Polis Mal Bildirimi Cezası ve Gerçeğe Aykırı Beyan

Polis mal bildirimi cezası, yalnızca bir formun verilmesinin unutulmasından ibaret görülmemesi gereken bir disiplin meselesidir. […]

Polis mal bildirimi cezası, yalnızca bir formun verilmesinin unutulmasından ibaret görülmemesi gereken bir disiplin meselesidir. Bildirimin hangi nedenle zorunlu olduğu, ne zaman verilmesi gerektiği, hangi malvarlığı unsurunun kapsamda bulunduğu ve personelin yükümlülüğe aykırı davranıp davranmadığı birlikte incelenir. Bir taşınmazın tapuda kayıtlı olması, kurumun o taşınmazdan başka yolla haberdar bulunması veya paranın tamamen hukuka uygun kazanılmış olması, bildirim yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık, malvarlığındaki her hareketin mutlaka ek bildirim gerektirdiği de söylenemez.

7068 sayılı Kanun, belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamayı ve gerçeğe aykırı bildirimde bulunmayı aynı bentte düzenlemektedir. Bununla birlikte bu iki davranışın ispatı farklıdır. Süresinde verilmediği ileri sürülen bir bildirimin teslim tarihi araştırılırken, gerçeğe aykırılık iddiasında beyanın içeriği ile ilgili tarihteki gerçek durum karşılaştırılır. Savunmanın, soruşturmadaki somut isnada göre kurulması bu nedenle önemlidir. Bu yazı, polis memurları yanında aynı disiplin rejimine tabi jandarma ve sahil güvenlik personeli bakımından da temel değerlendirmeleri açıklamaktadır.

Polis mal bildirimi cezasının kanuni dayanağı

7068 sayılı Kanun’un 8/5-a-1 hükmünde, belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak için on iki ay uzun süreli durdurma cezası öngörülmüştür. Yükümlülüğün içeriği ise yalnızca bu bentten anlaşılamaz. 3628 sayılı Kanun ile Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmelik, bildirimin kapsamını, zamanını ve verileceği mercileri tamamlar. Bu nedenle disiplin kararında sadece 7068 sayılı Kanun’un numarasını belirtmek yeterli değildir; ihlal edildiği ileri sürülen bildirim yükümlülüğü de açıklanmalıdır.

Örneğin soruşturma, beş yılda bir yenilenen genel bildirime ilişkin olabileceği gibi, yeni alınan bir konut nedeniyle verilmesi gereken ek bildirime de dayanabilir. Bu iki durumda sürenin başlangıcı aynı değildir. Personelin daha önce form vermiş bulunması, sonradan doğan ek bildirim yükümlülüğünü mutlaka yerine getirdiği anlamına gelmez. Öte yandan süresinde sunulmuş bir belgenin kurum arşivinde bulunamaması da doğrudan personelin bildirim yapmadığını göstermez. İdarenin kayıt düzeni ve teslim belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.

Mal bildirimi hangi durumlarda ve ne zaman verilir

Göreve girişte, göreve giriş için gerekli belgelerle birlikte mal bildirimi verilmesi gerekir. Görev devam ederken sonu sıfır ve beş ile biten yılların en geç şubat ayı sonuna kadar bildirim yenilenir. Bu genel yenileme yükümlülüğü, daha önce sunulan bildirimlerin güncellenmesine hizmet eder. Malvarlığında mevzuatın önemli değişiklik kabul ettiği bir gelişme olduğunda ise değişikliği izleyen bir ay içinde ek bildirim gündeme gelir. Görevin sona ermesine ilişkin bildirim yükümlülüğü de ayrıca bulunmaktadır.

Genel yenileme tarihi ile ek bildirim süresi birbirinin yerine geçmez. Genel bildirim döneminin yaklaşması, daha önce doğmuş bir aylık ek bildirim süresini uzatmaz. Aynı şekilde yıl içinde ek bildirim verilmiş olması, sonraki genel yenileme dönemini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Süre hesabında edinim belgesi, işlemin hukuki niteliği ve bildirimin teslim edildiği tarih esas alınmalıdır. Özellikle sözleşmenin yapıldığı gün ile mülkiyetin kazanıldığı gün farklıysa, başlangıç tarihinin yalnızca ödeme dekontuna bakılarak belirlenmesi yanıltıcı olabilir.

Ek mal bildirimi vermeme hangi mallar için gündeme gelir

Bildirim kapsamına personelin kendisine, eşine ve velayeti altındaki çocuklarına ait malvarlığı unsurları girebilir. Taşınmaz mallar ve kooperatif hisseleri ile para, kıymetli evrak, taşıt, alacak, borç ve diğer değerler aynı esaslarla değerlendirilmez. Yönetmelik, belirli taşınır ve parasal kalemler için net aylığın beş katını aşma ölçütünü öngörür. Taşınmazlara bu parasal eşiği aynı biçimde uygulamak doğru değildir. Dolayısıyla düşük bedelli bir taşınmaz payı bakımından da bildirim yükümlülüğü ayrıca incelenmelidir.

Beş kat ölçütünün hesaplanmasında personelin hangi tarihteki net aylığının esas alınacağı ve malvarlığı unsurunun ilgili tarihteki değeri açıklığa kavuşturulmalıdır. Her ay değişebilecek maaş tutarı yerine internetten alınmış tek bir rakamla değerlendirme yapılamaz. Ayrıca bildirime tabi kalemlerin kendi içindeki toplamları önem taşıyabilir. Birden fazla küçük hesabın bulunması, bunların toplamının değerlendirme dışı kalacağı anlamına gelmez. Soruşturmacı, malın türünü ve uygulanacak hesabı göstermeden yalnızca yüksek tutarlı bir banka hareketinden disiplin sonucu çıkarmamalıdır.

Eşin aldığı araç veya konut bildirilmek zorunda mıdır

Mal bildirimi yükümlülüğü sadece personelin adına kayıtlı mallarla sınırlı değildir. Eşin edindiği konut, araç veya başka bir değer, mevzuattaki kapsam ve eşiklere göre bildirim konusu olabilir. Eşlerin ayrı hesap kullanması ya da satın alma bedelinin eşin geliriyle karşılanması tek başına istisna oluşturmaz. Ancak somut isnat değerlendirilirken edinim tarihi, evlilik ilişkisi, malın türü ve personelin açıklamaları belirlenmelidir. Soruşturma, aile bireylerinin bütün ekonomik işlemlerini sınırsız biçimde cezalandırma konusu yapan bir yaklaşım üzerine kurulmamalıdır.

Gerçeğe aykırı mal bildirimi ile eksik bildirim arasındaki fark

Gerçeğe aykırı mal bildirimi, bildirimin ilgili tarihteki gerçek malvarlığı durumunu doğru yansıtmadığı iddiasına dayanır. Mevcut bir malın gösterilmemesi, gerçekte bulunmayan bir borcun yazılması veya sahiplik bilgisinin yanlış açıklanması bu değerlendirmeyi gündeme getirebilir. Bununla birlikte formdaki her yazım hatası aynı ağırlıkta değildir. Parsel numarasındaki sehiv, taşınmazın hiç bildirilmemesi ve gerçekte olmayan bir borçla malvarlığının farklı gösterilmesi birbirinden ayrılmalıdır. İdare, yanlışlığın ne olduğunu ve neden personele yüklenebildiğini somutlaştırmalıdır.

Değer farklılıkları da dikkatli incelenmelidir. Yıllar sonra yapılan bir piyasa araştırması, önceki bildirim tarihindeki değerin mutlaka yanlış yazıldığını kanıtlamaz. Taşınmazın nitelikleri, edinim belgeleri ve bildirim tarihindeki koşullar değerlendirilmeden bugünkü değerle geçmiş beyan arasında doğrudan karşılaştırma yapılamaz. Personelin düzeltme başvurusu, yanlışlığın kaynağına ilişkin açıklaması ve sunduğu belgeler dikkate alınmalıdır. Sonradan düzeltme her durumda cezayı ortadan kaldırmaz; ancak kusurun ve olayın gerçek niteliğinin belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Mal bildirimi için ihtar yapılması zorunlu mudur

Mal bildirimine ilişkin adli yaptırımlarla disiplin yaptırımı birbirinden ayrılmalıdır. 3628 sayılı Kanun’daki bildirimde bulunmama suçuna ilişkin yazılı ihtar ve ihtarı izleyen süre, o adli düzenlemenin koşulları bakımından önemlidir. Bu düzenlemeden hareketle, kurum yazılı ihtar göndermedikçe hiçbir disiplin soruşturması yürütülemeyeceği sonucuna varılması doğru değildir. Disiplin yönünden incelenen husus, personelin mevzuatta belirlenen durum ve süre içinde yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğidir. Her iki sürecin başlangıç koşulları aynı değildir.

Kurumun duyuru ve hatırlatma yapıp yapmadığı yine de tamamen önemsiz sayılmaz. Özellikle personelin açık bir kurumsal yönlendirmeye dayanarak işlem yapması, teslim merciindeki değişiklik veya formun alınmasında yaşanan aksaklık somut olayın kusur değerlendirmesini etkileyebilir. Savunmada yalnızca “bana hatırlatılmadı” denilmesi yerine, yükümlülüğün hangi nedenle yerine getirilemediği ve bunun hangi belgeyle doğrulandığı açıklanmalıdır. Bildirim verme sorumluluğu ile kurumun bildirimleri takip etme sorumluluğu, birbirini tamamen ortadan kaldıran yükümlülükler değildir.

Polis mal bildirimi cezasında hangi deliller incelenir

İlk olarak önceki genel ve ek bildirimlerin tamamı ile bunların kayıt ve teslim bilgileri karşılaştırılmalıdır. Bildirimin birime elden sunulmuş olması halinde alındı kaydı, üst yazı, zimmet defteri veya teslimi doğrulayan başka belgeler araştırılır. Elektronik süreç kullanılmışsa başvurunun sadece taslakta mı kaldığı, sisteme gönderilip gönderilmediği ve yetkili birime ulaşıp ulaşmadığı önemlidir. Ekran görüntüsü, kendi başına her aşamayı ispatlamayabilir; işlem kayıtlarıyla desteklenmesi değerlendirmeyi güçlendirir.

Malın edinilmesine ilişkin tapu, noter satış belgesi, banka hareketi, kredi sözleşmesi ve miras belgeleri olayın türüne göre incelenir. Bir hesaba para girmesi her zaman yeni gelir elde edildiği anlamına gelmez; hesaplar arası aktarım, emanet ödeme veya borç iadesi ihtimalleri açıklığa kavuşturulmalıdır. Ancak bu ihtimaller belgeyle desteklenmeden kabul edilmiş gerçekler gibi sunulmamalıdır. Savunmanın gücü, para hareketinin adı ile ekonomik ve hukuki sebebinin birbirine uygun biçimde açıklanmasına bağlıdır.

Bildirimin gecikmesinde kusur ve mazeret nasıl değerlendirilir

Disiplin sorumluluğu değerlendirilirken gecikmenin gerçekleşmesi kadar personelin davranışı ve içinde bulunduğu koşullar da incelenir. Hastanede yatış, fiilen belge sunmayı engelleyen ciddi sağlık durumu, kurumun teslim almaması veya kayıt sistemindeki doğrulanabilir arıza somutlaştırıldığında anlam kazanır. Her yoğun çalışma dönemi veya unutkanlık ise kendiliğinden kabul edilebilir mazeret oluşturmaz. Mazeretin bildirim süresinin hangi bölümünü etkilediği ve engel ortadan kalkınca personelin ne yaptığı açıklanmalıdır.

Malın hukuka uygun kaynaktan edinilmesi, bildirimin gecikmesini tek başına ortadan kaldırmaz. Buna karşılık gecikmiş bildirim ile haksız mal edinme iddiası birbirine karıştırılamaz. Personelin formu zamanında vermemiş olması, gelirinin hukuka aykırı olduğunu ispatlamaz. Böyle bir iddia varsa kendi unsurları ve delilleriyle ayrıca ortaya konulmalıdır. Bu ayrım, soruşturmanın konusu dışına taşan ithamların önlenmesi ve personelin hangi davranışa karşı savunma yapacağını bilmesi bakımından özellikle önemlidir.

Jandarma personelinde mal bildirimi cezasının uygulanması

Jandarma ve sahil güvenlik personeli yönünden kanundaki cezanın adını görmek tek başına yeterli değildir. 7068 sayılı Kanun’un 8/7 hükmü, terfileri belirtilen özel personel kanunlarına tabi olanlar bakımından farklı uygulama öngörmektedir. Bu kapsamdaki durdurma cezasını gerektiren hallerde brüt aylığın üçte biri ile yarısı arasında kesinti gündeme gelir. Bu nedenle bir jandarma uzman çavuş, astsubay veya subay hakkında polis memurundaki kademe uygulamasının aynen gerçekleşeceği söylenemez.

Kesinti aralığındaki oran da gerekçesiz belirlenemez. Bildirilmeyen malın niteliği, gecikmenin koşulları, kusurun ağırlığı ve personelin disiplin geçmişi gibi hususlar somut olayla ilişkilendirilmelidir. Kanundaki üst sınırın hiçbir açıklama yapılmadan seçilmesi ayrı bir hukuka uygunluk sorunu doğurabilir. Ayrıca bu düzenleme, on iki ay boyunca aynı kesintinin tekrarlanacağı biçiminde yorumlanmamalıdır. Uygulamanın personelin statüsü ve kararın açık hükmü üzerinden incelenmesi gerekir.

Mal bildirimi soruşturmasında savunma nasıl hazırlanır

Savunmanın ilk bölümünde isnat açıkça tanımlanmalıdır: Hiç bildirim yapılmadığı mı, sürenin geçirildiği mi, yoksa belirli bir malın yanlış gösterildiği mi ileri sürülmektedir? Ardından ilgili malvarlığı unsurunun edinim tarihi, uygulanacak süre ve fiilî teslim tarihi birbirine bağlanmalıdır. Birbirinden bağımsız banka işlemlerinin tek bir belirsiz tutar halinde tartışılması yerine, soruşturma konusu işlemin açıklanması daha etkilidir. Kapsam dışı özel bilgilerle savunmayı gereksiz yere genişletmekten kaçınılmalıdır.

Savunma için tanınan süre yedi günden az olamaz. Kanundaki usule göre savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunmaktadır. Personel, dayanılan belgeleri görmeden yalnızca genel bir açıklama yapmaya zorlanmamalıdır. Eksik kayıtların getirtilmesi ve teslim belgelerinin araştırılması istenebilir. Esas savunmanın yanında, koşulları varsa geçmiş hizmetler ve olumlu değerlendirmeler üzerinden lehe hükümlerin uygulanması talep edilebilir. Böyle bir alternatif talep, açıklaması doğru kurulduğunda fiilin kabul edildiği anlamına gelmez.

Polis mal bildirimi cezasının iptali ve dava süresi

Bu yaptırım bakımından ceza vermeye yetkili merci ve kararın kesinleşme usulü araştırılmalıdır. Disiplin amirlerinin verdiği cezalara ilişkin on günlük itiraz yolu, disiplin kurulunun verdiği kararlara aynen uygulanmaz. 7068 sayılı Kanun, Bakan ve disiplin kurullarının verdiği cezalara karşı idari yargı yolunu öngörür. Bu nedenle kurul kararına karşı üst makama dilekçe verilmesinin dava süresini mutlaka koruyacağı varsayımıyla hareket edilmemelidir. Tebliğ edilen işlemin türü baştan doğru belirlenmelidir.

İdare mahkemesinde genel dava açma süresi altmış gündür; kesinleşen cezanın tebliği ve somut olaya uygulanabilecek özel başlangıç kuralları dikkate alınır. Dava açılması uygulamayı kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması için açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşullarının birlikte açıklanması gerekir. Dilekçede yükümlülüğün doğmadığı, sürenin yanlış hesaplandığı, teslim kaydının araştırılmadığı, savunmanın kısıtlandığı veya kararın gerekçesiz olduğu gibi somut itirazlar belgeleriyle ilişkilendirilmelidir.

Mal bildirimi disiplin soruşturmasında zamanaşımı

Bu ceza türünde disiplin amirinin fiili öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanması gerekir. Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık ceza verme süresi bulunur. Öğrenme tarihi ile malın edinim tarihi aynı kavram değildir. Soruşturma onayının tarihi, ilgili amire ulaşan yazılar ve kayıtlar birlikte incelenmelidir. Sürenin hesabında ihlalin niteliği de önem taşır; kanunun tamamlanmış, kesintisiz ve zincirleme fiillere ilişkin başlangıç kuralları göz ardı edilmemelidir.

Bu sebeple her dosyada “tapu tarihinden iki yıl geçti” demek tek başına yeterli bir zamanaşımı incelemesi değildir. Bildirim yükümlülüğünün ne zaman doğduğu, ne zaman yerine getirildiği ve isnadın hangi davranışa dayandırıldığı belirlenmelidir. Mahkemece iptalden sonra yeniden işlem tesis edilmesi de ayrı kurallara tabidir. İlk kararın iptal edilmiş olması, idareye sınırsız bir yeniden cezalandırma yetkisi vermez; buna karşılık her iptal kararı soruşturmanın bütünüyle kapanması sonucunu da doğurmaz.

Konut alımında kredi ve bildirim tarihinin birlikte değerlendirilmesi

Kredi kullanılarak konut satın alınması, hem taşınmaz edinimi hem de borç bilgisi yönünden değerlendirme gerektirebilir. Konutun bedelinin önemli bölümünün krediyle karşılanmış olması, taşınmazın bildirilmesini gereksiz hale getirmez. Aynı şekilde tapu bilgisinin yazılması, bildirime tabi borç bilgisinin de mutlaka açıklandığını göstermez. Formun ilgili bölümleri ve mevcut borcun niteliği ayrı incelenmelidir. Soruşturma konusu eksiklik, taşınmazın kendisine mi yoksa finansmanına mı ilişkin olduğu belirtilerek açıklanmalıdır. Böylece farklı yükümlülükler belirsiz bir eksik beyan başlığı altında birleştirilmemiş olur.

Varsayımsal olarak, bir personelin tapu devrinden sonra süresinde ek bildirim verdiğini, ancak belgenin başka bir birime gönderildiğini düşünelim. Burada ilk araştırılması gereken, belgenin hangi mercie ve ne zaman teslim edildiğidir. Personelin kurumca gösterilen teslim usulüne uyduğu belgeleniyorsa, sonraki kurum içi iletim gecikmesiyle personelin gecikmesi aynı tutulmamalıdır. Buna karşılık yalnızca formun hazırlanmış veya imzalanmış olması, yetkili mercie teslimin gerçekleştiğini kanıtlamaz. Belgenin üzerinde yazan tarih ile teslim tarihi arasındaki fark bu örnekte belirleyicidir.

Başka bir ihtimalde, personel malı önceki bildirimde göstermiş, fakat soruşturmacı yalnızca son ek bildirimi incelemiş olabilir. Ek bildirimin belirli değişikliklere yönelik niteliği ile genel yenileme bildiriminin kapsamı ayrılmalıdır. Önceki kayıtlar getirtilmeden bir malın hiçbir zaman açıklanmadığı sonucuna varılmamalıdır. Savunma ekinde ilgili eski formun sunulması yararlı olabilir; ancak formun hangi döneme ait olduğu ve mevcut yükümlülüğü nasıl etkilediği ayrıca açıklanmalıdır. Sadece çok sayıda belge vermek, bu bağlantıyı kendiliğinden kurmaz.

Bu tür dosyalarda kararın iptali sonrasında yapılacak uygulama da gerekçeye bağlıdır. Bildirimin zamanında verildiğinin kabulü ile yalnızca savunma usulündeki eksikliğe dayanan iptal aynı sonucu doğurmayabilir. İdarenin yeniden işlem yetkisi, mahkeme kararının kapsamı ve kanuni süreler içinde değerlendirilir. Personelin özlük ve mali haklarına ilişkin talepler de verilen cezanın fiilî etkisi üzerinden belirlenmelidir. Her iptal kararından otomatik olarak aynı tutarda ödeme veya aynı terfi sonucu çıkacağı varsayılmamalıdır.

Mal bildirimi konusunda merak edilen sorular

Mal bildirimini sonradan vermek cezayı kaldırır mı

Sonradan bildirim yapılması, geçmişte sürenin geçirilmiş olmasını her olayda ortadan kaldırmaz. Ancak gecikmenin süresi, kendiliğinden düzeltme, yanlışlığın niteliği ve personelin açıklaması değerlendirilmelidir. Özellikle bildirimin aslında zamanında verildiği, fakat kayıt sorunu nedeniyle geç verilmiş gibi göründüğü dosyalarda sonradan sunulan nüsha ile ilk teslimin ispatı birbirinden ayrılmalıdır. Yeniden form vermek, önceki teslim iddiasından vazgeçildiği anlamına gelmez; bu husus dilekçede açıkça belirtilmelidir.

Bankadaki her para hareketi için bildirim gerekir mi

Her havale veya hesap hareketi bağımsız bir bildirim yükümlülüğü doğurmaz. İşlemin niteliği, ilgili malvarlığı kategorisi ve mevzuattaki eşikler incelenir. Kişinin kendi hesapları arasındaki aktarım ile yeni bir alacak elde etmesi aynı değildir. Bununla birlikte paranın kısa süre hesapta kalması da tek başına kapsam dışılık sağlamaz. Hareketin gerçek sebebi, belgeleri ve malvarlığında meydana getirdiği değişiklik birlikte değerlendirilmelidir.

Mal bildirimi nedeniyle doğrudan meslekten çıkarılır mı

Burada incelenen 8/5-a-1 hükmünün temel yaptırımı meslekten çıkarma değildir. Bununla birlikte farklı bir fiilin unsurlarının oluşması, tekerrür veya disiplin ceza puanına ilişkin koşulların gerçekleşmesi gibi ayrı hukuki meseleler ayrıca incelenebilir. Bildirim eksikliğinden hareketle otomatik meslekten çıkarma sonucu açıklamak doğru olmadığı gibi, olayın hiçbir başka mesleki etkisi olmayacağını söylemek de doğru değildir. Sağlıklı değerlendirme, isnadın sınırlarını ve personelin statüsünü esas alır.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası
Jandarma Görevi Savsaklama Disiplin Cezası: Görevde Kayıtsızlık, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Protokol Kurallarına Aykırılık Cezası: Resmî Tören, Disiplin Savunması ve İptal Davası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
Av. Osman DÜZ
İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaş, astsubay ve subayların uymakla[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subaylar, kamu[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Görevi Savsaklama Disiplin Cezası: Görevde Kayıtsızlık, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların kendilerine[…]

Devamını Gör