Hizmet İçinde Güven Duygusunu Sarsmak ve Disiplin Cezası

Hizmet içinde güven duygusunu sarsmak, kolluk personelinin görevini yerine getirirken resmî sıfatının gerektirdiği saygınlığa ve […]

Hizmet içinde güven duygusunu sarsmak, kolluk personelinin görevini yerine getirirken resmî sıfatının gerektirdiği saygınlığa ve güvene aykırı davranmasıyla ilgili bir disiplin isnadıdır. Ancak bu ifade, idarenin uygun bulmadığı her davranışı cezalandırabileceği sınırsız bir alan oluşturmaz. Hangi eylemin gerçekleştiği, hizmetle bağlantısı ve mesleki güveni neden sarsacak nitelikte görüldüğü açıklanmalıdır. Soyut bir itibar kaybı iddiası, somut olayın ispatı ve hukuki nitelendirilmesi yerine kullanılamaz.

7068 sayılı Kanun’un 8/5-b-2 hükmü, hizmet içinde resmî sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışları düzenler. Polis, jandarma ve sahil güvenlik personeli bakımından karşılaşılabilen bu isnatta asıl sorun çoğu zaman cezanın adından önce fiilin sınırlarının belirlenmesidir. Geniş ifadeli hükmün uygulanması, olayın daha ayrıntılı açıklanmasını gerektirir. Personelin ne yaptığı anlaşılmadan yalnızca kurumun itibarından söz edilmesi, etkili savunma yapılmasını da güçleştirir.

Hizmet içinde güven duygusunu sarsmak hangi cezayı gerektirir

İncelenen hükmün temel yaptırımı on altı ay uzun süreli durdurma cezasıdır. Bu yaptırımın uygulanabilmesi için davranışın hizmet içinde gerçekleşmesi ve resmî sıfatın gerektirdiği saygınlık ile güven bakımından değerlendirilmesi gerekir. Kararda yalnızca madde metninin tekrar edilmesi yeterli değildir. Eylemin hangi özellikleri nedeniyle bu kapsamda kabul edildiği gösterilmelidir. İdare, personelin kusurunu ve olayın mesleki niteliğini açıklamadan sonuçtan hareketle ceza kurmamalıdır.

Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarında terfileri 7068 sayılı Kanun’un 8/7 hükmünde belirtilen personel kanunlarına tabi olanlar için farklı uygulama öngörülür. Bu kapsamdaki hallerde brüt aylığın üçte biri ile yarısı arasında kesinti söz konusu olabilir. Bu nedenle aynı fiil için polis memuruna ve jandarma uzman çavuşa uygulanacak sonuç tek cümleyle özdeşleştirilmemelidir. Özel statü, ceza kararı ve kesinti oranının gerekçesi birlikte incelenmelidir. Oran belirlenirken de ölçülü ve gerekçeli değerlendirme zorunludur.

Hizmet içi davranış ile hizmet dışı davranışın ayrımı

Kanun, hizmet dışında resmî sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak davranışları başka bir hükümde düzenlemektedir. Dolayısıyla hizmet içi ve hizmet dışı ayrımı, yalnızca anlatım farkı değildir; uygulanacak yaptırımı etkiler. Olayın çalışma saatlerinde gerçekleşmesi önemli bir veri olabilir, fakat tek başına bütün değerlendirmeyi çözmez. Yapılan işin niteliği, personelin o sırada hangi görev ilişkisi içinde bulunduğu ve resmî yetkisini kullanıp kullanmadığı araştırılmalıdır.

Üniforma giyilmiş olması veya kişinin polis olarak tanınması da her olayda hizmet içi nitelendirmenin tek gerekçesi olmamalıdır. İzinli bir personelin özel ilişkisi ile görev kapsamında yürüttüğü resmî işlem ayrılmalıdır. Buna karşılık mesai saati dışında görevlendirilmiş olması, davranışı otomatik olarak hizmet dışına çıkarmaz. Savunma bakımından görev emri, nöbet çizelgesi, işlem belgeleri ve olayın amacı önem taşır. Bu belgeler, fiilin hizmetle bağlantısının soyut kabullerden uzak biçimde kurulmasını sağlar.

Saygınlığı ve güveni sarsan davranış nasıl somutlaştırılır

Kararın, önce davranışı tarif etmesi gerekir. Personelin hangi işlemde ne söylediği veya ne yaptığı belirlenmeden “güven vermediği” sonucuna varılması yeterli değildir. Sonraki aşamada davranışın görevle ilişkisi açıklanır. Son olarak bu davranışın dürüstlük, tarafsızlık, görev ciddiyeti veya kamu hizmetine duyulan güven bakımından neden sorun oluşturduğu gösterilir. Bu bağlantı kurulmazsa disiplin normu, belirli fiilleri değerlendiren bir hüküm olmaktan çıkarak kişiye yönelik genel kanaate dönüşebilir.

Örneğin bir işlemde taraflardan biriyle kurulan ilişkinin tarafsızlık görünümünü etkilediği ileri sürülüyorsa, ilişkinin niteliği ve görevle bağlantısı araştırılmalıdır. Yalnızca tarafların birbirini tanıması, bütün işlemlerin taraflı yapıldığını kanıtlamaz. Ancak resmî işlemde kişisel yakınlığın etkili olduğunu gösteren somut davranışlar varsa bunlar ayrıca değerlendirilir. Böyle örnekler kesin suç listesi değildir; her olay kendi belgeleriyle incelenir. Hukuki değerlendirme, şüphe uyandıran görünüm ile kanıtlanmış davranışı birbirinden ayırmalıdır.

Kurumun gerçekten zarara uğraması gerekli midir

Hükümde, saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlardan söz edilmektedir. Bu nedenle her olayda maddi zarar, basında haber çıkması veya kamuoyunda ölçülebilir bir tepki meydana gelmesi zorunlu unsur olarak ileri sürülemez. Davranışın niteliği itibarıyla mesleki güveni sarsmaya elverişli olduğu somut gerekçelerle ortaya konulabilir. Bununla birlikte bu elverişlilik, yalnızca disiplin kurulunun kanaat bildiren tek cümlesiyle açıklanmış sayılmaz. Görev ilişkisi ve davranışın etkisi gösterilmelidir.

Maddi zararın bulunmaması, fiilin hiç oluşmadığını her durumda kanıtlamaz; fakat olayın ağırlığının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Aynı şekilde kurum hakkında olumsuz haber yapılması da personelin kusurunu otomatik olarak ispatlamaz. Haber, doğrulanması gereken iddialar içerebilir. İdare, kamuoyu tepkisini maddi gerçeğin yerine koymamalıdır. Savunmada olayın gerçekleşmediği, hizmetle bağının kurulamadığı ve somut olumsuz etkilerin açıklanmadığı hususları, dosyanın niteliğine göre birbirinden ayrı tartışılabilir.

Özel disiplin hükmü bulunan fiillerde genel hükmün uygulanması

Bir davranışın kanunda özel olarak düzenlenmiş olması halinde, bu düzenlemenin neden uygulanmadığı veya farklı değerlendirildiği açıklanmalıdır. Örneğin belirli bir sözün hakaret olduğu ileri sürülüyorsa, yalnızca ispatı zor olduğu için olayın genel bir güven sarsıcı davranış başlığına taşınması yeterli değildir. Özel fiilin unsurları ile genel hükmün dayandığı olgular karşılaştırılmalıdır. Hukuki nitelendirme, daha ağır bir sonuca ulaşmak amacıyla serbestçe seçilebilecek bir etiket değildir.

Diğer taraftan aynı olayın birden fazla disiplin tanımıyla ilişkili olabileceği de göz ardı edilmemelidir. 7068 sayılı Kanun, aynı fiilden birden fazla disiplin cezası verilmesini yasaklar ve bir fiilin birden çok disiplinsizlik oluşturması halinde ağır cezanın uygulanmasını düzenler. Bu kurallar, fiillerin gerçekten aynı olup olmadığının incelenmesini gerektirir. Bir olay içinde birbirinden bağımsız davranışlar varsa farklı değerlendirme yapılabilir; ancak tek hareket bölünerek gerekçesiz biçimde çoğaltılamaz.

Hizmet içinde güven duygusunu sarsmak iddiasında deliller

Delil incelemesi, soyut nitelemelerden önce olayın doğrulanmasına yönelmelidir. Görev tutanakları, işlem kayıtları, yazışmalar, kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve personelin açıklamaları birlikte değerlendirilir. Bir tutanakta “mesleğin itibarını zedeledi” yazması, bu sonucun dayandığı davranışı göstermiyorsa yeterli açıklama sağlamaz. Tutanağın gözleme dayanan bölümleri ile yorum içeren bölümleri ayrılmalıdır. Olayın hangi kısmını doğrudan gördüğü bilinmeyen kişinin kanaati, doğrudan gözlemle aynı ağırlıkta değerlendirilemez.

Dijital yazışmalarda ise mesajların tamamı, tarihleri, katılımcıları ve görevle ilişkisi önemlidir. Konuşmadan koparılan tek bir cümle, bağlamı değiştirebilir. Hesabın veya cihazın personele ait olduğunun belirlenmesi yanında, mesajın gerçekten o kişi tarafından gönderilip gönderilmediği de gerektiğinde araştırılır. Savunma, gerçek dışı teknik ihtimaller üretmek yerine mevcut uyuşmazlığı somutlaştırmalıdır. Hangi mesajın eksik olduğu veya hangi tarihin yanlış yorumlandığı açıkça gösterildiğinde, delil değerlendirmesinin sağlıklı yapılması mümkün olur.

Sosyal medya ve özel hayat olayları bu hükme girer mi

Sosyal medya üzerinden gerçekleşen bir davranışın değerlendirilmesinde, paylaşımın içeriği kadar hizmetle bağlantısı da araştırılmalıdır. Kurumsal hesap üzerinden yürütülen işlemle kişisel hesapta yapılan özel paylaşım aynı değildir. Personelin mesleğinin profilinde yazması, her paylaşımı otomatik olarak hizmet içi davranışa dönüştürmez. Öte yandan kişisel hesap kullanılması da görev kapsamında yapılan açıklamayı mutlaka özel alana taşımaz. Paylaşımın amacı, muhatapları ve resmî görevin kullanılıp kullanılmadığı birlikte ele alınır.

Özel hayata ilişkin bir olayda ise hizmet içi hükmün uygulanması için gereken bağlantı ayrıca açıklanmalıdır. Personelin özel ilişkileri hakkında ahlaki kanaat bildirmek, disiplin sorumluluğunu tek başına kurmaz. Elde edilen bilgilerin hukuka uygunluğu, gerekliliği ve mesleki işlevle ilişkisi değerlendirilmelidir. Kişinin kamu görevlisi olması, özel hayatının bütünüyle denetim dışı kalması anlamına gelmediği gibi, sınırsız idari denetime açık olması anlamına da gelmez. Müdahale, somut ve denetlenebilir bir gerekçe gerektirir.

Amir eleştirisi veya hak arama güven sarsıcı davranış sayılır mı

Personelin hukuka uygun başvuru yapması, savunma vermesi veya idari işlemi dava konusu etmesi tek başına güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilemez. Bir başvuruda kurum içindeki eksikliklerin açıklanması, içeriği ve yöntemi incelenmeden kuruma sadakatsizlik sayılmamalıdır. Buna karşılık başvuru hakkının kullanılması, her türlü söz ve davranışa sınırsız koruma sağlamaz. İsnat edilen fiilin hak arama faaliyetinden nasıl ayrıldığı ve hangi sınırı aştığı somutlaştırılmalıdır.

Özellikle eleştiri ile hakaret veya başka bir özel disiplinsizlik birbirine karıştırılmamalıdır. Personelin yönetsel tercihe katılmaması, tek başına hizmet güvenini sarsan fiil olarak kabul edilemez. Kullanılan ifade, muhatap, iletişimin kapsamı ve göreve etkisi araştırılır. Savunmada dilekçenin veya yazışmanın yalnızca tartışılan cümlesi değil bütünü sunulmalıdır. Böylece amaç ve bağlam anlaşılır hale gelir. Disiplin kararı, kişinin hakkını kullanması nedeniyle değil, kanundaki unsurları oluşan somut davranış nedeniyle kurulabilir.

Soruşturmada savunma nasıl hazırlanmalıdır

Savunmanın ilk amacı, idarenin genel ifadesini somut olay düzeyine indirmektir. Hangi davranışın isnat edildiği, hizmet içi sayılmasının gerekçesi ve güveni sarsma bağlantısı ayrı ayrı ele alınmalıdır. “Kurumun itibarını zedelemedim” biçimindeki tek cümlelik inkâr yerine, işlemin ne olduğu ve personelin ne yaptığı açıklanmalıdır. Tarih, görev ve belge bilgileri birbirini tamamlamalıdır. İddianın kapsamı belirsizse bunun açıklanması ve dayanak belgelerin incelenmesi talep edilebilir.

Savunma süresi en az yedi gündür. Kanundaki usule göre savunma istenmesinden itibaren dosya inceleme hakkı bulunmaktadır. Özellikle geniş ifadeli isnatlarda rapordaki değerlendirmeyle toplanan delillerin uyuşup uyuşmadığı kontrol edilmelidir. Soruşturmacının kanaati ile tanıkların gerçekten anlattığı olay farklı olabilir. Eksik delillerin toplanması talebi, olayı aydınlatacak somut hususla ilişkilendirilmelidir. Personelin geçmiş başarıları ise fiilin oluşmadığı savunmasından ayrı olarak lehe değerlendirme talebine konu edilebilir.

Takdir yetkisi ve ölçülülük denetimi

7068 sayılı Kanun, takdir yetkisinin ölçülü, adaletli, hakkaniyetli ve gerekçeli kullanılmasını öngörür. Dolayısıyla kurumun güvenini koruma amacı tek başına cezanın ağırlığını haklı göstermez. Olayın işleniş biçimi, zamanı, yeri, hizmete etkisi ve kusurun ağırlığı değerlendirilmelidir. Özellikle belirli bir kesinti oranının seçildiği kararlarda neden alt sınırdan uzaklaşıldığı açıklanmalıdır. Genel kalıplarla yazılmış karar, bu incelemenin gerçekten yapıldığını göstermeyebilir.

Olumlu hizmet geçmişi ve disiplin durumu lehe değerlendirmede önem taşıyabilir; ancak personelin hiç ceza almamış olması otomatik indirim hakkı şeklinde sunulmamalıdır. İlgili lehe hükmün koşulları ve idarenin gerekçesi birlikte incelenir. Aynı olayın etkileri abartılmışsa, bunların somut verilerle karşılaştırılması gerekir. Personelin kuruma duyduğu bağlılığı anlatan uzun ifadelerden çok, olayın neden o ağırlıkta değerlendirilmemesi gerektiğini gösteren açıklamalar yararlı olur. Ölçülülük, soyut bir iyi niyet değerlendirmesi değildir.

Hizmet içinde güven duygusunu sarsmak cezasının iptali

İptal davasında maddi olayın doğru belirlenmesi, hizmet içi bağlantının kurulması ve davranışın normla ilişkilendirilmesi incelenir. Özel hayat olayının gerekçesiz biçimde hizmet içine taşınması, özel hükmün göz ardı edilmesi, delillerin bağlamından koparılması veya yalnızca genel kanaate dayanılması hukuka aykırılık iddialarına konu olabilir. Yetkili kurul, savunma usulü ve gerekçe yönünden de denetim yapılır. Dilekçede her itiraz ilgili belge veya karar paragrafıyla bağlantılı açıklanmalıdır.

Bakan ve disiplin kurullarının verdiği cezalara karşı idari yargı yolu öngörülmüştür. Disiplin amirinin cezasına ilişkin on günlük itiraz kuralının kurul kararına uygulanacağı varsayılmamalıdır. Genel dava açma süresi, kesinleşen cezanın tebliğine göre altmış gündür; kanundaki özel başlangıç koşulları ayrıca incelenir. Dava açılması işlemi durdurmaz. Yürütmenin durdurulması talebinde açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar birlikte açıklanmalı; sadece cezanın ağır olduğu söylenmekle yetinilmemelidir.

Soruşturma zamanaşımı ve adli dosyanın etkisi

Temel yaptırım bakımından disiplin amirinin fiili öğrenmesinden itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanması gerekir. Fiilden itibaren iki yıllık ceza verme süresi de ayrıca gözetilir. Davranışın çok genel yazılması, hangi tarihin esas alındığının anlaşılmasını güçleştirebilir. Bu nedenle olayın gerçekleşme zamanı, öğrenme belgesi ve soruşturma onayı belirlenmelidir. Birbirinden bağımsız olayların tek bir genel güven sorunu gibi sunulması, her olayın ayrı süre incelemesini ortadan kaldırmaz.

Aynı olayla ilgili adli soruşturma bulunması disiplin sürecini kendiliğinden durdurmaz. Ancak adli dosyadaki maddi tespitler dikkate alınmalıdır. Suçun oluşmaması ile davranışın hiç gerçekleşmemesi farklı gerekçelerdir. Özellikle personelin fiili işlemediğinin tespit edildiği bir karar karşısında idare, bunu yok sayan bir değerlendirme yapmamalıdır. Savunma ve dava dilekçesinde adli kararın sonuç kısmı kadar gerekçesi de açıklanmalıdır. Süreçlerin bağımsızlığı, maddi gerçeğe ilişkin bulguların önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Genel bir kanaate dayanan kararın somut olay üzerinden incelenmesi

Bir personel hakkında, işlem yaptığı kişiyle samimi konuştuğu gerekçesiyle güven sarsıcı davranış isnadı yöneltildiğini varsayalım. Soruşturmada öncelikle konuşmanın içeriği ve yürütülen işlemin niteliği belirlenmelidir. Tanışıklık, tek başına kayırma veya taraflılık kanıtı değildir. İşlemin mevzuata aykırı yürütüldüğü ileri sürülüyorsa hangi aşamanın değiştirildiği gösterilmelidir. Sadece çevredeki kişilerin olumsuz kanaat bildirmesi, bu araştırmanın yerine geçmez. Buna karşılık görev yetkisinin kişisel yakınlık nedeniyle farklı kullanıldığını gösteren somut belgeler varsa bunlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu örnekte savunmanın yalnızca “kimseye ayrıcalık tanımadım” şeklinde kalması yerine işlem belgeleriyle açıklanması yararlıdır. Başvuruların kayıt sırası, uygulanan prosedür ve aynı durumdaki diğer kişiler için yapılan işlemler karşılaştırılabilir. Ancak karşılaştırılacak olayların gerçekten benzer olması gerekir. Başka personelin farklı koşullardaki uygulaması, kendi başına hukuka uygunluk ölçütü oluşturmaz. Eşit değerlendirme talebi, aynı özellikleri taşıyan somut olaylara dayandığında anlam kazanır. Kurum içindeki söylentiler veya doğrulanmamış örnekler güçlü bir savunmanın yerini tutmaz.

Kararda davranışın basına yansıdığı belirtiliyorsa haberin kaynağı ve içeriği incelenmelidir. Haber, soruşturma açılmış olmasını suçun sabit olduğu biçiminde sunmuş olabilir. İdare, haberdeki değerlendirmeyi tekrar etmek yerine kendi delillerini ortaya koymalıdır. Personelin olay nedeniyle kamuoyu önünde eleştirilmesi, gerçekleştiği kanıtlanmayan bir fiilin varlığını oluşturmaz. Bununla birlikte doğrulanmış davranışın geniş çevrelerce öğrenilmesi, somut etkiler bakımından değerlendirilebilir. Fiilin ispatı ile etkisinin ağırlığı ayrı aşamalardır.

Yargı kararının uygulanması sırasında da bu ayrım korunur. Mahkemenin fiilin sabit olmadığı gerekçesiyle iptal kararı vermesi ile yetkisiz kurul nedeniyle iptal etmesi aynı değildir. İdarenin yeniden değerlendirme yapıp yapamayacağı, kararın gerekçesi ve ilgili süre kuralları üzerinden belirlenir. Personelin disiplin kaydı ile cezanın doğurduğu mali ve özlük sonuçlarının düzeltilmesi talepleri de açıkça ele alınmalıdır. İptal kararını yalnızca dosyada saklamak yeterli olmayabilir; uygulamanın kararın kapsamına uygun yapılıp yapılmadığı takip edilmelidir.

İsnadın soruşturma sırasında değişmesi halinde savunmanın yeni değerlendirmeyi karşılayıp karşılamadığı da kontrol edilmelidir. Başlangıçta hizmet dışı davranış olarak bildirilen olayın karar aşamasında hizmet içi sayılması, yaptırım bakımından önemli olabilir. Personelin hangi görev bağlantısına karşı açıklama yapacağı belirgin olmalıdır. Benzer şekilde yalnızca iletişim tarzı araştırılırken sonradan tarafsızlık ihlali sonucuna varılmışsa, bu sonucun dayandığı olguların savunma kapsamında tartışılabilmesi gerekir. Hukuki nitelendirme yapma yetkisi, etkili savunma imkânını ortadan kaldırmaz. Savunma yazısındaki olayla karar gerekçesindeki olay karşılaştırılmalı; yeni bir maddi iddia veya ağırlaştırıcı olgu ortaya konulmuşsa bunun personele nasıl bildirildiği incelenmelidir. Bu kontrol, geniş tanımlı disiplin isnatlarında ayrı önem taşır.

Resmî sıfatın gerektirdiği güven hakkında merak edilenler

Her meslek etiği ihlali bu disiplin suçunu oluşturur mu

Etik değerlendirme ile belirli bir disiplin tipinin oluşması aynı şey değildir. Davranışın uygun bulunmaması, kanundaki unsurların ayrıca gösterilmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Hizmet içi bağlantı, fiilin ispatı ve güveni sarsma niteliği incelenmelidir. Ayrıca davranışın başka bir özel hükümde düzenlenip düzenlenmediği araştırılır. Bu nedenle etik bir eleştiri metninin doğrudan disiplin cezası gerekçesine dönüştürülmesi yerine, somut olayın hukuki karşılığı açıklanmalıdır.

Vatandaş şikâyeti olmadan ceza verilebilir mi

Disiplin soruşturması her durumda vatandaşın başvurusuna bağlı değildir. Kurumun kendi kayıtları veya başka yollarla öğrendiği olaylar da soruşturulabilir. Ancak şikâyet bulunmaması gibi, şikâyet bulunması da fiilin oluşup oluşmadığını tek başına belirlemez. Esas olan, davranışın yeterli delille ortaya konulmasıdır. Kamu hizmetine duyulan güvenin korunması, hem hukuka aykırı davranışların araştırılmasını hem de personelin belirsiz ithamlarla cezalandırılmamasını gerektirir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Memur Olabilir mi? Astsubayların Memuriyete Geçişi
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası
Jandarma Görevi Savsaklama Disiplin Cezası: Görevde Kayıtsızlık, Savunma ve İptal Davası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
33 dk
Genel
Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Memur Olabilir mi? Astsubayların Memuriyete Geçişi

Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra disiplin cezası nedeniyle mesleğinden[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaş, astsubay ve subayların uymakla[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subaylar, kamu[…]

Devamını Gör