Amire Yalan Söylemek Disiplin Suçu ve Cezası | 7068

Kolluk hizmetlerinin güvenilir, düzenli ve etkin biçimde yürütülmesi, yalnızca personelin kendisine verilen görevleri yerine getirmesine […]

Kolluk hizmetlerinin güvenilir, düzenli ve etkin biçimde yürütülmesi, yalnızca personelin kendisine verilen görevleri yerine getirmesine değil, aynı zamanda görev kapsamında üstlerine ve diğer kamu görevlilerine doğru bilgi aktarmasına da bağlıdır. Özellikle polis, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında görevlerin hiyerarşik yapı içerisinde yürütülmesi, personel tarafından verilen bilgilerin doğruluğunu daha da önemli hale getirmektedir. Bununla birlikte, görev sırasında yapılan her yanlış açıklamanın veya gerçeği tam olarak yansıtmayan her beyanın disiplin suçu olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde düzenlenen “Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek” fiili, dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında sayılmıştır. Bu düzenleme, kolluk personelinin görevle ilgili konularda gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını önlemeyi ve kamu hizmetinin doğru bilgiler üzerinden yürütülmesini sağlamayı amaçlamaktadır.

Ancak bir polis memurunun, jandarma uzman çavuşun, jandarma astsubayın veya diğer kolluk personelinin amirine verdiği bilginin sonradan yanlış olduğunun anlaşılması, tek başına disiplin cezası verilmesi için yeterli değildir. Beyanın hangi koşullarda verildiği, personelin gerçeği bilip bilmediği, açıklamanın görevle bağlantısı, mevcut delillerin niteliği ve isnat edilen davranışın hukuken yalan söyleme olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle amire yalan söylemek disiplin cezası, yalnızca bir açıklamanın gerçeğe aykırı olup olmadığı üzerinden değil, disiplin hukukunun temel ilkeleri, kusur, hukuki nitelendirme, ispat ve savunma hakkı çerçevesinde incelenmelidir.

Amir ve Memurlara Görevle İlgili Olarak Yalan Söylemek Nedir?

Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek, kolluk personelinin göreviyle bağlantılı bir konuda amirine veya ilgili kamu görevlisine bilerek gerçeğe aykırı bilgi vermesi şeklinde açıklanabilir.

Burada disiplin hukukunun yaptırıma bağladığı davranış, personelin göreve ilişkin maddi bir olguyu gerçeğe aykırı biçimde aktarmasıdır. Bir olayın gerçekleşmediğini bilmesine rağmen gerçekleştiğini söylemek, yerine getirilmeyen bir görevin tamamlandığını bildirmek veya görev kapsamında yapılan bir işlemi gerçekte olduğundan farklı göstermek bu kapsamda değerlendirilebilecek davranışlardır.

Örneğin, belirli bir bölgede devriye göreviyle görevlendirilen polis memurunun, görev alanına hiç gitmediği halde amirine bölgeyi kontrol ettiğini bildirmesi, somut olayın koşullarına göre görevle ilgili yalan söylemek disiplinsizliğini oluşturabilir. Bununla birlikte personelin ilgili bölgeye gerçekten gittiği, ancak denetim sırasında bazı hususları fark etmediği bir olayda, yalnızca daha sonra eksiklik tespit edilmiş olmasından hareketle yalan söylediği sonucuna varılamaz.

Dolayısıyla görevin eksik veya hatalı yerine getirilmesi ile görev hakkında bilerek gerçeğe aykırı açıklama yapılması birbirinden farklı hukuki durumlardır. Disiplin soruşturmasının temel amacı da bu ayrımı somut delillerle ortaya koymak olmalıdır.

7068 Sayılı Kanun’a Göre Amire Yalan Söylemenin Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-1 maddesinde söz konusu disiplinsizlik için dört ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüştür.

Kısa süreli durdurma cezası, Kanun’un 7. maddesinde personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin dört, altı veya on ay süreyle durdurulması olarak tanımlanmıştır. İncelenen fiil bakımından öngörülen süre dört aydır.

Bu yaptırım, bir uyarma veya kınama cezasından daha ağır sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Personelin özlük durumunu ve kademe ilerlemesini etkileyebilmesi nedeniyle disiplin cezasına dayanak oluşturan maddi olayın dikkatle araştırılması gerekir.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır. Kanun kapsamındaki bütün personelin terfi ve özlük hakları aynı hukuki rejime tabi değildir. Özellikle Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapan bazı personel bakımından kısa süreli durdurma cezasının karşılığı, doğrudan kademe ilerlemesinin durdurulması yerine aylıktan kesme şeklinde uygulanmaktadır.

Bu nedenle aynı disiplin fiilinin polis memurları ile jandarma uzman erbaş veya astsubayları bakımından uygulanma biçimi farklı olabilir. Disiplin işleminin hukuka uygunluğu incelenirken yalnızca fiilin hangi disiplin cezasına karşılık geldiği değil, ilgili personelin tabi olduğu terfi ve disiplin rejimi de belirlenmelidir.

Amire Yalan Söylemek Disiplin Suçunun Oluşması İçin Hangi Şartlar Gereklidir?

Bir kolluk personeline görevle ilgili yalan söylemek fiilinin isnat edilmesi halinde öncelikle davranışın kanuni tanıma uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Disiplin cezası verilebilmesi için genel ve soyut değerlendirmeler yeterli değildir.

Beyanın Görevle İlgili Olması Gerekir

Kanun, her türlü gerçeğe aykırı açıklamayı değil, görevle ilgili olarak yapılan açıklamaları yaptırıma bağlamaktadır. Bu nedenle personelin beyanı ile yürüttüğü kamu hizmeti arasında hukuken anlamlı bir bağlantı bulunmalıdır.

Görev dağılımı, devriye faaliyetleri, nöbet hizmetleri, denetim işlemleri, resmi tutanaklar, olaylara müdahale, görev yerinde bulunma ve görev kapsamında kullanılan araç veya malzemeler hakkında verilen bilgiler bu kapsamda değerlendirilebilir.

Buna karşılık personelin özel hayatına ilişkin ve kamu hizmetiyle bağlantısı bulunmayan bir konuda yanlış açıklama yapması, tek başına 7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-1 maddesinin uygulanmasını haklı kılmaz. Böyle bir durumda öncelikle açıklamanın neden görevle ilgili kabul edildiğinin ortaya konulması gerekir.

Örneğin, bir polis memurunun görev sırasında kullandığı hizmet aracının nerede bulunduğuna ilişkin bilerek yanlış bilgi vermesi ile mesai dışında katıldığı özel bir etkinlik hakkında gerçeği yansıtmayan açıklama yapması aynı hukuki nitelikte değildir.

Açıklamanın Gerçeğe Aykırılığı Somut Olarak Belirlenmelidir

Disiplin cezası uygulanabilmesi için personelin hangi açıklamayı yaptığı ve bu açıklamanın hangi yönüyle gerçeğe aykırı olduğu açıkça gösterilmelidir.

Soruşturma raporunda yalnızca personelin çelişkili ifadeler verdiğinin belirtilmesi yeterli değildir. Hangi tarihte, hangi kişiye, hangi konuda açıklama yapıldığı ve bu açıklamanın hangi delillerle yanlışlandığı ortaya konulmalıdır.

Örneğin, görevli personelin amirine belirli bir saatte olay yerine ulaştığını bildirdiği ileri sürülüyorsa olay yeri kayıtları, kamera görüntüleri, araç takip verileri veya diğer görev belgeleri incelenmelidir. Bu kayıtların birbiriyle uyumlu olup olmadığı araştırılmadan yalnızca başka bir personelin farklı anlatımına dayanılması, olayın ispatı yönünden tartışma yaratabilir.

Özellikle gerçeğe aykırılık tespitinin yalnızca varsayıma dayanması halinde fiilin sübuta erdiğinden söz edilmesi güçleşir.

Personelin Gerçeği Bilip Bilmediği Araştırılmalıdır

Yalan söylemek fiilinin en önemli özelliklerinden biri, kişinin doğru olduğunu bildiği bir olguyu bilinçli biçimde farklı aktarmasıdır.

7068 sayılı Kanun’un 4. maddesinde disiplinsizliklerin kasten veya taksirle oluşabileceği genel olarak kabul edilmişse de bu hüküm, her disiplin fiilinin manevi unsurunun aynı olduğu anlamına gelmez. Yalan söylemek fiilinin kendi anlamı ve niteliği gereği bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunma unsurunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Örneğin, jandarma personelinin kendisine verilen bilgiye güvenerek amirine bir olayın gerçekleştiğini bildirmesi, sonradan bu bilginin yanlış olduğunun anlaşılması halinde kendiliğinden yalan söylemek olarak nitelendirilemez.

Burada personelin beyan tarihinde hangi bilgilere sahip olduğu, bilgiyi kimden aldığı, doğrulama imkânının bulunup bulunmadığı ve gerçeğe aykırılığı bilmesine rağmen açıklamayı yapıp yapmadığı araştırılmalıdır.

Personelin özen yükümlülüğüne aykırı davranması başka bir disiplinsizliğin tartışılmasına neden olabilir. Ancak yanlış bilgi verilmesi ile bilerek yalan söylenmesi arasındaki hukuki fark ortadan kaldırılamaz.

Açıklamanın Amir veya İlgili Memura Yöneltilmiş Olması Gerekir

Kanunda fiilin muhatapları “amir ve memurlar” olarak belirtilmiştir. Bu nedenle disiplin soruşturmasında açıklamanın kime yapıldığı da önem taşır.

Bir personelin görevle ilgili bilgiyi bağlı bulunduğu amire iletmesi ile herhangi bir vatandaşa açıklamada bulunması aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz. Vatandaşa yönelik gerçeğe aykırı açıklamalar farklı disiplin hükümleri kapsamında değerlendirilebilecek olsa da inceleme konusu fiilin kanuni unsurları ayrıca karşılanmalıdır.

Açıklamanın yüz yüze, telefonla, telsiz üzerinden veya kurum içi iletişim araçları vasıtasıyla yapılmış olması, olayın ispatında farklı delillerin incelenmesini gerektirebilir. Özellikle yazılı beyanlar bakımından da kullanılan ifadelerin kanuni fiille örtüşüp örtüşmediği somut olay çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Amire Yanlış Bilgi Vermek Her Zaman Disiplin Suçu Mudur?

Hayır. Bir kolluk personelinin amirine verdiği bilginin yanlış çıkması, tek başına amire yalan söylemek disiplin cezası verilmesi için yeterli değildir.

Kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında personel çoğu zaman sınırlı bilgilerle hareket etmek zorunda kalabilir. Ani gelişen olaylar, acil müdahaleler, telsiz haberleşmesindeki aksaklıklar, başka personelden alınan eksik bilgiler veya olayın henüz bütün yönleriyle anlaşılamamış olması nedeniyle ilk açıklamalar sonradan değişebilir.

Örneğin, bir polis memurunun trafik kazasına müdahale sırasında yaralı bulunmadığını bildirmesi, daha sonra kazaya karışan kişilerden birinin yaralandığının anlaşılması halinde otomatik olarak yalan söyleme fiilini oluşturmaz. Personelin ilk açıklamayı yaptığı sırada yaralı bulunduğuna ilişkin bilgi sahibi olup olmadığı araştırılmalıdır.

Benzer şekilde, bir jandarma uzman çavuşun görev sırasında kendisine telsizle aktarılan yanlış bir bilgiyi amirine iletmesi halinde gerçeğe aykırı bilginin kaynağı ile personelin kusuru ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Disiplin hukuku bakımından belirleyici olan yalnızca açıklamanın objektif olarak yanlışlığı değildir. Açıklamanın verildiği koşulların ve ilgili personelin bilgi durumunun da ortaya konulması gerekir.

Polis Memurunun Amirine Yalan Söylemesi Halinde Disiplin Cezası

Polis memurları hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında görevle ilgili yalan söylemek fiili farklı olaylar üzerinden gündeme gelebilir.

Örneğin, polis memurunun belirli bir adreste yaptığı denetimi tamamladığını bildirdiği, ancak denetimin hiç gerçekleştirilmediğinin tespit edildiği bir olayda görevle ilgili gerçeğe aykırı beyan tartışılabilir.

Bununla birlikte, personelin ilgili adrese gittiğini gösteren kayıtların bulunması, fakat denetimin kapsamına ilişkin farklı anlatımların ortaya çıkması halinde ilk açıklamanın kasıtlı şekilde gerçeğe aykırı olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Aynı şekilde polis memurunun olay yerine müdahale saatine ilişkin yanlış bilgi verdiği iddiasında, telsiz kayıtları, görev çizelgesi ve olay kayıtlarının karşılaştırılması gerekir. Personelin kendi hatırlamasına dayanarak yaklaşık bir saat belirtmesi ile kesin olarak bildiği bir zamanı bilerek farklı aktarması birbirinden ayrılmalıdır.

Polis memuru hakkında dört ay kısa süreli durdurma cezası verilmesi, yalnızca amirin personelin açıklamasına inanmadığını belirtmesine dayandırılamaz. İsnat edilen fiilin objektif olarak araştırılması, lehe ve aleyhe delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonuçta gerçeğe aykırı beyanın somut olarak ortaya konulması gerekir.

Disiplin cezası verilmesi halinde personelin görev geçmişi, değerlendirme puanları ve diğer bireysel koşulları da Kanun’un takdir hakkına ilişkin hükümleri çerçevesinde dikkate alınmalıdır.

Jandarma Uzman Çavuşun Amirine Yalan Söylemesinin Cezası Nedir?

Jandarma uzman çavuşlar bakımından görevle ilgili gerçeğe aykırı beyanlar, özellikle nöbet, devriye, operasyon, araç kullanımı, silah ve mühimmatın teslimi ile diğer hizmet faaliyetleri sırasında gündeme gelebilir.

Jandarma uzman erbaşların disiplin işlemlerinde dikkat edilmesi gereken önemli husus, 7068 sayılı Kanun kapsamında kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller için bazı personel yönünden aylıktan kesme yaptırımının uygulanmasıdır.

Kanun’un 8. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında terfileri belirtilen özel personel kanunlarına tabi olan personelin kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerinde brüt aylıklarının beşte biri ile dörtte biri arasında kesinti yapılması öngörülmüştür. Bu cezalar yetkili disiplin kurullarınca verilir.

Dolayısıyla jandarma uzman çavuş hakkında amire yalan söylemek fiili nedeniyle uygulanacak yaptırım değerlendirilirken personelin tabi olduğu özel kanun ve 7068 sayılı Kanun’un 8/7 maddesi birlikte incelenmelidir.

Örneğin, görevlendirildiği devriye bölgesine gitmediği halde gittiğini bildirdiği iddia edilen uzman çavuş hakkında soruşturma yürütülüyorsa yalnızca görev çizelgesine bakılması yeterli olmayabilir. Görev araçlarının kayıtları, telsiz görüşmeleri, diğer personelin açıklamaları ve görev yerinin fiili koşulları da araştırılmalıdır.

Personelin görevi tamamlayamaması ile görevi tamamladığı konusunda bilerek gerçeğe aykırı açıklama yapması farklı hukuki niteliklere sahip olabilir. Bu ayrım yapılmadan disiplin cezasına karar verilmesi, işlemin hukuka uygunluğunun tartışılmasına neden olabilir.

Jandarma Astsubay ve Subaylar Açısından Yalan Söylemek Disiplin Suçu

Jandarma astsubay ve subayları da 7068 sayılı Kanun’un kapsamına girmektedir. Ancak personelin rütbesi, görev alanı, terfi sistemi ve disiplin cezasını vermeye yetkili makam bakımından farklılıklar bulunabilir.

Özellikle komuta sorumluluğu taşıyan personelin görevle ilgili raporlamaları, astlarından aldığı bilgiler ve üst makamlara sunduğu açıklamalar disiplin soruşturmalarında önem kazanabilir.

Örneğin, bir jandarma astsubayın emrindeki personelin belirli bir görevi tamamladığını üst makama bildirdiği olayda, görevin gerçekte tamamlanmadığının anlaşılması tek başına astsubayın yalan söylediğini göstermez. İlgili astsubayın görevin tamamlanmadığını bilip bilmediği ve açıklamasını hangi bilgiye dayanarak yaptığı araştırılmalıdır.

Aksi yöndeki yaklaşım, astlarının görev sırasında gerçekleştirdiği her eksiklikten dolayı amiri doğrudan gerçeğe aykırı beyanda bulunmuş gibi sorumlu tutma sonucunu doğurabilir.

Bu nedenle özellikle komuta kademesinde görev yapan personel hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında, denetim sorumluluğunun yerine getirilmemesi ile bilerek gerçeğe aykırı açıklama yapılması birbirinden ayrılmalıdır.

Görevle İlgili Yalan Söylemek ile Bilgi Gizlemek Arasındaki Fark

7068 sayılı Kanun bakımından dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, görevle ilgili yalan söylemek ile amirlerden bilgi gizlemek fiillerinin birbirine karıştırılmamasıdır.

Kanun’un 8/4-c-1 maddesinde, amir ve üstlere iletilmesi gereken olayların ve bunlarla ilgili bilgilerin amirlerden ve resmen istenmesi halinde görevli ve yetkili kuruluş ve kişilerden gizlenmesi, on ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren ayrı bir disiplinsizlik olarak düzenlenmiştir.

Bu iki fiil arasında önemli bir hukuki farklılık bulunmaktadır. Yalan söylemek, görevle ilgili gerçeğe aykırı açıklamada bulunulmasıyla ilişkiliyken bilgi gizlemek, iletilmesi gereken bir olay veya bilginin ilgili makamlardan saklanmasıyla ilgilidir.

Örneğin, meydana gelen bir olay hakkında amirine hiç bilgi vermeyen personel ile olayın gerçekleşmediğini bilerek söyleyen personelin davranışları aynı şekilde değerlendirilemeyebilir.

Bir olayda bilgi verilmemiş olması ile gerçeğe aykırı açıklama yapılmış olması birbirinden farklı sonuçlar doğurabileceğinden, disiplin soruşturmasında isnat edilen fiilin doğru hukuki hüküm altında değerlendirilmesi gerekir.

İdarenin daha ağır veya daha hafif bir ceza öngörmesi, yanlış hukuki nitelendirmeyi kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez.

Disiplin Soruşturmasında Verilen Savunma Yalan Söylemek Sayılır mı?

Amire yalan söylemek disiplin cezası bakımından en önemli tartışmalardan biri, personelin kendisi hakkında yürütülen disiplin soruşturması sırasında yaptığı açıklamaların ayrıca disiplin cezasına konu edilip edilemeyeceğidir.

Disiplin soruşturmasında personelin savunma hakkı bulunmaktadır. Bu hak, kendisine yöneltilen iddiayı öğrenmesini, olaylara ilişkin açıklamada bulunmasını, deliller sunmasını ve isnadı kabul etmeme imkânını güvence altına alır.

Dolayısıyla kişinin kendisine yöneltilen bir suçlamayı kabul etmemesi, olayın farklı gerçekleştiğini ileri sürmesi veya bazı hususları hatırlamadığını açıklaması, tek başına yeni bir yalan söylemek disiplinsizliği olarak değerlendirilemez.

Örneğin, nöbet görevini yerine getirmediği iddiasıyla hakkında soruşturma yürütülen personelin savunmasında nöbet yerine gittiğini belirtmesi, sonradan bu açıklamanın doğru olmadığı değerlendirilse bile ayrıca bir disiplin cezasının otomatik olarak verilmesini haklı kılmaz.

Burada kişinin savunma hakkını kullanıp kullanmadığı, açıklamanın disiplin soruşturmasındaki konumu, bağımsız bir görev beyanının bulunup bulunmadığı ve isnat edilen yeni fiilin hukuki unsurları araştırılmalıdır.

Savunma hakkı, ilgilinin gerçeğe aykırı resmi belge düzenlemesini veya bağımsız bir disiplinsizliği gerçekleştirmesini koruyan sınırsız bir hak değildir. Bununla birlikte disiplin soruşturmasına konu olayın inkâr edilmesi ile görev kapsamında amire bilerek yalan söylenmesi aynı kabul edilmemelidir.

Personelin kendisini savunurken yaptığı açıklamaların, sırf idarenin olay anlatımıyla çeliştiği gerekçesiyle yeni bir disiplin suçuna dönüştürülmesi savunma hakkının etkin kullanımını zayıflatabilir.

Bu nedenle söz konusu durumlarda Anayasa’nın savunma hakkına ilişkin güvenceleri ile 7068 sayılı Kanun’un disiplin soruşturması hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Görev Yerinde Bulunmadığı Halde Bulunduğunu Söyleyen Personelin Durumu

Disiplin soruşturmalarında karşılaşılan önemli örneklerden biri, personelin görev yerinde bulunmadığı halde amirine görev yerinde bulunduğunu bildirmesidir.

Bu olayda ilk olarak personelin görev yerinde bulunup bulunmadığı araştırılır. Ancak yalnızca görev yerinde bulunulmadığının tespiti, gerçeğe aykırı beyan fiilinin de kendiliğinden oluştuğu anlamına gelmez.

İdarenin ayrıca personelin hangi açıklamayı yaptığını, açıklamanın kim tarafından alındığını, hangi tarihte gerçekleştiğini ve personelin görev yerinde bulunmadığını bilmesine rağmen aksini söylediğini ortaya koyması gerekir.

Örneğin, personelin görev yerinde bulunmadığı kamera kayıtlarıyla tespit edilmiş olabilir. Ancak personelin amirine görev yerinde olduğunu söylediği yönündeki iddia yalnızca soyut bir anlatıma dayanıyorsa, iki ayrı maddi olgunun birbirinden bağımsız biçimde değerlendirilmesi gerekir.

Diğer taraftan görev yerinden izinsiz ayrılma veya göreve gelmeme fiili nedeniyle disiplin cezası verilmiş olması, aynı olay çevresindeki her açıklama için ayrıca ceza uygulanabileceği anlamına gelmez.

7068 sayılı Kanun’un 4. maddesinde aynı fiil nedeniyle Kanun’da yer alan disiplin cezalarından birden fazlasının verilemeyeceği düzenlenmiştir. Bir fiilin birden fazla disiplinsizlik oluşturması halinde ise ağır olan disiplin cezasının uygulanması öngörülmüştür.

Bu nedenle görev yerinde bulunmama ve bu konuda gerçeğe aykırı açıklamada bulunma iddialarında, fiillerin gerçekten birbirinden bağımsız olup olmadığı ve mükerrer cezalandırma yasağı ayrıca incelenmelidir.

Telsiz, Kamera ve Görev Kayıtları Yalan Söylemek Fiilinin İspatında Nasıl Değerlendirilir?

Kolluk hizmetlerinde görev faaliyetlerinin önemli bir bölümü elektronik sistemler üzerinden kayıt altına alınmaktadır. Telsiz görüşmeleri, araç takip sistemleri, kamera görüntüleri, görev çizelgeleri, dijital işlem kayıtları ve olay tutanakları disiplin soruşturmalarında önemli deliller oluşturabilir.

Ancak bu kayıtların varlığı kadar, doğru yorumlanması da önemlidir.

Örneğin, bir hizmet aracının belirli bir saatte görev bölgesinde görünmemesi, personelin o bölgede hiç bulunmadığını kesin olarak göstermeyebilir. Personelin farklı bir araçla hareket etmiş olması, yürüyerek görev yapması veya acil bir nedenle başka bir bölgeye yönlendirilmesi mümkündür.

Benzer şekilde telsiz kayıtlarında belirli bir görüşmenin bulunmaması, personelin hiçbir şekilde bilgi vermediğinin kesin kanıtı olmayabilir. Telefon görüşmeleri veya başka iletişim araçlarının kullanılıp kullanılmadığı araştırılmalıdır.

Elektronik kayıtların tarih, saat, kullanıcı ve cihaz bilgileri yönünden güvenilirliği de değerlendirilmelidir. Sisteme birden fazla personelin erişebildiği durumlarda, belirli bir işlemin yalnızca kullanıcı adı üzerinden doğrudan bir personele yüklenmesi tartışmalı olabilir.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında kullanılan delillerin olayla bağlantısı kurulmalı ve her bir delilin hangi maddi olguyu ispatladığı açıkça gösterilmelidir.

Yalnızca personelin açıklaması ile elektronik kayıt arasında farklılık bulunması yeterli görülmemeli; farklılığın nedenleri araştırılarak gerçeğe aykırı beyanın bilerek yapıldığı yönündeki iddia somutlaştırılmalıdır.

Tanık Beyanlarına Dayanılarak Amire Yalan Söylemek Disiplin Cezası Verilebilir mi?

Disiplin soruşturmalarında amirin veya diğer personelin tanık sıfatıyla verdiği açıklamalar delil olarak değerlendirilebilir. Ancak tanık beyanlarının güvenilirliği, kapsamı ve diğer delillerle uyumu önem taşır.

Özellikle yalnızca iki personel arasında gerçekleştiği ileri sürülen bir konuşmada, taraflardan birinin açıklamasının doğrudan doğruya kesin gerçek kabul edilmesi hukuki sorunlara neden olabilir.

Personelin hangi sözleri söylediği, açıklamanın hangi koşullarda yapıldığı, taraflar arasında yanlış anlaşılma bulunup bulunmadığı ve konuşmanın başka bir delille doğrulanıp doğrulanamadığı araştırılmalıdır.

Örneğin, amirin personelden belirli bir görevin tamamlanıp tamamlanmadığını sorduğu, personelin ise henüz tamamlanmayan görevin devam ettiğini ifade ettiği bir olayda, açıklamanın içeriği farklı anlaşılmış olabilir.

Bu durumda tanığın duyduğu ifadeyi nasıl yorumladığı ile personelin gerçekten ne söylediği birbirinden ayrılmalıdır.

Tanık beyanlarının birbirini doğrulaması önemli olmakla birlikte, beyanların hangi koşullarda alındığı, olayın gerçekleştiği zamana ilişkin bilgiler ve tarafların anlatımlarındaki tutarlılık da dikkate alınmalıdır.

Hakkında soruşturma yürütülen personelin lehine olan tanıkların dinlenmemesi veya olayın aydınlatılmasını sağlayabilecek kayıtların araştırılmaması, disiplin soruşturmasının eksik yürütüldüğü yönündeki itirazlara dayanak oluşturabilir.

Amire Yalan Söylemek Disiplin Soruşturmasında İspat Yükü

Disiplin cezası verilmesine dayanak oluşturan fiilin gerçekleştiğinin ortaya konulması idarenin sorumluluğundadır.

Personelin isnat edilen fiili işlemediğini ispatlamak zorunda olduğu anlayışı disiplin hukukunun temel güvenceleriyle bağdaşmaz. İdare, disiplin yaptırımının maddi ve hukuki dayanaklarını ortaya koymalıdır.

Bir kolluk personelinin açıklamasının doğru olmadığı iddia ediliyorsa bunun hangi somut delillere dayandığı gösterilmelidir. İsnada karşı savunma yapan personelin her iddiayı çürütememesi, tek başına idarenin iddiasının kanıtlandığı anlamına gelmez.

Disiplin hukukunda ceza verilmesini gerektiren fiilin sübuta ermesi, hukuka uygun soruşturma yürütülmesi ve elde edilen delillerin yeterli olması gerekir.

Danıştayın disiplin hukukuna ilişkin değerlendirmelerinde, isnat edilen eylemin hukuken geçerli, somut ve güvenilir delillerle ortaya konulmasının önemi vurgulanmaktadır.

Bu yaklaşım, görevle ilgili yalan söylemek disiplinsizliği açısından da önemlidir. Çünkü ilgili fiilde hem açıklamanın içeriğinin hem de gerçeğe aykırılığının araştırılması gerekir.

Örneğin, personelin gerçeği bildiği iddiası yalnızca varsayımlara dayanıyorsa, söz konusu iddianın gerekçelendirilmesi ve mevcut delillerle ilişkilendirilmesi zorunludur.

Soruşturma Olurunda Yer Almayan Yalan Söylemek Fiili Nedeniyle Ceza Verilebilir mi?

Disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülmesi, cezanın hukuka uygunluğu açısından maddi olayın ispatı kadar önemlidir.

Soruşturmanın hangi olay ve fiil nedeniyle başlatıldığı, soruşturmacıya hangi konularda inceleme yetkisi verildiği ve ilgili personelin hangi isnada karşı savunma yaptığı açık olmalıdır.

Örneğin, soruşturma görevlendirme olurunda yalnızca personelin göreve gelmediği iddiası bulunmasına rağmen, soruşturma sırasında personelin savunmasında yaptığı açıklamalar esas alınarak ayrıca yalan söylemek fiilinden disiplin cezası verilmesi tartışmalı olabilir.

Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta, sahil güvenlik personelinin göreve gelmediği halde geldiğini beyan ettiği gerekçesiyle cezalandırılması incelenmiş; soruşturma görevlendirmesinde yer almayan yalan söyleme isnadı yönünden ayrıca usulüne uygun soruşturma yetkilendirmesi bulunmaması, işlemin hukuka aykırılığına ilişkin değerlendirmede belirleyici olmuştur.

Bu tür uyuşmazlıklarda soruşturmanın kapsamı, görevlendirme işlemi ve personelden alınan savunmanın içeriği birlikte değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte disiplin soruşturmasının ilerleyen aşamalarında yeni bir fiilin ortaya çıkması halinde, bu fiilin mutlaka cezasız kalacağı söylenemez. Önemli olan, ortaya çıkan yeni iddianın usulüne uygun biçimde soruşturulması ve ilgili personele bu isnat hakkında etkili savunma imkânı tanınmasıdır.

Dört Ay Kısa Süreli Durdurma Cezasında Alt Ceza Uygulanabilir mi?

7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinde, kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel hakkında bir derece hafif disiplin cezasının uygulanabilmesine imkân tanınmıştır.

Bu düzenleme, amire yalan söylemek disiplin cezası bakımından önemlidir. Çünkü personelin daha önceki görev performansı, aldığı değerlendirme puanları ve mesleki geçmişi, disiplin cezasının belirlenmesinde dikkate alınabilecek hususlardır.

Ancak bir derece hafif ceza uygulanması her durumda zorunlu değildir. Kanun, bu konuda yetkili disiplin makamına takdir hakkı tanımaktadır.

Bununla birlikte takdir hakkının sınırsız olduğu söylenemez. Kanun’un 6. maddesine göre disiplin cezasının uygulanmasıyla ilgili takdir hakkı ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli biçimde kullanılmalı ve gerekçelendirilmelidir.

Örneğin, uzun yıllar başarılı hizmetleri bulunan, olumlu değerlendirme puanlarına sahip ve daha önce disiplin cezası almamış bir polis memurunun durumu değerlendirilirken bu özelliklerin dikkate alınıp alınmadığı incelenebilir.

Personelin alt ceza uygulanması talebinin karşılanmaması her durumda disiplin cezasının iptalini gerektirmese de idarenin takdir hakkını hukuka uygun kullanıp kullanmadığı yargısal denetime tabidir.

Burada ayrıca kısa süreli durdurma cezasının dört, altı ve on aylık sürelerinin Kanun gereği birbirinden ayrı ceza dereceleri sayılmadığına dikkat edilmelidir. Dolayısıyla bir derece hafif ceza değerlendirmesi, yalnızca durdurma süresinin kendi içinde değiştirilmesiyle karıştırılmamalıdır.

Disiplin Cezası Verilirken Ölçülülük İlkesi Nasıl Uygulanır?

Ölçülülük ilkesi, disiplin hukukunda idarenin işlem tesis ederken dikkate alması gereken temel ilkelerden biridir.

7068 sayılı Kanun’un 6. maddesi, takdir hakkının kullanılmasında disiplinsizliğin işleniş biçiminin, zaman ve yerinin, hizmete olumsuz etkisinin, meydana gelen zarar veya tehlikenin, personelin kusurunun ağırlığının, önceki disiplin durumunun ve samimi pişmanlığının dikkate alınmasını öngörmektedir.

Bu nedenle amire yalan söylemek fiilinden dolayı disiplin cezası verilirken olayın bütün özelliklerinin değerlendirilmesi gerekir.

Örneğin, personelin bilerek yanlış bilgi verdiği ve bu bilginin önemli bir operasyonel kararın hatalı alınmasına neden olduğu bir olay ile görev faaliyetinin ayrıntılarına ilişkin sınırlı bir yanlışlığın bulunduğu olay, hizmete etkileri bakımından farklı özellikler taşıyabilir.

Ancak ölçülülük ilkesi, kanunda açıkça düzenlenmiş disiplin fiili sabit olduğu halde idarenin kanuni ceza sistemini tamamen göz ardı etmesine imkân vermez.

Önemli olan, fiilin doğru belirlenmesi, uygulanabilecek kanuni yaptırımın seçilmesi ve takdir yetkisinin gerekçeli biçimde kullanılmasıdır.

Amire Yalan Söylemek Fiili Nedeniyle Savunma Nasıl Hazırlanmalıdır?

Hakkında amire yalan söylemek iddiasıyla disiplin soruşturması yürütülen personelin savunması, yalnızca isnadı kabul etmediğini belirten genel ifadelerden oluşmamalıdır.

Savunmada öncelikle hangi açıklamanın yalan olarak değerlendirildiği ortaya konulmalı, ardından açıklamanın yapıldığı tarihte personelin hangi bilgilere sahip olduğu açıklanmalıdır.

Örneğin, görevle ilgili bir bilginin başka personelden alındığı bir olayda bu bilginin kaynağı, hangi iletişim kanalıyla aktarıldığı ve açıklama tarihinde doğruluğunun neden kabul edildiği belirtilmelidir.

Personelin görev yerinde bulunmasına ilişkin iddialarda ise görev çizelgeleri, araç kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık açıklamaları birlikte değerlendirilmelidir.

Savunmada önemli olan, mevcut delillerin somut olayla bağlantısının kurulmasıdır. Yalnızca yıllardır başarılı görev yapıldığını belirtmek, fiilin gerçekleşmediğini göstermeye yeterli olmayabilir. Bununla birlikte olumlu görev geçmişi, disiplin cezasının belirlenmesinde ayrı bir hukuki değerlendirme konusu olabilir.

Savunma metninde açıklamanın neden görevle ilgili yalan söylemek olarak kabul edilemeyeceği, hangi unsurların gerçekleşmediği ve hangi delillerin eksik araştırıldığı anlaşılır biçimde ifade edilmelidir.

Ayrıca soruşturmanın yetkili makam tarafından başlatılıp başlatılmadığı, isnadın açık şekilde bildirilip bildirilmediği ve savunma için kanuni sürenin tanınıp tanınmadığı kontrol edilmelidir.

Disiplin Savunması İçin Kaç Gün Süre Verilir?

7068 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.

Kanunda savunma için verilecek sürenin yedi günden az olamayacağı düzenlenmiştir. Süresi içerisinde savunmasını yapmayan personel, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

Ancak savunma hakkının usulüne uygun kullandırılması yalnızca belirli bir süre verilmesinden ibaret değildir. Personelin hangi fiille suçlandığını ve bu fiilin hangi disiplin hükmüne dayandırıldığını anlayabilmesi gerekir.

Örneğin, personele yalnızca görevini gereği gibi yerine getirmediği bildirilirken daha sonra amirine yalan söylediği gerekçesiyle ceza verilmesi halinde isnadın açıklığı ve savunma hakkının kapsamı bakımından hukuki sorun ortaya çıkabilir.

Kanun’un 31. maddesi ayrıca personelin kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkını güvence altına almaktadır.

Bu nedenle etkili bir disiplin savunması hazırlanabilmesi için isnada dayanak gösterilen bilgi ve belgelerin incelenmesi, gerektiğinde eksik delillerin toplanmasının talep edilmesi önem taşır.

Amire Yalan Söylemek Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı

7068 sayılı Kanun’un 29. maddesinde disiplin soruşturmalarının başlatılması ve disiplin cezası verilmesi bakımından zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir.

Amire yalan söylemek fiili kısa süreli durdurma cezasını gerektirdiğinden, disiplin amirinin fiilin işlendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir. Kanunda öngörülen bu süre içerisinde soruşturmaya başlanmaması halinde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Bunun dışında disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi halinde de ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Bu nedenle disiplin soruşturmalarında olay tarihi, fiilin öğrenilme tarihi, soruşturma başlatma tarihi ve disiplin cezasının verildiği tarih ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Özellikle olayın gerçekleşmesinden uzun süre sonra başlatılan soruşturmalarda, disiplin amirinin fiili hangi tarihte öğrendiğinin tespiti önem kazanır.

Kanun’un 29. maddesinde disiplin cezasının mahkeme tarafından belirli usul veya vasıflandırma hataları nedeniyle iptal edilmesi halinde yeniden değerlendirmeye ilişkin özel düzenleme de bulunmaktadır. Bu nedenle zamanaşımı hesabı yapılırken daha önce verilmiş bir disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilip edilmediği de incelenmelidir.

Amire Yalan Söylemek Disiplin Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır?

7068 sayılı Kanun’un 30. maddesine göre disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğ edilmesinden itibaren on gün içerisinde itiraz edilebilir.

İtiraz, kural olarak bir üst disiplin amirine yazılı şekilde yapılır. Kanunda bazı üst makamların doğrudan verdiği disiplin cezaları bakımından farklı itiraz mercileri belirlenmiştir.

İtirazın yetkili merci tarafından otuz gün içerisinde karara bağlanması öngörülmüştür. İtirazın haklı bulunması halinde disiplin cezası hafifletilebilir veya tamamen kaldırılabilir.

Ayrıca itiraz üzerine önceki cezadan daha ağır bir disiplin cezası verilemez.

Ancak disiplin kurulları ve Bakan tarafından verilen disiplin cezaları bakımından Kanun’da idari itiraz yerine doğrudan yargı yoluna başvurulması öngörülmüştür.

Bu nedenle amire yalan söylemek fiilinden dolayı disiplin cezasına maruz kalan personelin öncelikle cezanın hangi makam tarafından verildiğini tespit etmesi gerekir.

Yanlış itiraz merciine başvurulması veya dava açma süresinin hatalı hesaplanması, hak arama yollarının kullanılmasında ciddi sorunlara neden olabilir.

Amire Yalan Söylemek Disiplin Cezasına Karşı İptal Davası

Amire yalan söylemek gerekçesiyle verilen disiplin cezası, idari işlem niteliğindedir ve yargısal denetime tabidir.

7068 sayılı Kanun’un 32. maddesinde kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun genel hükümleri çerçevesinde, özel bir süre öngörülmeyen idari işlemlere karşı idare mahkemesinde dava açma süresi altmış gündür. Disiplin cezalarında bu sürenin başlangıcı, işlemin kesinleşmesi ve ilgiliye tebliğine ilişkin özel düzenlemelerle birlikte değerlendirilmelidir.

İptal davasında disiplin cezasının sebep, konu, yetki, şekil ve amaç unsurları yönünden hukuka uygunluğu incelenebilir.

Örneğin, personelin yalan söylediğine ilişkin somut delil bulunmaması, savunma hakkının usulüne uygun kullandırılmaması, soruşturmanın yetkisiz makam tarafından yürütülmesi veya fiilin yanlış disiplin hükmü kapsamında değerlendirilmesi iptal davasında ileri sürülebilecek hukuka aykırılık nedenleri arasında yer alabilir.

Diğer taraftan, disiplin cezasının personelin özlük hakları üzerinde sonuç doğurması nedeniyle koşulların bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

Ancak yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için 2577 sayılı Kanun’da öngörülen koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle her disiplin cezası bakımından kendiliğinden yürütmenin durdurulacağı kabul edilemez.

Danıştay Kararları Işığında Görevle İlgili Yalan Söylemek Disiplin Cezası

Danıştay İkinci Dairesinin 27.09.2022 tarihli, 2021/2046 Esas ve 2022/4530 Karar sayılı kararında, görevle ilgili yalan söylemek fiilinin geçtiği bir disiplin süreci, personelin performans değerlendirme işlemine ilişkin uyuşmazlık kapsamında ele alınmıştır.

Kararda aktarılan maddi olaya göre, bir komiserin fiilen idari büro amiri olarak görevlendirilmediği halde il emniyet müdürüne bu görevi yürüttüğünü bildirdiği gerekçesiyle hakkında disiplin işlemi tesis edildiği belirtilmiştir.

Söz konusu disiplin sürecinin personelin performans değerlendirmesine etkisi de yargısal incelemede gündeme gelmiştir.

Ancak bu kararın doğrudan disiplin cezasının iptali istemiyle açılmış bir davaya ilişkin olmadığına dikkat edilmelidir. Kararın esas inceleme konusu, personelin performans değerlendirme puanıdır.

Bununla birlikte olay, görev veya yetki durumuna ilişkin açıklamaların hangi koşullarda disiplin soruşturmasına konu olabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Diğer taraftan Danıştayın disiplin hukukuna ilişkin kararlarında, personelin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için isnat edilen davranışın usulüne uygun soruşturmayla ortaya konulması, lehe ve aleyhe delillerin birlikte değerlendirilmesi ve cezanın somut delillere dayandırılması gerekliliği üzerinde durulmaktadır.

Bu ilkeler, amire yalan söylemek fiilinin değerlendirilmesinde de yol gösterici niteliktedir. Çünkü bir açıklamanın gerçeğe aykırı olduğuna dair iddia ile bu açıklamanın bilerek yapıldığının ispatlanması birbirinden farklı meselelerdir.

Amire Yalan Söylemek Suçundan Ceza Almak Meslekten Çıkarılmaya Neden Olur mu?

7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-1 maddesinde düzenlenen görevle ilgili yalan söylemek fiilinin temel yaptırımı dört ay kısa süreli durdurma cezasıdır. Dolayısıyla yalnızca bu fiilin sabit görülmesi, doğrudan meslekten çıkarma cezası verilmesi anlamına gelmez.

Ancak bir olayın farklı disiplin fiillerini veya bağımsız hukuki sorumlulukları gündeme getirmesi mümkündür.

Örneğin, göreve ilişkin gerçeğe aykırı açıklamanın resmi belgede sahtecilik, delil değiştirme veya yetkinin kötüye kullanılması gibi başka bir fiille bağlantılı olduğu ileri sürülüyorsa, olayın bütün özellikleri ayrıca incelenmelidir.

Bunun dışında disiplin cezalarının personelin disiplin puanı ve geçmişi bakımından sonuçları bulunabilir. Kanunda belirli koşullarda disiplinsizliği alışkanlık haline getirmeye ilişkin özel hükümler yer almaktadır.

Bununla birlikte personelin hakkında tek bir görevle ilgili yalan söylemek disiplin cezası verilmiş olmasından hareketle doğrudan meslekten çıkarma sonucuna varılması mümkün değildir.

Her olayda uygulanacak disiplin hükmünün ve yaptırımın ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.

Disiplin Cezasının İptali Halinde Personelin Hakları

Amire yalan söylemek gerekçesiyle verilen disiplin cezasının idare mahkemesi tarafından iptal edilmesi halinde, iptal kararının hukuki sonuçları idare tarafından yerine getirilmelidir.

Disiplin cezasının personelin özlük haklarında veya mali durumunda olumsuz sonuçlar doğurmuş olması halinde, bu sonuçların giderilmesi de somut olay çerçevesinde gündeme gelebilir.

Örneğin, kısa süreli durdurma cezası nedeniyle kademe ilerlemesi etkilenmişse iptal kararının özlük kayıtlarına etkisi değerlendirilmelidir. Jandarma veya sahil güvenlik personelinin aylığından kesinti yapılmışsa, iptal kararının mali sonuçlarının giderilmesi gerekebilir.

Ancak iptal kararının gerekçesi önemlidir. Disiplin cezasının fiilin sabit olmaması nedeniyle iptal edilmesi ile yalnızca düzeltilebilir bir usul eksikliği nedeniyle iptal edilmesi aynı hukuki sonuçları doğurmayabilir.

Bu nedenle iptal kararından sonra idarenin yeniden işlem tesis edip edemeyeceği ve personelin hangi haklarının iade edileceği kararın gerekçesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Amire Yalan Söylemek Disiplin Suçuna İlişkin Sık Sorulan Sorular

Polis memuru amirine yalan söylerse ne olur?

Polis memurunun göreviyle ilgili olarak amirine bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun hukuka uygun bir disiplin soruşturmasıyla tespit edilmesi halinde, 7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-1 maddesi kapsamında dört ay kısa süreli durdurma cezası gündeme gelebilir. Ancak yanlış bilginin verilmiş olması tek başına fiilin oluştuğunu göstermez. Beyanın içeriği, gerçeğe aykırılığı ve olayın koşulları araştırılmalıdır.

Amire yanlış bilgi vermek suç mu?

Amire yanlış bilgi verilmesi, her durumda disiplin suçu oluşturmaz. Personelin eksik bilgiye dayanarak yaptığı açıklamalar, hatalı hatırlamalar veya başka kişiden aldığı yanlış bilgiyi aktarması ile gerçeği bilerek farklı anlatması aynı şekilde değerlendirilemez. Disiplin cezası için isnat edilen fiilin kanuni unsurlarının gerçekleşmesi gerekir.

Amire yalan söylemenin cezası kaç aydır?

7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-1 maddesinde amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek fiili için dört ay kısa süreli durdurma cezası düzenlenmiştir. Ancak jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında ilgili özel terfi kanunlarına tabi personel bakımından bu cezanın aylıktan kesme şeklinde uygulanması söz konusu olabilir.

Jandarma uzman çavuş amirine yalan söylerse maaşından kesinti yapılır mı?

7068 sayılı Kanun’un 8/7 maddesi kapsamında bulunan jandarma uzman erbaşlar bakımından kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerde brüt aylığın beşte biri ile dörtte biri arasında kesinti uygulanabilir. Bunun için isnat edilen fiilin hukuka uygun biçimde araştırılması ve yetkili disiplin kurulunca karar verilmesi gerekir.

Disiplin soruşturmasında kendimi savunurken yanlış açıklama yaparsam ayrıca ceza alır mıyım?

Soruşturma sırasında yapılan her yanlış veya olayla çelişen açıklama, otomatik olarak ayrı bir yalan söylemek disiplin suçu oluşturmaz. Savunma hakkının niteliği, açıklamanın hangi amaçla yapıldığı, bağımsız bir disiplin fiilinin bulunup bulunmadığı ve soruşturmanın kapsamı değerlendirilmelidir. Özellikle isnadı kabul etmemenin tek başına yeni bir disiplin suçu gibi kabul edilmemesi gerekir.

Amirin sözlü beyanıyla disiplin cezası verilebilir mi?

Amirin açıklaması disiplin soruşturmasında delil olarak değerlendirilebilir. Ancak isnat edilen fiilin gerçekleştiği sonucuna ulaşılabilmesi için açıklamanın içeriği, olayın koşulları ve mevcut diğer deliller birlikte incelenmelidir. İspat konusundaki eksiklikler veya çelişkiler giderilmeden varsayıma dayalı biçimde ceza verilmesi hukuki sorun doğurabilir.

Amire yalan söylemek disiplin cezası sicilden silinir mi?

7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinde, meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma dışındaki disiplin cezalarının belirli koşullarla özlük dosyasından silinmesinin talep edilebilmesi düzenlenmiştir. Kısa süreli durdurma cezası bakımından cezanın uygulanmasından itibaren on yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvurarak silinmesini istemek mümkündür. Ancak bu işlem kendiliğinden gerçekleşmez; kanuni koşullar ve personelin ilgili dönemdeki davranışları değerlendirilir.

İlk defa disiplin cezası alan personele alt ceza uygulanır mı?

Personelin daha önce disiplin cezası almamış olması, bir derece hafif ceza uygulanması bakımından dikkate alınabilecek olumlu bir durumdur. Ancak yalnızca ilk defa disiplin suçu işlenmiş olması, otomatik şekilde alt ceza verilmesini gerektirmez. 7068 sayılı Kanun’un 7/2 maddesindeki koşulların ve idarenin gerekçeli takdir hakkının değerlendirilmesi gerekir.

Amire yalan söylemek disiplin cezasına kaç gün içinde itiraz edilir?

Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, kural olarak tebliğden itibaren on gün içinde itiraz edilebilir. Ancak disiplin kurulları ve Bakan tarafından verilen cezalar yönünden Kanun’da doğrudan idari yargı yolu öngörülmüştür. Bu nedenle başvuru süresi belirlenirken kararı veren makamın dikkate alınması gerekir.

Dört ay kısa süreli durdurma cezasına karşı dava açılabilir mi?

Evet. Kesinleşen disiplin cezalarına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Sürenin başlangıcında cezanın kesinleşmesi, tebliğ tarihi ve uygulanabilir özel hükümler önemlidir. Dava açılmadan önce disiplin işleminin ve varsa itiraz kararının incelenmesi gerekir.

Amire yalan söylemek disiplin cezası iptal edilebilir mi?

Evet. Fiilin somut delillerle ortaya konulamaması, açıklamanın görevle bağlantısının bulunmaması, yanlış bilginin bilinçli olarak verilmediğinin anlaşılması, savunma hakkının ihlal edilmesi, soruşturma usulünde hukuka aykırılık bulunması veya disiplin işleminin diğer unsurlarında sakatlık olması halinde iptal kararı verilmesi mümkün olabilir. Ancak her uyuşmazlığın sonucu somut olayın delillerine ve hukuki özelliklerine bağlıdır.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek, 7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-1 maddesinde düzenlenmiş ve dört ay kısa süreli durdurma cezasına bağlanmış bir disiplinsizliktir. Kolluk hizmetlerinde doğru bilgi aktarılmasının kamu hizmetinin güvenilirliği ve etkinliği açısından önem taşıdığı kuşkusuzdur. Bununla birlikte disiplin hukukunun amacı, gerçekleşen her yanlışlığı personelin bilinçli biçimde yalan söylediği varsayımıyla cezalandırmak değildir.

Bu nedenle amire yalan söylemek disiplin cezasının hukuka uygunluğu değerlendirilirken öncelikle yanlış bilgi ile bilerek gerçeğe aykırı beyan arasındaki ayrımın ortaya konulması gerekir. Personelin hangi açıklamayı yaptığı, bu açıklamanın hangi görevle bağlantılı olduğu, açıklama tarihinde hangi bilgilere sahip bulunduğu ve gerçeğe aykırılığın hangi somut delillerle ispatlandığı disiplin soruşturmasının temel inceleme konularını oluşturmalıdır.

Özellikle polis memurları, jandarma uzman çavuşlar, jandarma astsubaylar, jandarma subaylar ve sahil güvenlik personeli hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında, personelin görev ve sorumluluk alanıyla açıklamanın içeriği arasında hukuken anlamlı bağlantı kurulmalıdır. Amir tarafından yapılan değerlendirme önemli olmakla birlikte, tek başına disiplin fiilinin gerçekleştiğine ilişkin yeterli bir hukuki gerekçe oluşturmayabilir.

Bunun yanında savunma hakkının etkili biçimde kullandırılması, lehe ve aleyhe delillerin birlikte değerlendirilmesi, disiplin soruşturmasının yetki ve usul kurallarına uygun yürütülmesi ve takdir hakkının gerekçeli olarak kullanılması zorunludur.

Disiplin soruşturmasında personelin davranışının yalnızca kurum düzenine aykırı olduğu düşüncesiyle yetinilemez. İsnat edilen fiilin kanunda düzenlenen disiplin suçunun unsurlarını taşıdığı ve cezaya dayanak oluşturan olayın somut delillerle ortaya konulduğu gösterilmelidir.

Sonuç olarak görevle ilgili yalan söylemek fiilinden dolayı uygulanan disiplin cezasının hukuka uygunluğu, idarenin açıklamayı nasıl değerlendirdiğiyle değil, bu değerlendirmenin somut delillere, kanuni unsurlara, savunma hakkına ve disiplin hukukunun temel ilkelerine uygun olup olmadığıyla belirlenir.

Bu kapsamda hakkında amire yalan söylemek iddiasıyla disiplin soruşturması başlatılan veya disiplin cezası verilen kolluk personelinin, isnat edilen fiilin niteliğini, soruşturma belgelerini, disiplin cezasının gerekçesini ve başvuru sürelerini birlikte değerlendirmesi önem taşımaktadır.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Memur Olabilir mi? Astsubayların Memuriyete Geçişi
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası
Jandarma Görevi Savsaklama Disiplin Cezası: Görevde Kayıtsızlık, Savunma ve İptal Davası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
33 dk
Genel
Disiplin Nedeniyle TSK’dan Atılan Memur Olabilir mi? Astsubayların Memuriyete Geçişi

Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra disiplin cezası nedeniyle mesleğinden[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Selam Vermeme Disiplin Cezası: Selamlama Kuralları, Savunma ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaş, astsubay ve subayların uymakla[…]

Devamını Gör
YAZI
8 dk
Genel
Jandarma Vatandaşı Bekletme Disiplin Cezası: Haklı Neden Olmadan Kişileri Bekletmek ve İptal Davası

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subaylar, kamu[…]

Devamını Gör