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak personelin görev sonucunu telsiz üzerinden bildirmiş olması veya ilgili amirin resmî bilgi sistemindeki görev raporuyla doğrudan bilgilendirilmesi durumunda, ayrıca sözlü tekmil verilmemesinin bağımsız bir disiplin fiili oluşturup oluşturmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle yazılı veya sözlü bilgilendirmenin hangi yöntemle yapılacağına ilişkin özel talimat bulunuyorsa, bu talimatın kapsamı da değerlendirilmelidir.
Görev dönüşü tekmil vermemek ile görev sonucunu hiçbir şekilde bildirmemek, her somut olayda aynı maddi durumu ifade etmeyebilir.
Görev Tamamlandıktan Sonra Amire Bilgi Verilmesi Neden Önemlidir?
Jandarma teşkilatında görevlerin önemli bir bölümü birden fazla personelin koordinasyonunu gerektirmektedir. Bu nedenle emir veren amirin görevin hangi aşamada bulunduğunu ve ne şekilde sonuçlandığını bilmesi, sonraki hizmet faaliyetlerinin planlanması açısından önem taşımaktadır.
Örneğin bir jandarma uzman çavuş, belirli bir köyde meydana gelen asayiş olayıyla ilgili bilgi toplamak üzere görevlendirilmiş olabilir. Görev sonucunda olayın daha kapsamlı bir işlem gerektirdiği ortaya çıkmışsa, bu durumun amire bildirilmesi hizmetin devamlılığı bakımından gerekli olabilir.
Buna karşılık personelin yaptığı işlemleri yalnızca kendi bilgisi dâhilinde tutması, görevlendirmeyi yapan amirin sonraki tedbirleri değerlendirmesini güçleştirebilir.
Ancak bu hizmet ihtiyacı, personelin yürüttüğü bütün işlemler hakkında her an ve sınırsız ayrıntıda rapor sunmakla yükümlü olduğu anlamına gelmemektedir.
Bilgilendirme yükümlülüğü görevin niteliğine, amirin talimatına ve ilgili hizmet usullerine göre belirlenmelidir. Özellikle aynı görevin farklı aşamalarında daha önce bilgi verilmiş olması, sonradan ileri sürülen bilgilendirmeme iddiasının değerlendirilmesinde önem taşır.
Jandarma Emir Sonucunu Bildirmemek ile Emri Yerine Getirmemek Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi ile emre itaatsizlik fiili birbirinden ayrılması gereken disiplin hükümleridir.
Kanunun 8/5-ç-4 maddesinde, “Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek” yirmi dört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.
Buna karşılık 8/1-f maddesinde emrin icrası veya sonuçları hakkında görevlendirmeyi yapan amire bilgi vermemek uyarma cezasına bağlanmıştır.
Örneğin bir jandarma astsubayının komutanından aldığı görevi eksiksiz yerine getirdiği ancak sonucunu bildirmediği bir olayda, öncelikle bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin özel fiilin unsurları değerlendirilmelidir.
Buna karşılık personelin kendisine usulüne uygun şekilde verilen emri hiç yerine getirmemesi, görevi reddetmesi veya emrin icrasından kaçınması farklıdır.
Özellikle görev tamamlanmış olduğu hâlde yalnızca raporlamanın eksik yapıldığı bir durumda, verilen görevin hiç yerine getirilmediği şeklinde hukuki nitelendirme yapılması ciddi yaptırım farklılıkları doğurabilir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında verilen emrin gerçekten yerine getirilip getirilmediği, görev sırasında hangi işlemlerin gerçekleştirildiği ve bilgilendirme yükümlülüğünün nasıl ihlal edildiği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Jandarma Görev Sonucunu Bildirmemek ile Görevi Savsaklamak Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-13 maddesinde görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli özür olmadan belirtilen sürede bitirmemek, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.
Buna karşılık 8/1-f maddesinin konusu, görev sonucunun amire bildirilmemesidir.
Örneğin bir uzman çavuşun kendisine verilen araştırma görevini zamanında tamamladığı, ancak görevin sonucunu ayrıca bildirmediği ileri sürülebilir. Bu durumda görevin savsaklandığının kabul edilebilmesi için yalnızca bilgilendirmenin eksik olmasından daha farklı kanuni unsurların araştırılması gerekir.
Benzer şekilde görev tamamlandığı hâlde raporun geç hazırlanması, rapor verme süresine ilişkin özel talimatın bulunup bulunmadığına göre farklı değerlendirme gerektirebilir.
Disiplin amirinin hangi görevin eksik yapıldığını, hangi bildirimin yapılmadığını ve hangi hükmün uygulanacağını açık biçimde belirlemesi gerekir.
Özellikle verilen görevin başarıyla tamamlandığına ilişkin belgeler bulunmasına rağmen personelin yalnızca bilgi vermediği gerekçesiyle daha ağır görevi savsaklama fiilinden cezalandırılması hukuken tartışmalı olabilir.
Jandarma Görev Sonucunu Amire Geç Bildirirse Ne Olur?
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesinde bilgilendirmenin yapılmaması düzenlenmiştir. Ancak bilgilendirme yükümlülüğünün hangi sürede yerine getirilmesi gerektiği, her olay bakımından aynı olmayabilir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun tamamladığı görev hakkında derhâl bilgi vermesi emredilmişse, bildirimin ne zaman ve hangi yöntemle yapılması gerektiği önem taşımaktadır.
Buna karşılık bilgilendirme için belirli süre öngörülmemiş olması, personelin bu yükümlülüğü sınırsız süre erteleyebileceği anlamına gelmez. Ancak gecikmiş bilgilendirmeyle hiç bilgi verilmemesi aynı maddi olay olarak kabul edilmeden önce uygulanabilir görev ve raporlama kuralları araştırılmalıdır.
Örneğin personelin görevi saat 14.00’te tamamladığı, saat 14.15’te başka bir acil göreve gönderildiği ve ilk görev sonucunu saat 16.00’da bildirdiği düşünülebilir.
Bu durumda görevin aciliyeti, bildirim için belirlenmiş süre, personelin diğer görevlendirmeleri ve amirin bilgiyi ne zaman öğrenmesinin gerekli olduğu değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla disiplin soruşturmasında yalnızca bildirimin görev tamamlandıktan sonra yapıldığının belirtilmesi yeterli olmayabilir. Bildirimin hangi somut yükümlülüğe aykırı biçimde geciktiği açıklığa kavuşturulmalıdır.
Jandarma Toplantı Sonucunu Amire Bildirmemek
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi yalnızca verilen emirlerin sonuçlarına ilişkin değildir. Düzenlemede katılım sağlanan toplantılar hakkında görevlendirmeyi yapan amire bilgi vermemek de açıkça yer almaktadır.
Bu nedenle jandarma personelinin görevli olarak katıldığı toplantının içeriği, alınan kararlar veya birimini ilgilendiren sonuçlar hakkında görevlendirmeyi yapan amire bilgi verme yükümlülüğü bulunabilir.
Örneğin bir jandarma astsubayı, ilçe kaymakamlığında düzenlenen güvenlik ve koordinasyon toplantısına komutanı tarafından görevlendirilmiş olabilir. Toplantıda ilçenin güvenlik hizmetlerine ilişkin belirli kararlar alınmışsa, bunların ilgili amire bildirilmesi önem taşır.
Ancak toplantıya katılan personelin hangi bilgileri aktarmakla yükümlü olduğu, toplantının niteliğine ve görevlendirmenin kapsamına göre değerlendirilmelidir.
Örneğin yalnızca genel bilgilendirme niteliği taşıyan bir toplantı ile jandarma biriminin belirli işlemleri yerine getirmesini gerektiren kararların alındığı toplantı farklıdır.
Bununla birlikte toplantı hakkında hiçbir bilgilendirme yapılmadığı iddiasında, toplantı tutanaklarının veya karar özetlerinin daha önce ilgili amire iletilip iletilmediği de araştırılmalıdır.
Jandarma Kaymakamlık Toplantısından Sonra Bilgi Vermek Zorunda mı?
İlçe jandarma komutanlığı personelinin kaymakamlık veya diğer kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen toplantılara katılması mümkündür.
Ancak toplantı sonrasında hangi amire bilgi verilmesi gerektiği belirlenirken, personelin toplantıya hangi makam tarafından görevlendirildiği önem taşımaktadır.
Örneğin ilçe jandarma komutanı tarafından toplantıya gönderilen astsubayın, toplantının sonuçlarını görevlendirmeyi yapan komutana bildirmesi beklenebilir.
Buna karşılık personelin toplantı sonucuna ilişkin tutanağın doğrudan komutanlığa gönderildiğini ve görevlendirme yapan amirin bu tutanak üzerinden bilgilendirildiğini ileri sürmesi mümkündür.
Bu durumda toplantının resmî tutanağı, yazışmalar, görev emri ve ilgili amirin bilgilendirilme şekli birlikte değerlendirilmelidir.
Ancak toplantı tutanağının herhangi bir kuruma gönderilmiş olması, her durumda görevlendirme yapan amirin gerekli bütün bilgilerden haberdar edildiği anlamına gelmez.
Bu nedenle toplantıya ilişkin bilgilendirmenin gerçek kapsamı ve amire ulaşma durumu araştırılmalıdır.
Jandarma Toplantı Raporu Hazırlamak Zorunda mı?
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesinde bilgilendirmenin mutlaka yazılı raporla yapılacağına ilişkin genel bir ifade bulunmamaktadır.
Ancak görev veya toplantının niteliğine göre ilgili mevzuat, hizmet talimatı ya da görevlendirme emrinde yazılı rapor hazırlanması istenebilir.
Örneğin bir jandarma astsubayının katıldığı koordinasyon toplantısı hakkında belirli süre içerisinde yazılı değerlendirme sunması emredilmiş olabilir. Böyle bir durumda raporlama yükümlülüğünün içeriği ve süresi önemlidir.
Buna karşılık yazılı rapor zorunluluğu bulunmayan ve toplantı sonuçlarının görevlendiren amire sözlü olarak aktarıldığı bir olayda, yalnızca ayrıca yazılı rapor sunulmadığı gerekçesiyle bilgi verilmediği sonucuna ulaşılması tartışmalı olabilir.
Ancak sözlü bilgilendirmenin yapıldığı iddiasının somut olayda nasıl ispatlanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca yazılı raporun bulunup bulunmadığına bakılmamalı; bilginin gerçekten aktarılıp aktarılmadığı ve gerekli şekil şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Jandarma Görev Sonucunu Sözlü Bildirmek Yeterli midir?
Bilgilendirme yükümlülüğünün sözlü olarak yerine getirilmesi, görevin niteliğine ve uygulanabilir talimatlara bağlı olarak mümkün olabilir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuş, tamamladığı devriye görevi hakkında komutanına doğrudan sözlü bilgi vermiş olabilir. Bu durumda ayrıca yazılı bildirim zorunluluğunun bulunup bulunmadığı önem taşır.
Söz konusu görev bakımından yazılı rapor hazırlanması şart koşulmamışsa, sırf yazılı belge bulunmaması nedeniyle bilgilendirme yapılmadığının kabul edilmesi doğru olmayabilir.
Buna karşılık amir tarafından açıkça yazılı rapor hazırlanması istenmişse, sözlü bilgilendirmenin bu yükümlülüğü tamamen karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle disiplin soruşturmasında sözlü bilgilendirme iddiası bulunuyorsa, görüşmenin zamanı, yeri, içeriği ve varsa tanıkların açıklamaları önem taşıyabilir.
Bu nedenle bilgilendirme yükümlülüğünün şekli ve personelin fiilen gerçekleştirdiği iletişim birlikte incelenmelidir.
Jandarma Telsizle Bilgi Verirse Ayrıca Tekmil Vermesi Gerekir mi?
Jandarma personelinin görev sırasında telsiz üzerinden amirleriyle iletişim kurması, özellikle asayiş ve güvenlik faaliyetlerinde yaygın bir uygulamadır.
Örneğin bir jandarma devriyesi, görevin tamamlandığını ve herhangi bir olumsuzluk meydana gelmediğini telsiz üzerinden ilgili amire bildirmiş olabilir.
Bu durumda telsiz görüşmesinin içeriği, bilginin hangi amire ulaştığı ve ayrıca görev dönüşünde sözlü veya yazılı rapor verilmesine ilişkin talimat bulunup bulunmadığı önemlidir.
Özellikle görevlendirmeyi yapan amirin görev sonucunu doğrudan telsiz üzerinden öğrendiği bir olayda, yalnızca ayrıca yüz yüze görüşme yapılmadığının belirtilmesi, 8/1-f maddesindeki fiilin gerçekleştiğini her durumda göstermez.
Ancak özel hizmet talimatında görev dönüşü ayrıca tekmil verilmesi veya belirli raporun sunulması öngörülmüşse, bu yükümlülük de dikkate alınmalıdır.
Dolayısıyla telsiz görüşmesinin yapılmış olmasıyla bilgilendirme yükümlülüğünün tamamen sona erip ermediği, görevin gerçek koşullarına ve ilgili hizmet düzenine göre belirlenmelidir.
WhatsApp Üzerinden Amire Bilgi Vermek Yeterli midir?
Jandarma personelinin görev iletişiminde elektronik mesajlaşma araçlarından yararlanılması mümkündür. Ancak WhatsApp veya benzeri uygulamalar üzerinden yapılan bildirimlerin hukuki değerlendirmesinde, görev bilgisi ve iletişim yöntemine ilişkin kurallar önem taşımaktadır.
Örneğin bir uzman çavuş, görevin tamamlandığını ve sonuçlarını amirine elektronik mesajla bildirmiş olabilir.
Bu durumda mesajın ilgili amire gerçekten ulaşıp ulaşmadığı, mesajın hangi bilgileri içerdiği ve bu yöntemin söz konusu görev bakımından kullanılabilir olup olmadığı araştırılmalıdır.
Ancak elektronik mesajlaşmayla bilgilendirmenin mümkün olması, kolluk görevine ilişkin her türlü bilginin bu uygulamalarla paylaşılabileceği anlamına gelmez.
Özellikle gizli veya korunması gereken görev bilgilerinin aktarılması bakımından kurumsal bilgi güvenliği kuralları, haberleşme usulleri ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülükler dikkate alınmalıdır.
Dolayısıyla personelin herhangi bir mesajlaşma uygulamasını kullanmış olması, her durumda usulüne uygun bilgilendirme gerçekleştirdiğini göstermez. Bununla birlikte fiilen ve hukuka uygun biçimde yapılan bildirimin sırf tercih edilen iletişim kanalı nedeniyle yok sayılması da somut olayın özelliklerine göre tartışmalı olabilir.
Görevlendirmeyi Yapan Amir ile Bilgi Verilen Amir Farklıysa
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesinde görevlendirmeyi yapan amire bilgi verilmesi özellikle düzenlenmiştir.
Bu nedenle görev sonucunun farklı bir amire bildirilmesi durumunda, söz konusu bilginin görevlendirmeyi yapan amire ulaşıp ulaşmadığının araştırılması gerekir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuş, karakol komutanının emriyle görev yapmış ancak görev dönüşünde vardiya amirine bilgi vermiş olabilir.
Bu durumda bilgi verme yönteminin birimdeki hizmet düzenine uygun olup olmadığı ve vardiya amirinin bu bilgiyi karakol komutanına aktarmakla yükümlü bulunup bulunmadığı önem taşır.
Özellikle görevlendirmeyi yapan amirin görev yerinde bulunmadığı veya başka bir görev nedeniyle ulaşılamadığı durumlarda, bilgilendirmenin hangi makam üzerinden yapılması gerektiği ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak personelin herhangi bir üst rütbeli kişiye bilgi verdiğini belirtmesi, her durumda 8/1-f maddesindeki yükümlülüğün yerine getirildiğini göstermez.
Önemli olan bilginin görevlendirmeyi yapan amire ulaşması veya geçerli hizmet usulleri kapsamında ilgili bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmiş olmasıdır.
Amirin Toplantıya Bizzat Katılması Durumunda Bilgi Vermeme Cezası
Jandarma personelinin görevlendirildiği toplantıya, görevlendirmeyi yapan amirin de katılması mümkündür.
Örneğin bir jandarma astsubayı, komutanıyla birlikte koordinasyon toplantısında bulunmuş olabilir. Bu durumda toplantının içeriği ve alınan kararların amir tarafından doğrudan öğrenilmiş olması, bilgilendirme yükümlülüğünün değerlendirilmesinde önemlidir.
Ancak bu olgu, her durumda ayrıca bilgi verilmesine gerek bulunmadığını kesin biçimde göstermez.
Örneğin amir, toplantı sonrasında personelden belirli konular hakkında yazılı değerlendirme veya ilave rapor isteyebilir.
Bu durumda söz konusu görevlendirmenin kapsamı ve personelin ayrıca neyi bildirmekle yükümlü olduğu araştırılmalıdır.
Buna karşılık amirin katıldığı toplantının aynı içeriğinin tekrar bildirilmemesi nedeniyle, hiçbir somut ek yükümlülük gösterilmeden uyarma cezası verilmesi hukuken tartışmalı olabilir.
Toplantıya Katılmak ile Toplantı Sonucunu Bildirmek Aynı mıdır?
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesinde toplantıya katılmamak değil, katılım sağlanan toplantılar hakkında görevlendirmeyi yapan amire bilgi vermemek düzenlenmiştir.
Dolayısıyla toplantıya hiç katılmayan personelin davranışı, yalnızca toplantı sonucunu bildirmeme fiili olarak değerlendirilmemelidir.
Örneğin bir jandarma astsubayının görevlendirildiği toplantıya katılmaması hâlinde, öncelikle toplantıya katılım yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediği ve hangi özel disiplin hükmünün uygulanacağı araştırılmalıdır.
Buna karşılık toplantıya zamanında katılan ve toplantı boyunca görevini yerine getiren personelin sonuçları amirine bildirmemesi, 8/1-f maddesi bakımından farklı bir değerlendirme gerektirebilir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında personelin toplantıya katılmadığı mı, toplantı sırasında görevini yerine getirmediği mi yoksa toplantı sonrasında bilgi vermediği mi açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Jandarma Amirinin Sorduğu Soruyu Yanıtlamamak ile Bilgi Vermemek Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-2 maddesinde amir ve üstlerin görevle ilgili uyarılarına uymamak, bu uyarılara kayıtsız kalmak veya amir ve üstlerin sorduğu soruları gereken süre içerisinde yanıtlamamak, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.
Bu hüküm ile 8/1-f maddesi birbirine karıştırılmamalıdır.
Örneğin görevlendirmeyi yapan amire görev sonucunun hiç bildirilmemesi, 8/1-f maddesi kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık amirin görevle ilgili belirli bir soruyu sorması ve personelin bu soruya gereken süre içerisinde cevap vermemesi, olayın özelliklerine göre 8/3-a-2 maddesi bakımından değerlendirme gerektirebilir.
Ancak her bilgilendirmeme davranışının otomatik olarak soru yanıtlamama fiili sayılması doğru değildir.
Disiplin soruşturmasında gerçekten sorulmuş bir soru bulunup bulunmadığı, sorunun kime yöneltildiği, yanıt için belirlenmiş süre ve personelin hangi davranışla bu yükümlülüğü ihlal ettiği açıklığa kavuşturulmalıdır.
7068 Sayılı Kanun 8/1-f ile 8/2-ç Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanun’un 8/2-ç maddesinde “Bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak” kınama cezasını gerektiren ayrı bir disiplinsizlik olarak düzenlenmiştir.
Buna karşılık 8/1-f maddesinde görev veya toplantı hakkında görevlendiren amire bilgi verilmemesi uyarma cezasına bağlanmıştır.
Bu nedenle görevin sonucunun amire bildirilmemesi ile belirli bir bildirimin süresinde muhatabına ulaştırılmaması aynı hukuki davranış değildir.
Örneğin bir jandarma personelinin kendisine teslim edilen resmî yazıyı belirlenen süre içerisinde ilgili makama ulaştırmaması, 8/2-ç maddesi bakımından değerlendirilebilir.
Buna karşılık görevlendirildiği toplantının sonucunu komutanına aktarmaması, 8/1-f maddesinin konusunu oluşturabilir.
Özellikle olayda hangi bilginin veya belgenin iletilmesi gerektiği ve muhatabın kim olduğu önemlidir.
Disiplin amirinin yalnızca bilgi verilmediğini belirterek daha ağır kınama cezasını uygulaması, kanuni fiilin unsurları değerlendirilmeden yapılmışsa hukuki sorun oluşturabilir.
Jandarma Bilgi Vermeme Fiilinde Kusur ve Mazeret
Disiplin hukukunda personelin kendisine yüklenebilir davranışı önemlidir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun görev tamamlandıktan sonra amire bilgi vermesi beklenirken başka bir acil göreve gönderilmesi, iletişim imkânının bulunmaması veya sağlık nedeniyle görev yerinden ayrılmak zorunda kalması mümkündür.
Bu gibi durumlarda bilgilendirme yükümlülüğünün hangi aşamada doğduğu ve personelin bu yükümlülüğü yerine getirmesinin fiilen mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır.
Ancak başka görevde bulunmak veya meşgul olmak, her olayda bilgi vermeme fiilini kendiliğinden haklı hâle getirmez.
Örneğin personelin görevi tamamladıktan sonra bilgilendirme için yeterli zamanı bulunduğu hâlde hiçbir girişimde bulunmadığı ortaya çıkarsa farklı sonuç doğabilir.
Buna karşılık görevlendirmeyi yapan amire ulaşmak için gerekli girişimlerde bulunan, ancak iletişim engeli nedeniyle bilgi aktaramayan personelin durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle çağrı kayıtları, telsiz görüşmeleri, kurumsal mesajlar ve görev çizelgeleri, bilgilendirmenin neden gerçekleştirilemediğinin ortaya konulmasında önemli olabilir.
Jandarma Görev Sonucunu Bildirmemenin Hizmetin Aksamasına Etkisi
Görev sonucunun amire bildirilmemesi, bazı durumlarda hizmetin devamlılığını olumsuz etkileyebilir. Özellikle güvenlik tedbirlerinin sürdürülmesi, yeni görevlendirme yapılması veya ilgili kurumlara bilgi aktarılması gereken olaylarda bilgilendirme önem taşır.
Ancak 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesinde temel uyarma cezasının uygulanabilmesi için mutlaka somut kamu zararının veya hizmet aksamasının meydana gelmesi gerektiği yönünde açık bir şart bulunmamaktadır.
Bu nedenle fiilin kanuni unsurları gerçekleşmişse ayrıca zarar meydana gelmemesi, her durumda disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırmayabilir.
Bununla birlikte disiplin amiri olayın hizmete ciddi zarar verdiğini veya güvenliği aksattığını ileri sürüyorsa, bu iddiaların somut olarak araştırılması gerekir.
Özellikle daha ağır bir disiplin hükmünün uygulanması gündeme geliyorsa, o hükmün özel unsurları ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla temel uyarma fiili bakımından zarar şartının bulunmaması ile idarenin ortaya çıktığını iddia ettiği zararı ispat etme yükümlülüğü birbirine karıştırılmamalıdır.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Disiplin Soruşturmasında İspat
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi kapsamında disiplin cezası verilebilmesi için görevlendirme ve bilgilendirme yükümlülüğünün somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Öncelikle görevin kim tarafından verildiği ve hangi tarihte gerçekleştirildiği belirlenmelidir. Ardından görevin sonucunun hangi amire, hangi usulle ve ne zaman bildirilmesi gerektiği araştırılmalıdır.
Örneğin bir uzman çavuşun amirine sözlü olarak bilgi verdiğini savunduğu durumda, görüşmenin tarihi, gerçekleştiği ortam ve varsa tanıkların açıklamaları önem taşıyabilir.
Benzer şekilde görev sonucunun telsiz üzerinden bildirildiği ileri sürülüyorsa, ilgili haberleşme kayıtları incelenebilir.
Ancak telsiz kayıtlarının bulunmaması, her durumda bilgilendirme yapılmadığının kesin kanıtı olarak kabul edilmemelidir. Özellikle kayıt sisteminin mevcut olup olmadığı ve kayıtların hangi süreyle saklandığı gibi hususlar önem taşıyabilir.
Disiplin soruşturmasında yalnızca yazılı rapor bulunmadığının belirtilmesiyle yetinilmesi, sözlü veya başka geçerli yöntemlerle yapılan bildirimlerin göz ardı edilmesine neden olabilir.
Jandarma Görev Raporu Düzenlenmişse Amire Bilgi Verilmemiş Sayılır mı?
Bir jandarma personelinin görev sonucuna ilişkin resmî rapor düzenlemiş olması, bilgilendirme yükümlülüğünün değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Ancak raporun hazırlanmış olması ile görevlendirmeyi yapan amire iletilmiş olması farklıdır.
Örneğin personel görev raporunu hazırlamış ancak raporu ilgili sistemde gönderilmeden bırakmış olabilir. Bu durumda bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği araştırılmalıdır.
Buna karşılık raporun kurumsal sistem üzerinden ilgili amire yönlendirildiği ve amirin erişimine sunulduğu ortaya çıkarsa, bu durum bilgi vermeme iddiasının değerlendirilmesinde önem taşır.
Özellikle raporun amir tarafından görüntülenmiş veya onaylanmış olması, bilginin ulaştığına ilişkin güçlü deliller arasında bulunabilir.
Ancak raporun içeriği gerekli bilgileri taşımıyorsa, yalnızca rapor başlığının sistemde yer alması yeterli olmayabilir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında raporun varlığı, gönderim kaydı, muhatabı ve içeriği birlikte incelenmelidir.
Sözlü Bilgi Verildiği Hâlde Amir Bilgilendirilmediğini Söylerse
Jandarma personeli tarafından sözlü bilgilendirme yapıldığının ileri sürülmesi, disiplin soruşturmalarında taraflar arasında uyuşmazlığa neden olabilir.
Örneğin bir uzman çavuş, görevin sonucunu komutanına bildirdiğini; komutan ise böyle bir bilgi almadığını belirtiyor olabilir.
Bu durumda yalnızca tarafların farklı açıklamalarına dayanılarak kesin sonuca ulaşılması doğru olmayabilir.
Özellikle görüşmenin nerede ve ne zaman yapıldığı, çevrede başka personelin bulunup bulunmadığı ve göreve ilişkin sonraki işlemlerin bu bildirimden etkilenip etkilenmediği araştırılmalıdır.
Ayrıca olayın tarafı olan amirin açıklaması da disiplin soruşturmasında değerlendirilebilir. Ancak söz konusu açıklamanın diğer delillerle birlikte ele alınması önemlidir.
Bu nedenle personelin lehine olan bilgi ve belgeler araştırılmadan yalnızca amirin bilgi verilmediği yönündeki kanaatine dayanılarak uyarma cezası verilmesi, somut olayın özelliklerine göre eksik inceleme oluşturabilir.
Amir Tarafından Tutulan Bilgi Vermeme Tutanağı Yeterli midir?
Görevlendirmeyi yapan amir, personelin görev sonucunu bildirmediği gerekçesiyle tutanak düzenleyebilir.
Ancak tutanağın somut ve denetlenebilir bilgiler içermesi önemlidir.
Örneğin yalnızca “Personel verilen görev hakkında bilgi vermemiştir” şeklindeki açıklama, hangi görevin, hangi tarihte ve hangi aşamada tamamlandığının anlaşılmasını güçleştirebilir.
Bu nedenle tutanakta görevlendirme, görevin tamamlanma tarihi, beklenen bildirim ve bilginin verilmediği iddiasının dayanakları açıklanmalıdır.
Özellikle personelin farklı bir kanaldan bildirim yaptığına ilişkin savunması bulunuyorsa, bunun araştırılması gerekir.
Tutanak düzenlenmiş olması, idarenin ilgili bütün delilleri değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Danıştayın Bildirim Sorumluluğuna İlişkin Emsal Kararı
Jandarma personelinin görevlendiren amire bilgi vermemesi fiiline ilişkin doğrudan 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesine dayanan ve tam metniyle doğrulanabilen bir Danıştay kararına ulaşılamamıştır.
Bununla birlikte disiplin sorumluluğunun kişiselliği ve bilgilendirme görevinin hangi personelin sorumluluğunda bulunduğunun belirlenmesi açısından yararlanılabilecek bir karar bulunmaktadır.
Danıştay 12. Dairesinin 06.02.2020 tarihli, E.2017/2268, K.2020/976 sayılı kararı, askerî personelin sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin uyuşmazlıkta, belirli bir bilginin üst makamlara iletilmemesinden hangi personelin sorumlu tutulabileceği bakımından önemlidir.
Karara konu uyuşmazlıkta bir askerî personelin sözleşmesinin yenilenmesine etki edebilecek bilgilerinin ilgili değerlendirme sürecinde üst makamlara iletilmediği, ancak bu işlemlerin yürütülmesinde davacının doğrudan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Danıştay, ilgili bilginin üst makamlara iletilmemesinde davacının kusurunun bulunmadığını ve bu durumun sözleşme yenileme işlemi bakımından davacı aleyhine değerlendirilmesini hukuka uygun bulmamıştır.
Bu karar doğrudan 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesinden verilen uyarma cezasına ilişkin değildir. Ancak kamu görevlisinin yalnızca belirli bilginin iletilmediği gerekçesiyle değil, o bilginin iletilmesinden gerçekten sorumlu olup olmadığı araştırılarak değerlendirilmesi gerektiği yönünden önem taşımaktadır.
Danıştayın Kişisel Sorumluluk Yaklaşımı Jandarma Davalarında Nasıl Kullanılabilir?
Örneğin bir jandarma uzman çavuş, görevin tamamlanmasından sonra ilgili raporu hazırlamış ve yazışma birimine teslim etmiş olabilir.
Ancak raporun üst makama gönderilmesi başka bir personelin sorumluluğunda bulunuyor olabilir.
Bu durumda yalnızca raporun ilgili amire ulaşmamış olması, raporu hazırlayan uzman çavuşun her durumda bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini göstermez.
Ancak raporun görevlendirmeyi yapan amire ulaşmasını sağlama yükümlülüğünün ilgili uzman çavuşa ait olup olmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Danıştayın E.2017/2268, K.2020/976 sayılı kararından çıkarılabilecek temel hukuki yaklaşım, bilginin aktarılmaması ile bu eksiklikten kişisel olarak sorumlu tutulabilecek personelin belirlenmesinin birbirinden ayrı meseleler olduğudur.
Danıştayın Disiplin Soruşturmasında Kusur ve İspata İlişkin Kararı
Disiplin fiilinin gerçekleşmesi ile personelin kusurunun belirlenmesi bakımından önem taşıyan diğer bir karar, Danıştay 12. Dairesinin 24.01.2020 tarihli, E.2017/2289, K.2020/539 sayılı kararıdır.
Karara konu uyuşmazlık, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan bir astsubaya emre itaatsizlik gerekçesiyle verilen disiplin cezasına ilişkindir.
Danıştay, personelin görevlerini yerine getirmediği iddiasını incelerken olayın gerçekleşme koşullarını, sunulan sağlık belgelerini ve disiplin soruşturmasının yeterliliğini değerlendirmiştir.
Mahkeme, disiplin fiilinin her türlü şüpheden uzak somut ve yeterli delillerle ortaya konulması gerektiğini vurgulamış; personelin iradesi ve kusurunu etkileyen sağlık durumunun da dikkate alınması gerektiğini belirterek önceki yargısal değerlendirmeyi hukuka uygun bulmamıştır.
Bu karar da doğrudan 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi kapsamında verilmiş değildir.
Ancak görev ve emirle bağlantılı disiplin soruşturmalarında, yalnızca ortaya çıkan eksik sonuca değil, personelin kişisel kusuruna ve olayın bütün koşullarına odaklanılması gerektiğini göstermesi bakımından yardımcı olabilir.
Özellikle bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin sağlık sorunu, iletişim engeli veya personelin kontrolü dışındaki başka bir nedenle meydana geldiği ileri sürülüyorsa, bu hususların araştırılması önemlidir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezası Savunması Nasıl Hazırlanır?
Jandarma personeli hakkında 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesinden savunma istendiğinde, hazırlanacak savunmanın ilk aşamasında görevlendirmenin gerçek kapsamı ortaya konulmalıdır.
Öncelikle hangi amirin, hangi tarihte ve hangi görevin yerine getirilmesi için personeli görevlendirdiği belirlenmelidir.
İkinci olarak görevin hangi aşamada tamamlandığı veya toplantının hangi tarihte gerçekleştirildiği açıklanmalıdır.
Üçüncü olarak görev sonucunun nasıl bildirildiği araştırılmalıdır. Personel sözlü, yazılı, telsiz veya kurumsal elektronik sistem üzerinden bilgi vermişse, bilgilendirmenin içeriği ve zamanı ortaya konulmalıdır.
Dördüncü olarak ilgili bilginin gerçekten görevlendirmeyi yapan amire ulaşıp ulaşmadığı ve bilgilendirmeye ilişkin özel bir yöntem bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Beşinci olarak bilgi verilmemesi veya geç verilmesi iddiasının hangi nedenle ortaya çıktığı araştırılmalıdır. Özellikle personelin aynı saatlerde başka bir görevde bulunması, iletişim imkânının bulunmaması veya amirin farklı bir kanaldan bilgilendirilmiş olması önem taşıyabilir.
Altıncı olarak fiilin doğru hukuki nitelendirilmesi yapılmalıdır. Emrin yerine getirilmemesi, görevin savsaklanması, amirin sorusuna yanıt verilmemesi ve bildirimlerin süresinde ulaştırılmaması gibi fiiller, 8/1-f maddesinden farklı disiplin hükümlerine konu olabilir.
Son olarak disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği, personelin sunduğu delillerin değerlendirilip değerlendirilmediği ve savunma hakkının korunup korunmadığı incelenmelidir.
Bilgi vermeme nedeniyle hazırlanan savunmanın temel amacı, yalnızca personelin görevini başarıyla tamamladığını belirtmek değil; bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğini ve kişisel kusurun bulunup bulunmadığını hukuki ve maddi delillerle ortaya koymaktır.
Savunmada Hangi Belgeler Kullanılabilir?
Görev sonucunun amire bildirilmediği iddiasında görev emirleri, görevlendirme çizelgeleri, görev raporları, telsiz görüşmeleri, kurumsal yazışmalar, elektronik gönderim kayıtları ve varsa toplantı tutanakları önem taşıyabilir.
Örneğin jandarma uzman çavuşun görev dönüşünde sözlü bilgi verdiği ileri sürülüyorsa, görüşmenin gerçekleştiği ortam ve varsa tanıkların açıklamaları değerlendirilebilir.
Görev sonucunun yazılı olarak gönderildiği savunuluyorsa, evrak kayıtları ve gönderim bilgileri araştırılabilir.
Toplantı sonuçlarının amire bildirildiği ileri sürülüyorsa, toplantı raporları, kurumsal mesajlar ve ilgili amirin bilgi sahibi olduğunu gösterebilecek kayıtlar önem taşıyabilir.
Özellikle raporun hazırlanması ile ilgili amire ulaştırılması farklı personelin sorumluluğunda bulunuyorsa, görev dağılımını gösteren belgelerin incelenmesi gerekir.
Ancak personelin yalnızca bilgi verdiğini ileri sürmesi, her olayda kendiliğinden yeterli kabul edilmez. İddianın mevcut bütün delillerle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezasında Savunma Süresi
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesine göre disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
Aynı madde gereğince personele savunmasını hazırlaması için yedi günden az süre verilemez.
Ayrıca hakkında disiplin soruşturması yürütülen personelin, kendisinden savunma istendiği aşamadan itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunmaktadır.
Bu nedenle amire bilgi vermeme nedeniyle savunma istenen jandarma uzman çavuş veya astsubayın hangi görevlendirmeye ilişkin olarak bilgi vermediğinin ileri sürüldüğünü açık biçimde öğrenmesi gerekir.
Örneğin yalnızca “Görevleriniz hakkında amirlerinize bilgi vermediğiniz tespit edilmiştir” şeklindeki genel ifade, isnat edilen fiilin hangi olayla ilgili olduğunun anlaşılmasını güçleştirebilir.
Savunma isteminde görevlendirmenin tarihi, emrin konusu, bilgi verilmesi gereken amir ve yapılmadığı ileri sürülen bildirimin somutlaştırılması önemlidir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezasında Zamanaşımı
7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi uyarınca uyarma cezasını gerektiren fiiller bakımından, disiplin amirinin disiplinsizliği öğrendiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi hâlinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Kanunda tamamlanmış, kesintisiz ve zincirleme fiiller bakımından zamanaşımının başlangıcına ilişkin hükümler de bulunmaktadır.
Ayrıca 29’uncu maddenin dördüncü fıkrasında, fiilin hatalı vasıflandırılması veya düzeltilebilir şekil noksanlığı nedeniyle mahkeme tarafından iptal edilen cezalara ilişkin yeniden değerlendirme hükümleri yer almaktadır.
Bilgi vermeme uyuşmazlıklarında özellikle bildirimin hangi tarihte yapılması gerektiği ve disiplin amirinin bilgi verilmediğini ne zaman öğrendiği önem taşımaktadır.
Örneğin aylar önce gerçekleştirilen toplantının sonuçlarının bildirilmediği iddiasıyla sonradan soruşturma açılması durumunda, görev tarihi ile öğrenme tarihi ayrı ayrı belirlenmelidir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Uyarma Cezasına İtiraz
7068 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesine göre disiplin amirleri tarafından verilen uyarma cezalarına karşı cezanın tebliğinden itibaren on gün içerisinde yazılı itiraz yapılabilir.
İtiraz kural olarak bir üst disiplin amirine yöneltilir.
Ancak vali, Jandarma Genel Komutanı veya kaymakam tarafından doğrudan verilen cezalar bakımından Kanun’da özel itiraz mercileri öngörülmüştür.
İtirazı inceleyen merciin otuz gün içerisinde karar vermesi düzenlenmiş olup itiraz üzerine önceki cezadan daha ağır disiplin cezası verilemez.
İtiraz dilekçesinde öncelikle görevlendirme ve bilgilendirme yükümlülüğünün kapsamı açıklanmalıdır.
Ardından personelin görev sonucunu hangi yöntemle bildirdiği, ilgili amirin bilgiyi nasıl öğrendiği ve varsa iletişim engelleri ortaya konulmalıdır.
Özellikle görevin tamamlandığı hâlde personelin emre itaatsizlik veya görevi savsaklama gibi daha ağır fiillerle ilişkilendirilmesi durumunda, doğru hukuki nitelendirme üzerinde durulmalıdır.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezası İptal Davası
Jandarma personeline 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi kapsamında verilen uyarma cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, kesinleşen disiplin cezasına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür.
Kanunun 32’nci maddesinde kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabileceği ve dava açma süresinin kesinleşen cezanın personele tebliğinden itibaren başlayacağı düzenlenmektedir.
İptal davasında işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka uygunluğu incelenir.
Özellikle görevlendirmenin hangi amir tarafından yapıldığı, personelin görev sonucunu gerçekten bildirip bildirmediği ve amirin bilgilendirilme durumunun hangi delillerle ortaya konulduğu önemlidir.
Örneğin görev sonucuna ilişkin raporun kurumsal sistem üzerinden ilgili amire iletildiği ortaya çıkarsa, bilgi verilmediği iddiasının maddi temeli tartışmalı hâle gelebilir.
Benzer şekilde toplantı sonuçlarının görevlendirmeyi yapan amire sözlü olarak aktarıldığı veya amirin toplantıya bizzat katıldığı durumlarda, ayrıca yerine getirilmesi gereken bilgilendirme yükümlülüğünün kapsamı araştırılmalıdır.
Bunun yanında fiilin yanlış disiplin hükmüne dayandırılması, kişisel kusurun belirlenmemesi, delillerin yetersizliği veya savunma hakkının ihlal edilmesi iptal davasında ileri sürülebilecek nedenler arasındadır.
İdare mahkemelerinde özel düzenleme bulunmadıkça genel dava açma süresi altmış gündür. Ancak sürenin başlangıcında 7068 sayılı Kanun’un disiplin cezasının kesinleşmesi ve tebliğine ilişkin özel hükümleri dikkate alınmalıdır.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Uyarma Cezası Maaştan Kesilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre uyarma cezası, personele görevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir.
Bu nedenle amire bilgi vermeme nedeniyle verilen uyarma cezası, doğrudan günlük maaş kesintisi yapılması sonucunu doğurmaz.
Ancak cezanın personelin disiplin geçmişi, özlük dosyası ve disiplin ceza puanları bakımından sonuçları bulunmaktadır.
Jandarma ve Sahil Güvenlik personeline ilişkin disiplin ceza puanı çizelgesinde uyarma cezası bir disiplin puanı olarak düzenlenmiştir.
Özellikle uzman erbaşların sözleşmeli statüsü nedeniyle disiplin cezalarının sonraki personel işlemleriyle bağlantısı önem taşıyabilir.
Bununla birlikte tek bir uyarma cezasının her durumda doğrudan sözleşme feshi veya meslekten çıkarma sonucunu doğurduğu söylenemez.
Uyarma Cezasında Bir Alt Disiplin Cezası Uygulanabilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre uyarma cezası, Kanun’da düzenlenen en hafif disiplin cezasıdır.
Bu nedenle uyarma cezasından daha hafif başka bir disiplin cezası bulunmamaktadır.
Örneğin daha önce disiplin cezası almamış ve uzun yıllardır başarılı şekilde görev yapan bir jandarma uzman çavuş hakkında 8/1-f maddesinden uyarma cezası uygulanması değerlendirilebilir.
Personelin olumlu disiplin geçmişi ve olayın gerçekleşme koşulları, Kanun’un 6’ncı maddesinde düzenlenen takdir hakkı kapsamında önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca önceki disiplin geçmişine dayanılarak bir alt disiplin cezasının uygulanmasının istenmesi, uyarma cezası bakımından teknik olarak uygun değildir.
Bu nedenle savunmada öncelikle bilgilendirme yükümlülüğünün gerçekten yerine getirilip getirilmediği, kişisel kusurun bulunup bulunmadığı ve fiilin yeterli delillerle ispatlanıp ispatlanmadığı üzerinde durulmalıdır.
Jandarma Uyarma Cezası Özlük Dosyasından Silinebilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin beşinci fıkrasında uyarma ve kınama cezalarının özlük dosyasından silinmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
Bu hükme göre uyarma cezasının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra, gerekli şartların bulunması hâlinde atamaya yetkili amire başvurularak cezanın özlük dosyasından silinmesi istenebilir.
Ancak beş yıllık sürenin dolması, cezanın kendiliğinden silineceği anlamına gelmez.
İlgili personelin bu süre içerisinde sergilediği davranışların talebini haklı kılacak nitelikte bulunması ve yetkili makamın değerlendirmesi gerekir.
Dolayısıyla amire bilgi vermeme nedeniyle verilen uyarma cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, yalnızca ileride özlük dosyasından silinme imkânına dayanılarak itiraz ve dava sürelerinin geçirilmesi doğru olmayabilir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezasına İlişkin Örnek Olaylar
Örnek Olay 1: Görevi Tamamlayan Ancak Sözlü Tekmil Vermeyen Uzman Çavuş
Bir jandarma uzman çavuş, komutanının verdiği emir üzerine belirli bir bölgede asayiş devriyesi gerçekleştirmiştir. Görev tamamlandıktan sonra devriye raporunu kurumsal sisteme kaydetmiş ancak komutanına ayrıca yüz yüze bilgi vermemiştir.
İdare, görev dönüşünde tekmil verilmediği gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatmıştır.
Bu olayda öncelikle görev sonucunun kurumsal sistem üzerinden ilgili amire ulaşıp ulaşmadığı, ayrıca sözlü tekmil verilmesinin zorunlu olup olmadığı ve personelin hangi bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal ettiği araştırılmalıdır.
Yalnızca yüz yüze görüşme yapılmamış olması, her durumda bilginin verilmediği anlamına gelmeyebilir.
Örnek Olay 2: Kaymakamlık Toplantısının Sonucunu Bildirmeyen Astsubay
Bir jandarma astsubayı, ilçe jandarma komutanı tarafından kaymakamlıkta gerçekleştirilen güvenlik toplantısına katılmakla görevlendirilmiştir.
Toplantıya katılan astsubayın, alınan kararları komutanına bildirmediği ileri sürülmektedir.
Bu durumda toplantı sonunda hazırlanan tutanak, varsa kurumsal yazışmalar ve astsubayın sözlü bilgilendirme yapıp yapmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle toplantının sonuçlarının amire daha önce iletilmiş olması durumunda, bilgi vermeme iddiası farklı değerlendirilmelidir.
Örnek Olay 3: Telsizle Bilgi Verdiği Hâlde Uyarma Cezası İstenen Personel
Bir jandarma uzman çavuş, görev dönüşünde komutanına telsiz üzerinden faaliyetin tamamlandığını ve sonuçlarını bildirmiştir.
Ancak daha sonra ayrıca yazılı rapor sunmadığı gerekçesiyle disiplin cezası uygulanması değerlendirilmiştir.
Bu olayda telsiz bilgilendirmesinin gerçek içeriği, ayrıca yazılı rapor hazırlama yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı ve ilgili hizmet talimatları araştırılmalıdır.
Personelin fiilen bilgi vermiş olması, somut olayda disiplin fiilinin unsurlarını etkileyebilir.
Örnek Olay 4: Başka Görevlendirme Nedeniyle Raporu Geciken Personel
Bir jandarma astsubayı, tamamladığı görevin sonucunu amirine bildirmek üzereyken acil bir asayiş olayına müdahale etmekle görevlendirilmiştir.
Personel, ilk görevin sonucunu ikinci görev tamamlandıktan sonra bildirmiştir.
Bu durumda ilk bilgilendirmenin hangi sürede yapılması gerektiği, ikinci görevin niteliği ve personelin daha erken bildirim yapmasının mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Yalnızca bildirimin görev tamamlandıktan belirli süre sonra yapılması, somut koşullar araştırılmadan otomatik disiplinsizlik olarak değerlendirilmemelidir.
Örnek Olay 5: Yanlış Amire Bilgi Verilmesi
Bir jandarma uzman çavuş, karakol komutanının verdiği görevi tamamlamış ancak sonucu başka bir amire bildirmiştir.
Daha sonra görevlendirmeyi yapan komutan, kendisinin bilgilendirilmediğini ileri sürmüştür.
Bu olayda bilgi verilen amirin hangi görev ve yetkiye sahip olduğu, bilginin görevlendiren komutana ulaştırılıp ulaştırılmadığı ve birimdeki bilgilendirme usulleri araştırılmalıdır.
Özellikle bilgilerin hiyerarşik iletişim düzeni kapsamında aktarılması öngörülmüşse, personelin bu düzene uygun davranıp davranmadığı önem taşır.
Örnek Olay 6: Görevi Yerine Getirmediği Sanılan Personel
Bir jandarma astsubayı, kendisine verilen araştırma görevini tamamlamış ancak sonucu zamanında bildirmemiştir.
İdare, görev sonucunun bildirilmemesini görevin hiç yerine getirilmediği şeklinde değerlendirerek emre itaatsizlik hükümlerini uygulamayı düşünmektedir.
Bu durumda görevin gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığı öncelikle belirlenmelidir.
Personelin gerçekleştirdiği işlemler ve kayıtlar görevin tamamlandığını gösteriyorsa, yalnızca bilgilendirmenin eksik olması nedeniyle emri yerine getirmeme fiilinin oluştuğu sonucuna ulaşılması hukuken tartışmalı olabilir.
Örnek Olay 7: Toplantı Raporunun Başka Personel Tarafından Gönderilmesi
Bir jandarma astsubayı, katıldığı koordinasyon toplantısından sonra toplantı raporunu hazırlayarak yazışma birimine teslim etmiştir.
Ancak raporun ilgili amire gönderilmesi başka personelin görevi olduğu hâlde işlem gecikmiştir.
Bu durumda raporu hazırlayan astsubayın sorumluluk sınırı, evrakı teslim ettiği tarih ve iletme yükümlülüğünün kime ait olduğu araştırılmalıdır.
Sadece bilginin geç ulaşması nedeniyle bütün sorumluluğun raporu hazırlayan personele yüklenmesi, kişisel kusur bakımından hukuki sorun oluşturabilir.
Örnek Olay 8: Görevlendiren Amirin Toplantıya Katılması
Bir jandarma uzman çavuş, komutanının görevlendirmesi üzerine koordinasyon toplantısına katılmıştır. Ancak toplantıya komutan da bizzat katılmış ve alınan kararları doğrudan öğrenmiştir.
Daha sonra personelin toplantı sonucuna ilişkin ayrıca bilgi vermediği ileri sürülmektedir.
Bu durumda toplantı sonrası ek bir değerlendirme veya rapor hazırlanmasının istenip istenmediği araştırılmalıdır.
Amirin toplantıdaki bütün bilgilere doğrudan sahip olması, ayrıca bilgi verilmesi gerektiği iddiasının somut koşullarda değerlendirilmesini gerektirebilir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezası Nedir?
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesine göre verilen emrin icrası veya sonuçları ile katılım sağlanan toplantılar hakkında görevlendirmeyi yapan amire bilgi vermemek, uyarma cezasını gerektiren disiplinsizliktir. Ancak bilgilendirme yükümlülüğünün doğduğu ve yerine getirilmediği somut biçimde ortaya konulmalıdır.
Jandarma Görev Dönüşü Tekmil Vermezse Hangi Cezayı Alır?
Görev dönüşünde verilmesi gereken bilginin hiç verilmemesi, somut olayın koşullarına göre 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi kapsamında uyarma cezasını gündeme getirebilir. Ancak personelin telsiz, yazılı rapor veya başka geçerli yöntemle bilgi verip vermediği araştırılmalıdır.
Jandarma Uzman Çavuş Görev Sonucunu Bildirmek Zorunda mı?
Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmelik’in 8’inci maddesi uyarınca astın, emrin icrası veya sonuçları hakkında görevlendirmeyi yapan amirine bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bilgilendirme yöntemi ve kapsamı, görevin niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Jandarma Toplantı Sonucunu Amire Bildirmezse Ceza Alır mı?
Görevlendirildiği toplantıya ilişkin bilgilerin görevlendirmeyi yapan amire verilmemesi, somut olayda uyarma cezasına neden olabilir. Ancak toplantı sonuçlarının daha önce başka bir kanaldan bildirilip bildirilmediği ve bilgilendirme yükümlülüğünün nasıl düzenlendiği araştırılmalıdır.
Jandarma Amire Sözlü Bilgi Vermek Yeterli midir?
Sözlü bilgilendirme, ilgili görevin ve uygulanabilir talimatların niteliğine bağlı olarak yeterli olabilir. Ancak özel olarak yazılı rapor düzenlenmesi istenmişse, ayrıca bu yükümlülük değerlendirilmelidir.
Jandarma WhatsApp Üzerinden Görev Sonucunu Bildirebilir mi?
Elektronik mesajlaşma yöntemiyle bilgi verilmesinin yeterli olup olmadığı, görev bilgisi ve kurumsal iletişim kurallarına bağlıdır. Özellikle gizli veya korunması gereken bilgilerin aktarılmasında özel yükümlülükler dikkate alınmalıdır.
Jandarma Emri Yerine Getirip Sonucunu Bildirmezse Emre İtaatsizlik Olur mu?
Her durumda olmaz. Emrin yerine getirilmemesi ile emrin tamamlanmasından sonra sonucunun bildirilmemesi farklı fiillerdir. 7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi bilgilendirmeme fiilini ayrıca düzenlemektedir.
Jandarma Görev Sonucunu Geç Bildirirse Uyarma Cezası Alır mı?
Bildirim süresi, görevin niteliği ve ilgili talimatlar önemlidir. Gecikmenin nedeni, bilgilendirmenin ne zaman yapılması gerektiği ve personelin kusuru araştırılmadan otomatik sonuç çıkarılmamalıdır.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezası İçin Kamu Zararı Gerekli midir?
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesinde temel uyarma cezasının uygulanabilmesi için mutlaka parasal kamu zararının meydana gelmesi şartı bulunmamaktadır. Ancak idare zarar veya hizmet aksaması iddiasında bulunuyorsa bunların somut olarak değerlendirilmesi gerekir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezasında Savunma Süresi Kaç Gündür?
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesine göre savunma için personele yedi günden az süre verilemez. Ayrıca personelin savunma isteminden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunmaktadır.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Uyarma Cezasına İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma cezalarına karşı tebliğden itibaren on gün içerisinde yazılı itiraz yapılabilir. Yetkili itiraz makamı, cezayı veren amirin konumuna göre belirlenir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezası İptal Edilebilir mi?
Evet. Görevlendirmeyi yapan amirin zaten bilgilendirilmiş olması, bilgilendirme yükümlülüğünün ilgili personele ait olmaması, delillerin yetersizliği, yanlış disiplin maddesinin uygulanması veya savunma hakkının ihlal edilmesi gibi nedenlerle iptal davası gündeme gelebilir.
Jandarma Amire Bilgi Vermeme Uyarma Cezası Maaştan Kesilir mi?
Uyarma cezası doğrudan günlük maaş kesintisi yaratmaz. Ancak personelin disiplin geçmişi ve disiplin ceza puanları bakımından sonuçları bulunmaktadır.
Jandarma Uyarma Cezası Kaç Disiplin Puanıdır?
7068 sayılı Kanun’un Jandarma ve Sahil Güvenlik personeline ilişkin disiplin ceza puanı çizelgesinde uyarma cezası bir puan olarak düzenlenmiştir.
Jandarma Uyarma Cezası Özlük Dosyasından Silinebilir mi?
Uyarma cezasının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra, gerekli şartlar bulunuyorsa atamaya yetkili amire başvurularak cezanın özlük dosyasından silinmesi istenebilir. Ancak silinme işlemi otomatik değildir.
Sonuç: Jandarma Amire Bilgi Vermeme Cezasının Hukuki Sınırları
Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların kendilerine verilen görevleri zamanında ve eksiksiz yerine getirmeleri kadar, görevlerin icrası ve sonuçları hakkında görevlendiren amirlerine gerekli bilgileri aktarmaları da kolluk hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesi bakımından önem taşımaktadır.
Ancak bu yükümlülüğün bulunması, görevini tamamlayan her personelin ayrıca yazılı rapor hazırlamadığı veya yüz yüze tekmil vermediği gerekçesiyle otomatik olarak disiplin cezasına konu edilebileceği anlamına gelmemektedir.
7068 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesi kapsamında uyarma cezası verilebilmesi için öncelikle görevlendirme, bilgi verme yükümlülüğü, görev sonucunun bildirilmesi gereken makam ve personelin gerçekleştirdiği bilgilendirme işlemleri açıklığa kavuşturulmalıdır.
Özellikle telsiz görüşmeleri, yazılı görev raporları, kurumsal mesajlaşmalar ve toplantı tutanakları üzerinden bilgi verilmiş olması, disiplin soruşturmasında dikkate alınmalıdır.
Bunun yanında bilginin görevlendirmeyi yapan amire ulaştırılmasından hangi personelin sorumlu olduğu önemlidir. Bir evrakın gecikmesi veya üst makama ulaşmaması, her olayda ilk raporu hazırlayan personelin bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini göstermez.
Ayrıca görevin hiç yerine getirilmemesi, görevin savsaklanması, amirin sorusuna yanıt verilmemesi ve resmî bildirimlerin süresinde ulaştırılmaması gibi davranışlar, 7068 sayılı Kanun’da farklı disiplin hükümlerine konu olabilmektedir.
Bu nedenle yalnızca görevin sonucunun bildirilmediği iddiasına dayanılarak daha ağır disiplin cezaları uygulanmadan önce kanuni fiilin gerçek niteliği belirlenmelidir.
Danıştayın bilgilendirme sorumluluğu ve kişisel kusura ilişkin kararları da disiplin hukukunda ilgili davranışın hangi personelin yükümlülüğünde bulunduğunun araştırılması gerektiğini göstermektedir.
Sonuç olarak jandarma amire bilgi vermeme cezası, yalnızca görevin tamamlanmasından sonra ayrıca sözlü tekmil verilmediği veya yazılı rapor bulunmadığı gerekçesiyle uygulanamaz. Bilgilendirme yükümlülüğünün gerçekten doğduğu, hangi yöntemle yerine getirilmesi gerektiği ve ilgili personelin bu yükümlülüğü kusurlu biçimde ihlal ettiği somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Bu hususlar araştırılmadan, personelin gerçekleştirdiği bildirimler değerlendirilmeden veya savunma hakkı ihlal edilerek verilen uyarma cezalarına karşı idari itiraz ve idare mahkemesinde iptal davası yollarına başvurulması mümkündür.