Amirin İzni Olmaksızın Görev Yerini Terk Etmek

Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun […]

Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (ç) bendinin beşinci alt bendi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma disiplin cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir. Polis, jandarma ve sahil güvenlik personelinin görevli bulunduğu yerden amirinin izni olmadan ayrılması, görev yerinin niteliğine, ayrılma süresine ve olayın gerçekleşme koşullarına göre ağır disiplin yaptırımlarına neden olabilmektedir.

İzinsiz görev yerini terk etmek, yalnızca kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla sınırlı sonuçlar doğurmamaktadır. 7068 sayılı Kanun’un 10. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, görev yerinden ayrılma fiilinin uzun süreli veya görevi aksatacak biçimde gerçekleşmesi ya da Devletin veya kişilerin zarara uğramasına neden olması durumunda, olayın niteliğine ve ağırlığına göre meslekten çıkarma cezası da uygulanabilmektedir.

Ancak kolluk personelinin görev yerinde bulunmadığının tespit edilmesi, her durumda izinsiz görev yerini terk etme disiplin suçunun oluştuğu anlamına gelmez. Disiplin sorumluluğunun doğabilmesi için personelin görev yerinin belirlenmesi, bu yerden ayrıldığının ortaya konulması, ayrılmanın amirin izni dışında gerçekleşmesi ve personelin davranışının kendisine kusur olarak yüklenebilmesi gerekir.

Özellikle personelin görev yerinden kısa süreli ayrılması, nöbetini başka personele devretmesi, sağlık problemi nedeniyle görev yerinden uzaklaşması veya amirinden sözlü izin aldığını ileri sürmesi hâllerinde, olayın somut özellikleri belirleyici önem taşımaktadır. Bunun yanında görev yerini terk etmek ile göreve hiç gelmemek, mesaiye geç gelmek, nöbet talimatına aykırı davranmak veya devir teslim işlemlerini tamamlamadan görev yerinden ayrılmak fiilleri birbirinden farklı disiplin hükümlerine konu olabilmektedir.

Bu yazımızda amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmenin hukuki unsurlarını, hangi durumlarda 24 ay uzun süreli durdurma veya meslekten çıkarma cezası uygulanabileceğini, Danıştay kararlarını, disiplin soruşturmasında savunma hakkını ve disiplin cezasına karşı açılabilecek iptal davasını ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.

7068 Sayılı Kanun’a Göre Amirin İzni Olmaksızın Görev Yerini Terk Etmek Hangi Disiplin Suçudur?

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (ç) bendinin beşinci alt bendinde, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiil şu şekilde düzenlenmiştir:

“Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek.”

Kanun koyucu bu düzenlemeyle, kolluk personelinin görevlendirildiği yerde görevine devam etmesini, kamu hizmetinin sürekliliğinin korunmasını ve personelin görev yerinden kontrolsüz şekilde ayrılmasının önlenmesini amaçlamıştır.

Polis, jandarma ve sahil güvenlik hizmetleri, kamu düzeninin korunması, suçların önlenmesi, kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması ve gerektiğinde olaylara gecikmeksizin müdahale edilmesi gibi önemli sorumlulukları kapsamaktadır.

Bu nedenle personelin görev yerinden izinsiz ayrılması, bazı durumlarda yalnızca bireysel bir disiplin ihlali olarak kalmayıp yürütülen güvenlik hizmetini de olumsuz etkileyebilir.

Örneğin koruma görevi yapan bir polis memurunun görev noktasından ayrılması, nöbet yerinde bulunması gereken personelin görevini bırakması veya operasyon sırasında belirli bir mevkiyi tutmakla görevlendirilen jandarma personelinin amirinin bilgisi ve izni olmaksızın bu mevkiyi terk etmesi, olayın koşullarına göre söz konusu disiplin hükmü kapsamında değerlendirilebilir.

Bununla birlikte Kanun’un 8/5-ç-5 hükmünde yer alan fiil, doğrudan meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir davranış olarak düzenlenmemiştir. Temel yaptırım 24 ay uzun süreli durdurma cezasıdır.

Meslekten çıkarma cezası ise ancak Kanun’un 10. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen ağırlaştırıcı koşulların gerçekleşmesi ve bu yaptırımın uygulanmasının hukuka uygun biçimde gerekçelendirilmesi hâlinde gündeme gelebilir.

Dolayısıyla disiplin soruşturmasında öncelikle görev yerinin izinsiz terk edilmesi fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği, ardından gerekiyorsa bu davranışın daha ağır yaptırımı gerektiren sonuçlara neden olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Görev Yerini Terk Etme Disiplin Suçunun Oluşması İçin Hangi Şartlar Gereklidir?

Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etme disiplin suçunun oluşabilmesi için öncelikle personelin belirli bir görev yerinde bulunma yükümlülüğünün mevcut olması gerekir.

Bu yükümlülük, personelin sürekli görev yaptığı birimden kaynaklanabileceği gibi nöbet çizelgesi, görevlendirme yazısı, operasyon emri veya diğer hizmet talimatlarıyla da ortaya çıkabilir.

İkinci olarak personelin bu görev yerinden ayrıldığının belirlenmesi gerekir. Ancak görev yerinden ayrılmanın tespit edilmesi bakımından, personelin hangi alan içerisinde görev yapmakla yükümlü olduğunun da açıklığa kavuşturulması önemlidir.

Örneğin bir polis memuru belirli bir binanın girişinde sabit nöbet tutmakla görevlendirilmişse, görev yerinin sınırları bu görevlendirmenin niteliğine göre belirlenebilir. Buna karşılık belirli bir bölgede devriye yapmakla görevlendirilen personelin görev yeri, yalnızca tek bir noktadan ibaret değildir.

Üçüncü olarak ayrılmanın amirin izni olmaksızın gerçekleşmesi gerekir. Personelin yetkili amirinden izin almış olması durumunda, verilen iznin kapsamı içerisinde gerçekleşen ayrılmanın bu disiplin suçu kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

Son olarak, davranışın ilgili personele hukuken isnat edilebilir olması gerekir. Personelin iradesi dışında gerçekleşen bir durum nedeniyle görev yerinde bulunamaması hâlinde, kusurlu davranıp davranmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

Özellikle ani sağlık sorunları, zorunlu müdahaleler, başka bir görevin yerine getirilmesi veya amir tarafından verilen farklı bir talimat nedeniyle görev yerinden ayrılma iddiaları, olayın özellikleriyle birlikte incelenmelidir.

Burada önemle belirtilmelidir ki 7068 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca disiplinsizlik kasten veya taksirle meydana gelebilmektedir. Ancak bu düzenleme, personelin kontrolü dışında gerçekleşen her olaydan dolayı disiplin sorumluluğuna gidilebileceği anlamına gelmez.

Disiplin sorumluluğu değerlendirilirken ilgili personelin görevlendirmesi, ayrılma nedeni, sahip olduğu bilgi ve imkânlar ile somut davranışı birlikte ele alınmalıdır.

Görev Yeri Nedir? Polis ve Jandarmanın Görev Yerinin Sınırları Nasıl Belirlenir?

Görev yerinin belirlenmesi, izinsiz görev yerini terk etme disiplin suçunun en önemli unsurlarından biridir.

Kolluk personelinin görev yeri, her zaman çalıştığı kurum binasının tamamı veya sürekli görev yaptığı ilçe anlamına gelmez. Somut görevlendirmeye göre daha dar ya da daha geniş bir alanın görev yeri olarak belirlenmesi mümkündür.

Örneğin karakolda çalışan bir polis memurunun görevi belirli bir odada veya hizmet biriminde yürütmesi gerekebilir. Buna karşılık devriye görevi yapan polis ekibinin görev alanı, kendisine tahsis edilen güzergâh veya sorumluluk bölgesi olabilir.

Benzer şekilde jandarma personelinin sabit nöbet noktası, yol kontrol noktası, operasyon bölgesi veya güvenlik hizmetinin yürütüldüğü belirli bir mevki görev yeri niteliğinde olabilir.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında personelin yalnızca bulunduğu kurum binasından ayrılıp ayrılmadığına bakılması yeterli değildir.

Örneğin bina güvenliğinden sorumlu bir personelin bina içerisinde başka bir güvenlik noktasına geçmesi ile güvenlik sorumluluğunu tamamen bırakarak kişisel işleri için binadan uzaklaşması farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.

Bu noktada görev emri, nöbet çizelgesi, görev talimatı ve personelin hizmet sırasında yerine getirmekle yükümlü olduğu somut sorumluluklar önem taşır.

Ayrıca personelin görev yerini belirleyen yazılı bir talimat bulunmasa bile görev organizasyonu, yerleşik uygulamalar veya amirin usulüne uygun talimatları kapsamında görev yerinin belirlenmesi mümkün olabilir.

Ancak personelin bulunduğu her yerin görev yeri olduğu varsayılamaz. Görev yerinin sınırları konusunda belirsizlik bulunması durumunda, bu belirsizliğin disiplin sorumluluğunu nasıl etkilediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle görev yerini terk etme nedeniyle verilen disiplin cezasında öncelikle personelin hangi noktada bulunmakla yükümlü olduğu ve bu yükümlülüğün hangi somut düzenleme veya görevlendirmeden kaynaklandığı ortaya konulmalıdır.

Görev Yerinden Kısa Süreli Ayrılmak Disiplin Suçu Oluşturur Mu?

Görev yerinden kısa süreli ayrılmak, kolluk personelinin disiplin sorumluluğu bakımından en sık tartışılan durumlardan biridir.

7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-5 hükmünde, görev yerini terk etme fiilinin oluşması için belirli bir asgari süre öngörülmemiştir.

Dolayısıyla personelin yalnızca birkaç dakika görev yerinden uzaklaşması, disiplin sorumluluğunu her durumda ortadan kaldırmaz.

Ancak ayrılmanın kısa süreli olması ile fiilin disiplin suçu oluşturup oluşturmaması farklı meselelerdir.

Örneğin hassas bir koruma noktasında görev yapan personelin görev yerinden kısa süreli ayrılması, güvenlik görevinin niteliği nedeniyle önemli sonuçlar doğurabilir.

Buna karşılık personelin görev alanı içerisinde, görev gerekleriyle bağlantılı olarak veya yetkili amirin bilgisi ve izni kapsamında yer değiştirmesi, görev yerini izinsiz terk etmek olarak değerlendirilemez.

Bu nedenle kısa süreli ayrılma olaylarında personelin nereden nereye gittiği, görev yerinden uzak kaldığı süre, ayrılmanın nedeni ve görev hizmetinin devam edip etmediği araştırılmalıdır.

Örneğin personelin görev noktasını bıraktığı iddia ediliyorsa, görev alanının bu süre içerisinde başka personel tarafından korunup korunmadığı ve ilgili personelin ayrılmadan önce hangi işlemleri gerçekleştirdiği önem taşıyabilir.

Ancak görev yerinin başka personel tarafından korunmuş olması da izinsiz ayrılma fiilini her durumda ortadan kaldırmaz. Özellikle görevlendirme düzeni gereği amir izninin zorunlu olduğu durumlarda, personelin kendi inisiyatifiyle görev yerinden ayrılması ayrıca değerlendirilebilir.

Bu nedenle kısa süreli ayrılmanın disiplin suçunu oluşturup oluşturmadığı, yalnızca dakikalar üzerinden değil, görevin niteliği ve ayrılmanın hukuki koşulları birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

Nöbet Yerini İzinsiz Terk Etmek Hangi Disiplin Cezasını Gerektirir?

Nöbet yerini izinsiz terk etmek, 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-5 hükmü kapsamında değerlendirilebilecek davranışlardan biridir.

Özellikle koruma, güvenlik, devriye ve sabit nöbet görevlerinde personelin belirlenen yerde bulunması, hizmetin kesintisiz yürütülmesi bakımından önemlidir.

Nöbet görevinin niteliği gereği personelin görev yerinden ayrılması, bazı durumlarda güvenlik zafiyetine veya hizmetin aksamasına neden olabilir.

Örneğin bir polis memurunun gece nöbeti sırasında görev yerini terk etmesi, nöbet noktasının belirli bir süre boş kalmasına neden olabilir.

Benzer şekilde jandarma personelinin güvenlik mevzisinden izinsiz ayrılması, görev alanının korunması bakımından risk oluşturabilir.

Ancak nöbet yerinden ayrılmanın hangi disiplin hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği de önemlidir.

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin üçüncü fıkrasında nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde mevzuatla ve talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek ayrıca disiplin suçu olarak düzenlenmiştir.

Dolayısıyla nöbet görevine hiç gelmemek, nöbet talimatının belirli bir hükmüne aykırı davranmak ve mevcut nöbet görevini terk etmek, somut olayın özelliklerine göre farklı disiplin hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.

Bunun yanında görev yerinin başka personele devredilip devredilmediği ve görev yerinden ayrılma sırasında amirin izninin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.

Özellikle nöbet devrinin gerçekleştiği ileri sürülen olaylarda devir teslim tutanakları, nöbet çizelgeleri ve görevli personelin ifadeleri önem taşımaktadır.

Nöbeti Devretmeden Görev Yerinden Ayrılmak Disiplin Suçu Mudur?

Nöbetin başka bir personele devredilmeden bırakılması, kamu güvenliği hizmetinin sürekliliği bakımından ciddi sonuçlar doğurabilecek davranışlardan biridir.

Ancak disiplin hukuku bakımından değerlendirme yapılırken yalnızca görevin sona erip ermediği değil, nöbetin devrine ilişkin usul ve görev yerinden ayrılma koşulları birlikte incelenmelidir.

Örneğin nöbet görevini saat 08.00’de tamamlaması gereken personelin, yerine gelecek görevlinin saat 07.45’te gelmesi üzerine nöbet yerinden ayrılması durumunda, görev devrinin usulüne uygun gerçekleşip gerçekleşmediği önemlidir.

Görevi devralacak personelin olay yerine gelmiş olması, nöbetin hukuken ve fiilen devredildiğini her durumda göstermez.

Özellikle görevli personelin henüz nöbet noktasına geçmemesi, görevi devralmamış olması veya nöbet yerinin fiilen boş kalması durumunda izinsiz ayrılma fiili gündeme gelebilir.

Bununla birlikte her devir teslim eksikliğinin aynı disiplin hükmü kapsamında değerlendirilmesi de doğru değildir.

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin yedinci alt bendinde, yükümlü bulunulan devir ve teslim işlemlerini tamamlamadan veya ilgili mevzuatta belirtilen süre dolmadan görev yerinden ayrılmak ayrıca düzenlenmiştir.

Bu nedenle görev yerini izinsiz terk etme ile devir teslim işlemlerini tamamlamadan ayrılma fiillerinin unsurları karşılaştırılmalıdır.

Disiplin soruşturmasında hangi davranışın gerçekleştiği açıkça belirlenmeli ve personelin fiiline uygun kanuni hüküm uygulanmalıdır.

Görev Yerinden 10 veya 15 Dakika Erken Ayrılan Polis Disiplin Cezası Alır Mı?

Görev yerinden kısa süreli veya mesai bitimine yakın ayrılmanın disiplin hukuku bakımından sonuçları, Danıştay kararlarına da konu olmuştur.

Bu noktada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.11.2020 tarihli, 2020/3 Esas ve 2020/2797 Karar sayılı kararı önemlidir.

Karara konu olayda polis memuru, 19.00 ile 08.00 saatleri arasında Hükümet Konağında nöbet tutmakla görevlendirilmiştir.

Personel, görevinin bitmesine yaklaşık 15 dakika kala görev yerinden ayrılmıştır. Yerine gelecek polis memurunun erken geldiği ve iki personelin birbirlerini görerek el hareketiyle selamlaştıkları ileri sürülmüştür.

İlk derece mahkemesi, nöbeti devralacak personelin erken geldiğini ve görevin devredildiğine ilişkin beyanını dikkate alarak disiplin cezasını iptal etmiştir.

Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu çoğunluğu, nöbet görevi devam ederken nöbet noktasının boş olduğunun amir tarafından tespit edildiğini ve personelin izinsiz ayrılma fiilinin sabit bulunduğunu değerlendirmiştir.

Bu gerekçeyle disiplin cezasının iptaline ilişkin ısrar kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Karar, özellikle görev süresinin dolmasına az bir zaman kalmış olmasının veya nöbeti devralacak personelin erken gelmesinin, görev yerinden ayrılmayı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmediğini göstermesi bakımından önemlidir.

Bununla birlikte karardan, görev yerinden gerçekleşen bütün kısa süreli ayrılmaların mutlaka disiplin cezasıyla sonuçlanacağı sonucuna ulaşılamaz.

Somut olayda nöbet noktasının boş kaldığına ilişkin tespit ve diğer deliller belirleyici olmuştur.

Dolayısıyla görev yerinden 10 veya 15 dakika ayrılma iddiasında, personelin hangi görevle yükümlü olduğu, ayrılma sırasında görev yerinin durumu, izin bulunup bulunmadığı ve olayın nasıl gerçekleştiği birlikte değerlendirilmelidir.

Amirin Sözlü İzniyle Görev Yerinden Ayrılmak Disiplin Suçu Mudur?

7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-5 hükmünde, görev yerinden ayrılmak için alınacak iznin mutlaka yazılı olması gerektiği yönünde genel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu nedenle görev yerinden ayrılma konusunda amir tarafından sözlü izin verilmesi, olayın koşullarına ve uygulanacak özel düzenlemelere göre hukuken geçerli olabilir.

Örneğin bir polis memurunun amirine bilgi vererek kısa süreli kişisel ihtiyacı için görev yerinden ayrılma talebinde bulunması ve amirin bu talebi kabul etmesi durumunda, verilen iznin kapsamı içerisinde gerçekleşen ayrılma izinsiz görev yerini terk etme olarak değerlendirilemez.

Ancak bazı görevlerde izin verilmesine ilişkin özel usuller bulunabilir. Özellikle güvenlik, operasyon veya nöbet hizmetlerinde izin yetkisinin kimde olduğu ve hangi şekilde kullanılacağı önemlidir.

Dolayısıyla herhangi bir personelin izin vermesi, her durumda amir izni bulunduğunu göstermez.

Bu tür uyuşmazlıklarda izni veren kişinin yetkisi, iznin kapsamı ve personelin görev yerinden ayrıldığı zaman araştırılmalıdır.

Sözlü izin iddiasının bulunması durumunda ise ispat konusu önem taşır.

Örneğin personel sözlü izin aldığını, amir ise izin vermediğini ileri sürüyorsa olayın diğer delillerle aydınlatılması gerekir.

Tanık ifadeleri, telefon görüşme kayıtları, telsiz haberleşmesi, mesajlaşmalar ve görev organizasyonuna ilişkin bilgiler bu değerlendirmede önem taşıyabilir.

Ayrıca amirin personelin görev yerinden ayrıldığını öğrenmesine rağmen sessiz kalmış olması ile açıkça izin vermesi aynı hukuki sonucu doğurmayabilir.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca personelin izin aldığını ileri sürmesi veya amirin izin vermediğini belirtmesiyle yetinilmemeli, olayın bütün koşulları değerlendirilmelidir.

Sağlık Sorunları Nedeniyle Görev Yerini Terk Etmek Disiplin Suçu Mudur?

Sağlık sorunları nedeniyle görev yerinden ayrılmak, disiplin sorumluluğunun değerlendirilmesinde özel önem taşıyan durumlardan biridir.

Kolluk personelinin görev sırasında ani bir rahatsızlık geçirmesi, acil sağlık müdahalesine ihtiyaç duyması veya görevini sürdürmesini tıbben mümkün kılmayan bir durumla karşılaşması hâlinde, olayın sağlık koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.

Örneğin nöbet sırasında ciddi bir rahatsızlık geçiren personelin acil sağlık hizmetine başvurmak amacıyla görev yerinden ayrılması durumunda, bu davranışın kusurlu olup olmadığı araştırılmalıdır.

Bu kapsamda personelin sağlık kuruluşuna başvuru zamanı, hastane kayıtları, ambulans sevk belgeleri, düzenlenen sağlık raporları ve rahatsızlığın niteliği önem taşıyabilir.

Bunun yanında personelin sağlık durumunu amirine bildirme imkânının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmelidir.

Ancak sağlık sorunu yaşandığının ileri sürülmesi, her durumda izinsiz ayrılma fiilinin hukuka uygun kabul edilmesini gerektirmez.

Örneğin sağlık kuruluşuna başvurmayı gerektirmeyen hafif bir rahatsızlık nedeniyle, amirinden izin alma imkânı bulunmasına rağmen görev yerinden ayrılan personelin durumu farklı şekilde değerlendirilebilir.

Buna karşılık sağlık durumunun acil müdahale gerektirdiği ve personelin amirinden izin almasının fiilen mümkün olmadığı bir olayda, sırf önceden izin alınmadığı gerekçesiyle disiplin cezası verilmesi hukuki tartışma doğurabilir.

Bu nedenle sağlık mazereti bulunan personelin disiplin sorumluluğu belirlenirken rahatsızlığın gerçekliği, aciliyeti, göreve etkisi ve personelin hareket imkânları birlikte değerlendirilmelidir.

Görev Yerinden Ayrılmak ile Göreve Gelmemek Arasındaki Fark Nedir?

Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek ile izinsiz veya mazeretsiz şekilde göreve gelmemek, 7068 sayılı Kanun’da farklı disiplin fiilleri olarak düzenlenmiştir.

Görev yerine hiç gelmemek, personelin belirlenen zaman diliminde görevine başlamamasıyla ilgiliyken görev yerini terk etmek, mevcut görev yükümlülüğü devam ederken görev mahallinden ayrılmasıyla ilgilidir.

Örneğin sabah saat 08.00’de görevine başlaması gereken polis memurunun herhangi bir izin veya kabul edilebilir mazereti olmaksızın göreve gelmemesi, göreve gelmeme hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.

Buna karşılık saat 08.00’de görevine başlayan ancak görevi devam ederken amirinin izni olmaksızın görev yerinden ayrılan personelin davranışı, görev yerini terk etme hükmü kapsamında değerlendirilebilir.

Bu ayrım uygulanacak disiplin cezası bakımından önemlidir.

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinde izinsiz veya kabul edilebilir özür olmaksızın göreve gelmemek fiili, devamsızlığın süresine göre farklı yaptırımlara bağlanmıştır.

Örneğin 24 saate kadar göreve gelmemek, Kanun’un 8/3-a-4 hükmünde aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.

Buna karşılık amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek, aynı Kanun’un 8/5-ç-5 hükmü kapsamında 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirmektedir.

Dolayısıyla iki fiilin yaptırımları arasında önemli bir farklılık bulunmaktadır.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında, personelin göreve hiç başlamadığı mı yoksa başlamış olduğu görevini devam ettirmeden terk ettiği mi belirlenmelidir.

Özellikle personelin göreve başladığı veya görev yerinde bulunduğu hususunun tartışmalı olduğu durumlarda, görev kayıtları ve diğer deliller önem taşımaktadır.

Mesaiye Erken Ayrılmak ile Görev Yerini Terk Etmek Aynı Suç Mudur?

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, özürsüz veya izinsiz olarak mesaiye geç gelmek, erken ayrılmak veya günlük mesai saatlerine riayet etmemek uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.

Buna karşılık aynı Kanun’un 8/5-ç-5 hükmünde amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek, 24 ay uzun süreli durdurma cezasına bağlanmıştır.

Bu iki düzenleme arasındaki farklılık, disiplin hukukunda fiilin doğru nitelendirilmesinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Örneğin normal büro mesaisi yapan bir personelin mesai bitiminden kısa süre önce iş yerinden ayrılması ile kesintisiz güvenlik hizmeti yürütülen bir nöbet noktasının terk edilmesi, hukuki nitelendirme bakımından aynı olmayabilir.

Ancak bu ayrım yalnızca personelin büroda veya nöbette görev yapmasına göre mekanik biçimde yapılmamalıdır.

Fiilin hangi görev yükümlülüğünü ihlal ettiği, görev yerinin özelliği, amir izninin bulunup bulunmadığı ve personelin davranışının niteliği belirlenmelidir.

Özellikle 24 ay uzun süreli durdurma cezası gibi ağır bir yaptırımın uygulanabilmesi için davranışın Kanun’un 8/5-ç-5 hükmündeki fiile uygunluğunun ortaya konulması gerekir.

Aynı olaya yalnızca genel mesai düzenine aykırılık nedeniyle uyarma cezası verilebilecekken, yeterli hukuki değerlendirme yapılmadan görev yerini terk etme hükmünün uygulanması, disiplin cezasının iptaline yönelik davada tartışılabilir.

Bu nedenle personelin görev yerinden ne zaman, hangi nedenle ve hangi koşullar altında ayrıldığı açık biçimde belirlenmelidir.

Görev Yerini Terk Etmek ile Devir Teslim Yapmadan Ayrılmak Arasındaki Fark

7068 sayılı Kanun’da yükümlü bulunulan devir ve teslim işlemlerini tamamlamadan görev yerinden ayrılmak da ayrıca disiplin suçu olarak düzenlenmiştir.

Kanun’un 8. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin yedinci alt bendinde, devir teslim işlemlerini tamamlamadan veya işlemlerin tamamlanamadığı hâllerde ilgili mevzuatta öngörülen süre dolmadan görev yerinden ayrılmak, dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Bu nedenle görev yerinden ayrılma olaylarında öncelikle personelin hangi yükümlülüğü ihlal ettiği belirlenmelidir.

Örneğin başka bir göreve atanan personelin kendisine teslim edilmiş malzeme veya evrakı usulüne uygun devretmeden ayrılması ile sabit nöbet noktasını amirinin izni olmadan terk etmesi farklı nitelikte davranışlardır.

Bununla birlikte bazı olaylarda aynı davranışın farklı disiplin hükümleri bakımından tartışılması mümkündür.

Bu durumda fiilin hangi kanuni tanıma uygun olduğu belirlenmeli ve 7068 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki aynı fiile birden fazla disiplin cezası verilemeyeceğine ilişkin hüküm dikkate alınmalıdır.

Kanun’un 4. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir fiilin birden fazla disiplinsizlik oluşturması hâlinde ağır olan disiplin cezası uygulanmaktadır.

Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle fiilin ilgili disiplin suçlarının unsurlarını gerçekten oluşturduğu belirlenmelidir.

Dolayısıyla yalnızca görev yerinden ayrılma sonucunun gerçekleştiği ifade edilerek daha ağır disiplin hükmünün uygulanması, hukuki nitelendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Görev Yerini Terk Etmek ile Amirden İzinsiz İl Dışına Çıkmak Aynı Disiplin Suçu Mudur?

Görev yerini izinsiz terk etmek ile görevli bulunulan il sınırları dışına izinsiz çıkmak, 7068 sayılı Kanun’da farklı düzenlemelere tabidir.

Kanun’un 8. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin sekizinci alt bendinde, amirinden izin almaksızın görevli bulunduğu il sınırları dışına çıkmak, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Buna karşılık görev yerini izinsiz terk etmek 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirmektedir.

Örneğin mesai saatleri dışında bulunduğu ilden ayrılan personelin durumu ile görev başındayken nöbet yerini terk eden personelin durumu aynı değildir.

İl dışına çıkma bakımından uygulanacak özel düzenlemeler, izin yükümlülüğü ve olayın gerçekleşme koşulları dikkate alınmalıdır.

Ayrıca izinli veya mesai dışında bulunan personelin göreve çağrılması durumunda, görevine dönme yükümlülüğüne ilişkin ayrı disiplin hükümleri de gündeme gelebilir.

Bu nedenle personelin görev yeri ve görev zamanı belirlenmeden, il dışına çıkma ile görev yerini terk etme fiilleri birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

İzinsiz Görev Yerini Terk Etmenin Disiplin Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-5 hükmü uyarınca amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmenin temel disiplin cezası 24 ay uzun süreli durdurmadır.

Uzun süreli durdurma cezası, aynı Kanun’un 7. maddesinde personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin on iki, on altı, yirmi veya yirmi dört ay süreyle durdurulması şeklinde tanımlanmıştır.

Dolayısıyla 24 ay uzun süreli durdurma cezası, esas olarak personelin kademe ilerlemesinin iki yıl süreyle durdurulmasını ifade etmektedir.

Bu yaptırım, personelin iki yıl süreyle görevden uzaklaştırılması veya doğrudan meslekten çıkarılması anlamına gelmez.

Görevden uzaklaştırma, ayrı hukuki koşullara tabi bir tedbirdir.

Ancak uzun süreli durdurma cezasının personelin özlük ve mali hakları üzerindeki sonuçları, ilgili personelin statüsüne göre farklılık gösterebilir.

Özellikle Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapan ve terfileri 926, 3466, 3269 veya 6191 sayılı kanunlara tabi personel bakımından 7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin yedinci fıkrası önemlidir.

Bu hüküm uyarınca söz konusu personelin uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiilleri bakımından brüt aylıklarının üçte biri ile yarısı arasında kesinti yapılması öngörülmüştür.

Bu nedenle polis memuruna verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezasının uygulanma biçimi ile jandarma teşkilatında görev yapan uzman erbaş hakkında uygulanacak yaptırımın niteliği aynı olmayabilir.

Ayrıca personelin bulunduğu kademenin sonuna ulaşmış olması veya özel personel hükümlerine tabi bulunması durumunda cezanın nasıl uygulanacağı ayrıca incelenmelidir.

Görev Yerini İzinsiz Terk Eden Polis veya Jandarma Meslekten Çıkarılır Mı?

Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde meslekten çıkarma cezasıyla sonuçlanabilir. Ancak görev yerinden izinsiz ayrılmanın her durumda meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği söylenemez.

7068 sayılı Kanun’un 10. maddesinin ikinci fıkrasında şu düzenlemeye yer verilmiştir:

“Görev yerinden ayrılmak fiili uzun süreli veya görevi aksatacak biçimde olmuşsa ya da Devleti veya kişileri zarara uğratmışsa durumun niteliğine, ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası uygulanabilir.”

Bu hüküm, görev yerini terk etme fiili bakımından özel bir ağırlaştırıcı neden düzenlemektedir.

Meslekten çıkarma cezasının değerlendirilebilmesi için görev yerinden ayrılmanın uzun süreli olması, görevi aksatacak biçimde gerçekleşmesi veya Devletin ya da kişilerin zarara uğramasına neden olması şartlarından en az birinin bulunması gerekir.

Ancak bu şartlardan birinin gerçekleşmesi, meslekten çıkarma cezasının mutlaka uygulanması gerektiği anlamına gelmez.

Kanun, olayın niteliğine, ağırlığına ve zararın derecesine göre değerlendirme yapılmasına imkân tanımıştır.

Örneğin kritik bir güvenlik noktasında görev yapan personelin görev yerini terk etmesi sonucunda koruma hizmetinin aksaması, ağırlaştırıcı hükmün uygulanması yönünden önem taşıyabilir.

Benzer şekilde görev yerinden ayrılan personelin yokluğu nedeniyle belirli bir kamu hizmetinin yürütülememesi veya kişilerin zarar görmesi durumunda da aynı hüküm kapsamında değerlendirme yapılabilir.

Buna karşılık görev yerinden ayrılmanın kısa süreli olduğu, hizmetin aksamadığı ve herhangi bir zararın meydana gelmediği olaylarda meslekten çıkarma cezasının hukuki şartlarının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Burada özellikle 7068 sayılı Kanun’un 6. maddesinde düzenlenen ölçülülük, hakkaniyet ve gerekçelendirme yükümlülükleri önem taşımaktadır.

Disiplin cezasını veren makamın yalnızca görev yerinin terk edildiğini belirtmesi, meslekten çıkarma cezasının bütün şartlarının gerçekleştiğini göstermemektedir.

Bu nedenle görev yerini terk etme nedeniyle meslekten çıkarma cezası verilen dosyalarda, 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-5 ve 10/2 hükümlerinin şartları ayrı ayrı incelenmelidir.

Görev Yerinden Kısa Süreli Ayrılma Nedeniyle Meslekten Çıkarma Cezası Verilebilir Mi?

Görev yerinden kısa süreli ayrılmanın temel disiplin suçunu oluşturup oluşturmadığı ile meslekten çıkarma cezasına neden olup olmayacağı birbirinden farklı konulardır.

7068 sayılı Kanun’un 10/2 hükmü, görev yerinden ayrılmanın uzun süreli olmasının yanında görevi aksatacak biçimde gerçekleşmesini veya Devletin ya da kişilerin zararına neden olmasını da ağırlaştırıcı durumlar arasında düzenlemiştir.

Bu nedenle görev yerinden ayrılmanın kısa süreli olması, meslekten çıkarma cezasını her durumda imkânsız kılmaz.

Örneğin personelin çok kısa süre görev yerinden ayrılması, belirli bir güvenlik hizmetinin ciddi biçimde aksamasına neden olabilir.

Buna karşılık personelin görev yerinden kısa süreli ayrıldığı ancak hizmetin aksamadığı ve herhangi bir zararın meydana gelmediği durumda, ağırlaştırıcı hükmün uygulanma şartları farklı şekilde değerlendirilmelidir.

Özellikle meslekten çıkarma kararında görev yerinden ayrılmanın uzun süreli olduğu ileri sürülüyorsa, bu sürenin ne kadar olduğu ve neden uzun süreli kabul edildiği açıklanmalıdır.

Görevin aksadığı ileri sürülüyorsa hangi hizmetin nasıl aksadığı somutlaştırılmalıdır.

Devletin veya kişilerin zarara uğradığı iddia ediliyorsa zararın niteliği ve personelin davranışıyla bağlantısı ortaya konulmalıdır.

Dolayısıyla ağırlaştırıcı nedenin uygulanmasında soyut değerlendirmeler yerine somut olayın özellikleri belirleyici olmalıdır.

Görev Yerini Terk Etme Fiilinde Kusur ve Ölçülülük İlkesi

7068 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca disiplin amirleri ve kurulları, takdir yetkilerini ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli biçimde kullanmak zorundadır.

Aynı maddede takdir yetkisinin mutlaka gerekçeli kullanılması gerektiği düzenlenmiştir.

Kanuna göre disiplin cezası belirlenirken disiplinsizliğin işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, hizmet üzerindeki olumsuz etkisi, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, personelin kusuru, geçmiş disiplin durumu ve pişmanlığı gibi hususlar dikkate alınmaktadır.

Bu ölçütler, görev yerini terk etme fiilinde özellikle önemlidir.

Örneğin görevinin sona ermesine kısa süre kala görev yerinden ayrılan personelin davranışı ile kritik bir güvenlik operasyonunu bırakarak görev yerini terk eden personelin davranışı arasında önemli farklılıklar bulunabilir.

Ancak disiplin suçu sabitse, idarenin yalnızca kişisel değerlendirmeye dayanarak kanunda belirlenen temel yaptırımın dışında dilediği cezayı uygulaması mümkün değildir.

Bir derece hafif ceza uygulanması veya Kanun’un 10/2 hükmüne göre meslekten çıkarma cezası verilmesi, kendi hukuki şartlarına bağlıdır.

Özellikle meslekten çıkarma gibi personelin mesleki hayatını sona erdiren ağır yaptırımlarda takdir yetkisinin gerekçeli ve somut verilere dayalı biçimde kullanılması önem taşımaktadır.

Bu nedenle disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasında yalnızca fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği değil, uygulanan yaptırımın kanuni koşullara ve ölçülülük ilkesine uygun olup olmadığı da incelenmelidir.

Görev Yerini Terk Etme Nedeniyle Bir Derece Hafif Disiplin Cezası Verilebilir Mi?

7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, kurumda geçmiş hizmetleri olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi değerlendirme puanı alan personel hakkında bir derece hafif disiplin cezası uygulanabilmesine imkân tanınmıştır.

Bu düzenleme, görev yerini terk etme nedeniyle disiplin soruşturması yürütülen personel bakımından da önem taşımaktadır.

Örneğin uzun yıllardır başarılı şekilde görev yapan, hakkında olumsuz disiplin kaydı bulunmayan ve mesleki değerlendirmeleri olumlu olan personelin durumunda, bir derece hafif ceza uygulanmasının koşulları incelenebilir.

Ancak bu düzenleme, ilgili personel hakkında mutlaka daha hafif ceza verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir.

Kanun, disiplin amirlerine ve kurullarına takdir yetkisi tanımıştır.

Bununla birlikte takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılması ve ilgili değerlendirmelerin gerekçelendirilmesi gerekir.

Personelin geçmiş başarıları, olumlu değerlendirme belgeleri, ödülleri ve disiplin geçmişi bu açıdan önem taşıyabilir.

Ayrıca Kanun’un 7. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı ceza türünün alt ve üst kademeleri bir derece hafif veya ağır ceza olarak kabul edilmemektedir.

Bu nedenle 24 ay uzun süreli durdurma cezasının 20 ay uzun süreli durdurma cezasına indirilmesi, Kanun’un 7/2 hükmü kapsamında bir derece hafif disiplin cezası uygulanması anlamına gelmez.

Görev Yerini Terk Etme Hakkında Danıştay Kararları

Görev yerini izinsiz terk etme nedeniyle verilen disiplin cezaları, Danıştayın çeşitli kararlarında değerlendirilmiştir.

Bu kararlar özellikle nöbetin devredilmesi, görev yerinden kısa süreli ayrılma, fiilin somut delillerle ispatlanması ve disiplin cezasının hukuka uygunluğu bakımından önem taşımaktadır.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.11.2020 Tarihli, 2020/3 E. ve 2020/2797 K. Sayılı Kararı

Karara konu olayda polis memuru, Hükümet Konağında yürüttüğü nöbet görevinin sona ermesine yaklaşık 15 dakika kala görev yerinden ayrılmıştır.

Personelin yerine gelecek polis memurunun erken geldiği ve iki personelin birbirlerini görerek el hareketiyle selamlaştıkları anlaşılmaktadır.

İlk derece mahkemesi, bu durumu dikkate alarak disiplin cezasının iptaline karar vermiştir.

Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu çoğunluğu, nöbet görevi devam ederken nöbet noktasının boş kaldığının amir tarafından tespit edildiğini ve personelin izinsiz ayrılma fiilinin gerçekleştiğini değerlendirmiştir.

Bu gerekçeyle ilk derece mahkemesinin iptal yönündeki ısrar kararını bozmuştur.

Karar, nöbet görevinde bulunma yükümlülüğünün devam ettiği süre içerisinde görev yerinin boş bırakılmasının önemini göstermektedir.

Ayrıca nöbeti devralacak personelin erken gelmesi veya personellerin birbirlerini görmüş olması, görev devrinin usulüne uygun biçimde gerçekleştiğini her durumda göstermemektedir.

Danıştay 2. Dairesinin 24.10.2023 Tarihli, 2021/6148 E. ve 2023/4900 K. Sayılı Kararı

Bu kararda, 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan personelin görev yerinden izinsiz ayrıldığı iddiasıyla verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezası incelenmiştir.

Personelin kişisel adli işlemlerini takip etmek amacıyla görev yerinden ayrıldığı ileri sürülmüş, idare tarafından disiplin cezası uygulanmıştır.

İlk derece mahkemesi, personelin görev ve rütbesini, ayrılma nedenini ve izin talebine ilişkin koşulları değerlendirerek disiplin cezasını iptal etmiştir.

Danıştay 2. Dairesi ise yaptığı incelemede, personelin görev yerini izinsiz terk ettiği yönündeki tespitin esas olarak iki tanık ifadesine dayandırıldığını belirlemiştir.

Bunun yanında personelin ileri sürdüğü savunmaların ve delil taleplerinin yeterince değerlendirilmediğini tespit etmiştir.

Bu nedenle disiplin cezasının hukuken geçerli, kesin ve somut delillerle ortaya konulamadığı sonucuna ulaşılmış ve ilk derece mahkemesinin iptal kararı sonucu itibarıyla onanmıştır.

Kararın önemi, görev yerini terk etme disiplin suçunun yalnızca amir veya tanık beyanlarına dayanılarak değil, personelin savunmaları ve olayın bütün delilleri birlikte değerlendirilerek ortaya konulması gerektiğini göstermesidir.

Ancak karardan, tanık beyanlarının hiçbir durumda disiplin cezasına esas alınamayacağı sonucu çıkarılamaz.

Belirleyici olan, delillerin somut olayda fiilin gerçekleştiğini hukuken yeterli biçimde ortaya koyup koymadığıdır.

Danıştay 2. Dairesinin 24.10.2023 Tarihli, 2021/6779 E. ve 2023/4914 K. Sayılı Kararı

Bu karara konu olayda, nöbet görevi yapan polis memurunun görevini başka bir personele teslim etmeden ve amirlerine bilgi vermeden, çelik yeleği ve uzun namlulu silahıyla görev yerinden ayrıldığı tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesi, personelin davranışının disiplin suçunu oluşturduğunu ve verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezasının hukuka uygun olduğunu değerlendirmiştir.

Danıştay 2. Dairesi de ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak onamıştır.

Bu karar, özellikle nöbet görevinin devam ettiği sırada görev yerinden ayrılmanın ve görevin başka personele devredilmemesinin disiplin sorumluluğu bakımından önem taşıdığını göstermektedir.

Bununla birlikte olayda personelin kendi ifadesinin de deliller arasında bulunduğu dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla kararın somut koşulları değerlendirilmeden, görev yerinden gerçekleşen her kısa süreli ayrılmanın aynı hukuki sonucu doğuracağı söylenemez.

Danıştay Kararlarının Ortak Hukuki Değerlendirmesi

Danıştay kararları birlikte değerlendirildiğinde, görev yerini terk etme disiplin suçunda yalnızca personelin görev yerinde bulunmadığının ileri sürülmesinin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

Personelin görevlendirme koşulları, ayrılma zamanı, izin durumu, nöbetin devredilip devredilmediği ve fiilin hangi delillerle ortaya konulduğu önemlidir.

Özellikle 2021/6148 Esas sayılı kararda delillerin yeterliliğine, 2020/3 Esas sayılı İdari Dava Daireleri Kurulu kararında ise nöbet noktasının görev devam ederken boş bırakılmasına önem verilmiştir.

Bu farklı sonuçlar, görev yerini terk etme uyuşmazlıklarının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Görev Yerini Terk Etme Disiplin Soruşturmasında Hangi Deliller İncelenir?

Görev yerini izinsiz terk etme iddiasıyla yürütülen disiplin soruşturmasında öncelikle personelin hangi görevde bulunduğu ve hangi yerde görev yapmakla yükümlü olduğu ortaya konulmalıdır.

Bu kapsamda görev çizelgeleri, nöbet listeleri, görevlendirme yazıları ve diğer resmî belgeler önem taşımaktadır.

Özellikle sabit bir noktada görev yapmakla yükümlü personelin görev yerinde bulunmadığı ileri sürülüyorsa, hangi tarihte ve saatte bu tespitin yapıldığı açıklanmalıdır.

Bunun yanında kamera görüntüleri, giriş ve çıkış kayıtları, telsiz haberleşmeleri, görev takip sistemleri ve tanık ifadeleri de incelenebilir.

Personelin görev yerinden ayrıldığı iddiasına karşı amirinden izin aldığını ileri sürmesi hâlinde, bu savunmanın dayandığı deliller araştırılmalıdır.

Örneğin personelin telefon görüşmesi yaptığı, mesaj gönderdiği veya başka bir personelin huzurunda izin aldığı belirtiliyorsa, bu hususlar değerlendirilmelidir.

Ayrıca görev yerinden ayrılmanın sağlık sorunu veya başka bir zorunluluktan kaynaklandığı ileri sürülüyorsa, sağlık belgeleri ve ilgili olay kayıtlarının incelenmesi gerekir.

Burada özellikle Danıştay 2. Dairesinin 24.10.2023 tarihli, 2021/6148 Esas sayılı kararında vurgulanan ispat meselesi önemlidir.

Disiplin soruşturmasında personelin lehinde ve aleyhinde bulunan delillerin birlikte değerlendirilmesi ve isnat edilen fiilin hukuken yeterli somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Disiplin cezasının hukuka uygun olması için personelin yalnızca görev yerinde bulunmadığının tespit edilmesi değil, izinsiz ayrılma fiilinin kanuni unsurlarının da açıklığa kavuşturulması önemlidir.

Görev Yerini Terk Etme Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkı

7068 sayılı Kanun’un 31. maddesine göre, personelin savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.

Aynı madde uyarınca savunma için tanınan süre yedi günden az olamaz.

Savunma hakkının etkili biçimde kullanılabilmesi için personelin hangi fiille suçlandığını ve bu fiilin hangi disiplin hükmü kapsamında değerlendirildiğini öğrenmesi önem taşır.

Örneğin personel hakkında görev yerini izinsiz terk etme nedeniyle soruşturma yürütülüyorsa, hangi tarihte, hangi görev yerinden ve hangi koşullarda ayrıldığına ilişkin isnadın açık olması gerekir.

Bunun yanında personelin ayrılma nedenini ve izin durumunu açıklayabilmesi için soruşturma dosyasındaki deliller hakkında bilgi sahibi olması önemlidir.

7068 sayılı Kanun’un 31. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca personel, kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir.

Hakkında meslekten çıkarma cezası istenen personel ise aynı maddenin dördüncü fıkrası kapsamında soruşturma evrakını inceleyebilir, tanık dinletebilir ve disiplin kurulunda kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapabilir.

Bu hakların usulüne uygun kullandırılmaması, disiplin cezasının hukuka uygunluğu bakımından önem taşımaktadır.

Özellikle amir izninin bulunduğu, sağlık nedeniyle görev yerinden ayrılındığı veya görevin başka personele devredildiği yönündeki somut savunmaların değerlendirilmesi gerekir.

Görev Yerini Terk Etme Disiplin Suçunda Zamanaşımı Süresi

7068 sayılı Kanun’un 29. maddesinde disiplin soruşturmasına başlama ve disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir.

Görev yerini izinsiz terk etmek, kural olarak 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren bir fiildir.

Bu nedenle Kanun’un 29. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, fiilin disiplin amiri tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.

Bu süre içerisinde soruşturmaya başlanmaması durumunda disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Ancak olay nedeniyle Kanun’un 10/2 hükmü kapsamında meslekten çıkarma cezasının değerlendirilmesi gündeme geliyorsa, meslekten çıkarma cezaları için öngörülen altı aylık soruşturmaya başlama süresinin uygulanma koşulları ayrıca incelenmelidir.

Bunun yanında disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi durumunda da kural olarak ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramaktadır.

Bu nedenle görev yerini terk etme nedeniyle verilen disiplin cezasına karşı yapılacak hukuki değerlendirmede olayın gerçekleştiği tarih, disiplin amirinin fiili öğrendiği tarih, soruşturmaya başlama tarihi ve disiplin cezasının verildiği tarih karşılaştırılmalıdır.

Ayrıca kesintisiz devam eden fiillerde zamanaşımının başlangıcına ilişkin özel hüküm ile mahkemece iptal edilen disiplin cezalarının yeniden değerlendirilmesine ilişkin düzenlemeler de somut olayın özelliğine göre dikkate alınmalıdır.

Görev Yerini Terk Etme Disiplin Cezasına Karşı Nasıl İtiraz Edilir?

7068 sayılı Kanun kapsamında verilen disiplin cezalarına karşı başvurulabilecek hukuki yollar, kararın hangi makam tarafından verildiğine ve kesinleşme usulüne göre belirlenmektedir.

Kanun’un 30. maddesi uyarınca disiplin amirleri tarafından verilen cezalara karşı, kararın tebliğinden itibaren on gün içerisinde idari itirazda bulunulabilir.

Ancak Bakan ve disiplin kurulları tarafından verilen cezalara karşı aynı madde kapsamında idari itiraz yolu yerine idari yargı yoluna başvurulması öngörülmüştür.

Bu nedenle 24 ay uzun süreli durdurma veya meslekten çıkarma cezası verilen personelin, öncelikle kararın hangi makam tarafından tesis edildiğini ve hangi usulle kesinleştiğini belirlemesi gerekir.

7068 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir.

İdari yargıda genel dava açma süresi, özel bir süre öngörülmeyen hâllerde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi gereğince 60 gündür.

7068 sayılı Kanun’un 32. maddesine göre dava açma süresi, kesinleşen disiplin cezasının personele tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.

Dolayısıyla disiplin cezasının iptali amacıyla dava açılmadan önce tebliğ tarihi, varsa idari itiraz süreci ve kararın kesinleşme durumu değerlendirilmelidir.

Açılacak iptal davasında disiplin cezasının yürütmesinin durdurulması da talep edilebilir.

Ancak yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Görev Yerini Terk Etme Disiplin Cezasının İptal Davası

Görev yerini izinsiz terk etme nedeniyle verilen disiplin cezasının iptali amacıyla açılan davalarda, öncelikle personelin isnat edilen fiili gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve fiilin 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-5 hükmüne uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Özellikle personelin görev yerinin açık biçimde belirlenmemesi, izin durumunun araştırılmaması veya görev yerinden ayrıldığının somut delillerle ortaya konulamaması, disiplin işleminin hukuka uygunluğu bakımından önem taşıyabilir.

Bunun yanında personelin ileri sürdüğü sağlık mazereti, görevin başka personele devredilmesi veya amir tarafından izin verilmesi gibi savunmaların araştırılması gerekir.

Disiplin cezasının hukuka uygunluğu yalnızca fiilin gerçekleşmesi yönünden incelenmez. Cezayı veren makamın yetkisi, savunma hakkının korunması, zamanaşımı süreleri ve kararın gerekçesi de önemlidir.

Özellikle meslekten çıkarma cezası verilmişse Kanun’un 10/2 hükmünde düzenlenen ağırlaştırıcı şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

İdarenin görev yerinden ayrılmanın uzun süreli olduğunu ileri sürmesi hâlinde ayrılma süresi ve görevin niteliği ortaya konulmalıdır.

Görevin aksadığı iddia ediliyorsa hangi hizmetin ne şekilde aksadığı açıklanmalıdır.

Devletin veya kişilerin zarara uğradığı ileri sürülüyorsa meydana gelen zararın niteliği ve personelin davranışıyla bağlantısı belirlenmelidir.

Ayrıca 7068 sayılı Kanun’un 6. maddesinde düzenlenen ölçülülük, hakkaniyet ve gerekçelendirme yükümlülükleri de değerlendirilmelidir.

Bu nedenle disiplin cezasının iptali amacıyla açılacak davada yalnızca cezanın ağır olduğu ileri sürülmekle yetinilmemeli; fiilin kanuni unsurları, somut deliller, personelin kusuru, soruşturma usulü ve uygulanan yaptırımın hukuka uygunluğu birlikte incelenmelidir.

Görev Yerini Terk Etmek Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmenin cezası nedir?

7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-5 hükmü uyarınca amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmenin temel disiplin cezası 24 ay uzun süreli durdurmadır. Ancak Kanun’un 10/2 hükmünde belirtilen ağırlaştırıcı şartların gerçekleşmesi hâlinde meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir.

Görev yerinden 10 dakika ayrılan polis disiplin cezası alır mı?

Görev yerinden kısa süreli ayrılma, her durumda disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kanunda fiilin oluşması için belirli bir asgari ayrılma süresi öngörülmemiştir. Ancak personelin görevi, ayrılma nedeni, amir izni ve görev yerinin durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Nöbet yerini terk eden polis meslekten çıkarılır mı?

Nöbet yerini izinsiz terk etmek, olayın koşullarına göre 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirebilir. Görev yerinden ayrılmanın uzun süreli olması, görevi aksatması veya Devletin ya da kişilerin zararına neden olması hâlinde ise Kanun’un 10/2 hükmü kapsamında meslekten çıkarma cezası da değerlendirilebilir. Ancak bu yaptırım her olayda zorunlu değildir.

Nöbeti başka bir personele devredip ayrılmak disiplin suçu mudur?

Nöbetin devredilmesi, görev yerinden ayrılmanın hukuka uygunluğu bakımından önemli bir husustur. Ancak görevin başka personele devredilmiş olması, amir izninin gerekli olduğu durumlarda bu iznin yerini her zaman tutmaz. Devir teslim işleminin nasıl gerçekleştiği, görev talimatları ve amirin izin durumu birlikte incelenmelidir.

Sağlık sorunu nedeniyle görev yerini terk etmek disiplin suçu oluşturur mu?

Personelin sağlık durumu nedeniyle görev yerinden ayrılması hâlinde, rahatsızlığın niteliği, aciliyeti, göreve etkisi ve amirden izin alma imkânı değerlendirilmelidir. Sağlık nedeniyle görev yerini terk ettiğini ileri süren personelin sağlık belgeleri ve diğer delilleri önem taşımaktadır.

Amirin sözlü izniyle görev yerinden ayrılmak suç mudur?

Yetkili amir tarafından verilen sözlü izin, olayın koşullarına ve uygulanacak özel düzenlemelere göre geçerli olabilir. Ancak iznin gerçekten verilip verilmediği, izin veren kişinin yetkisi ve iznin kapsamı önemlidir.

Görev yerini terk etmek ile mesaiye erken ayrılmak aynı disiplin suçu mudur?

Hayır. 7068 sayılı Kanun’da özürsüz veya izinsiz olarak mesaiden erken ayrılmak ile amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek farklı disiplin fiilleri olarak düzenlenmiştir. Hangi hükmün uygulanacağı, somut davranışın niteliğine göre belirlenmelidir.

Görev yerini terk etmekle göreve gelmemek arasındaki fark nedir?

Göreve gelmemek, personelin belirlenen zaman diliminde görevine başlamamasıyla ilgilidir. Görev yerini terk etmek ise mevcut görev yükümlülüğü devam ederken görev yerinden ayrılmasıdır. Bu fiillerin 7068 sayılı Kanun’daki yaptırımları farklıdır.

Görev yerinden izinsiz ayrılan jandarma uzman çavuşa hangi disiplin cezası verilir?

7068 sayılı Kanun kapsamında görev yerini izinsiz terk etmek, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasındadır. Ancak Kanun’un 8. maddesinin yedinci fıkrası kapsamında bulunan jandarma personeli bakımından ilgili yaptırım, statüsüne göre brüt aylıktan kesinti şeklinde uygulanabilir. Ağırlaştırıcı şartların gerçekleşmesi hâlinde meslekten çıkarma da gündeme gelebilir.

Görev yerini terk etme disiplin cezasında zamanaşımı süresi ne kadardır?

7068 sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerde, disiplin amirinin fiili öğrenmesinden itibaren bir ay içerisinde soruşturmaya başlanmalıdır. Ayrıca kural olarak fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmesi gerekir. Meslekten çıkarma cezasının söz konusu olduğu durumlarda soruşturmaya başlama süresi açısından altı aylık süre de değerlendirilmelidir.

Görev yerini terk etme nedeniyle verilen disiplin cezasına karşı kaç gün içinde dava açılır?

7068 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezalarına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Genel dava açma süresi, özel bir süre bulunmadıkça 60 gündür. Süre, kesinleşen disiplin cezasının personele tebliğ edilmesi esas alınarak hesaplanmalıdır.

Görev yerini terk etme disiplin cezası iptal edilebilir mi?

Evet. Görev yerinin belirlenememesi, izinsiz ayrılma fiilinin ispatlanamaması, amir izninin bulunması, geçerli mazeretlerin değerlendirilmemesi, savunma hakkının ihlal edilmesi, zamanaşımı veya yetki kurallarına aykırılık bulunması gibi durumlar, somut olayın özelliklerine göre disiplin cezasının iptaline neden olabilir.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek, 7068 sayılı Kanun kapsamında ağır disiplin yaptırımlarına bağlanmış bir fiildir. Kanun’un 8/5-ç-5 hükmü uyarınca temel yaptırım 24 ay uzun süreli durdurma cezasıdır. Bununla birlikte görev yerinden ayrılmanın uzun süreli olması, görevi aksatması veya Devletin ya da kişilerin zararına neden olması hâlinde Kanun’un 10/2 hükmü kapsamında meslekten çıkarma cezası da uygulanabilmektedir.

Ancak görev yerinde bulunmamak ile görev yerini izinsiz terk etmek her durumda aynı anlama gelmez.

Disiplin sorumluluğunun hukuka uygun biçimde belirlenebilmesi için personelin hangi görev yerinde bulunmakla yükümlü olduğunun, hangi tarihte ve ne kadar süreyle görev yerinden ayrıldığının, izin durumunun ve ayrılma nedeninin ortaya konulması gerekir.

Özellikle sağlık sorunları, zorunlu nedenler, görev devri ve amir iznine ilişkin savunmalar, disiplin soruşturmasında somut delillerle değerlendirilmelidir.

Danıştay kararları da görev yerini terk etme uyuşmazlıklarında somut olayın özelliklerinin ve delillerin belirleyici olduğunu göstermektedir.

Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.11.2020 tarihli, 2020/3 Esas ve 2020/2797 Karar sayılı kararı, görev süresi sona ermeden nöbet noktasının boş bırakılmasının disiplin sorumluluğu bakımından önemini ortaya koymaktadır.

Buna karşılık Danıştay 2. Dairesinin 24.10.2023 tarihli, 2021/6148 Esas ve 2023/4900 Karar sayılı kararı, görev yerini terk etme fiilinin yeterli, somut ve hukuken geçerli delillerle ortaya konulması gerektiğini vurgulamaktadır.

Bu nedenle disiplin cezasının hukuka uygunluğu değerlendirilirken yalnızca personelin görev yerinden ayrıldığı iddiasına dayanılması yeterli değildir. Fiilin kanuni unsurları, personelin kusuru, izin durumu, soruşturmanın usulü ve uygulanan yaptırımın ağırlığı birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek nedeniyle verilen 24 ay uzun süreli durdurma veya meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğu; görev yerinin niteliği, ayrılmanın süresi ve nedeni, amir izninin bulunup bulunmadığı, personelin kusuru, hizmet üzerindeki etkiler ve disiplin soruşturmasının usulü bir bütün olarak incelenerek belirlenmelidir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Amir veya Üstlerini Küçümsemek / Disiplin Cezası İptali
Amir veya Üstlerini Sözlü veya Fiili Olarak Tehdit Etmek
Amirin İzni Olmaksızın Görev Yerini Terk Etmek
Amirin Usulüne Göre Verdiği Emri Yerine Getirmemek (7068 Sayılı Kanun)
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
29 dk
Uncategorized
Amir veya Üstlerini Küçümsemek / Disiplin Cezası İptali

Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek, 7068 sayılı Genel[…]

Devamını Gör
YAZI
32 dk
Uncategorized
Amir veya Üstlerini Sözlü veya Fiili Olarak Tehdit Etmek

Amir veya üstlerini sözlü veya fiili olarak tehdit etmek, 7068 sayılı Genel[…]

Devamını Gör
YAZI
28 dk
Uncategorized
Amirin Usulüne Göre Verdiği Emri Yerine Getirmemek (7068 Sayılı Kanun)

Amirin emrini yerine getirmemek, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun[…]

Devamını Gör