Jandarmada Torpil İstemek: Atama İçin Aracı Kullanmanın Disiplin Cezası ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların atama, yer değiştirme, terfi, […]

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların atama, yer değiştirme, terfi, görevlendirme ve diğer özlük haklarına ilişkin taleplerde bulunmaları, personel hukukunun doğal ve vazgeçilmez bir parçasıdır. Her kamu görevlisi gibi jandarma personeli de kendisine tanınan hakların uygulanmasını isteme, hukuka aykırı olduğunu düşündüğü idari işlemlere karşı başvuruda bulunma ve kişisel durumunun ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesini talep etme hakkına sahiptir. Bununla birlikte bu hakların kullanılması ile kişisel ilişkilerden veya üçüncü kişilerin nüfuzundan yararlanılarak öncelik ve ayrıcalık elde edilmeye çalışılması arasında önemli bir hukuki farklılık bulunmaktadır.

Jandarma teşkilatında görev yapan personelin zaman zaman ailevi, sağlıkla ilgili veya mesleki nedenlerle görev yerinin değiştirilmesini istemesi, belirli bir kadroya atanmak için başvurması yahut özlük hakları hakkında idareye müracaat etmesi mümkündür. Ancak bu taleplerin değerlendirilmesinde kamu hizmetinin gerekleri, personel mevzuatı, eşitlik ilkesi ve idarenin objektif değerlendirme ölçütleri esas alınmalıdır. Personelin mevzuata uygun başvuru yollarını kullanmak yerine üçüncü kişileri araya koyarak kendisine ayrıcalık tanınmasını istemesi, disiplin sorumluluğunu gündeme getirebilir.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin üçüncü alt bendinde, özlük haklarıyla ilgili veya başka bir kişisel menfaat sağlamak amacıyla başkalarını aracı koyup öncelik ve ayrıcalık talep etmek, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplinsizliklerden biri olarak düzenlenmiştir. Halk arasında jandarmada torpil istemek veya tayin için aracı kullanmak şeklinde ifade edilen bu davranışın disiplin hukuku bakımından değerlendirilmesi, yalnızca bir başkasının personel lehine girişimde bulunup bulunmadığının belirlenmesinden ibaret değildir.

Disiplin cezası verilebilmesi için personelin üçüncü kişiyi kendi özlük hakları veya kişisel menfaati bakımından aracı hâline getirip getirmediği, bu girişimin öncelik veya ayrıcalık elde etme amacını taşıyıp taşımadığı ve söz konusu davranışın hukuken geçerli delillerle ispatlanıp ispatlanmadığı araştırılmalıdır. Özellikle personelin bilgisi ve talebi dışında ailesi, yakınları veya başka kişiler tarafından yapılan girişimlerin doğrudan personele yüklenmesi, disiplin hukukunun kişisellik ve kusur ilkeleri bakımından önemli hukuki uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.

Jandarmada Torpil İstemek Hangi Disiplin Cezasını Gerektirir?

7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-3 maddesinde üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında şu düzenlemeye yer verilmiştir:

“Özlük hakları ile ilgili veya başka bir kişisel menfaat temini için başkalarını aracı koyup öncelik ve ayrıcalık talep etmek.”

Kanun hükmü incelendiğinde disiplin yaptırımına bağlanan davranışın üç temel unsur üzerinden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Öncelikle personelin özlük haklarıyla ilgili veya başka bir kişisel menfaat elde etmeye yönelik bir talebinin bulunması gerekir. İkinci olarak bu talebin gerçekleştirilmesi amacıyla başka bir kişinin aracı hâline getirilmesi söz konusu olmalıdır. Son olarak söz konusu aracılık girişiminin normal usullerin dışında öncelik veya ayrıcalık elde edilmesine yönelmesi gerekir.

Bu unsurlardan yalnızca birinin bulunması, disiplinsizliğin her durumda gerçekleştiğinin kabul edilmesi için yeterli değildir. Özellikle kanunda öncelik ve ayrıcalık talep edilmesinin açıkça belirtilmiş olması, sıradan bir müracaatla yasaklanan aracılık girişimi arasındaki ayrımın yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

Örneğin bir jandarma uzman çavuşun eşinin sağlık durumu nedeniyle başka bir ile atanmak için usulüne uygun dilekçe vermesi, kendi başına disiplinsizlik oluşturmaz. Buna karşılık personelin, aynı gerekçeyi kullanarak nüfuz sahibi bir kişiden atama işleminde mevzuatta öngörülmeyen bir öncelik sağlanmasını istemesi farklı şekilde değerlendirilebilir.

Dolayısıyla disiplin cezasının hukuka uygunluğu, personelin atama veya özlük hakkıyla ilgili talebinin bulunmasına değil, bu talebi gerçekleştirmek için hangi yönteme başvurduğuna ve üçüncü kişiler aracılığıyla ayrıcalık talep ettiğinin ispatlanıp ispatlanamadığına bağlıdır.

Jandarma Personelinin Özlük Hakları İçin Aracı Koyması Ne Anlama Gelir?

Özlük hakları, kamu görevlisinin mesleki statüsüne bağlı olarak sahip olduğu atama, yer değiştirme, terfi, izin, mali haklar ve benzeri personel işlemleriyle ilgili hak ve menfaatlerini kapsamaktadır. Jandarma personelinin bu alanlarda idareye başvurması hukuken mümkün olmakla birlikte, başvurunun değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilerin nüfuzunu kullanarak ayrıcalık talep etmesi disiplin hukukunda ayrıca düzenlenmiştir.

Başkalarını aracı koymak ifadesi, personelin talebini gerçekleştirmek için üçüncü bir kişinin ilişkilerinden, makamından veya nüfuzundan yararlanmaya yönelmesini ifade edebilir. Ancak üçüncü kişinin personel lehine herhangi bir işlem yapmasıyla, personelin bu kişiyi bilerek ve isteyerek aracılık amacıyla devreye sokması birbirinden farklıdır.

Örneğin bir jandarma astsubayının görev yaptığı bölgedeki hizmet süresini tamamlaması nedeniyle atama talebinde bulunması olağan bir personel işlemidir. Buna karşılık söz konusu astsubayın, görev yerinin değiştirilmesi için yetkili personel makamına baskı yapabilecek bir kişiden kendisine özel öncelik sağlanmasını istemesi kanundaki disiplinsizlik kapsamında değerlendirilebilir.

Burada önem taşıyan husus, başvurunun sonucunda personelin gerçekten atanıp atanmadığından önce, personelin yasaklanan nitelikte bir aracılık ve ayrıcalık talebinde bulunup bulunmadığının belirlenmesidir.

Aracı Koymak ile Hukuki Yardım Almak Aynı Şey midir?

Jandarma personelinin özlük hakları konusunda hukuki destek alması, bir avukat aracılığıyla idari başvuru yapması veya hukuka aykırı olduğunu düşündüğü işlemin iptali için dava açması, kanunda düzenlenen yasak aracılık davranışıyla aynı değildir.

Hukuki temsilin amacı, personelin mevcut haklarının mevzuata uygun şekilde ileri sürülmesi ve idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesidir. Bu nedenle avukat tarafından hazırlanan bir atama itirazı, sağlık mazeretine dayalı başvuru veya idare mahkemesinde açılan dava, sırf üçüncü bir kişi aracılığıyla yürütüldüğü için ayrıcalık talebi olarak kabul edilemez.

Ancak hukuki temsil yetkisinin bulunması, temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin hukuka aykırı nüfuz kullanımı veya ayrıcalık sağlama girişimini meşru hâle getirmez. Değerlendirmede temsilin şekline değil, yapılan girişimin gerçek içeriğine bakılmalıdır.

Bu ayrım, özellikle hakkında disiplin soruşturması yürütülen jandarma personelinin savunmasında önemlidir. İdarenin yalnızca personelin kendi adına bir başkasının başvuruda bulunduğunu belirlemesi, öncelik ve ayrıcalık talebinin gerçekleştiğini kendiliğinden kanıtlamaz.

Jandarmada Torpil İstemek ile Mevzuata Uygun Müracaat Hakkı Arasındaki Fark

Jandarma personelinin kurumuna müracaat etme, şikâyette bulunma ve dava açma hakkı mevzuatla güvence altına alınmıştır. Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Yönetmeliği’nin 28’inci maddesinde personelin yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin kendisi hakkında uygulanmasını isteme hakkı düzenlenmiştir.

Aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde personelin kurumuyla ilgili resmî ve şahsi işleri nedeniyle müracaatta bulunabileceği, amirleri veya kurumu tarafından gerçekleştirilen idari eylem ve işlemler hakkında şikâyet ve dava açabileceği belirtilmektedir.

Dolayısıyla jandarma personelinin kendisi hakkında tesis edilen atama işleminin yeniden değerlendirilmesini istemesi, hizmet süresinin yanlış hesaplandığını ileri sürmesi veya sağlık mazeretine ilişkin belgelerinin dikkate alınmasını talep etmesi, meşru başvuru hakkının kullanılmasıdır.

Bu hakların kullanılması nedeniyle personelin doğrudan disiplin cezasıyla karşı karşıya bırakılması, hukuki güvenlik ve hak arama özgürlüğü bakımından sakıncalı sonuçlar doğurabilir.

Bununla birlikte müracaat hakkının varlığı, personelin idareden mevzuata aykırı bir ayrıcalık istemesine imkân tanımaz. Hukuka uygun müracaat ile disiplinsizlik oluşturan davranış arasındaki temel fark, başvurunun objektif kurallar çerçevesinde değerlendirilmesinin mi yoksa üçüncü kişiler aracılığıyla ayrıcalıklı sonuç elde edilmesinin mi istendiğidir.

Jandarma Personeli Atama İçin Doğrudan Dilekçe Verebilir mi?

Jandarma personeli, ilgili mevzuatın öngördüğü usul ve esaslara uygun olmak kaydıyla atama, yer değiştirme ve diğer özlük işlemleri hakkında başvuruda bulunabilir. Personel Yönetmeliği’nin 32’nci maddesinde müracaat ve şikâyetlerin en yakın amirden başlanarak silsile yoluyla yapılacağı düzenlenmiştir. Şikâyet edilen amirlerin ise bu silsile içerisinde atlanması öngörülmektedir.

Bu düzenleme, personelin başvuru hakkının bulunmadığını değil, başvurunun belirli bir usule bağlandığını göstermektedir. Personelin yasal hakkını ilgili amire veya yetkili idari makama iletmesi, tek başına öncelik ve ayrıcalık talep etme fiili olarak nitelendirilemez.

Örneğin görev yaptığı yerdeki hizmet süresini tamamladığını ileri süren bir jandarma astsubayının atama tercihlerini mevzuata uygun şekilde sunması, kendisine tanınan personel hakkının kullanılmasıdır. İdarenin başvuruyu reddetmesi hâlinde ise ret işleminin hukuka uygunluğuna karşı kanuni başvuru yollarına gidilebilir.

Önemli olan, personelin başvurusunda hangi hukuki gerekçelere dayandığı ve objektif kuralların dışında kendisine ayrıcalık tanınmasını isteyip istemediğidir.

Jandarma Tayin İçin Torpil İstemek Disiplin Suçu mudur?

Jandarma teşkilatında tayin ve yer değiştirme işlemleri, personelin aile yaşamı, sağlık durumu ve mesleki geleceği üzerinde doğrudan etkili olabilmektedir. Özellikle uzun süre farklı şehirlerde görev yapan, aile birliği bakımından güçlük yaşayan veya sağlık sorunları nedeniyle belirli bölgelerde görev yapması mümkün olmayan personelin atama taleplerinde bulunması olağandır.

Ancak atama talebinin haklı gerekçelere dayanması ile bu talebin üçüncü kişilerin nüfuzundan yararlanılarak yerine getirilmeye çalışılması birbirinden ayrılmalıdır.

Bir jandarma personelinin atama için öncelik talep etmesi, ilgili mevzuatta kendisine böyle bir öncelik tanınmışsa hukuka uygun olabilir. Örneğin sağlık durumuna dayalı ve mevzuat tarafından öngörülen özel atama koşullarının uygulanmasını istemek, ayrıcalık talebi olarak değerlendirilemez.

Buna karşılık personelin, mevzuat gereğince önceliği bulunmadığını bilmesine rağmen bir siyasetçi, bürokrat veya nüfuz sahibi kişi aracılığıyla diğer personelden önce atanmasını istemesi, disiplin sorumluluğunu gündeme getirebilir.

Jandarma tayin için torpil istemek iddiasında belirleyici olan, personelin tayin talebinde bulunması değil, bu talebin gerçekleştirilmesi için yasaklanan nitelikte bir aracılık ve ayrıcalık girişiminde bulunduğunun ispatlanmasıdır.

Bu nedenle atama işlemlerine ilişkin disiplin soruşturmalarında personelin başvuru dilekçeleri, atama tercihleri, mazeret belgeleri ve üçüncü kişilerle gerçekleştiği ileri sürülen görüşmeler birlikte incelenmelidir.

Milletvekili Aracılığıyla Jandarma Tayini İstemek Disiplin Cezası Gerektirir mi?

Jandarma personelinin atama veya özlük işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla bir milletvekilini aracı hâline getirmesi, somut olayın özelliklerine göre 7068 sayılı Kanun kapsamında disiplin sorumluluğuna neden olabilir. Bununla birlikte bir milletvekilinin personel lehine girişimde bulunması, tek başına ilgili personelin disiplinsizlik işlediğini göstermemektedir.

Disiplin soruşturmasında özellikle personelin milletvekilinden aracılık talep edip etmediği, bu talebin hangi amaçla yapıldığı ve öncelik veya ayrıcalık sağlanmasının istenip istenmediği araştırılmalıdır.

Örneğin bir jandarma uzman çavuşun görev yerinin değiştirilmesi konusunda hiçbir girişimde bulunmadığı, ancak ailesinden bir kişinin kendi inisiyatifiyle milletvekiline başvurduğu bir olayda, personelin yalnızca aile ilişkileri nedeniyle disiplin cezasıyla karşı karşıya bırakılması hukuken tartışmalıdır.

Buna karşılık personelin doğrudan milletvekiline ulaşarak ilgili atama makamı üzerinde nüfuz kullanılmasını ve kendisine mevzuat dışında ayrıcalık sağlanmasını istemesi hâlinde farklı bir değerlendirme yapılabilir.

Burada önemli olan milletvekilinin kimliği veya sahip olduğu siyasi konumdan ziyade, ilgili jandarma personelinin bizzat gerçekleştirdiği davranıştır.

Danıştay İkinci Dairesinin 10.01.2024 Tarihli Emsal Kararı

Danıştay İkinci Dairesinin 10.01.2024 tarihli, E.2021/6125, K.2024/196 sayılı kararı, başkalarını aracı koyarak iltimas isteme fiilinin ispatı bakımından son derece önemli değerlendirmeler içermektedir.

Uyuşmazlık, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan bir personelin atamasının Çaycuma ilçesine yapılması için milletvekili aracılığıyla iltimas istediği iddiasıyla üç günlük aylık kesimi cezası verilmesine ilişkindir.

Olayda personelin eşinin hamileliği ve sağlık sorunları nedeniyle ailesiyle farklı şehirlerde yaşadığı, atama işleminin gerçekleştirilmesinde bir milletvekilinin aracılık ettiği belirlenmiştir. İlk derece mahkemesi, milletvekilinin aracılık yapmış olmasını esas alarak disiplin cezasına karşı açılan davayı reddetmiştir.

Ancak Danıştay İkinci Dairesi, olayın değerlendirilmesinde farklı bir noktaya dikkat çekmiştir. Daire, milletvekilinin atama konusunda aracılık yapmış olmasına rağmen davacı personelin bizzat milletvekilinden bu yönde bir talepte bulunduğunu gösteren delilin bulunmadığını değerlendirmiştir.

Personelin savunmasında, eşinin rahatsızlığı ve hamileliği nedeniyle aile bireylerinin kendisinden habersiz şekilde yardım istemiş olabileceğine ilişkin açıklamalarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Danıştay, bu açıklamanın aksini ortaya koyan ve personelin isnat edilen fiili gerçekleştirdiğini kanıtlayan yeterli somut delil bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Sonuç olarak Danıştay İkinci Dairesi, personelin başkalarını aracı koyarak iltimas istediğinin hukuken geçerli, yeterli ve şüpheden uzak delillerle ortaya konulamadığını belirterek davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

Kararda özellikle vurgulanan husus, üçüncü kişinin aracılık faaliyetinin gerçekleşmiş olması ile disiplin cezası verilen personelin bu aracılığı talep etmiş olmasının birbirinden farklı vakıalar olduğudur.

Bu kararın jandarma personeli bakımından önemi, aynı nitelikteki disiplinsizliğin 7068 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Her ne kadar kararın tarafı polis memuru ve işlem tarihinde uygulanan disiplin düzenlemesi eski Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü olsa da Danıştay kararında 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-3 maddesine de açıkça yer verilmiştir.

Dolayısıyla söz konusu karar, bir jandarma uzman çavuş veya astsubay hakkında atama işlemi için üçüncü kişilerden yardım istendiği iddiasıyla yürütülen disiplin soruşturmalarında, fiilin kişisel olarak isnat edilmesi ve somut delillerle kanıtlanması bakımından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır.

Üçüncü kişinin aracılık yapması ile jandarma personelinin bu kişiyi aracı koyarak öncelik ve ayrıcalık talep etmesi aynı şey değildir. Disiplin cezası verilebilmesi için aradaki bağlantının varsayımla değil, yeterli delillerle ortaya konulması gerekir.

Jandarma Uzman Çavuşun Ailesinin Tayin İçin Araya Birini Sokması

Jandarma personelinin aile bireylerinin, personelin yaşadığı görev yeri sorunları hakkında çeşitli girişimlerde bulunması uygulamada karşılaşılabilecek durumlardandır. Özellikle eş, anne, baba veya diğer yakınların personelin görev yaptığı bölgenin aile yaşamı üzerindeki etkilerini dikkate alarak kendi inisiyatifleriyle yardım arayışına girmeleri mümkündür.

Ancak aile bireyinin gerçekleştirdiği davranışın doğrudan jandarma personeline yüklenebilmesi için personelin söz konusu girişimden haberdar olup olmadığı ve girişimi kendisinin yönlendirip yönlendirmediği araştırılmalıdır.

Örneğin bir jandarma uzman çavuşun annesinin, oğlunun görev yerinin değiştirilmesi amacıyla tanıdığı bir kamu görevlisine başvurduğu olayda, uzman çavuşun bu başvuruyu talep ettiğinin veya organize ettiğinin ortaya konulamaması hâlinde yalnızca akrabalık ilişkisine dayanılarak ceza verilmesi isabetli olmayabilir.

Buna karşılık uzman çavuşun ailesine açıkça talimat vererek ilgili kamu görevlisinden kendisi adına ayrıcalık talep edilmesini istemesi, aracılık unsurunun gerçekleşmesi bakımından farklı bir hukuki durum oluşturabilir.

Özellikle aile bireylerinin kendi aralarında gerçekleştirdikleri görüşmeler, personelin bilgisi dışında düzenlenen mesajlar ve personelin talebinden bağımsız girişimler değerlendirilirken disiplin hukukunda kusurun kişiselliği ilkesi göz önünde bulundurulmalıdır.

Personelin Sonradan Haberdar Olması Disiplinsizlik Oluşturur mu?

Üçüncü kişinin personelin bilgisi dışında bir girişimde bulunması ve personelin bu girişimden sonradan haberdar olması, tek başına daha önce gerçekleştirilen aracılık faaliyetinin personel tarafından talep edildiğini kanıtlamaz.

Ancak personelin sonradan öğrendiği girişime ilişkin davranışları da somut olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Örneğin personelin daha sonra aracılık girişimini sürdürmesi için açık talimat vermesi veya kendisine ayrıcalık sağlanmasını ayrıca istemesi, bağımsız bir davranış olarak değerlendirilebilir.

Buna karşılık personelin yalnızca ailesinin yaptığı görüşmeden haberdar olması, görüşmeyi kendisinin yaptırdığına ilişkin kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli değildir.

Disiplin soruşturmasında personelin olayın hangi aşamasında bilgi sahibi olduğu, bu bilgiden sonra hangi davranışları gerçekleştirdiği ve üçüncü kişinin girişimiyle arasında iradi bir bağlantı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Eş Durumu Nedeniyle Tayin İstemek ile Torpil İstemek Arasındaki Fark

Jandarma personelinin aile birliğini korumak amacıyla atama talebinde bulunması, personel mevzuatında yer alan şartlar çerçevesinde değerlendirilmesi gereken hukuki bir taleptir. Eşlerin farklı şehirlerde görev yapması, çocukların eğitim durumu veya aile yaşamının sürdürülmesinde karşılaşılan güçlükler, atama başvurularında ileri sürülebilecek hususlardır.

Ancak ailevi mazeretin bulunması, atamanın kendiliğinden yapılmasını gerektirmediği gibi her türlü aracılık girişimini de meşru kılmaz. İlgili mevzuatta öngörülen koşulların bulunup bulunmadığı ve idarenin atama konusundaki yetkisinin sınırları ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin bir jandarma astsubayının eşinin başka bir şehirde kamu görevlisi olması nedeniyle atama talebinde bulunması, usulüne uygun yapıldığında hukuka uygun müracaat niteliğindedir. Buna karşılık aynı personelin mevzuatta tanınmayan bir önceliği elde etmek amacıyla üçüncü kişilerin nüfuzunu kullanması, disiplin hukuku bakımından farklı bir sorumluluk doğurabilir.

Dolayısıyla eş durumu mazeretinin gerçek ve ciddi olması, disiplin soruşturmasında dikkate alınması gereken bir olgu olmakla birlikte, kanunda yasaklanan aracılık ve ayrıcalık talebinin gerçekleştiği ispatlanmışsa bu davranışı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.

Sağlık Mazeretiyle Atama İçin Yardım İstemek Disiplin Cezası Gerektirir mi?

Jandarma personelinin kendisinin veya aile bireylerinin sağlık durumunu gerekçe göstererek görev yerinin değiştirilmesini istemesi, ilgili sağlık ve atama mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir haktır.

Özellikle belirli iklim koşullarında veya özel sağlık riskleri bulunan bölgelerde görev yapması uygun görülmeyen personelin, sağlık kurulu raporlarına dayanarak atama talebinde bulunması mümkündür.

Bu tür başvurularda önemli olan, sağlık durumunun objektif belgelerle ortaya konulması ve idareden mevzuatın gereğinin yerine getirilmesinin istenmesidir.

Örneğin tam teşekküllü hastanede düzenlenen sağlık kurulu raporunda belirli görev koşullarının personel bakımından sakıncalı olduğunun belirtilmesi hâlinde personelin bu rapora dayanarak başka bir görev yerine atanmasını talep etmesi, sırf kendi lehine sonuç doğurabilecek bir başvuru olduğu için disiplinsizlik olarak değerlendirilemez.

Buna karşılık sağlık mazeretinden bağımsız olarak, yetkili makamlar üzerinde üçüncü kişiler aracılığıyla ayrıcalık sağlanmaya çalışılması hâlinde kanuni unsurların bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Burada sağlık hakkı, aile hayatı ve kamu hizmetinin gerekleri arasındaki hukuki denge ile nüfuz kullanımı yoluyla özel menfaat elde edilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Jandarma Personelinin Terfi ve Görevlendirme İçin Referans Kullanması

Jandarma personelinin terfi, belirli bir göreve seçilme veya başka bir kadroya atanma amacıyla üçüncü kişilerden destek istemesi de somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Mesleki bir değerlendirme kapsamında personelin görev tecrübesine, eğitimine veya liyakatine ilişkin bilgi verilmesiyle, yetkili makamdan mevzuata aykırı öncelik ve ayrıcalık sağlanmasının istenmesi aynı değildir.

Örneğin bir personelin daha önce birlikte görev yaptığı amirinin kendisinin mesleki yeterliliğine ilişkin değerlendirmede bulunması, ilgili usul ve yetki sınırları içerisinde gerçekleştiğinde otomatik olarak yasak aracılık oluşturmaz.

Ancak personelin liyakat veya hizmet koşullarından bağımsız şekilde, makam sahibi bir kişinin nüfuzunu kullanarak kendisini diğer adayların önüne geçirmesini istemesi farklı bir durumdur.

Disiplin soruşturmasında referansın neden, kime ve hangi amaçla verildiği araştırılmalıdır. Sırf olumlu bir mesleki değerlendirme yapılması ile kişisel ayrıcalık istenmesi arasında hukuki açıdan önemli fark bulunmaktadır.

Jandarma Personelinin Lojman ve Diğer Özlük Hakları İçin Aracı Kullanması

Kanuni düzenleme yalnızca tayin ve yer değiştirme işlemlerine ilişkin değildir. Özlük haklarıyla ilgili diğer işlemler veya başka bir kişisel menfaat sağlama amacıyla üçüncü kişilerden ayrıcalık istenmesi de aynı hükmün kapsamına girebilir.

Bu nedenle lojman tahsisi, görev yeri tercihi, hizmetten kaynaklanan bazı imkânlardan yararlanma veya diğer kişisel menfaatler bakımından da disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Örneğin jandarma personelinin mevzuata göre kendisine tanınan lojman başvuru hakkını kullanması ve tahsis puanının yeniden hesaplanmasını istemesi hukuka uygun bir müracaattır. Ancak tahsis sırasının dışında kendisine öncelik verilmesi için nüfuz sahibi bir kişiden aracılık talep etmesi farklı şekilde değerlendirilebilir.

Benzer şekilde personelin kanunen hak kazandığını düşündüğü bir mali ödemenin yapılmasını istemesiyle, kendisine mevzuat dışı bir ödeme veya ayrıcalıklı işlem sağlanmasını talep etmesi aynı değildir.

Bu ayrım, kamu personelinin hak arama özgürlüğünün korunması ve kurum içerisindeki eşitlik ilkesinin uygulanması bakımından önemlidir.

Jandarmada Torpil İstemek İçin Menfaatin Gerçekleşmesi Şart mıdır?

7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-3 maddesinde disiplin yaptırımına bağlanan fiil, başkalarını aracı koyup öncelik ve ayrıcalık talep edilmesidir. Bu nedenle kanuni fiilin oluşması bakımından talebin mutlaka olumlu sonuçlanması gerektiği söylenemez.

Örneğin personelin bir kamu görevlisinden atama işleminde kendisine ayrıcalık sağlanmasını açıkça talep ettiği ve üçüncü kişiyi bu amaçla devreye soktuğu somut delillerle ortaya konulmuşsa, talebin reddedilmesi disiplinsizliğin oluşumunu her durumda ortadan kaldırmaz.

Ancak talebin sonuçlanmasının zorunlu olmaması, aracılık ve ayrıcalık talebinin varlığının ispatlanması gereğini ortadan kaldırmaz. İdare, yalnızca personel lehine sonuçlanan bir atama işleminden hareketle yasak aracılık yapıldığı varsayımında bulunamaz.

Dolayısıyla atamanın gerçekleşmesi tek başına disiplinsizliği ispatlamadığı gibi, atamanın gerçekleşmemiş olması da gerçekten yapılmış bir ayrıcalık talebini kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.

Burada belirleyici olan, kanuni fiili oluşturan davranışların somut olarak ortaya konulmasıdır.

Jandarma Personelinin Bilgisi Dışında Yapılan Aracılık Girişiminden Sorumluluğu

Disiplin hukukunda cezanın kişiselliği ilkesi, personelin başkalarının davranışlarından dolayı otomatik olarak sorumlu tutulmamasını gerektirir. Bu ilke özellikle özlük hakları için aracılık yapılması iddialarında önemli bir yer tutmaktadır.

Personelin lehine gerçekleştirilen bir girişim, her zaman personelin talebi veya yönlendirmesiyle yapılmış olmayabilir. Aile bireyleri, arkadaşlar veya diğer kişiler, personelin bilgisi bulunmaksızın kendi inisiyatifleriyle idari makamlara ulaşmış olabilir.

Böyle bir olayda idarenin, yalnızca üçüncü kişinin başvurusunu esas alarak personelin yasaklanan fiili işlediğini kabul etmesi yeterli değildir. Personelin girişimi bilip bilmediği, aracı kişiden ne istediği ve ayrıcalık talebinin kendisiyle hangi somut deliller üzerinden ilişkilendirildiği araştırılmalıdır.

Üçüncü kişinin girişiminin personele yarar sağlaması da tek başına aracılığı personelin talep ettiğinin kanıtı değildir. Bir kamu görevlisinin lehine sonuç doğuran her işlemin, o kamu görevlisinin iradesiyle gerçekleştiği varsayılamaz.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında olayın yalnızca sonucuna değil, personelin davranışı ile gerçekleşen aracılık girişimi arasındaki iradi ve fiilî bağlantıya odaklanılmalıdır.

Jandarmada Torpil İstemek Nasıl İspatlanır?

Bir jandarma personeli hakkında başkalarını aracı koyarak öncelik ve ayrıcalık talep ettiği gerekçesiyle disiplin soruşturması yürütülüyorsa, kanuni fiilin gerçekleştiğinin ispatlanması gerekir.

İdarenin yalnızca bir kişinin personel hakkında girişimde bulunduğunu veya personel lehine bir atama işlemi gerçekleştirildiğini ortaya koyması, disiplinsizliğin bütün unsurlarının ispatlandığı anlamına gelmez.

Öncelikle personel ile aracı olduğu ileri sürülen kişi arasındaki ilişkinin niteliği belirlenmelidir. Personelin bu kişiden ne istediği, hangi konuda yardım talep ettiği ve talebin yalnızca hukuka uygun başvurunun değerlendirilmesini mi yoksa mevzuat dışı öncelik sağlanmasını mı amaçladığı araştırılmalıdır.

Disiplin soruşturmasında mesajlaşma kayıtları, resmî yazışmalar, aracı olduğu belirtilen kişinin beyanları, telefon görüşmelerinin varlığına ilişkin hukuka uygun kayıtlar ve ilgili atama dosyası önem taşıyabilir.

Ancak delillerin değerlendirilmesinde bir görüşmenin gerçekleşmiş olması ile görüşmenin içeriğinin ispatlanması birbirinden ayrılmalıdır. Personelin bir milletvekiliyle veya kamu görevlisiyle görüşmüş olması, görüşmede mutlaka torpil istendiğini göstermez.

Aynı şekilde bir kişinin personel hakkında olumlu değerlendirmede bulunması, personelin bu değerlendirmeyi bizzat talep ettiğinin kanıtı değildir.

Telefon Görüşmesi Torpil İstemek İçin Yeterli Delil midir?

Bir jandarma personelinin atama işlemleriyle bağlantılı olduğu ileri sürülen bir kişiyle telefon görüşmesi yapması, soruşturma bakımından değerlendirilebilecek bir olgudur. Ancak yalnızca telefon görüşmesinin varlığı, konuşmanın içeriğini ortaya koymaz.

Görüşmede atama konusunun konuşulup konuşulmadığı, konuşulmuşsa ne tür bir talepte bulunulduğu ve herhangi bir ayrıcalık istenip istenmediği somut delillerle belirlenmelidir.

Örneğin personelin aile dostu olan bir kamu görevlisiyle telefon görüşmesi gerçekleştirmesi, sırf görüşmenin zaman bakımından atama işlemine yakın olması nedeniyle ayrıcalık talebi olarak nitelendirilemez.

Buna karşılık hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve doğruluğu belirlenmiş iletişim kayıtlarında personelin açıkça mevzuata aykırı öncelik istediği ortaya konuluyorsa, disiplin sorumluluğu bakımından farklı bir sonuca ulaşılabilir.

WhatsApp Yazışmaları Disiplin Soruşturmasında Delil Olabilir mi?

Mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar, hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmaları ve içeriklerinin doğruluğunun belirlenmesi koşuluyla disiplin soruşturmasında değerlendirilebilir.

Ancak mesajların yalnızca belirli bölümlerinin sunulması, önceki ve sonraki konuşmaların dosyaya alınmaması veya mesajların kim tarafından yazıldığının belirlenememesi, ispat sorunlarına neden olabilir.

Örneğin personelin bir yakınına görev yerinin değiştirilmesini istediğini söylemesi ile aynı yakınına yetkili makamdan kendisi için ayrıcalık istemesini açıkça talimat vermesi farklı içeriktedir.

İlk durumda personelin genel bir atama isteği bulunurken, ikinci durumda üçüncü kişinin aracılığıyla öncelik sağlanması talebi gündeme gelebilir.

Bu nedenle mesajların yalnızca kelime düzeyinde değil, konuşmanın bütünü ve olayın gelişimi içerisinde değerlendirilmesi gerekir.

Amir veya Tanık Beyanı Tek Başına Torpil İddiasını Kanıtlar mı?

Disiplin soruşturmasında amirlerin ve diğer kişilerin beyanları delil olarak değerlendirilebilir. Ancak beyanın içeriğinin somutluğu, olayın hangi bölümüne ilişkin olduğu ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği önemlidir.

Örneğin bir amirin kendisine başka bir kişi tarafından telefon edilerek jandarma personelinin atamasının istendiğini belirtmesi, böyle bir görüşmenin gerçekleştiğine ilişkin delil olabilir. Ancak bu beyan, telefon eden kişinin mutlaka personelin talebi üzerine hareket ettiğini her durumda ispatlamaz.

Bu nedenle personelin üçüncü kişiyi yönlendirdiğine ilişkin delillerin ayrıca araştırılması gerekir.

Bir tanığın yalnızca personelin tayin için tanıdıklarını kullandığını duyduğunu belirtmesi ile personelin açık talebini bizzat işittiğini açıklaması aynı ispat gücüne sahip değildir.

Disiplin soruşturmasında duyuma dayalı anlatımların doğrudan bilgi içeren beyanlardan ayrılması, olayın taraflarının açıklamaları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve fiilin somut şekilde ortaya konulması önem taşımaktadır.

Jandarma Personelinin Kişisel Menfaat Sağlama Kastı Nasıl Değerlendirilir?

7068 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde disiplinsizliğin kasten veya taksirle oluşabileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte incelenen disiplinsizliğin kanuni tanımında kişisel menfaat temini ve öncelik veya ayrıcalık talebi gibi belirli bir amaca yönelen davranışlar bulunmaktadır.

Bu nedenle söz konusu fiilin değerlendirilmesinde personelin hangi amaçla hareket ettiği özellikle önemlidir.

Örneğin jandarma uzman çavuşun bir kamu görevlisinden yalnızca atama başvurusunun hangi aşamada bulunduğunu öğrenmek amacıyla yardım istemesi ile mevzuatta bulunmayan bir öncelik elde etmek için nüfuz kullanılmasını istemesi aynı değildir.

Disiplin soruşturmasında personelin amacı, yalnızca hakkında yapılan değerlendirmelerden hareketle varsayılamaz. Talebin içeriği, kullanılan ifadeler, olayın gelişimi ve diğer somut deliller birlikte ele alınmalıdır.

Personelin hukuka uygun başvuru yapmak istediğine ilişkin savunması varsa, bu savunmanın gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı araştırılmalı; aynı şekilde idarenin ayrıcalık talep edildiği yönündeki iddiası da somutlaştırılmalıdır.

Jandarmada Torpil İstemek Suç mudur, Yoksa Disiplinsizlik midir?

7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-3 maddesinde düzenlenen fiil, disiplin hukuku kapsamında üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplinsizliktir.

Ancak belirli olaylarda personelin veya üçüncü kişilerin gerçekleştirdiği davranışların ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirilmesini gerektiren unsurlar bulunabilir.

Örneğin üçüncü kişilerin kamu görevlileri üzerinde nüfuz kullanarak haksız iş gördürme karşılığında menfaat sağladığı iddiaları, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen nüfuz ticareti veya başka suç tipleri bakımından ayrıca incelenebilir.

Bununla birlikte her torpil veya aracılık iddiasının doğrudan ceza kanununda düzenlenen bir suçu oluşturduğu söylenemez. Ceza hukuku bakımından suçun oluşabilmesi için ilgili suç tipinin kanuni unsurlarının gerçekleşmesi gerekir.

Ayrıca disiplin soruşturması ile adli soruşturmanın farklı amaçlara ve değerlendirme ölçütlerine sahip olduğu unutulmamalıdır. 7068 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi uyarınca adli soruşturma veya kovuşturmanın bulunması, aynı fiille ilgili disiplin soruşturması yürütülmesine engel değildir.

Ancak disiplin cezasının verilebilmesi için de isnat edilen davranışın ilgili personel tarafından gerçekleştirildiğinin yeterli delillerle ortaya konulması zorunludur.

Jandarmada Torpil İstemek Nedeniyle Verilecek Aylıktan Kesme Cezası Nasıl Belirlenir?

7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-3 maddesinde düzenlenen fiil için üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezası öngörülmüştür. Bu ifade, her olayda mutlaka üç günlük kesinti yapılması gerektiği anlamına gelmez.

Disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu, Kanun’un 6’ncı maddesinde öngörülen ölçülülük, adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun şekilde değerlendirme yapmak zorundadır.

Fiilin işleniş biçimi, personelin kusur derecesi, hizmet üzerindeki olumsuz etkileri, meydana gelen zarar veya tehlike, önceki disiplin durumu ve diğer kanuni ölçütler dikkate alınmalıdır.

Örneğin nüfuz sahibi bir kişiyi bizzat devreye sokarak idare üzerinde açık baskı kurulmasını isteyen personelin davranışı ile daha sınırlı nitelikte gerçekleşen ve içeriği farklı özellikler taşıyan bir girişimin aynı ağırlıkta değerlendirilmesi zorunlu değildir.

Ancak ceza miktarının belirlenmesinde yalnızca genel ifadeler kullanılması ve somut olayın özelliklerinin dikkate alınmaması, takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı konusunda tartışma yaratabilir.

Disiplin cezasını veren makamın neden belirli gün sayısında aylıktan kesme cezası uyguladığını gerekçelendirmesi önemlidir.

Bir Derece Hafif Disiplin Cezası Uygulanabilir mi?

7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesi uyarınca geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personele, kanuni şartların bulunması hâlinde bir derece hafif disiplin cezası uygulanabilir.

Bu düzenleme, her personel bakımından otomatik olarak daha hafif ceza verilmesini gerektirmez. Ancak şartların gerçekleştiği durumlarda idarenin bu hususu değerlendirmesi önem taşır.

Örneğin uzun yıllar görev yapmış, geçmiş hizmetleri olumlu değerlendirilmiş ve disiplin geçmişi bakımından lehine hususlar bulunan bir jandarma astsubayın dosyasında, bir derece hafif ceza uygulanması talebi gündeme gelebilir.

Bununla birlikte disiplin cezasının bir günlük, iki günlük veya üç günlük olarak belirlenmesi ile kanundaki bir derece hafif disiplin cezasının uygulanması birbirinden farklı kavramlardır. Kanunun 7’nci maddesinde aylıktan kesme cezasının üst ve alt kademelerinin ağır veya hafif ceza sayılmayacağı ayrıca belirtilmiştir.

Bu nedenle ceza miktarının azaltılması ile ceza türünün bir derece hafifletilmesi aynı hukuki sonuç olarak değerlendirilmemelidir.

Jandarma Uzman Çavuşun Torpil Nedeniyle Sözleşmesi Feshedilebilir mi?

7068 sayılı Kanun’un incelenen hükmünde özlük hakları için başkalarını aracı koyup öncelik ve ayrıcalık talep etme fiiline karşılık doğrudan meslekten çıkarma cezası öngörülmemiştir.

Ancak jandarma uzman erbaşların sözleşmelerine ilişkin özel kanuni düzenlemeler ve disiplin geçmişinden kaynaklanabilecek diğer sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir uzman çavuşun üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezası alması, her durumda sözleşmenin feshedilmesini veya yenilenmemesini gerektirmez. Böyle bir işlemin tesis edilebilmesi için sözleşme ve personel mevzuatındaki şartların oluşması gerekir.

Özellikle sözleşmenin yenilenmemesi işleminde yalnızca disiplin cezasının varlığından hareket edilmemeli; fiilin niteliği, personelin hizmet geçmişi, işlemin dayandığı mevzuat ve diğer somut gerekçeler birlikte değerlendirilmelidir.

Aylıktan kesme cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, bu cezaya karşı başvuru yapılması, sonraki personel işlemleri bakımından da önem taşıyabilir.

Jandarmada Torpil İstemek Nedeniyle Disiplin Savunması Nasıl Hazırlanmalıdır?

Jandarma personelinin özlük hakları için aracı kullanarak ayrıcalık talep ettiği iddiasıyla savunmasının istenmesi hâlinde, hazırlanacak savunmanın doğrudan fiilin kanuni unsurlarına yönelmesi gerekir.

Öncelikle personelin hangi özlük hakkı veya kişisel menfaat için girişimde bulunduğunun ileri sürüldüğü belirlenmelidir. Ardından aracı olduğu belirtilen kişinin kim olduğu, hangi girişimi gerçekleştirdiği ve personelin bu girişime nasıl katıldığı araştırılmalıdır.

Savunmada yalnızca personelin torpil istemediğini belirtmesi yerine, idarenin dayandığı delillerin neden bu sonucu ortaya koymadığı açıklanmalıdır.

Örneğin bir milletvekilinin personel lehine girişimde bulunduğu kabul edilmekle birlikte personelin kendisinden aracılık istemediği ileri sürülüyorsa, özellikle bu hususa odaklanılmalıdır. Personelin aile bireyleri tarafından yapılan görüşmelerden haberdar olmaması veya söz konusu girişimi yönlendirmemesi somut olay kapsamında değerlendirilmelidir.

Ayrıca personelin daha önce mevzuata uygun şekilde gerçekleştirdiği atama başvuruları, sağlık raporları, eş durumu belgeleri ve resmî müracaat kayıtları da önem taşıyabilir.

Bununla birlikte başvurunun haklı mazerete dayanması, gerçekten gerçekleştirilmiş yasak bir ayrıcalık talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu nedenle savunmada meşru atama gerekçesi ile aracılık iddiasının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Disiplin savunmasının temel amacı, personelin lehine gelişen bir atama veya özlük işleminin varlığından hareketle yasak aracılık fiilini işlediği sonucuna otomatik olarak ulaşılamayacağını somut deliller üzerinden ortaya koymaktır.

Disiplin Savunmasında Hangi Deliller Önemlidir?

Disiplin soruşturmasına konu olayın özelliklerine göre atama başvuru dilekçeleri, görevlendirme ve tercih kayıtları, sağlık kurulu raporları, eş durumu belgeleri, mesajlaşmalar, aracı olduğu ileri sürülen kişinin açıklamaları ve diğer resmî belgeler önem taşıyabilir.

Örneğin personelin atama talebini daha önce usulüne uygun şekilde gerçekleştirdiğini gösteren dilekçelerin bulunması, başvurunun hukuki niteliğinin değerlendirilmesinde önemlidir.

Üçüncü kişinin personelin bilgisi dışında hareket ettiği ileri sürülüyorsa, personelin bu girişimi yönlendirdiğine ilişkin delil bulunup bulunmadığı özellikle araştırılmalıdır.

Ayrıca disiplin soruşturmasında yalnızca personel aleyhine olan belgelerin değil, lehine olan açıklama ve kayıtların da dikkate alınması gerekir.

Jandarmada Torpil İstemek Disiplin Cezasında Savunma Süresi

7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi uyarınca disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma için personele tanınan süre yedi günden az olamaz.

Bu nedenle hakkında aracılık yoluyla ayrıcalık talep ettiği iddiasıyla disiplin soruşturması yürütülen jandarma personelinin, isnat edilen fiili ve delilleri öğrenerek savunmasını hazırlayabilmesi gerekir.

Savunma isteme yazısında yalnızca kanun hükmünün tekrar edilmesi, personelin hangi davranışı nedeniyle suçlandığını yeterince açıklamayabilir.

Özellikle aracı olduğu ileri sürülen kişinin kim olduğu, hangi özlük hakkıyla ilgili girişimde bulunulduğu ve ne tür ayrıcalık istendiği açık şekilde belirtilmelidir.

Personelin kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunmaktadır. Bu hak, özellikle üçüncü kişilerin beyanlarına ve yazışmalara dayanılan soruşturmalarda önemlidir.

Jandarmada Torpil İstemek Disiplin Cezasında Zamanaşımı

7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi uyarınca aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller bakımından, disiplinsizliğin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanmaması hâlinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Bunun yanında fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmemesi durumunda da zamanaşımı söz konusu olur. Mahkeme tarafından verilen belirli iptal kararları sonrasındaki yeniden değerlendirme bakımından kanunda ayrıca özel hükümler bulunmaktadır.

Aracılık iddialarında zamanaşımı hesabı yapılırken üçüncü kişinin girişimde bulunduğu tarih, personelin bu girişime katıldığı ileri sürülen tarih ve disiplin amirinin olayı öğrendiği tarih önemlidir.

Örneğin bir milletvekilinin personel lehine yaptığı görüşmenin çok daha sonra öğrenilmesi hâlinde, soruşturma açma süresi bakımından disiplin amirinin öğrenme tarihi araştırılmalıdır.

Ancak personelin yasaklanan fiili hangi tarihte gerçekleştirdiği de ayrıca belirlenmelidir. Çünkü üçüncü kişinin görüşme yaptığı tarihle personelin aracılık talebinde bulunduğu iddia edilen tarih her durumda aynı olmayabilir.

Jandarmada Torpil İstemek Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?

7068 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi uyarınca disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içerisinde yazılı itirazda bulunulabilir.

İtiraz kural olarak bir üst disiplin amirine yapılır. Ancak bazı makamlar tarafından doğrudan verilen cezalar bakımından kanunda özel itiraz mercileri düzenlenmiştir. Disiplin kurullarının ve Bakanın verdiği cezalar yönünden ise kanundaki doğrudan yargı yolu düzenlemesi dikkate alınmalıdır.

İtiraz dilekçesinde yalnızca cezanın kaldırılmasının istenmesi yerine, personelin yasaklanan fiili işlemediğine ilişkin somut hukuki açıklamalara yer verilmelidir.

Özellikle üçüncü kişinin aracılık faaliyetinin personelin bilgisi veya talebi dışında gerçekleştiği, öncelik veya ayrıcalık talebinin bulunmadığı ve idarenin yalnızca varsayıma dayandığı durumlarda bu hususlar açık biçimde belirtilmelidir.

İtiraz merciinin, yalnızca üçüncü kişinin girişimde bulunduğunu esas alarak personelin de bu girişimi talep ettiği sonucuna ulaşması, fiilin kişiselliği ve ispatı bakımından hukuka aykırılık iddiası doğurabilir.

Jandarmada Torpil İstemek Disiplin Cezası İptal Davası

7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezalarına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür.

Özlük hakları için başkalarını aracı koyarak öncelik ve ayrıcalık talep etmek nedeniyle verilen aylıktan kesme cezasının iptali istemiyle açılan davada, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka uygunluğu incelenebilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda özellikle işlemin sebep unsuru önemlidir. Çünkü disiplin cezasının dayanağı olan aracılık talebinin gerçekten personel tarafından yapılıp yapılmadığının ortaya konulması gerekir.

Örneğin bir jandarma uzman çavuş hakkında ailesinin yaptığı girişim nedeniyle ceza verilmişse, personelin bu girişimi talep ettiğini veya yönlendirdiğini ortaya koyan somut deliller bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Benzer şekilde personelin atama hakkını usulüne uygun biçimde kullandığı, ancak idarenin hukuka uygun müracaatı ayrıcalık talebi olarak değerlendirdiği durumlarda fiilin hukuki nitelendirilmesi tartışmaya açılabilir.

Danıştay İkinci Dairesinin 10.01.2024 tarihli, E.2021/6125, K.2024/196 sayılı kararı, özellikle personelin üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilen girişim nedeniyle otomatik olarak sorumlu tutulamayacağı ve isnat edilen fiilin yeterli delillerle ispatlanması gerektiği bakımından önemli bir hukuki değerlendirmedir.

Disiplin Cezası İptal Davası Açma Süresi Kaç Gündür?

7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde dava açma süresinin kesinleşen disiplin cezasının personele tebliğinden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir.

İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel bir düzenleme bulunmadıkça 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca altmış gündür.

Bu nedenle disiplin cezasının hangi makam tarafından verildiği, idari itirazın mümkün olup olmadığı, itirazın kullanılıp kullanılmadığı ve kesinleşen cezanın hangi tarihte tebliğ edildiği dikkatle belirlenmelidir.

Sürenin hesaplanmasında işlem ve tebligat tarihleri esas alınmalı, kanunda öngörülen özel başvuru usulleri somut olay bakımından değerlendirilmelidir.

Jandarmada Torpil İstemek Disiplin Cezasına İlişkin Örnek Olaylar

Örnek Olay: Uzman Çavuşun Babasının Milletvekiliyle Görüşmesi

Bir jandarma uzman çavuşun babası, oğlunun görev yaptığı bölgenin aile yaşamı bakımından güçlük oluşturduğunu düşünerek tanıdığı bir milletvekiliyle görüşmüş ve oğlunun başka bir ile atanması konusunda yardım istemiştir.

Uzman çavuş, bu görüşmeden haberi olmadığını ve milletvekilinden herhangi bir aracılık talep etmediğini belirtmektedir.

Bu olayda babanın milletvekiliyle görüştüğünün belirlenmesi, tek başına uzman çavuşun yasaklanan disiplinsizliği işlediğini ispatlamaz. Personelin söz konusu görüşmeyi talep edip etmediği ve görüşmede ayrıcalık sağlanmasının kendi iradesiyle istenip istenmediği araştırılmalıdır.

Yalnızca akrabalık ilişkisine dayanılarak ceza verilmesi, disiplin sorumluluğunun kişiselliği bakımından hukuka aykırılık oluşturabilir.

Örnek Olay: Astsubayın Sağlık Raporuyla Atama Başvurusu

Bir jandarma astsubayı, sağlık kurulu raporunda belirtilen görev koşullarının mevcut hizmet yerinde karşılanmadığını ileri sürerek başka bir görev yerine atanmak için dilekçe vermiştir.

Astsubay, daha sonra başvurusunun hangi aşamada olduğunu öğrenmek amacıyla ilgili personel biriminden bilgi istemiştir.

Bu olayda personelin yaptığı başvuruların mevzuata uygun olması ve herhangi bir ayrıcalık talebinin bulunmaması hâlinde, sırf atama istemesi veya başvurusunu takip etmesi nedeniyle disiplin cezası verilmesi hukuken isabetli olmayabilir.

Ancak personelin aynı süreçte üçüncü kişilerden mevzuat dışı öncelik sağlanmasını istediği iddiası varsa, söz konusu iddianın ayrıca delillerle ortaya konulması gerekir.

Örnek Olay: Terfi İçin Üst Düzey Tanıdıktan Yardım İstenmesi

Bir jandarma personeli, terfi işlemlerinde kendisine öncelik sağlanmasını istemek amacıyla nüfuz sahibi bir tanıdığına başvurmuş ve ilgili personel makamıyla görüşerek kendisini diğer personelden önce değerlendirmesini talep etmiştir.

Bu olayda üçüncü kişinin aracılık amacıyla devreye sokulduğu ve mevzuatta bulunmayan bir ayrıcalığın istendiği somut delillerle belirlenirse, 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-3 maddesi kapsamında disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Ancak tanıdığın yalnızca personelin mesleki yeterliliği hakkında hukuka uygun bir bilgi paylaşımında bulunması, her durumda yasak aracılık olarak değerlendirilemez.

Örnek Olay: Eşin Kendi İnisiyatifiyle Atama Talebinde Bulunması

Bir jandarma uzman çavuşun eşi, aile birliğinin sağlanması için kendi tanıdığı bir kamu görevlisine ulaşarak eşinin görev yerinin değiştirilmesi konusunda yardım istemiştir.

Uzman çavuş, eşinin yaptığı girişimi sonradan öğrendiğini ve herhangi bir kişiyi aracı olarak kullanmadığını savunmaktadır.

Bu olayda eşin gerçekleştirdiği girişimin içeriği kadar uzman çavuşun söz konusu girişimdeki rolü de belirlenmelidir. Personelin başvuruyu talep ettiğini veya yönlendirdiğini gösteren deliller bulunmadığı hâlde doğrudan disiplin cezası uygulanması, fiilin ispatı bakımından tartışmalı olacaktır.

Örnek Olay: Lojman Tahsisinde Öncelik İstenmesi

Bir jandarma astsubayı, lojman tahsis sıralamasında kendisinden önce bulunan personeli geçebilmek amacıyla yetkili makam üzerinde etkili olabilecek bir tanıdığından yardım istemiştir.

Talebin içeriği, mevzuatta öngörülen tahsis sırasının dışında kendisine özel bir imkân sağlanmasına yöneliktir.

Bu durumda aracılık ve ayrıcalık talebinin somut delillerle ispatlanması hâlinde disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir. Buna karşılık personelin yalnızca tahsis puanının yanlış hesaplandığını belirterek düzeltilmesini istemesi, hukuka uygun müracaat hakkının kullanılması olarak değerlendirilmelidir.

Jandarmada Torpil İstemek Hakkında Sık Sorulan Sorular

Jandarmada Torpil İstemek Kaç Günlük Maaş Kesintisidir?

7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-3 maddesi uyarınca özlük hakları veya kişisel menfaat sağlamak amacıyla başkalarını aracı koyup öncelik ve ayrıcalık talep etmek, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirir. Ancak kanuni fiilin unsurlarının gerçekleşmesi ve personelin bu davranışı gerçekleştirdiğinin yeterli delillerle ortaya konulması gerekir.

Jandarma Uzman Çavuş Tayin İçin Milletvekiliyle Görüşebilir mi?

Bir milletvekiliyle görüşmenin gerçekleşmesi tek başına disiplin cezası verilmesini gerektirmez. Görüşmenin içeriği, hangi amaçla yapıldığı ve personelin ayrıcalık talebinde bulunup bulunmadığı önemlidir. Atama işleminde nüfuz kullanılarak mevzuat dışı öncelik sağlanmasının istenmesi, somut olayın özelliklerine göre disiplin sorumluluğuna neden olabilir.

Jandarma Personelinin Babasının Torpil İstemesi Disiplin Cezası Gerektirir mi?

Aile bireyinin personelin bilgisi ve talebi dışında girişimde bulunması, doğrudan personelin disiplinsizlik işlediğini göstermez. Personelin bu girişimi talep ettiği veya yönlendirdiği somut delillerle ortaya konulmalıdır. Danıştay İkinci Dairesinin 10.01.2024 tarihli kararı, üçüncü kişinin aracılık faaliyetinin personele otomatik olarak yüklenememesi bakımından önemlidir.

Jandarma Astsubay Eş Durumu Nedeniyle Tayin İsterse Ceza Alır mı?

Eş durumu nedeniyle mevzuata uygun başvuruda bulunulması, tek başına disiplinsizlik değildir. Ancak eş durumu mazeretinin bulunması, üçüncü kişiler aracılığıyla mevzuata aykırı ayrıcalık istenmesini kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Başvuru hakkı ile yasaklanan aracılık davranışı birbirinden ayrılmalıdır.

Sağlık Mazeretiyle Atama İçin Yardım İstemek Yasak mıdır?

Sağlık raporuna dayanarak atama talep etmek ve ilgili mevzuatın uygulanmasını istemek hukuka uygun müracaat hakkı kapsamındadır. Ancak personelin sağlık mazeretini gerekçe göstererek üçüncü kişilerden mevzuat dışı öncelik veya ayrıcalık sağlamasını istemesi farklı bir disiplin değerlendirmesine konu olabilir.

Jandarmada Torpil İstemek İçin Atamanın Gerçekleşmesi Gerekir mi?

Kanuni düzenlemede başkalarını aracı koyup öncelik ve ayrıcalık talep edilmesi yaptırıma bağlanmıştır. Bu nedenle yasaklanan talebin olumlu sonuçlanması her durumda zorunlu değildir. Bununla birlikte talebin gerçekten yapıldığı ve personel tarafından gerçekleştirildiği somut delillerle ispatlanmalıdır.

Jandarma Personeli Avukat Aracılığıyla Atama Başvurusu Yapabilir mi?

Personelin hukuki temsil yoluyla mevzuata uygun başvuruda bulunması, yasaklanan ayrıcalık talebiyle aynı değildir. Avukatın hukuki yardım sunması, idari itiraz hazırlaması veya dava açması meşru hak arama yollarıdır. Ancak hukuki temsil kisvesi altında mevzuata aykırı ayrıcalık sağlanmaya çalışılması farklı şekilde değerlendirilir.

Jandarmada Torpil İstemek Meslekten Çıkarma Cezası mıdır?

İncelenen fiil için 7068 sayılı Kanun’da doğrudan meslekten çıkarma değil, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezası öngörülmüştür. Bununla birlikte başka disiplinsizliklerin varlığı, disiplin ceza puanlarının kanuni sınırlara ulaşması veya sözleşmeli personele ilişkin özel şartların gerçekleşmesi durumunda farklı sonuçlar ayrıca gündeme gelebilir.

Torpil İstemek Nedeniyle Disiplin Cezası Verilirse İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde yazılı itiraz yapılabilir. Ancak disiplin kurulları ve belirli makamlar tarafından verilen cezalar bakımından kanunda farklı başvuru usulleri bulunduğundan, cezanın hangi makam tarafından verildiği dikkate alınmalıdır.

Jandarmada Torpil İstemek Disiplin Cezası İptal Edilebilir mi?

Evet. Personelin üçüncü kişiyi aracı koyarak ayrıcalık talep ettiğinin ispatlanamaması, hukuka uygun müracaatın yanlış değerlendirilmesi, savunma hakkının ihlal edilmesi veya işlemin diğer unsurları bakımından hukuka aykırılık bulunması hâlinde disiplin cezasının iptali gündeme gelebilir.

Jandarma Personelinin Tanıdıklarından Referans İstemesi Torpil Sayılır mı?

Her referans veya mesleki değerlendirme kendiliğinden torpil anlamına gelmez. Referansın içeriği ve amacı önemlidir. Personelin mesleki yeterliliğine ilişkin hukuka uygun değerlendirme yapılmasıyla, yetkili makamdan mevzuat dışı öncelik ve ayrıcalık istenmesi birbirinden farklıdır.

Jandarmada Torpil İstemek Nedeniyle Disiplin Savunması Nasıl Yapılır?

Savunmada öncelikle personelin hangi özlük hakkı veya kişisel menfaat için aracı kullandığının ileri sürüldüğü belirlenmelidir. Ardından üçüncü kişinin girişiminin personelin talebiyle gerçekleşip gerçekleşmediği, öncelik veya ayrıcalık istenip istenmediği ve idarenin bu iddiaları hangi delillerle desteklediği açıklanmalıdır. İsnadın unsurlarına yönelik somut ve belgeli savunma yapılması önemlidir.

Jandarmada Torpil İstemek Disiplin Cezasının Hukuki Değerlendirmesi

Jandarma teşkilatında atama, yer değiştirme, terfi ve diğer özlük işlemlerinin mevzuatın öngördüğü objektif ölçütler çerçevesinde yürütülmesi, kamu hizmetinin tarafsızlığı ve personel arasındaki eşitliğin korunması bakımından önemlidir. Personelin üçüncü kişilerin nüfuzundan yararlanarak özel ayrıcalık sağlamaya çalışmasının disiplin yaptırımına bağlanması, bu ilkelerin korunmasına yönelik meşru bir düzenlemedir.

Bununla birlikte disiplin hukukunun uygulanmasında, kamu görevlisinin hak arama özgürlüğü ile yasaklanan ayrıcalık talebi arasındaki sınırın korunması zorunludur. Jandarma personelinin sağlık, aile birliği veya mesleki durumundan kaynaklanan taleplerini idareye sunması, sırf kişisel yararına sonuç doğurabilecek nitelikte olması nedeniyle disiplinsizlik olarak değerlendirilemez.

Özellikle personelin bilgisi dışında ailesi veya yakınları tarafından gerçekleştirilen girişimlerin doğrudan personele yüklenmesi, kusurun kişiselliği ilkesi bakımından sakıncalıdır. Üçüncü kişinin aracılık yapmış olması, personelin bu aracılığı talep ettiğinin her durumda kanıtı değildir.

Danıştay İkinci Dairesinin 10.01.2024 tarihli, E.2021/6125, K.2024/196 sayılı kararı da disiplin cezasına esas alınan aracılık fiilinin yeterli, somut ve hukuken geçerli delillerle ortaya konulması gerektiğini göstermektedir.

Bu çerçevede jandarma uzman çavuş, astsubay ve subaylar hakkında yürütülen soruşturmalarda, öncelikle personelin hangi davranışta bulunduğu belirlenmeli; üçüncü kişinin girişimiyle personelin iradesi arasındaki bağlantı araştırılmalı ve öncelik veya ayrıcalık talebinin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ortaya konulmalıdır.

Sonuç olarak jandarmada torpil istemek nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için yalnızca personelin lehine bir aracılık girişiminin bulunması yeterli değildir. Personelin özlük hakları veya kişisel menfaat temini amacıyla üçüncü kişiyi aracı koyduğu ve bu yolla öncelik veya ayrıcalık talep ettiği hukuken ispatlanmalıdır. Bu unsurlar gerçekleşmeden veya yeterli delillerle ortaya konulmadan verilen aylıktan kesme cezaları, idari itiraz ve iptal davası kapsamında hukuka uygunluk denetimine konu edilebilir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Jandarma Amire İtiraz Cezası: Emri Eleştirmek, Kanunsuz Emre İtiraz, AYM Kararı ve Uyarma Cezasının İptali
Jandarmada Amirin Uyarısına Uymamak: Disiplin Cezası, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Göreve Gelmeme Cezası: 24 Saate Kadar Devamsızlık, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Eksik Teçhizat Disiplin Cezası: Eksik Kuşamla Göreve Çıkma, Savunma ve İptal Davası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
36 dk
Genel
Jandarma Amire İtiraz Cezası: Emri Eleştirmek, Kanunsuz Emre İtiraz, AYM Kararı ve Uyarma Cezasının İptali

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların amirleri[…]

Devamını Gör
YAZI
30 dk
Genel
Jandarmada Amirin Uyarısına Uymamak: Disiplin Cezası, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların amirleriyle[…]

Devamını Gör
YAZI
30 dk
Genel
Jandarma Göreve Gelmeme Cezası: 24 Saate Kadar Devamsızlık, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların görevlerine[…]

Devamını Gör