Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların görevlerine belirlenen gün ve saatlerde başlamaları, kolluk hizmetinin kesintisiz yürütülmesi ve kurum içerisindeki disiplinin korunması bakımından temel yükümlülüklerden biridir. Jandarma teşkilatında görevlerin niteliği gereği personelin devamsızlığı, yalnızca günlük çalışma düzenini etkilemekle kalmayıp asayiş hizmetlerinin planlanmasında, devriye faaliyetlerinin yürütülmesinde ve mevcut personel arasında görev dağılımının yapılmasında çeşitli aksaklıklara neden olabilmektedir. Bu nedenle göreve gelme yükümlülüğünün ihlali, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun kapsamında disiplin yaptırımına bağlanmıştır.
Bununla birlikte, bir jandarma personelinin belirlenen görev saatinde görev yerinde bulunmaması, her durumda disiplin cezası verilmesini haklı kılmaz. Personelin görevli olduğu tarihin ve saatin doğru belirlenmesi, görevlendirmenin kendisine bildirilip bildirilmediği, göreve gelememesinin izin veya kurumca kabul edilebilir bir özre dayanıp dayanmadığı ve devamsızlık süresinin ne kadar olduğu ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle sağlık sorunları, ani gelişen ailevi olaylar, ulaşımın objektif olarak imkânsız hâle gelmesi veya görev çizelgesindeki değişikliklerin personele bildirilmemesi gibi durumlar, disiplin sorumluluğunun belirlenmesinde önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.
7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendinde, izinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın yirmi dört saate kadar göreve gelmemek, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplinsizliklerden biri olarak düzenlenmiştir. Ancak kanun koyucunun devamsızlığın süresine göre farklı disiplin yaptırımları öngörmüş olması, somut olaylarda jandarma göreve gelmeme cezası uygulanırken devamsızlığın başlangıç ve bitiş anlarının doğru belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.
Özellikle jandarma uzman erbaşların ve astsubayların vardiyalı çalışma düzeni, gece görevleri, istirahat süreleri ve ani görevlendirmeleri dikkate alındığında, günlük mesai saatlerine riayet etmeme ile göreve gelmeme fiillerinin birbirinden ayrılması gerekmektedir. Çünkü personelin görev başlangıç saatinden kısa bir süre sonra görevine katılması, kendisine bildirilmeyen bir görevlendirmeye katılmaması veya bütün bir görev döneminde mazeretsiz şekilde bulunmaması aynı hukuki nitelikte değildir.
Bu makalede jandarma personelinin yirmi dört saate kadar göreve gelmemesi nedeniyle karşılaşabileceği disiplin cezaları, kabul edilebilir mazeretler, sağlık raporunun etkisi, devamsızlık süresinin hesaplanması, görev çizelgelerinin ispat gücü, savunma hakkı ve disiplin cezasının iptali için başvurulabilecek hukuki yollar ayrıntılı olarak incelenmektedir.
Jandarma Göreve Gelmeme Cezası Nedir?
7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-4 maddesinde, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında şu düzenlemeye yer verilmiştir:
“İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın yirmidört saate kadar göreve gelmemek.”
Kanun hükmünden anlaşılacağı üzere disiplin cezasının uygulanabilmesi için personelin görevine gelmemesi, bu durumun izin veya kabul edilebilir bir özre dayanmaması ve devamsızlığın ilgili hükümde öngörülen süre kapsamında bulunması gerekir. Bu unsurların birlikte değerlendirilmesi, idari işlemin hukuka uygunluğu bakımından önem taşımaktadır.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun göreve başlaması gereken tarihte görev yerinde bulunmadığı tespit edilmişse, yalnızca yoklama veya devam çizelgesinde adının bulunmamasıyla yetinilmemelidir. Personelin ilgili tarihte gerçekten görevli olup olmadığı, izin veya istirahat hakkının bulunup bulunmadığı, kendisine farklı bir görevlendirme yapılıp yapılmadığı ve göreve gelmeme nedeninin ne olduğu araştırılmalıdır.
Bu nedenle disiplin cezasının dayanağı yalnızca fiziksel olarak görev yerinde bulunmamak değildir. Görev yerinde bulunmamanın hukuken mazeretsiz devamsızlık niteliğinde olması gerekir.
Kanunda kabul edilebilir özür kavramına yer verilmiş olması, göreve gelememe nedenlerinin somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. İdarenin yalnızca izin belgesinin bulunmadığını belirterek ileri sürülen bütün mazeretleri değerlendirme dışında bırakması, soruşturmanın eksik yürütülmesine neden olabilir.
7068 Sayılı Kanun’a Göre 24 Saate Kadar Göreve Gelmemenin Cezası
Jandarma personelinin izinsiz veya kabul edilebilir bir özrü bulunmaksızın yirmi dört saate kadar göreve gelmemesi, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirmektedir. Bununla birlikte bu yaptırımın her olayda doğrudan üç günlük kesinti olarak uygulanması zorunlu değildir.
7068 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinde disiplin cezası vermeye yetkili makamların takdir yetkilerini ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli şekilde kullanmaları gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Fiilin işleniş biçimi, zamanı, hizmet üzerindeki etkisi, personelin kusur derecesi ve önceki disiplin durumu gibi hususlar cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle bir personelin göreve gelememesi nedeniyle bütün bir asayiş hizmetinin aksamasıyla, görev planlamasının herhangi bir sorun yaşanmadan yeniden düzenlenmesi aynı ağırlıkta değerlendirilemeyebilir. Ancak hizmette aksama meydana gelmemiş olması da kanuni fiilin diğer unsurları gerçekleşmişse disiplin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Disiplin cezasının verilmesinde asıl önemli olan, personelin hangi davranışı nedeniyle sorumlu tutulduğunun ve bu davranışa karşılık belirlenen cezanın neden uygun görüldüğünün gerekçelendirilmesidir.
Jandarma Uzman Çavuş Bir Gün Göreve Gelmezse Ne Olur?
Jandarma uzman çavuşun bir gün görevine gelmediği iddiasında öncelikle söz konusu günün gerçekten görev günü olup olmadığı belirlenmelidir. Personelin yıllık izinli, mazeret izinli, istirahatli veya görev çizelgesi gereğince serbest olması hâlinde devamsızlık değerlendirmesi farklı sonuçlar doğurabilir.
Personelin görevlendirildiği açıkça belirlenmişse, göreve gelmeme nedeninin araştırılması gerekir. Sağlık sorunu, beklenmeyen bir ailevi olay veya objektif bir ulaşım engeli bulunması hâlinde ilgili belgeler değerlendirilmelidir.
Personelin hiçbir izin veya kabul edilebilir özür bulunmaksızın görevine gelmediği ve devamsızlık süresinin yirmi dört saate kadar olduğu belirlenirse, 7068 sayılı Kanun’un ilgili hükmü kapsamında aylıktan kesme cezası gündeme gelebilir.
Ancak bir takvim günü ile yirmi dört saatlik süre aynı kavram değildir. Bu nedenle olayın başlangıç ve bitiş saatleri doğru belirlenmeden yalnızca bir gün göreve gelmediği ifadesiyle hukuki nitelendirme yapılması yeterli görülmemelidir.
Jandarmada 24 Saatlik Devamsızlık Süresi Nasıl Hesaplanır?
Jandarma personelinin göreve gelmeme süresinin hesaplanması, disiplin cezasının doğru kanun hükmüne dayandırılması bakımından en önemli konulardan biridir. Çünkü 7068 sayılı Kanun, yirmi dört saate kadar göreve gelmemek ile yirmi dört saatten fazla göreve gelmemek arasında yaptırım bakımından açık bir ayrım yapmaktadır.
Devamsızlığın değerlendirilmesinde öncelikle personelin hangi tarihte ve hangi saatte göreve başlamasının gerektiği belirlenmelidir. Ardından göreve fiilen katıldığı tarih ve saat tespit edilmeli, aradaki sürenin hangi bölümünde görev yükümlülüğünün devam ettiği araştırılmalıdır.
Örneğin bir personelin sabah saat 08.00’de göreve başlaması gerekirken ertesi gün saat 08.00’de göreve gelmesi, ilk bakışta yirmi dört saatlik bir zaman aralığına karşılık gelmektedir. Ancak somut olayda bu aralığın tamamında görev yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı ve uygulanacak devamsızlık hükmünün nasıl yorumlanması gerektiği ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle vardiyalı çalışma düzeninde görev başlangıç ve bitiş saatleri, izinli veya istirahatli dönemler ve sonraki görevlendirmeler dikkate alınmaksızın yalnızca iki tarih arasındaki saat farkına dayanılarak ceza verilmesi isabetli olmayabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, kanunun yirmi dört saate kadar olan devamsızlığı bir yaptırıma, yirmi dört saati aşan devamsızlığı ise daha ağır bir yaptırıma bağlamış olmasıdır. Bu nedenle sınırda kalan olaylarda sürenin hangi kayıtlara dayanılarak belirlendiği açıkça ortaya konulmalıdır.
Yirmi Dört Saat Tamamlandığında Hangi Disiplin Cezası Uygulanır?
7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-4 maddesinde yirmi dört saate kadar göreve gelmemek ifadesi kullanılmıştır. Buna karşılık aynı maddenin 8/3-b-5 bendinde yirmi dört saatten fazla ve iki güne kadar göreve gelmemek ayrı bir yaptırım kapsamında düzenlenmiştir.
Bu nedenle tam yirmi dört saatlik devamsızlık ile yirmi dört saati aşan devamsızlık, kanun hükmünün lafzı bakımından farklı kategorilerde bulunmaktadır.
İdarenin devamsızlığın tam olarak ne kadar sürdüğünü belirlemesi ve süreyi doğru kanun hükmü kapsamında değerlendirmesi gerekir.
Örneğin idarenin personelin yirmi dört saat devamsızlık yaptığını kabul etmesine rağmen yirmi dört saatten fazla devamsızlığa ilişkin hükmü uygulaması, fiilin yanlış hukuki nitelendirilmesi sonucunu doğurabilir.
Bununla birlikte devamsızlık süresinin hesabı, çalışma ve görev düzeniyle birlikte incelenmelidir. Sadece takvim günlerinin sayısına dayanılarak kesin bir sonuca ulaşılması doğru değildir.
Jandarma Göreve Geç Gelme ile Göreve Hiç Gelmeme Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanun’da özürsüz veya izinsiz olarak mesaiye geç gelmek, erken ayrılmak veya günlük mesai saatlerine riayet etmemek, uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.
Buna karşılık izinsiz veya kurumca kabul edilebilir özür olmaksızın yirmi dört saate kadar göreve gelmemek, aylıktan kesme cezasını gerektiren ayrı bir disiplinsizliktir.
Bu ayrım, jandarma personelinin kısa süreli gecikmeleri nedeniyle uygulanan disiplin cezalarında önem taşımaktadır. Çünkü personelin göreve belirlenen saatten sonra katılması ile görev yükümlülüğünü bütünüyle yerine getirmemesi aynı davranış olarak değerlendirilemez.
Örneğin sabah saat 08.00’de göreve başlaması gereken bir astsubayın saat 08.20’de görev yerine ulaşması, olayın koşullarına göre mesaiye geç gelme fiili kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık görevli olduğu dönemde hiçbir şekilde görevine katılmayan ve izin veya kabul edilebilir mazereti bulunmayan personelin davranışı, göreve gelmeme hükmünün uygulanmasını gerektirebilir.
Ancak bu ayrım yapılırken yalnızca gecikme süresi değil, personelin görev düzeni ve somut davranışı da dikkate alınmalıdır. Uzun süreli bir gecikmenin hangi aşamada göreve gelmeme niteliğine dönüştüğü, olayın özellikleri araştırılmadan varsayımsal biçimde belirlenmemelidir.
Mesaiye geç gelme fiilinin doğrudan aylıktan kesme cezasını gerektiren göreve gelmeme fiili olarak nitelendirilmesi, disiplin cezasının iptaline dayanak oluşturabilecek önemli bir hukuki tartışmadır.
Jandarma Personelinin 24 Saatten Fazla Göreve Gelmemesi
Jandarma göreve gelmeme cezası bakımından değerlendirilmesi gereken diğer önemli husus, devamsızlığın yirmi dört saati aşması hâlinde uygulanacak disiplin hükmünün değişmesidir.
7068 sayılı Kanun’un 8/3-b-5 maddesine göre izinsiz veya kurumca kabul edilebilir bir özür olmaksızın yirmi dört saatten fazla ve iki güne kadar göreve gelmemek, dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirmektedir.
Dolayısıyla yirmi dört saate kadar göreve gelmeme fiiline ilişkin yaptırım ile yirmi dört saati aşan devamsızlık için öngörülen yaptırım aynı değildir.
Bu durum özellikle devamsızlık süresinin birkaç saatlik farkla daha ağır disiplin kategorisine girdiği olaylarda önem taşımaktadır.
Örneğin personelin görev yerinde bulunmadığı dönemin başlangıç ve bitiş saatlerinin yanlış kaydedilmesi, hakkında uygulanacak disiplin cezasının tür ve miktar bakımından yanlış belirlenmesine neden olabilir.
İdarenin devamsızlığı daha ağır yaptırıma tabi tutabilmesi için süreyi hukuken yeterli ve somut delillerle ortaya koyması gerekir. Şüpheli veya çelişkili süre kayıtlarının personel aleyhine varsayımla değerlendirilmesi, disiplin hukukunda ispat ilkesiyle bağdaşmayabilir.
Jandarma Nöbete Gelmeme ile Göreve Gelmeme Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-6 maddesinde nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde mevzuat ve talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek ayrıca düzenlenmiştir.
Bu nedenle jandarma personelinin kendisine verilen nöbete gelmemesi ile genel göreve gelme yükümlülüğünü ihlal etmesi aynı disiplin fiili olarak değerlendirilmemelidir.
Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Yönetmeliği’nin 42’nci maddesinde nöbet hizmetlerine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Yönetmelikte sürekli hizmetlerin çalışma saatleri ve nöbet sistemlerinin kurumlarınca belirleneceği, nöbet süreleri ve mazeret hâlinde nöbet değişikliklerine ilişkin kurallar öngörülmüştür.
Örneğin gece saat 20.00’de nöbet görevine başlaması gereken bir jandarma uzman çavuşun nöbete gelmemesi, öncelikle nöbet görevine gelmeme fiili bakımından incelenmelidir.
Buna karşılık normal mesai düzeninde görev yapan ve belirli bir gün görev yerine hiç gelmeyen personelin davranışı farklı hüküm kapsamında değerlendirilebilir.
Önemli olan, personelin hangi görev yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve somut olayın hangi özel disiplin hükmüne karşılık geldiğinin belirlenmesidir.
Aynı davranış nedeniyle birden fazla disiplin hükmü uygulanması ihtimalinde ise 7068 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesindeki aynı fiil nedeniyle birden fazla disiplin cezası verilemeyeceğine ilişkin düzenleme dikkate alınmalıdır.
Jandarmada Kabul Edilebilir Özür Nedir?
7068 sayılı Kanun’da göreve gelmeme fiilinin tanımında kurumunca kabul edilebilir özür ifadesine yer verilmiştir. Bu ifade, personelin göreve gelememesine neden olan olayların disiplin soruşturmasında değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Kabul edilebilir özrün her olay için değişmez ve sınırlı bir listeye indirgenmesi doğru değildir. Sağlık sorunları, ani gelişen ailevi olaylar, objektif ulaşım engelleri veya personelin iradesi dışında gerçekleşen başka durumlar somut olayın koşullarına göre değerlendirilebilir.
Ancak personelin herhangi bir mazeret ileri sürmesi, bu mazeretin idare tarafından mutlaka kabul edilmesini gerektirmez. Mazeretin gerçekliği, göreve katılmayı ne ölçüde engellediği, personelin amirlerine bildirimde bulunma imkânı ve ilgili belgeler dikkate alınmalıdır.
Örneğin personelin hastanede acil tedavi gördüğünün sağlık kayıtlarıyla anlaşılması, göreve gelmemesinin haklı bir nedene dayanabileceğini gösterebilir.
Buna karşılık yalnızca kişisel işlerinin bulunduğunu belirten ve bu işlerin neden görev yükümlülüğünün yerine getirilmesini imkânsız hâle getirdiğini açıklamayan personelin mazereti farklı değerlendirilebilir.
İdarenin mazeret konusundaki değerlendirmesi keyfî olmamalı, somut olayın özelliklerine ve dosyadaki delillere dayanmalıdır.
Jandarma Personelinin Ailevi Mazereti Kabul Edilir mi?
Jandarma personelinin aile bireylerinden birinin ani hastalığı, ağır kazası veya acil müdahale gerektiren başka bir olay nedeniyle görevine gelememesi mümkündür.
Ancak ailevi mazeret olarak ileri sürülen her olayın kendiliğinden disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı söylenemez.
Örneğin personelin çocuğunun acil sağlık sorunuyla karşılaşması, eşinin hastaneye kaldırılması veya bakmakla yükümlü olduğu bir yakınının beklenmeyen bir olay yaşaması hâlinde, olayın aciliyeti ve personelin bulunmasının zorunlu olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Personelin yaşanan olayı amirine bildirmiş olması ve mümkünse ilgili sağlık veya diğer belgeleri sunması, mazeretin değerlendirilmesinde önemlidir.
Bununla birlikte ani gelişen olaylarda her zaman önceden yazılı izin alınması mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda bildirimin ne zaman ve hangi iletişim aracıyla yapıldığı ile personelin ilk fırsatta kuruma bilgi verip vermediği araştırılmalıdır.
Jandarma Sağlık Raporu Nedeniyle Göreve Gelmeme Disiplin Cezası
Jandarma personelinin sağlık sorunları nedeniyle göreve gelememesi, disiplin soruşturmalarında önemli uyuşmazlık konularından biridir.
Jandarma Genel Komutanlığı İzin Yönetmeliği’nde sıhhi izinlere ilişkin hükümler bulunmaktadır. Yönetmeliğin 10’uncu maddesinde subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşların sağlık durumları nedeniyle kullanabilecekleri sıhhi izinlere ilişkin esaslar düzenlenmiştir.
Bu çerçevede sağlık raporunun niteliği, istirahat süresi ve göreve katılma yükümlülüğüne etkisi somut olayda değerlendirilmelidir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun görev başlangıcından önce rahatsızlandığı, sağlık kuruluşuna başvurduğu ve kendisine istirahat verildiği durumda, söz konusu sağlık belgelerinin değerlendirilmeden disiplin cezası verilmesi hukuka aykırılık iddiasını gündeme getirebilir.
Bununla birlikte her sağlık kuruluşuna başvuru, personelin bütün gün görevinden ayrı kalmasını kendiliğinden haklı hâle getirmez. Muayenenin ne zaman yapıldığı, hastalığın niteliği, sağlık kuruluşunda geçirilen süre ve düzenlenen belgenin kapsamı önemlidir.
İdarenin yalnızca personelin göreve gelmediğini tespit etmesiyle yetinmemesi; sağlık belgelerinin devamsızlığa ilişkin dönemi karşılayıp karşılamadığını da araştırması gerekir.
Hastaneye Giden Jandarma Uzman Çavuş Ceza Alır mı?
Bir jandarma uzman çavuşun rahatsızlanarak hastaneye başvurması, göreve gelememe nedeniyle disiplin sorumluluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır.
Ancak personelin hastaneye gitmiş olması ile kendisine belirli süre için istirahat verilmiş olması farklı durumlardır.
Örneğin personelin sabah saatlerinde acil servise başvurduğu, muayene ve tetkiklerinin uzun sürdüğü, görev saatinin önemli bir bölümünü hastanede geçirdiği bir olayda sağlık kuruluşu kayıtları önem taşır.
Buna karşılık kısa süreli bir muayene sonrasında görevine dönmesi mümkün olan personelin bütün gün görevine gitmemesi durumunda, kalan sürenin hangi gerekçeyle görev dışında geçirildiği araştırılabilir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında hastane giriş ve çıkış kayıtları, muayene belgeleri, varsa istirahat raporu ve personelin amirlerine yaptığı bildirimler birlikte değerlendirilmelidir.
İstirahat Raporu Sonradan Alınırsa Devamsızlık Ortadan Kalkar mı?
Sağlık raporunun sonradan düzenlenmesi veya ilgili makama gecikmeli sunulması hâlinde, raporun kapsadığı tarih ve sağlık durumunu belgelendirme niteliği önem taşımaktadır.
Usulüne uygun düzenlenen ve devamsızlık dönemini kapsayan bir raporun bulunması, personelin göreve gelememe nedeninin değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Ancak raporun varlığı kadar geçerliliği, düzenlenme koşulları ve ilgili mevzuata uygunluğu da incelenmelidir.
Örneğin personelin sağlık sorunu nedeniyle hastaneye kaldırıldığı ancak sağlık belgesini kuruma aynı gün ulaştıramadığı bir olayda, gecikmenin nedeninin araştırılması gerekir.
İdarenin yalnızca raporun geç teslim edildiğini belirtmesi, personelin sağlık mazeretini bütünüyle ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte sağlık raporunun bildirilmesine ilişkin ayrı bir yükümlülüğün ihlal edilip edilmediği de somut olay bakımından değerlendirilebilir.
Jandarma Personelinin Sözlü İzin Alarak Göreve Gelmemesi
Jandarma disiplin hukukunda sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, personelin amirinden sözlü izin aldığını ileri sürmesi, buna karşılık kurum kayıtlarında yazılı izin belgesinin bulunmamasıdır.
Jandarma Genel Komutanlığı İzin Yönetmeliği’nde izinlerin verilmesi ve kaydedilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Bu nedenle personelin izinli sayılıp sayılmayacağı değerlendirilirken yalnızca izin talebinin bulunması değil, izin vermeye yetkili makamın onayı da önemlidir.
Bununla birlikte ani gelişen durumlarda yapılan sözlü görüşmelerin veya telefonla gerçekleştirilen bildirimlerin disiplin soruşturmasında tamamen göz ardı edilmesi doğru olmayabilir.
Örneğin uzman çavuşun ailevi acil durumu nedeniyle amirini telefonla arayarak görevine gelemeyeceğini bildirdiği ve amirin kendisine belirli bir süre için izin verdiği ileri sürülüyorsa, görüşmenin varlığı, içeriği ve amirin izin verme yetkisi araştırılmalıdır.
Personelin iddiasını destekleyen mesajlaşmalar, tanık beyanları veya sonradan düzenlenen görev çizelgeleri bulunması hâlinde bu belgeler de değerlendirilmelidir.
Ancak her sözlü görüşmenin izin verilmesi anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Personelin yalnızca izin talebinde bulunmasıyla, yetkili makam tarafından bu talebin kabul edilmesi aynı değildir.
Jandarmada İzin Talebi Reddedilen Personelin Göreve Gelmemesi
Jandarma personelinin yıllık izin veya mazeret izni talebinde bulunması, talebin usulüne uygun şekilde değerlendirilmesini isteme hakkının kullanılmasıdır. Ancak izin talebinin yapılması ile izin hakkının fiilen kullanılmaya başlanması aynı hukuki durum değildir.
Örneğin bir jandarma astsubayının belirli bir tarihte ailevi nedenle izin kullanmak için dilekçe verdiği, ancak talebin henüz sonuçlanmadığı bir olayda, personelin kendiliğinden izinli olduğunu kabul etmesi doğru olmayabilir.
Buna karşılık izin talebinin reddedilmesine rağmen personelin ileri sürdüğü mazeretin gerçekten görevine katılmasını imkânsız kıldığı durumlarda, bu mazeretin disiplin sorumluluğuna etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
İzin verilmemiş olması, her durumda kabul edilebilir bir özrün bulunmadığı anlamına gelmez. Kanunda izin ile kurumca kabul edilebilir özür kavramlarına ayrı ayrı yer verilmiş olması da bu ayrım bakımından önem taşımaktadır.
Dolayısıyla disiplin soruşturmasında personelin izin başvurusunun hangi nedenle reddedildiği ve göreve gelememesine yol açan olayın niteliği birlikte incelenmelidir.
Ulaşım Engeli Nedeniyle Jandarmanın Göreve Gelememesi
Jandarma personelinin farklı coğrafi bölgelerde görev yapması, ulaşım engellerinin disiplin soruşturmalarında önem kazanmasına neden olabilmektedir.
Özellikle yoğun kar yağışı, sel, yolların kapanması, ciddi trafik kazaları veya ulaşım hizmetlerinin beklenmeyen şekilde durması gibi olaylar, personelin görev yerine zamanında ulaşmasını etkileyebilir.
Ancak ulaşım güçlüğü ile göreve katılmanın objektif olarak imkânsız hâle gelmesi aynı durum değildir.
Örneğin görev yerine ulaşmak için kullanacağı yolun yoğun kar yağışı nedeniyle resmî makamlarca kapatıldığını öğrenen ve alternatif ulaşım imkânı bulunmayan personelin durumu, yalnızca olağan trafik yoğunluğu nedeniyle geciken personelin durumundan farklıdır.
Bu nedenle ulaşım mazeretinde olayın öngörülebilir olup olmadığı, personelin gerekli tedbirleri alıp almadığı ve başka ulaşım imkânlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Personelin ulaşım engelini amirlerine bildirmesi, yol kapanmasına ilişkin resmî duyuruları veya ulaşım kayıtlarını muhafaza etmesi, mazeretin ispatı bakımından önem taşıyabilir.
Aracın Arızalanması Göreve Gelmeme İçin Mazeret Sayılır mı?
Personelin görev yerine giderken kullandığı aracın arızalanması, somut olayın koşullarına göre mazeret olarak ileri sürülebilir.
Ancak her araç arızasının bütün bir görev döneminde devamsızlığı haklı kıldığı söylenemez. Arızanın ne zaman meydana geldiği, personelin bulunduğu yer, alternatif ulaşım imkânları ve görevine ulaşmak için hangi girişimlerde bulunduğu değerlendirilmelidir.
Örneğin kırsal bir bölgede gece saatlerinde aracının arızalanması nedeniyle uzun süre yolda kalan, telefonla amirini bilgilendiren ve çekici hizmeti almak zorunda kalan personelin durumu farklı değerlendirmeyi gerektirebilir.
Buna karşılık yerleşim merkezinde alternatif ulaşım imkânları bulunan personelin yalnızca araç arızasını ileri sürmesi, diğer koşullar araştırılmadan yeterli mazeret olarak kabul edilmeyebilir.
Jandarma Görev Çizelgesi Değiştirildiği Hâlde Personele Bildirilmemesi
Jandarma teşkilatında görevlerin niteliği gereği nöbet, devriye ve günlük hizmet çizelgelerinde değişiklik yapılabilmektedir. Ancak personelin disiplin sorumluluğunun belirlenmesinde, kendisine hangi tarihte ve hangi görev yükümlülüğünün bildirildiği önem taşır.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun daha önce kendisine bildirilen çizelgeye göre istirahatli olduğu bir gün, sonradan görev listesine eklendiği ancak değişikliğin kendisine bildirilmediği ileri sürülüyorsa, personelin göreve gelmeme nedeniyle kusurlu olup olmadığı araştırılmalıdır.
Bu durumda önceki ve sonraki görev çizelgeleri, değişiklik tarihleri, personelin bilgilendirilme yöntemi ve varsa elektronik mesajlar önem taşır.
İdarenin görev çizelgesinde değişiklik yapmış olması, personelin değişiklikten mutlaka haberdar olduğu anlamına gelmez.
Ancak personelin görev planlamasını takip etme konusunda kendisine yüklenmiş açık bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı da değerlendirilmelidir.
Disiplin soruşturmasının amacı, yalnızca değiştirilen çizelgede personelin adının bulunup bulunmadığını tespit etmek değil, personelin ilgili görevlendirmeyi öğrenme imkânını ve somut kusurunu belirlemektir.
Jandarma Personelinin İstirahat Gününde Göreve Çağrılması
Jandarma personelinin görev düzeni içerisinde istirahat süreleri bulunabilir. Ancak kamu hizmetinin gerektirdiği durumlarda, ilgili mevzuat ve yetki kuralları çerçevesinde yeni görevlendirmelerin yapılması mümkündür.
Böyle bir durumda disiplin sorumluluğu değerlendirilirken görevlendirmenin hukuki dayanağı, personele bildirilme şekli ve göreve katılması için tanınan imkânlar önemlidir.
Örneğin istirahatli olduğu gün ani gelişen bir asayiş olayı nedeniyle göreve çağrılan uzman çavuşun, çağrıyı ne zaman öğrendiği ve görev yerine ulaşmak için makul imkâna sahip olup olmadığı araştırılmalıdır.
Personelin çağrıdan haberdar olmadığı veya objektif nedenlerle kendisine bildirilen zamanda görev yerine ulaşamadığı durumlarla, çağrıyı öğrenmesine rağmen hiçbir haklı neden olmaksızın görevine katılmadığı durumlar birbirinden ayrılmalıdır.
Ayrıca izinli personelin görevine geri çağrılması ile istirahatli personelin yeni bir görevlendirmeye çağrılması aynı hukuki işlem niteliğinde olmayabilir. 7068 sayılı Kanun’da izinliyken geri çağrılmasına rağmen makul sürede göreve dönmemek ayrıca düzenlenmiştir.
Bu nedenle olayın hangi disiplin hükmüne karşılık geldiği belirlenirken personelin izin, istirahat ve görevlendirme durumu açık şekilde ortaya konulmalıdır.
Jandarmada Göreve Gelmeme Fiili Nasıl İspatlanır?
Jandarma personeli hakkında göreve gelmeme nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için isnat edilen fiilin somut ve denetlenebilir delillerle ortaya konulması gerekir.
Görev çizelgeleri, yoklama kayıtları, nöbet defterleri, izin belgeleri, personel devam kayıtları, görevlendirme emirleri ve ilgili personelin açıklamaları soruşturmanın temel delillerini oluşturabilir.
Ancak bir devam çizelgesinde personelin adının bulunmaması, her durumda izinsiz ve mazeretsiz devamsızlık yaptığını kesin olarak kanıtlamaz.
Örneğin personelin aynı gün başka bir birimde görevlendirilmiş olması, sağlık kuruluşuna sevk edilmiş bulunması veya idari bir görev nedeniyle farklı yerde çalışması mümkündür.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca personelin görev yerinde bulunmadığının değil, o tarihte başka bir hukuka uygun görev veya izin durumunun bulunmadığının da araştırılması gerekir.
Personelin ileri sürdüğü somut mazeretler bakımından ilgili belgelerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve çelişkili kayıtların giderilmesi önem taşımaktadır.
Yoklama Tutanağı Tek Başına Disiplin Cezası İçin Yeterli midir?
Yoklama tutanağı, personelin belirli bir tarihte ve saatte görev yerinde bulunmadığını gösteren önemli bir belge olabilir.
Ancak tutanağın ne zaman düzenlendiği, kim tarafından imzalandığı ve hangi olguyu tespit ettiği önem taşır.
Örneğin sabah saat 08.00’de düzenlenen tutanak, personelin o anda görev yerinde bulunmadığını gösterebilir. Ancak personelin bütün gün göreve gelmediği sonucunu tek başına ortaya koymayabilir.
Benzer şekilde personelin görev çizelgesinde bulunmasına rağmen aynı tarihte resmî görevle başka bir yere gönderildiği belirlenirse, yalnızca yoklama kaydına dayanılarak disiplin cezası verilmesi hukuken tartışmalı olacaktır.
Bu nedenle idarenin delilleri bir bütün olarak değerlendirmesi ve devamsızlığın hangi zaman aralığında gerçekleştiğini açıkça belirlemesi gerekir.
Jandarma Göreve Gelmeme Disiplin Soruşturmasında Kusur Unsuru
7068 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesine göre disiplinsizlik kasten veya taksirle oluşabilir. Bu nedenle göreve gelmeme fiilinin mutlaka bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmiş olması gerekmez.
Bununla birlikte disiplin cezası verilebilmesi için personelin davranışına yüklenebilir bir kusur bulunmalıdır.
Örneğin görevlendirildiğini bildiği hâlde kişisel nedenlerle görevine gitmeyen personelin durumu ile ani sağlık sorunu nedeniyle görevine katılması objektif olarak mümkün olmayan personelin durumu aynı değildir.
Benzer şekilde görev çizelgesindeki değişiklik kendisine hiç bildirilmeyen personelin kusuru ile değişikliği öğrenmesine rağmen hiçbir gerekçe olmaksızın göreve gitmeyen personelin kusuru farklı değerlendirilmelidir.
Disiplin soruşturmasında personelin olayın meydana gelmesini önleyebilecek durumda olup olmadığı, gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği ve mazeretinin niteliği önem taşımaktadır.
Kanunda kabul edilebilir özür kavramına yer verilmiş olması, bu değerlendirmeyi daha da önemli hâle getirmektedir.
Jandarma Uzman Çavuş Göreve Gelmeme Savunması Nasıl Hazırlanmalıdır?
Jandarma uzman çavuş hakkında yirmi dört saate kadar göreve gelmeme nedeniyle disiplin soruşturması yürütülüyorsa, hazırlanacak savunmanın doğrudan isnat edilen fiilin unsurlarına yönelmesi gerekir.
Savunmanın ilk bölümünde personelin hangi tarihte ve saatte görevli olduğunun ileri sürüldüğü belirlenmelidir. Ardından görevlendirmenin kendisine ne zaman bildirildiği, görev çizelgesinde değişiklik bulunup bulunmadığı ve göreve katılma yükümlülüğünün hangi kayıtlarla ortaya konulduğu açıklanmalıdır.
Personelin mazereti bulunuyorsa bu mazeretin hangi tarihte başladığı, görevine katılmasını ne şekilde engellediği ve amirlerine hangi yöntemle bildirildiği belirtilmelidir.
Sağlık sorunu nedeniyle devamsızlık meydana gelmişse hastane kayıtları, muayene belgeleri ve istirahat raporları önem taşır. Ailevi acil durumda ilgili olayın niteliğini ortaya koyan belgeler ve bildirim kayıtları değerlendirmeye sunulabilir.
Savunmada yalnızca personelin daha önce disiplin cezası almamış olduğunun belirtilmesi yeterli değildir. Öncelikle disiplinsizliğin gerçekleşip gerçekleşmediği, ardından kusurun bulunup bulunmadığı ve son olarak cezanın ağırlığına ilişkin hususlar ele alınmalıdır.
Özellikle personelin kısa süreli gecikmesiyle bütün bir görev döneminde devamsızlık yaptığı iddiasının birbirine karıştırıldığı olaylarda, fiilin hukuki nitelendirilmesine yönelik itirazlar önem taşımaktadır.
Disiplin Savunmasında Hangi Belgeler Kullanılabilir?
Göreve gelmeme nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmasında görev çizelgeleri, yıllık izin belgeleri, mazeret izni kayıtları, sağlık raporları, hastane başvuru belgeleri ve resmî görevlendirme yazıları önemlidir.
Bunların yanında görev değişikliğine ilişkin mesajlaşmalar, amirlerle gerçekleştirilen görüşmelerin hukuka uygun kayıtları, yol kapanmasına ilişkin resmî duyurular ve diğer somut belgeler de olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Örneğin personelin görevli olmadığına ilişkin önceki çizelge ile sonradan düzenlenen çizelge arasında farklılık bulunuyorsa, değişikliğin hangi tarihte yapıldığının ve personele bildirilip bildirilmediğinin araştırılması gerekir.
Savunmada personelin lehine olan belgelerin açıkça belirtilmesi, idarenin bunları incelemesi için talepte bulunulması ve dosyadaki çelişkilerin gösterilmesi önem taşımaktadır.
Jandarma Disiplin Savunması İçin Kaç Gün Süre Verilir?
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi uyarınca disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
Aynı maddeye göre personele savunmasını hazırlayabilmesi için verilen süre yedi günden az olamaz.
Savunma isteme yazısında isnat edilen fiilin yeterli açıklıkta belirtilmesi gerekir. Örneğin yalnızca göreve gelmediği yönünde genel bir ifade kullanılması, hangi tarihte ve hangi görev bakımından devamsızlık iddiasında bulunulduğunun açıklanmaması hâlinde savunma hakkının etkili şekilde kullanılması güçleşebilir.
Personelin kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkının bulunması da önemlidir.
Bu nedenle görev çizelgesi, yoklama tutanağı ve diğer delillerin incelenebilmesi, personelin isnat edilen fiile karşı somut savunma yapmasını sağlayan temel güvencelerdendir.
Göreve Gelmeme Disiplin Cezasında Zamanaşımı
7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinde disiplin soruşturmasına başlama ve disiplin cezası verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir.
Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller bakımından, disiplinsizliğin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmaması hâlinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi durumunda da zamanaşımı gündeme gelir.
Ancak 7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinde mahkeme tarafından belirli nedenlerle iptal edilen disiplin cezalarının yeniden değerlendirilmesine ilişkin özel düzenlemeler de bulunmaktadır.
Bu nedenle zamanaşımı hesabında göreve gelmeme fiilinin tarihi, disiplin amirinin olayı öğrendiği tarih, soruşturmanın başlatıldığı tarih ve ceza kararının verildiği tarih ayrı ayrı belirlenmelidir.
Özellikle personelin farklı tarihlerde birden fazla kez göreve gelmediği iddia ediliyorsa, her bir olayın hukuki niteliği ile zamanaşımı süresi ayrıca değerlendirilmelidir.
Jandarma Göreve Gelmeme Cezası Maaştan Ne Kadar Kesilir?
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre aylıktan kesme cezası, zam ve tazminatlar hariç brüt aylık üzerinden hesaplanmaktadır.
Bu nedenle personelin banka hesabına yatırılan net maaşının doğrudan esas alınması doğru değildir.
Örneğin kesintiye esas brüt aylığın 60.000 TL olduğu varsayımsal bir durumda, otuz günlük hesaplama esasına göre bir günlük kesinti karşılığı 2.000 TL, iki günlük kesinti karşılığı 4.000 TL ve üç günlük kesinti karşılığı 6.000 TL olacaktır.
Bu tutarlar yalnızca hesaplama yöntemini açıklamak amacıyla verilmiştir. Gerçek kesinti miktarı personelin kesintiye esas aylık unsurları üzerinden belirlenmelidir.
Aylıktan kesme cezası, kesinleşme tarihini takip eden aybaşında uygulanır.
Burada dikkat edilmesi gereken bir başka husus, disiplin cezasının bir günlük veya üç günlük olması ile personelin görevine gelmediği süre arasında zorunlu bir eşitlik bulunmamasıdır. Örneğin personelin göreve gelmediği zaman aralığının bir gün olarak belirlenmesi, mutlaka bir günlük aylıktan kesme cezası verileceği anlamına gelmez.
Ceza miktarının belirlenmesinde 7068 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesindeki takdir ölçütleri esas alınmalıdır.
Jandarma Göreve Gelmeme Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
7068 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi uyarınca disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içinde yazılı itirazda bulunulabilir.
İtiraz kural olarak bir üst disiplin amirine yapılır. Ancak vali, kaymakam veya Jandarma Genel Komutanı gibi belirli makamlar tarafından doğrudan verilen disiplin cezaları bakımından özel itiraz mercileri bulunmaktadır.
İtiraz dilekçesinde öncelikle personelin hangi tarihte ve hangi görev bakımından devamsızlık yaptığı iddiasının ileri sürüldüğü açıklanmalıdır.
Ardından idarenin devamsızlık süresini doğru hesaplayıp hesaplamadığı, personelin izin veya kabul edilebilir mazeretinin bulunup bulunmadığı ve delillerin yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Özellikle sağlık raporlarının dikkate alınmaması, görev çizelgesindeki değişikliklerin personele bildirilmemesi veya kısa süreli gecikmenin göreve gelmeme olarak nitelendirilmesi gibi hususlar itirazın temelini oluşturabilir.
Kanuna göre itiraz üzerine önceki cezadan daha ağır bir disiplin cezası verilemez.
İtirazın reddedilmesi veya cezanın kesinleşmesi hâlinde, ilgili idari işleme karşı yargı yoluna başvurulması mümkündür.
Jandarma Göreve Gelmeme Disiplin Cezası İptal Davası
Jandarma personeline yirmi dört saate kadar göreve gelmeme nedeniyle verilen aylıktan kesme cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, 7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezasına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
İptal davasında işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka uygunluğu incelenmektedir.
Göreve gelmeme disiplin cezası bakımından işlemin sebep unsuru özellikle önemlidir. Çünkü disiplin cezasına dayanak olan devamsızlığın gerçekten gerçekleşmesi ve izin veya kabul edilebilir mazeret bulunmaması gerekir.
Örneğin personelin sağlık raporunun disiplin soruşturmasında dikkate alınmaması veya görevli olmadığı tarihte devamsızlık yaptığı kabul edilerek ceza verilmesi, işlemin sebep unsuru bakımından hukuka aykırılık oluşturabilir.
Benzer şekilde personelin yalnızca mesaiye geç kaldığı bir olayda, göreve gelmeme fiili kapsamında aylıktan kesme cezası uygulanması hukuki nitelendirme hatası olarak ileri sürülebilir.
Savunma hakkının tanınmaması, soruşturmanın eksik yürütülmesi veya cezanın ölçüsüz şekilde belirlenmesi de iptal davasında değerlendirilebilecek hukuka aykırılık nedenlerindendir.
Disiplin Cezasının İptali İçin Dava Açma Süresi
7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine göre dava açma süresi, kesinleşen disiplin cezasının personele tebliğinden itibaren başlamaktadır.
İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel bir düzenleme bulunmadıkça 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca altmış gündür.
Ancak disiplin cezasının hangi makam tarafından verildiği, idari itirazın kullanılıp kullanılmadığı ve cezanın hangi tarihte kesinleştiği somut olay bakımından önem taşımaktadır.
Bu nedenle disiplin cezası kararının ve varsa itiraz üzerine verilen kararın tebliğ tarihleri doğru belirlenmelidir.
Jandarma Uzman Çavuşun Göreve Gelmemesi Sözleşme Feshine Neden Olur mu?
Jandarma uzman erbaşlar bakımından disiplin cezalarının sonuçları yalnızca aylıktan kesilen tutarla sınırlı olmayabilir. Personelin disiplin geçmişi, sonraki sözleşme ve özlük işlemleri bakımından önem taşıyabilmektedir.
Bununla birlikte 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-4 maddesinde yirmi dört saate kadar göreve gelmeme fiili için doğrudan meslekten çıkarma cezası öngörülmemiştir.
Bu fiilin karşılığı, kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasıdır.
Ancak 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu kapsamında görev yapan personelin sözleşmesine ilişkin özel hükümler ve disiplin ceza puanlarına bağlı olarak ortaya çıkabilecek diğer sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla bir uzman çavuşun yirmi dört saate kadar devamsızlık nedeniyle aylıktan kesme cezası alması, her durumda sözleşmesinin doğrudan feshedileceği anlamına gelmez.
Sözleşme feshi veya yenilememe işleminin hukuka uygunluğu, bu işleme dayanak yapılan mevzuat ve somut nedenler üzerinden bağımsız şekilde incelenmelidir.
Jandarmada Göreve Gelmeme Cezasına İlişkin Örnek Olaylar
Örnek Olay: Görev Çizelgesi Değiştirilen Uzman Çavuş
Bir ilçe jandarma komutanlığında görev yapan uzman çavuş, kendisine daha önce bildirilen görev çizelgesine göre istirahatli olduğu gün görev yerine gelmemiştir.
Ancak ilgili gün için sonradan görev çizelgesinin değiştirildiği ve personelin yeni görevlendirmeden haberdar edilmediği ileri sürülmektedir.
Bu olayda ilk ve son görev çizelgeleri, değişiklik tarihleri ve personelin hangi yöntemle bilgilendirildiği araştırılmalıdır.
Personelin görevlendirildiğini öğrenme imkânının bulunmadığı belirlenirse, göreve gelmeme fiilinin kusur unsuru tartışmalı hâle gelebilir.
Örnek Olay: Çocuğunun Hastalığı Nedeniyle Göreve Gelemeyen Astsubay
Bir jandarma astsubayının çocuğu gece saatlerinde acil sağlık sorunuyla karşılaşmış ve hastaneye kaldırılmıştır. Astsubay, çocuğunun tedavisi nedeniyle sabah görevine katılamamış, durumu telefonla amirine bildirmiştir.
Ancak kurum tarafından yazılı izin belgesinin bulunmadığı gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Bu olayda çocuğun sağlık durumu, hastane kayıtları, astsubayın hastanede bulunmasının gerekliliği ve amirine yaptığı bildirim birlikte değerlendirilmelidir.
Yazılı izin belgesinin bulunmaması, ileri sürülen acil mazeretin ayrıca araştırılması gereğini ortadan kaldırmaz.
Örnek Olay: Sağlık Kuruluşuna Başvuran Uzman Çavuş
Bir jandarma uzman çavuş, görev başlangıcından önce rahatsızlanarak hastaneye başvurmuş ve uzun süre muayene ve tetkik işlemlerine tabi tutulmuştur.
Personel, hastanede bulunduğu sürede görevine katılamamış ve ilgili sağlık belgelerini disiplin soruşturması sırasında sunmuştur.
Bu durumda hastaneye başvuru zamanı, tedavinin süresi, sağlık durumunun göreve katılmaya etkisi ve personelin amirlerine yaptığı bildirim değerlendirilmelidir.
İdarenin sağlık kayıtlarını incelemeden yalnızca yoklama tutanağına dayanarak disiplin cezası vermesi, eksik inceleme iddiasına neden olabilir.
Örnek Olay: Yirmi Dakika Geç Gelen Personelin Devamsızlıkla Suçlanması
Bir jandarma karakolunda görev yapan uzman çavuş, saat 08.00’de başlaması gereken mesaiye 08.20’de katılmıştır.
Ancak hakkında izinsiz göreve gelmemek hükmü uygulanarak aylıktan kesme cezası verilmiştir.
Bu olayda personelin davranışının, 7068 sayılı Kanun’da ayrıca düzenlenen mesaiye geç gelme fiili kapsamında değerlendirilmesi gerekip gerekmediği araştırılmalıdır.
Kısa süreli gecikmenin somut gerekçe ortaya konulmadan göreve gelmeme olarak nitelendirilmesi, disiplin cezasına karşı önemli bir hukuki itiraz oluşturabilir.
Örnek Olay: Kar Nedeniyle Ulaşımın Kesilmesi
Kırsal bölgede görev yapan bir jandarma astsubayının görev yerine ulaşmak için kullandığı yol, yoğun kar yağışı nedeniyle trafiğe kapatılmıştır.
Personel, durumu amirine bildirmiş ve alternatif ulaşım imkânı bulunmadığını açıklamıştır.
Bu olayda yolun kapalı olduğuna ilişkin kayıtlar, alternatif güzergâhların durumu ve personelin görevine ulaşmak için yaptığı girişimler önem taşır.
Objektif ulaşım engelinin bulunması ve personelin gerekli özeni göstermesi hâlinde, göreve gelememenin kabul edilebilir bir özre dayanıp dayanmadığı değerlendirilmelidir.
Jandarma Göreve Gelmeme Cezası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Jandarma Uzman Çavuş Bir Gün İşe Gitmezse Ne Ceza Alır?
Jandarma uzman çavuşun izinsiz veya kurumca kabul edilebilir bir özrü bulunmaksızın yirmi dört saate kadar göreve gelmemesi, 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-4 maddesi uyarınca üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirir. Ancak görev çizelgesi, devamsızlık süresi ve mazeretin bulunup bulunmadığı somut olarak değerlendirilmelidir.
Jandarma 24 Saat Göreve Gelmeme Cezası Kaç Günlüktür?
Yirmi dört saate kadar göreve gelmeme fiili için üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezası öngörülmüştür. Her olayda mutlaka üç günlük kesinti uygulanması gerekmez. Disiplin cezası miktarı 7068 sayılı Kanun’un takdir ölçütleri çerçevesinde belirlenmelidir.
Jandarma Personeli Göreve 30 Dakika Geç Gelirse Maaşı Kesilir mi?
Mesaiye geç gelmek ile göreve gelmemek ayrı disiplin fiilleridir. 7068 sayılı Kanun’da özürsüz veya izinsiz mesaiye geç gelmek uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir. Bu nedenle kısa süreli bir gecikmenin doğrudan aylıktan kesme cezasına konu edilmesi, fiilin hukuki nitelendirilmesi bakımından tartışmalı olabilir.
Jandarmada Bir Gün Rapor Alınca Disiplin Cezası Verilir mi?
Usulüne uygun sağlık raporu veya istirahat belgesi, göreve gelememe nedeninin değerlendirilmesinde önemlidir. Ancak raporun ilgili tarihi kapsaması ve mevzuata uygun olması gerekir. İdarenin sağlık belgelerini incelemeden disiplin cezası vermesi hukuka aykırılık iddiasına neden olabilir.
Hastaneye Gidip Rapor Alamayan Uzman Çavuş Ceza Alır mı?
Hastaneye başvuru yapılmış olması tek başına bütün günün izinli geçirilebileceği anlamına gelmez. Ancak sağlık sorununun niteliği, hastanede geçirilen süre ve göreve katılma imkânı birlikte değerlendirilmelidir. Muayene kayıtları ve diğer sağlık belgeleri mazeretin değerlendirilmesinde önem taşır.
Jandarmada Sözlü İzin Almak Geçerli midir?
İzinlerin yetkili makam tarafından verilmesi ve ilgili mevzuata uygun şekilde kaydedilmesi gerekir. Personelin sözlü izin aldığını ileri sürdüğü olaylarda görüşmenin içeriği, izin veren kişinin yetkisi ve varsa diğer deliller araştırılmalıdır. Yalnızca izin talebinde bulunulması, talebin kabul edildiği anlamına gelmez.
Görev Çizelgesi Bildirilmeden Değiştirilirse Disiplin Cezası Verilir mi?
Görev çizelgesindeki değişikliğin personele bildirilmemesi, kusur değerlendirmesinde önemli olabilir. Personelin yeni görevlendirmeyi öğrenip öğrenmediği, görevi takip yükümlülüğü ve olayın özellikleri araştırılmalıdır. İsnat edilen devamsızlığın yalnızca değiştirilen çizelgeye dayanması her durumda yeterli olmayabilir.
Jandarma Nöbete Gelmemek ile Göreve Gelmemek Aynı mıdır?
Hayır. Nöbet görevine gelmemek 7068 sayılı Kanun’da ayrıca düzenlenmiştir. Somut olayda personelin nöbet yükümlülüğünü mü yoksa genel göreve gelme yükümlülüğünü mü ihlal ettiği belirlenmelidir. Fiilin doğru disiplin hükmüne dayandırılması gerekir.
Jandarma Uzman Çavuşun Göreve Gelmemesi Sözleşme Feshi Sebebi midir?
Yirmi dört saate kadar göreve gelmeme fiili için doğrudan meslekten çıkarma değil, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezası öngörülmüştür. Ancak uzman erbaşların sözleşmelerine ilişkin özel kanuni hükümler ve disiplin ceza puanlarından doğabilecek sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Jandarma Göreve Gelmeme Savunması Kaç Gün İçinde Verilir?
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesine göre personele savunmasını hazırlaması için yedi günden az süre verilemez. Savunma isteminde isnat edilen fiil yeterli açıklıkta belirtilmeli ve personelin ilgili belgeleri incelemesine imkân tanınmalıdır.
Jandarma Göreve Gelmeme Cezasına Kaç Gün İçinde İtiraz Edilir?
Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde yazılı itirazda bulunulabilir. Ancak cezanın hangi makam tarafından verildiği, başvurulacak itiraz merciinin belirlenmesinde önem taşımaktadır.
Jandarma Göreve Gelmeme Disiplin Cezası İptal Edilebilir mi?
Evet. Görev yükümlülüğünün doğru belirlenmemesi, kabul edilebilir mazeretin dikkate alınmaması, devamsızlık süresinin yanlış hesaplanması, fiilin hatalı hukuki nitelendirilmesi veya savunma hakkının ihlal edilmesi gibi nedenlerle disiplin cezasının iptali gündeme gelebilir.
Jandarmada Aylıktan Kesme Cezası Sicili Etkiler mi?
Aylıktan kesme cezası personelin disiplin geçmişinde yer alabilir ve kanunda öngörülen disiplin ceza puanı bakımından sonuç doğurabilir. Cezanın özlük işlemlerine etkisi ise personelin statüsü ve ilgili kanuni düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Jandarma Personeli İzinli Olduğu Gün Göreve Gitmezse Ceza Alır mı?
Usulüne uygun şekilde izinli olan personelin izin süresi içerisinde görevine katılmaması, normal koşullarda izinsiz göreve gelmeme fiili olarak değerlendirilemez. Ancak hizmetin gerektirdiği durumlarda personelin izin sırasında göreve geri çağrılmasına ilişkin özel düzenlemeler bulunmaktadır. Böyle bir durumda geri çağırmanın hukuka uygunluğu, bildirimin personele ulaşıp ulaşmadığı ve makul sürede göreve dönüş şartları ayrıca incelenmelidir.
Jandarma Göreve Gelmeme Cezasının Hukuki Değerlendirmesi
Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan personelin göreve zamanında katılması, kamu hizmetinin düzenli ve kesintisiz yürütülmesi bakımından önemli bir yükümlülüktür. Özellikle asayiş hizmetlerinin sürekli olarak yerine getirilmesi gereken bir kamu görevi olması, görev planlamasına ve personel devamına ilişkin kurallara uyulmasını zorunlu kılmaktadır.
Bununla birlikte göreve gelme yükümlülüğünün disiplin yaptırımıyla korunması, her devamsızlık iddiasının doğrudan personelin kusuru olarak değerlendirilmesini haklı kılmaz.
7068 sayılı Kanun’da izinsiz veya kurumca kabul edilebilir özür olmaksızın yirmi dört saate kadar göreve gelmeme fiilinin ayrı bir disiplin hükmünde düzenlenmiş olması, devamsızlık süresinin ve mazeretin dikkatle belirlenmesini gerektirmektedir.
Özellikle jandarma uzman erbaş ve astsubayların vardiyalı çalışma düzenleri, ani görevlendirmeleri, istirahat süreleri ve farklı coğrafi bölgelerde görev yapmaları dikkate alındığında, göreve katılma yükümlülüğünün her olayda aynı koşullarda gerçekleştiği kabul edilemez.
Personelin görev çizelgesindeki değişiklikten haberdar edilmemesi, sağlık sorunları nedeniyle görevine katılamaması veya objektif ulaşım engelleriyle karşılaşması gibi durumlarda, idarenin yalnızca yoklama tutanağına dayanarak ceza vermesi hukuka uygunluk bakımından tartışma yaratabilir.
Disiplin soruşturmasının amacı, yalnızca personelin belirli bir anda görev yerinde bulunmadığını tespit etmek değil, bu durumun kanunda düzenlenen izinsiz ve mazeretsiz göreve gelmeme fiilini oluşturup oluşturmadığını belirlemektir.
Bu nedenle göreve gelmeme cezası verilmeden önce görev başlangıç ve bitiş saatleri, personelin izin durumu, görevlendirmenin bildirilme şekli, ileri sürülen mazeretler ve devamsızlığın gerçek süresi birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca mesaiye geç gelme, nöbet görevine gelmeme ve yirmi dört saatten fazla devamsızlık gibi farklı fiillerin birbirinden ayrılması, disiplin cezasının doğru hukuki dayanağa oturtulması bakımından zorunludur.
Sonuç olarak jandarma göreve gelmeme cezası uygulanabilmesi için yalnızca personelin görev yerinde bulunmadığının tespit edilmesi yeterli değildir. Görev yükümlülüğünün varlığı, devamsızlığın süresi, izin veya kabul edilebilir özrün bulunmaması ve personele yüklenebilir kusurun somut delillerle ortaya konulması gerekir. Bu şartlar gerçekleşmeden verilen aylıktan kesme cezaları, idari itiraz ve iptal davası kapsamında hukuka uygunluk denetimine konu edilebilir.