Borçlanıp Ödememeyi Alışkanlık Haline Getirmek ve Cezası

Borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmek, polis veya jandarma personelinin yalnızca kredi kullanması ya da maaşına […]

Borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmek, polis veya jandarma personelinin yalnızca kredi kullanması ya da maaşına haciz gelmesi nedeniyle oluşan bir disiplin fiili değildir. Borçların kaynağı, ödeme zamanları, personelin ekonomik davranışları ve ödeme güçlüğüne yol açan olaylar birlikte incelenmelidir. Özellikle tek bir borcun birden fazla icra işlemine konu olması, farklı borçların sürekli ödenmemesiyle aynı değildir. Soruşturma, dosya numaralarını saymakla yetinmemeli; bu dosyaların hangi borç ilişkilerini temsil ettiğini ortaya koymalıdır.

7068 sayılı Kanun’un 8/4-b-2 hükmü, kabul edilebilir mücbir sebepler haricinde borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmeyi yaptırıma bağlar. Bu ifade, borçların ödenmemesi yanında alışkanlık ve mücbir sebep değerlendirmesini de gerekli kılar. Personelin ekonomik sıkıntısı peşinen disiplinsizlik sayılmamalı; buna karşılık her ödeme gecikmesi de yalnızca maddi güçlük denilerek açıklanmış kabul edilmemelidir. Bu yazıda borç, icra, kefalet, yapılandırma ve beklenmeyen giderler üzerinden hukuki değerlendirme yapılmaktadır. Örnekler gerçek dosya sonucu iddiası taşımayan varsayımsal olaylardır.

Borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmek hangi cezayı gerektirir

İncelenen hükümde temel yaptırım altı ay kısa süreli durdurma cezasıdır. Ancak cezanın uygulanması için borç ilişkisinin ve ödememe davranışının personele yüklenebilir biçimde ortaya konulması gerekir. Borcun varlığı tartışmalıysa, ödeme tarihi henüz gelmemişse veya ödeme yapılmış olduğu halde kayıtlara yansımamışsa bu hususlar araştırılmalıdır. Disiplin soruşturması alacaklı adına yürütülen bir tahsil yöntemi değildir. Kurul, özel hukuk uyuşmazlığını olduğu gibi kabul etmek yerine disiplin fiilinin unsurlarını değerlendirmelidir.

Jandarma ve sahil güvenlikte terfileri 7068 sayılı Kanun’un 8/7 maddesinde sayılan özel personel kanunlarına tabi olanlar bakımından brüt aylıktan beşte bir ile dörtte bir arasında kesinti uygulanır. Kesintinin üst sınırdan yapılmasının gerekçesi açıklanmalıdır. Borç miktarının yüksek olması tek başına bütün kusur değerlendirmesinin yerini tutmaz. Borcun doğuş koşulları ve ödeme çabaları da önemlidir. Cezanın adı, personelin her ay aynı oranda ve altı ay boyunca kesintiye uğrayacağı şeklinde yorumlanmamalıdır.

Alışkanlık unsuru tek bir gecikmeden nasıl ayrılır

Alışkanlık, ödememe davranışının tekrarlanan ve süreklilik gösteren bir tutum olarak ortaya konulmasını gerektirir. Kanunda herkes için geçerli belirli bir icra dosyası sayısı yazılı değildir. Bu nedenle iki veya üç takip bulunduğunda otomatik ceza verileceği şeklinde bir eşik oluşturulamaz. Tek seferlik ödeme aksaması ile zaman içinde farklı borçların sürekli yerine getirilmemesi ayrılmalıdır. İncelemenin hangi dönem için yapıldığı ve bu dönemde hangi ödeme davranışlarının bulunduğu kararın gerekçesinde gösterilmelidir.

Aynı kredi sözleşmesine bağlı taksitler, ek takip giderleri veya alacağın başka şirkete devredilmesi nedeniyle oluşan kayıtlar ayrı borç gibi sayılmamalıdır. Bununla birlikte bütün işlemlerin tek banka ilişkisi içinde bulunması da alışkanlık tartışmasını her durumda sona erdirmez. Belirleyici olan gerçek ekonomik ilişkiler ve davranışın sürekliliğidir. Personelin düzenli ödediği borçların tamamen dışarıda bırakılması da tabloyu bozabilir. Soruşturma, yalnızca gecikmeleri biriktiren bir liste yerine mali davranışın ilgili dönemini bütün olarak değerlendirmelidir.

Maaş haczi ve icra takibi disiplin cezası için yeterli midir

Maaş haczi, bir alacağın icra yoluyla tahsiline yönelik işlem bulunduğunu gösterir. Fakat bu işlem, alışkanlığın veya kabul edilebilir mücbir sebep bulunmadığının doğrudan kanıtı değildir. Borca itiraz edilmiş olabilir, takip başka bir kişiye kefalet nedeniyle yöneltilmiş olabilir veya ödeme kaydı henüz işlenmemiş olabilir. İdarenin icra müdürlüğünden yalnızca dosya sayısını değil borcun kaynağını ve ilgili belgeleri de araştırması gerekir. Kesinleşmiş takip bulunması bile disiplin değerlendirmesindeki bütün unsurları tek başına karşılamaz.

Öte yandan borcun maaştan kesilerek ödenmesi, geçmişteki davranışın hiç incelenemeyeceği anlamına gelmez. Kesintinin başlangıcı, borcun ne zaman doğduğu ve personelin daha önceki ödeme tutumu önem taşır. Savunmada her icra dosyasının durumu açıklanmalı; kapanmış dosyalar ile devam eden dosyalar birbirinden ayrılmalıdır. Aynı borca ilişkin farklı numaralar varsa bağlantısı gösterilmelidir. Böylece çok sayıda kayıt bulunduğu gerekçesiyle olduğundan ağır bir borç tablosu oluşturulmasının önüne geçilebilir.

Kabul edilebilir mücbir sebep nasıl değerlendirilir

Mücbir sebep değerlendirmesi, ödeme güçlüğüne yol açan olayın niteliğini ve borcun ödenmemesiyle bağlantısını araştırmayı gerektirir. Ağır hastalık, afet veya personelin iradesi dışında meydana gelen ciddi bir ekonomik olay somut koşullarda önem taşıyabilir. Ancak bu başlıklar tek başına otomatik mazeret listesi değildir. Olayın ne zaman gerçekleştiği, hangi gideri veya gelir kaybını doğurduğu ve ödeme imkânını nasıl etkilediği gösterilmelidir. Borçlanma öncesindeki mali durum ile sonrasındaki ani değişiklik karşılaştırılabilir.

Genel hayat pahalılığı, yanlış bütçe planı veya her gelir azalması kendiliğinden mücbir sebep sayılmaz. Bununla birlikte idare de personelin sunduğu ciddi sağlık ve gider belgelerini yalnızca kişisel borç denilerek reddedemez. Aile bireyinin tedavisi nedeniyle yapılan zorunlu harcama ileri sürülüyorsa harcamanın tutarı, karşılanma biçimi ve ilgili dönem araştırılmalıdır. Kabul veya ret gerekçesi somut olmalıdır. Bu inceleme yapılmadan sadece borcun ödenmemesine bakılması, kanundaki istisnayı işlevsiz hale getirir.

Kefalet nedeniyle borçlu olmak alışkanlık sayılır mı

Kefalet, personelin kendi tüketimi için aldığı borçtan farklı bir kaynak oluşturabilir. Ancak kefil olunması, doğan borcun hiçbir disiplin değerlendirmesine konu olamayacağı anlamına gelmez. Kefalet ilişkisinin ne zaman kurulduğu, hangi yükümlülüğü doğurduğu ve personelin bundan ne zaman haberdar olduğu incelenmelidir. Asıl borçlunun ödeme yapmaması nedeniyle aynı borca ilişkin birden fazla takip kaydı oluşması halinde bunların ayrı borçlanmalar gibi değerlendirilmemesi gerekir. Borcun hukuki kaynağı netleştirilmelidir.

Örneğin babasının tek bir kredisine kefil olan personelin farklı tahsil işlemleriyle karşılaşması, sürekli yeni borç alıp ödemediği sonucunu otomatik doğurmaz. Buna karşılık farklı kişilere tekrarlanan kefaletler verilmesi ve sonuçlarının bilerek karşılıksız bırakılması farklı bir inceleme gerektirebilir. Her durumda alışkanlık ve mücbir sebep unsurları ayrıca değerlendirilir. Savunmada yalnızca kefilim demek yerine kefalet belgesi, asıl borç ilişkisi ve ödemeler sunulmalıdır. Olayın gerçek ekonomik yapısı bu belgelerle anlaşılır.

Yapılandırma ve kısmi ödemeler hangi anlamı taşır

Borç yapılandırması, personelin ödeme güçlüğünü çözmeye yönelik bir girişimi olduğunu gösterebilir. Fakat her yapılandırma başvurusu geçmişteki ödememe davranışını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yapılandırmanın kabul edilip edilmediği, yeni takvim ve buna uyulup uyulmadığı önemlidir. Alacaklıyla görüşme yapıldığını söylemek ile yürürlükte bir ödeme planı bulunması aynı değildir. Savunmada başvuru belgeleri ve gerçekleştirilen ödemeler tarih sırasına göre sunulmalıdır. İdare, sadece ilk gecikmeye bakarak sonraki düzenli ödemeleri yok saymamalıdır.

Kısmi ödemelerin tutarı ve düzeni de değerlendirilir. Uzun süre hiç ödeme yapmayan kişinin soruşturmadan hemen önce sembolik tutar yatırması ile gelirine uygun biçimde sürekli ödeme yapan kişinin durumu aynı değildir. Bununla birlikte ödemenin geç yapılması nedeniyle her türlü çabanın değersiz sayılması da doğru olmaz. Personelin borçlarını tasfiye etmeye yönelik gerçek davranışı araştırılmalıdır. Amaç, ahlaki bir değerlendirme yapmak değil, kanundaki alışkanlık unsurunun somut dosyada oluşup oluşmadığını belirlemektir.

Tedavi gideri nedeniyle aksayan kredi örneği

Bir polis memurunun düzenli ödediği konut kredisi yanında ailesinin acil tedavisi için borçlandığını ve aynı dönemde birkaç ödemesinin aksadığını varsayalım. Burada yalnızca toplam borç tutarı değerlendirilmemelidir. Tedavinin tarihi, zorunlu giderlerin belgeleri, daha önceki ödeme düzeni ve personelin yeni plan oluşturma çabası araştırılmalıdır. Aynı olağan dışı olaydan kaynaklanan eş zamanlı gecikmeler, geçmişe yayılan sürekli ödememe davranışıyla aynen ele alınamaz. Mücbir sebep değerlendirmesi bu zaman ilişkisini esas almalıdır.

Bu örnek, her tedavi giderinin mutlaka cezasızlık doğurduğu anlamına gelmez. Harcamaların borçlarla bağlantısı açıklanmalı, personelin diğer mali davranışları da incelenmelidir. İleri sürülen zorunlu giderle ilgisiz yeni borçlanmalar varsa bunlar ayrıca değerlendirilir. Kurul, hangi borçların hangi nedenle kapsamda kaldığını göstermelidir. Savunma da tüm ekonomik yaşamı belgesiz anlatmak yerine, soruşturma dönemini etkileyen somut olaylara yoğunlaşmalıdır. Böylece açıklama hem daha okunabilir hem de denetlenebilir hale gelir.

Tek borç için birden fazla takip açılması örneği

Bir jandarma personelinin tek bir kredi borcu nedeniyle banka, alacağı devralan şirket ve sonraki takip işlemlerine ilişkin farklı kayıtlarla karşılaştığını düşünelim. Dosya sayısına bakıldığında üç borç varmış gibi görünebilir. Oysa alacak aynı ekonomik ilişkiden kaynaklanıyorsa bu bağlantı araştırılmalıdır. Sözleşme numarası, asıl alacak tutarı, devir bilgileri ve ödeme kayıtları karşılaştırılır. Aynı borcun farklı aşamalarının ayrı alışkanlık örnekleri gibi sayılması, maddi olayı yanlış kurabilir.

Personelin savunmasında bu bağlantıyı açıklayan kısa bir borç dökümü yararlı olabilir. Her kayıt için alacaklı, kaynak sözleşme, vade, ödeme ve mevcut durum belirtilir. Böyle bir döküm, tek başına delil değildir; dayandığı belgelerle anlam kazanır. İdare, borçların gerçekten ayrı olduğunu düşünüyorsa gerekçesini açıklamalıdır. Önceki disiplin kararında zaten değerlendirilmiş aynı davranışların yeni ceza için tekrar kullanılması da aynı fiilden birden fazla ceza verilmemesi ilkesi yönünden ayrıca incelenmelidir.

Önceden incelenmiş borçlar yeni soruşturmada nasıl ele alınır

Borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmek iddiasında inceleme döneminin belirlenmesi özellikle önemlidir. Daha önce disiplin kararına konu olmuş aynı ödeme davranışlarının hiçbir yeni olay gösterilmeden yeniden yaptırıma dayanak yapılması, aynı fiilden dolayı tekrar ceza verilmemesi ilkesi bakımından sorun doğurabilir. Buna karşılık önceki kararın ardından doğan yeni borçlanmalar ve yeni ödeme davranışları ayrı bir değerlendirmeyi gerektirebilir. İdare, önceki dosyayı yeni olayın yerine koymamalı; hangi tarihler arasındaki hangi davranış nedeniyle işlem yaptığını açıkça belirtmelidir.

Örneğin iki yıl önceki üç takip dosyasının bir karar içinde değerlendirildiğini düşünelim. Bu dosyaların henüz kapanmamış olması ile personelin sonraki dönemde yeni yükümlülükler üstlenip bunları da gerekçesiz biçimde ödememesi aynı şey değildir. İlk durumda eski borçların tahsil süreci devam ediyor olabilir. İkinci durumda ise yeni fiillerin niteliği ve geçmiş olaylarla ilişkisi ayrıca araştırılır. Sadece icra dosyalarının sistemde açık görünmesine dayanan bir değerlendirme, ödeme yapılıp yapılmadığını ve borcun hangi bölümünün kaldığını açıklamaz.

Ödeme gücü değerlendirilirken aile giderleri nasıl dikkate alınır

Personelin gelirinin bulunması, bütün borçlarını aynı anda karşılayabilecek durumda olduğunu tek başına göstermez. Düzenli gelir, zorunlu yaşam giderleri, bakmakla yükümlü olunan kişiler ve beklenmeyen harcamalar birlikte değerlendirilmelidir. Bununla birlikte her yüksek gider de kabul edilebilir mücbir sebep oluşturmaz. Kişinin kendi tercihleriyle yaptığı olağan harcamalar ile kontrolü dışında gelişen ağır bir olayın zorunlu sonuçları birbirinden ayrılmalıdır. Savunmada yalnızca aile yükünün ağır olduğunu söylemek yerine bu yükün ödeme dönemine nasıl yansıdığı somutlaştırılmalıdır.

Bir yakının uzun süreli tedavisi nedeniyle ortaya çıkan masraflarda tanı belgesi kadar giderin kim tarafından karşılandığı da önemlidir. Tedavi giderlerinin tamamen başka bir kişi veya kuruluşça ödenmesi ile personelin gelirinin büyük bölümünü bu giderlere ayırması aynı mali tabloyu oluşturmaz. Belgeler, kişisel sağlık verilerini gereksiz biçimde yaymadan, olayın ödeme üzerindeki etkisini gösterecek kapsamda sunulmalıdır. İhtiyaç duyulan ayrıntı, sağlık sorununun adından çok borcun neden ve hangi dönem boyunca ödenemediğinin açıklanmasıdır.

Ödeme planına uyum, alacaklıyla iletişim ve eldeki olanaklar ölçüsünde yapılan düzenli ödemeler de değerlendirme bakımından anlamlıdır. Bunlar hiçbir durumda ceza verilemez sonucunu doğurmaz; fakat yükümlülüklerini önemsemeyen bir davranış örüntüsü bulunup bulunmadığını anlamaya yardımcı olur. Soruşturmanın amacı personelin bütün özel harcamaları hakkında sınırsız bir denetim yürütmek değildir. İnceleme, ileri sürülen alışkanlık iddiasını ve mücbir sebep savunmasını aydınlatacak bilgiyle sınırlı tutulmalıdır. Böylece mali güçlük ile disiplin sorumluluğu arasında gerekçeli ve denetlenebilir bir bağ kurulabilir.

Borç soruşturmasında hangi belgeler hazırlanmalıdır

Savunma hazırlanırken kredi sözleşmeleri, icra ödeme emirleri, borca itiraz belgeleri, banka hareketleri ve kapanış kayıtları birlikte ele alınmalıdır. Ancak belgelerin çokluğu tek başına açıklık sağlamaz. Hangi belgenin hangi borca ilişkin olduğu belirtilmelidir. Maaş bordrosu, zorunlu giderler ve mücbir sebep iddiasını destekleyen kayıtlar ilgili dönemle bağlantılı sunulabilir. Başkasına ait gereksiz kişisel verilerin dosyaya eklenmesi yerine, iddiayı açıklayan gerekli bilgiler tercih edilmelidir. Konu dışı belgeler asıl tartışmayı görünmez hale getirebilir.

Personelden savunma istenmesinden itibaren kanuni dosya inceleme hakkı kullanılabilir; savunma süresi yedi günden az olamaz. Soruşturmacının hangi borçları alışkanlık göstergesi saydığı görülmeden yalnızca genel bir mazeret yazılması yeterli olmayabilir. Bazı dosyaların yanlış kişiye ait olduğu veya ödendiği tespit edilirse bu husus açıkça gösterilmelidir. Personelin bütün borçlarını inkâr etmesi gerekmez. Doğru savunma, borç ilişkisini kabul ettiği noktalarla hukuki nitelendirmeye itiraz ettiği noktaları birbirinden ayırır.

Disiplin kararında gerekçe ve lehe uygulama

Kararda borçların varlığından sonra neden alışkanlık oluştuğu ve mücbir sebep açıklamasının neden kabul edilmediği gösterilmelidir. Yalnızca maaşa haciz geldiği belirtilerek sonuca gidilmesi eksik kalabilir. Ödeme çabalarının ve borçların kaynaklarının tartışılması gerekir. Olumlu hizmet geçmişi, iyi veya çok iyi değerlendirme puanı ve ilgili diğer koşullar bir derece hafif ceza bakımından ayrıca ele alınabilir. Lehe hüküm talebinin reddi de olayla bağlantılı gerekçe gerektirir; hazır kalıplar yeterli değerlendirme sağlamayabilir.

Jandarma personeline uygulanacak kesinti oranında da aynı özen gerekir. Üst sınırın seçilmesi yalnızca borç dosyası sayısına bağlanmamalıdır. Dosyalar aynı kaynağa dayanıyorsa sayı, kusurun ağırlığını olduğundan fazla gösterebilir. Ayrıca altı aylık durdurmanın dört aya çevrilmesiyle bir derece hafif ceza uygulanması aynı mesele değildir. Kanun, aynı ceza türünün alt ve üst kademelerini farklı ceza derecesi saymamaktadır. Savunma ve kararın hüküm bölümü bu ayrımı doğru yansıtmalıdır.

Borç nedeniyle verilen disiplin cezasının iptali

Yetkili disiplin kurulu kararına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Disiplin amirinin cezasına ilişkin on günlük itiraz usulü kurul kararına aynen uygulanmaz. Genel dava açma süresi kesinleşen cezanın tebliği esas alınarak altmış gündür; özel başlangıç kuralları somut olayda ayrıca dikkate alınır. Üst makama yapılan sıradan başvurunun süreyi mutlaka koruduğu varsayılmamalıdır. Tebliğ edilen kararın hangi merci tarafından verildiği ve ne zaman kesinleştiği belirlenmelidir.

Dava, borçların kaynağının araştırılmaması, aynı alacağın birden fazla sayılması, mücbir sebebin incelenmemesi veya alışkanlığın gerekçelendirilmemesi üzerine kurulabilir. Fiilin disiplin amirince öğrenilmesinden itibaren bir aylık soruşturmaya başlama ve iki yıllık ceza verme süreleri de fiilin niteliğine göre değerlendirilir. Kesintisiz veya zincirleme fiiller bakımından kanunun başlangıç kuralları göz önünde tutulmalıdır. Dava açılması uygulamayı kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması için açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar koşulları birlikte açıklanmalıdır.

Borç ve disiplin hakkında sık sorulan sorular

Kredi kullanmak tek başına disiplin suçu mudur

Kredi kullanılması, incelenen bentteki fiili tek başına oluşturmaz. Düzenleme borçlanmayı bütünüyle yasaklamaz; ödememe davranışının alışkanlık haline gelmesini ve mücbir sebep dışında gerçekleşmesini ele alır. Düzenli ödenen kredi ile sürekli ödenmeyen borçlar farklıdır. Ancak borcun asttan veya iş sahibinden alınması halinde başka bir disiplin hükmü gündeme gelebilir. Borcun kimden alındığı ile nasıl ödendiği ayrı hukuki sorulardır ve aynı gerekçeyle değerlendirilmemelidir.

Borç sonradan kapanırsa soruşturma biter mi

Sonradan ödeme, mevcut mali durum ve lehe değerlendirme bakımından önemlidir; fakat geçmiş davranışı her durumda ortadan kaldırmaz. Buna karşılık borcun soruşturma başlamadan önce ödenmiş olmasına rağmen hâlâ ödenmiyor gibi gösterilmesi maddi hata oluşturabilir. Ödemenin tarihi ve tutarı açıklanmalıdır. Kurul, borcun kapanmasının dosyadaki hangi unsuru etkilediğini tartışmalıdır. Personelin yalnızca ödeme makbuzunu sunması yerine bunun hangi iddiaya cevap verdiğini belirtmesi savunmayı daha anlaşılır hale getirir.

Kaç icra dosyası olursa ceza verilir

Kanunda bu fiil için otomatik sonuç doğuran sabit bir dosya sayısı bulunmaz. Dosyaların ayrı borçları gösterip göstermediği, ilgili dönem ve ödeme koşulları değerlendirilir. Çok sayıda kaydın tek borca dayanması mümkün olduğu gibi, az sayıda dosyanın uzun süreli bir davranışa ilişkin olması da mümkündür. Esas olan sayısal eşik değil kanuni unsurların ispatıdır. İcra dosyası sayısı, araştırmaya başlangıç sağlayabilir; hukuki değerlendirmeyi tek başına tamamlamaz.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Memur Olabilir mi? Astsubayların Memuriyete Geçişi
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası
Jandarma Görevi Savsaklama Disiplin Cezası: Görevde Kayıtsızlık, Savunma ve İptal Davası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
33 dk
Genel
Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Memur Olabilir mi? Astsubayların Memuriyete Geçişi

Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra disiplin cezası nedeniyle mesleğinden[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaş, astsubay ve subayların uymakla[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subaylar, kamu[…]

Devamını Gör