Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (ç) bendinin sekizinci alt bendi kapsamında, 24 ay uzun süreli durdurma disiplin cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir. Polis, jandarma ve sahil güvenlik personelinin amirlerine veya üstlerine karşı kullandıkları sözler, yazılı ifadeler ve sergiledikleri davranışlar, somut olayın özelliklerine göre ağır disiplin yaptırımlarına neden olabilmektedir.
Amiri küçümsemek disiplin cezası, özellikle amirle tartışma, verilen talimata itiraz etme, görev sırasında yüksek sesle konuşma, amirin karşısında uygun olmayan davranışlarda bulunma veya sosyal medya üzerinden amir hakkında paylaşım yapma gibi olaylarda gündeme gelmektedir. Ancak amire yönelik her olumsuz sözün, sert eleştirinin veya nezaket kurallarına aykırı davranışın küçümseme disiplin suçunu oluşturduğu söylenemez.
7068 sayılı Kanun’da amir veya üste saygısız davranmak, mevzuata aykırı hitaplarda bulunmak, amirin eylem ve işlemlerini belirli koşullarda olumsuz yönde eleştirmek, hakaret etmek ve küçümsemek birbirinden farklı disiplin fiilleri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle söz konusu davranışların hukuki nitelendirmesi yapılırken yalnızca amirin kendisini küçük düşürülmüş hissetmesi veya personelin uygun olmayan bir üslupla konuşması yeterli değildir. İsnat edilen söz, yazı, tutum veya davranışın objektif olarak küçümseme niteliği taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir.
Nitekim Danıştay ve bölge idare mahkemesi kararlarında da disiplin cezasına konu edilen davranışın kanunda düzenlenen fiil tanımına uygun olması gerektiği vurgulanmaktadır. Özellikle amirin karşısında elleri cebinde durmak veya sosyal medya üzerinden olumsuz görüş bildirmek gibi davranışların her durumda küçümseme oluşturmayacağına ilişkin yargı kararları bulunmaktadır.
Bunun yanında Anayasa Mahkemesinin kolluk personelinin ifade özgürlüğüne ilişkin kararları da önem taşımaktadır. Kolluk personelinin hiyerarşik düzene uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmakla birlikte, amirlerinin işlem ve eylemlerini hukuki sınırlar içerisinde eleştirme hakkı da bulunmaktadır.
Bu yazımızda amir veya üstlerini küçümsemek disiplin suçunun hukuki unsurlarını, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını, hakaret ve saygısızlık fiilleriyle arasındaki farkları, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarını, disiplin soruşturmasında savunma hakkını ve disiplin cezasının iptali için başvurulabilecek hukuki yolları ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
7068 Sayılı Kanun’a Göre Amir veya Üstlerini Küçümsemek Hangi Disiplin Suçudur?
7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (ç) bendinin sekizinci alt bendinde, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiil şu şekilde düzenlenmiştir:
“Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek.”
Kanun koyucu, bu düzenlemeyle kolluk teşkilatlarının hiyerarşik yapısını, emir-komuta ilişkisini ve kamu hizmetinin düzenli biçimde yürütülmesini korumayı amaçlamıştır.
Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde yürütülen hizmetlerin niteliği gereği personel arasında görev, yetki ve sorumluluk bakımından hiyerarşik ilişkiler bulunmaktadır. Bu ilişkinin sağlıklı işlemesi, personelin amir ve üstlerine karşı mesleki disiplinle bağdaşan davranışlar sergilemesini gerektirmektedir.
Ancak hiyerarşik düzenin korunması, amir ve üstlerin bütün kararlarının tartışılmaz olduğu veya ast konumundaki personelin hiçbir şekilde itirazda bulunamayacağı anlamına gelmez.
Kolluk personeli de diğer kamu görevlileri gibi Anayasa’da güvence altına alınan hak ve özgürlüklerden yararlanmaktadır. Özellikle ifade özgürlüğü, dilekçe hakkı ve hak arama özgürlüğü, personelin görev yaptığı teşkilattan bağımsız olarak korunması gereken temel haklardır.
Bu nedenle amir veya üstlerini küçümseme fiili değerlendirilirken, disiplinin korunması ile personelin temel haklarının güvence altına alınması arasında hukuka uygun bir denge kurulmalıdır.
Örneğin amirinin görev dağılımını hukuka aykırı bulan bir polis memurunun bu konuda itirazda bulunması, tek başına amiri küçümsemek olarak kabul edilemez.
Buna karşılık personelin amirinin makamını, mesleki konumunu veya şahsını aşağılamaya yönelik ifadeler kullanması, somut olayın koşullarına göre küçümseme disiplin suçunu oluşturabilir.
Dolayısıyla disiplin soruşturmasının merkezinde personelin amirle görüş ayrılığı yaşayıp yaşamadığı değil, gerçekleştirdiği davranışın 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmündeki küçümseme fiiline uygun olup olmadığı bulunmalıdır.
Amir ve Üst Kavramları Arasındaki Fark Nedir?
Amir veya üstlerini küçümsemek disiplin suçunun oluşabilmesi için öncelikle davranışın yöneltildiği kişinin amir veya üst sıfatını taşıması gerekir.
7068 sayılı Kanun’un 3. maddesinde amir, kadro ve kuruluş yönünden bağlı olunan kimse ile amir olarak yetkilendirilmiş diğer kişiler şeklinde tanımlanmıştır.
Üst kavramı ise makam, rütbe veya kıdem büyüklüğünü ifade etmektedir.
Dolayısıyla bir personelin doğrudan bağlı bulunduğu amiri ile rütbe veya kıdem bakımından kendisinden üst konumda bulunan başka bir personel aynı kişi olmak zorunda değildir.
Örneğin bir polis memurunun görev yaptığı birimde kendisine doğrudan emir verme yetkisine sahip komiser yardımcısı amir sıfatını taşıyabilir. Bununla birlikte farklı bir birimde görev yapan ve rütbe bakımından daha üst konumda bulunan personel de üst sıfatına sahip olabilir.
7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmünde hem amir hem de üst kavramlarına yer verildiğinden, küçümseme fiilinin doğrudan disiplin amirine karşı işlenmiş olması şart değildir.
Ancak davranışın yöneltildiği kişinin amir veya üst sıfatına sahip olup olmadığı somut olarak belirlenmelidir.
Örneğin aynı rütbede ve kıdemde bulunan iki polis memuru arasında yaşanan tartışma nedeniyle, ilgili kişiler arasında amirlik veya üstlük ilişkisi bulunmadığı hâlde doğrudan bu disiplin hükmünün uygulanması hukuki değerlendirme gerektirir.
Bu nedenle soruşturma makamının olayın tarafları arasındaki hiyerarşik ilişkiyi açıklığa kavuşturması önemlidir.
Amir veya Üstlerini Küçümsemek Ne Anlama Gelir?
Küçümsemek, genel anlamıyla bir kişiyi değersiz, önemsiz veya yetersiz görme ya da bu yöndeki yaklaşımı söz veya davranışlarla ortaya koyma anlamına gelmektedir.
Ancak disiplin hukukunda küçümseme fiilinin değerlendirilmesi, yalnızca kelimenin günlük dildeki anlamıyla sınırlı tutulamaz.
Çünkü küçümseme nedeniyle verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezası, personelin özlük haklarını etkileyen ağır bir idari yaptırımdır.
Bu nedenle ilgili davranışın gerçekten küçümseme niteliği taşıdığının somut olarak ortaya konulması gerekir.
Örneğin personelin amirinin mesleki yeterliliğini aşağılamak amacıyla açıkça değersizleştirici sözler söylemesi, olayın koşullarına göre küçümseme kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık amirin verdiği kararın hatalı olduğunu belirtmek, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmek veya belirli bir uygulamaya katılmadığını ifade etmek, tek başına küçümseme fiilinin gerçekleştiğini göstermez.
Özellikle eleştirinin doğrudan amirin kişiliğini veya makamını aşağılamaya mı yöneldiği, yoksa idari bir işlemin hukuka uygunluğuyla mı ilgili olduğu belirlenmelidir.
Burada personelin hangi sözleri kullandığı, bu sözlerin hangi ortamda söylendiği, konuşmanın nasıl geliştiği ve ilgili ifadelerin ne anlama geldiği önem taşımaktadır.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca personelin küçümseyici davranışlarda bulunduğunun belirtilmesi yeterli değildir.
Personelin hangi somut sözü, yazısı, tutumu veya davranışı nedeniyle amirini küçümsediği açıkça ortaya konulmalıdır.
Amiri Sözle Küçümsemek Hangi Durumlarda Disiplin Suçu Oluşturur?
Amire sözle küçümseme, personelin kullandığı ifadeler aracılığıyla amir veya üstünü değersizleştirici ya da aşağılayıcı bir tutum sergilemesi şeklinde ortaya çıkabilir.
Ancak sözlü küçümseme değerlendirmesinde kullanılan ifadelerin içeriği kadar, söylendiği ortam ve konuşmanın tamamı da önemlidir.
Örneğin bir personelin amirine karşı mesleki konumunu açıkça değersizleştiren veya makamını aşağılayan ifadeler kullanması, olayın özelliklerine göre disiplin suçuna konu olabilir.
Buna karşılık personelin amiriyle görüş ayrılığı yaşaması ve bu görüş ayrılığını sert bir üslupla dile getirmesi, her durumda küçümseme olarak nitelendirilmemelidir.
Özellikle amirin verdiği görevin hukuka uygun olmadığı, personelin görev tanımına girmediği veya kendisine haksızlık yapıldığı yönündeki açıklamalar, sözlerin içeriğine göre hukuki itiraz niteliği taşıyabilir.
Bunun yanında konuşmanın yüksek sesle gerçekleşmesi, tarafların tartışması veya personelin öfkeli davranması da tek başına küçümseme fiilinin bütün unsurlarını ortaya koymaz.
Örneğin personelin amirine “Bu görevlendirmenin adil olmadığını düşünüyorum.” demesi ile amirinin şahsını veya mesleki yeterliliğini aşağılamaya yönelik ifadeler kullanması birbirinden farklıdır.
Ancak hiçbir ifadenin, söylendiği koşullardan tamamen bağımsız biçimde değerlendirilmesi doğru değildir.
Bu nedenle amire yönelik sözlü küçümseme iddiasında tanık beyanları, varsa ses ve görüntü kayıtları ve olayın bütün koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Amirin Karşısında Elleri Cebinde Durmak Küçümseme Sayılır Mı?
Amir veya üstlerini küçümseme disiplin suçuna ilişkin önemli uyuşmazlıklardan biri, personelin konuşma sırasında ellerini cebine koymasının hukuki niteliğidir.
Özellikle görev sırasında amir tarafından uyarılan personelin elleri cebinde konuşmaya devam etmesi, bazı durumlarda disiplin soruşturmasına konu olabilmektedir.
Ancak amirin karşısında elleri cebinde durmak, tek başına 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmündeki küçümseme fiilinin gerçekleştiği anlamına gelmez.
Nitekim İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 27.02.2020 tarihli, 2019/1955 Esas ve 2020/368 Karar sayılı kararında bu konu değerlendirilmiştir.
Karara konu olayda polis memuru, görev sırasında kendisini denetleyen komiser yardımcısıyla konuşurken ellerini cebinde tutmuş ve amirine yönelik çeşitli olumsuz sözler söylediği ileri sürülmüştür.
İdare tarafından personel hakkında amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek fiilinden 24 ay uzun süreli durdurma cezası verilmiştir.
Ancak yargılama sırasında personelin küçümseyici sözler söylediğini ortaya koyan tanık beyanı, kamera kaydı veya başka somut delil bulunmadığı belirlenmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi, personelin ellerinin cebinde bulunmasının tek başına amiri küçümseme fiilini oluşturmadığını değerlendirmiştir.
Bununla birlikte Daire, bu davranışın olayın koşullarına göre amire saygısızlık kapsamında değerlendirilebileceğine de işaret etmiştir.
Bu karar, amire karşı saygısız davranmak ile amiri küçümsemek arasındaki hukuki ayrımı göstermesi bakımından önemlidir.
Dolayısıyla disiplin soruşturmasında personelin beden hareketleri değerlendirilirken, her uygun olmayan davranışın doğrudan küçümseme sayılması mümkün değildir.
Amire “Sen” Diye Hitap Etmek Küçümseme Disiplin Suçu Mudur?
Amire hitap şekli, kolluk teşkilatlarında mesleki disiplin ve hiyerarşik düzen bakımından önem taşımaktadır.
Ancak personelin amirine “sen” diye hitap etmesi, her durumda 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren küçümseme disiplin suçunu oluşturmaz.
7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde, mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunmak kınama cezasını gerektiren ayrı bir disiplin fiili olarak düzenlenmiştir.
Bu nedenle yalnızca hitap şekline ilişkin bir davranışın doğrudan amiri küçümseme olarak nitelendirilmesi için ilgili fiilin bütün koşullarının değerlendirilmesi gerekir.
Örneğin personelin amirine alışkanlık nedeniyle veya konuşmanın akışı içerisinde “sen” diye hitap etmesi ile amirinin makamını açıkça küçümsemek amacıyla belirli sözler kullanması aynı davranış değildir.
Ayrıca hitabın gerçekleştiği ortam, taraflar arasındaki mesleki ilişki ve konuşmanın tamamı da önem taşır.
Bu konuda disiplin soruşturmasında, personelin yalnızca nasıl hitap ettiğinin değil, hitabın hangi nedenle küçümseme olarak değerlendirildiğinin açıklanması gerekir.
Nitekim 7068 sayılı Kanun’da hitap şekline ilişkin özel bir disiplin hükmü bulunması, fiilin doğru hukuki nitelendirilmesi bakımından göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu nedenle amire “sen” diye hitap etmenin doğrudan 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği şeklinde genel bir değerlendirme yapılması hukuken doğru değildir.
Amir veya Üstlerine Saygısız Davranmak ile Küçümsemek Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanun’da amir veya üstlere saygısız davranmak ve amir veya üstlerini küçümsemek farklı disiplin fiilleri olarak düzenlenmiştir.
Kanun’un 8. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin yedinci alt bendinde, görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirmektedir.
Buna karşılık 8/5-ç-8 hükmünde amir veya üstlerini küçümsemek 24 ay uzun süreli durdurma cezasına bağlanmıştır.
Dolayısıyla iki disiplin fiilinin yaptırımları arasında önemli bir ağırlık farkı bulunmaktadır.
Saygısız davranış, görev ilişkisinde gösterilmesi beklenen nezaket ve mesleki özen kurallarına aykırı hareket edilmesi şeklinde ortaya çıkabilir.
Küçümseme ise amir veya üstün kişiliğinin, makamının ya da mesleki konumunun değersizleştirilmesi niteliğindeki söz veya davranışlarla ilgilidir.
Ancak bu ayrımın her olayda kolayca yapılması mümkün olmayabilir.
Örneğin bir polis memurunun amiri tarafından uyarıldığı sırada konuşma üslubunun uygun olmaması, olayın koşullarına göre saygısızlık olarak değerlendirilebilir.
Buna karşılık amirin makamını veya mesleki konumunu açıkça aşağılamaya yönelik sözler kullanılması, küçümseme fiilinin değerlendirilmesini gerektirebilir.
Bu noktada önemli olan, idarenin yalnızca fiilin hoş karşılanmadığını belirtmekle yetinmemesi ve hangi kanuni tanımın gerçekleştiğini gerekçelendirmesidir.
Özellikle 24 ay uzun süreli durdurma gibi ağır bir yaptırım uygulanacaksa fiilin küçümseme olarak nitelendirilmesini haklı kılan somut özelliklerin ortaya konulması gerekir.
Amirini Küçümsemek ile Hakaret Etmek Aynı Disiplin Suçu Mudur?
7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-7 hükmünde amir veya üste hakaret etmek, 8/5-ç-8 hükmünde ise amir veya üstlerini küçümsemek düzenlenmiştir.
Her iki fiilin temel disiplin cezası 24 ay uzun süreli durdurma olmakla birlikte hukuki unsurları aynı değildir.
Hakaret, kişinin onur, şeref veya saygınlığını hedef alan söz veya davranışlarla ilgilidir.
Küçümseme ise kişinin mesleki konumunun, makamının veya kişisel değerinin aşağılanması ve değersizleştirilmesi niteliğindeki davranışları kapsayabilir.
Ancak aynı ifade, kullanıldığı koşullara göre hem hakaret hem de küçümseme bakımından değerlendirmeye konu olabilir.
Bu nedenle ilgili sözün kanuni nitelendirmesi yapılırken ifade bütün olarak ele alınmalıdır.
Örneğin amire yönelik ağır sövme niteliğindeki sözler, doğrudan hakaret disiplin suçu bakımından değerlendirilebilir.
Buna karşılık açıkça sövme içermeyen ancak amirin mesleki konumunu küçümseyen sözler de olayın koşullarına göre farklı bir hukuki nitelendirmeye konu olabilir.
7068 sayılı Kanun’un 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, bir fiilin birden fazla disiplinsizlik oluşturması hâlinde ağır olan disiplin cezasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
Bu nedenle aynı fiilden dolayı birden fazla disiplin cezası verilmesi konusunda Kanun’un bu hükmü dikkate alınmalıdır.
Ancak birbirinden bağımsız birden fazla davranışın bulunması durumunda fiillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.
Amiri Eleştirmek Küçümseme Disiplin Suçu Oluşturur Mu?
Kolluk personelinin amirini eleştirmesi ile amirini küçümsemesi birbirinden farklı kavramlardır.
Anayasa’nın 26. maddesinde ifade özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Kolluk personeli de kamu görevlisi olması nedeniyle bu hakkın koruma alanı dışında değildir.
Bununla birlikte kolluk teşkilatlarının hiyerarşik yapısı ve kamu güvenliği hizmetinin niteliği gereği personelin ifadelerine kanuni sınırlamalar getirilebilmesi mümkündür.
Ancak sınırlamaların hukuka uygun, gerekli ve ölçülü olması gerekir.
Örneğin personelin amirinin görev dağılımını hukuka aykırı bulması, bir uygulamanın mevzuata aykırı olduğunu ileri sürmesi veya kendisine yapılan işlemin haksız olduğunu belirtmesi, tek başına küçümseme olarak nitelendirilemez.
Bu tür açıklamalar hukuki itiraz veya eleştiri niteliğinde olabilir.
Buna karşılık amirin şahsını aşağılamaya, makamını değersizleştirmeye veya mesleki otoritesini haksız biçimde hedef almaya yönelik sözler, somut olayın koşullarına göre disiplin hukuku kapsamında değerlendirilebilir.
Burada eleştirinin konusu önemlidir.
Örneğin “Bu görevlendirme işleminin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorum.” şeklindeki açıklamayla amirin kişiliğini doğrudan hedef alan aşağılayıcı ifadeler aynı hukuki nitelikte değildir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında sözlerin yalnızca olumsuz bir kanaat içerip içermediğine değil, eleştiri sınırlarının aşılıp aşılmadığına ve fiilin küçümseme niteliği taşıyıp taşımadığına bakılmalıdır.
Anayasa Mahkemesinin Amirleri Eleştirmeye İlişkin İptal Kararları
Amir veya üstlerini küçümseme fiilinin hukuki değerlendirmesinde Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğüne ilişkin kararları önem taşımaktadır.
Anayasa Mahkemesi, 26.01.2022 tarihli, E.2021/22 ve K.2022/6 sayılı kararıyla, 7068 sayılı Kanun kapsamında görev içinde amir veya üstlerin işlem ve eylemlerini olumsuz yönde eleştiren kolluk personelinin disiplin cezasıyla cezalandırılmasına imkân tanıyan düzenlemenin ilgili bölümünü iptal etmiştir.
Mahkeme, amir veya üstlerin işlem ve eylemlerine yönelik her olumsuz eleştirinin, kurumsal düzen veya otorite üzerindeki etkisi değerlendirilmeden yaptırıma bağlanmasını ifade özgürlüğüyle bağdaşmaz bulmuştur.
Anayasa Mahkemesi, 04.05.2023 tarihli, E.2023/24 ve K.2023/91 sayılı kararıyla aynı düzenlemenin görev dışında yapılan eleştirilere ilişkin kalan kısmını da iptal etmiştir.
Bununla birlikte 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanun’un 39. maddesiyle 7068 sayılı Kanun’un 8/4-b-5 hükmü yeniden düzenlenmiştir.
Güncel düzenlemede, görev sırasında veya dışında kurumun hiyerarşik düzenini bozacak ya da amir veya üstlerin otoritesini zedeleyecek şekilde onların eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek veya yazı yazmak disiplin yaptırımına bağlanmıştır.
Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin önceki iptal kararları, kolluk personelinin amir veya üstlerine ilişkin bütün ifadelerinin hiçbir durumda disiplin cezasına konu olamayacağı anlamına gelmemektedir.
Ancak söz konusu kararlar, amirlerin işlem ve eylemlerine yönelik her olumsuz eleştirinin otomatik olarak disiplin suçu kabul edilemeyeceğini göstermesi bakımından önemini korumaktadır.
Bu nedenle amiri küçümseme nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmasında, personelin hangi sözlerinin küçümseme oluşturduğu ve bu sözlerin neden sıradan bir hukuki eleştiri olarak kabul edilmediği açıklanmalıdır.
Anayasa Mahkemesinin 11.02.2025 Tarihli, E.2024/124 ve K.2025/39 Sayılı Kararı
Anayasa Mahkemesi, 11.02.2025 tarihli, E.2024/124 ve K.2025/39 sayılı kararında, 7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendini değerlendirmiştir.
Söz konusu hüküm, kolluk personelinin amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkında, onların bulunmadığı ortamlarda kötüleyici veya olumsuz sözler söylemesine ilişkin disiplin yaptırımını düzenlemektedir.
Anayasa Mahkemesi, amirlerin işlem ve eylemlerine ilişkin olumsuz ifadeleri kapsayan bölümün Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vermiştir.
Buna karşılık kişiliklerine yönelik kötüleyici veya başkalarında kötü izlenim oluşturacak sözlerle ilgili kalan düzenleme yönünden iptal talebini reddetmiştir.
Mahkemenin değerlendirmesinde, kolluk teşkilatlarının disiplin ve hiyerarşik düzeninin korunması ile personelin ifade özgürlüğü arasındaki dengenin gözetilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Ancak bu karar doğrudan 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmündeki küçümseme fiilini iptal eden bir karar değildir.
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Amir veya üstlerini küçümsemek fiili, 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmünde 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren bir disiplinsizlik olarak düzenlenmeye devam etmektedir.
Buna karşılık Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğüne ilişkin kararları, somut davranışın gerçekten küçümseme niteliği taşıyıp taşımadığına ilişkin hukuki değerlendirmede dikkate alınmalıdır.
Amirini Sosyal Medyada Eleştirmek veya Küçümsemek Disiplin Suçu Mudur?
Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar, kolluk personelinin disiplin sorumluluğu bakımından önem taşımaktadır.
Özellikle amir veya üstler hakkında kişisel sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamalar, paylaşımların içeriğine göre disiplin soruşturmasına konu olabilir.
Ancak sosyal medya paylaşımının amir veya üstleri eleştirmesi, tek başına küçümseme disiplin suçunun oluştuğunu göstermez.
Öncelikle paylaşımın kimin tarafından yapıldığı, ilgili kişiyi hedef alıp almadığı ve içeriğinin küçümseme niteliği taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir.
Örneğin personelin kurum içerisindeki bir uygulamayı eleştirmesi ile amirinin şahsını aşağılaması farklı değerlendirmeler gerektirir.
Bunun yanında paylaşımın doğrudan belirli bir amire yöneltilip yöneltilmediği de önemlidir.
Özellikle genel nitelikteki toplumsal veya siyasi eleştirilerin, yalnızca idare tarafından olumsuz karşılanması nedeniyle amiri küçümseme disiplin suçuna konu edilmesi hukuki tartışmalara yol açabilir.
Ayrıca sosyal medya hesabının ilgili personele ait olması, hesaptaki bütün paylaşımların mutlaka onun tarafından yapıldığını veya her paylaşımın küçümseme niteliği taşıdığını kendiliğinden ortaya koymaz.
Bu nedenle sosyal medya kaynaklı disiplin soruşturmalarında dijital delillerin doğruluğu ve paylaşımın hukuki niteliği ayrı ayrı incelenmelidir.
Danıştay 2. Dairesinin 21.02.2024 Tarihli, 2021/6949 E. ve 2024/1073 K. Sayılı Kararı
Danıştay 2. Dairesinin 21.02.2024 tarihli, 2021/6949 Esas ve 2024/1073 Karar sayılı kararı, amir veya üstlerini küçümseme disiplin suçunun hukuki unsurları bakımından önem taşımaktadır.
Karara konu olayda çevik kuvvet şube müdürlüğünde görev yapan polis memuru hakkında, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı ileri sürülen paylaşımlar nedeniyle disiplin soruşturması yürütülmüştür.
İdare, personelin söz konusu paylaşımlarla amir veya üstlerini küçümsediğini değerlendirerek eski Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü kapsamında 12 ay uzun süreli durdurma cezası vermiştir.
Personel ise paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığını ve ilgili sosyal medya hesabını eşinin de kullandığını ileri sürmüştür.
İlk derece mahkemesi, paylaşımların personel tarafından yapıldığının yeterli delillerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle disiplin cezasını iptal etmiştir.
Danıştay 2. Dairesi ise yaptığı değerlendirmede, sosyal medya hesabının kullanımına ilişkin savunmaları tek başına yeterli görmemekle birlikte, paylaşımların içeriğinin amir veya üstlerini küçümseme disiplin suçu tanımına uygun olmadığını belirlemiştir.
Danıştay, personelin paylaşımlarının eski Disiplin Tüzüğü’ndeki küçümseme fiiliyle örtüşmediği sonucuna ulaşmış ve disiplin cezasının iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararını sonucu itibarıyla onamıştır.
Kararda, disiplin hukukunda kanunilik ve tipiklik ilkelerine de önem verilmiştir.
Tipiklik ilkesi, disiplin cezasına konu davranışın kanunda tanımlanan fiille örtüşmesini gerektirmektedir.
Bu nedenle personelin uygun olmayan veya idarece olumsuz karşılanan açıklamalarda bulunması, ilgili sözlerin mutlaka amir veya üstlerini küçümseme fiilini oluşturduğu anlamına gelmemektedir.
Karar, 7068 sayılı Kanun öncesindeki disiplin mevzuatına ilişkin olmakla birlikte, aynı fiil tanımının 7068 sayılı Kanun’da da yer alması nedeniyle hukuki nitelendirme bakımından önem taşımaktadır.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 27.02.2020 Tarihli, 2019/1955 E. ve 2020/368 K. Sayılı Kararı
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 27.02.2020 tarihli, 2019/1955 Esas ve 2020/368 Karar sayılı kararı, doğrudan 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmüne ilişkin önemli bir uyuşmazlığı ele almaktadır.
Karara konu olayda Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan polis memuru, denetleme sırasında kendisini uyaran komiser yardımcısıyla tartışmıştır.
Düzenlenen tutanakta personelin amirine karşı olumsuz sözler söylediği ve ellerini cebinde tutarak konuşmaya devam ettiği belirtilmiştir.
İdare tarafından personel hakkında 24 ay uzun süreli durdurma cezası verilmiştir.
İlk derece mahkemesi, isnat edilen sözlerin ve davranışların yeterli somut delillerle ortaya konulamadığını belirterek disiplin cezasını iptal etmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi de personelin küçümseyici sözler kullandığını doğrulayan bağımsız tanık ifadesi, kamera kaydı veya başka somut delil bulunmadığını değerlendirmiştir.
Personelin konuşma sırasında ellerinin cebinde olduğunu kabul etmesi ise tek başına küçümseme fiilinin gerçekleştiğini göstermemiştir.
Bununla birlikte Daire, personelin ellerini cebinde tutarak konuşmasının olayın koşullarına göre görev sırasında amire saygısız davranmak kapsamında değerlendirilebileceğini belirtmiştir.
Bu nedenle disiplin cezasının iptaline ilişkin istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Karar, idarenin görev sırasında gerçekleşen her uygun olmayan davranışı doğrudan küçümseme olarak nitelendiremeyeceğini göstermesi bakımından önemlidir.
Ayrıca fiilin hukuki nitelendirilmesinin, uygulanacak disiplin cezasının ağırlığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu ortaya koymaktadır.
Amirini Küçümsemek Disiplin Suçunda İspat ve Delillerin Değerlendirilmesi
Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmasında, öncelikle isnat edilen davranışın gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmelidir.
Özellikle sözlü küçümseme iddialarında personelin hangi ifadeleri kullandığı açıkça ortaya konulmalıdır.
Disiplin soruşturması raporunda yalnızca amire karşı küçük düşürücü sözler söylendiği veya saygısız davranıldığı belirtilmesi, fiilin hukuki nitelendirilmesi bakımından her durumda yeterli değildir.
Bu nedenle olay tutanakları, tanık ifadeleri, kamera görüntüleri, yazılı açıklamalar ve diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin olay sırasında birden fazla personel bulunduğu hâlde yalnızca şikâyetçi amirin beyanına başvurulmuşsa, başka tanıkların dinlenmemesinin soruşturmanın yeterliliğine etkisi incelenmelidir.
Ancak amir tarafından düzenlenen tutanakların hiçbir durumda delil olarak kabul edilemeyeceği de söylenemez.
Önemli olan, tutanağın içeriğinin somut olaya ilişkin yeterli açıklık taşıması, diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi ve personelin savunmalarının araştırılmasıdır.
Yazılı küçümseme iddialarında ise ilgili belgenin kim tarafından hazırlandığı, hangi amaçla düzenlendiği ve ifadelerin hangi bağlamda kullanıldığı araştırılmalıdır.
Sosyal medya ve elektronik mesajlaşmalar bakımından da içeriklerin gerçekliği, gönderen kişinin kimliği ve iletişimin bütünü önem taşımaktadır.
Özellikle tek bir mesajın veya kısa bir ifadenin bağlamından koparılarak disiplin cezasına dayanak yapılması, hukuki nitelendirmede hataya neden olabilir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasının amacı, yalnızca şikâyetçi amirin değerlendirmesini doğrulamak değil, olayın maddi yönünü tarafsız biçimde ortaya koymak olmalıdır.
Görev Dışında Amir veya Üstlerini Küçümsemek Disiplin Suçu Mudur?
7068 sayılı Kanun kapsamında disiplin sorumluluğu yalnızca görev saatlerinde meydana gelen davranışlarla sınırlı değildir.
Görev dışında gerçekleşen bazı söz ve davranışlar da disiplin yaptırımına konu olabilir.
Bu nedenle izinli olduğu gün, mesai saatleri dışında veya kişisel bir ortamda amir veya üstüne yönelik küçümseyici davranışlarda bulunduğu ileri sürülen personel hakkında disiplin soruşturması yürütülmesi mümkündür.
Ancak görev dışında gerçekleşen olaylarda, personelin davranışının kanunda düzenlenen küçümseme fiiline uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin kişisel bir görüşmede amirin idari kararları hakkında eleştirel düşünceler dile getirilmesi ile amirin şahsının açıkça aşağılanması birbirinden farklıdır.
Bunun yanında olayın tamamen kişisel nitelikte olup olmadığı, tarafların hangi sıfatla bir araya geldiği ve sözlerin hangi bağlamda kullanıldığı önem taşıyabilir.
Dolayısıyla görev dışında meydana gelen her anlaşmazlığın veya tartışmanın doğrudan amiri küçümseme disiplin suçu oluşturduğu kabul edilmemelidir.
Özellikle Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğüne ilişkin kararları, görev dışında açıklanan düşüncelerin disiplin yaptırımına konu edilmesinde de dikkate alınmalıdır.
Amir veya Üstlerini Küçümsemenin Disiplin Cezası Nedir?
7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmü uyarınca amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemenin temel disiplin cezası 24 ay uzun süreli durdurmadır.
Uzun süreli durdurma cezası, aynı Kanun’un 7. maddesinde personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin on iki, on altı, yirmi veya yirmi dört ay süreyle durdurulması şeklinde tanımlanmıştır.
Dolayısıyla 24 ay uzun süreli durdurma cezası, esas olarak personelin kademe ilerlemesinin iki yıl süreyle durdurulmasını ifade etmektedir.
Bu yaptırım, personelin doğrudan iki yıl boyunca görevden uzaklaştırılması veya meslekten çıkarılması anlamına gelmez.
Bununla birlikte disiplin cezasının uygulanma biçimi, ilgili personelin görev yaptığı teşkilata ve statüsüne göre farklılık gösterebilir.
Özellikle Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında terfileri 926, 3466, 3269 veya 6191 sayılı kanunlara tabi bulunan personelin uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiilleri bakımından 7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin yedinci fıkrası önemlidir.
Bu hüküm uyarınca söz konusu personelin brüt aylıklarının üçte biri ile yarısı arasında kesinti yapılması öngörülmüştür.
Bu nedenle polis memuru hakkında uygulanan uzun süreli durdurma cezası ile jandarma uzman erbaş veya astsubay hakkında uygulanacak yaptırımın mali ve özlük sonuçları farklılık gösterebilir.
Ayrıca Kanun’un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında, sözleşmeli personelin kendi özel kanunlarındaki meslekten ayırma hükümlerinin saklı olduğu düzenlenmiştir.
Dolayısıyla disiplin cezasının sonuçları değerlendirilirken personelin statüsü ve tabi olduğu özel mevzuat birlikte dikkate alınmalıdır.
Amir veya Üstlerini Küçümseyen Polis veya Jandarma Meslekten Çıkarılır Mı?
7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmünde amir veya üstlerini küçümsemenin doğrudan karşılığı meslekten çıkarma değil, 24 ay uzun süreli durdurma cezasıdır.
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Çünkü Kanun’un 10. maddesinde bazı disiplin fiilleri bakımından özel ağırlaştırıcı nedenler düzenlenmiş olmasına rağmen, amir veya üstlerini küçümseme fiili için yalnızca davranışın ağırlığı gerekçe gösterilerek doğrudan meslekten çıkarma cezası uygulanmasına imkân tanıyan özel bir ağırlaştırıcı hüküm bulunmamaktadır.
Dolayısıyla yalnızca 8/5-ç-8 hükmündeki küçümseme fiiline dayanılarak kanunda öngörülen temel yaptırımdan farklı biçimde meslekten çıkarma cezası verilmesi hukuki dayanak gerektirir.
Ancak bu durum, ilgili personelin hiçbir koşulda meslekten çıkarılmayacağı anlamına gelmez.
Örneğin aynı olayda Kanun’da bağımsız olarak meslekten çıkarma cezasını gerektiren başka bir disiplin fiilinin gerçekleşmesi, disiplin ceza puanı nedeniyle meslekten çıkarma şartlarının oluşması veya özel personel mevzuatı kapsamında farklı bir meslekten ayırma nedeninin bulunması hâlinde ayrı değerlendirmeler yapılabilir.
7068 sayılı Kanun’un 12. maddesinde disiplin ceza puanına bağlı olarak meslekten çıkarma cezası verilmesi düzenlenmiştir.
Bu hükme göre son bir yıl içerisinde yirmi disiplin ceza puanına veya kanunda belirtilen sayıda disiplin cezasına ulaşılması, ayrıca son beş yıllık dönem bakımından öngörülen şartların gerçekleşmesi, meslekten çıkarma yaptırımına neden olabilir.
Ancak disiplin ceza puanı nedeniyle meslekten çıkarma ile tek bir küçümseme fiilinin doğrudan meslekten çıkarma cezasını gerektirmesi birbirinden farklı hukuki durumlardır.
Bu nedenle küçümseme nedeniyle meslekten çıkarılan personelin dosyasında, uygulanan yaptırımın hangi kanuni dayanağa bağlı olduğu ve bu dayanağın şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır.
Amirini Küçümseme Disiplin Cezasında Bir Derece Hafif Ceza Uygulanabilir Mi?
7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel hakkında bir derece hafif disiplin cezası uygulanabileceği düzenlenmiştir.
Bu hüküm, amir veya üstlerini küçümseme nedeniyle disiplin soruşturması yürütülen personel bakımından da önem taşımaktadır.
Örneğin uzun yıllardır başarılı biçimde görev yapan, mesleki değerlendirmeleri olumlu olan ve kanuni şartları taşıyan personelin durumu, daha hafif ceza uygulanması yönünden değerlendirilebilir.
Ancak bu düzenleme, personelin mutlaka daha hafif ceza almasını sağlayan mutlak bir hak değildir.
Kanun, disiplin amirlerine ve kurullarına takdir yetkisi tanımıştır.
Buna karşılık takdir yetkisinin 7068 sayılı Kanun’un 6. maddesinde öngörülen ölçülülük, adalet, hakkaniyet ve gerekçelendirme ilkelerine uygun biçimde kullanılması gerekir.
Özellikle personelin geçmiş hizmetleri, disiplin geçmişi, olayın meydana geliş koşulları ve kusurunun ağırlığı gibi hususlar önem taşıyabilir.
Bu kapsamda 24 ay uzun süreli durdurma cezası yerine bir derece hafif olan kısa süreli durdurma cezasının uygulanması mümkündür.
Ancak Kanun’un 7. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince aynı ceza türünün kendi içerisindeki alt ve üst kademeleri bir derece hafif veya ağır ceza olarak kabul edilmemektedir.
Bu nedenle 24 ay uzun süreli durdurma cezasının 20 ay uzun süreli durdurma cezasına indirilmesi, Kanun’un 7/2 hükmü kapsamında bir derece hafif ceza uygulanması anlamına gelmez.
Amirini Küçümseme Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkı
7068 sayılı Kanun’un 31. maddesine göre, personelin savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
Kanunda savunma için tanınan sürenin yedi günden az olamayacağı düzenlenmiştir.
Bu nedenle amir veya üstlerini küçümseme iddiasıyla disiplin soruşturması yürütülen personelin, hangi söz veya davranış nedeniyle suçlandığını bilmesi ve savunmasını hazırlamak için yeterli süreye sahip olması gerekir.
Örneğin personelin yalnızca amirini küçümseyici davranışlarda bulunduğunun belirtilmesi, somut isnadın açıklığı bakımından her durumda yeterli değildir.
Hangi tarihte, hangi amire karşı, hangi söz veya davranışla küçümseme fiilinin gerçekleştirildiğinin belirtilmesi önemlidir.
Bunun yanında personelin kendisine isnat edilen davranışın hangi delillere dayandırıldığını inceleyebilmesi gerekir.
7068 sayılı Kanun’un 31. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca personel, kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir.
Bu hak, özellikle tanık ifadeleri, olay tutanakları veya elektronik mesajlaşmaların önem taşıdığı soruşturmalarda etkili savunma bakımından önemlidir.
Hakkında meslekten çıkarma veya Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen personel bakımından ise Kanun’un 31. maddesinin dördüncü fıkrasında ek savunma güvenceleri bulunmaktadır.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca savunmanın şeklen alınmasıyla yetinilmemeli; personelin ileri sürdüğü somut itirazlar, deliller ve olayın hukuki niteliğine ilişkin açıklamalar değerlendirilmelidir.
Amir veya Üstlerini Küçümsemek Disiplin Suçunda Zamanaşımı
7068 sayılı Kanun’un 29. maddesinde disiplin soruşturmasına başlama ve disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir.
Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiğinden, fiilin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
Bu süre içerisinde soruşturmaya başlanmaması hâlinde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Bunun yanında Kanun’un 29. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi durumunda da kural olarak ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramaktadır.
Bu nedenle disiplin cezasına karşı yapılacak hukuki değerlendirmede olayın gerçekleştiği tarih, fiilin öğrenildiği tarih, soruşturmaya başlanma tarihi ve disiplin cezasının verildiği tarih birlikte incelenmelidir.
Özellikle sosyal medya paylaşımı veya yazılı açıklamalar nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmalarında, paylaşımın yapıldığı tarih ile disiplin amirinin fiili öğrendiği tarih birbirinden farklı olabilir.
Bu nedenle zamanaşımı bakımından ilgili tarihlerin somut belgelerle belirlenmesi önemlidir.
Ayrıca 7068 sayılı Kanun’un 29. maddesinin dördüncü fıkrasında, fiilin hatalı vasıflandırılması veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı nedeniyle mahkemece iptal edilen disiplin cezalarının yeniden değerlendirilmesine ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.
21.11.2024 tarihli değişiklikle yeniden düzenlenen bu hüküm kapsamında, belirli şartların bulunması hâlinde idareye yeniden değerlendirme yapma imkânı tanınmıştır.
Dolayısıyla disiplin cezasının zamanaşımı nedeniyle veya başka bir nedenle hukuka aykırı olup olmadığı değerlendirilirken fiil tarihiyle birlikte uygulanacak güncel ve varsa lehe mevzuat hükümleri dikkate alınmalıdır.
Amir veya Üstlerini Küçümseme Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
7068 sayılı Kanun kapsamında verilen disiplin cezalarına karşı başvurulacak hukuki yol, disiplin cezasını veren makamın niteliğine ve kararın kesinleşme usulüne göre belirlenmektedir.
Kanun’un 30. maddesinde disiplin amirleri tarafından verilen cezalara karşı, tebliğ tarihinden itibaren on gün içerisinde idari itirazda bulunulabileceği düzenlenmiştir.
Buna karşılık Bakan ve disiplin kurulları tarafından verilen cezalara karşı aynı madde kapsamında idari itiraz yolu yerine idari yargı yoluna başvurulması öngörülmüştür.
Bu nedenle 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılan personelin, öncelikle cezanın hangi kurul veya makam tarafından verildiğini belirlemesi gerekir.
7068 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir.
İdari yargıda genel dava açma süresi, özel bir süre öngörülmeyen durumlarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi gereğince 60 gündür.
7068 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca dava açma süresi, kesinleşen disiplin cezasının personele tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
Bu nedenle disiplin cezasının tebliğ tarihi, kesinleşme durumu ve varsa idari itiraz süreci birlikte değerlendirilmelidir.
Disiplin cezasının iptali amacıyla açılacak davada yürütmenin durdurulması da talep edilebilir.
Ancak yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Dava açılması, disiplin cezasının uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.
Amir veya Üstlerini Küçümseme Disiplin Cezasının İptali
Amir veya üstlerini küçümseme nedeniyle verilen disiplin cezasının iptali amacıyla açılan davalarda öncelikle isnat edilen davranışın 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmüne uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Özellikle personelin kullandığı sözlerin gerçek anlamda küçümseme niteliği taşımaması, davranışın saygısızlık veya farklı bir disiplin fiili kapsamında bulunması ya da yalnızca hukuki eleştiri niteliğinde olması, işlemin sebep unsuru bakımından önem taşıyabilir.
Bunun yanında isnat edilen davranışın somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Örneğin personelin amirini küçümsediği ileri sürülmüş ancak hangi sözleri söylediği belirlenememişse, bu durum disiplin cezasının hukuka uygunluğu bakımından tartışma doğurabilir.
Benzer şekilde amirin karşısında elleri cebinde konuşan personelin bu davranışının, başka somut küçümseme unsurları bulunmaksızın doğrudan 24 ay uzun süreli durdurma cezasına dayanak yapılması, ilgili yargı kararları ışığında değerlendirilmelidir.
Sosyal medya üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen küçümseme fiillerinde ise paylaşımın içeriği kadar, fiilin gerçekten ilgili personel tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve sözlerin amir veya üstlere yönelip yönelmediği önem taşımaktadır.
Disiplin cezasının hukuka uygunluğu yalnızca fiilin gerçekleşmesi bakımından incelenmez.
Disiplin cezasını veren makamın yetkili olup olmadığı, soruşturmanın eksiksiz yürütülüp yürütülmediği, savunma hakkının korunup korunmadığı, zamanaşımı sürelerine uyulup uyulmadığı ve kararın yeterli gerekçe içerip içermediği de değerlendirilmelidir.
Özellikle personelin geçmiş hizmetlerinin olumlu olduğu durumlarda, bir derece hafif ceza uygulanması talebinin hukuka uygun biçimde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Bu nedenle disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasında yalnızca uygulanan yaptırımın ağır olduğu ileri sürülmekle yetinilmemeli; fiilin hukuki niteliği, ifade özgürlüğü, somut deliller, savunma hakkı ve disiplin soruşturmasının usulü birlikte değerlendirilmelidir.
Amir veya Üstlerini Küçümsemek Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Amir veya üstlerini küçümsemenin disiplin cezası nedir?
7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmü uyarınca amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemenin temel disiplin cezası 24 ay uzun süreli durdurmadır. Ancak personelin statüsü ve bir derece hafif ceza uygulanmasına ilişkin şartlar, cezanın uygulanma biçimi bakımından önem taşıyabilir.
Amirine yüksek sesle konuşan polis 24 ay disiplin cezası alır mı?
Amire yüksek sesle konuşmak, tek başına küçümseme disiplin suçunun oluştuğunu göstermez. Personelin hangi sözleri söylediği, konuşmanın nasıl gerçekleştiği ve davranışının küçümseme niteliği taşıyıp taşımadığı araştırılmalıdır. Olayın koşullarına göre başka bir disiplin hükmünün uygulanması gündeme gelebilir.
Amirin karşısında elleri cebinde durmak küçümseme midir?
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 27.02.2020 tarihli, 2019/1955 Esas ve 2020/368 Karar sayılı kararında, personelin ellerini cebinde tutmasının tek başına amiri küçümseme fiilini oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Ancak davranışın koşullarına göre saygısızlık kapsamında değerlendirilmesi mümkün olabilir.
Amirine “Sen” demek 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirir mi?
Amire “sen” diye hitap edilmesi, her durumda küçümseme disiplin suçunu oluşturmaz. 7068 sayılı Kanun’da mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunmak ayrı bir disiplin fiili olarak düzenlenmiştir. Hitabın küçümseme niteliği taşıyıp taşımadığı olayın bütün koşullarıyla değerlendirilmelidir.
Amirini eleştiren polis disiplin cezası alır mı?
Amir veya üstlerin işlem ve eylemlerinin eleştirilmesi, her durumda disiplin suçu oluşturmaz. Ancak 7068 sayılı Kanun’un güncel hükümlerinde hiyerarşik düzeni bozan veya amirlerin otoritesini zedeleyen belirli eleştiriler de disiplin yaptırımına konu olabilmektedir. Bu nedenle eleştirinin konusu, içeriği ve somut etkisi değerlendirilmelidir.
Amirini küçümsemek ile amire saygısızlık arasındaki fark nedir?
Görev sırasında amire saygısız davranmak, 7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-7 hükmünde dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirirken, amiri küçümsemek 8/5-ç-8 hükmünde 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirmektedir. Fiilin hangi hükme uygun olduğu somut söz ve davranışların niteliğine göre belirlenmelidir.
Sosyal medyada amirini eleştiren polis disiplin cezası alır mı?
Sosyal medya paylaşımları, içerikleri ve olayın koşullarına göre disiplin soruşturmasına konu olabilir. Ancak her eleştirel paylaşım küçümseme disiplin suçunu oluşturmaz. Paylaşımın amir veya üstü hedef alıp almadığı, küçümseme niteliği taşıyıp taşımadığı ve ilgili personel tarafından yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır.
Amirini küçümseyen polis meslekten çıkarılır mı?
7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-8 hükmünde amiri küçümsemenin doğrudan karşılığı meslekten çıkarma değil, 24 ay uzun süreli durdurma cezasıdır. Ancak disiplin ceza puanı, başka bağımsız disiplinsizlikler veya özel personel mevzuatındaki meslekten ayırma nedenleri bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Amirini küçümseme disiplin cezasında bir derece hafif ceza uygulanır mı?
7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen koşulların bulunması hâlinde, bir derece hafif disiplin cezası uygulanması mümkündür. Ancak bu konuda idareye takdir yetkisi tanınmıştır. Takdir yetkisinin gerekçeli ve hukuka uygun kullanılması gerekir.
Amirini küçümseme disiplin cezasına karşı kaç gün içinde dava açılır?
7068 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezalarına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Özel bir süre öngörülmeyen durumlarda genel dava açma süresi 60 gündür. Bu süre kesinleşen disiplin cezasının personele tebliği esas alınarak hesaplanmalıdır.
Amirini küçümseme nedeniyle verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezası iptal edilebilir mi?
Evet. İsnat edilen fiilin küçümseme niteliği taşımaması, fiilin hukuken yeterli delillerle ortaya konulamaması, farklı bir disiplin hükmünün uygulanması gerekirken yanlış nitelendirme yapılması, savunma hakkının ihlal edilmesi veya soruşturmanın usule aykırı yürütülmesi gibi durumlar, somut olayın koşullarına göre disiplin cezasının iptaline neden olabilir.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek, 7068 sayılı Kanun kapsamında ağır disiplin yaptırımlarına bağlanmış fiillerden biridir. Kanun’un 8/5-ç-8 hükmü uyarınca temel yaptırım 24 ay uzun süreli durdurma cezasıdır.
Ancak kolluk personelinin amiriyle tartışması, yüksek sesle konuşması, verilen talimata itiraz etmesi, görevle ilgili görüş ayrılığı yaşaması veya amirinin işlem ve eylemlerini eleştirmesi, tek başına küçümseme disiplin suçunun oluştuğu anlamına gelmez.
Disiplin sorumluluğunun hukuka uygun biçimde belirlenebilmesi için personelin hangi söz, yazı, tutum veya davranışının küçümseme oluşturduğunun açıkça ortaya konulması gerekir.
Özellikle saygısızlık, mevzuata aykırı hitap, eleştiri ve küçümseme fiilleri arasındaki ayrım önemlidir. Çünkü bu davranışlar 7068 sayılı Kanun’da farklı disiplin yaptırımlarına bağlanmıştır.
Nitekim İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 27.02.2020 tarihli, 2019/1955 Esas ve 2020/368 Karar sayılı kararı, amirin karşısında elleri cebinde konuşmanın tek başına küçümseme disiplin suçunu oluşturmadığını göstermektedir.
Danıştay 2. Dairesinin 21.02.2024 tarihli, 2021/6949 Esas ve 2024/1073 Karar sayılı kararı ise disiplin yaptırımına konu edilen söz veya paylaşımların kanundaki küçümseme fiiliyle örtüşmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Bunun yanında Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğüne ilişkin kararları, kolluk personelinin amir veya üstleri hakkında ileri sürdüğü her olumsuz görüşün otomatik olarak disiplin yaptırımına bağlanamayacağını göstermesi bakımından önemlidir.
Dolayısıyla disiplin soruşturmasında yalnızca amirin personelin davranışından rahatsız olması veya ilgili sözleri küçümseyici bulması yeterli değildir. Fiilin objektif özellikleri, olayın meydana geliş koşulları ve personelin savunmaları birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak amir veya üstlerini küçümsemek nedeniyle verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezasının hukuka uygunluğu; isnat edilen söz ve davranışların niteliği, küçümseme ile eleştiri arasındaki sınır, delillerin yeterliliği, fiilin kanuni tanıma uygunluğu, savunma hakkı ve disiplin soruşturmasının usulü bir bütün olarak incelenerek belirlenmelidir.