Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan personelin disiplin sorumluluğu, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun kapsamında düzenlenmiştir. Söz konusu Kanun’da disiplin cezasını gerektiren fiillerden biri de denetim görevini yerine getirmemek olarak belirlenmiştir.
7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin ikinci alt bendi uyarınca, denetim görevini yerine getirmemek fiili dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren bir disiplinsizliktir. Ancak bu yaptırımın personel üzerindeki etkisi, ilgilinin görev yaptığı kurum ve tabi olduğu personel mevzuatına göre farklılık gösterebilmektedir.
Kolluk teşkilatlarında denetim, kamu hizmetlerinin düzenli ve güvenli biçimde yürütülmesi, personelin mevzuata uygun hareket etmesi, görevlerin zamanında tamamlanması ve ortaya çıkabilecek aksaklıkların önlenmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu nedenle denetim yetkisine sahip personelin görevini yerine getirmemesi, disiplin hukuku açısından yaptırıma bağlanmıştır.
Bununla birlikte, bir personelin amir veya yönetici konumunda bulunması, meydana gelen her aksaklıktan dolayı denetim görevini yerine getirmediği kabul edilerek cezalandırılması için tek başına yeterli değildir. Disiplin cezası uygulanabilmesi için öncelikle ilgili personele hukuken verilmiş bir denetim görevinin bulunması, bu görevin kapsamının belirlenmesi ve yerine getirilmediğinin somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Özellikle polis merkezi amirleri, grup amirleri, komiserler, jandarma karakol komutanları, birlik komutanları ve denetimle görevlendirilen diğer personel hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında, denetim yetkisinin kimde bulunduğu ile sorumluluğun hangi olay nedeniyle doğduğu hususları önem kazanmaktadır.
Bu yazımızda denetim görevini yerine getirmemek disiplin suçunun kanuni dayanağı, unsurları, uygulanabilecek cezalar, polis ve jandarma personelinin sorumluluğu, Danıştay kararları, disiplin soruşturmasında savunma hakkı ve cezaya karşı başvurulabilecek hukuki yollar ayrıntılı olarak incelenecektir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Disiplin Suçu Nedir?
Denetim görevini yerine getirmemek, kendisine mevzuat, görev tanımı veya hukuka uygun bir görevlendirme kapsamında denetim sorumluluğu verilmiş personelin, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkan disiplinsizliktir.
7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-2 maddesinde bu fiil açıkça düzenlenmiş ve karşılığında dört ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüştür.
Denetim görevinin temel amacı, kolluk hizmetlerinin hukuka uygun, etkin ve düzenli biçimde gerçekleştirilmesini sağlamaktır. Bu görev, personelin yaptığı işlemlerin kontrol edilmesini, hizmetin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan eksikliklerin belirlenmesini ve gerekli durumlarda yetkili makamlara bildirimde bulunulmasını kapsayabilir.
Ancak denetim yükümlülüğünün kapsamı her personel bakımından aynı değildir. Polis merkezi amirinin denetim sorumluluğuyla belirli bir işlem hakkında inceleme yapmak üzere görevlendirilen personelin yükümlülükleri birbirinden farklıdır.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca denetimin yapılmadığının ileri sürülmesi yeterli olmayıp, hangi denetimin, hangi tarihte, hangi personel tarafından ve hangi hukuki yükümlülüğe aykırı olarak yerine getirilmediğinin açıklanması gerekir.
Örneğin bir polis merkezinde görevli ekiplerin faaliyetlerinin denetlenmediği iddiasıyla başlatılan soruşturmada, denetim görevinin polis merkezi amirine mi, grup amirine mi yoksa başka bir personele mi ait olduğu belirlenmeden disiplin sorumluluğu kurulması hukuken tartışmalı olacaktır.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Hangi Kanun Maddesinde Düzenlenmiştir?
Denetim görevini yerine getirmemek fiilinin hukuki dayanağı, 7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin ikinci alt bendidir.
Kanun’un ilgili düzenlemesinde kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında dört ay kısa süreli durdurma cezasına tabi davranışlar sayılmış ve bunlardan biri olarak “Denetim görevini yerine getirmemek” fiiline yer verilmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kanun koyucunun bütün görev ihmallerini aynı disiplin cezasına tabi tutmamış olmasıdır. Denetim görevini hiç yerine getirmemek, denetimi geciktirmek, soruşturma raporunu zamanında sunmamak veya görevin yerine getirilmesinde savsaklama göstermek farklı düzenlemeler kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Dolayısıyla disiplin cezasına esas alınan davranışın doğru nitelendirilmesi, yalnızca uygulanacak yaptırımın belirlenmesi bakımından değil, işlemin hukuka uygunluğu açısından da önemlidir.
Bir personelin belirli bir raporu geç teslim etmesi ile kendisine verilen denetim görevini hiç yapmaması aynı hukuki olgu değildir. İdarenin bu farklılıkları dikkate almadan doğrudan 7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-2 maddesini uygulaması, disiplin işleminin sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık tartışmasına neden olabilir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Suçunun Oluşması İçin Hangi Şartlar Gereklidir?
Denetim görevini yerine getirmemek disiplin suçunun oluşabilmesi için öncelikle ilgili personelin belirli bir denetim yükümlülüğü altında bulunması gerekir. İkinci olarak, bu yükümlülüğün hangi davranışla ihlal edildiği ortaya konulmalıdır. Ayrıca disiplin sorumluluğunu gerektiren kusurlu bir davranışın bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Disiplin hukukunda idarenin belirli bir olayın gerçekleştiğini tespit etmesi, olayla bağlantılı bütün personelin aynı fiilden sorumlu tutulabileceği anlamına gelmez.
Denetim görevini yerine getirmemek fiilinde sorumluluk, personelin unvanından hareketle soyut biçimde değil, somut görev, yetki, yükümlülük ve kusur ilişkisi üzerinden belirlenmelidir.
Denetim Görevinin Personele Ait Olması Gerekir
Disiplin sorumluluğunun doğabilmesi için denetim yükümlülüğünün ilgili personelin görev alanına girdiği ortaya konulmalıdır.
Bu yükümlülük kanundan, yönetmelikten, görev tanımından, hukuka uygun emir ve talimatlardan veya usulüne uygun görevlendirme işlemlerinden kaynaklanabilir.
Örneğin belirli bir birimin faaliyetlerini denetleme sorumluluğu yalnızca birim amirine verilmişse, aynı birimde çalışan ancak bu konuda yetkilendirilmemiş başka bir personelin sırf olay sırasında görevli olması nedeniyle denetim görevini yerine getirmemek fiilinden sorumlu tutulması mümkün değildir.
Buna karşılık mevzuat gereği denetim yükümlülüğü bulunan veya usulüne uygun biçimde bu görevi üstlenen personel, denetimin yapılmamasından kendi kusuru ölçüsünde sorumlu olabilir.
Disiplin soruşturmasında personelin görev tanımı, görevlendirme onayı, nöbet çizelgeleri, hizmet emirleri ve varsa yetki devrine ilişkin belgeler birlikte değerlendirilmelidir.
Denetim Görevinin Yerine Getirilmemiş Olması Gerekir
İkinci unsur, denetim yükümlülüğünün fiilen yerine getirilmemesidir.
Denetimin yapılmadığı iddiası, belirli ve denetlenebilir maddi olgulara dayanmalıdır. Örneğin yapılması gereken bir kontrolün hiç gerçekleştirilmemesi, zorunlu denetim faaliyetinin ihmal edilmesi veya sorumluluk alanındaki işlemlerin hiç takip edilmemesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ancak ilgili personelin yaptığı denetimin yetersiz bulunması, her durumda denetim görevini tamamen yerine getirmediği anlamına gelmez.
Personelin gerçekleştirdiği kontroller, tuttuğu kayıtlar, yaptığı bildirimler ve denetim sırasında karşılaştığı koşullar araştırılmalıdır. Yapılmış bir denetimin idare tarafından yeterli görülmemesi ile hiç yapılmamış olması arasındaki fark, uygulanacak disiplin hükmünü değiştirebilir.
Bu nedenle soruşturma makamının yalnızca ortaya çıkan olumsuz sonuca değil, personelin fiilen hangi davranışlarda bulunduğuna da odaklanması gerekir.
Personelin Kusurunun Bulunması Gerekir
7068 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi uyarınca disiplinsizlik kasten veya taksirle oluşabilir.
Dolayısıyla denetim görevini yerine getirmemek fiilinde mutlaka kasıtlı bir davranış bulunması zorunlu değildir. Personelin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması da somut olayın özelliklerine göre disiplin sorumluluğuna neden olabilir.
Bununla birlikte, görevini yerine getirmesi objektif olarak mümkün olmayan personelin kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru değildir.
Örneğin aynı anda yerine getirilmesi mümkün olmayan birden fazla görevin verilmesi, denetimin gerçekleştirilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin sağlanmaması veya personelin kontrolü dışında gelişen olağanüstü koşullar, kusurun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Personelin görevini yapmasına engel olan koşullar araştırılmadan yalnızca sonuca bakılarak disiplin cezası verilmesi, bireysel sorumluluk ilkesiyle bağdaşmayabilir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek İçin Mutlaka Zarar Meydana Gelmesi Gerekir mi?
7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-2 maddesinde düzenlenen disiplinsizlik bakımından ayrıca maddi bir zararın meydana gelmesi açık bir unsur olarak öngörülmemiştir.
Bu nedenle denetim görevinin yerine getirilmediğinin hukuken ortaya konulması halinde, somut bir kamu zararı oluşmaması tek başına disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Ancak zarar meydana gelip gelmediği, fiilin hizmete etkisi ve ortaya çıkan tehlikenin ağırlığı, 7068 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi kapsamında takdir hakkı kullanılırken değerlendirilmesi gereken hususlar arasındadır.
Diğer taraftan, sonradan ortaya çıkan her zararın denetim görevini yerine getirmemekten kaynaklandığı da kabul edilemez. Zarar ile personele yüklenen denetim eksikliği arasında somut bir bağlantı kurulmalıdır.
Örneğin bir astın işlediği usulsüzlük, amirin denetim görevini yerine getirmediğini tek başına kanıtlamaz. Böyle bir durumda usulsüzlüğün hangi denetim yükümlülüğü kapsamında tespit edilebileceği, ilgili personelin bu denetimi yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı ve denetim faaliyetinin gerçekten ihmal edilip edilmediği araştırılmalıdır.
Polis Memurunun Denetim Görevini Yerine Getirmemesi Disiplin Cezası Gerektirir mi?
Polis memurlarının görev ve sorumlulukları, hizmetin niteliğine ve çalıştıkları birime göre değişmektedir.
Her polis memurunun genel olarak görevini dikkatli ve özenli biçimde yerine getirme yükümlülüğü bulunmakla birlikte, bu durum bütün polis memurlarının aynı zamanda denetim görevlisi olduğu anlamına gelmez.
Denetim görevini yerine getirmemek disiplin cezasının uygulanabilmesi için polis memurunun somut olayda denetim yükümlülüğünün bulunması gerekir.
Örneğin bir polis memurunun görev arkadaşının mevzuata aykırı davranışını fark etmemesi, kendisine ayrıca verilmiş bir denetim sorumluluğu bulunmadığı halde doğrudan denetim görevini yerine getirmemek olarak nitelendirilemez.
Buna karşılık belirli bir işlemin kontrol edilmesi için görevlendirilen polis memurunun bu görevi yerine getirmemesi, somut olayın koşullarına göre disiplin sorumluluğu doğurabilir.
Bu nedenle polis memuruna yönelik disiplin soruşturmasında öncelikle isnat edilen denetimin personelin görev alanında bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Polis Merkezi Amiri ve Komiserlerin Denetim Sorumluluğu
Polis merkezi amirleri ve yöneticilik görevi bulunan emniyet personelinin hizmetin yürütülmesini takip etme ve personeli denetleme yükümlülükleri bulunmaktadır.
Ancak yöneticilik sıfatı, astların gerçekleştirdiği her hukuka aykırı eylemden amirin otomatik olarak disiplin sorumluluğu taşıdığı anlamına gelmez.
Bir polis merkezinde görevli personelin usulsüz işlem yaptığı, göreve geç geldiği veya hizmet aracını görev dışında kullandığı tespit edildiğinde, öncelikle söz konusu davranışın hangi personelin denetim sorumluluğu altında gerçekleştiği belirlenmelidir.
Ardından ilgili amirin somut denetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği araştırılmalıdır.
Örneğin polis merkezi amirinin görevli ekiplerin faaliyetlerini takip etmekle yükümlü olması, bir grup amirinin de aynı kapsamda ve aynı ölçüde denetim sorumluluğu bulunduğunu kendiliğinden göstermez.
Denetim yetkisinin mevzuatta hangi makama verildiği ve ayrıca somut bir görevlendirme bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Bu husus özellikle vekâleten görev yapan komiserler, grup amirleri ve geçici görevlendirilen emniyet personeli hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında belirleyici olabilir.
Jandarma Personelinin Denetim Görevini Yerine Getirmemesi
Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve ilgili diğer personel de 7068 sayılı Kanun’un kapsamındadır.
Jandarma teşkilatında denetim sorumluluğu, personelin görev yaptığı birlik, karakol, tim veya idari birimin yapısına göre farklılık gösterebilir.
Örneğin bir jandarma karakol komutanının hizmetlerin yürütülmesini denetleme yükümlülüğü ile belirli bir görev kapsamında tim komutanına verilen kontrol sorumluluğu aynı hukuki kapsamda olmayabilir.
Jandarma uzman çavuş veya jandarma astsubay hakkında denetim görevini yerine getirmemek gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatıldığında, öncelikle ilgili personelin denetleme yetkisinin hangi mevzuat veya görev emrine dayandığı belirlenmelidir.
Ayrıca personelin görev yaptığı birimdeki hiyerarşik yapı, fiilî görev dağılımı, görev emirleri ve denetimin gerçekleştirilmesi için gerekli şartların mevcut olup olmadığı incelenmelidir.
Özellikle birlik içerisinde birden fazla amirin veya komutanın görev yaptığı durumlarda, sorumluluğun yalnızca rütbe veya kıdem esas alınarak belirlenmesi yeterli olmayabilir.
Personelin denetimle yükümlü olduğu faaliyet, denetimi gerçekleştirme imkânı ve somut ihmali ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Cezası Kaç Aydır?
7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-2 maddesine göre denetim görevini yerine getirmemek fiilinin karşılığı dört ay kısa süreli durdurma cezasıdır.
Kısa süreli durdurma cezası, Kanun’un 7’nci maddesinde personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin dört, altı veya on ay süreyle durdurulması şeklinde tanımlanmıştır.
Buradaki dört aylık süre, personelin dört ay boyunca görevden uzaklaştırılması veya görevine devam edememesi anlamına gelmez. Disiplin cezası esas itibarıyla kademe ilerlemesi üzerinde etki doğuran bir yaptırımdır.
Bu cezanın uygulanması, personelin özlük durumunu ve kariyer sürecini etkileyebilir. Ayrıca Kanun’daki disiplin ceza puanı sistemi bakımından da sonuç doğurabilir.
Ancak jandarma ve sahil güvenlik personelinin bazı statülerinde kısa süreli durdurma cezasının uygulanma şekli farklıdır.
Bu nedenle dört ay kısa süreli durdurma cezasının sonuçları değerlendirilirken personelin hangi kurumda çalıştığı ve hangi personel kanununa tabi olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Jandarma Uzman Çavuş ve Astsubaylara Dört Ay Durdurma Cezası Nasıl Uygulanır?
7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapan ve terfileri belirli personel kanunlarına tabi olanlar hakkında özel bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Bu kapsamda 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu hükümlerine tabi personelin kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiilleri işlemesi halinde, brüt aylıklarının beşte biri ile dörtte biri arasında kesinti yapılması öngörülmüştür.
Dolayısıyla jandarma uzman çavuş, jandarma astsubay veya diğer ilgili personelin denetim görevini yerine getirmemek fiilini işlediğinin tespit edilmesi halinde, yaptırımın uygulanma şekli emniyet personelinden farklı olabilir.
Kanun’un bu düzenlemesi kapsamına giren aylıktan kesme yaptırımları, yetkili disiplin kurullarınca verilmektedir.
Ancak somut olayda uygulanacak yaptırımın doğru belirlenmesi için personelin statüsü, tabi olduğu kanun ve yetkili disiplin mercii ayrıca incelenmelidir.
Özellikle disiplin kararında kanuni dayanağın yanlış gösterilmesi, yetkisiz merci tarafından karar verilmesi veya kesinti oranının gerekçesiz biçimde belirlenmesi hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Disiplin Puanı Kaçtır?
7068 sayılı Kanun’da disiplin cezalarının personel üzerindeki etkilerinden biri de disiplin ceza puanıdır.
Kanun’a ekli birinci sayılı çizelgeye göre emniyet personeline verilen kısa süreli durdurma cezası dört disiplin ceza puanı karşılığındadır.
Jandarma ve sahil güvenlik personeline ilişkin ikinci sayılı çizelgede ise kısa süreli durdurma karşılığı aylıktan kesme cezası beş disiplin ceza puanı olarak düzenlenmiştir.
Bu puanlar, 7068 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde düzenlenen disiplinsizliği alışkanlık haline getirme hükümleri bakımından önem taşımaktadır.
Kanun’da belirlenen süreler içerisinde disiplin ceza puanlarının veya disiplin cezası sayısının ilgili sınırları aşması, personel hakkında meslekten çıkarma yaptırımının gündeme gelmesine neden olabilir.
Bu nedenle dört ay kısa süreli durdurma cezası, yalnızca tek başına doğurduğu sonuçlar bakımından değil, diğer disiplin cezalarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken bir yaptırımdır.
Bununla birlikte tek bir dört ay kısa süreli durdurma cezası alınması, kendiliğinden meslekten çıkarma sonucunu doğurmaz.
Denetim Görevini Hiç Yapmamak ile Denetimi Savsaklamak Aynı Disiplin Suçu mudur?
Denetim görevini yerine getirmemek ile denetleme ve soruşturma görevlerini savsaklamak arasında hukuki açıdan önemli farklılıklar bulunmaktadır.
7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-2 maddesi doğrudan denetim görevini yerine getirmemeyi düzenlemektedir.
Buna karşılık aynı Kanun’un 8’inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin beşinci alt bendinde, denetleme ve soruşturmaları uzatmak, denetleme veya soruşturma raporlarını süresinde ilgili yerlere vermemek ya da göndermemek ve kabul edilebilir bir neden olmadan soruşturmayı eksik bırakmak fiillerine yer verilmiştir.
Bu davranışlar için on bir ila on beş günlüğe kadar aylıktan kesme cezası öngörülmüştür.
Ayrıca 7068 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin on ikinci fıkrasında, denetleme ve soruşturma görevlerini savsaklamak fiilinin hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olması yahut Devlet veya kişilerin zarara uğraması halinde, durumun ağırlığına veya zararın derecesine göre dört ay kısa süreli durdurma cezası uygulanabileceği düzenlenmiştir.
Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, denetim görevinin hiç yapılmaması ile denetimin veya soruşturmanın geciktirilmesi ya da eksik yürütülmesi arasında kanuni nitelendirme bakımından farklılık bulunduğu görülmektedir.
Örneğin kendisine verilen denetim görevini hiçbir şekilde yerine getirmeyen personel hakkında 8/4-a-2 maddesi gündeme gelebilirken, denetimini gerçekleştiren ancak raporunu süresinde sunmayan personelin davranışı farklı bir disiplin hükmü kapsamında değerlendirilebilir.
Özellikle denetimin gerçekleştirildiği ancak yeterli bulunmadığı durumlarda, idarenin hangi kanun hükmünü neden uyguladığını somut biçimde açıklaması gerekir.
Fiilin yanlış disiplin hükmü kapsamında değerlendirilmesi, disiplin cezasının iptali bakımından ileri sürülebilecek önemli hukuki itirazlardan biridir.
Astın Hatalı İşlem Yapması Amirin Denetim Görevini Yerine Getirmediğini Gösterir mi?
Kolluk teşkilatlarında denetim görevine ilişkin disiplin soruşturmaları çoğu zaman ast personelin gerçekleştirdiği bir işlem veya davranış sonrasında başlatılmaktadır.
Örneğin görevli polis memurunun hizmet aracını amacı dışında kullandığının, jandarma personelinin teslim aldığı malzemeye ilişkin usulsüzlük yaptığının veya bir kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmediğinin belirlenmesi üzerine ilgili amirin denetim sorumluluğu araştırılabilir.
Ancak astın kusurlu davranışından hareketle amirin de mutlaka denetim görevini yerine getirmediği sonucuna ulaşılamaz.
Disiplin sorumluluğu şahsidir. Her personelin sorumluluğu kendi görev ve yükümlülükleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bir amirin denetim görevini yerine getirmediğinin kabul edilebilmesi için denetleme yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğün hangi somut davranışla ihlal edildiği ve kusurun ne şekilde oluştuğu açıklanmalıdır.
Örneğin ast personel tarafından gizlice gerçekleştirilen ve olağan denetim yöntemleriyle tespit edilmesi mümkün olmayan bir usulsüzlük bakımından, amirin sorumluluğu yalnızca olayın gerçekleşmiş olmasına dayandırılamaz.
Buna karşılık belirli aralıklarla yapılması zorunlu olan kontrollerin hiç gerçekleştirilmediği ve bunun görevli amirin sorumluluğunda bulunduğu somut belgelerle ortaya konulmuşsa disiplin sorumluluğundan söz edilebilir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Disiplin Suçuna İlişkin Örnek Olaylar
Denetim görevini yerine getirmemek fiilinin hangi durumlarda ortaya çıkabileceği, somut olayların değerlendirilmesiyle daha anlaşılır hale gelmektedir. Ancak aşağıdaki örneklerin her biri bakımından disiplin sorumluluğunun doğup doğmadığı, ilgili personelin görev tanımına ve olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Polis Merkezinde Görevli Ekiplerin Denetlenmemesi
Bir polis merkezinde görevli ekiplerin belirli aralıklarla kontrol edilmesi, hizmet faaliyetlerinin takip edilmesi ve görev kayıtlarının incelenmesi yükümlülüğünün mevzuat gereği polis merkezi amirine ait olduğu düşünülsün.
Bu yükümlülüğe rağmen ilgili amirin kontrolleri gerçekleştirmediği, görev kayıtlarını incelemediği ve kendisine verilen denetim sorumluluğunu hiçbir şekilde yerine getirmediği somut biçimde ortaya konulursa, denetim görevini yerine getirmemek fiili gündeme gelebilir.
Buna karşılık aynı olay nedeniyle grup amiri vekili olarak görev yapan bir komiser hakkında disiplin cezası verilebilmesi için denetim sorumluluğunun ayrıca kendisine ait olduğunun ortaya konulması gerekir.
Sadece grup amiri vekili sıfatını taşıması, polis merkezi amirine ait denetim yükümlülüklerinin tamamından sorumlu olduğunu göstermeyebilir.
Jandarma Karakolunda Silah ve Mühimmat Kayıtlarının Kontrol Edilmemesi
Bir jandarma karakolunda silah ve mühimmat kayıtlarının belirli usullere göre denetlenmesi gerektiğini varsayalım.
Kayıtlar arasında farklılık bulunduğunun tespit edilmesi üzerine sorumlu personel hakkında disiplin soruşturması başlatılabilir.
Ancak bu durumda öncelikle silah ve mühimmatın teslim alınması, kayıtlarının tutulması ve denetlenmesi görevlerinin kimlere ait olduğu belirlenmelidir.
Silahlık nöbetçisi, zimmetli personel, devir teslim işlemini gerçekleştiren personel ve denetimle görevli komutanın yükümlülükleri birbirinden farklı olabilir.
Denetim sorumluluğu bulunmayan bir personelin yalnızca silahlıkta görev yapmış olması nedeniyle denetim görevini yerine getirmemek fiilinden cezalandırılması hukuken sorunlu olacaktır.
Aynı şekilde kayıtlar arasında eksiklik bulunduğunun tespit edilmesi, denetim görevini yerine getirmeme fiilinin hangi personel tarafından işlendiğini tek başına ortaya koymaz.
Denetim İçin Görevlendirilen Personelin Rapor Sunmaması
Bir emniyet veya jandarma personelinin belirli bir birimde denetim gerçekleştirmek üzere görevlendirildiği, personelin denetimi fiilen yaptığı ancak raporunu belirtilen süre içerisinde sunmadığı varsayılsın.
Bu durumda personelin denetim görevini tamamen yerine getirmediği sonucuna doğrudan ulaşılamaz.
Denetim faaliyetinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, raporun hazırlanıp hazırlanmadığı ve gecikmenin nedenleri araştırılmalıdır.
Denetim gerçekleştirilmiş ancak rapor geç teslim edilmişse, fiilin 7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesindeki denetleme raporlarının süresinde ilgili yerlere verilmemesine ilişkin özel düzenleme kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Bu ayrım, disiplin suçunun hukuki nitelendirilmesinin neden önemli olduğunu göstermektedir.
Denetim Görevinin Personelin İzni Sırasında Yapılmaması
Bir personele belirli tarihler arasında denetim görevi verilmiş ancak personelin aynı dönemde usulüne uygun izinli veya sağlık raporlu olduğu tespit edilmiş olabilir.
Böyle bir durumda görevin hangi tarihte tebliğ edildiği, denetimin ne zaman yapılması gerektiği ve personelin fiilen görevi yerine getirme imkânının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Görevin yerine getirilmesini engelleyen hukuken kabul edilebilir bir durumun bulunması, disiplin sorumluluğunun belirlenmesinde önemli olabilir.
Personelin kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmadan yalnızca denetimin yapılmadığı gerekçesiyle ceza verilmesi yeterli bir değerlendirme değildir.
Danıştayın Denetim Görevini Yerine Getirmemek Disiplin Suçuna İlişkin Emsal Kararı
Denetim görevini yerine getirmemek fiilinin hukuki değerlendirmesi bakımından Danıştay İkinci Dairesinin 11.10.2023 tarihli, 2021/6057 Esas ve 2023/4671 Karar sayılı kararı önem taşımaktadır.
Karara konu olayda bir polis merkezinde görev yapan personelin hizmet aracıyla gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin usulsüzlük iddiaları üzerine disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Yapılan araştırmada, polis merkezi görevlilerinin farklı tarihlerde yakıt ikmali için gittiklerini telsizle bildirmelerine rağmen bazı durumlarda yakıt ikmali yapmadıkları tespit edilmiştir.
Bu olay nedeniyle polis merkezinde grup amiri vekili olarak görev yapan personel hakkında, denetim görevini yerine getirmediği gerekçesiyle disiplin cezası uygulanmıştır.
İlgili personel hakkında olay tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-3 maddesi kapsamında dört ay kısa süreli durdurma cezası verilmiş, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle ceza aylıktan kesme şeklinde uygulanmıştır.
Disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi, denetim görevini yerine getirmemek fiilinin gerçekleştiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Ancak Danıştay İkinci Dairesi, somut olayı değerlendirirken farklı bir hukuki sonuca ulaşmıştır.
Danıştay, Polis Merkezi Amirliği Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri uyarınca olayda söz konusu denetim görevinin polis merkezi amirine ait olduğunu, grup amiri vekili olarak görev yapan davacının bu kapsamda denetim görevinin bulunmadığını değerlendirmiştir.
Ayrıca disiplin soruşturması raporunda davacının denetim görevini hangi davranışıyla yerine getirmediğine ilişkin açık ve net tespitlerin bulunmadığına dikkat çekmiştir.
Bu gerekçelerle disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmış ve davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Karar, 7068 sayılı Kanun’dan önceki Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü kapsamında verilen bir disiplin cezasına ilişkin olmakla birlikte, aynı isimle 7068 sayılı Kanun’da düzenlenen disiplinsizliğin değerlendirilmesi bakımından da önemli hukuki ilkeler içermektedir.
Danıştay Kararından Çıkarılması Gereken Hukuki Sonuç
Danıştayın değerlendirmesinde iki husus ön plana çıkmaktadır.
Bunlardan ilki, denetim yükümlülüğünün hukuken hangi personele ait olduğunun belirlenmesi gerektiğidir. Diğeri ise denetim görevinin yerine getirilmediği iddiasının açık ve somut tespitlerle ortaya konulması zorunluluğudur.
Bu yaklaşım doğrultusunda, yalnızca ast personelin hukuka aykırı davranması veya hizmette aksaklık meydana gelmesi gerekçe gösterilerek denetim yetkisi bulunmayan personele disiplin cezası verilmesi hukuken savunulabilir değildir.
Özellikle grup amirleri, vekâleten görev yapan komiserler ve görev dağılımı açık biçimde belirlenmemiş personel hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında, ilgili yönetmelik hükümleri ve somut görevlendirmeler incelenmelidir.
Danıştay kararı, disiplin hukukunda unvandan kaynaklanan varsayımsal sorumluluk yerine, kişiye ait somut ve hukuken tanımlanmış görev yükümlülüğünün esas alınması gerektiğini göstermektedir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek İddiası Nasıl İspatlanır?
Disiplin soruşturmasında denetim görevinin yerine getirilmediğinin ortaya konulması, somut olayla bağlantılı bilgi ve belgelerin değerlendirilmesini gerektirir.
Görevlendirme yazıları, görev emirleri, denetim çizelgeleri, nöbet kayıtları, devir teslim belgeleri, birim içi yazışmalar, personel ifadeleri, kamera kayıtları ve elektronik sistem kayıtları bu kapsamda delil niteliği taşıyabilir.
Ancak delillerin varlığı kadar, isnat edilen davranışla bağlantısı da önemlidir.
Örneğin denetim çizelgesinde personelin adının bulunması tek başına denetimin yapılmadığını göstermeyebilir. Çizelgenin hangi görevi kapsadığı, personelin bu görevi üstlenip üstlenmediği ve denetimin gerçekten gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ayrıca incelenmelidir.
Benzer şekilde bir usulsüzlüğe ilişkin tutanakta personelin adının geçmesi, söz konusu usulsüzlüğün önlenmesinden hukuken sorumlu olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz.
Disiplin soruşturmasının amacı, yalnızca bir olayın meydana geldiğini doğrulamak değil, isnat edilen disiplinsizliğin ilgili personel tarafından işlenip işlenmediğini belirlemektir.
Bu nedenle soruşturma raporunda denetim yükümlülüğünün kaynağı, yerine getirilmeyen görevin kapsamı, personelin davranışı ve kusur durumuna ilişkin gerekçeli tespitlerin bulunması önemlidir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek İddiasıyla Savunma İstenirse Ne Yapılmalıdır?
Denetim görevini yerine getirmemek gerekçesiyle hakkında disiplin soruşturması yürütülen personelin savunma hakkı, Anayasa’nın 129’uncu maddesi ve 7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi kapsamında güvence altına alınmıştır.
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesine göre disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
Personelin savunmasını hazırlayabilmesi için tanınacak süre yedi günden az olamaz.
Ayrıca ilgili personel, Kanun’da düzenlenen aşamadan itibaren disiplin soruşturması evrakını inceleme hakkına sahiptir.
Savunma hazırlayan personelin öncelikle hangi denetim görevini yerine getirmediğini öğrenmesi gerekir. Bunun ardından söz konusu görevin kendisine ait olup olmadığını, denetimi gerçekleştirip gerçekleştirmediğini ve görevini yerine getirmesine engel olan koşullar bulunup bulunmadığını açıklaması önemlidir.
Özellikle denetim sorumluluğunun başka bir personele ait olduğu iddia ediliyorsa, bu hususun görev tanımları ve ilgili yönetmelik hükümleri üzerinden ortaya konulması gerekir.
Denetim faaliyetinin gerçekleştirildiği savunuluyorsa, buna ilişkin yazışmaların, kontrol kayıtlarının, raporların ve diğer belgelerin soruşturma dosyasına kazandırılması talep edilmelidir.
Savunmanın yalnızca disiplin cezasının ağır olduğu yönündeki açıklamalardan oluşması yerine, isnat edilen fiilin hukuki unsurlarına cevap veren somut bir içerikle hazırlanması daha etkili olacaktır.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Cezasında Takdir Hakkı Nasıl Kullanılır?
7068 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi, disiplin cezası vermeye yetkili amirlerin ve disiplin kurullarının takdir hakkını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli biçimde kullanmasını öngörmektedir.
Kanun’a göre takdir hakkı gerekçeli olarak kullanılmalıdır.
Bu kapsamda disiplinsizliğin işleniş biçimi, meydana geldiği zaman ve yer, hizmete olumsuz etkisi, ortaya çıkan zarar veya tehlikenin ağırlığı, personelin kusurunun derecesi, önceki disiplin durumu ve diğer ilgili koşullar değerlendirilmelidir.
Ayrıca 7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin ikinci fıkrasında, geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel hakkında bir derece hafif ceza uygulanabilmesine imkân tanınmıştır.
Bu düzenleme, her olayda mutlaka daha hafif ceza verilmesini zorunlu kılmamakla birlikte, lehe koşulların somut olayda değerlendirilmesini gerektirir.
Örneğin uzun yıllar başarılı şekilde görev yapmış, hakkında önceki disiplin cezası bulunmayan ve somut olayda önemli bir zarar meydana gelmemiş personel bakımından lehe koşulların dikkate alınıp alınmadığı önem taşıyabilir.
Bununla birlikte daha hafif ceza talebi, öncelikle isnat edilen disiplinsizliğin gerçekten oluşup oluşmadığının araştırılmasının yerine geçmez.
İlk olarak fiilin sübuta erip ermediği belirlenmeli, ancak bundan sonra cezanın belirlenmesi ve takdir hakkının kullanılması değerlendirilmelidir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı
7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi, disiplin soruşturmasına başlanması ve disiplin cezası verilmesine ilişkin zamanaşımı sürelerini düzenlemektedir.
Dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller bakımından, disiplin amirinin disiplinsizliği öğrendiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
Bu süre içerisinde soruşturmaya başlanmaması halinde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Ayrıca Kanun’un 29’uncu maddesi uyarınca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi halinde de ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramaktadır.
Bu nedenle denetim görevini yerine getirmemek nedeniyle yürütülen soruşturmalarda fiilin gerçekleştiği tarih, yetkili disiplin amirinin öğrenme tarihi ve soruşturmanın başlatıldığı tarih önem taşımaktadır.
Soruşturmanın zamanaşımı süresi içerisinde başlatılıp başlatılmadığı değerlendirilirken yalnızca ihbarın tarihi değil, yetkili disiplin amirinin fiili ne zaman öğrendiği de araştırılmalıdır.
Ayrıca Kanun’un 29’uncu maddesinde mahkemece verilen bazı iptal kararları sonrasında yeniden değerlendirme yapılmasına ilişkin özel düzenleme bulunduğundan, zamanaşımı incelemesinin somut dosyanın usuli durumuna göre gerçekleştirilmesi gerekir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
7068 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinde disiplin cezalarına itiraz ve cezaların kesinleşmesi düzenlenmiştir.
Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içerisinde yazılı itirazda bulunulabilir.
İtiraz kural olarak bir üst disiplin amirine yapılmaktadır. Ancak Kanun’da bazı üst makamların doğrudan verdiği cezalar bakımından farklı itiraz mercileri belirlenmiştir.
İtirazın yetkili merci tarafından otuz gün içerisinde karara bağlanması öngörülmüştür. İtirazın haklı görülmesi halinde cezanın hafifletilmesi veya kaldırılması mümkündür.
Bununla birlikte Bakan ve disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezaları bakımından Kanun’da yalnızca idari yargı yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Dolayısıyla denetim görevini yerine getirmemek cezasına karşı hangi hukuki yolun izleneceği belirlenirken kararın disiplin amiri tarafından mı yoksa disiplin kurulu tarafından mı verildiği mutlaka incelenmelidir.
İtiraz dilekçesinde cezanın hukuka aykırılığı soyut ifadelerle değil, görev tanımı, denetim yetkisi, deliller, savunma hakkı, fiilin hukuki nitelendirilmesi ve zamanaşımı gibi somut itiraz nedenleri üzerinden açıklanmalıdır.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Disiplin Cezası İptal Davası
7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir.
Denetim görevini yerine getirmemek fiili nedeniyle tesis edilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, yetkili ve görevli idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7’nci maddesi uyarınca idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Bununla birlikte 7068 sayılı Kanun’un kesinleşme ve tebliğe ilişkin özel hükümleri ile somut olayda işletilen idari itiraz süreci birlikte değerlendirilmelidir.
İptal davasında disiplin işleminin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluğu incelenebilir.
Bu kapsamda öncelikle personelin denetim görevinin bulunup bulunmadığı, görevin kapsamının doğru belirlenip belirlenmediği ve disiplinsizliğin yeterli delillerle ortaya konulup konulmadığı tartışılmalıdır.
Ayrıca disiplin cezasını veren makamın yetkisi, savunma hakkının kullandırılması, soruşturmanın zamanaşımı süresinde yürütülmesi ve takdir hakkının gerekçeli biçimde kullanılması da uyuşmazlığın çözümünde önemlidir.
Disiplin cezasının uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların ortaya çıkacağı ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa, kanuni şartları çerçevesinde yürütmenin durdurulması da talep edilebilir.
Ancak dava açılması, disiplin cezasının uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebi bakımından ayrıca hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek ile Türk Ceza Kanunu’nun 251’inci Maddesi Arasındaki Fark
Denetim görevini yerine getirmemek fiili, disiplin hukuku dışında ceza hukuku bakımından da bazı durumlarda gündeme gelebilmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 251’inci maddesinde denetim görevinin ihmali suçu düzenlenmiştir.
Ancak 7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-2 maddesindeki disiplin suçu ile Türk Ceza Kanunu’nun 251’inci maddesindeki suçun unsurları aynı değildir.
Türk Ceza Kanunu’nun 251’inci maddesi, özellikle zimmet veya irtikâp suçlarının işlenmesine ilişkin denetim yükümlülüğünün ihlal edilmesini düzenlemektedir.
Maddenin birinci fıkrasında, zimmet veya irtikâp suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisinin işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulacağı belirtilmiştir.
İkinci fıkrada ise denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikâp suçunun işlenmesine imkân sağlayan kamu görevlisi hakkında üç aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Buna karşılık 7068 sayılı Kanun’da düzenlenen denetim görevini yerine getirmemek fiilinin oluşması için mutlaka zimmet veya irtikâp suçunun işlenmiş olması gerekmemektedir.
Bu nedenle her disiplin hukuku yönünden denetim ihmali, Türk Ceza Kanunu’nun 251’inci maddesi kapsamında suç oluşturmaz.
Somut davranışın hem disiplin hukuku hem de ceza hukuku bakımından değerlendirilmesini gerektirdiği durumlarda, her iki düzenlemenin unsurları ayrı ayrı incelenmelidir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Disiplin Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Denetim görevini yerine getirmemek kaç ay disiplin cezasıdır?
7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-2 maddesi uyarınca denetim görevini yerine getirmemek fiili dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirmektedir. Ancak jandarma ve sahil güvenlik personelinin belirli statülerinde bu yaptırım, Kanun’daki özel düzenlemeye göre aylıktan kesme şeklinde uygulanabilmektedir.
Polis memuru denetim görevini yerine getirmemekten ceza alabilir mi?
Polis memurunun somut olayda hukuken denetim yükümlülüğünün bulunması ve bu yükümlülüğü kusurlu biçimde yerine getirmemesi halinde disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir. Ancak denetim görevi bulunmayan personelin yalnızca birimde meydana gelen aksaklık nedeniyle bu fiilden cezalandırılması hukuken sorunludur.
Jandarma uzman çavuş denetim görevini yerine getirmemekten aylıktan kesme cezası alabilir mi?
Evet. 7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki jandarma personeli bakımından kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller karşılığında brüt aylığın beşte biri ile dörtte biri arasında kesinti öngörülmektedir. Ancak personelin statüsü ve isnat edilen fiilin unsurları somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Amir, astının bütün hatalarından disiplin yönünden sorumlu mudur?
Hayır. Amirin denetim sorumluluğu bulunması, astının gerçekleştirdiği her hukuka aykırı davranıştan otomatik olarak sorumlu tutulacağı anlamına gelmez. Denetim yükümlülüğünün kapsamı ve somut ihmalin varlığı ortaya konulmalıdır.
Denetim yapılmış ancak eksik bulunmuşsa dört ay durdurma cezası verilir mi?
Denetimin eksik veya yetersiz yapılması ile hiç yapılmaması aynı hukuki durum değildir. Somut olayın özelliklerine göre 7068 sayılı Kanun’un denetleme ve soruşturma görevlerinin savsaklanmasına veya raporların geciktirilmesine ilişkin hükümleri gündeme gelebilir. İdarenin fiili doğru nitelendirmesi gerekir.
Denetim görevini yerine getirmemek disiplin cezasında savunma süresi kaç gündür?
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi uyarınca personele savunma için yedi günden az süre verilemez. Savunma alınmadan disiplin cezası uygulanamaz.
Denetim görevini yerine getirmemek cezasına karşı kaç gün içerisinde dava açılır?
İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Ancak disiplin cezasının kesinleşme şekli, kararın tebliğ tarihi, kararı veren merci ve varsa idari itiraz süreci birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle dava süresi her somut olayda ayrıca hesaplanmalıdır.
Denetim görevini yerine getirmemek cezası mahkeme tarafından iptal edilebilir mi?
Evet. Denetim görevinin ilgili personele ait olmaması, fiilin somut delillerle ortaya konulmaması, savunma hakkının ihlal edilmesi, yetkisiz makam tarafından karar verilmesi veya diğer hukuka aykırılıkların bulunması halinde disiplin cezasının iptali gündeme gelebilir.
Denetim görevi yapılmadığında zarar meydana gelmesi şart mıdır?
7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-2 maddesinde somut bir maddi zarar meydana gelmesi ayrıca şart koşulmamıştır. Bununla birlikte zararın bulunup bulunmadığı, fiilin hizmete etkisi ve kusurun ağırlığı, disiplin cezasına ilişkin takdir hakkının değerlendirilmesinde önemlidir.
Denetim görevini yerine getirmemek meslekten çıkarma cezasına neden olur mu?
Bu fiilin doğrudan karşılığı dört ay kısa süreli durdurma cezasıdır. Ancak disiplin ceza puanlarının Kanun’daki sınırları aşması gibi ayrı koşulların gerçekleşmesi halinde, 7068 sayılı Kanun’un 12’nci maddesindeki meslekten çıkarma hükümleri gündeme gelebilir. Tek bir dört ay kısa süreli durdurma cezası kendiliğinden meslekten çıkarma sonucunu doğurmaz.
Vekâleten görev yapan komiser denetim görevinden sorumlu tutulabilir mi?
Vekâleten görev yapan komiserin denetim sorumluluğu, yürüttüğü görevin hukuki kapsamına göre belirlenir. Asıl görevliye ait bütün denetim yükümlülüklerinin vekile geçtiği otomatik olarak kabul edilemez. İlgili mevzuat ve görevlendirme işlemi incelenmelidir.
Denetim görevini yerine getirmemek disiplin cezası sicilden silinir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin beşinci fıkrasında, meslekten çıkarma ve Devlet memurluğundan çıkarma dışındaki disiplin cezalarının belirli şartlarla özlük dosyasından silinmesinin istenebileceği düzenlenmiştir.
Kısa süreli durdurma cezası bakımından, cezanın uygulanmasından itibaren on yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvurulması mümkündür. Ancak silme işlemi kendiliğinden gerçekleşmez; personelin ilgili dönemdeki davranışları değerlendirilerek karar verilir.
Denetim Görevini Yerine Getirmemek Disiplin Cezasının Hukuki Değerlendirmesi
Denetim görevini yerine getirmemek, 7068 sayılı Kanun kapsamında dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren önemli disiplinsizliklerden biridir. Ancak söz konusu fiilin oluşması, yalnızca kolluk hizmetinde bir aksaklık meydana gelmesine veya ast personelin hukuka aykırı davranışta bulunmasına bağlı değildir.
Disiplin sorumluluğunun belirlenebilmesi için öncelikle denetim görevinin ilgili personele ait olduğu hukuken ortaya konulmalıdır. Bunun ardından denetim yükümlülüğünün hangi davranışla ihlal edildiği ve personelin kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Özellikle polis merkezi amirleri, komiserler, grup amirleri, jandarma karakol komutanları, jandarma astsubaylar ve uzman çavuşlar hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında, görev dağılımı ile fiilî sorumluluğun birbirinden ayrılması önem taşımaktadır.
Danıştay İkinci Dairesinin 11.10.2023 tarihli, 2021/6057 Esas ve 2023/4671 Karar sayılı kararı da bu değerlendirmeyi destekleyen önemli bir içtihattır. Anılan kararda denetim görevinin ilgili personele ait olmaması ve soruşturma raporunda somut ihlalin açık biçimde ortaya konulmaması, disiplin işleminin hukuka aykırılığı bakımından belirleyici görülmüştür.
Sonuç olarak denetim görevini yerine getirmemek nedeniyle disiplin cezası uygulanabilmesi için bir hizmet aksaklığının varlığından hareketle varsayımsal sorumluluk kurulması yeterli değildir. Denetim yükümlülüğünün hukuki kaynağı, kapsamı, yerine getirilmemesine neden olan davranış ve personelin kusuru somut olarak ortaya konulmalıdır.
Hakkında bu fiil nedeniyle disiplin soruşturması yürütülen veya dört ay kısa süreli durdurma cezası verilen polis ve jandarma personelinin, savunma ve itiraz haklarını kullanırken yalnızca cezanın ağırlığını değil, isnat edilen disiplinsizliğin kanuni unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini de değerlendirmesi gerekir.
Hukuka uygun bir disiplin işlemi, yalnızca kamu hizmetindeki aksaklığın tespit edilmesini değil, bu aksaklıktan kişisel olarak sorumlu tutulabilecek personelin hukuka uygun yöntemlerle belirlenmesini gerektirir. Denetim yetkisi ve sorumluluğu bulunmayan personelin cezalandırılmaması da en az denetim yükümlülüğünü ihlal eden personel hakkında gerekli disiplin işlemlerinin uygulanması kadar hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.