Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Memur Olabilir mi? Astsubayların Memuriyete Geçişi

Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra disiplin cezası nedeniyle mesleğinden çıkarılan subay ve […]

Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra disiplin cezası nedeniyle mesleğinden çıkarılan subay ve astsubayların karşılaştığı önemli hukuki sorunlardan biri, askerî personel statülerinin sona ermesinden sonra başka bir kamu kurumunda devlet memuru olarak çalışıp çalışamayacaklarıdır. Özellikle Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen personelin belediyelere, bakanlıklara veya diğer kamu kurumlarına memur olarak atanmak istemesi durumunda, önceki mesleki statüsü ve ilişik kesme kararının hukuki niteliği belirleyici hâle gelmektedir.

Uygulamada bazı kamu kurumları, Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplin nedeniyle ayrılan kişilerin yeniden devlet memuru olamayacağını belirterek atama taleplerini reddetmektedir. Buna karşılık başvuru sahipleri, haklarında herhangi bir ceza mahkûmiyeti bulunmadığını, kamu haklarından yasaklı olmadıklarını ve askerî görevlerinden ayrılmalarının bütün kamu hizmetlerinde çalışma haklarını ortadan kaldırmadığını ileri sürmektedir. Özellikle on veya on beş yıl gibi uzun sürelerle astsubay olarak görev yapmış, ancak askerî disiplin mevzuatı kapsamında ilişiği kesilmiş kişilerin memuriyet başvurularında bu tartışma daha belirgin biçimde ortaya çıkmaktadır.

Disiplin nedeniyle TSK’dan atılan memur olabilir mi? sorusuna hukuken doğru cevap verilebilmesi için öncelikle iki farklı durumun birbirinden ayrılması gerekir. Birincisi, askerî personelin daha önce yürüttüğü kamu hizmeti nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92’nci maddesi kapsamında sınavsız veya özel atama usulüyle başka bir memur kadrosuna geçmek istemesidir. İkincisi ise kişinin KPSS’ye girerek veya ilgili mevzuatta öngörülen diğer genel personel alım usullerini kullanarak yeniden kamu görevine başvurmasıdır.

Bu iki yolun şartları aynı değildir. Özellikle 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi, başka personel kanunlarına tabi iken kendi isteğiyle görevinden ayrılan kişilerin belirli şartlarla devlet memurluğuna atanabilmesine imkân tanımaktadır. Ancak bu hükmün, disiplin cezası nedeniyle görevinden çıkarılmış personel bakımından uygulanıp uygulanamayacağı ayrı bir hukuki meseledir.

Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 20 Aralık 2023 tarihli, E-53773008-622.02-8271131 sayılı görüşünde, Kara Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yaparken disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilen bir kişinin 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanamayacağı değerlendirilmiştir.

Ancak söz konusu Bakanlık görüşü, daha önce askerî personel olarak görev yapan herkesin bütün kamu kurumlarına ve bütün personel alım usulleriyle atanmasının yasak olduğu anlamına gelmemektedir. Çünkü 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine dayanılarak yapılacak atamayla, genel memuriyete giriş şartları kapsamında gerçekleştirilen ilk atama aynı hukuki kurum değildir. Bununla birlikte kişinin askerî görevinden çıkarılmasına neden olan olayların, başvurulan kadronun özel şartları ve güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması bakımından önem taşıyabileceği de unutulmamalıdır.

Bu makalede Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplin nedeniyle çıkarılan astsubayların devlet memurluğuna atanma ihtimalleri, 657 sayılı Kanun’un 48 ve 92’nci maddeleri, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ve Bakanlık görüşleri çerçevesinde incelenmektedir. Ayrıca belediyelerde düz memur, veri hazırlama ve kontrol işletmeni veya zabıta memuru olarak görev yapma şartları ile atama taleplerinin reddedilmesi durumunda kullanılabilecek hukuki yollar ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

TSK’dan Disiplin Nedeniyle Atılan Devlet Memuru Olabilir mi?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplin nedeniyle çıkarılan bir kişinin yeniden devlet memuru olabilmesi konusunda, görevden ayrılma nedeninin ve başvurulan atama usulünün birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle disiplin cezasıyla Silahlı Kuvvetlerden ayırma, kendi isteğiyle istifa etme, sağlık nedeniyle görevden ayrılma ve sözleşme süresinin sona ermesi, hukuken birbirinden farklı sonuçlar doğurmaktadır.

Örneğin bir astsubayın mecburi hizmet süresini tamamladıktan sonra kendi isteğiyle görevinden ayrılması durumunda 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında memuriyete atanma ihtimali değerlendirilebilir. Buna karşılık Yüksek Disiplin Kurulu tarafından Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası verilerek ilişiği kesilen personel, görevinden kendi iradesiyle ayrılmış sayılmaz. Bu nedenle 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen kendi isteğiyle görevden çekilme şartının gerçekleştiğinin kabul edilmesi mümkün değildir.

Ancak kişinin bu madde kapsamında atanamaması, bütün kamu görevlerinden süresiz biçimde yasaklandığı anlamına otomatik olarak gelmez. Öncelikle ilişik kesme kararının ayrıca kamu haklarından yasaklanma sonucu doğurup doğurmadığı, 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesindeki genel şartların taşınıp taşınmadığı ve başvurulacak kadronun özel şartları araştırılmalıdır.

Özellikle genel personel alımlarında KPSS ve ilgili sınav şartlarını yerine getiren kişinin, daha önce TSK’dan çıkarılmış olması nedeniyle bütün kamu görevlerine mutlak biçimde başvuramayacağı yönünde genel bir hüküm bulunduğu söylenemez. Buna karşılık belirli kurumların personel temin ilanlarında veya özel mevzuatında askerî görevden ilişik kesilme nedenine ilişkin sınırlamalar bulunabilir.

Dolayısıyla bu konuda iki farklı aşama bulunmaktadır. İlk aşamada kişinin hangi atama usulünü kullanabileceği belirlenmeli, ikinci aşamada ise başvurduğu kamu görevine ilişkin bütün şartları taşıyıp taşımadığı incelenmelidir.

TSK’dan Atılmak ile Devlet Memurluğundan Çıkarılmak Aynı Şey midir?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplin yoluyla çıkarılmak ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında devlet memurluğundan çıkarma cezası almak aynı hukuki işlem değildir. Özellikle kamu personelinin tabi olduğu disiplin rejimi, uygulanacak yaptırımın niteliğini ve personelin gelecekteki çalışma imkânlarını etkileyebilmektedir.

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 13’üncü maddesinde düzenlenen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuata göre Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğurmaktadır. Kanunda bu cezayı alanların, seferberlik ve savaş hâlleri dışında Türk Silahlı Kuvvetlerinde herhangi bir şekilde görev alamayacakları belirtilmektedir.

Bu düzenlemenin kapsamı önemlidir. Kanundaki yasak doğrudan Türk Silahlı Kuvvetlerinde yeniden görev alınmasına ilişkindir. Dolayısıyla bu hükmün tek başına bütün belediyelerde, üniversitelerde ve diğer kamu kurumlarında memur olarak çalışmayı da yasakladığı şeklinde geniş yorumlanması doğru değildir.

Buna karşılık 657 sayılı Kanun’un 125’inci maddesinde düzenlenen devlet memurluğundan çıkarma cezası, kişinin bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memuriyetten çıkarılması sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla iki disiplin yaptırımının hukuki sonuçları farklıdır.

Ancak askerî personel hakkında verilen işlemin tam olarak hangi kanuna ve hangi maddeye dayandığı mutlaka belirlenmelidir. Özellikle mahkûmiyet nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma ile Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası da birbirinden ayrılmalıdır.

Bu nedenle hukuki değerlendirmede yalnızca kişinin askeriyeden atıldığını söylemesi yeterli değildir. İlişik kesme kararının dayanağı, verilen yaptırımın türü ve kararın hukuki sonuçları birlikte incelenmelidir.

6413 Sayılı Kanun’a Göre Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezasının Sonuçları

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu, askerî personelin disiplin işlemlerini ve Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını düzenlemektedir. Kanunun 13’üncü maddesinde ayırma cezasının personelin ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğurduğu açıklanmıştır.

Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin askerî görevine devam etmesini engelleyen ağır bir idari yaptırımdır. Özellikle muvazzaf astsubaylar bakımından bu ceza, mesleki statünün sona ermesi ve askerî hizmet ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmaktadır. Bununla birlikte askerî personelin artık TSK bünyesinde görev alamamasıyla başka bir kamu kurumunda memur olarak istihdam edilmesi farklı konulardır.

Örneğin Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla ilişiği kesilen bir astsubayın yeniden muvazzaf astsubay olarak göreve dönmesi, mevcut ayırma cezası yürürlükte bulunduğu sürece kural olarak mümkün değildir. Buna karşılık aynı kişinin belediyede memur olarak çalışmak istemesi durumunda başvurunun hangi mevzuata dayandığı, ilgili kadronun şartları ve ayrılma nedeninin bu şartlara etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir başka husus, askerî disiplin cezasının adli mahkûmiyetten farklı olmasıdır. Hakkında hiçbir ceza davası bulunmayan veya adli sicil kaydı temiz olan bir astsubay da askerî disiplin hükümleri nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden çıkarılmış olabilir.

Buna karşılık adli mahkûmiyetin bulunmaması, disiplin cezasının uygulanmadığı veya bu cezanın kamu görevine yeniden girişte hiçbir biçimde değerlendirilemeyeceği anlamına gelmez. Özellikle ilgili kadro için arşiv araştırması yapılması gerektiğinde geçmiş kamu görevinden çıkarılma kararları değerlendirmeye konu olabilir.

657 Sayılı Kanun’un 92’nci Maddesi Astsubaylar İçin Ne Anlama Gelir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92’nci maddesi, memurluktan çekilenlerin yeniden atanmasına ilişkin hükümleri içermektedir. Ancak düzenleme yalnızca daha önce 657 sayılı Kanun’a tabi memur olan kişilerin yeniden memuriyete dönmesini değil, başka personel kanunlarına tabi olup kendi istekleriyle görevlerinden ayrılanların da belirli koşullarla memuriyete atanmasını kapsamaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, 657 sayılı Kanun’a tabi olmayan personelden kendi istekleriyle görevlerinden çekilmiş olanların, boş kadro bulunması ve atanacakları sınıfın niteliklerini taşımaları şartıyla bu Kanun’a tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilecekleri düzenlenmiştir.

Bu hüküm, daha önce 926 sayılı Kanun’a tabi olarak muvazzaf subay veya astsubay statüsünde görev yapmış kişiler bakımından önem taşımaktadır. Çünkü askerî personel 657 sayılı Kanun’a değil, kendi özel personel kanunlarına tabi olsa da kanunda belirtilen şartlarla başka bir kamu kurumuna memur olarak atanma imkânından yararlanabilir.

Ancak burada en önemli şartlardan biri, kişinin görevinden kendi isteğiyle ayrılmış olmasıdır. Nitekim Bakanlık görüşlerinde de gönüllü istifa ile disiplinsizlik nedeniyle ilişik kesme işlemleri birbirinden ayrılmaktadır.

Dolayısıyla uzun yıllar astsubay olarak görev yapan kişinin yalnızca hizmet süresine dayanarak 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanma hakkı bulunduğu söylenemez. Öncelikle TSK ile ilişiğinin hangi işlem sonucunda kesildiği belirlenmelidir.

20 Aralık 2023 Tarihli Bakanlık Görüşü: Disiplin Nedeniyle TSK’dan Çıkarılanların Memuriyete Atanması

Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilen astsubayların devlet memurluğuna atanmasına ilişkin en doğrudan resmî değerlendirmelerden biri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 20.12.2023 tarihli, E-53773008-622.02-8271131 sayılı görüşüdür.

Söz konusu görüş, bir belediye başkanlığının başvurusu üzerine verilmiştir. Bakanlığa yöneltilen soruda, Kara Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken 30 Kasım 2023 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle görevine son verilen bir kişinin 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanıp atanamayacağı sorulmuştur.

Bakanlık, değerlendirmesinde 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesinin kapsamını incelemiştir. Maddenin daha önce devlet memuru olarak görev yapan ve kendi istekleriyle çekilen veya çekilmiş sayılan kişilerle, başka personel kanunlarına tabi iken kendi istekleriyle görevlerinden ayrılanları kapsadığı belirtilmiştir.

Bu çerçevede Bakanlık, disiplinsizlik nedeniyle görevine son verilen kişilerin 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanmalarının mümkün olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Görüşün önemi, doğrudan muvazzaf astsubayın disiplin nedeniyle askerî görevinden çıkarılması olayına ilişkin bulunmasıdır. Bu nedenle belediyelerin benzer başvurularda söz konusu görüşü dikkate almaları mümkündür.

Ancak burada hukuki sınırın doğru belirlenmesi gerekir. Bakanlık görüşü, disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilen astsubayın 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine dayanılarak atanamayacağını ifade etmektedir. Görüşte bütün kamu personeli alım usulleri hakkında genel ve bağımsız bir yasak getirildiği söylenemez.

Bu nedenle söz konusu görüşün, KPSS yoluyla yapılan ilk atamalar veya özel personel alım rejimleri bakımından doğrudan ve sınırsız bir memuriyet yasağı oluşturduğu sonucuna ulaşılması doğru değildir.

Bakanlık Görüşü Kanun Hükmü Gibi Bağlayıcı mıdır?

Bakanlık tarafından verilen personel görüşleri, ilgili mevzuatın idari uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren önemli açıklamalardır. Özellikle belediyelerin personel işlemleri konusunda yetkili Bakanlık biriminden görüş istemesi hâlinde bu değerlendirmeler idari uygulamada belirleyici olabilmektedir.

Bununla birlikte Bakanlık görüşünün hukuki niteliğiyle kanun veya yönetmelik hükmünün niteliği aynı değildir. Bakanlık görüşleri, başlı başına yeni bir kanuni yasak oluşturamaz ve mahkemelerin ilgili mevzuatı yorumlama yetkisini ortadan kaldıramaz.

Örneğin 20 Aralık 2023 tarihli görüşe dayanılarak bir belediyenin disiplinsizlik nedeniyle görevinden çıkarılmış astsubayın 92’nci madde kapsamında atanma talebini reddetmesi mümkündür. Ancak bu işlemin hukuka uygunluğu konusunda açılacak davada mahkeme, görüşten bağımsız olarak kanun hükmünü ve olayın özelliklerini değerlendirebilir.

Buna karşılık aynı görüşün, ilk defa devlet memurluğuna atanmak için KPSS’ye giren herkesin başvurusunu otomatik olarak reddetmek amacıyla kullanılması durumunda, bu işlemin ayrıca hukuki dayanağının bulunması gerekir.

Bu nedenle Bakanlık görüşü önemli bir idari yorum niteliğinde olmakla birlikte, kapsamının dışına taşacak biçimde uygulanmamalıdır. Özellikle 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesindeki özel atama imkânı ile memuriyete girişin genel şartları birbirinden ayrılmalıdır.

28 Şubat 2024 Tarihli Bakanlık Görüşü ve Kendi İsteğiyle Ayrılan Astsubaylar

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının personel görüşleri arasında, 28 Şubat 2024 tarihli ve E-53773008-622.02-8890251 sayılı başka bir değerlendirme de bulunmaktadır.

Bu görüşte, dokuz yıllık hizmeti bulunan muvazzaf astsubayın istifa talebinde bulunması ve bu talebin ilgili kuvvet komutanlığı tarafından kabul edilmesi durumunda, 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi çerçevesinde atamasının yapılabileceği değerlendirilmiştir.

Söz konusu görüş ile 20 Aralık 2023 tarihli görüş birlikte incelendiğinde, idarenin özellikle görevden ayrılmanın iradi olup olmamasına önem verdiği anlaşılmaktadır.

Bir tarafta kendi isteğiyle görevinden ayrılan ve bu ayrılma işlemi kabul edilen astsubay bulunmaktadır. Diğer tarafta ise Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla veya ilgili disiplin mevzuatı kapsamında iradesi dışında görevine son verilen personel söz konusudur.

Bu iki durumun yalnızca personelin geçmişte astsubay olarak görev yapmış olması nedeniyle aynı değerlendirmeye tabi tutulması doğru değildir.

Özellikle kendi isteğiyle görevden ayrılan astsubay bakımından 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesinin uygulanması mümkün olabilirken, disiplin nedeniyle çıkarılan personel bakımından aynı şartın gerçekleşmediği kabul edilmektedir.

926 Sayılı Kanun’un 92’nci Maddesi ile 657 Sayılı Kanun’un 92’nci Maddesi Aynı mıdır?

Askerî personelin devlet memurluğuna geçişine ilişkin uyuşmazlıklarda karşılaşılan önemli karışıklıklardan biri, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 92’nci maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92’nci maddesinin aynı hukuki konuyu düzenlediğinin düşünülmesidir.

Oysa bu iki kanunun 92’nci maddeleri birbirinden tamamen farklı konulara ilişkindir.

926 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi, astsubayların terfi işlemleriyle bağlantılı olup belirli nedenlerle rütbe terfii yapamayan astsubayların sonraki yıllarda yeniden terfi değerlendirmesine tabi tutulmasına ilişkin hükümler içermektedir.

657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi ise memurluktan kendi isteğiyle çekilenlerin ve başka personel kanunlarına tabi olarak çalışırken kendi istekleriyle ayrılanların devlet memurluğuna yeniden veya açıktan atanabilmesine ilişkin düzenlemedir.

Dolayısıyla bir kamu kurumunun “926 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine göre memuriyete geçiş” şeklinde değerlendirme yapması, ilgili kanun maddeleri bakımından doğru değildir. Memuriyete geçişin dayanağı olarak 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi söz konusu olabilir.

Bu ayrım özellikle askerî görevinden ayrılan personelin hangi kanun hükmüne dayanarak atama talebinde bulunduğunun açıklığa kavuşturulması bakımından önem taşımaktadır.

On Beş Yıl Astsubaylık Yapan Kişi Memur Olabilir mi?

Türk Silahlı Kuvvetlerinde on beş yıl veya buna yakın süreyle astsubay olarak görev yapan kişinin devlet memurluğuna atanabilmesi, yalnızca hizmet süresine bağlı değildir. Özellikle disiplin nedeniyle ilişiği kesilen personel bakımından, uzun hizmet süresinin kendi isteğiyle ayrılma şartının yerine geçtiği kabul edilemez.

Örneğin on dört yıl dokuz ay boyunca astsubay olarak görev yapan bir personelin Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla Silahlı Kuvvetlerden çıkarıldığı düşünülebilir. Bu kişinin hizmet süresi, mesleki tecrübesi ve önceki görevlerinin niteliği bakımından önemli olmakla birlikte, 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesindeki ayrılma şartını kendiliğinden sağlamaz.

Buna karşılık aynı süre boyunca görev yaptıktan sonra ilgili mevzuata uygun biçimde kendi isteğiyle ayrılan astsubayın durumu farklı olabilir. Böyle bir personelin boş kadro bulunması, atanılacak sınıfın niteliklerini taşıması ve diğer hukuki şartların gerçekleşmesi hâlinde 92’nci madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olabilir.

Dolayısıyla memuriyet hakkı bakımından belirleyici olan yalnızca kaç yıl görev yapıldığı değildir. Görevden ayrılmanın hukuki nedeni, başvurulan kadronun şartları ve kullanılmak istenen atama usulü birlikte değerlendirilmelidir.

Uzun hizmet süresi ayrıca personelin emeklilik ve sosyal güvenlik hakları bakımından önem taşıyabilir. Ancak emekliliğe esas hizmet süresinin bulunmasıyla başka bir kamu kurumuna atanma hakkının doğması farklı hukuki konulardır.

Adli Sicili Temiz Olan Astsubay Belediyede Memur Olabilir mi?

Adli sicil kaydının temiz olması, devlet memurluğuna girişte önem taşıyan olumlu bir durumdur. Ancak yalnızca sabıka kaydının bulunmaması, bütün memuriyet şartlarının taşındığı veya atama yapılmasının zorunlu olduğu anlamına gelmemektedir.

657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde devlet memurluğuna giriş için genel ve özel şartlar düzenlenmiştir. Bu şartlar arasında belirli suçlardan mahkûm olmamak, kamu haklarından mahrum bulunmamak, gerekli öğrenim koşullarını taşımak ve ilgili kurumun özel mevzuatında aranan diğer niteliklere sahip olmak bulunmaktadır.

Örneğin disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan astsubay hakkında herhangi bir ceza mahkûmiyeti bulunmayabilir. Bu durumda 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 maddesinde düzenlenen mahkûmiyet engelinin somut olayda bulunmadığı değerlendirilebilir.

Ancak personelin disiplin nedeniyle görevinden çıkarılmış olması, 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atama talebinde bulunması bakımından ayrı bir engel oluşturabilir. Çünkü 92’nci maddede kişinin kendi isteğiyle görevinden ayrılmış olması aranmaktadır.

Bunun yanında yeni kamu görevi için yapılacak arşiv araştırmasında önceki kamu görevinden çıkarılma işlemi gündeme gelebilir. Dolayısıyla adli sicilin temiz olması, arşiv araştırmasının bütün yönleriyle olumlu sonuçlanacağını garanti etmez.

Askeriyeden Atılan Kişi Belediyede Düz Memur Olabilir mi?

Belediyelerde düz memur olarak çalışmak isteyen eski askerî personelin durumu, başvurulan atama usulüne göre değerlendirilmelidir. Özellikle 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine dayanılarak sınavsız veya özel usulle atanma talebiyle, belediyenin usulüne uygun personel alım ilanına başvurulması farklı hukuki süreçlerdir.

Örneğin disiplinsizlik nedeniyle TSK ile ilişiği kesilen bir astsubayın doğrudan belediyeye dilekçe vererek 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine göre memur kadrosuna atanmak istemesi, 20 Aralık 2023 tarihli Bakanlık görüşünde açıklanan nedenle hukuki engelle karşılaşabilir.

Buna karşılık belediyenin KPSS puanına dayalı olarak açtığı bir memur alımına başvurulması durumunda farklı şartlar uygulanacaktır. Bu durumda adayın 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesindeki genel şartları, ilan edilen kadronun öğrenim ve diğer özel koşullarını ve ilgili personel alım usulünü yerine getirmesi gerekir.

Ancak KPSS yoluyla başvuru imkânının bulunması, önceki disiplin cezasının hiçbir şekilde değerlendirilemeyeceği veya atamanın mutlaka yapılacağı anlamına gelmez. Özellikle başvurulan kurumun özel mevzuatında veya ilanında hukuken geçerli ek şartlar bulunması mümkündür.

Bu nedenle belediyede memur olarak çalışmak isteyen kişinin öncelikle hangi atama usulüne başvurduğunu belirlemesi gerekir. İdarenin başvuruyu yalnızca 92’nci madde kapsamında mı reddettiği, yoksa genel memuriyet şartlarının kaybedildiğini mi ileri sürdüğü hukuki değerlendirmeyi doğrudan etkilemektedir.

TSK’dan Atılan Astsubay VHKİ Olabilir mi?

Veri hazırlama ve kontrol işletmeni, kamu kurumlarında idari ve büro hizmetleri kapsamında bulunan bir memur kadrosudur. Ancak bu kadroya atanabilmek için yalnızca daha önce kamu görevlisi olarak çalışmış olmak yeterli değildir.

Özellikle VHKİ kadrolarında ilan edilen öğrenim şartları, bilgisayar kullanımı veya sertifika koşulları ve uygulanabilir personel alım mevzuatı önem taşımaktadır. Ayrıca kadroya ilk defa atanma ile mevcut devlet memurunun başka bir kurumdan veya görevden geçiş yapması farklı usullere tabi olabilir.

Örneğin daha önce astsubay olarak görev yapan ve disiplin nedeniyle TSK’dan çıkarılan kişinin belediyede VHKİ kadrosuna 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesiyle atanmak istemesi, kendi isteğiyle ayrılma şartının bulunmaması nedeniyle olumsuz değerlendirilebilir.

Buna karşılık usulüne uygun açılmış ilk atama ilanına KPSS puanıyla başvurması durumunda, başvurunun hangi şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği ayrıca incelenmelidir.

Özellikle başvurucunun öğrenim durumu, bilgisayar yeterliliği, ilgili kadronun nitelik kodları ve arşiv araştırması sonuçları bu değerlendirmede önem taşır.

Dolayısıyla askerî personelin daha önce astsubay olarak görev yapmış olması, kendisine doğrudan VHKİ unvanını kazanma hakkı vermediği gibi, disiplin nedeniyle ayrılmış bulunması da tek başına bütün ilk atama yollarının hiçbir koşulda kullanılamayacağı sonucunu doğurmaz.

TSK’dan Disiplin Nedeniyle Çıkarılan Astsubay Zabıta Memuru Olabilir mi?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan astsubayların belediyede zabıta memuru olarak çalışmak istemeleri durumunda, genel devlet memurluğuna giriş şartlarının yanında Belediye Zabıta Yönetmeliği’ndeki özel koşullar da uygulanmaktadır.

Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 13/A maddesinde ilk defa zabıta memuru alımına başvuracak adayların taşıması gereken şartlar düzenlenmiştir. Buna göre adayların 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesindeki genel şartları taşımaları, gerekli öğrenim koşullarını karşılamaları, geçerli KPSS puanına sahip olmaları ve yönetmelikte belirtilen boy, kilo ve yaş koşullarını sağlamaları gerekmektedir.

Özellikle zabıta alımlarında sınavın yapıldığı tarihte otuz yaşını doldurmamış olma şartı önem taşımaktadır. Bu nedenle uzun yıllar astsubaylık yaptıktan sonra askerî görevinden ayrılan kişinin, disiplin cezasından bağımsız olarak yaş koşulunu taşımaması mümkündür.

Örneğin on beş yıl boyunca astsubay olarak görev yapan kişi, görevinden ayrıldığı tarihte zabıta alımı için öngörülen yaş sınırını aşmış olabilir. Bu durumda 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi veya disiplin nedeniyle ilişik kesme tartışmasına geçilmeden önce ilgili kadronun yaş koşulunun değerlendirilmesi gerekir.

Dolayısıyla zabıta memurluğuna atanma ihtimali değerlendirilirken yalnızca adayın askerî statüsü değil, özel yönetmelikteki yaş, fiziksel yeterlilik, öğrenim ve sınav şartları da incelenmelidir.

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan KPSS ile Memur Olabilir mi?

Disiplin nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan kişinin KPSS yoluyla devlet memurluğuna başvurması, 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesindeki özel atama usulünden farklıdır. Bu nedenle kişinin 92’nci maddeden yararlanamaması, KPSS ile yapılan bütün kamu personeli alımlarına başvurmasının otomatik biçimde yasaklandığı anlamına gelmemektedir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, başvurulan kadronun ilk atama usulüne tabi olup olmadığı ve ilanda hangi özel şartların bulunduğudur. Bazı kurumlarda daha önce belirli nedenlerle kamu görevinden çıkarılmış olmaya ilişkin özel koşullar öngörülebilmektedir.

Örneğin Millî Savunma Bakanlığının devlet memuru teminine ilişkin açıklamalarında, sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş veya sözleşmeli er olarak sözleşmesi feshedilmiş kişiler bakımından özel başvuru sınırlamaları bulunmaktadır.

Bu nedenle belirli bir kurumun personel alım şartlarının bütün belediyeler ve kamu kurumları için aynı şekilde geçerli olduğu düşünülmemelidir. Özellikle Millî Savunma Bakanlığına sivil memur olarak başvurmakla belediyenin genel memur alımına başvurmak farklı hukuki şartlara tabi olabilir.

KPSS yoluyla yapılan başvuruda kişinin 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesindeki genel şartları taşıması, ilan edilen kadronun özel koşullarını karşılaması ve arşiv araştırması bakımından göreve engel hukuki durumunun bulunmaması gerekir.

Dolayısıyla bu konuda kesin sonuca ulaşılabilmesi için ilgili personel alım ilanı ve başvurucunun ilişik kesme kararı birlikte incelenmelidir.

657 Sayılı Kanun’un 48’inci Maddesi TSK’dan Çıkarılanları Nasıl Etkiler?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci maddesi, devlet memurluğuna alınacak kişilerde aranan genel ve özel şartları düzenlemektedir. Özellikle kamu haklarından mahrum olmamak ve belirli suçlardan mahkûm bulunmamak, kamu görevine giriş bakımından temel koşullar arasında yer almaktadır.

Maddenin 48/A-5 hükmünde, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olmamak ve kanunda sayılan belirli suçlardan mahkûm bulunmamak şartları düzenlenmiştir.

Örneğin askerî personelin disiplin nedeniyle görevinden çıkarılmasına yol açan fiil aynı zamanda memuriyete engel kesinleşmiş mahkûmiyet sonucunu doğurmuşsa, sonraki memuriyet başvurusunda 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi bakımından engel bulunabilir.

Buna karşılık yalnızca disiplin cezası verilmiş olması, mutlaka memuriyete engel bir ceza mahkûmiyetinin bulunduğunu göstermez. Özellikle askerî disiplin hukuku ile ceza hukuku birbirinden farklı yaptırım sistemleridir.

Bu nedenle başvurucunun adli sicil kaydının, mahkûmiyet kararlarının, kamu haklarına ilişkin durumunun ve askerî ilişik kesme kararının ayrı ayrı incelenmesi gerekir.

Ancak bütün bu koşulların taşınması, herhangi bir belediyenin kişiyi sınavsız olarak atamak zorunda olduğu anlamına gelmez. Memuriyete giriş şartlarına sahip olmak ile belirli kadroya atanma hakkını kazanmak farklı hukuki aşamalardır.

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Kişinin Arşiv Araştırması Olumsuz Çıkar mı?

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 3’üncü maddesi uyarınca, ilk defa veya yeniden memuriyete ya da kamu görevine atanacak kişiler hakkında arşiv araştırması yapılmaktadır. Kanunda belirtilen belirli kurum ve görevler bakımından ise güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte gerçekleştirilmektedir.

Bu düzenleme, daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan ve disiplin nedeniyle ilişiği kesilen kişilerin yeniden kamu görevine başvurmaları bakımından önemlidir.

7315 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde arşiv araştırmasının kapsamı düzenlenmiş ve kişi hakkında kamu görevinden çıkarılma veya kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası bulunup bulunmadığının araştırılabileceği belirtilmiştir.

Dolayısıyla kişinin adli sicil kaydının temiz olması, geçmiş kamu görevinden çıkarılma işleminin hiçbir şekilde araştırılamayacağı anlamına gelmemektedir.

Bununla birlikte arşiv araştırmasında önceki disiplin işleminin tespit edilmesiyle, memuriyete atanmanın otomatik biçimde engellenmesi aynı hukuki sonuç değildir. İlgili kayıtların değerlendirilmesinde kanuni şartlar, atanılacak görevin niteliği, elde edilen bilgilerin güncelliği ve ölçülülük ilkesi dikkate alınmalıdır.

Özellikle başvurulan görevin niteliğiyle hiçbir bağlantısı bulunmayan eski bir disiplin kaydının bütün koşullar araştırılmadan tek başına olumsuz değerlendirilmesi, somut olayın özelliklerine göre hukuki tartışma doğurabilir.

Bu nedenle arşiv araştırması nedeniyle atama yapılmaması durumunda, idarenin hangi bilgiye dayandığı ve bu bilginin görevin gerektirdiği niteliklerle nasıl ilişkilendirildiği önem taşımaktadır.

Yüksek Disiplin Kurulu Kararıyla Atılan Astsubay Memuriyete Başvurabilir mi?

Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan astsubayın memuriyet başvurusunda bulunması, kullanılan atama usulüne bağlı olarak değerlendirilmelidir.

Örneğin kişi, daha önce astsubay olarak görev yaptığı gerekçesiyle bir belediyenin boş memur kadrosuna 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanmak istiyorsa, disiplin nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılmış olması önemli bir engeldir.

Buna karşılık adayın genel KPSS alımına başvurması durumunda, ilgili sınav ve kadro şartlarının incelenmesi gerekir. Özellikle adayın memuriyete engel mahkûmiyetinin bulunup bulunmadığı, başvurulan kadronun özel şartları ve arşiv araştırması sonuçları değerlendirilmelidir.

Ancak önceki askerî görevin sona erme nedeninin arşiv araştırmasında veya özel personel alım hükümlerinde önem taşıyabileceği unutulmamalıdır.

Dolayısıyla yüksek disiplin kurulu kararıyla atılmış olmak, 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi bakımından önemli hukuki engel oluşturmakla birlikte, kişinin bütün kamu görevlerine başvurma ehliyetinin aynı hüküm nedeniyle otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.

İzin Süresini Geçirdiği İçin TSK’dan Atılan Astsubay Memur Olabilir mi?

Askerî personelin izin süresini geçirmesi veya izin bitiminde görevine katılmaması nedeniyle disiplin yaptırımıyla karşılaşması mümkündür. Ancak isnat edilen davranışın hukuki niteliği, süresi ve personelin hangi disiplin hükmüne dayanılarak cezalandırıldığı önemlidir.

Örneğin uzun yıllar astsubay olarak görev yapan bir personelin izin süresini geçirdiği gerekçesiyle Yüksek Disiplin Kurulu tarafından Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasıyla cezalandırıldığı düşünülebilir. Personel hakkında adli soruşturma bulunmaması veya sabıka kaydının temiz olması, bu disiplin cezasının hukuki niteliğini değiştirmez.

Bu durumda kişinin 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında belediyeye atanmak istemesi hâlinde, görevinden kendi isteğiyle ayrılmamış olması nedeniyle 20 Aralık 2023 tarihli Bakanlık görüşünde açıklanan sorun ortaya çıkacaktır.

Buna karşılık kişinin KPSS veya diğer genel kamu personeli alım usullerine başvurması durumunda, ilgili kadronun şartları ayrıca değerlendirilmelidir.

Burada disiplin cezasının dayanağı da önemlidir. Özellikle izin süresini geçirme nedeniyle uygulanan ayırma cezasının idari yargıda iptal edilmesi durumunda personelin askerî statüsüne ilişkin farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Dolayısıyla askerî görevden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğu ile sonraki kamu görevine atanma imkânı, birbirini etkileyebilen ancak ayrı hukuki inceleme gerektiren konulardır.

TSK’dan Ayrılan Astsubay Doğrudan Belediyeye Atanabilir mi?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan astsubayın doğrudan belediye memurluğuna atanması, özellikle 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında değerlendirildiğinde bazı şartlara bağlıdır.

Öncelikle personelin görevinden kendi isteğiyle ayrılmış olması gerekir. Bunun yanında atanılmak istenen kurumda uygun boş kadro bulunması, personelin kadronun niteliklerini taşıması ve kurumun atama yetkisini mevzuata uygun biçimde kullanması gerekmektedir.

Dolayısıyla kendi isteğiyle görevinden ayrılmış astsubayın dahi yalnızca dilekçe vermesi üzerine belediyenin kendisini atamak zorunda olduğu söylenemez. Kanunda kullanılan atanabilir ifadesi, gerekli koşulların bulunması hâlinde idareye belirli bir değerlendirme yetkisi tanımaktadır.

Buna karşılık disiplin cezasıyla görevinden çıkarılmış astsubayın, gönüllü ayrılma şartını taşımadığı için 92’nci madde kapsamında doğrudan atanması mümkün görülmemektedir.

Bu nedenle belediyede uygun kadro bulunması veya belediye yönetiminin kişiyi istihdam etmek istemesi, kanunda öngörülen atama şartlarının bulunmadığı durumda tek başına yeterli değildir.

Özellikle personelin atama yolunun yanlış belirlenmesi, hukuken mümkün olabilecek başka personel alım usullerinin değerlendirilmemesine neden olabilir.

Belediye Memur Alımında KPSS Şartı Neden Önemlidir?

Belediyelerde genel personel alımları, kadronun niteliğine göre merkezi yerleştirme veya ilgili mevzuatta öngörülen diğer usuller aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Özellikle KPSS puanıyla yapılan alımlarda adayların öğrenim düzeyi, ilgili puan türü ve kadro için aranan diğer şartları taşımaları gerekir.

Bu nedenle askerî personelin daha önce uzun yıllar kamu hizmetinde çalışmış olması, genel KPSS alımlarındaki sınav şartlarını her durumda ortadan kaldırmaz.

Örneğin disiplin nedeniyle TSK’dan ayrılan astsubay, belediyenin ilk defa memur alımı kapsamında ilan ettiği kadroya başvurmak istiyorsa başvurunun ilan ve sınav koşullarına uygun olması gerekmektedir. Yalnızca askerî hizmet süresinin bulunması, sınava katılmadan atanma hakkı doğurmaz.

Bunun yanında kişinin önceki hizmet süresinin ileride memuriyete atanması hâlinde kazanılmış hak aylığına veya diğer özlük haklarına etkisi, memuriyete giriş şartlarından ayrı değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla önceki askerî hizmetin kamu hizmeti olarak kabul edilmesi ile bu hizmet nedeniyle sınavsız biçimde her memur kadrosuna atanılabilmesi aynı sonuç değildir.

Bakanlık Görüşüne Rağmen Belediye Atama Yapabilir mi?

Bir belediyenin, disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan astsubayın 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atamasını yapmak istemesi durumunda, 20 Aralık 2023 tarihli Bakanlık görüşü dikkate alınmalıdır.

Söz konusu görüşte disiplinsizlik nedeniyle görevine son verilen kişilerin 92’nci madde kapsamında atanmalarının mümkün olmadığı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle belediyenin yalnızca uygun boş kadro bulunduğu veya personeli istihdam etmek istediği gerekçesiyle bu hükme dayanması hukuki sorun doğurabilir.

Bununla birlikte Bakanlık görüşü, bütün kamu personeli alım usullerini kapsayan bağımsız kanuni yasak olarak görülmemelidir.

Örneğin belediye tarafından genel personel alımı kapsamında açılmış bir kadroya, bütün şartları taşıyan kişinin başvurması farklı değerlendirme gerektirir. Bu durumda başvurunun hangi hukuki sebeple reddedildiği önemlidir.

Dolayısıyla belediyenin atama yapıp yapamayacağı sorusuna cevap verilirken, öncelikle atamanın 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine mi yoksa ilk defa memuriyete girişe ilişkin başka bir usule mi dayandırıldığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Disiplin Nedeniyle Askeriyeden Atılmak Sürekli Memuriyet Yasağı mıdır?

Askerî disiplin cezası nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiğin kesilmesi, kişinin bütün kamu kurumlarına her durumda ve süresiz biçimde atanamayacağı anlamına gelmez. Ancak bu sonucun kapsamı, yalnızca disiplin cezasının adı üzerinden belirlenemez.

Öncelikle ilgili ayırma kararının hukuki dayanağı incelenmelidir. 6413 sayılı Kanun kapsamında verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasıyla, ceza mahkemesinin mahkûmiyet nedeniyle verdiği TSK’dan çıkarma kararı arasında farklılık bulunmaktadır.

Özellikle mahkûmiyet nedeniyle ilişik kesilmesi durumunda, kişinin 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesindeki memuriyete giriş şartlarını kaybetmiş olması mümkündür. Buna karşılık yalnızca disiplin cezasıyla ilişiği kesilen personelin durumu, aynı hüküm bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Ayrıca bazı kurumların özel personel alım şartları, geçmiş askerî görevden ayrılma nedenini önemli hâle getirebilir.

Bu nedenle askeriyeden atılmış olmak tek başına bütün kamu görevleri için aynı hukuki sonucu doğurmasa da yeniden memuriyete girişte önemli sınırlamalarla karşılaşılabilir.

Burada esas olan, önceki disiplin cezası ile yeni kamu görevinin şartlarının birlikte ve somut olay üzerinden incelenmesidir.

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Çıkarılan Kişinin Atama Talebi Reddedilirse Ne Yapılabilir?

Disiplin nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan kişinin başka kamu kurumuna atanma talebinin reddedilmesi durumunda, ret işleminin hangi gerekçeye dayandığı belirlenmelidir.

Örneğin belediyenin, başvurucunun 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanamayacağını belirterek ret kararı vermesi durumunda, idarenin görüşü 20 Aralık 2023 tarihli Bakanlık değerlendirmesiyle uyumlu olabilir. Bu nedenle yalnızca uzun süre askerî görev yapılmış olması veya adli sicilin temizliği, söz konusu özel atama şartının yerine geçtiği anlamına gelmez.

Buna karşılık kişinin KPSS yoluyla yapılan personel alımına başvurmasına rağmen idarenin hiçbir özel hukuki dayanak göstermeden başvuruyu reddetmesi durumunda, ret gerekçesinin hukuka uygunluğu ayrıca incelenmelidir.

Özellikle idarenin başvurulan atama usulünü yanlış değerlendirmesi, ilgili mevzuatta bulunmayan genel bir yasak uygulaması veya arşiv araştırması sonucunu somut ve denetlenebilir gerekçe olmadan kullanması, iptal davasında tartışılabilir.

Ancak idarenin her ret işleminin mutlaka hukuka aykırı olduğu veya dava açılması hâlinde kişinin kesin olarak atanacağı söylenemez. İdari yargı denetimi, başvurulan kadronun şartları ve ret işleminin gerçek hukuki dayanağı üzerinden yapılmalıdır.

Memuriyet Başvurusunun Reddine Karşı İptal Davası Açılabilir mi?

Kamu kurumuna yapılan memuriyet başvurusunun kesin ve yürütülebilir idari işlemle reddedilmesi durumunda, hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7’nci maddesine göre özel düzenleme bulunmadıkça idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür.

Örneğin belediyeye yapılan atama başvurusunun yazılı olarak reddedilmesi durumunda, ret işleminin personele tebliğ tarihi dava süresinin hesaplanmasında önem taşıyacaktır.

Buna karşılık idarenin başvuruya cevap vermemesi hâlinde İYUK’un 10’uncu maddesindeki zımni ret hükümleri gündeme gelebilir. Güncel düzenlemede otuz gün içerisinde cevap verilmemesi hâlinde talep reddedilmiş sayılmaktadır.

Ancak idari başvurunun hukuki niteliği, daha önce açık bir ret işlemi bulunup bulunmadığı ve kişinin hangi atama yolunu talep ettiği birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle dava açılmadan önce ret gerekçesinin 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine mi, 48’inci maddesindeki genel şartlara mı, yoksa ilgili kadronun özel şartlarına mı dayandığı tespit edilmelidir.

TSK’dan Disiplin Nedeniyle Çıkarılma Kararı İptal Edilirse Memuriyet Durumu Değişir mi?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğin kesilmesine ilişkin disiplin cezasının idare mahkemesi tarafından iptal edilmesi, kişinin askerî personel statüsüne ilişkin önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.

Örneğin Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla Silahlı Kuvvetlerden çıkarılan astsubayın açtığı iptal davası sonucunda ilişik kesme işlemi hukuka aykırı bulunmuş olabilir. Böyle bir durumda idarenin mahkeme kararının gereklerini yerine getirmesi ve personelin hukuki durumunu buna göre değerlendirmesi gerekir.

Ancak disiplin cezasının iptal edilmesi, kişinin başka bir belediyeye veya kamu kurumuna otomatik olarak atanacağı anlamına gelmemektedir. Çünkü bu durumda öncelikle önceki askerî statüsüne ilişkin işlemlerin sonuçları ortaya çıkacaktır.

Bunun yanında ilişik kesme kararının iptal edilmiş olması, daha sonra başka kamu kurumuna yapılacak başvuruda disiplin nedeniyle ayrılma olgusunun hukuki durumunu değiştirebilir.

Dolayısıyla askerî görevden çıkarılma işlemine karşı açılan dava ile belediye veya başka kurum tarafından verilen memuriyet başvurusu ret kararına karşı açılacak dava birbirinden farklıdır.

Her iki davanın hukuki sebebi, talep sonucu ve idarenin işlem tesis etme yetkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Örnek Olay: On Dört Yıl Dokuz Ay Astsubaylık Yapan Personelin Belediye Başvurusu

Bir astsubayın Türk Silahlı Kuvvetlerinde on dört yıl dokuz ay görev yaptığı, ancak izin süresini geçirdiği gerekçesiyle Yüksek Disiplin Kurulu tarafından Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasıyla cezalandırıldığı düşünülebilir. Personelin herhangi bir adli mahkûmiyeti bulunmamakta ve kamu haklarından yasaklı olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu kişi, başka bir kamu kurumunda çalışmak amacıyla belediyenin uygun memur kadrosuna atanmak için başvuruda bulunmuştur. Belediye ise kişinin daha önce TSK’dan disiplin nedeniyle çıkarıldığını belirterek 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atamasının yapılamayacağını açıklamıştır.

Bu olayda öncelikle belediyeye yapılan başvurunun hangi atama usulüne dayandığı belirlenmelidir. Eğer başvuru doğrudan 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine dayanıyorsa, personelin kendi isteğiyle görevinden ayrılmamış olması önemli bir hukuki engeldir.

Buna karşılık kişinin belediyenin KPSS yoluyla yaptığı genel personel alımına başvurması durumunda, 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesindeki genel şartlar, kadronun özel nitelikleri ve arşiv araştırması sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle aynı kişinin belediyede çalışma ihtimali konusunda, yalnızca önceki disiplin cezasına veya hizmet süresine bakılarak kesin sonuca ulaşılması doğru değildir.

Örnek Olay: Kendi İsteğiyle İstifa Eden Astsubayın Belediyeye Atanması

On yıl boyunca muvazzaf astsubay olarak görev yapan personelin, ilgili mevzuat çerçevesinde kendi isteğiyle görevinden ayrıldığı ve istifa talebinin kabul edildiği düşünülebilir.

Bu durumda personelin 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında memur kadrosuna atanma talebi, disiplinsizlik nedeniyle çıkarılan astsubayın durumundan farklıdır.

Nitekim Bakanlığın 28 Şubat 2024 tarihli görüşünde dokuz yıl hizmeti bulunan muvazzaf astsubayın istifasının kabul edilmesi hâlinde 92’nci madde çerçevesinde atanabileceği değerlendirilmiştir.

Ancak bu durum, kişinin istediği belediyeye doğrudan ve zorunlu biçimde atanacağı anlamına gelmez. Uygun boş kadro bulunması, ilgili kadronun niteliklerinin taşınması ve idarenin atama yetkisini hukuka uygun kullanması gerekir.

Dolayısıyla kendi isteğiyle ayrılma şartının gerçekleşmesi, atama için gerekli koşullardan biri olmakla birlikte tek başına yeterli değildir.

Örnek Olay: Disiplin Nedeniyle Atılan Astsubayın KPSS ile Memuriyet Başvurusu

Bir astsubay, Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla TSK’dan çıkarılmış ve daha sonra KPSS’ye katılarak gerekli puanı almıştır. Aday, bir belediyenin genel memur alım ilanına başvurmuş ancak geçmişte askerî görevinden disiplin nedeniyle ayrıldığı gerekçesiyle başvurusu reddedilmiştir.

Bu durumda başvurunun doğrudan 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine dayanmadığı dikkate alınmalıdır.

Özellikle ilgili memur alım ilanında hangi şartların bulunduğu, başvurucunun 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesindeki şartları taşıyıp taşımadığı ve arşiv araştırmasında hangi bilgilerin değerlendirildiği araştırılmalıdır.

Ancak adayın KPSS puanının yeterli olması veya adli sicil kaydının temiz bulunması, bütün atama koşullarının kendiliğinden gerçekleştiği anlamına gelmez.

Bu nedenle ret işleminin hukuka uygunluğu, ilgili alım rejimi ve somut ret gerekçesi üzerinden değerlendirilmelidir.

Örnek Olay: Belediye Zabıta Kadrosuna Başvuran Eski Astsubay

Uzun yıllar muvazzaf astsubay olarak görev yapan kişinin askerî görevinden ayrıldıktan sonra belediye zabıta memurluğuna başvurmak istediği düşünülebilir.

Bu durumda öncelikle Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 13/A maddesindeki özel başvuru koşulları incelenmelidir. Özellikle sınavın yapıldığı tarihte otuz yaşını doldurmamış olma şartı önem taşımaktadır.

Kişinin önceki askerî hizmet süresi nedeniyle bu yaş sınırını aşmış olması hâlinde, disiplin cezasının hukuki etkisinden bağımsız bir başvuru engeli doğabilir.

Bu nedenle zabıta kadrosuna atanma konusunda yalnızca 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesinin tartışılması yeterli değildir. Başvurulan kadronun yaş, öğrenim, fiziksel yeterlilik ve sınav koşulları da birlikte değerlendirilmelidir.

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılanların Memuriyeti Hakkında Sık Sorulan Sorular

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Memur Olabilir mi?

Disiplin nedeniyle TSK’dan çıkarılan kişinin 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında doğrudan memuriyete atanması, kendi isteğiyle ayrılma şartı bulunmadığından mümkün görülmemektedir. Ancak bu sonuç, bütün kamu personeli alım usulleri bakımından genel ve mutlak yasak anlamına gelmez. KPSS ile yapılan alımlar ve diğer personel temin yolları, başvurulan kadronun şartlarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Astsubaylıktan Atılan Belediyede Memur Olabilir mi?

Astsubaylıktan disiplin nedeniyle çıkarılan kişinin belediyede memur olarak çalışması, başvurulan atama usulüne bağlıdır. 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanma bakımından kendi isteğiyle ayrılma şartı engel oluşturabilir. Buna karşılık genel personel alımlarında 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi, kadronun özel şartları ve arşiv araştırması birlikte değerlendirilmelidir.

TSK’dan Atılan KPSS ile Memur Olabilir mi?

KPSS ile memuriyete giriş, 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine dayalı atamadan farklıdır. Disiplin nedeniyle ilişik kesilmiş olmak tek başına bütün KPSS alımlarına başvurulamayacağı anlamına gelmez. Ancak ilgili kurumun özel personel alım şartları ve arşiv araştırmasındaki değerlendirmeler önem taşımaktadır.

Adli Sicili Temiz Olan Astsubay Devlet Memuru Olabilir mi?

Adli sicilin temiz olması, 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesindeki mahkûmiyet şartları bakımından önemli olmakla birlikte, kişinin otomatik olarak atanacağı anlamına gelmez. Görevden ayrılma nedeni, başvurulan atama usulü, kadro şartları ve arşiv araştırması ayrıca değerlendirilmelidir.

657 Sayılı Kanun’un 92’nci Maddesine Göre Kimler Atanabilir?

657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi, kanundaki şartlarla daha önce memuriyetten çekilen veya çekilmiş sayılan kişilerle, başka personel kanunlarına tabi iken kendi istekleriyle görevlerinden ayrılanların memuriyete atanabilmesini düzenlemektedir. Ancak boş kadro bulunması ve atanılacak sınıfın niteliklerinin taşınması gerekir.

TSK’dan Disiplinsizlik Nedeniyle Çıkarılanlar İçin Bakanlık Görüşü Var mı?

Evet. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 20 Aralık 2023 tarihli, E-53773008-622.02-8271131 sayılı görüşünde, disiplinsizlik nedeniyle görevinden çıkarılan astsubayın 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanamayacağı değerlendirilmiştir.

On Beş Yıl Astsubaylık Yapan Kişi Sınavsız Memur Olabilir mi?

Yalnızca on beş yıl askerî görev yapmış olmak sınavsız memuriyete atanma hakkı doğurmaz. Özellikle 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesinde kendi isteğiyle görevden ayrılma şartı ve diğer koşullar bulunmaktadır. Disiplin nedeniyle çıkarılan personel bakımından uzun hizmet süresi, kendi isteğiyle ayrılma şartının yerine geçmez.

926 Sayılı Kanun’un 92’nci Maddesi Memuriyete Geçişi Düzenler mi?

Hayır. 926 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi astsubayların terfi işlemleriyle ilgilidir. Başka personel kanunlarına tabi kişilerin devlet memurluğuna atanması bakımından ilgili hüküm, 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesidir.

TSK’dan Çıkarılan Astsubay VHKİ Olarak Atanabilir mi?

VHKİ kadrosuna atanma ihtimali, başvurulan atama usulüne ve kadro şartlarına bağlıdır. Özellikle doğrudan 92’nci maddeye dayalı atamayla KPSS yoluyla ilk atama birbirinden ayrılmalıdır. İlgili kadronun öğrenim, bilgisayar yeterliliği ve diğer koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

TSK’dan Atılan Astsubay Zabıta Olabilir mi?

Zabıta memurluğuna atanmak isteyen kişinin 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesindeki şartların yanında Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 13/A maddesindeki yaş, öğrenim, boy, kilo ve KPSS koşullarını da taşıması gerekir. Özellikle otuz yaş sınırı, uzun yıllar askerî personel olarak görev yapmış adaylar bakımından bağımsız engel oluşturabilir.

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Çıkarılma Arşiv Araştırmasında Görülür mü?

7315 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi kapsamında kamu görevinden çıkarılma ve kesinleşmiş memurluktan çıkarma kararlarına ilişkin bilgiler arşiv araştırmasında değerlendirilebilmektedir. Ancak bu bilgilerin tespit edilmesi, bütün görevler bakımından otomatik ve mutlak atama yasağı anlamına gelmez. İlgili kadronun özellikleri ve hukuki şartlar birlikte değerlendirilmelidir.

Belediye Memuriyet Başvurusunu Reddederse Dava Açılabilir mi?

Belediyenin kesin ve yürütülebilir ret işlemine karşı, hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür. Ancak dava sonucunun değerlendirilmesinde başvurulan atama usulü, ret gerekçesi, kadro şartları ve ilgili mevzuat önem taşımaktadır.

TSK’dan Ayırma Kararı İptal Edilirse Devlet Memurluğu Hakkı Doğar mı?

Silahlı Kuvvetlerden ayırma kararının iptal edilmesi, öncelikle personelin askerî statüsüne ilişkin sonuçlar doğurur. Başka kamu kurumuna atanma hakkı ise ayrı hukuki şartlara bağlıdır. Ancak iptal edilmiş bir disiplin cezasının sonraki personel işlemlerinde nasıl değerlendirildiği önem taşıyabilir.

Sonuç: Disiplin Nedeniyle TSK’dan Çıkarılan Astsubayın Memuriyet Hakkı

Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzun yıllar subay veya astsubay olarak görev yaptıktan sonra disiplin cezasıyla ilişiği kesilen personelin yeniden devlet memurluğuna atanması, özellikle askerî disiplin hukuku ile genel kamu personeli rejiminin birbirinden ayrılmasını gerektiren önemli bir hukuki sorundur.

Bu konuda öncelikle 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanma ile genel memuriyete giriş usullerinin aynı olmadığı kabul edilmelidir. Çünkü 92’nci madde, başka personel kanunlarına tabi iken kendi isteğiyle görevinden ayrılan kişilerin belirli koşullarla devlet memurluğuna atanabilmesine imkân tanımaktadır. Disiplin nedeniyle iradesi dışında görevine son verilen personel ise bu şartı taşımamaktadır.

Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 20 Aralık 2023 tarihli, E-53773008-622.02-8271131 sayılı görüşünde, disiplinsizlik nedeniyle TSK ile ilişiği kesilen astsubayın 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesi kapsamında atanamayacağı açıkça değerlendirilmiştir.

Buna karşılık Bakanlığın 28 Şubat 2024 tarihli ve E-53773008-622.02-8890251 sayılı başka bir görüşünde, dokuz yıl hizmeti bulunan muvazzaf astsubayın istifasının kabul edilmesi hâlinde aynı madde kapsamında atanabileceği belirtilmiştir. Bu iki görüş birlikte değerlendirildiğinde, idarenin özellikle askerî görevden ayrılmanın hukuki nedenine önem verdiği anlaşılmaktadır.

Ancak 92’nci madde kapsamında atanma imkânının bulunmaması, kişinin bütün kamu kurumlarında ve bütün personel alım usulleriyle çalışmasının otomatik biçimde yasaklandığı anlamına gelmemektedir. Özellikle KPSS yoluyla yapılan genel personel alımlarında 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi, başvurulan kadronun özel şartları ve 7315 sayılı Kanun kapsamında yürütülen arşiv araştırması ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte başvuru sahibinin sabıka kaydının temiz olması veya kamu haklarından yasaklı bulunmaması, bütün memuriyet koşullarının taşındığını veya atamanın zorunlu olduğunu göstermemektedir. Özellikle askerî görevden çıkarılma kararının hukuki niteliği ile ilgili kurumun özel personel alım şartları, yeni kamu görevine giriş bakımından önem taşımaya devam etmektedir.

Belediyelerde düz memur veya VHKİ kadrolarına atanma konusunda kadronun niteliği ve başvuru usulü belirleyici olurken, zabıta memurluğunda ayrıca yaş, öğrenim, fiziksel yeterlilik ve KPSS koşullarının bulunması gerekmektedir. Bu nedenle uzun yıllar askerî personel olarak görev yapan kişinin bütün belediye kadrolarına aynı şartlarla başvurabileceği düşünülmemelidir.

Sonuç olarak disiplin nedeniyle TSK’dan atılan memur olabilir mi sorusunun cevabı, kişinin askerî görevinden hangi işlemle ayrıldığına ve hangi atama usulüyle kamu görevine girmek istediğine bağlıdır. Disiplin nedeniyle ilişiği kesilen astsubayın 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine dayanılarak doğrudan atanması, mevcut Bakanlık görüşü ve maddenin kendi isteğiyle ayrılma şartı karşısında mümkün görülmemektedir. Buna karşılık başka personel alım usullerinde uygulanacak genel ve özel şartların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle memuriyet başvurusu reddedilen eski askerî personelin, ret işleminin yalnızca önceki disiplin cezasına mı, 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine mi, genel memuriyet şartlarına mı yoksa arşiv araştırması sonucuna mı dayandırıldığını belirlemesi önem taşımaktadır. Çünkü kullanılabilecek hukuki başvuru yolu ve iptal davasında ileri sürülebilecek gerekçeler, bu ayrım sonucunda şekillenmektedir.

Bu nedenle askerî görevden ayrılmış personelin yeniden kamu hizmetinde çalışmak istemesi hâlinde, önceki hizmet süresinin uzunluğundan veya adli sicil kaydının temizliğinden hareketle kesin bir sonuca ulaşılmamalı; ilişik kesme kararı, başvurulan kadronun mevzuatı ve kullanılmak istenen atama usulü birlikte incelenmelidir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Memur Olabilir mi? Astsubayların Memuriyete Geçişi
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası
Jandarma Görevi Savsaklama Disiplin Cezası: Görevde Kayıtsızlık, Savunma ve İptal Davası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaş, astsubay ve subayların uymakla[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subaylar, kamu[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Görevi Savsaklama Disiplin Cezası: Görevde Kayıtsızlık, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların kendilerine[…]

Devamını Gör