Uzman Erbaş İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşme Feshi ve İptal Davası

Uzman erbaş intibak edememe halleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı […]

Uzman erbaş intibak edememe halleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaşların mesleki geleceklerini doğrudan etkileyen önemli hukuki konulardan biridir. Uzman çavuş veya uzman onbaşı olarak göreve başlayan personelin belirli bir intibak sürecinden geçirilmesi, askeri hizmetin gerektirdiği disiplin, sorumluluk ve mesleki yeterlilik bakımından değerlendirilmesi amacı taşımaktadır. Ancak bu süreçte personelin intibak edemediği gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesi, yalnızca idarenin kişisel değerlendirmesine bırakılmış bir işlem değildir.

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12/A maddesi, uzman erbaşların hangi durumlarda intibak edememiş sayılacağını açıkça düzenlemektedir. Özellikle 12 Haziran 2024 tarihinde kabul edilen 7517 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, intibak edememe nedeniyle sözleşme feshi işlemlerinin hukuki dayanakları daha belirgin hale gelmiştir. Bununla birlikte kanunda sayılan koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, fesih işleminin hangi belgelere dayandırıldığı ve idarenin değerlendirmesinin hukuka uygun olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

İntibak döneminde başarısız olduğu ileri sürülen, hakkında disiplin cezası uygulanan veya görevine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle ilişiği kesilen uzman erbaşların, sözleşme feshi işleminin hukuki dayanaklarını ve bu işleme karşı başvurabilecekleri yargısal yolları bilmeleri önem taşımaktadır. Zira uzman erbaşın mesleğe uygunluğunun değerlendirilmesi ile hukuka aykırı şekilde görevine son verilmesi birbirinden farklı durumlardır.

Uzman Erbaş İntibak Edememe Nedir?

Uzman erbaş intibak edememe, göreve başlayan personelin kanunda belirlenen ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde mesleğin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirememesi, belirli disiplin koşullarını ihlal etmesi, intibak eğitimlerinde başarısız olması veya kanunda öngörülen diğer başarısızlık ve istifade edilememe hallerinin ortaya çıkması nedeniyle göreve uyum sağlayamamış kabul edilmesidir.

İntibak kavramı, yalnızca askeri eğitim faaliyetlerinde başarı gösterilmesiyle sınırlı değildir. Uzman erbaşın görev disiplinine uyumu, kendisine verilen sorumlulukları yerine getirmesi, askeri hizmetin gerektirdiği davranış standartlarını karşılaması ve görevini sürdürebilecek yeterliliğe sahip olması da değerlendirme kapsamında bulunmaktadır.

Bununla birlikte intibak edememe kavramının geniş bir değerlendirme alanına sahip olması, idareye sınırsız takdir yetkisi tanındığı anlamına gelmemektedir. İdarenin personel hakkında olumsuz kanaate sahip olması, kendisini mesleki bakımdan yeterli görmemesi veya görev ortamına uyum sağlayamadığını ileri sürmesi tek başına sözleşmenin feshedilmesi için yeterli kabul edilemez. Fesih işleminin kanunda belirtilen nedenlerden birine dayanması ve bu nedeni oluşturan somut koşulların ortaya konulması gerekir.

Bu noktada önemle belirtilmelidir ki uzman erbaşların ilk beş aylık intibak dönemi, idarenin herhangi bir gerekçe göstermeksizin personelin sözleşmesini sona erdirebileceği serbest bir deneme süresi olarak değerlendirilmemelidir. İdare, bu dönemde de kanunilik ilkesine uygun hareket etmek ve gerçekleştirdiği işlemlerin hukuki dayanaklarını ortaya koymak zorundadır.

Uzman Erbaş Kanunu 12/A Maddesi ve İntibak Edememe Halleri

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12/A maddesi, 7517 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle 12 Haziran 2024 tarihinde kabul edilmiş ve 28 Haziran 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle mevzuata eklenmiştir.

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12/A maddesi şu şekildedir:

İntibak edememe halleri

MADDE 12/A- (Ek:12/6/2024-7517/32 md.)

İlk beş aylık intibak dönemi içerisindeki uzman erbaşlardan;

a) İlgili mevzuatında personelin vazife, ödev ve sorumlulukları olarak düzenlenen hususlara riayet etmedikleri rapor, tutanak ve her türlü belge ile sabit olanlar,

b) En az iki disiplin amirinden toplam üç defa veya daha fazla disiplin cezası alanlar,

c) Verilecek intibak eğitimlerinden başarısız olduğu sınav notu ile tespit edilenler,

ç) Bu Kanunda düzenlenen ve görevde başarısız olma veya kendilerinden istifade edilememe halleri bulunanlar,

intibak edememiş sayılırlar ve 12 nci maddenin birinci fıkrasına göre sözleşmeleri feshedilir.

Kanun hükmü incelendiğinde uzman erbaşların intibak edememiş sayılabilmesi için dört farklı durumun düzenlendiği görülmektedir. Bunlardan herhangi birinin kanunda öngörülen unsurlarıyla birlikte gerçekleşmesi, intibak edememe nedeniyle sözleşmenin feshedilmesine dayanak oluşturabilecektir. Ancak bu durumların yalnızca ileri sürülmesi yeterli olmayıp somut olayda gerçekten meydana geldiğinin ilgili delillerle ortaya konulması gerekmektedir.

Özellikle disiplin cezalarının sayısı ve hangi amirler tarafından verildiği, eğitim başarısızlığının sınav sonucuyla belirlenmesi ve görev yükümlülüklerine aykırılığın belgelendirilmesi, fesih işleminin hukuka uygunluğunu doğrudan etkileyen hususlardır.

Uzman Erbaşların İlk Beş Aylık İntibak Süresi

Uzman erbaşların intibak dönemine ilişkin temel düzenleme, 3269 sayılı Kanun’un 12. maddesinde yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenlerin veya ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilmektedir.

Kanun koyucu, uzman erbaşların göreve başlamalarının ardından belirli bir süre içerisinde mesleğe uyum sağlayıp sağlayamadıklarının değerlendirilmesini öngörmüştür. Bu değerlendirme döneminin beş ayla sınırlandırılması, intibak edememe gerekçesinin uygulanabileceği zaman diliminin belirlenmesi bakımından önemlidir.

Burada özellikle sözleşmenin imzalandığı tarih, personelin fiilen göreve başladığı tarih, eğitim faaliyetlerinin başlangıcı ve intibak değerlendirmesine esas alınan olayların meydana geldiği tarihler incelenmelidir. Çünkü idarenin personel hakkında hangi hukuki düzenlemeyi uygulayabileceğinin belirlenmesinde, işlemin zaman bakımından kapsamı belirleyici olabilmektedir.

Örneğin uzman erbaşın sözleşmesini imzaladıktan sonra beş aylık süreyi tamamlaması ve görevine devam etmesi halinde, daha sonraki bir başarısızlık iddiasının doğrudan ilk beş aylık intibak dönemine özgü 12/A maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ayrıca ele alınmalıdır. Kanunun 12/B ve 12/C maddelerinde düzenlenen diğer fesih nedenleri ile 12/A maddesinde öngörülen intibak edememe hali birbirine karıştırılmamalıdır.

Öte yandan beş aylık sürenin sona ermesinden sonra tesis edilen her fesih işleminin yalnızca bu nedenle hukuka aykırı olduğu şeklinde genel bir sonuca varmak da doğru değildir. İntibak edememeye dayanak gösterilen fiillerin hangi tarihte gerçekleştiği, idari değerlendirmenin ne zaman tamamlandığı ve uygulanacak mevzuat hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Görev ve Sorumluluklarını Yerine Getirmeyen Uzman Erbaşın Sözleşmesi Feshedilebilir mi?

3269 sayılı Kanun’un 12/A maddesinin (a) bendinde, ilgili mevzuatta personelin vazife, ödev ve sorumlulukları olarak düzenlenen hususlara riayet edilmemesi, intibak edememe nedenlerinden biri olarak kabul edilmiştir.

Uzman erbaşların görevlerinin niteliği gereği emir ve talimatlara uygun hareket etmeleri, kendilerine teslim edilen araç ve gereçleri korumaları, görev güvenliğini sağlamaları ve hizmetin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmeleri beklenmektedir. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi, somut olayın özelliklerine göre intibak edememe değerlendirmesine konu olabilir.

Ancak kanun hükmünün uygulanabilmesi için söz konusu aykırılığın rapor, tutanak veya başka belgelerle sabit olması gerekmektedir. Dolayısıyla bir uzman erbaş hakkında yalnızca görevine ilgisiz olduğu, isteksiz davrandığı veya yeterince başarılı bulunmadığı şeklinde soyut değerlendirmeler yapılması, bu değerlendirmelerin dayanağı ortaya konulmadıkça hukuki açıdan tartışmalıdır.

Örneğin bir uzman çavuşun kendisine verilen nöbet görevini usulüne uygun yerine getirmediği ileri sürülüyorsa öncelikle görev çizelgesi, verilen emirler, olayın gerçekleştiği tarih, varsa olay tutanakları ve personelin açıklamaları birlikte incelenmelidir. Personelin hangi yükümlülüğe aykırı hareket ettiği açık biçimde belirlenmeden yalnızca görevine uyum sağlayamadığı sonucuna ulaşılması, fesih işleminin sebep unsuru bakımından hukuka aykırılık oluşturabilir.

Aynı şekilde bir uzman erbaşın görev yerinde meydana gelen her olumsuzluktan sorumlu tutulması da mümkün değildir. Personelin ihlal ettiği ileri sürülen yükümlülüğün kendisine ait olması, olayla ilgili sorumluluğunun belirlenmesi ve değerlendirmeye esas alınan bilgilerin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.

Uzman Erbaş Hakkında Tutulan Her Tutanak Sözleşme Feshi İçin Yeterli midir?

Uzman erbaş hakkında tutanak düzenlenmesi, tek başına intibak edemediğinin kesin olarak kabul edilmesini gerektirmez. Tutanak, belirli bir olayın belgelendirilmesine yönelik delil niteliğindedir. Bu belgenin içerdiği bilgilerin doğruluğu, düzenlenme koşulları ve olayın hangi mevzuat hükmüne aykırılık oluşturduğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin yalnızca personelin davranışlarının olumsuz olduğu belirtilen, hangi tarihte hangi eylemin gerçekleştirildiğini açıklamayan veya genel kanaatlerden oluşan bir tutanağın ispat gücü, somut olayları ayrıntılı biçimde ortaya koyan belgelerle aynı değildir.

Bu nedenle tutanağın kimler tarafından düzenlendiği, olaya ilişkin doğrudan gözlem bulunup bulunmadığı, diğer belgelerle çelişip çelişmediği ve personelin açıklamalarının değerlendirilip değerlendirilmediği önem taşımaktadır. İdari yargı denetiminde tutanakların varlığı kadar bunların içerdiği tespitlerin hukuki yeterliliği de tartışılabilecektir.

İntibak Döneminde Üç Disiplin Cezası Alan Uzman Erbaşın Sözleşmesinin Feshi

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12/A maddesinin (b) bendinde, ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde en az iki disiplin amirinden toplam üç defa veya daha fazla disiplin cezası alan uzman erbaşların intibak edememiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Bu düzenlemede dikkat edilmesi gereken husus, yalnızca üç disiplin cezasının bulunmasının yeterli olmamasıdır. Kanun, disiplin cezalarının en az iki disiplin amiri tarafından verilmiş olmasını da aramaktadır.

Dolayısıyla bir uzman erbaşın ilk beş aylık intibak döneminde aynı disiplin amirinden üç ayrı disiplin cezası almış olması, tek başına 12/A maddesinin (b) bendinde öngörülen iki ayrı disiplin amiri koşulunu karşılamaz. Buna karşılık disiplin cezalarının ikisinin bir disiplin amirinden, üçüncüsünün başka bir disiplin amirinden alınması durumunda, diğer hukuki koşulların da bulunması kaydıyla ilgili bent kapsamında değerlendirme yapılabilecektir.

Kanun koyucunun disiplin cezalarının farklı disiplin amirleri tarafından verilmesini araması, intibak edememe sonucunu doğuran disiplin geçmişinin tek bir amirin verdiği cezalardan oluşmasının yeterli görülmediğini göstermektedir.

Bu nedenle sözleşme feshi işleminin disiplin cezalarına dayandırıldığı durumlarda, yalnızca cezaların toplam sayısına bakılması yeterli değildir. Disiplin cezalarının hangi tarihlerde verildiği, hangi disiplin amirlerine ait olduğu, personele usulüne uygun şekilde bildirilip bildirilmediği ve hukuken geçerliliklerini koruyup korumadığı da incelenmelidir.

Üç Disiplin Cezasının Aynı Amirden Alınması İntibak Edememe Sayılır mı?

Kanunun 12/A maddesinin (b) bendi bakımından üç disiplin cezasının aynı disiplin amirinden alınmış olması yeterli değildir. Düzenlemede açıkça en az iki disiplin amiri koşuluna yer verildiğinden, bu şartın gerçekleşmediği durumlarda yalnızca anılan bent esas alınarak sözleşmenin feshedilmesi hukuki açıdan tartışmaya açıktır.

Bununla birlikte disiplin cezalarına konu olan fiillerin kanunun başka bir intibak edememe nedenini oluşturup oluşturmadığı ayrı bir incelemenin konusudur. Bu nedenle aynı amirden alınan üç disiplin cezasının bulunması, 12/A maddesinin diğer bentleri kapsamında herhangi bir değerlendirme yapılmasını kendiliğinden engellemez.

Burada belirleyici olan, idarenin hangi kanun hükmüne dayandığı ve o hükümde aranan şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Disiplin Cezası İptal Edilen Uzman Erbaşın Sözleşme Feshi de İptal Edilir mi?

İntibak edememe nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaşın, feshe dayanak gösterilen disiplin cezalarından birinin veya birkaçının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi, sözleşme feshi işleminin hukuki dayanağını etkileyebilir.

Örneğin üç disiplin cezasına dayanılarak fesih işlemi tesis edilmiş ve bu cezalardan biri iptal edilmişse, 12/A maddesinin (b) bendinde öngörülen üç disiplin cezası koşulu artık mevcut olmayabilir. Ancak fesih işleminin başka hukuki nedenlere de dayanıp dayanmadığı, iptal kararının kapsamı ve idari işlemin sebep unsuru birlikte incelenmelidir.

Disiplin cezası ile sözleşme feshi işleminin birbirinden ayrı idari işlemler olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle hukuka aykırı disiplin cezasına karşı başvurulabilecek yollar ile sözleşmenin feshi işlemine karşı açılacak iptal davasının süreleri ve hukuki sonuçları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

İntibak Eğitiminde Başarısız Olan Uzman Erbaşın Sözleşmesi Feshedilir mi?

3269 sayılı Kanun’un 12/A maddesinin (c) bendi uyarınca, verilecek intibak eğitimlerinden başarısız olduğu sınav notuyla tespit edilen uzman erbaşlar intibak edememiş sayılmaktadır.

Uzman erbaşların göreve hazırlanması sürecinde gerçekleştirilen eğitimler, personelin mesleki yeterliliğinin ölçülmesi bakımından önem taşımaktadır. Eğitim faaliyetlerinin içeriği ve değerlendirme yöntemleri, ilgili kurumun ihtiyaçlarına ve personelin görev alanına göre farklılık gösterebilir.

Ancak intibak eğitimi başarısızlığının sözleşmenin feshedilmesine dayanak oluşturabilmesi için başarısızlığın kanunun açıkça öngördüğü biçimde sınav notuyla belirlenmesi gerekmektedir. Personelin eğitim sürecindeki genel davranışlarının beğenilmemesi, eğiticinin olumsuz kanaate sahip olması veya başarı düzeyinin yetersiz olduğunun sözlü olarak ifade edilmesi, sınav notuyla tespit koşulunun yerine geçmez.

Örneğin uzman erbaşın belirli bir eğitim faaliyetinde başarısız olduğu ileri sürülüyorsa öncelikle ilgili eğitimin tabi olduğu başarı ölçütleri, sınavın uygulanma yöntemi, değerlendirme tutanakları ve personele verilen notlar incelenmelidir.

Sınav sonuçlarında hesaplama hatası bulunması, farklı adaylara farklı değerlendirme ölçütlerinin uygulanması veya ilgili mevzuatta öngörülen sınav usulüne aykırı hareket edilmesi durumunda, eğitim başarısızlığına dayanan sözleşme feshi işleminin hukuka uygunluğu tartışılabilir.

Uzman Erbaş İntibak Sınavında Başarısızlık Nasıl İspatlanır?

Kanun hükmü, intibak eğitimindeki başarısızlığın sınav notuyla tespit edilmesini aramaktadır. Bu nedenle sınav sonucunun objektif biçimde belirlenmesi ve denetlenebilir olması gerekir.

Sınavın niteliğine göre değerlendirme çizelgeleri, puanlama esasları, sonuç belgeleri ve ilgili eğitim kayıtları önem kazanabilir. Özellikle uygulamalı sınavlarda personelin hangi ölçütlerden kaç puan aldığı ve başarısızlık sonucuna nasıl ulaşıldığı incelenmelidir.

Bununla birlikte her eğitim faaliyetinin aynı sınav yöntemine tabi olmadığı unutulmamalıdır. Hukuki değerlendirme yapılırken öncelikle ilgili eğitim için geçerli olan mevzuat ve sınav esaslarının belirlenmesi gerekir.

İdarenin başarısızlık sonucunu yeterli açıklıkta ortaya koyamaması veya sınav notunun dayanağını oluşturan belgelerde ciddi çelişkiler bulunması, fesih işleminin yargısal denetiminde önem taşıyabilecektir.

Görevde Başarısızlık ve Kendisinden İstifade Edilememe Nedeniyle İntibak Edememe

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12/A maddesinin (ç) bendinde, aynı Kanunda düzenlenen görevde başarısız olma veya kendilerinden istifade edilememe hallerinin bulunması da intibak edememe nedeni olarak kabul edilmiştir.

Bu düzenleme, uzman erbaşların ilk beş aylık intibak döneminde yalnızca disiplin veya eğitim bakımından değil, görevlerini yerine getirebilme ve hizmette istihdam edilmeye uygunluk yönünden de değerlendirilebileceklerini göstermektedir.

Ancak 12/A maddesinin (ç) bendinin uygulanması için 3269 sayılı Kanun’un 12/B ve 12/C maddelerinde düzenlenen durumların da dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla personelin görevde başarısız olduğu veya kendisinden istifade edilemeyeceği yönündeki genel değerlendirmeler yeterli olmayıp, ilgili kanuni fesih nedeninin somut unsurlarıyla birlikte ortaya konulması gerekir.

Uzman Erbaş Kanunu 12/B Maddesine Göre Görevde Başarısızlık

3269 sayılı Kanun’un 12/B maddesinde uzman erbaşların görevde başarısız sayılabilecekleri durumlar düzenlenmiştir. Buna göre atış, spor ve eğitim faaliyetlerinde ilgili mevzuatta öngörülen standartlara ulaşamamak, görev gereklerini yerine getirmede yetersizlik veya isteksizlik göstererek görevi ya da birlik emniyetini tehlikeye düşürmek yahut görevin yapılmasını aksatmak ve kadro görev yeriyle ilgili üç ay veya daha uzun süreli kurs ya da eğitimde başarısız olmak, kanunda belirtilen koşullarla birlikte görevde başarısızlık kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Bu durumların rapor, tutanak ve diğer belgelerle kanıtlanması gerekmektedir. Dolayısıyla görevde başarısızlık nedeniyle sözleşme feshi işlemlerinde de soyut kanaatlerden ziyade somut tespitlerin bulunması önemlidir.

Örneğin bir uzman erbaşın spor faaliyetlerinde yetersiz olduğu ileri sürülüyorsa hangi standarda ulaşamadığı, ilgili faaliyetin nasıl gerçekleştirildiği ve başarısızlık değerlendirmesinin hangi kayıtlarla belirlendiği incelenmelidir.

Aynı şekilde görevde isteksizlik veya yetersizlik iddiasının söz konusu olduğu durumlarda, bu iddianın somut davranışlarla desteklenmesi gerekir. Personelin yalnızca görev ortamına uyum sağlayamadığı yönündeki genel bir değerlendirme, kanunda aranan diğer unsurların yerine geçmez.

Uzman Erbaş Kanunu 12/C Maddesine Göre Kendisinden İstifade Edilememe

3269 sayılı Kanun’un 12/C maddesinde ise uzman erbaşlardan istifade edilememe halleri düzenlenmektedir. Bu kapsamda kanunda belirtilen koşullarla aşırı borçlanma ve borçlarını ödememeyi alışkanlık haline getirme, görevine veya sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede belirli alışkanlıklara düşkün olma ve kurumun itibarını sarsacak nitelikte davranışlarda bulunma gibi durumlar yer almaktadır.

Ancak bu düzenlemelerin uygulanmasında her olayın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Örneğin personelin yalnızca kredi borcunun bulunması, herhangi bir borçlanma işlemi gerçekleştirmesi veya ekonomik güçlük yaşaması tek başına kanunda öngörülen istifade edilememe nedeninin oluştuğunu göstermeyebilir. Kanunun aradığı koşulların somut olayda bulunması gerekir.

İntibak dönemi içerisinde 12/C maddesinde düzenlenen nedenlerden birine dayanılarak işlem yapılması halinde, ilgili nedenin unsurları ile 12/A maddesinin (ç) bendinin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Uzman Erbaş İntibak Edememe ile Görevde Başarısızlık Arasındaki Fark

Uzman erbaş intibak edememe ile görevde başarısızlık, birbirine yakın görünmekle birlikte farklı hukuki düzenlemelere dayanan kavramlardır.

İntibak edememe, 3269 sayılı Kanun’un 12/A maddesi kapsamında ilk beş aylık döneme ilişkin olarak düzenlenmiştir. Görevde başarısızlık ise aynı Kanun’un 12/B maddesinde belirtilen nedenlere dayanmaktadır. Kanunun 12. maddesi de bu durumlarda sözleşmenin feshedilmesine ilişkin temel hükümleri içermektedir.

İlk beş aylık dönemde görevde başarısızlık veya istifade edilememe nedenlerinin ortaya çıkması, 12/A maddesinin (ç) bendi kapsamında intibak edememe sonucunu doğurabilecek niteliktedir. Buna karşılık intibak dönemi sona erdikten sonra ortaya çıkan olaylarda, uygulanabilecek fesih nedeninin ve hukuki dayanağın ayrıca belirlenmesi gerekir.

Bu ayrımın önemi özellikle sözleşmenin feshedilmesine dayanak gösterilen kanun maddesinin doğru belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. İdarenin hangi hukuki sebebe dayandığı, o sebebin unsurlarının oluşup oluşmadığı ve işlemin uygulanma koşulları yargısal denetime tabidir.

İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşme Feshi İşleminin Hukuka Aykırılığı

Uzman erbaşların sözleşmelerinin feshedilmesi, personelin mesleki statüsünü ve ekonomik durumunu doğrudan etkileyen idari bir işlemdir. Bu nedenle fesih işlemi, idare hukukunun temel ilkelerine uygun olmalıdır.

İdari işlemlerin hukuka uygunluğu yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden incelenmektedir. Uzman erbaşın intibak edemediği gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesi halinde de işlemin bu unsurlar bakımından değerlendirilmesi gerekir.

İlk olarak fesih kararının yetkili makam tarafından alınmış olması önemlidir. Ayrıca ilgili mevzuatta öngörülen değerlendirme ve işlem usullerinin yerine getirilmiş olması gerekir. Yetkisiz makam tarafından gerçekleştirilen veya zorunlu usul kurallarına aykırı tesis edilen işlemler hukuka aykırılık taşıyabilir.

Fesih işleminin sebep unsuru bakımından incelenmesi ise uygulamada ayrı bir önem taşımaktadır. Örneğin disiplin cezalarına dayanılarak sözleşme feshedilmişse kanunda aranan ceza sayısının ve disiplin amiri koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmelidir. Eğitim başarısızlığı gerekçe gösterilmişse başarısızlığın sınav notuyla tespit edilip edilmediği araştırılmalıdır.

Bunun yanında idari işlemin gerçekleştirilme amacının da kamu yararı ve hizmet gerekleriyle uyumlu olması gerekir. İntibak edememe hükümlerinin personeli cezalandırmak, kişisel anlaşmazlıkları sonuçlandırmak veya kanunda bulunmayan nedenlerle meslekten uzaklaştırmak amacıyla kullanılması hukuken kabul edilemez.

Bu kapsamda, idarenin takdir yetkisi bulunduğu durumlarda dahi söz konusu yetkinin objektif ve hukuka uygun biçimde kullanılması zorunludur. Takdir yetkisi, idari işlemin yargısal denetim dışında kaldığı anlamına gelmemektedir.

İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşmesi Feshedilen Uzman Erbaşın Savunma Hakkı

Uzman erbaş hakkında intibak edememe değerlendirmesi yapılırken personelin açıklamalarının dikkate alınması, olayın gerçeğe uygun biçimde ortaya konulması bakımından önemlidir.

Bununla birlikte disiplin cezası verilmesi ile intibak edememe nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi birbirinden farklı hukuki işlemlerdir. Bu nedenle her sözleşme feshi işleminden önce mutlaka disiplin soruşturması yapılması veya disiplin cezalarına özgü savunma usulünün aynen uygulanması gerektiği şeklinde genel bir değerlendirme yapılamaz.

Ancak fesih işlemine dayanak gösterilen disiplin cezalarının hukuka uygun olması ve ilgili disiplin mevzuatında öngörülen savunma usullerine riayet edilmesi gerekir. Aynı şekilde personelin görevini yerine getirmediği yönündeki iddiaların değerlendirilmesinde, kendisine ait açıklamaların ve olaya ilişkin diğer bilgilerin göz ardı edilmesi işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde önem kazanabilir.

Örneğin uzman erbaşın verilen bir görevi yerine getirmediği iddia edilmiş ancak personelin olay tarihinde sağlık kuruluşunda bulunduğu veya kendisine verilen görevin daha sonra değiştirildiği belgelerle ortaya konulmuşsa, bu durumun idarece dikkate alınması gerekir.

Dolayısıyla savunma hakkının kapsamı ve fesih öncesinde izlenmesi gereken usul, işlemin niteliğine ve dayandığı mevzuat hükümlerine göre belirlenmelidir.

Jandarma Uzman Erbaş İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşme Feshi

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaşlar bakımından da 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun ilgili hükümleri önem taşımaktadır. Jandarma uzman çavuş ve uzman onbaşıların göreve başlamalarının ardından gerçekleştirilen intibak değerlendirmelerinde, personelin görevine uyumu, disiplin durumu ve eğitim faaliyetlerindeki başarısı dikkate alınabilmektedir.

Bununla birlikte Jandarma Genel Komutanlığının teşkilat yapısı, görev özellikleri ve personeline uygulanan disiplin mevzuatı, somut olayın hukuki değerlendirmesinde ayrıca ele alınmalıdır. Özellikle 7068 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen disiplin cezalarının intibak edememe gerekçesine dayanak oluşturduğu durumlarda, disiplin cezasının hukuka uygunluğu ile sözleşme feshi işleminin hukuka uygunluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Örneğin bir jandarma uzman erbaşın ilk beş aylık intibak döneminde üç disiplin cezası aldığı ileri sürülüyorsa, bu cezaların hangi disiplin amirleri tarafından verildiği ve 3269 sayılı Kanun’un 12/A maddesinin (b) bendindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir.

Jandarma personelinin görev yaptığı kurumun özellikleri, kanunda açıkça düzenlenen koşulların ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle intibak edememe işleminin hukuki değerlendirmesinde hem uzman erbaş mevzuatının hem de somut olayla ilgili disiplin hükümlerinin birlikte incelenmesi gerekmektedir.

Uzman Erbaş İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşme Feshi İptal Davası

İntibak edememe nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaşlar, işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorlarsa idari yargı yoluna başvurabilirler.

Uzman erbaşların sözleşme feshi işlemleri, kamu personelinin statüsüne ilişkin idari işlemler niteliğinde olduğundan hukuka uygunlukları idare mahkemeleri tarafından denetlenebilir.

İptal davasında mahkeme, idarenin personel hakkında gerçekleştirdiği işlemin hukuki dayanaklarını ve somut olayda kanunda öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler. Bu kapsamda sözleşme feshi kararının yanı sıra değerlendirme raporları, tutanaklar, disiplin cezaları, sınav sonuçları ve diğer belgeler önem kazanır.

Örneğin ilk beş aylık intibak döneminde yalnızca aynı disiplin amirinden üç disiplin cezası alan uzman erbaşın sözleşmesinin, başka bir hukuki gerekçe bulunmaksızın 12/A maddesinin (b) bendine dayanılarak feshedilmesi halinde, iki ayrı disiplin amiri şartının gerçekleşmediği ileri sürülebilir.

Benzer şekilde eğitim başarısızlığına dayanan bir sözleşme feshi işleminde, başarısızlığın sınav notuyla belirlenmemesi veya sınav kayıtlarının hukuka uygun şekilde düzenlenmemiş olması, iptal davasında değerlendirilebilecek hususlardandır.

İdare mahkemesi tarafından yapılacak inceleme sonucunda işlemin hukuka aykırı olduğunun belirlenmesi halinde fesih işleminin iptaline karar verilebilir. Ancak her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunduğundan, davanın sonucuna ilişkin kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için işlem dosyasının incelenmesi gerekmektedir.

Uzman Erbaş Sözleşme Feshi İptal Davası Açma Süresi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarda farklı bir süre öngörülmeyen durumlarda idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür.

Bu nedenle intibak edememe nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaşların, işlemin kendilerine tebliğ edilmesinden itibaren dava açma süresini dikkatle takip etmeleri gerekir. Genel düzenlemeye göre dava açma süresi, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlamaktadır.

Bunun yanında 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında idareye başvurulması halinde dava açma süresinin durması ve yeniden işlemeye başlamasına ilişkin hükümler de dikkate alınmalıdır. Ancak idareye yapılan her başvurunun dava süresini yeniden başlatacağı veya süresiz biçimde durduracağı düşünülmemelidir.

Özellikle sözleşme feshi kararının tebliğinden sonra herhangi bir işlem yapılmadan beklenmesi, dava açma süresinin geçirilmesine ve işlemin yargısal denetiminin süre yönünden engellenmesine neden olabilir.

Uzman Erbaş Sözleşme Feshi Davasında Yetkili Mahkeme

Uzman erbaş sözleşmesinin feshi nedeniyle açılacak davalarda görevli yargı kolu idari yargıdır. Bununla birlikte yetkili idare mahkemesinin belirlenmesinde personelin görev yaptığı kurum ve uyuşmazlığın niteliği önem taşımaktadır.

Özellikle Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan personelin askerî hizmete ilişkin idari uyuşmazlıklarında, 2577 sayılı Kanun’un 20/C maddesinde düzenlenen özel yetki hükümleri dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda görev yerinin bağlı bulunduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkili olabilmektedir.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli bakımından ise söz konusu özel yetki hükmünün kapsamı ile genel yetki kuralları ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle bütün uzman erbaş sözleşme feshi davalarının aynı yerdeki idare mahkemesinde açılacağı şeklinde genel bir sonuca varılması doğru değildir.

İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşmesi Feshedilen Uzman Erbaş Yürütmenin Durdurulmasını İsteyebilir mi?

İntibak edememe nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaş, açacağı iptal davasında yürütmenin durdurulmasını da talep edebilir.

Yürütmenin durdurulması, dava konusu idari işlemin uygulanmasının belirli koşullar altında geçici olarak durdurulmasını sağlayan yargısal bir koruma yoludur. Özellikle sözleşmenin feshedilmesi sonucunda personelin görevinden ayrılması, düzenli gelirini kaybetmesi ve mesleki statüsünün sona ermesi gibi durumlar, yürütmenin durdurulması talebinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

2577 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Bu nedenle yalnızca sözleşmenin feshedilmiş olması, mahkeme tarafından mutlaka yürütmenin durdurulmasına karar verileceği anlamına gelmez. İdari işlemin hangi yönlerden açıkça hukuka aykırı olduğunun ve işlemin uygulanması nedeniyle ne tür zararların doğabileceğinin somut biçimde açıklanması gerekir.

Örneğin kanunda aranan iki ayrı disiplin amiri koşulu gerçekleşmediği halde yalnızca aynı amirden alınan disiplin cezalarına dayanılarak fesih işlemi tesis edilmiş olması, somut olayın diğer koşullarıyla birlikte açık hukuka aykırılık iddiası bakımından önem kazanabilir.

Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararı vermesi halinde, idarenin kararın gereğini yerine getirme yükümlülüğü doğar. Bununla birlikte bu karar, davanın esasına ilişkin nihai iptal kararıyla aynı hukuki sonuçlara sahip değildir.

Uzman Erbaş İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşme Feshi Sonrası Göreve İade

İntibak edememe gerekçesiyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaş hakkında tesis edilen işlemin idare mahkemesi tarafından iptal edilmesi halinde, idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi gerekir.

Sözleşme feshi işleminin iptal edilmesi, hukuka aykırı işlemin idari ve hukuki sonuçlarının giderilmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu kapsamda personelin statüsünün yeniden değerlendirilmesi ve yargı kararının kapsamına göre göreve dönüş işlemlerinin gerçekleştirilmesi gündeme gelebilir.

Ancak göreve dönüş sürecinin somut sonuçları, mahkeme kararının gerekçesi, personelin hukuki durumu ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirlenmelidir.

İptal kararı sonrasında personelin görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin mali ve özlük haklarının değerlendirilmesi de söz konusu olabilir. Bunun yanında işlem nedeniyle meydana gelen zararların tazmini için gerekli hukuki koşulların bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle sözleşme feshi iptal davalarında yalnızca işlemin ortadan kaldırılması değil, hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan sonuçların giderilmesi de önem taşımaktadır.

İlk Beş Aylık İntibak Döneminde Sözleşmesi Feshedilen Uzman Erbaşın Maaşı Geri Alınır mı?

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesinin birinci fıkrasında, ilk beş aylık intibak döneminde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmelerinin feshedileceği ve peşin olarak ödenen aylık ile aylıkla birlikte ödenen diğer özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmının geri alınacağı düzenlenmiştir.

Bu hüküm uyarınca intibak döneminde sözleşmenin feshedilmesi halinde, peşin ödenmiş ancak çalışılmayan döneme karşılık gelen maaş ve diğer ödemelerin iadesi gündeme gelebilir.

Bununla birlikte düzenleme, personelin fiilen görev yaptığı dönemde hak ettiği bütün maaşların geri alınacağı anlamına gelmemektedir. Kanun hükmünde açıkça çalışılmayan günlere ait ödemelerden söz edilmektedir.

Dolayısıyla idarenin gerçekleştirdiği herhangi bir geri alma işleminde, personelin hangi tarihe kadar görev yaptığı, hangi döneme ilişkin ödeme aldığı ve iadesi talep edilen tutarın hangi günlere karşılık geldiği değerlendirilmelidir.

Ayrıca sözleşmenin hukuka aykırı biçimde feshedildiğinin yargı kararıyla belirlenmesi halinde, buna bağlı olarak tesis edilen mali işlemlerin hukuki durumu da somut uyuşmazlığın özelliklerine göre incelenebilir.

İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşmesi Feshedilen Uzman Erbaş Yeniden Başvuru Yapabilir mi?

Uzman erbaşların intibak edememe nedeniyle sözleşmelerinin feshedilmesi, ileride yapılacak personel alımlarına başvuru koşulları bakımından da önem taşımaktadır.

Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesinde, sözleşmesi feshedilerek Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilen uzman erbaşların yeniden Türk Silahlı Kuvvetlerine alınmamasına ilişkin hüküm bulunmaktadır.

Bununla birlikte yeniden personel alımına ilişkin hukuki değerlendirme yapılırken başvurulacak kurumun tabi olduğu mevzuat, ilgili alım kılavuzunda belirtilen nitelikler, personelin önceki statüsü ve sözleşme feshi işleminin hukuki sonucu birlikte incelenmelidir.

Özellikle subay, astsubay veya farklı bir personel statüsüne başvuru yapılmasının, yeniden uzman erbaş olarak istihdam edilmekten farklı koşullara tabi olabileceği unutulmamalıdır. Aynı şekilde farklı kurumların personel alım şartlarının birbirinin tamamen aynısı olduğu varsayılmamalıdır.

İntibak edememe gerekçesiyle gerçekleştirilen sözleşme feshi işleminin mahkeme kararıyla iptal edilmesi halinde ise önceki ilişik kesme işleminin başvuru koşulları üzerindeki etkisinin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle personelin yeniden başvuru yapıp yapamayacağı konusunda kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için hangi kuruma ve hangi personel statüsüne başvurulacağının belirlenmesi önemlidir.

Uzman Erbaş İntibak Edememe İşlemlerinde Hukuki Değerlendirmenin Önemi

Uzman erbaşların intibak edememe nedeniyle sözleşmelerinin feshedilmesi, kişilerin yalnızca mevcut görevlerinin sona ermesine neden olan basit bir personel işlemi değildir. Bu işlem, personelin mesleki geleceğini, ekonomik durumunu ve ileride gerçekleştirebileceği kamu personeli başvurularını etkileyebilen sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu nedenle sözleşme feshi işlemlerinin hukuki değerlendirmesinde öncelikle feshe dayanak gösterilen kanun maddesi doğru belirlenmelidir. Ardından sözleşmenin imzalandığı tarih, intibak döneminin başlangıcı, değerlendirmeye esas alınan olaylar, disiplin cezaları, sınav sonuçları ve diğer belgeler birlikte incelenmelidir.

Özellikle 3269 sayılı Kanun’un 12/A maddesinde açıkça sayılan koşulların yerine getirilmediği durumlarda, işlemin hukuka uygunluğunun tartışılması mümkündür. İdarenin personelin görevine uyum sağlayamadığı yönündeki değerlendirmesi, kanunun aradığı koşulların somut biçimde ortaya konulması gerekliliğini ortadan kaldırmaz.

İdari işlemin hangi nedenle tesis edildiğinin açıklıkla belirlenememesi, gerekçeye esas alınan belgelerin birbiriyle çelişmesi veya personel hakkında kanunda öngörülmeyen ölçütler uygulanması, iptal davasında ileri sürülebilecek hukuki hususlar arasında yer almaktadır.

Bunun yanında sözleşme feshi işleminin hukuka uygunluğunun değerlendirilebilmesi için yalnızca fesih kararının incelenmesi her zaman yeterli olmayabilir. İdari işlem dosyasında bulunan değerlendirme raporları, tutanaklar, eğitim belgeleri ve disiplin işlemlerinin de bütün olarak ele alınması gerekmektedir.

Uzman Erbaş İntibak Edememe Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Uzman erbaş intibak edememe halleri nelerdir?

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12/A maddesine göre ilk beş aylık intibak döneminde görev, ödev ve sorumluluklarına riayet etmediği belgelerle sabit olanlar, en az iki disiplin amirinden toplam üç veya daha fazla disiplin cezası alanlar, intibak eğitiminde başarısızlığı sınav notuyla tespit edilenler ve kanunda düzenlenen görevde başarısızlık veya kendisinden istifade edilememe halleri bulunanlar intibak edememiş sayılmaktadır.

Bu durumların somut olayda kanuni unsurlarıyla birlikte gerçekleşmiş olması gerekir. Personel hakkında yalnızca olumsuz kanaat oluşması, kanunun aradığı koşulların yerine geçtiği anlamına gelmemektedir.

Uzman çavuş intibak süresi kaç aydır?

3269 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca ilk intibak dönemi beş aydır. Kanunda sözleşmenin imzalanmasından sonraki ilk beş aylık dönem esas alınmaktadır.

Ancak personelin eğitim süreci, sözleşmesinin imzalandığı tarih ve fiilen göreve başladığı tarih birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle somut bir uyuşmazlıkta intibak döneminin hangi tarihler arasında bulunduğu ilgili belgeler üzerinden değerlendirilmelidir.

Uzman erbaş ilk beş ay içinde işten çıkarılabilir mi?

Uzman erbaşın ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde sözleşmesi, kanunda öngörülen intibak edememe nedenlerinin bulunması halinde feshedilebilir. Bununla birlikte idarenin ilk beş ay içerisinde herhangi bir hukuki gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshetme konusunda sınırsız bir yetkiye sahip olduğu söylenemez.

Sözleşme feshi işleminin 3269 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine dayanması ve işlemi gerektiren koşulların somut olayda gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

İntibak döneminde iki disiplin cezası alan uzman erbaşın sözleşmesi feshedilir mi?

Yalnızca iki disiplin cezasının bulunması, 3269 sayılı Kanun’un 12/A maddesinin (b) bendindeki üç disiplin cezası koşulunu karşılamaz. Kanunda en az iki disiplin amirinden toplam üç veya daha fazla disiplin cezası alınması şartı düzenlenmiştir.

Ancak disiplin cezalarına konu olan fiillerin kanunda belirtilen başka bir intibak edememe sebebini oluşturması halinde, bu durumun ayrıca değerlendirilmesi mümkündür.

Uzman erbaş hakkında tutanak tutulması intibak edememe sayılır mı?

Uzman erbaş hakkında tutanak tutulması, tek başına intibak edemediği sonucunu doğurmaz. Tutanakta belirtilen olayın ilgili mevzuatta düzenlenen bir görev veya sorumluluk ihlalini oluşturması ve bu durumun somut biçimde ortaya konulması gerekir.

Tutanağın içeriği, olayın gerçekleşme koşulları ve diğer delillerle uyumu önem taşımaktadır. Soyut değerlendirmelerden oluşan veya somut bir fiili ortaya koymayan belgelerin hukuki yeterliliği tartışılabilir.

Uzman erbaş intibak eğitiminde başarısız olursa ne olur?

3269 sayılı Kanun’un 12/A maddesinin (c) bendine göre intibak eğitimindeki başarısızlığın sınav notuyla tespit edilmesi halinde personel intibak edememiş sayılabilir ve sözleşmesinin feshedilmesi gündeme gelebilir.

Ancak başarısızlık değerlendirmesinin ilgili eğitim ve sınav mevzuatına uygun olması gerekir. Değerlendirme hataları veya usule aykırılıklar bulunması halinde sözleşme feshi işleminin hukuka uygunluğu yargısal denetime konu olabilir.

Uzman erbaş intibak edememe nedeniyle sözleşme feshine karşı dava açabilir mi?

İntibak edememe nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaş, işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek idari yargıda iptal davası açabilir.

Davada fesih işleminin hukuki dayanağı, idarenin dayandığı belgeler ve ilgili kanun hükmünde aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği incelenir. İşlemin hukuka aykırı bulunması halinde mahkeme tarafından iptal kararı verilebilir.

Uzman erbaş sözleşme feshi davası kaç gün içinde açılır?

İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel düzenlemeler saklı kalmak üzere altmış gündür. Süre, genel olarak işlemin yazılı bildirimini izleyen günden itibaren başlar.

Sözleşme feshi kararının tebliğinden sonra dava açma süresinin geçirilmemesi önem taşımaktadır. İdareye yapılan başvuruların süre üzerindeki etkisi ise 2577 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine göre değerlendirilmelidir.

İntibak edememe nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaş görevine dönebilir mi?

İntibak edememe nedeniyle tesis edilen sözleşme feshi işleminin mahkeme kararıyla iptal edilmesi halinde, idarenin kararın gereğini yerine getirmesi gerekir. Bu kapsamda personelin hukuki statüsü ve göreve dönüş işlemleri gündeme gelebilir.

Ancak göreve dönüşün kapsamı ve personelin mali ve özlük haklarına ilişkin sonuçlar, mahkeme kararının içeriğine ve somut olayın hukuki koşullarına göre belirlenmelidir.

İntibak edememe nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaş tazminat alabilir mi?

Sözleşmenin feshedilmesinin hukuki ve mali sonuçları, fesih nedenine ve ilgili mevzuata göre değişmektedir. İntibak edememe nedeniyle ilişiğin kesilmesi, kendiliğinden her durumda tazminat hakkı doğurmaz.

Ancak hukuka aykırı bir idari işlem nedeniyle zarara uğranılması halinde, idari yargıda tazminat talebinin koşulları ayrıca değerlendirilebilir. Bunun yanında personelin görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin mali hakları, işlemin iptal edilmesi halinde gündeme gelebilecek ayrı bir konudur.

Sonuç: Uzman Erbaş İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşme Feshinde Hukuki Haklar

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12/A maddesi, uzman erbaşların ilk beş aylık intibak döneminde hangi nedenlerle intibak edememiş sayılabileceklerini açıkça düzenlemektedir. Bu düzenlemenin amacı, görevine uyum sağlayamayan personelin durumunun belirli hukuki ölçütler çerçevesinde değerlendirilmesidir. Bununla birlikte kanunda sayılan nedenlerin bulunup bulunmadığının denetlenebilir olması, personelin hukuki güvenliğinin korunması bakımından önem taşımaktadır.

İdarenin uzman erbaş hakkında gerçekleştirdiği intibak değerlendirmesi, yalnızca personelin mesleğe uygunluğuna ilişkin kişisel bir kanaatten ibaret olmamalıdır. Sözleşme feshi işleminin kanuni nedenlere dayanması, bu nedenlerin somut olayda gerçekleşmesi ve işlemin ilgili mevzuata uygun biçimde tesis edilmesi gerekmektedir.

Özellikle disiplin cezaları bakımından kanunda aranan en az iki disiplin amiri koşulunun bulunmaması, eğitim başarısızlığının sınav notuyla tespit edilmemesi veya görev yükümlülüklerine aykırılığın yeterli belgelerle ortaya konulamaması, sözleşme feshi işleminin hukuka uygunluğunu etkileyebilecek önemli hususlardır.

İntibak edememe nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaşların, işlem kendilerine tebliğ edildikten sonra dava açma sürelerini dikkate almaları ve fesih kararına dayanak gösterilen belgeleri hukuki yönden değerlendirmeleri önem taşımaktadır. Zira her intibak edememe kararı hukuka aykırı olmadığı gibi, idarenin personeli intibak edememiş sayması da işlemin mutlaka hukuka uygun olduğu anlamına gelmemektedir.

Sonuç olarak uzman erbaş intibak edememe nedeniyle sözleşme feshi işlemlerinde belirleyici olan, idarenin personel hakkında ulaştığı sonuçtan ziyade bu sonucun kanunda öngörülen koşullara ve somut delillere dayanıp dayanmadığıdır. Hukuka aykırı biçimde gerçekleştirilen sözleşme feshi işlemlerinin idari yargı denetimine tabi olması, uzman erbaşların mesleki statülerinin ve hukuki haklarının korunmasında önemli bir güvence oluşturmaktadır.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Jandarma İçtimaya Geç Kalma Cezası: Eğitime ve Faaliyete Geç Katılmak, Uyarma Cezası ve İptal Davası
Polis ve Jandarmanın Görevde Üniforma Giymemesi Disiplin Cezası
Görev Sonunda Resmî Belge, Araç ve Gereçleri İade Etmeme Disiplin Cezası
Uzman Erbaş İntibak Edememe Nedeniyle Sözleşme Feshi ve İptal Davası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
32 dk
Genel
Jandarma İçtimaya Geç Kalma Cezası: Eğitime ve Faaliyete Geç Katılmak, Uyarma Cezası ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların belirlenen[…]

Devamını Gör
YAZI
20 dk
Genel
Polis ve Jandarmanın Görevde Üniforma Giymemesi Disiplin Cezası

Görevde üniforma giymemek disiplin cezası, genel kolluk personeline özgü disiplin rejiminde, bir[…]

Devamını Gör
YAZI
21 dk
Genel
Görev Sonunda Resmî Belge, Araç ve Gereçleri İade Etmeme Disiplin Cezası

Görev malzemesini iade etmeme disiplin cezası, genel kolluk personeline özgü disiplin rejiminde,[…]

Devamını Gör