Jandarmada Amirin Uyarısına Uymamak: Disiplin Cezası, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların amirleriyle olan mesleki ilişkileri, […]

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların amirleriyle olan mesleki ilişkileri, disiplin hukukunun en önemli konularından birini oluşturmaktadır. Jandarma teşkilatında emir-komuta ilişkisi, görevlerin düzenli şekilde yürütülmesi ve kamu hizmetinin etkin biçimde yerine getirilmesi açısından zorunlu olmakla birlikte, amirlerin personele yönelik her değerlendirmesinin veya eleştirisinin aynı zamanda hukuken bağlayıcı bir uyarı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle amirin uyarısına uymamak gerekçesiyle verilen disiplin cezalarında, uyarının içeriği, hangi görevle ilgili olduğu, personele nasıl bildirildiği ve personelin bu uyarıya karşı hangi davranışı sergilediği belirleyici önem taşımaktadır.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun’da, amir ve üstlerin görev ve mesleki konulara veya personelin tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak, bu uyarılara kayıtsız kalmak ya da amir ve üstler tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak disiplin yaptırımına bağlanmıştır. Jandarmada amirin uyarısına uymamak, kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirmektedir.

Ancak disiplin hukukunda uyarıya uymama fiilinin gerçekleştiğinin kabul edilebilmesi için yalnızca amirin personelin davranışından memnun olmaması veya personelin kendisine yöneltilen eleştiriyi kabul etmemesi yeterli değildir. Öncelikle hukuken dikkate alınabilecek bir uyarının bulunması, bu uyarının ilgili personele yöneltilmesi, personelin uyarıyı öğrenmesi ve buna rağmen kendisine yüklenebilecek bir kusurla uyarının gereğini yerine getirmemesi ya da uyarıya kayıtsız kalması gerekir.

Özellikle jandarma uzman çavuş ve astsubaylar hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında, amirlerin sözlü uyarıları, personelin verdiği cevaplar, görev sırasında yaşanan görüş ayrılıkları ve mesleki değerlendirmeler sıklıkla önem kazanmaktadır. Bu gibi durumlarda disiplin cezasının hukuka uygunluğu, yalnızca amirin beyanına değil, olayın bütün koşullarına ve hukuken geçerli delillere göre değerlendirilmelidir.

Jandarmada Amirin Uyarısına Uymamak Hangi Disiplin Cezasını Gerektirir?

7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin ikinci alt bendinde, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplinsizliklerden biri şu şekilde düzenlenmiştir:

“Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak, amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak.”

Kanuni düzenlemeden anlaşılacağı üzere disiplin yaptırımına bağlanan davranışlar yalnızca amirin uyarısını yerine getirmemekle sınırlı değildir. Uyarıya kayıtsız kalmak ve amir tarafından sorulan soruları gerekli süre içerisinde cevaplamamak da aynı hüküm kapsamında değerlendirilmektedir.

Burada birbirinden ayrılması gereken üç davranış bulunmaktadır. İlkinde personel, amir veya üstünün görev ve mesleki konulara ilişkin uyarısını öğrenmesine rağmen bu uyarının gereğini yerine getirmemektedir. İkincisinde personel, kendisine yöneltilen uyarıyı dikkate almayan bir tutum veya davranış sergilemektedir. Üçüncüsünde ise amir veya üst tarafından sorulan soruların gereken süre içerisinde yanıtlanmaması söz konusudur.

Her üç davranış da aynı kanun hükmünde düzenlenmiş olmakla birlikte, gerçekleşme koşulları ve ispat bakımından farklı özellikler göstermektedir. Örneğin uyarıya uymamak fiilinde personele yöneltilen uyarının içeriği ile personelin sonraki davranışı karşılaştırılırken, soruyu süresinde yanıtlamama fiilinde sorunun ne zaman yöneltildiği, cevap için hangi sürenin öngörüldüğü ve personelin bu süre içerisinde cevap vermesinin mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca ilgili kanun hükmünün tamamının tekrar edilmesi yeterli değildir. Personelin kanunda belirtilen davranışlardan hangisini gerçekleştirdiği somut olarak ortaya konulmalıdır.

7068 Sayılı Kanun’da Amirin Uyarısına Uymama Cezası Kimlere Uygulanır?

7068 sayılı Kanun, Jandarma Genel Komutanlığı personeli bakımından temel disiplin düzenlemelerinden biridir. Kanun kapsamında jandarma subayları, astsubayları, sözleşmeli subay ve astsubayları, uzman jandarmaları, uzman erbaşları ve kanunda belirtilen diğer personel statüleri bulunmaktadır.

Bu kapsamda bir ilçe jandarma komutanlığında görev yapan uzman çavuş hakkında, bağlı olduğu amirinin mesleki uyarısını dikkate almadığı gerekçesiyle disiplin soruşturması yürütülebilir. Aynı şekilde bir jandarma astsubayının üst rütbeli personel tarafından kendisine yöneltilen görevle ilgili soruları gerekli süre içerisinde yanıtlamadığı iddiası da bu düzenleme kapsamında değerlendirilebilir.

Bununla birlikte jandarma bünyesinde görev yapan her kişinin hukuki statüsü aynı değildir. Özellikle Jandarma Genel Komutanlığı emrine verilen yükümlü erbaş ve erler hakkında 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği unutulmamalıdır. Profesyonel jandarma personeli bakımından yapılacak değerlendirmelerin, yükümlü erbaş ve erlerin disiplin rejimiyle karıştırılmaması gerekir.

Uzman erbaşların 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu kapsamındaki sözleşmeli statüleri ise 7068 sayılı Kanun’un uygulanmasına engel değildir. Ancak aylıktan kesme cezasının uzman erbaşın sözleşmesine veya sonraki personel işlemlerine etkisi, disiplin cezasının doğrudan hukuki sonuçlarından ayrı değerlendirilmelidir.

Jandarma Personelinin Amir ve Üstlerine Karşı Yükümlülükleri

Jandarma teşkilatında disiplin yalnızca personelin emirleri yerine getirmesinden ibaret değildir. Görevlerin gereği gibi yürütülmesi, mesleki nezaket kurallarına uyulması, amir ve maiyet arasında güven ilişkisinin korunması ve personelin mesleki eksikliklerinin giderilmesi de disiplinin kapsamındadır.

Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmelik’in 7’nci maddesinde disiplinin teşkilatın temel unsurlarından biri olduğu vurgulanmaktadır. Yönetmeliğin 8’inci maddesinde ise astın görevleri düzenlenirken, amir ve üstlerin görev ve mesleki konulara veya personelin tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarının mesleki usul ve disiplin kuralları içerisinde dinlenmesi ve bu konulardaki eksikliklerin giderilmesi öngörülmektedir.

Bununla birlikte söz konusu yükümlülük, amir tarafından yapılan bütün eleştirilerin tartışmasız şekilde doğru kabul edilmesi anlamına gelmez. Bir jandarma personelinin kendisine yöneltilen değerlendirmeye ilişkin açıklamada bulunması, maddi bir hatayı düzeltmesi veya hukuki bir çekincesini uygun şekilde bildirmesi, tek başına uyarıya kayıtsız kaldığı sonucunu doğurmaz.

Disiplin hukukunda korunmak istenen değer, personelin düşünce ve değerlendirmelerini tamamen ortadan kaldırmak değil, kamu hizmetinin gerektirdiği mesleki düzen içerisinde hareket edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle uyarıya uymama iddialarında personelin davranışı kadar amir tarafından yapılan uyarının niteliği de incelenmelidir.

Disiplin Hukukunda Amir ve Üst Kavramları Arasındaki Fark

7068 sayılı Kanun’da amir, kadro ve kuruluş yönünden bağlı olunan kimse ile amir olarak yetkilendirilmiş diğer kişileri ifade etmektedir. Üst kavramı ise makam, rütbe veya kıdem büyüklüğünü esas almaktadır.

Jandarma teşkilatında bir personelin rütbe veya kıdem bakımından üstün konumda olması ile doğrudan görev amiri olarak yetkilendirilmiş olması her durumda aynı anlamı taşımamaktadır. Bu nedenle disiplin soruşturmasına konu edilen uyarının kim tarafından yapıldığı ve ilgili kişinin olay sırasında hangi yetkiyle hareket ettiği önemlidir.

Kanun hükmünde hem amir hem de üst kavramlarına yer verildiğinden, yalnızca doğrudan sicil veya disiplin amirinin uyarıları değil, hükmün kapsamında bulunan üstlerin ilgili görev ve mesleki konulara ilişkin uyarıları da değerlendirmeye konu olabilir.

Bununla birlikte bir üst tarafından yapılan her kişisel yorumun disiplin yaptırımına esas alınabilecek mesleki uyarı niteliğinde olduğu söylenemez. Uyarının göreve, mesleki kurallara veya personelin mesleki tutum ve davranışlarına ilişkin olması gerekir.

Amir Uyarısına Uymamak Ne Anlama Gelir?

Amir uyarısına uymamak, personelin kendisine yöneltilen görev veya mesleki konularla ilgili uyarının gereğini yerine getirmemesi şeklinde ortaya çıkabilir. Ancak söz konusu davranışın disiplin cezasına dayanak yapılabilmesi için uyarının yeterli açıklıkta olması ve personelden hangi davranışın beklendiğinin anlaşılabilmesi önemlidir.

Örneğin bir jandarma personelinin görevle ilgili belgeleri belirlenen usule göre düzenlemesi konusunda uyarıldığı, buna rağmen aynı belgeleri ilgili talimata aykırı şekilde hazırlamaya devam ettiği bir olayda uyarıya uymama fiili gündeme gelebilir. Ancak bunun için daha önce yapılan uyarının kapsamı ile sonradan gerçekleşen davranış arasındaki bağlantının ortaya konulması gerekir.

Buna karşılık amirin yalnızca personelin daha dikkatli veya daha gayretli olması gerektiğini genel ifadelerle belirtmesi, hangi davranışın değiştirilmesinin istendiğinin açık olmaması hâlinde tartışmalı bir durum oluşturabilir. Böyle bir değerlendirmeden hareketle disiplin cezası verilecekse, personelin hangi somut yükümlülüğünü yerine getirmediği açıklanmalıdır.

Amirin bir personelden memnun olmaması ile personelin hukuken belirlenebilir bir mesleki uyarıya aykırı davranması aynı şey değildir.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında uyarının yapıldığı tarih, konusu, içeriği, personelin uyarıyı öğrenme biçimi ve sonrasında gerçekleşen davranışlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Amir Uyarısının Mutlaka Yazılı Olması Gerekir mi?

7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-2 maddesinde disiplin yaptırımına esas alınabilecek uyarının mutlaka yazılı olması gerektiğine ilişkin açık bir şart bulunmamaktadır. Dolayısıyla görev veya mesleki konularda sözlü olarak yapılan bir uyarının da somut olayın koşullarına göre disiplin hukuku bakımından önem taşıması mümkündür.

Ancak sözlü uyarılarda ispat sorunu daha belirgin hâle gelmektedir. Özellikle personelin uyarının yapıldığını veya içeriğini kabul etmediği durumlarda, idarenin uyarının gerçekten hangi kapsamda yapıldığını somut delillerle ortaya koyması gerekir.

Örneğin bir karakol komutanının personeline belirli bir görevin yürütülüş biçimi hakkında uyarıda bulunduğunu ileri sürdüğü ancak personelin böyle bir uyarı almadığını savunduğu olayda, görüşmenin yapıldığı ortam, diğer personelin bilgisi, varsa görev kayıtları ve sonraki yazışmalar önem taşıyabilir.

Sözlü uyarı yapılmasının hukuken mümkün olması, herhangi bir delil bulunmaksızın personelin cezalandırılabileceği anlamına gelmez. Uyarının varlığı ve içeriği ile personelin bu uyarıya aykırı davranışı denetlenebilir biçimde ortaya konulmalıdır.

Amir Uyarısına Kayıtsız Kalmak Disiplin Suçu mudur?

7068 sayılı Kanun’da yalnızca uyarıya uymamak değil, uyarıya kayıtsız kalmak da disiplin yaptırımına bağlanmıştır. Kayıtsız kalma, personelin kendisine yöneltilen mesleki uyarıyı gerektiği şekilde dikkate almaması veya uyarının gerektirdiği davranış değişikliğine yönelik yükümlülüğünü yerine getirmemesi biçiminde ortaya çıkabilir.

Ancak bu kavramın geniş ve belirsiz biçimde yorumlanması, disiplin hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmayabilir. Personelin uyarı sırasında sessiz kalması, yüz ifadesinin amir tarafından olumsuz değerlendirilmesi veya uyarıya ilişkin açıklamada bulunmaması, tek başına kayıtsızlık olarak kabul edilmemelidir.

Örneğin bir jandarma uzman çavuşun amiri tarafından yapılan uyarıyı dinlediği, uyarının gereğini sonraki görevinde yerine getirdiği ancak uyarı sırasında herhangi bir sözlü cevap vermediği durumda, yalnızca sessiz kaldığı gerekçesiyle kayıtsızlık sonucuna ulaşılması isabetli olmayabilir.

Buna karşılık personelin kendisine bildirilen açık bir mesleki eksikliği gidermeyi reddetmesi veya aynı yükümlülüğe aykırı davranışını haklı neden olmaksızın sürdürmesi hâlinde disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Burada belirleyici olan, personelin iç dünyasına ilişkin varsayımlar değil, dış dünyaya yansıyan ve somut olarak tespit edilebilen davranışlarıdır.

Amir Uyarısını Kabul Etmemek ile Uyarıya Kayıtsız Kalmak Aynı Şey midir?

Bir jandarma personelinin amiri tarafından yapılan değerlendirmeyi hukuken veya fiilen doğru bulmaması, her durumda disiplin cezasını gerektiren bir davranış değildir. Personel, görevin yerine getirilmesine ilişkin açıklamada bulunabilir, uyarının dayandığı olayın farklı gerçekleştiğini ifade edebilir veya ilgili mevzuat hükümlerine dikkat çekebilir.

Örneğin görevini süresinde tamamlamadığı gerekçesiyle uyarılan bir astsubayın, kendisine verilen görevin ilgili kayıtlar uyarınca süresinde tamamlandığını belirtmesi, tek başına uyarıya kayıtsızlık anlamına gelmez. Böyle bir durumda personelin açıklamasının içeriği, üslubu ve ileri sürdüğü maddi olgular birlikte değerlendirilmelidir.

Disiplin hukukunun amacı, personelin mesleki konulara ilişkin bütün değerlendirmelerde amiriyle aynı düşüncede olmasını sağlamak değildir. Önemli olan, mevzuata uygun görev ve hizmet yükümlülüklerinin yerine getirilmesidir.

Bununla birlikte personelin açıklamada bulunma hakkı, amirine yönelik hakaret, tehdit veya diğer bağımsız disiplinsizlikleri hukuka uygun hâle getirmez. Uygun şekilde dile getirilen bir mesleki görüş ile disiplin düzenini ihlal eden söz ve davranışların birbirinden ayrılması gerekir.

Amir Uyarısına Uymamak ile Amirin Emrini Yerine Getirmemek Arasındaki Fark

Jandarma disiplin hukukunda en önemli ayrımlardan biri, amirin mesleki uyarısına uymamak ile usulüne uygun olarak verdiği emri yerine getirmemek fiillerinin birbirine karıştırılmamasıdır.

7068 sayılı Kanun’da amir uyarısına uymamak üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında düzenlenirken, amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek ayrıca ve daha ağır bir disiplin yaptırımı kapsamında düzenlenmiştir.

Dolayısıyla aynı olayın hangi hüküm kapsamında değerlendirileceği belirlenirken, amirin personelden ne istediği ve bu istemin hukuki niteliği önem taşımaktadır. Mesleki bir eksikliğin giderilmesi amacıyla yapılan uyarı ile belirli bir işin yapılmasını açıkça emreden görev talimatı her durumda aynı değildir.

Örneğin bir uzman çavuşun görev sırasında raporların düzenlenmesinde daha dikkatli olması gerektiği yönünde uyarılması ile belirli tarihli bir raporun belirli süre içerisinde hazırlanması konusunda açıkça görevlendirilmesi farklı nitelikte işlemlerdir.

Birinci durumda uyarının gereğine aykırı davranılıp davranılmadığı araştırılırken, ikinci durumda verilen emrin usulüne uygun olup olmadığı ve yerine getirilmemesinin hangi disiplin hükmüne karşılık geldiği ayrıca değerlendirilmelidir.

Uyarı niteliğindeki her sözün emir olarak kabul edilmesi veya bir emrin yerine getirilmemesinin yalnızca uyarıya kayıtsız kalma şeklinde değerlendirilmesi, fiilin hukuki nitelendirilmesinde hataya neden olabilir.

Bu nedenle idarenin disiplin cezasına esas aldığı davranışı açıkça belirlemesi ve doğru kanun hükmünü uygulaması gerekir.

Jandarma Personelinin Amirine Soru Sorması veya Açıklama Yapması Disiplinsizlik midir?

Jandarma personelinin verilen görev veya yapılan mesleki uyarı hakkında açıklama istemesi, tek başına disiplin yaptırımına esas alınmamalıdır. Görevin kapsamının belirsiz olması, talimatın uygulanmasında tereddüt bulunması veya görevin güvenli şekilde yerine getirilmesi için ek bilgiye ihtiyaç duyulması mümkündür.

Örneğin bir jandarma astsubayının, kendisine bildirilen görev değişikliğinin hangi personeli kapsadığını veya hangi saatte uygulanacağını sorması, görevin doğru yerine getirilmesi amacıyla yapılan meşru bir açıklama talebi olabilir.

Benzer şekilde personelin uyarı sırasında maddi bir yanlışlığın bulunduğunu düşünmesi hâlinde, mesleki nezaket kurallarına uygun biçimde görüşünü açıklaması da kendiliğinden kayıtsızlık oluşturmaz.

Bununla birlikte açıklama isteme hakkı, görevin yerine getirilmesini sürekli geciktirmek veya usulüne uygun emirleri uygulamamak amacıyla kullanılamaz. Bu nedenle personelin davranışının gerçek niteliği, olayın gelişimi ve hizmet üzerindeki etkisi dikkate alınmalıdır.

Jandarmada Amirin Sorusuna Cevap Vermemek Hangi Cezayı Gerektirir?

7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-2 maddesinde, amir ve üstler tarafından sorulan soruların gereken süre içerisinde yanıtlanmaması da üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.

Bu düzenlemenin uygulanabilmesi için öncelikle cevaplandırılması gereken bir sorunun bulunduğu belirlenmelidir. Sorunun kim tarafından, hangi tarihte, hangi iletişim aracıyla ve hangi konuda yöneltildiği ortaya konulmalıdır. Ayrıca personelin sorudan haberdar olup olmadığı ve cevap vermesi gereken sürenin neye göre belirlendiği araştırılmalıdır.

Örneğin amirin belirli bir görevle ilgili olarak personelden bilgi istediği ancak personelin kendisine ulaşan soruyu haklı bir neden bulunmaksızın cevaplamadığı durumda disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Buna karşılık personelin soruyu hiç öğrenmediği, kendisine iletilen bildirimin ulaşmadığı veya cevap vermesinin teknik olarak mümkün olmadığı bir olayda kusurun varlığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Amirin soru sorma yetkisi ile personelin cevap verme yükümlülüğü arasındaki ilişki, somut olayın görev ve hizmet bağlantısı dikkate alınarak incelenmelidir. Herhangi bir sorunun cevaplanmamış olması tek başına disiplin cezası verilmesi için yeterli kabul edilmemelidir.

Amirin Sorusuna Cevap Vermek İçin Belirli Bir Süre Var mıdır?

7068 sayılı Kanun’un incelenen hükmünde bütün sorular için geçerli, sabit bir cevap süresi öngörülmemiştir. Kanunda soruların gereken süre içerisinde yanıtlanmamasından söz edilmektedir.

Bu nedenle gereken sürenin ne olduğu, somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir. Sorunun niteliği, istenilen bilginin kapsamı, personelin bilgiye erişme imkânı ve görevin aciliyeti bu değerlendirmede önem taşır.

Örneğin acil bir asayiş olayına ilişkin mevcut durum bilgisinin istenmesiyle, geçmiş bir döneme ait çok sayıda belgenin incelenmesini gerektiren ayrıntılı bir açıklamanın talep edilmesi aynı süre ölçütleriyle değerlendirilemez.

Amir tarafından açıkça süre belirlenmişse, bu sürenin personelin bilgisine sunulup sunulmadığı ve istenilen cevabın belirtilen süre içerisinde hazırlanmasının mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır.

Süre açıkça belirtilmemişse, disiplin cezasına esas alınan gecikmenin neye göre belirlendiği gerekçelendirilmelidir. Belirsiz bir zaman beklentisinin sonradan kesin bir yükümlülük gibi değerlendirilmesi hukuki güvenlik bakımından tartışma yaratabilir.

Jandarma Personelinin WhatsApp Mesajına Cevap Vermemesi Disiplin Cezası Gerektirir mi?

Jandarma teşkilatında göreve ilişkin iletişim yalnızca resmî yazışmalarla sınırlı değildir. Uygulamada telefon, mesajlaşma uygulamaları ve diğer iletişim araçları aracılığıyla görev bilgileri paylaşılabilmektedir.

Ancak bir amirin WhatsApp üzerinden mesaj göndermiş olması, mesajın her durumda usulüne uygun şekilde personele bildirildiğini veya cevap verilmemesinin doğrudan disiplinsizlik oluşturduğunu göstermez.

Öncelikle mesajın görevle veya mesleki yükümlülüklerle bağlantısı belirlenmelidir. Mesajın gönderildiği zaman, personelin görev durumu, iletişim aracını kullanma yükümlülüğü ve mesajın gerçekten ulaşıp ulaşmadığı da önemlidir.

Örneğin personelin aktif görev sırasında kullandığı iletişim kanalından kendisine yöneltilen ve görevle ilgili olduğu açıkça anlaşılan bir soruyu gördüğü hâlde hiçbir haklı neden olmaksızın cevaplamaması disiplin hukuku bakımından değerlendirilebilir.

Buna karşılık personelin izinli veya istirahatli olduğu bir zamanda gönderilen, acil görev yükümlülüğü doğurduğu ortaya konulamayan bir mesajı hemen yanıtlamaması, tek başına bu disiplinsizliğin gerçekleştiğini göstermeyebilir. İzinli personelin hangi durumlarda göreve ilişkin bildirimleri takip etmekle yükümlü olduğu ilgili mevzuat ve görevlendirme şartlarına göre incelenmelidir.

WhatsApp mesajlarının delil olarak kullanılmasında da içeriğin bütünlüğü ve doğruluğu önemlidir. Mesajın yalnızca belirli bölümlerinin dosyaya alınması, önceki yazışmaların veya cevapların dikkate alınmaması hâlinde olayın yanlış değerlendirilmesi mümkündür.

Telefonun Çekmemesi veya Mesajın Ulaşmaması Mazeret Sayılır mı?

Telefonun kapsama alanı dışında bulunması, cihazın teknik arızası veya iletişim altyapısından kaynaklanan kesintiler, somut olayın özelliklerine göre personelin cevap verme imkânını etkileyebilir.

Özellikle kırsal bölgelerde görev yapan jandarma personelinin bulunduğu hizmet noktalarında iletişim imkânlarının farklılık gösterebildiği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle mesajın gönderilmiş olması ile personelin mesajı okuyup cevap verebilecek durumda olması birbirinden ayrılmalıdır.

Ancak teknik sorun ileri sürülmesi de her durumda yeterli değildir. Personelin bu durumu daha önce bildirmiş olması, alternatif iletişim imkânlarının bulunması ve mesajın sonradan öğrenilmesine rağmen cevap verilmemesi gibi hususlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Amir Tarafından Sorulan Her Soruya Cevap Vermek Zorunlu mudur?

Disiplin hükmünde amir ve üstler tarafından sorulan soruların gereken sürede cevaplanmaması yaptırıma bağlanmış olsa da bu düzenlemenin personelin anayasal haklarını bütünüyle ortadan kaldırdığı söylenemez.

Özellikle personelin kendisi hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında savunma hakkı kapsamında bulunan hususlar ile olağan görev ilişkisi içerisinde sorulan mesleki sorular birbirinden ayrılmalıdır.

Anayasa’nın 38’inci maddesinde hiç kimsenin kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamayacağı güvence altına alınmıştır. Bu güvence ile kamu görevlisinin görevine ilişkin bilgi verme yükümlülüğü arasındaki ilişki, sorunun niteliğine ve somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Örneğin amirin yürütülmekte olan bir görevin son durumunu öğrenmek amacıyla sorduğu soruyla, hakkında disiplin veya ceza soruşturması yürütülen personelden kendi aleyhine beyanda bulunmasının istendiği durum aynı hukuki nitelikte değildir.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında personelin hangi soruyu cevaplamadığı açıkça belirlenmeli, söz konusu sorunun görev yükümlülüğü kapsamında mı yoksa savunma ve susma hakkıyla bağlantılı bir süreçte mi yöneltildiği araştırılmalıdır.

Amir Uyarısına Uymamak İçin Kasıt Şart mıdır?

7068 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde disiplinsizliğin kasten veya taksirle oluşabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle amir uyarısına uymama fiilinin her durumda bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesi gerektiği söylenemez.

Bununla birlikte disiplin sorumluluğunun doğabilmesi için personelin kendisine yüklenebilecek bir kusurunun bulunması gerekir. Uyarının personel tarafından öğrenilmemiş olması, içeriğinin anlaşılabilir olmaması veya gereğinin yerine getirilmesinin objektif olarak mümkün bulunmaması gibi durumlar kusur değerlendirmesini etkileyebilir.

Örneğin amirin belirli bir mesleki eksikliğin giderilmesi konusunda personeli uyardığı ve personelin bu uyarıya rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermediği bir olayda taksirli davranışın varlığı tartışılabilir.

Ancak personelin uyarıyı bilerek görmezden geldiği iddiasıyla disiplin cezası verilmesi hâlinde, bu iddianın hangi somut davranışlara dayandığının ortaya konulması gerekir.

Kayıtsızlık veya umursamazlık gibi değerlendirmeler, personelin kişiliğine ilişkin varsayımlara değil, somut olarak belirlenen davranışlarına dayanmalıdır.

Amir Uyarısına Uymama ile Görevi Savsaklama Arasındaki Fark

7068 sayılı Kanun’da görevi savsaklamak ve görevde kayıtsızlık göstermek de ayrı disiplin hükümleri kapsamında düzenlenmiştir. Dolayısıyla personelin bir görevi eksik veya geç yerine getirdiği her olayın, amir uyarısına uymama fiiliyle aynı kabul edilmesi doğru değildir.

Görevi savsaklama fiilinde personelin kendisine verilmiş görevi gereği gibi yerine getirmemesi veya görevini ihmal etmesi ön plana çıkabilir. Amir uyarısına uymama fiilinde ise daha önce yöneltilmiş mesleki uyarı ile personelin davranışı arasındaki ilişki önem taşır.

Örneğin göreve ilişkin bir belgenin zamanında hazırlanmadığı olayda, personelin daha önce aynı konuda uyarılmış olup olmadığı ve uyarının gereğine aykırı davranışının ayrıca gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır.

Personelin bir görevi zamanında tamamlamamış olması, kendiliğinden amir uyarısına kayıtsız kaldığını kanıtlamaz. Fiilin hangi kanun hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin belirlenmesi, disiplin cezasının hukuka uygunluğu bakımından temel öneme sahiptir.

Amir Uyarısına Uymama ile Amire Saygısızlık Arasındaki Fark

Amir uyarısına uymama ile amire saygısız davranma fiilleri de birbirinden farklıdır. Jandarma personelinin amiri tarafından yapılan uyarıya katılmaması veya uyarıya ilişkin açıklama yapması, tek başına saygısızlık olarak kabul edilemez.

Görev sırasında amir veya üstlere saygısız davranmak, 7068 sayılı Kanun’da ayrı bir disiplin yaptırımı kapsamında düzenlenmiştir. Görev dışında amir veya üstlere saygısız davranmak ise farklı bir hükümde yer almaktadır.

Bu nedenle bir jandarma personelinin amiriyle yaşadığı tartışmada hangi sözleri söylediği, hangi davranışlarda bulunduğu ve olayın görevle bağlantısı açıkça ortaya konulmalıdır.

Örneğin amirin yaptığı mesleki uyarıya karşı personelin açıklamada bulunması ile amire yönelik aşağılayıcı veya hakaret içerikli ifadeler kullanması aynı değildir.

Disiplin cezası verilmeden önce personelin yalnızca görüş ayrılığı mı yaşadığı, uyarının gereğini mi yerine getirmediği yoksa bağımsız olarak saygısızlık teşkil eden bir davranışta mı bulunduğu belirlenmelidir. Böylece disiplin cezasının doğru kanun hükmüne dayandırılması sağlanabilir.

Amir Uyarısına Uymama Fiilinde İspat Yükümlülüğü ve Deliller

Jandarma personeli hakkında disiplin cezası verilmesini gerektiren fiilin gerçekleştiğinin ortaya konulması idarenin sorumluluğundadır. Disiplin soruşturmasında personelin kusurlu olduğunun varsayılması yerine, isnat edilen eylemin somut delillerle belirlenmesi gerekir.

Danıştayın disiplin hukukuna ilişkin kararlarında, disiplin cezasına esas alınan fiilin usulüne uygun soruşturmayla ortaya konulması ve hukuken geçerli, kesin ve somut delillerle ispatlanması gerektiği vurgulanmaktadır.

Amir uyarısına uymama iddiasında öncelikle uyarının varlığı ve içeriği belirlenmelidir. Yazılı uyarılar, görev emirleri, resmî kayıtlar, toplantı tutanakları ve ilgili personelin beyanları bu konuda önem taşıyabilir.

Sözlü uyarılarda ise olayın gerçekleştiği ortam, görüşmeye katılan personel, sonradan yapılan yazışmalar ve diğer deliller birlikte incelenmelidir.

Örneğin uyarının yapıldığı ileri sürülen tarihte personelin başka bir görevde bulunduğunun resmî kayıtlarla anlaşılması, uyarının gerçekten kendisine iletilip iletilmediği konusunda önemli bir çelişki oluşturabilir.

Benzer şekilde personelin amirin sorusuna cevap vermediği iddia ediliyorsa, ilgili soruya daha önce yazılı veya elektronik ortamda cevap verilip verilmediğinin araştırılması gerekir.

Yalnızca Amirin Beyanı Disiplin Cezası İçin Yeterli midir?

Amirin beyanı disiplin soruşturmasında dikkate alınabilecek delillerden biridir. Ancak amirin olayın tarafı olması, anlatımın içeriği ve dosyadaki diğer belgelerle ilişkisi göz önünde tutulmalıdır.

Personelin uyarıyı almadığını veya uyarının farklı içerikte olduğunu savunduğu bir olayda, yalnızca genel ifadelerden oluşan bir beyana dayanılarak disiplin cezası verilmesi ispat bakımından tartışma yaratabilir.

Özellikle uyarının hangi tarihte yapıldığının, hangi mesleki eksikliğe ilişkin olduğunun ve personelin nasıl kayıtsız kaldığının açıklanamadığı durumlarda, isnadın somutlaştırılmadığı ileri sürülebilir.

Bununla birlikte amir beyanının her durumda yetersiz olduğu şeklinde genel bir değerlendirme de yapılamaz. Beyanın ayrıntısı, tutarlılığı ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği somut olay kapsamında incelenmelidir.

Jandarma Uzman Çavuşun Amir Uyarısına Uymaması Nedeniyle Sözleşmesi Feshedilebilir mi?

Jandarma uzman çavuşlar bakımından disiplin cezalarının mesleki sonuçları, yalnızca aylıktan kesme yaptırımıyla sınırlı olmayabilir. 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu kapsamında görev yapan personelin sözleşme ve personel işlemlerinde disiplin geçmişine ilişkin değerlendirmeler önem taşıyabilir.

Ancak amir uyarısına uymama nedeniyle verilen tek bir aylıktan kesme cezasının, her durumda sözleşmenin feshedilmesini veya yenilenmemesini zorunlu kıldığı söylenemez.

Bu konuda Danıştay Onikinci Dairesinin 20.12.2021 tarihli, E.2020/1698, K.2021/6954 sayılı kararı dikkat çekmektedir.

Söz konusu uyuşmazlıkta, Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesinde görev yapan bir jandarma uzman çavuş hakkında çeşitli disiplin cezaları verilmiş; bunlardan biri de amir ve üstlerin görev ve mesleki konulara ilişkin uyarılarına uymamak veya sorularını gereken süre içerisinde yanıtlamamak fiiline dayanmıştır.

Personelin disiplin geçmişi ve diğer değerlendirmeler gerekçe gösterilerek sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlem tesis edilmiştir. Yargılama sürecinde, işlemin dayanağı olan disiplin cezalarından birinin mahkeme kararıyla iptal edildiği, diğer iki disiplin cezasına ilişkin davaların ise reddedildiği değerlendirilmiştir.

Bölge idare mahkemesi, kalan fiillerin niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında sözleşmenin yenilenmemesini gerektiren bir durumun bulunmadığı sonucuna ulaşmış; Danıştay Onikinci Dairesi de sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali yönündeki kararı onamıştır.

Bu kararın doğru değerlendirilmesi önemlidir. Karar, amir uyarısına uymama nedeniyle verilen disiplin cezasının doğrudan iptal edildiği anlamına gelmemektedir. Uyuşmazlığın asıl konusu, uzman çavuşun sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin hukuka uygunluğudur.

Bununla birlikte karar, disiplin geçmişindeki her olumsuzluğun kendiliğinden sözleşmenin yenilenmemesi sonucunu doğurmayacağını; personelin davranışlarının niteliği, ağırlığı ve somut olayın bütün özelliklerinin değerlendirilmesi gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Dolayısıyla amir uyarısına uymama nedeniyle aylıktan kesme cezası alan bir jandarma uzman çavuşun sözleşmesi hakkında ayrıca işlem tesis edilmesi hâlinde, söz konusu işlemin hukuki dayanakları ve gerekçeleri bağımsız olarak incelenmelidir.

Jandarmada Amir Uyarısına Uymama Cezası Kaç Günlüktür?

7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-2 maddesi uyarınca amir ve üstlerin görev ve mesleki konulara ilişkin uyarılarına uymamak, uyarılara kayıtsız kalmak veya sorularını gereken süre içerisinde yanıtlamamak fiili için üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezası öngörülmüştür.

Kanunda üç günlüğe kadar ifadesinin kullanılması, her olayda mutlaka üç günlük aylıktan kesme cezası uygulanacağı anlamına gelmez.

Disiplin cezası vermeye yetkili makamın, 7068 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinde öngörülen takdir ölçütlerini dikkate alması gerekir. Fiilin işleniş biçimi, zamanı, yeri, hizmet üzerindeki olumsuz etkisi, personelin kusur derecesi ve daha önceki disiplin durumu cezanın belirlenmesinde önem taşımaktadır.

Örneğin bir amirin sorusuna kısa süreli gecikmeyle cevap verilmesi ile personelin açık ve görevle ilgili bir mesleki uyarıyı bilerek uzun süre görmezden gelmesi aynı ağırlıkta değerlendirilemez.

Bu nedenle üç günlük aylıktan kesme cezası uygulanmışsa, ceza miktarının hangi somut nedenlerle belirlendiği incelenmelidir. Takdir yetkisinin gerekçeli kullanılmaması veya olayın özelliklerinin yeterince değerlendirilmemesi hukuka aykırılık iddiasına dayanak oluşturabilir.

Jandarma Aylıktan Kesme Cezasında Maaştan Ne Kadar Kesilir?

7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre aylıktan kesme cezası, zam ve tazminatlar hariç brüt aylık üzerinden hesaplanmaktadır.

Bu nedenle jandarma personelinin banka hesabına yatırılan net maaşı doğrudan kesintiye esas alınmaz. Ceza miktarı hesaplanırken kanunda öngörülen aylık unsurları dikkate alınmalıdır.

Örneğin kesintiye esas brüt aylığın 60.000 TL olduğu varsayımsal bir durumda, otuz günlük aylık üzerinden bir günlük karşılık 2.000 TL, iki günlük karşılık 4.000 TL, üç günlük karşılık ise 6.000 TL olacaktır.

Bu tutarlar yalnızca hesaplama yönteminin anlaşılması amacıyla verilmiştir. Gerçek kesinti miktarı, ilgili personelin tahakkuk bilgilerine göre belirlenmelidir.

Aylıktan kesme cezasının kesinleşmesini takip eden aybaşında uygulanacağı da kanunda ayrıca düzenlenmiştir.

Amir Uyarısına Uymama Nedeniyle Savunma Nasıl Hazırlanmalıdır?

Jandarma personeli hakkında amir uyarısına uymama veya sorulara süresinde cevap vermeme nedeniyle disiplin soruşturması yürütülüyorsa, hazırlanacak savunmanın öncelikle isnadın somut içeriğine yönelmesi gerekir.

Savunma istenen yazıda kanuni düzenlemenin yalnızca tekrar edilmesi, personelin hangi davranışı nedeniyle suçlandığını her zaman yeterince açıklamayabilir. Bu nedenle ilk olarak uyarının hangi tarihte, nerede, kim tarafından ve hangi içerikle yapıldığı belirlenmelidir.

Personelin uyarıyı almadığı veya uyarının farklı kapsamda olduğu yönünde bir savunması varsa, bu hususun mümkün olduğunca somut delillerle açıklanması önemlidir.

Örneğin personelin uyarı konusu davranışı daha önce düzelttiğini gösteren görev belgeleri veya kendisine yöneltilen soruya süresinde cevap verdiğini ortaya koyan yazışmalar savunmaya eklenebilir.

Savunmanın yalnızca iyi niyet, pişmanlık veya daha önce disiplin cezası alınmamış olması gibi genel açıklamalara dayandırılması, fiilin unsurlarına ilişkin itirazların geri planda kalmasına neden olabilir.

Öncelikle isnat edilen disiplinsizliğin gerçekleşip gerçekleşmediği ele alınmalı; ardından kusur, mazeret ve cezanın ağırlığına ilişkin değerlendirmelere yer verilmelidir.

Personelin bir uyarıyı anlamadığı veya yerine getirmesinin mümkün olmadığı durumlarda, söz konusu güçlüğün nedenleri açıklanmalıdır. Benzer şekilde amir tarafından sorulan soruya cevap verilmemişse, bunun nedeninin teknik imkânsızlık, görev yoğunluğu, bildirimin ulaşmaması veya başka bir somut durum olup olmadığı ortaya konulmalıdır.

Jandarma Disiplin Savunması İçin Kaç Gün Süre Verilir?

7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi uyarınca disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz.

Personelin savunma hakkını etkili şekilde kullanabilmesi için isnat edilen fiilin yeterli açıklıkta bildirilmesi gerekir.

Örneğin yalnızca amirlerin uyarılarına uymamak şeklinde genel bir suçlama yapılması, uyarının hangi olayla bağlantılı olduğunun belirtilmemesi hâlinde savunma hakkının gereği gibi kullanılmasını güçleştirebilir.

Savunma isteme aşamasından itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkının bulunması da önemlidir. Personelin kendisine yöneltilen isnadı ve bu isnadın dayandığı belgeleri değerlendirebilmesi, savunma hakkının kullanılmasının temel unsurlarındandır.

Amir Uyarısına Uymama Disiplin Cezasında Zamanaşımı

7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinde disiplin soruşturmasına başlama ve disiplin cezası verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir.

Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller bakımından, disiplinsizliğin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanmaması hâlinde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi durumunda da zamanaşımı söz konusu olur. Kanunda, mahkeme tarafından verilen bazı iptal kararları sonrasında yapılabilecek yeniden değerlendirmelere ilişkin özel düzenlemeler de bulunmaktadır.

Amir uyarısına uymama iddiasında fiilin ne zaman işlendiği ile disiplin amirinin fiili ne zaman öğrendiğinin belirlenmesi önemlidir.

Özellikle birden fazla uyarının yapıldığı veya personelin belirli bir davranışını sürdürdüğünün ileri sürüldüğü durumlarda, disiplinsizliğin tek bir fiil mi yoksa devam eden veya birbirini izleyen davranışlar mı olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı hesabı yapılırken yalnızca disiplin soruşturması raporunun tarihinin esas alınması yeterli olmayabilir. Olayın öğrenilme tarihi, soruşturmanın başlatıldığı tarih ve disiplin kararının verildiği tarih ilgili belgelerle belirlenmelidir.

Jandarmada Amir Uyarısına Uymama Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?

7068 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi uyarınca disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içerisinde itiraz edilebilir.

İtirazın kural olarak bir üst disiplin amirine yazılı şekilde yapılması gerekir. Ancak kanunda bazı makamların doğrudan verdikleri disiplin cezaları bakımından özel itiraz mercileri düzenlenmiştir.

Amir uyarısına uymama cezasına karşı yapılacak itirazda öncelikle isnat edilen fiilin hangi nedenlerle oluşmadığı açıklanmalıdır. Uyarının hiç yapılmadığı, içeriğinin belirsiz olduğu, personelin uyarının gereğini yerine getirdiği veya kendisine sorulan soruyu süresinde cevapladığı gibi hususlar somut belgelerle ortaya konulabilir.

Ayrıca uyarının görevle veya mesleki konularla bağlantısının bulunmadığı, personelin kusurunun ispatlanamadığı veya disiplin cezasının ölçüsüz biçimde belirlendiği yönündeki itirazlar da değerlendirmeye sunulabilir.

Kanuna göre itiraz üzerine önceki cezadan daha ağır bir disiplin cezası verilemez. İtiraz merciinin değerlendirme sonucunda cezayı hafifletmesi, kaldırması veya itirazı reddetmesi mümkündür.

Ancak idari itirazın sonuçları ile idare mahkemesinde açılacak davanın süresi ve şartları ayrı ayrı incelenmelidir.

Amir Uyarısına Uymama Disiplin Cezası İptal Davası

Jandarma personeline verilen aylıktan kesme cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, 7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezasına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.

İptal davasında disiplin işlemi, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden incelenebilir.

Amir uyarısına uymama fiili bakımından işlemin sebep unsuru özellikle önem taşımaktadır. Çünkü disiplin cezasının dayanağı olan davranışın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğinin ortaya konulması gerekir.

Örneğin uyarı yapıldığı iddia edilen tarihte personelin görev yerinde bulunmadığının resmî belgelerle anlaşılması, uyarının personele ulaştığı iddiasını tartışmalı hâle getirebilir. Benzer şekilde soruların süresinde cevaplanmadığı gerekçesiyle ceza verilmişse, dosyada bulunan yazılı cevapların değerlendirilmemesi eksik inceleme oluşturabilir.

Savunma hakkının tanınmaması, isnadın yeterince açıklanmaması veya yetkisiz makam tarafından karar verilmesi de iptal davasında ileri sürülebilecek hukuka aykırılık nedenlerindendir.

Bunun yanında kanuni fiilin unsurları oluşsa bile ceza miktarının ölçüsüz biçimde belirlenmesi ve takdir yetkisinin gerekçesiz kullanılması ayrı bir hukuki inceleme konusudur.

Disiplin Cezasının İptali İçin Dava Açma Süresi Ne Kadardır?

7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine göre dava açma süresi, kesinleşen disiplin cezasının personele tebliğinden itibaren başlar.

İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel bir düzenleme bulunmadıkça 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca altmış gündür.

Bununla birlikte disiplin cezasının hangi makam tarafından verildiği, idari itiraz yapılıp yapılmadığı ve cezanın hangi tarihte kesinleştiği somut olay bakımından önemlidir.

Bu nedenle disiplin cezasının tebliğ tarihi ile varsa itirazın sonuçlandırıldığı ve kesinleşen işlemin personele bildirildiği tarihlerin doğru belirlenmesi gerekir.

Amir Uyarısına Uymama Disiplin Cezasının Mesleki Sonuçları

Jandarma personeli hakkında verilen aylıktan kesme cezası, yalnızca belirli bir tutarın maaştan kesilmesi sonucunu doğurmaz. Disiplin cezasının personelin disiplin geçmişinde yer alması ve ilerleyen dönemde bazı personel işlemlerinde dikkate alınması mümkündür.

7068 sayılı Kanun kapsamında jandarma ve sahil güvenlik personeli için aylıktan kesme cezasına üç disiplin ceza puanı karşılık gelmektedir. Ancak bu puanın hangi koşullarda daha ağır sonuçlar doğurabileceği, ilgili kanuni hükümler çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle uzman erbaşların sözleşme yenileme işlemleri bakımından disiplin geçmişinin önem taşıyabileceği unutulmamalıdır. Bununla birlikte bir aylıktan kesme cezasının her durumda sözleşmenin yenilenmemesini haklı kıldığı kabul edilmemelidir.

Disiplin cezasına konu davranışın ağırlığı, personelin genel hizmet geçmişi ve sözleşme işlemine dayanak yapılan diğer gerekçeler birlikte incelenmelidir.

Ayrıca 7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesi uyarınca belirli sürelerin geçmesi ve kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi talep edilebilir. Aylıktan kesme cezası bakımından cezanın uygulanmasından itibaren on yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvuru yapılabilmesi mümkündür.

Jandarmada Amir Uyarısına Uymama Disiplin Cezasına İlişkin Örnek Olaylar

Örnek Olay: Sözlü Uyarının Yapıldığının İspatlanamaması

Bir ilçe jandarma komutanlığında görev yapan uzman çavuş hakkında, karakol komutanının mesleki uyarılarına kayıtsız kaldığı gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatılmıştır.

Personel, kendisine isnat edilen tarihte herhangi bir uyarı yapılmadığını ve amirinin yalnızca genel bir değerlendirmede bulunduğunu savunmaktadır.

Bu olayda öncelikle söz konusu görüşmenin gerçekten yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa hangi konuda uyarıda bulunulduğu ve personelin bu uyarıya nasıl karşılık verdiği araştırılmalıdır.

Uyarının konusu ve personelin davranışı açıkça belirlenemiyorsa, disiplin cezasının dayanağı olan fiilin ispatlandığından söz edilmesi güçleşebilir.

Örnek Olay: Jandarma Astsubayının Amirine Yazılı Cevap Vermesi

Bir jandarma astsubayının, kendisine yöneltilen görevle ilgili soruyu süresinde cevaplamadığı iddiasıyla hakkında disiplin soruşturması açılmıştır.

Astsubay, söz konusu sorunun kendisine resmî yazışma sistemi üzerinden iletildiğini ve aynı gün cevap verdiğini belirterek yazışma kayıtlarını sunmuştur.

Bu olayda idarenin, personelin cevabının gerçekten ne zaman gönderildiğini ve ilgili makama ne zaman ulaştığını araştırması gerekir.

Cevabın gereken süre içerisinde verildiği tespit edilirse, soruyu süresinde yanıtlamama fiilinin gerçekleştiğinin kabul edilmesi hukuken tartışmalı hâle gelir.

Örnek Olay: Personelin Mesleki Eleştiriye Katılmaması

Bir jandarma karakolunda görev yapan uzman çavuş, amiri tarafından görevin yürütülüş biçimi hakkında uyarılmıştır. Personel ise uyguladığı yöntemin ilgili görev talimatına uygun olduğunu belirterek açıklamada bulunmuştur.

Amir, personelin açıklamasını uyarıya kayıtsız kalma olarak değerlendirmiştir.

Bu olayda personelin yalnızca mesleki görüşünü açıkladığı mı yoksa uyarının gereğini yerine getirmeyi reddettiği mi belirlenmelidir.

Mesleki nezaket kuralları içerisinde yapılan, ilgili mevzuata dayanan bir açıklamanın sırf amirin değerlendirmesinden farklı olduğu için disiplinsizlik olarak kabul edilmesi hukuka aykırılık oluşturabilir.

Örnek Olay: WhatsApp Mesajının Görev Dışında Gönderilmesi

Bir jandarma astsubayına istirahatli olduğu sırada amiri tarafından mesajlaşma uygulaması üzerinden soru yöneltilmiştir. Astsubay, mesajı daha sonra gördüğünü ve cevap verdiğini belirtmektedir.

Bu olayda personelin istirahat durumu, mesajın içeriği, acil görevle bağlantısının bulunup bulunmadığı ve mesajın ne zaman öğrenildiği araştırılmalıdır.

Personelin görev dışında bulunması her durumda cevap verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamakla birlikte, kendisine yöneltilen sorunun hangi hukuki yükümlülük kapsamında cevaplandırılması gerektiği somut olarak belirlenmelidir.

Örnek Olay: Amir Uyarısının Sonradan Yerine Getirilmesi

Bir jandarma personelinin görevle ilgili eksikliği amiri tarafından kendisine bildirilmiş ve eksikliğin giderilmesi istenmiştir. Personel, gerekli işlemleri gecikmeli olarak tamamlamıştır.

Bu durumda eksikliğin neden gecikmeli giderildiği, uyarıda belirli bir süre öngörülüp öngörülmediği ve gecikmenin personelin kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalıdır.

Uyarının sonradan yerine getirilmiş olması her durumda disiplinsizliğin oluşmasını engellemeyebilir. Ancak gecikmenin nedeni ve hizmete etkisi, fiilin gerçekleşmesi ve uygulanacak cezanın ağırlığının belirlenmesi bakımından önem taşır.

Jandarmada Amir Uyarısına Uymamak Hakkında Sık Sorulan Sorular

Jandarmada Amir Uyarısına Uymamak Kaç Günlük Maaş Kesintisidir?

7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-2 maddesi uyarınca amir ve üstlerin görev ve mesleki konulara ilişkin uyarılarına uymamak, uyarılara kayıtsız kalmak veya sorularını gereken süre içinde yanıtlamamak üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirir. Uygulanacak kesinti miktarı, fiilin özellikleri ve kanunda belirtilen takdir ölçütleri dikkate alınarak belirlenmelidir.

Jandarma Uzman Çavuş Amirinin Sözlü Uyarısına Uymadığı İçin Ceza Alabilir mi?

Evet. Kanunda uyarının mutlaka yazılı olması şartı bulunmamaktadır. Ancak sözlü uyarının yapıldığı, içeriği ve personelin uyarıya aykırı davranışı somut olarak ortaya konulmalıdır. Yalnızca amirin personelin davranışını olumsuz değerlendirmesi, disiplin cezası verilmesi için tek başına yeterli kabul edilmemelidir.

Amir Uyarısına Kayıtsız Kalmak Ne Demektir?

Amir uyarısına kayıtsız kalmak, görev veya mesleki konulara ilişkin uyarının gerektiği şekilde dikkate alınmaması ve somut davranışlarla bunun ortaya konulması şeklinde değerlendirilebilir. Ancak personelin yalnızca sessiz kalması, yüz ifadesinin olumsuz yorumlanması veya mesleki bir konuda farklı düşünmesi, kendiliğinden kayıtsızlık oluşturmaz.

Jandarma Personeli Amirinin Her Sorusuna Cevap Vermek Zorunda mıdır?

Personelin görev ve hizmetle ilgili soruları gereken süre içerisinde cevaplandırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bununla birlikte sorunun niteliği, görevle bağlantısı, personele ulaşması ve cevap verme imkânı dikkate alınmalıdır. Ayrıca savunma hakkı ve kişinin kendisini suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamaması gibi anayasal güvenceler somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Amirinin WhatsApp Mesajına Cevap Vermeyen Jandarma Ceza Alır mı?

WhatsApp mesajına cevap verilmemesi her durumda disiplin cezasını gerektirmez. Mesajın görevle bağlantısı, personelin mesajı öğrenip öğrenmediği, hangi süre içerisinde cevap vermesinin beklendiği ve cevap vermemesinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır.

Amir Uyarısına Uymamak ile Emre İtaatsizlik Aynı Şey midir?

Hayır. Amir uyarısına uymama ve amirin usulüne uygun emrini yerine getirmeme fiilleri 7068 sayılı Kanun’da ayrı disiplin hükümleri kapsamında düzenlenmiştir. Bu nedenle verilen talimatın niteliği, personelden beklenen davranış ve fiilin gerçekleşme şekli belirlenmeden doğrudan aynı hukuki sonuca ulaşılması doğru değildir.

Jandarma Astsubayı Amirinin Haksız Uyarısına İtiraz Edebilir mi?

Jandarma astsubayı, kendisine yöneltilen mesleki uyarıya ilişkin maddi veya hukuki açıklamalarda bulunabilir. Ancak bu açıklamaların mesleki nezaket ve disiplin kurallarına uygun yapılması gerekir. Uyarının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, ilgili başvuru ve savunma yollarının kullanılması mümkündür.

Amir Uyarısına Uymama Disiplin Cezası Sicili Etkiler mi?

Aylıktan kesme cezası personelin disiplin geçmişinde yer alabilir ve kanunda öngörülen disiplin ceza puanı bakımından sonuç doğurabilir. Ancak cezanın personelin sözleşmesine veya diğer özlük işlemlerine etkisi, ilgili kanuni şartlara göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Jandarma Uzman Çavuşun Amir Uyarısına Uymaması Sözleşme Feshi Sebebi midir?

Tek başına bu fiil için öngörülen disiplin yaptırımı üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasıdır. Bununla birlikte uzman erbaşların sözleşmelerine ilişkin özel kanuni hükümler saklıdır. Sözleşmenin yenilenmemesi veya feshi gibi işlemler, disiplin cezasından bağımsız hukuki şartlar kapsamında değerlendirilmelidir.

Jandarmada Amir Uyarısına Uymama Disiplin Savunması Kaç Gün İçinde Verilir?

7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi uyarınca savunma için personele yedi günden az süre verilemez. Savunma isteminde isnat edilen fiilin açıkça belirtilmesi, personelin hangi davranış nedeniyle suçlandığını anlayabilmesi ve savunmasını buna göre hazırlayabilmesi önemlidir.

Amir Uyarısına Uymama Disiplin Cezasına Kaç Gün İçinde İtiraz Edilir?

Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz merciinin belirlenmesinde cezanın hangi makam tarafından verildiği önemlidir.

Amir Uyarısına Uymama Disiplin Cezası İptal Edilebilir mi?

Evet. Uyarının yapıldığının veya personelin uyarıya aykırı davrandığının ispatlanamaması, fiilin yanlış hukuki nitelendirilmesi, savunma hakkının ihlal edilmesi veya cezanın ölçüsüz belirlenmesi gibi nedenlerle disiplin cezasının iptali gündeme gelebilir. Her olay kendi delilleri ve hukuki koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.

Jandarmada Amir Uyarısına Uymama Disiplin Cezasının Hukuki Değerlendirmesi

Jandarma teşkilatında amir ve üstlerin görev ve mesleki konulara ilişkin uyarılarına uyulması, hizmet disiplininin korunması ve kamu görevlerinin etkin biçimde yerine getirilmesi bakımından önemlidir. Personelin görevini gereği gibi yürütmesi, mesleki eksikliklerini gidermesi ve amirleriyle kurumsal iletişimi sürdürmesi, disiplin düzeninin temel unsurları arasında yer almaktadır.

Bununla birlikte disiplinin sağlanması amacı, amir tarafından yapılan her değerlendirmenin hukuken bağlayıcı bir uyarı olarak kabul edilmesini veya personelin mesleki açıklamalarının kayıtsızlık şeklinde yorumlanmasını haklı kılmaz.

7068 sayılı Kanun kapsamında amir uyarısına uymamak nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için uyarının görev ve mesleki konularla bağlantısı, personelin uyarıdan haberdar olması ve uyarıya aykırı davranışının somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Amir tarafından sorulan soruların cevaplandırılmaması hâlinde de sorunun niteliği, gereken cevap süresi ve personelin cevap verme imkânı araştırılmalıdır. Ulaşılamayan bir bildirimin veya yerine getirilmesi mümkün olmayan bir beklentinin, personelin kusuru olarak değerlendirilmesi hukuka aykırılık oluşturabilir.

Özellikle jandarma uzman çavuş ve astsubaylar hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında, sözlü uyarıların içeriğinin belirlenmesi, elektronik yazışmaların bütünlüğünün korunması, personelin açıklamalarının değerlendirilmesi ve fiilin doğru hukuki nitelendirilmesi önem taşımaktadır.

Disiplin amirinin değerlendirmesi, kanunda öngörülen ispat ve savunma güvencelerinin yerine geçemez. Disiplin cezası verilmesini gerektiren davranışın gerçekleştiği hukuken ortaya konulmalı ve personelin lehine olan hususlar da soruşturma kapsamında dikkate alınmalıdır.

Sonuç olarak jandarmada amir uyarısına uymamak veya amirin sorularını gereken süre içerisinde yanıtlamamak nedeniyle aylıktan kesme cezası verilebilmesi, yalnızca amirin personelin davranışını uygun bulmamasına değil, 7068 sayılı Kanun’da düzenlenen disiplinsizlik unsurlarının somut olayda gerçekleştiğinin ispatlanmasına bağlıdır. Hukuki dayanağı, fiili unsurları veya usulü bakımından eksiklik taşıyan disiplin cezalarına karşı idari itiraz ve iptal davası yollarına başvurulması mümkündür.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Jandarma Amire İtiraz Cezası: Emri Eleştirmek, Kanunsuz Emre İtiraz, AYM Kararı ve Uyarma Cezasının İptali
Jandarmada Amirin Uyarısına Uymamak: Disiplin Cezası, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Göreve Gelmeme Cezası: 24 Saate Kadar Devamsızlık, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Eksik Teçhizat Disiplin Cezası: Eksik Kuşamla Göreve Çıkma, Savunma ve İptal Davası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
36 dk
Genel
Jandarma Amire İtiraz Cezası: Emri Eleştirmek, Kanunsuz Emre İtiraz, AYM Kararı ve Uyarma Cezasının İptali

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların amirleri[…]

Devamını Gör
YAZI
30 dk
Genel
Jandarma Göreve Gelmeme Cezası: 24 Saate Kadar Devamsızlık, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların görevlerine[…]

Devamını Gör
YAZI
29 dk
Genel
Jandarma Eksik Teçhizat Disiplin Cezası: Eksik Kuşamla Göreve Çıkma, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların görevlerini[…]

Devamını Gör