İzinsiz göreve gelmeme, polis ve jandarma personelinin disiplin sorumluluğunu doğurabilen ve devamsızlığın süresine göre ağır yaptırımlarla karşılaşmasına neden olabilen fiillerden biridir. 7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesi uyarınca, izinsiz veya kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak beş günden fazla ve dokuz güne kadar görevine gelmeyen personel hakkında yirmi ay uzun süreli durdurma cezası öngörülmüştür.
Bu düzenleme, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan personelin mesleki sorumlulukları bakımından önem taşımaktadır. Polis memurlarının, komiserlerin, emniyet amirlerinin, jandarma uzman çavuşların, astsubayların ve subayların göreve devam yükümlülüğü, yürütülen kolluk hizmetinin sürekliliğiyle doğrudan ilişkilidir. Bununla birlikte, personelin görevine belirli bir süre katılmaması, her durumda ağır bir disiplin cezasıyla cezalandırılmasını haklı kılmaz.
Özellikle hastalık, sağlık raporu, trafik kazası, ailevi zorunluluk, ulaşım engeli, izin uyuşmazlığı veya personelin iradesi dışında gelişen başka bir olay nedeniyle göreve katılamadığı durumlarda, devamsızlığın hukuki niteliğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir. İdare tarafından yalnızca göreve gelinmeyen günlerin tespit edilmesi yeterli olmayıp, devamsızlığın gerçekten izinsiz veya kabul edilebilir mazeret olmaksızın gerçekleştiğinin de ortaya konulması zorunludur.
Diğer taraftan, polis ve jandarma personelinin görev düzenleri birbirinden farklı olabildiği gibi, disiplin cezasının uygulanma biçimi de personelin statüsüne göre değişebilmektedir. Özellikle jandarma uzman çavuşlar, jandarma astsubaylar ve subaylar hakkında uzun süreli durdurma cezasının mali sonuçları, emniyet personeline uygulanan kademe ilerlemesinin durdurulması yaptırımından farklıdır.
Bu makalede, 7068 sayılı Kanun kapsamında izinsiz göreve gelmeme disiplin cezasının şartları, altı ila dokuz günlük devamsızlığın nasıl hesaplanacağı, polis ve jandarma personelinin karşılaşabileceği yaptırımlar, geçerli mazeretler, disiplin soruşturmasında savunma hakkı ve disiplin cezasına karşı açılabilecek iptal davaları ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
7068 Sayılı Kanun’a Göre İzinsiz Göreve Gelmeme Cezası Nedir?
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8’inci maddesinin beşinci fıkrasının (c) bendinin birinci alt bendinde, yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiil şu şekilde düzenlenmiştir:
“İzinsiz veya kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak beş günden fazla ve dokuz güne kadar (dokuzuncu gün dahil) görevine gelmemek.”
Kanun hükmünden anlaşılacağı üzere, disiplin cezasının uygulanabilmesi için personelin altı ila dokuz gün arasında görevine gelmemesi, devamsızlığın kesintisiz olması ve bu süre bakımından geçerli izin veya kurumca kabul edilebilir mazeretin bulunmaması gerekmektedir.
Burada üzerinde durulması gereken en önemli nokta, disiplin suçunun yalnızca göreve gelmeme davranışından ibaret olmamasıdır. Kanun koyucu, yaptırımın uygulanabilmesi için devamsızlığın süresine, devamlılığına ve mazeretsiz niteliğine ilişkin özel koşullar belirlemiştir.
Örneğin bir polis memurunun altı gün görevine gelmediği tespit edilmiş olsa bile, bu sürenin bir bölümünde hastanede yatarak tedavi gördüğünün veya izinli olduğunun anlaşılması halinde, disiplin cezasına esas alınabilecek devamsızlık süresinin yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Benzer şekilde, personelin farklı tarihlerde gerçekleştirdiği ve toplamı altı güne ulaşan devamsızlıklar, aralarında hukuken kesinti bulunduğu halde tek bir kesintisiz devamsızlık olarak kabul edilemez.
Dolayısıyla 7068 sayılı Kanun kapsamında izinsiz göreve gelmeme cezası verilebilmesi, fiilin kanunda belirtilen bütün unsurlarıyla gerçekleştiğinin hukuken geçerli delillerle ortaya konulmasına bağlıdır.
Polis ve Jandarmada Kaç Gün Göreve Gelmemenin Cezası Nedir?
7068 sayılı Kanun, göreve gelmeme fiilini devamsızlığın süresine göre farklı disiplin yaptırımlarına bağlamıştır. Bu nedenle bir polis memurunun bir gün görevine gelmemesiyle, bir jandarma uzman çavuşun kesintisiz sekiz gün görevine katılmaması aynı disiplin hükmü kapsamında değerlendirilmemektedir.
Kanunun 8/3-a-4 maddesine göre, izinsiz veya kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın yirmi dört saate kadar göreve gelmemek, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirmektedir.
Yirmi dört saatten fazla ve iki güne kadar göreve gelmemek, dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezası; iki günden fazla ve üç güne kadar göreve gelmemek ise on bir ila on beş günlüğe kadar aylıktan kesme cezası kapsamında düzenlenmiştir.
Kesintisiz olarak üç günden fazla ve beş güne kadar görevine gelmeyen personel hakkında 7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-3 maddesi uyarınca dört ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüştür.
Buna karşılık devamsızlığın beş günü aşması ve dokuzuncu güne kadar devam etmesi halinde, 8/5-c-1 maddesinde düzenlenen yirmi ay uzun süreli durdurma cezası gündeme gelmektedir.
Bu nedenle disiplin cezasının belirlenmesinde devamsızlığın başlangıç ve bitiş tarihleri, personelin görev programı, geçerli izinleri ve mazeretleri önem taşımaktadır. Bir günlük hesaplama farklılığı dahi uygulanacak disiplin cezasının türünü değiştirebilmektedir.
5 Gün Göreve Gelmeme ile 6 Gün Göreve Gelmeme Arasındaki Fark
Beş günlük kesintisiz mazeretsiz devamsızlık ile altı günlük kesintisiz mazeretsiz devamsızlık arasındaki fark, uygulanacak disiplin cezasının ağırlığı bakımından oldukça önemlidir.
Beş güne kadar olan kesintisiz devamsızlık, diğer şartların bulunması halinde dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirirken, devamsızlığın altıncı güne ulaşmasıyla birlikte yirmi ay uzun süreli durdurma cezası söz konusu olmaktadır.
Örneğin hakkında altı gün izinsiz göreve gelmediği gerekçesiyle soruşturma yürütülen bir polis memurunun gerçekte yalnızca beş gün devamsızlık yaptığı anlaşılırsa, altı günlük devamsızlığa özgü disiplin hükmünün uygulanması mümkün değildir.
Bu nedenle görev çizelgelerinin, izin tarihlerinin ve göreve başlama kayıtlarının incelenmesi yalnızca şekli bir işlem olmayıp, disiplin cezasının hukuki dayanağının doğru belirlenmesi açısından zorunludur.
6, 7, 8 ve 9 Gün Göreve Gelmeme Aynı Disiplin Cezasını mı Gerektirir?
Altı, yedi, sekiz ve dokuz günlük kesintisiz izinsiz veya mazeretsiz devamsızlık, 7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesinde aynı disiplin hükmü kapsamında düzenlenmiştir.
Bu nedenle devamsızlığın altı gün yerine dokuz gün sürmesi, kendiliğinden farklı bir disiplin cezası türünün uygulanmasını gerektirmez. Bununla birlikte fiilin süresi, kusurun ağırlığı ve hizmet üzerindeki etkisi, kanunun tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirmeye konu olabilir.
Özellikle personelin statüsüne göre uygulanacak mali yaptırımın belirlenmesinde, fiilin gerçekleşme koşullarının gerekçeli şekilde değerlendirilmesi gerekir.
İzinsiz Göreve Gelmeme Fiilinde Kesintisizlik Şartı Nasıl Belirlenir?
7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesinde geçen “kesintisiz olarak” ifadesi, disiplin suçunun oluşması bakımından belirleyici niteliktedir.
Kesintisizlik, birbirinden bağımsız devamsızlıkların yalnızca toplam gün sayısı üzerinden değerlendirilmemesini gerektirir. Personelin farklı tarihlerde görevine gelmemesi ile belirli bir dönem boyunca kesintisiz olarak görevine katılmaması hukuken farklı durumlardır.
Örneğin bir jandarma personelinin aynı ay içerisinde iki gün, ardından üç gün ve daha sonra bir gün görevine gelmemesi, bu devamsızlıkların kendiliğinden kesintisiz altı günlük devamsızlık oluşturduğu anlamına gelmez.
İdare, her devamsızlığın başlangıç ve bitiş tarihlerini tespit etmeli ve aradaki dönemlerin kesintisizliği etkileyip etkilemediğini araştırmalıdır.
Diğer taraftan, personelin görevine döndüğünü gösteren resmi belgelerin bulunması halinde, bu kayıtlar da değerlendirilmelidir. Göreve katılış belgesi, görev çizelgesi, imzalı nöbet kayıtları veya fiilen görev yapıldığını gösteren belgeler, kesintisizlik unsurunun incelenmesinde önem taşıyabilir.
Dolayısıyla altı ila dokuz günlük devamsızlık nedeniyle ağır disiplin cezası uygulanmadan önce, personelin belirtilen dönem boyunca hukuken kesintisiz şekilde görevinden uzak kaldığının açıklığa kavuşturulması gerekir.
Hafta Sonu ve Resmî Tatiller Göreve Gelmeme Süresine Dahil Edilir mi?
Polis ve jandarma personelinin görev düzeni, diğer kamu görevlilerinden farklı özellikler taşıyabilmektedir. Kolluk hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi nedeniyle personel hafta sonlarında, resmî tatillerde veya gece saatlerinde görev yapmakla yükümlü olabilmektedir.
Bu nedenle hafta sonu ve resmî tatillerin devamsızlık süresine etkisi değerlendirilirken yalnızca takvim günlerinin sayılması yeterli değildir. Personelin çalışma sistemi, görev programı ve kesintisiz devamsızlığa ilişkin hukuki koşullar birlikte ele alınmalıdır.
Örneğin cumartesi ve pazar günleri nöbet görevi bulunan jandarma uzman çavuşun görevine gelmemesi ile bu günlerde dinlenme hakkını kullanan bir personelin kurumda bulunmaması aynı hukuki durumu oluşturmaz.
Buna karşılık kesintisiz devam eden bir görevi terk halinin içerisinde kalan tatil günleri bakımından, yalnızca o günlerin hafta sonu olması sebebiyle kesintisizliğin mutlaka sona erdiği de kabul edilemez.
Önemli olan, personelin ilgili tarihlerdeki görev yükümlülüğünün ve devamsızlığın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesidir.
Bu tür uyuşmazlıklarda vardiya çizelgeleri, nöbet listeleri, görevlendirme yazıları, izin kayıtları ve fiilî çalışma düzeni incelenmelidir. Özellikle altıncı günün hafta sonuna denk geldiği durumlarda, bu günün disiplin cezasına esas alınabilecek devamsızlık süresine dahil edilip edilemeyeceği somut koşullara göre değerlendirilmelidir.
Jandarma Mazeretsiz Olarak Göreve Gelmeme Cezası Nedir?
Jandarma mazeretsiz olarak göreve gelmeme cezası, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan personelin, geçerli bir izin veya kurum tarafından kabul edilebilir mazereti bulunmaksızın görevine katılmaması halinde gündeme gelen disiplin yaptırımıdır.
Jandarma subayları, astsubayları, uzman jandarmalar ve uzman erbaşlar bakımından göreve devam yükümlülüğü, askeri disiplin anlayışıyla birlikte genel kolluk hizmetinin sürekliliği çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, jandarma personeline uygulanacak disiplin yaptırımları bakımından 7068 sayılı Kanun’un özel hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Kesintisiz olarak altı ila dokuz gün görevine gelmeyen jandarma personelinin fiili, izinsiz veya kabul edilebilir mazeret bulunmaması şartıyla 7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesi kapsamındadır.
Ancak jandarma personelinin disiplin sorumluluğunun belirlenmesinde görev yeri, görev türü ve çalışma düzeni önem taşımaktadır.
Örneğin jandarma karakolunda nöbet usulü görev yapan personelin mesaiye katılmaması ile izin dönüşünde birliğine katılmayan personelin durumu, devamsızlığın başlangıcı ve nedenleri bakımından farklılık gösterebilir.
Ayrıca jandarma personelinin görev yerinin coğrafi koşulları, ulaşım imkânları, operasyonel görevlendirmeleri ve amirlerine yaptığı bildirimler de mazeret değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır.
İdarenin yalnızca personelin görevine gelmediğini belirten tutanaklara dayanması, geçerli mazeret iddialarını araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Jandarma Personeline 20 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası Nasıl Uygulanır?
7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrası, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapan belirli personel grupları bakımından özel bir düzenleme içermektedir.
Bu düzenlemeye göre terfileri 926, 3466, 3269 ve 6191 sayılı kanunlara tabi olan personelin, uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiilleri nedeniyle brüt aylıklarının üçte biri ile yarısı arasında kesinti yapılması öngörülmüştür.
Dolayısıyla jandarma personeli hakkında yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren bir fiilin tespit edilmesi, her durumda yirmi aylık kademe ilerlemesinin durdurulması sonucunu doğurmaz.
Personelin tabi olduğu özel mevzuat çerçevesinde uygulanacak mali yaptırımın belirlenmesi gerekir. Bu kapsamda kesinti oranının kanuni sınırlar içerisinde ve gerekçeli şekilde tespit edilmesi önem taşımaktadır.
Polis Mazeretsiz Olarak Göreve Gitmeme Cezası Nedir?
Polis mazeretsiz olarak göreve gitmeme cezası, emniyet teşkilatında görev yapan personelin geçerli izin veya kabul edilebilir mazereti olmaksızın görevine katılmaması halinde uygulanabilecek disiplin cezalarını ifade etmektedir.
Polis memurları, komiser yardımcıları, komiserler, başkomiserler ve emniyet amirleri bakımından göreve devam yükümlülüğü, yürütülen kamu güvenliği hizmetinin sürekliliği nedeniyle önem taşımaktadır.
Bununla birlikte, polis personelinin mesaiye geç kalması, günlük mesai saatlerine riayet etmemesi, nöbet görevine katılmaması ve altı ila dokuz gün boyunca kesintisiz olarak görevine gelmemesi aynı disiplin suçu değildir.
7068 sayılı Kanun, bu davranışları farklı hükümler kapsamında düzenlemiştir. Bu nedenle disiplin soruşturmasında personelin davranışının doğru şekilde nitelendirilmesi gerekir.
Örneğin bir polis memurunun sabah mesaisine birkaç saat geç katılmasıyla, altı gün boyunca görevine hiç gelmemesi arasında önemli bir farklılık bulunmaktadır. İlk durumda günlük mesai saatlerine riayet etmeme fiili değerlendirilebilecekken, ikinci durumda kesintisiz göreve gelmeme hükmü gündeme gelebilir.
Bu ayrım yapılmadan, her türlü mesai ihlalinin aynı disiplin hükmü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Polis Memuru 6 Gün Görevine Gitmezse Hangi Cezayı Alır?
Polis memurunun kesintisiz altı gün boyunca izinsiz veya kurumca kabul edilebilir mazereti bulunmaksızın görevine gitmemesi halinde 7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesinde düzenlenen yirmi ay uzun süreli durdurma cezası söz konusu olur.
Ancak altı günlük sürenin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ve personelin geçerli bir mazeretinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle hastaneye yatış, hastalık nedeniyle istirahat, ailevi zorunluluk veya idari izin kayıtlarındaki hatalar nedeniyle göreve katılamayan polis memurunun durumunda, mazeretin hukuki niteliği belirlenmeden doğrudan ağır disiplin yaptırımı uygulanması hukuka aykırılık oluşturabilir.
Polis Memuru 9 Gün Göreve Gitmezse Meslekten Çıkarılır mı?
Dokuz günlük kesintisiz izinsiz veya mazeretsiz devamsızlık, 7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesinde yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiil olarak düzenlenmiştir.
Bu nedenle yalnızca dokuz günlük devamsızlığın varlığından hareketle doğrudan meslekten çıkarma cezası uygulanacağı söylenemez.
Ancak personelin önceki disiplin cezaları, disiplin ceza puanları veya başka bir kanuni düzenleme kapsamında meslekten çıkarma sonucunu doğurabilecek koşulların bulunması halinde, bu durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Dolayısıyla dokuz günlük devamsızlık nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen polis memurunun durumu yalnızca devamsızlık süresi üzerinden değil, uygulanacak hüküm ve varsa diğer kanuni koşullar bakımından incelenmelidir.
Jandarma Uzman Çavuş 6 Gün Mesaiye Gitmeme Cezası Nedir?
Jandarma uzman çavuş 6 gün mesaiye gitmeme cezası, uzman erbaş statüsünde görev yapan personelin kesintisiz altı gün boyunca izinsiz veya kurumca kabul edilebilir mazereti bulunmaksızın görevine katılmaması halinde uygulanabilecek disiplin yaptırımını ifade etmektedir.
7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesinde bu fiil yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren davranışlar arasında düzenlenmiştir.
Ancak jandarma uzman çavuşların tabi olduğu 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 7068 sayılı Kanun’un 8/7 maddesinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda bulunan uzman erbaşlar hakkında uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller nedeniyle brüt aylığın üçte biri ile yarısı arasında kesinti yapılması söz konusudur.
Uzman çavuşun altı gün mesaiye katılmadığı iddiasıyla yürütülen disiplin soruşturmasında, söz konusu altı günlük sürenin hangi tarihlerden oluştuğu ve personelin göreve katılmasını engelleyen bir mazeretinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle uzman çavuşun geçici görevlendirmede bulunması, görev yerine ulaşmasını engelleyen zorunlu bir olay yaşaması veya sağlık kuruluşunda tedavi görmesi halinde, bu durumların disiplin sorumluluğuna etkisi değerlendirilmelidir.
Diğer taraftan, personelin görev çizelgesinde meydana gelen değişikliklerin kendisine bildirilmemesi veya izin süresinin sona ermesine ilişkin kayıtların çelişkili olması da soruşturma bakımından önem taşıyabilir.
6 Gün Mesaiye Gitmeyen Uzman Çavuşun Sözleşmesi Feshedilir mi?
Jandarma uzman çavuşun altı gün mesaiye gitmemesi nedeniyle disiplin cezasına konu olması, sözleşmesinin kendiliğinden feshedileceği anlamına gelmemektedir.
Disiplin cezası ile sözleşme feshi, farklı hukuki koşullara ve sonuçlara sahip işlemlerdir. 7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında, sözleşmeli personelin kendi kanunlarında düzenlenen meslekten ayırmaya ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Bu nedenle uzman çavuş hakkında altı günlük devamsızlık gerekçesiyle disiplin cezası uygulanmasının yanı sıra sözleşme feshi işlemi tesis edilmesi halinde, fesih işleminin 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve ilgili düzenlemeler bakımından ayrıca hukuka uygun olması gerekir.
İdarenin yalnızca disiplin cezasının varlığına dayanarak, sözleşme feshine ilişkin kanuni şartları araştırmaksızın işlem tesis etmesi hukuki denetime konu olabilir.
Bu nedenle altı günlük devamsızlık nedeniyle sözleşmesi feshedilen jandarma uzman çavuşun durumunda, devamsızlığın gerçek nedeni, kusurluluk durumu, disiplin soruşturmasının sonucu ve sözleşme feshine dayanak gösterilen özel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.
Polis İzinsiz Olarak Mesaiye Katılamama Cezası Nedir?
Polis izinsiz olarak mesaiye katılamama cezası değerlendirilirken, personelin mesaiye katılmaması ile mesaiye katılamaması arasındaki hukuki farklılığa dikkat edilmelidir.
Görevine kendi iradesiyle gitmeyen polis memurunun durumu ile iradesi dışında gelişen olaylar nedeniyle mesaiye katılamayan polis memurunun durumu, disiplin sorumluluğu bakımından aynı değildir.
Örneğin hiçbir izin veya mazereti bulunmaksızın altı gün boyunca görevine gitmeyen polis memuru hakkında yirmi ay uzun süreli durdurma cezası uygulanması gündeme gelebilir.
Buna karşılık görevine gitmek üzere yola çıkan ancak ağır bir trafik kazası geçirerek hastaneye kaldırılan ve tedavisi nedeniyle altı gün görevine katılamayan personelin durumunda, devamsızlığın geçerli bir mazerete dayanıp dayanmadığının araştırılması gerekir.
Aynı şekilde, ani rahatsızlık nedeniyle ameliyat edilen veya tedavisi devam ettiği için görev yerine ulaşamayan polis memurunun yalnızca mesaiye katılmamış olması, kendiliğinden mazeretsiz devamsızlık sonucunu doğurmaz.
Bu nedenle idarenin öncelikle personelin görevine neden katılamadığını belirlemesi, ardından mazeretin hukuken kabul edilebilir olup olmadığını değerlendirmesi gerekmektedir.
Polis Memurunun Mesaiye Geç Kalması ile Göreve Hiç Gelmemesi Aynı Suç mudur?
Polis memurunun günlük mesaiye geç kalması ile kesintisiz altı ila dokuz gün görevine gelmemesi, 7068 sayılı Kanun kapsamında farklı disiplin hükümlerine tabi olabilecek fiillerdir.
Kanunun 8/1-d maddesinde, özürsüz veya izinsiz olarak mesaiye geç gelmek, mesai saatinden erken ayrılmak veya günlük mesai saatlerine riayet etmemek uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.
Buna karşılık altı ila dokuz günlük kesintisiz mazeretsiz devamsızlık, yirmi ay uzun süreli durdurma cezasına konu olmaktadır.
Dolayısıyla personelin birkaç saatlik mesai ihlalinin doğrudan altı günlük göreve gelmeme hükmü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Disiplin cezasının hukuka uygunluğu bakımından fiilin doğru belirlenmesi ve kanundaki uygun hükmün uygulanması zorunludur.
Hastalık ve Sağlık Raporu Nedeniyle Göreve Gelmemek Disiplin Suçu mudur?
Polis ve jandarma personelinin sağlık sorunları nedeniyle görevine katılamaması, disiplin hukukunda sıklıkla karşılaşılan uyuşmazlıklardan biridir.
Hastalık, ameliyat, hastaneye yatış, ani rahatsızlık veya doktor tarafından istirahat edilmesinin gerekli görülmesi gibi durumlarda, personelin görevine gelememesi haklı bir nedene dayanabilir.
Ancak her sağlık belgesinin kendiliğinden bütün devamsızlığı mazur gösterdiği söylenemeyeceği gibi, geçerli sağlık mazeretinin bulunduğu bir dönemin doğrudan izinsiz devamsızlık olarak kabul edilmesi de mümkün değildir.
Sağlık raporunun hangi tarihleri kapsadığı, hukuken geçerli olup olmadığı, personelin görev yapmasını engelleyen sağlık durumunun bulunup bulunmadığı ve ilgili bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği birlikte incelenmelidir.
Örneğin ani rahatsızlık nedeniyle acil servise başvuran ve devamında hastaneye yatırılan bir jandarma astsubayının görevine katılamadığı sürenin disiplin cezasına esas alınmasında, hastane kayıtları ve tedavi süreci değerlendirilmelidir.
Özellikle ağır sağlık sorunları nedeniyle iletişim kuramayacak durumda bulunan personelin, kuruma bildirim yapamamasının kusurluluğa etkisinin de araştırılması gerekir.
Sağlık Raporunu Geç Bildiren Personele Disiplin Cezası Verilir mi?
Sağlık raporunun geç bildirilmesi ile personelin gerçekte sağlık mazeretinin bulunmaması birbirinden farklı hususlardır.
Personelin sağlık raporunu geç bildirmesi, ilgili mevzuat uyarınca ayrıca değerlendirilmesi gereken bir yükümlülük ihlali oluşturabilir. Ancak bu durum, sağlık raporunun kapsadığı dönemin her durumda mazeretsiz devamsızlık olarak kabul edilmesini gerektirmez.
Örneğin yoğun bakımda tedavi gören veya ciddi sağlık sorunu nedeniyle iletişim kuramayan personelin sağlık raporunu zamanında bildirememesi halinde, bildirimdeki gecikmenin nedeni araştırılmalıdır.
İdarenin görevi, yalnızca bildirim tarihine bakarak sonuca ulaşmak değil, personelin görevine gelememesini haklı gösterecek bir mazeretinin bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır.
Bu nedenle sağlık raporunun geç bildirildiği uyuşmazlıklarda, raporun geçerliliği ile bildirim yükümlülüğüne aykırılık birbirinden ayrılarak değerlendirilmelidir.
Ailevi Mazeret Nedeniyle Göreve Gelmeyen Polis veya Jandarmaya Ceza Verilir mi?
Aile bireylerinden birinin ağır hastalanması, ani bir kazanın meydana gelmesi, ölüm veya acil bakım ihtiyacı gibi olaylar, kolluk personelinin görevine katılamamasına neden olabilmektedir.
Ancak ailevi bir olayın yaşanması, her durumda personelin görevine gitmeme hakkına sahip olduğu anlamına gelmemektedir.
Önemli olan, ileri sürülen mazeretin gerçekten zorunlu nitelikte olup olmadığı, personelin görev yerine ulaşmasını engelleyip engellemediği ve izin alma imkânının bulunup bulunmadığıdır.
Örneğin bakıma muhtaç çocuğunun ani rahatsızlığı nedeniyle hastaneye gitmek zorunda kalan personelin durumu ile önceden planlanmış kişisel bir iş nedeniyle görevine katılmayan personelin durumu farklıdır.
Disiplin soruşturmasında ailevi mazeretin niteliği, aciliyeti ve devam ettiği süre araştırılmalıdır. Ayrıca personelin amirlerini bilgilendirip bilgilendirmediği ve gerekli izin işlemlerini gerçekleştirme imkânının bulunup bulunmadığı da önem taşımaktadır.
İdarenin mazereti kabul etme konusunda sahip olduğu takdir yetkisi, personelin sunduğu belgelerin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin değerlendirme dışında bırakılabileceği anlamına gelmez.
Özellikle ciddi ve belgelendirilebilir bir zorunluluğun bulunduğu durumlarda, mazeretin neden kabul edilmediğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Amirine Haber Vererek Göreve Gitmeyen Personel Ceza Alır mı?
Polis veya jandarma personelinin görevine gelemeyeceğini amirine bildirmesi, disiplin soruşturmasında dikkate alınması gereken önemli bir husustur. Ancak amire haber verilmesi ile hukuken geçerli izin alınması her durumda aynı sonucu doğurmaz.
Örneğin bir polis memurunun “Yarın görevime gelemeyeceğim.” şeklinde mesaj göndermesi, tek başına izin verildiği anlamına gelmeyebilir.
Buna karşılık amirin açıkça izin vermesi, mazereti kabul ettiğini bildirmesi veya personelin izinli olduğu yönünde kurumsal bildirim yapılması halinde, bu hususların soruşturma kapsamında araştırılması gerekir.
WhatsApp yazışmaları, kısa mesajlar, elektronik posta kayıtları ve telefon görüşmelerine ilişkin hukuka uygun deliller, personelin mazeretini zamanında bildirdiğini veya izin verildiğine ilişkin makul bir kanaat taşıdığını gösterebilir.
Özellikle izin talebinin onaylanmasına ilişkin idari kayıtlarla personelin kendisine yapılan bildirimler arasında çelişki bulunması halinde, bu çelişkilerin giderilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla personelin amirine haber vermiş olması her durumda disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gibi, amirle yapılan iletişimin varlığı da araştırılmadan önemsiz kabul edilemez.
İzin Talebi Onaylanmadan Göreve Gitmemek Disiplin Suçu mudur?
Polis ve jandarma personelinin yıllık izin, mazeret izni veya başka bir izin türüne ilişkin başvuruda bulunması, kural olarak izin talebinin kendiliğinden kabul edildiği anlamına gelmemektedir.
İlgili mevzuat kapsamında izin hakkının kullanılabilmesi için gerekli onayların alınması ve izin süresinin belirlenmesi önemlidir.
Örneğin yedi günlük yıllık izin talebinde bulunan polis memurunun, henüz izin onayı verilmeden görevine katılmaması halinde, yalnızca izin başvurusunun yapılmış olması devamsızlığı hukuka uygun hale getirmeyebilir.
Ancak personelin izinli olduğuna ilişkin idari bildirimlerin bulunması veya izin başlangıç tarihi hakkında kurum kayıtlarında çelişki olması halinde, olayın farklı değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle izin uyuşmazlığı nedeniyle disiplin soruşturması yürütülen personelin izin başvuru belgeleri, onay kayıtları, göreve başlama bildirimleri ve ilgili yazışmaları birlikte incelenmelidir.
İzinsiz Göreve Gelmeme Disiplin Soruşturmasında Hangi Deliller Önemlidir?
Disiplin soruşturmasının temel amacı, personelin kendisine isnat edilen fiili gerçekleştirip gerçekleştirmediğini hukuken geçerli delillerle ortaya koymaktır.
İzinsiz veya mazeretsiz göreve gelmeme nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmalarında, personelin görevli olduğu tarihlerin belirlenmesi ve devamsızlığın gerçek nedeninin araştırılması önem taşımaktadır.
Bu kapsamda görev çizelgeleri, nöbet kayıtları, devam takip belgeleri, izin onayları, hastane kayıtları, göreve katılış belgeleri ve tutanaklar değerlendirilmelidir.
Personelin amirleriyle gerçekleştirdiği yazışmalar ve mazeretini gösteren belgeler de soruşturmanın kapsamına dahil edilmelidir.
Örneğin altı gün görevine gelmediği ileri sürülen personelin, bu günlerden birinde fiilen görev yaptığını gösteren resmi kayıtların bulunması halinde, söz konusu kayıtların incelenmesi zorunludur.
Aynı şekilde, personelin sağlık mazeretini belgeleyen hastane kayıtlarının bulunmasına rağmen bunların değerlendirme dışında bırakılması, eksik incelemeye dayalı disiplin cezası verilmesi sonucunu doğurabilir.
Devamsızlık Tutanağı Tek Başına Yeterli midir?
Göreve gelmeme tutanakları önemli delillerden biri olmakla birlikte, her durumda tek başına tartışmasız ispat aracı olarak kabul edilemez.
Tutanağın düzenlendiği tarih, imzalayan kişiler, personelin hangi göreve katılmadığı ve tutanağın diğer resmi kayıtlarla uyumu değerlendirilmelidir.
Özellikle personelin tutanakta belirtilen tarihlerde izinli olduğunu veya fiilen görev yaptığını ileri sürmesi halinde, bu iddianın araştırılması gerekir.
Disiplin cezası verilmesi bakımından önemli olan, yalnızca tutanak düzenlenmiş olması değil, tutanağın ortaya koyduğu maddi olayın diğer delillerle birlikte değerlendirilerek fiilin kanuni unsurlarının gerçekleştiğinin ispatlanmasıdır.
Polis ve Jandarmanın Göreve Gelmeme Disiplin Savunması Nasıl Hazırlanmalıdır?
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi uyarınca, disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından personelin savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
Savunma için tanınan süre yedi günden az olamaz. Ayrıca hakkında disiplin soruşturması yürütülen personel, kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir.
Savunma hakkının etkili şekilde kullanılabilmesi için personele isnat edilen fiilin somut olarak açıklanması gerekir.
Örneğin altı günlük izinsiz devamsızlık iddiasıyla savunması istenen polis memuruna, hangi tarihler arasında görevine gelmediğinin belirtildiği ve hangi disiplin hükmü kapsamında sorumlu tutulduğunun anlaşılabildiği bir bildirim yapılmalıdır.
Savunmanın hazırlanmasında ise olayın kronolojik olarak açıklanması önemlidir. Personelin hangi tarihlerde görevli olduğu, neden göreve katılamadığı ve varsa mazeretini hangi belgelerle ispatlayabildiği ortaya konulmalıdır.
Ayrıca devamsızlık süresinin yanlış hesaplandığı düşünülüyorsa, bu durum görev çizelgeleri ve resmi belgeler üzerinden açıklanmalıdır.
Savunmada yalnızca mazeretlerin belirtilmesi değil, disiplin soruşturmasındaki eksik incelemelerin ortaya konulması da önem taşımaktadır.
Özellikle kesintisizlik koşulunun gerçekleşmediği, geçerli mazeretin bulunduğu veya disiplin cezasına esas alınan günlerin yanlış belirlendiği durumlarda, bu itirazların somut biçimde açıklanması gerekir.
20 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası Polis ve Jandarma İçin Ne Anlama Gelir?
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinde uzun süreli durdurma cezası, personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin on iki, on altı, yirmi veya yirmi dört ay süreyle durdurulması şeklinde tanımlanmıştır.
Bu nedenle yirmi ay uzun süreli durdurma cezası, personelin yirmi ay boyunca görevden uzaklaştırılması veya yirmi ay maaş alamaması anlamına gelmez.
Emniyet teşkilatında kademe ilerlemesi sistemine tabi personel bakımından ceza, belirlenen süre boyunca kademe ilerlemesinin durdurulması sonucunu doğurmaktadır.
Buna karşılık Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında terfileri ilgili özel kanunlara tabi olan personel bakımından, 7068 sayılı Kanun’un 8/7 maddesinde düzenlenen brüt aylıktan kesinti yaptırımı uygulanmaktadır.
Bu farklılık, disiplin cezasının personelin statüsüne uygun şekilde belirlenmesini gerektirmektedir.
İyi Sicil Nedeniyle 20 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası Hafifletilebilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel hakkında bir derece hafif disiplin cezası uygulanabilmektedir.
Bu nedenle izinsiz veya mazeretsiz olarak altı ila dokuz gün görevine gelmediği tespit edilen personelin olumlu hizmet geçmişi, disiplin cezasının belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Ancak söz konusu düzenleme, personelin iyi sicili bulunması halinde cezanın mutlaka hafifletileceği anlamına gelmemektedir. Kanunda bu konuda takdir yetkisi tanınmıştır.
Diğer taraftan, bir derece hafif ceza uygulanması ile uzun süreli durdurma cezasının kendi içerisindeki sürelerinin değiştirilmesi aynı hukuki durum değildir.
Kanunun 7’nci maddesinin üçüncü fıkrasında, kısa ve uzun süreli durdurma cezalarının kendi içlerindeki alt ve üst kademelerinin ağır veya hafif ceza sayılmayacağı düzenlenmiştir.
Dolayısıyla bir derece hafif ceza değerlendirilirken kanunun ceza türleri arasında yaptığı ayrımın gözetilmesi gerekir.
İzinsiz Göreve Gelmeme Cezası Meslekten Çıkarma Sonucunu Doğurur mu?
Altı ila dokuz günlük kesintisiz izinsiz veya mazeretsiz devamsızlık, 7068 sayılı Kanun kapsamında doğrudan meslekten çıkarma cezası olarak düzenlenmemiştir.
Ancak personelin önceki disiplin cezaları veya kanunda belirtilen diğer koşullar nedeniyle meslekten çıkarma sonucunu doğurabilecek ayrı hukuki durumlar gündeme gelebilmektedir.
7068 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde, belirli süreler içerisinde disiplin ceza puanı veya disiplin cezası sayısı bakımından öngörülen sınırların aşılması, disiplinsizliği alışkanlık haline getirme kapsamında düzenlenmiştir.
Kanuna göre son bir yıl içerisinde yirmi disiplin ceza puanına veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam on iki disiplin cezasına ulaşılması; son beş yıl içerisinde ise kırk disiplin ceza puanına veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam yirmi beş disiplin cezasına ulaşılması, meslekten çıkarma bakımından önem taşıyan durumlardır.
Bununla birlikte, sözleşmeli statüde görev yapan uzman erbaşlar bakımından kendi kanunlarında düzenlenen sözleşme feshine ve meslekten ayırmaya ilişkin hükümler saklıdır.
Bu nedenle tek bir disiplin cezasının meslekten çıkarma veya sözleşme feshi sonucunu doğurup doğurmayacağı, personelin bütün disiplin geçmişi ve tabi olduğu özel mevzuat dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
10 Gün Göreve Gelmeyen Polis veya Jandarma Memurluktan Çekilmiş Sayılır mı?
Kesintisiz on gün göreve gelmeme hali, altı ila dokuz günlük devamsızlık fiilinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94’üncü maddesinde, mezuniyetsiz veya kurumca kabul edilen mazeret olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz on gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın memurluktan çekilme isteğinde bulunulmuş sayılma hali düzenlenmiştir.
Ancak memurluktan çekilmiş sayılma, disiplin cezası olarak Devlet memurluğundan çıkarılmadan farklı bir hukuki kurumdur.
Ayrıca söz konusu düzenlemenin uygulanabilmesi için kesintisiz on günlük görevi terk halinin gerçekleşmesi ve geçerli bir mazeretin bulunmaması gerekir.
Jandarma subayları, astsubayları ve uzman erbaşlar bakımından ise personelin tabi olduğu özel kanun hükümlerinin de değerlendirilmesi zorunludur.
Bu nedenle on günlük devamsızlık iddiasıyla işlem tesis edilen personelin durumu, yalnızca gün sayısına bakılarak değil, ilgili personel statüsü ve kanuni şartlar çerçevesinde incelenmelidir.
İzinsiz Göreve Gelmeme Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı Süresi Nedir?
7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi, disiplin soruşturmasına başlama ve disiplin cezası verme bakımından zamanaşımı süreleri düzenlemektedir.
Kanuna göre uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa veya uzun süreli durdurma cezalarını gerektiren fiillerde, fiilin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
Ayrıca disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi halinde, kural olarak disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramaktadır.
Kesintisiz fiiller bakımından zamanaşımının başlangıcının, kesintinin gerçekleştiği tarihe göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle altı ila dokuz günlük kesintisiz devamsızlık iddiasıyla yürütülen disiplin soruşturmasında, fiilin ne zaman sona erdiği, yetkili disiplin amirinin olayı ne zaman öğrendiği ve soruşturmanın hangi tarihte başlatıldığı önem taşımaktadır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında, disiplin cezasının fiilin hatalı vasıflandırılması veya düzeltilebilir şekil noksanlığı nedeniyle mahkeme tarafından iptal edilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılmasına ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.
Bu nedenle zamanaşımı değerlendirmesinin, somut olayın tarihleri ve uygulanacak kanuni hükümler dikkate alınarak yapılması gerekir.
Göreve Gelmeme Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
7068 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesine göre disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içerisinde bir üst disiplin amirine yazılı olarak itiraz edilebilmektedir.
Kanunda belirli üst disiplin makamlarının doğrudan verdiği cezalara ilişkin özel itiraz hükümleri de bulunmaktadır.
Ancak Bakan ile disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yalnızca idari yargı yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Bu nedenle yirmi ay uzun süreli durdurma cezasına karşı hangi hukuki yolun kullanılacağı belirlenirken öncelikle disiplin cezasını veren makamın tespit edilmesi gerekir.
İtirazın mümkün olduğu durumlarda, yalnızca cezanın ağır olduğu yönünde genel ifadelerle başvurulması yerine, disiplin suçunun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği, devamsızlığın yanlış hesaplandığı veya mazeretlerin değerlendirilmediği hususlarının somut olarak ortaya konulması önemlidir.
Ayrıca savunma hakkının ihlal edildiği, soruşturmanın zamanaşımına uğradığı veya cezanın yetkisiz makam tarafından verildiği iddiaları da ilgili koşulların bulunması halinde ileri sürülebilir.
Polis ve Jandarmanın Göreve Gelmeme Disiplin Cezasına Karşı İptal Davası
7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılması mümkündür.
Disiplin cezasının iptali istemiyle açılacak davalarda görevli yargı yeri kural olarak idare mahkemesidir. Özel bir dava açma süresi bulunmayan durumlarda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7’nci maddesinde düzenlenen altmış günlük genel dava açma süresi uygulanmaktadır.
7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi gereğince dava açma süresi, kesinleşen disiplin cezasının personele tebliğinden itibaren başlamaktadır.
İptal davasında disiplin cezasının yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluğu değerlendirilmektedir.
Örneğin yedi gün izinsiz göreve gelmediği iddia edilen polis memurunun gerçekte yalnızca dört gün görevine katılmadığı anlaşılırsa, disiplin cezasının dayandığı maddi olay ve uygulanan yaptırım bakımından hukuka aykırılık gündeme gelebilir.
Benzer şekilde personelin geçerli sağlık mazeretinin bulunmasına rağmen bu durum araştırılmadan ceza verilmesi, eksik inceleme nedeniyle disiplin işleminin hukuka aykırı hale gelmesine neden olabilir.
Savunma hakkı tanınmadan ceza verilmesi veya kanunda belirlenen zamanaşımı sürelerine uyulmaması da iptal davasında değerlendirilmesi gereken hususlardır.
Disiplin Cezasının Yürütmesinin Durdurulması İstenebilir mi?
Yirmi ay uzun süreli durdurma cezasına karşı açılan iptal davasında, şartların bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
2577 sayılı Kanun’un 27’nci maddesine göre yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Disiplin cezasının personelin kademe ilerlemesi, mali hakları veya mesleki statüsü üzerinde sonuçlar doğurması, yürütmenin durdurulması talebinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak cezanın ağır olması, tek başına yürütmenin durdurulması kararı verilmesi için yeterli değildir. Mahkeme, işlemin açık hukuka aykırılığı ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşullarını somut olayın özelliklerine göre değerlendirmektedir.
Danıştay Kararlarında İzinsiz ve Mazeretsiz Göreve Gelmeme Disiplin Cezası
İzinsiz veya mazeretsiz göreve gelmeme nedeniyle verilen disiplin cezaları, idari yargının denetimine konu olabilmektedir.
Danıştay İkinci Dairesinin 13.02.2025 tarihli, E.2021/15693, K.2025/422 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, izinsiz veya kabul edilebilir mazereti olmaksızın sekiz gün görevine gelmediği ileri sürülen bir emniyet amiri hakkında uygulanan disiplin yaptırımı incelenmiştir.
Uyuşmazlıkta, önceki disiplin mevzuatındaki tekerrür hükümlerinin uygulanması sonucunda meslekten çıkarma cezası verilmesi ve tekerrüre dayanak gösterilen önceki disiplin cezasının iptal edilmiş olması önem taşımıştır.
Danıştay tarafından yapılan değerlendirmede, disiplin cezasının hukuka uygunluğunun belirlenmesinde isnat edilen fiilin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve ilgili mevzuat değişikliklerinin uyuşmazlığa etkisinin değerlendirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur.
Bu karar, göreve gelmeme disiplin soruşturmalarında yalnızca devamsızlık iddiasının varlığının değil, fiilin sübuta ermesinin ve doğru hukuki düzenlemenin uygulanmasının önemini göstermektedir.
Özellikle disiplin cezasının ağırlaştırılmasına neden olan önceki disiplin işlemlerinin hukuki durumu ve yeni mevzuatın personel lehine doğurabileceği sonuçlar dikkate alınmalıdır.
İzinsiz Göreve Gelmeme Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Polis memuru 6 gün işe gitmezse ne olur?
Polis memurunun kesintisiz altı gün boyunca izinsiz veya kurumca kabul edilebilir mazereti olmaksızın görevine gelmemesi, 7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesi kapsamında yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirmektedir. Ancak devamsızlığın süresi ve geçerli mazeretin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ceza verilmemelidir.
Jandarma mazeretsiz olarak göreve gelmeme cezası kaç aydır?
Jandarma personelinin kesintisiz altı ila dokuz gün mazeretsiz veya izinsiz görevine gelmemesi, yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiildir. Bununla birlikte personelin tabi olduğu özel mevzuata göre uzun süreli durdurma cezasının karşılığı brüt aylıktan kesinti şeklinde uygulanabilmektedir.
Polis mazeretsiz olarak göreve gitmeme cezası meslekten çıkarma mıdır?
Altı ila dokuz günlük kesintisiz mazeretsiz devamsızlık, doğrudan meslekten çıkarma cezası değildir. Ancak personelin önceki disiplin cezaları, disiplin ceza puanları ve diğer kanuni koşullar nedeniyle meslekten çıkarma sonucunu doğurabilecek farklı düzenlemelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Jandarma uzman çavuş 6 gün mesaiye gitmeme cezası nedeniyle sözleşmesini kaybeder mi?
Altı günlük mazeretsiz devamsızlık nedeniyle disiplin cezasına konu olmak, uzman çavuşun sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği anlamına gelmez. Sözleşme feshinin hukuka uygunluğu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Polis izinsiz olarak mesaiye katılamama cezasına nasıl itiraz eder?
Polis memuru hakkında verilen disiplin cezasına karşı başvurulabilecek yol, cezayı veren makama göre değişmektedir. Disiplin amirleri tarafından verilen cezalara karşı kanunda öngörülen idari itiraz yolu bulunurken, disiplin kurullarının kararlarına karşı idari yargı yoluna başvurulmaktadır.
Polis memurunun sağlık raporu varsa göreve gelmeme cezası uygulanabilir mi?
Geçerli sağlık mazeretinin bulunduğu dönemlerin doğrudan mazeretsiz devamsızlık olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte sağlık raporunun geçerliliği, kapsadığı tarihler ve ilgili bildirim yükümlülükleri incelenmelidir.
Jandarma uzman çavuşun maaşı 20 ay boyunca kesilir mi?
Hayır. 7068 sayılı Kanun’un 8/7 maddesi kapsamında bulunan jandarma uzman çavuş hakkında uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiil nedeniyle brüt aylığın üçte biri ile yarısı arasında kesinti yapılması öngörülmüştür. Bu düzenleme, yirmi ay boyunca maaşın kesilmesi anlamına gelmemektedir.
Amirine haber vererek göreve gitmeyen personele ceza verilir mi?
Amire bilgi verilmiş olması, her durumda hukuken geçerli izin alındığı anlamına gelmez. Bununla birlikte amirin verdiği izin, kabul ettiği mazeret veya personelin izinli olduğuna ilişkin bildirimler disiplin soruşturmasında değerlendirilmelidir.
9 gün işe gitmeyen polis memurluktan çıkarılır mı?
Kesintisiz dokuz günlük izinsiz veya mazeretsiz devamsızlık, 7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesi kapsamında yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirmektedir. Bu fiil, tek başına doğrudan Devlet memurluğundan çıkarma cezası anlamına gelmez.
Göreve gelmeme disiplin soruşturmasında savunma süresi kaç gündür?
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi uyarınca disiplin soruşturmasında savunma için verilen süre yedi günden az olamaz. Personel, kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına da sahiptir.
Göreve gelmeme disiplin cezasına karşı dava açma süresi ne kadardır?
Özel bir dava açma süresi bulunmayan durumlarda, 2577 sayılı Kanun’daki altmış günlük genel süre uygulanmaktadır. 7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine göre bu süre, kesinleşen disiplin cezasının personele tebliğinden itibaren başlamaktadır.
İyi sicili olan polis veya jandarmanın cezası hafifletilebilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7/2 maddesinde belirtilen koşulları taşıyan personel hakkında bir derece hafif disiplin cezası uygulanabilmektedir. Ancak bu düzenleme, cezanın mutlaka hafifletileceği anlamına gelmez.
Farklı günlerde toplam 6 gün işe gitmeyen polis 20 ay durdurma cezası alır mı?
Farklı tarihlerde gerçekleşen devamsızlıkların toplamının altı güne ulaşması, kendiliğinden kesintisiz altı günlük devamsızlık oluşturmaz. Kanunun 8/5-c-1 maddesinde kesintisizlik koşulu açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle her devamsızlığın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Disiplin cezası kaç yıl sonra özlük dosyasından silinir?
7068 sayılı Kanun’un 7/5 maddesi uyarınca uzun süreli durdurma cezasının uygulanmasından itibaren on yıl geçtikten sonra, gerekli koşulların bulunması halinde cezanın özlük dosyasından silinmesi talep edilebilir.
Göreve gelmeme nedeniyle verilen disiplin cezası iptal edilebilir mi?
Evet. Devamsızlık süresinin yanlış hesaplanması, kesintisizlik şartının gerçekleşmemesi, geçerli mazeretin dikkate alınmaması, savunma hakkının ihlali, zamanaşımı veya disiplin cezasının yetki ve sebep unsurları bakımından hukuka aykırı olması gibi durumlarda iptal davası açılabilir.
Sonuç: İzinsiz Göreve Gelmeme Cezasında Hukuki Değerlendirme Nasıl Yapılmalıdır?
7068 sayılı Kanun’un 8/5-c-1 maddesi uyarınca, polis ve jandarma personelinin izinsiz veya kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak beş günden fazla ve dokuz güne kadar görevine gelmemesi, yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.
Ancak disiplin cezasının hukuka uygunluğu yalnızca devamsızlık süresinin tespit edilmesine bağlı değildir. Personelin ilgili tarihlerde görev yapma yükümlülüğünün bulunması, devamsızlığın gerçekten kesintisiz olması ve geçerli izin veya kabul edilebilir mazeretin bulunmaması şartlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle sağlık sorunları, ailevi zorunluluklar, izin uyuşmazlıkları, görev çizelgelerindeki hatalar veya personelin iradesi dışında gelişen olaylar nedeniyle göreve katılamama durumlarında, mazeretlerin araştırılması önem taşımaktadır.
Bunun yanında polis ve jandarma personelinin farklı statülere tabi olması, yirmi ay uzun süreli durdurma cezasının uygulanma biçimi bakımından farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Emniyet personelinin kademe ilerlemesinin durdurulması ile jandarma personelinin belirli gruplarına uygulanan brüt aylıktan kesinti yaptırımı birbirinden ayrılmalıdır.
Disiplin soruşturmasında savunma hakkının korunması, fiilin somut delillerle ispatlanması, doğru kanun hükmünün uygulanması ve disiplin amirlerinin takdir yetkilerini gerekçeli biçimde kullanması, hukuka uygun bir disiplin işleminin temel şartlarıdır.
Sonuç olarak, polis veya jandarma personelinin altı ila dokuz gün görevine gelmemesi, her durumda kendiliğinden yirmi ay uzun süreli durdurma cezası uygulanmasını haklı kılmaz. İsnat edilen devamsızlığın kanunda belirtilen bütün unsurlarıyla gerçekleştiği ortaya konulmalıdır. Aksi halde eksik incelemeye, hatalı gün hesabına, geçerli mazeretin değerlendirilmemesine veya savunma hakkının ihlaline dayanan disiplin cezalarının idari yargıda iptali gündeme gelebilecektir.