Hizmet aracıyla ölümlü trafik kazası disiplin cezası, polis ve jandarma personelinin görev sırasında kullandıkları araçlarla meydana gelen ve ölümle sonuçlanan trafik kazalarında, personelin kusuruna bağlı olarak uygulanabilen ağır disiplin yaptırımlarından biridir. 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-13. maddesine göre hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet veren personel hakkında 24 ay uzun süreli durdurma cezası öngörülmektedir.
Polis memurları, jandarma uzman çavuşlar, jandarma astsubaylar ve jandarma subayların görevlerinin niteliği gereği hizmet araçlarını yoğun şekilde kullanmaları, bu disiplin suçunun uygulamada önem kazanmasına neden olmaktadır. Özellikle devriye hizmetleri, asayiş uygulamaları, acil olaylara müdahale, şüpheli araçların takibi, personel sevki ve operasyonel faaliyetler sırasında meydana gelen trafik kazaları, adli soruşturmanın yanı sıra disiplin soruşturmasına da konu olabilmektedir.
Bununla birlikte hizmet aracıyla meydana gelen her ölümlü trafik kazası, aracı kullanan polis veya jandarma personelinin disiplin suçu işlediği anlamına gelmez. Kanun, yalnızca trafik kazasının meydana gelmesini ve ölüm sonucunun ortaya çıkmasını yeterli görmemiştir. Ayrıca personelin ağır kusurunun veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurunun bulunmasını aramıştır.
Bu nedenle ölümlü trafik kazası sonrasında personelin disiplin sorumluluğuna karar verilirken trafik kaza tespit tutanakları, bilirkişi raporları, olay yeri incelemeleri, aracın teknik durumu, sürücünün davranışları, görev emirleri ve trafik koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Özellikle kazanın meydana gelmesinde personelin gerçekten ağır kusurlu olup olmadığı, kusurun hizmetten ayrılabilen kişisel kusur niteliği taşıyıp taşımadığı ve ölüm sonucu ile personelin davranışı arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı, disiplin cezasının hukuka uygunluğu bakımından belirleyicidir.
Bu makalede 7068 sayılı Kanun kapsamında hizmet aracıyla ölümlü trafik kazası disiplin cezasının şartları, ağır kusur ve kişisel kusur kavramları, polis ve jandarma personelinin hukuki sorumluluğu, 24 ay uzun süreli durdurma cezasının sonuçları, ceza yargılamasıyla disiplin soruşturmasının ilişkisi ve konuya ilişkin Danıştay kararları ayrıntılı olarak incelenmektedir.
7068 Sayılı Kanun Madde 8/5-ç-13: Hizmet Aracıyla Trafik Kazası Sonucu Ölüme Sebebiyet Vermek
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (ç) bendinin (13) numaralı alt bendinde disiplin suçu şu şekilde düzenlenmiştir:
“Hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet vermek.”
Kanunda bu fiilin karşılığı 24 ay uzun süreli durdurma cezası olarak belirlenmiştir.
Düzenleme incelendiğinde disiplin suçunun oluşabilmesi için hizmet aracıyla bir trafik kazasının meydana gelmesi, kazanın ölümle sonuçlanması ve ölümün ilgili personelin ağır kusurundan veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurundan kaynaklanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla kanun koyucu, herhangi bir kusur nedeniyle meydana gelen bütün ölümlü trafik kazalarını bu disiplin suçu kapsamında değerlendirmemiştir. Özellikle ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusur koşulunu öngörerek disiplin sorumluluğunun belirlenmesinde nitelikli bir değerlendirme yapılmasını istemiştir.
Örneğin resmi görev sırasında kullandığı polis aracıyla trafik kazasına karışan bir polis memurunun, kazanın meydana gelmesinde yalnızca hafif nitelikte kusurunun bulunduğu tespit edilmişse, bu durumun doğrudan 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-13. maddesindeki ağır kusur koşulunu karşıladığı kabul edilemez. Bununla birlikte personelin davranışının hizmetten ayrılabilen kişisel kusur oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Benzer şekilde jandarma uzman çavuşun kullandığı hizmet aracıyla meydana gelen kazada karşı araç sürücüsünün trafik kurallarını ihlal etmesi, yol koşulları veya aracın teknik arızası gibi hususlar kazanın oluşumunda etkili olmuşsa, bütün bu nedenler araştırılmadan sürücü personelin ağır kusurlu olduğu sonucuna ulaşılamaz.
Bu bakımdan disiplin cezasının hukuka uygunluğu, yalnızca ölüm sonucunun meydana gelmesine değil, personelin kusurunun hukuki niteliğinin doğru belirlenmesine bağlıdır.
Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazası Disiplin Cezasının Şartları
Hizmet aracıyla trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet verme disiplin suçunun oluşabilmesi için kanunda düzenlenen unsurların somut olayda gerçekleşmesi gerekir. Bunlardan birinin bulunmaması, işlemin ilgili disiplin hükmü bakımından hukuka uygunluğunu tartışmalı hâle getirebilir.
Öncelikle olayın hizmet aracıyla meydana gelmiş bir trafik kazası olması gerekmektedir. Polis veya jandarma personelinin kullandığı aracın hangi amaçla tahsis edildiği, kaza sırasında görevle bağlantılı olarak kullanılıp kullanılmadığı ve hizmet aracı niteliği somut olay kapsamında araştırılmalıdır.
İkinci olarak trafik kazasının ölümle sonuçlanmış olması gerekir. Ölüm sonucunun meydana gelmesi tek başına yeterli olmayıp bu sonucun isnat edilen sürücü davranışıyla nedensellik ilişkisinin bulunması önemlidir.
Üçüncü ve en önemli unsur ise personelin ağır kusurunun veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurunun bulunmasıdır. Bu iki kusur türü kanunda alternatif olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla her ikisinin birlikte gerçekleşmesi zorunlu değildir. Bununla birlikte idarenin hangisine dayandığını ve bunun somut olayda neden gerçekleştiğini ortaya koyması gerekir.
Örneğin personelin trafik kurallarına ağır şekilde aykırı davranarak ölüm sonucuna sebebiyet verdiği ileri sürülüyorsa, hangi trafik kuralını ihlal ettiği ve ihlalin neden ağır kusur oluşturduğu açıklanmalıdır.
Personelin hizmetten ayrılabilen kişisel kusurunun bulunduğu iddia ediliyorsa, kusurun sıradan bir görev hatasından hangi özellikleri nedeniyle ayrıldığı ve kişisel kusur niteliğini nasıl kazandığı değerlendirilmelidir.
Disiplin kararında ağır kusur veya kişisel kusur kavramlarının yalnızca tekrarlanması yeterli değildir. Bu kavramların somut olayda hangi davranışa ve hangi delillere dayandığı ortaya konulmalıdır.
Hizmet Aracıyla Trafik Kazasında Ağır Kusur Nedir?
Ağır kusur, sürücünün uyması gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü olayın koşullarına göre ciddi biçimde ihlal etmesiyle ilişkilidir. Ancak 7068 sayılı Kanun’un ilgili bendinde ağır kusurun ayrıca tanımlanmamış olması, bu kavramın somut olayın özellikleri ve trafik mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesini gerektirmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesinde trafik kazalarında asli kusur sayılan durumlar düzenlenmiştir. Kırmızı ışıkta geçmek, geçiş önceliğine uymamak, yasaklanan yönde seyretmek veya hatalı sollama yapmak gibi davranışlar kazanın oluşumundaki kusur bakımından önem taşıyabilir.
Ancak burada asli kusur ile ağır kusur kavramlarının birbirinden ayrılması gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu kapsamında asli kusurlu bulunmak, her somut olayda 7068 sayılı Kanun’un aradığı ağır kusurun kendiliğinden gerçekleştiği anlamına gelmez.
Kusurun disiplin hukuku bakımından ağırlığı değerlendirilirken sürücünün hangi trafik kuralını ihlal ettiği, ihlalin gerçekleşme biçimi, kazanın önlenebilirliği ve sürücünün davranışı ile ölüm sonucu arasındaki ilişki incelenmelidir.
Örneğin bir polis memurunun görev sırasında kullandığı araçla trafik kazasına karışması ve kaza tespit tutanağında tali kusurlu bulunması, tek başına ağır kusurun varlığını göstermeyebilir.
Buna karşılık trafik kuralının açık ve ciddi biçimde ihlal edildiği, sürücünün öngörülebilir bir tehlikeye rağmen gerekli önlemleri almadığı ve bu davranışın ölüm sonucuna neden olduğu olaylarda ağır kusur değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle polis ve jandarma trafik kazası disiplin soruşturmalarında kusurun varlığı ile kusurun ağırlığı ayrı ayrı araştırılmalıdır. Kusurun ağır olup olmadığı açıklanmadan yalnızca sürücünün trafik kazasına neden olduğu gerekçesiyle 24 ay uzun süreli durdurma cezası verilmesi hukuki sorun oluşturabilir.
Hizmetten Ayrılabilen Kişisel Kusur Ne Anlama Gelir?
7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-13. maddesinde ağır kusura alternatif olarak düzenlenen diğer unsur, hizmetten ayrılabilen kişisel kusurdur.
Hizmet kusuru ile hizmetten ayrılabilen kişisel kusur, idare hukukunda özellikle kamu görevlisinin davranışından doğan sorumluluğun belirlenmesinde önem taşıyan kavramlardır.
Hizmet kusuru, kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya yürütülmesinde ortaya çıkan eksiklik ve aksaklıklarla bağlantılıdır. Buna karşılık hizmetten ayrılabilen kişisel kusur, kamu görevlisinin kişisel davranışının hizmetle olan bağlantısından ayrılarak değerlendirilmesini gerektiren nitelikli durumları ifade etmektedir.
Ancak kamu görevlisinin görev sırasında gerçekleştirdiği her hatalı davranış, yalnızca kişisel kusur olarak değerlendirilemez. Fiilin hangi koşullarda meydana geldiği ve kamu hizmetiyle bağlantısı önem taşımaktadır.
Örneğin bir jandarma astsubayın görev emri kapsamında kullandığı araçla trafik kazasına karışması hâlinde, kazanın yalnızca personelin araç kullanırken hata yapmasından mı yoksa kurumun araç bakımını gerçekleştirmemesi, görevin planlanması veya diğer hizmet koşullarından mı kaynaklandığı araştırılmalıdır.
Diğer taraftan resmi hizmet aracının görev amacı dışında kullanılması veya sürücünün hizmetin gereklerinden bağımsız kişisel davranışlarının kazada belirleyici olması, kişisel kusur değerlendirmesi bakımından önem taşıyabilir.
Bununla birlikte aracın görev amacı dışında kullanılmış olması da tek başına ölüm sonucundan disiplin sorumluluğunu kesin olarak ortaya koymaz. İlgili davranış ile kazanın meydana gelmesi ve ölüm sonucu arasındaki nedensellik bağlantısının değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle hizmetten ayrılabilen kişisel kusur kavramının yalnızca genel ifadelerle kullanılması, disiplin işleminin gerekçesi bakımından sorun oluşturabilir.
Bu nedenle idarenin hangi davranışın kişisel kusur niteliği taşıdığını ve bu davranışın neden ilgili disiplin maddesi kapsamında kaldığını somut biçimde açıklaması önemlidir.
Polis Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazası Meydana Gelirse Hangi Disiplin Cezası Verilir?
Polis memurunun resmi hizmet aracıyla gerçekleştirdiği trafik kazasının ölümle sonuçlanması hâlinde, 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-13. maddesindeki şartlar oluşmuşsa 24 ay uzun süreli durdurma cezası gündeme gelmektedir.
7068 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre uzun süreli durdurma cezası, personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin on iki, on altı, yirmi veya yirmi dört ay süreyle durdurulmasıdır.
İlgili disiplin fiili için özel olarak 24 ay uzun süreli durdurma cezası öngörülmüştür. Bu yaptırım, doğrudan meslekten çıkarma cezası niteliğinde değildir. Ancak personelin mesleki özlük hakları ve disiplin geçmişi bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Örneğin bir polis memurunun kullandığı ekip aracıyla meydana gelen trafik kazasında yaya hayatını kaybetmişse öncelikle kazanın meydana geliş biçimi araştırılmalıdır. Polis memurunun hangi hızla seyir hâlinde olduğu, trafik işaretlerine uyup uymadığı, olay yerine acil müdahale görevinin bulunup bulunmadığı ve sürücünün kazayı önleme imkânı değerlendirilmelidir.
Personelin kazanın meydana gelmesinde ağır kusurunun bulunmadığı veya ölüm sonucunun kendisine yüklenemeyeceği tespit edilirse, ilgili disiplin suçu bakımından gerekli şartların oluşmadığı ileri sürülebilir.
Buna karşılık ağır kusurun veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurun varlığı somut delillerle ortaya konulmuşsa disiplin yaptırımı uygulanması gündeme gelebilir.
Bu nedenle ölümlü trafik kazasına karışan polis memurunun savunmasında yalnızca kazanın görev sırasında meydana geldiğini belirtmesi yeterli değildir. Kusurun niteliği, kazanın oluşum koşulları ve disiplin suçunun unsurları somut deliller üzerinden değerlendirilmelidir.
Jandarma Uzman Çavuş Trafik Kazası Disiplin Cezası
Jandarma uzman çavuşların resmi görev sırasında kullandıkları hizmet araçlarıyla meydana gelen ölümlü trafik kazaları da 7068 sayılı Kanun’un ilgili disiplin hükmü kapsamında değerlendirilebilir.
Jandarma personelinin özellikle kırsal bölgelerde, operasyon alanlarında, güvenlik faaliyetlerinde ve personel sevki sırasında araç kullanması, trafik kazalarının gerçekleştiği koşulların farklılaşmasına neden olabilmektedir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun operasyon bölgesine personel taşırken kullandığı aracın kayması nedeniyle trafik kazası meydana gelmişse, kazanın oluşumunda personelin sürüş hatası bulunup bulunmadığı kadar yolun durumu, hava koşulları, aracın teknik özellikleri ve sürücünün görev koşulları da önem taşımaktadır.
Özellikle yolun bozuk olması, lastiklerin uygun durumda bulunmaması, aracın bakım eksiklikleri veya diğer teknik sorunların kazaya etkisi bulunuyorsa bu hususların araştırılması gerekir.
Aynı şekilde personelin uzun süreli görevlendirme sonrasında araç kullandığı ve yorgunluğun kazada etkili olduğu ileri sürülüyorsa, çalışma ve dinlenme koşulları da değerlendirilebilir.
Ancak görev yoğunluğu veya yorgunluk iddiası, personelin trafik güvenliğini sağlama yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önemli olan, somut olayda kusurun hangi davranıştan kaynaklandığının ve ağırlığının belirlenmesidir.
Jandarma uzman çavuş hakkında uygulanacak disiplin yaptırımının mali sonuçları bakımından da özel hükümler bulunmaktadır.
7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin yedinci fıkrasına göre terfileri 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu hükümlerine tabi olan jandarma uzman erbaşlar bakımından uzun süreli durdurma cezasını gerektiren hâllerde brüt aylıktan üçte bir ile yarısı arasında kesinti yapılması öngörülmektedir.
Dolayısıyla aynı disiplin fiili, polis personeli ile jandarma uzman çavuş bakımından cezanın uygulanma biçimi yönünden farklı sonuçlar doğurabilir.
Jandarma Astsubay ve Jandarma Subayların Ölümlü Trafik Kazasından Disiplin Sorumluluğu
Jandarma astsubay ve subayların hizmet araçlarıyla meydana gelen ölümlü trafik kazalarında da ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusur koşulunun bulunması gerekir.
Örneğin bir jandarma astsubayın kullandığı resmi araçla trafik kazasına karışması hâlinde, sürücünün kişisel davranışları ile kazanın meydana gelmesine etki eden diğer nedenler birlikte değerlendirilmelidir.
Benzer şekilde jandarma subayların emir-komuta görevi kapsamında araç sevkine ilişkin talimat vermeleri, kendilerini her durumda kazanın disiplin sorumlusu hâline getirmez. Sorumluluk doğurabilecek somut emir veya davranışın belirlenmesi gerekir.
Örneğin sürücünün, amiri tarafından verilen görev doğrultusunda hareket etmesi sırasında kaza meydana gelmişse görev emrinin içeriği ile personelin kendi trafik güvenliği yükümlülükleri ayrı ayrı incelenmelidir.
Hukuka uygun bir görev emrinin bulunması sürücünün bütün kişisel sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gibi, sırf üst konumunda olması da bir subayın sürücünün bütün hatalarından otomatik olarak sorumlu tutulmasını sağlamaz.
Jandarma astsubay ve subaylar bakımından da 7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen statüye özgü aylıktan kesinti düzenlemesi önem taşımaktadır.
Bu nedenle ilgili personelin disiplin suçunun unsurlarından sorumlu olup olmadığı ile uygulanacak yaptırımın özlük ve mali sonuçları ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Polis ve Jandarma Araçlarında Geçiş Üstünlüğü Kazadan Doğan Disiplin Sorumluluğunu Ortadan Kaldırır mı?
Polis ve jandarma araçlarının bazı görevlerde geçiş üstünlüğü hakkına sahip olması, trafik kazası sonrasında önemli hukuki tartışmalara neden olabilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 71. maddesi ve Geçiş Üstünlüğüne Sahip Araçlar Hakkında Yönetmelik, belirli görevler sırasında geçiş üstünlüğünün hangi şartlarla kullanılacağını düzenlemektedir.
Kolluk araçlarının geçiş üstünlüğü hakkı, kamu hizmetinin gerektirdiği acil durumların yerine getirilmesini kolaylaştırmaktadır. Ancak bu hak sınırsız değildir. Can ve mal güvenliğinin tehlikeye sokulmaması, görevin niteliği ve mevzuatta öngörülen sesli ve ışıklı uyarı koşulları önem taşımaktadır.
Örneğin bir polis ekibinin acil bir olaya müdahale amacıyla hareket ettiği sırada kavşakta trafik kazasına karışması hâlinde, aracın geçiş üstünlüğünü kullanma şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Aynı şekilde jandarma aracının acil güvenlik görevi sırasında trafik kurallarına ilişkin belirli istisnalardan yararlanabilmesi, sürücünün her türlü dikkatsiz veya tehlikeli davranışının hukuka uygun kabul edileceği anlamına gelmez.
Bununla birlikte geçiş üstünlüğü şartlarının sağlandığı ve sürücünün gerekli güvenlik önlemlerini aldığı hâllerde, trafik kazasının yalnızca aracın normal trafik düzeninden farklı hareket etmesine dayanılarak ağır kusur şeklinde değerlendirilmesi de doğru olmayabilir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında görev emri, araç takip kayıtları, siren ve tepe lambası kullanımı, olayın aciliyeti ve diğer sürücülerin davranışları birlikte araştırılmalıdır.
Trafik Kazası Kusur Raporu Disiplin Cezası İçin Yeterli midir?
Trafik kazası sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanakları ve bilirkişi raporları, disiplin soruşturmasında önemli deliller arasında yer almaktadır. Ancak bu belgelerin varlığı, disiplin suçunun bütün unsurlarının kendiliğinden oluştuğu anlamına gelmez.
Özellikle ölümlü trafik kazalarında sürücünün kusuru farklı incelemeler sonucunda farklı şekillerde değerlendirilebilir.
Kolluk tarafından düzenlenen ilk kaza tespit tutanağında sürücünün kusursuz olduğu belirtilirken adli yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporunda ağır kusurlu bulunduğu durumlar ortaya çıkabilir.
Bunun tersi de mümkündür. İlk kaza tespit tutanağında asli kusurlu gösterilen personelin, daha sonra gerçekleştirilen teknik incelemeler sonucunda kusur durumunun farklı belirlenmesi söz konusu olabilir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca ilk kaza tespit tutanağına dayanılması yerine, somut olay açısından önemli bütün delillerin değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle araçların hızları, çarpışma noktaları, fren izleri, kamera görüntüleri, yolun fiziksel durumu, araçların teknik özellikleri ve olayın oluşumuna ilişkin tanık beyanları kusur tespitinde önem taşımaktadır.
Diğer taraftan trafik kazasında kusur oranının belirlenmesi ile 7068 sayılı Kanun kapsamında ağır kusurun varlığının değerlendirilmesi aynı hukuki mesele değildir.
Bilirkişi raporunda sürücünün belirli oranda kusurlu olduğunun belirtilmesi, disiplin amirinin bu kusurun ilgili disiplin hükmünün aradığı nitelikte olup olmadığını değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Önemli olan yalnızca personelin trafik kazasında kusurlu bulunması değil, bu kusurun 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-13. maddesinde aranan ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusur koşulunu karşılayıp karşılamadığının ortaya konulmasıdır.
Danıştayın Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazası Disiplin Cezasına İlişkin Emsal Kararı
Danıştay 2. Dairesi, 30.11.2023 Tarihli, 2021/16675 Esas ve 2023/5716 Karar Sayılı Kararı
Danıştay 2. Dairesinin 30.11.2023 tarihli kararı, polis hizmet aracıyla meydana gelen ölümlü trafik kazası ve bu kazaya ilişkin disiplin soruşturmasının hukuka uygunluğu bakımından doğrudan ilgili önemli bir içtihattır.
Uyuşmazlıkta 27.09.2012 tarihinde Eskişehir’de polis memurunun kullandığı resmi hizmet aracıyla bir motosikletin çarpışması sonucunda motosiklet sürücüsü hayatını kaybetmiştir.
Olay sonrasında düzenlenen ilk trafik kaza tespit tutanağında polis memurunun kusursuz olduğu, motosiklet sürücüsünün ise asli kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.
Ancak olay hakkında yürütülen ceza yargılamasında polis memurunun kazanın meydana gelmesinde tama yakın asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Polis memuru, taksirle öldürme suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, söz konusu hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş ve mahkûmiyet hükmü kesinleşmiştir.
Buna karşılık disiplin soruşturması sonucunda ilgili polis memuru ve diğer bazı görevliler hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığı yönünde karar alınmıştır.
Hayatını kaybeden kişinin yakını tarafından açılan davada bu disiplin kararının hukuka uygunluğu tartışılmıştır.
Danıştay, sürücü polis memurunun ceza yargılamasında ortaya konulan kusur durumunu dikkate alarak, hakkında ceza verilmemesine ilişkin disiplin işleminin iptali yönündeki mahkeme kararını onamıştır.
Diğer görevliler bakımından ise yalnızca ceza mahkemesinin beraat kararlarına dayanılarak disiplin sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşılmasını yeterli görmemiştir.
Danıştay, disiplin soruşturma dosyasının bütün ekleriyle birlikte incelenmesi, soruşturmanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve ilgililerin davranışlarının disiplin hukuku bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu karar, hizmet aracıyla meydana gelen ölümlü trafik kazalarında yalnızca ilk kaza tespit tutanağına dayanılarak sonuca ulaşılmasının sakıncalarını göstermektedir.
Ayrıca ceza yargılaması sonucunda elde edilen deliller ile disiplin soruşturmasındaki tespitler arasında önemli farklılıklar bulunması hâlinde, bu farklılıkların hukuki değerlendirmeye konu edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Kararın diğer önemli yönü, disiplin soruşturmasının ceza yargılamasından bağımsız niteliğinin yalnızca disiplin cezası verilmesine değil, disiplin sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmesine de etkili olmasıdır.
Bununla birlikte kazanın 2012 yılında meydana gelmesi nedeniyle kararda olay tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü de değerlendirilmiştir. Bu nedenle kararın, güncel 7068 sayılı Kanun kapsamında doğrudan her olayda aynı cezanın uygulanacağı anlamında değerlendirilmemesi gerekir.
Danıştay Kararı: Trafik Kazasında Her Kusur Ağır Kusur Sayılamaz
Danıştay 2. Dairesi, 06.03.2024 Tarihli, 2021/9135 Esas ve 2024/1481 Karar Sayılı Kararı
Danıştay 2. Dairesinin 06.03.2024 tarihli kararı, trafik kazalarında ağır kusur koşulunun belirlenmesi bakımından dikkat çekicidir.
Uyuşmazlıkta bir polis memurunun sevk ve idaresindeki resmi motosikletle trafik kazasına karışması ve araçta hasar meydana gelmesi nedeniyle hakkında 6 ay kısa süreli durdurma cezası uygulanmıştır.
Olayda sürücünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesi, personelin trafik kazasında kusurlu olmasını disiplin cezası verilmesi için yeterli görerek davanın reddine karar vermiştir.
Danıştay ise disiplin fiilinin gerçekleştiği tarihten sonra yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun’un ilgili düzenlemesini incelemiştir.
Eski disiplin düzenlemesinde teslim alınan araçta kusurla hasara sebep olunması yaptırım için yeterli görülürken, yeni düzenlemede ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusur koşulunun arandığı belirtilmiştir.
Danıştay, bu değişikliğin personel lehine olduğunu değerlendirmiş ve lehe düzenlemenin disiplin hukukunda da uygulanması gerektiğini kabul etmiştir.
Bu gerekçeyle disiplin cezasına karşı açılan davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Karar doğrudan ölümlü trafik kazasına değil, hizmet aracında hasara sebebiyet verilmesine ilişkin disiplin yaptırımına ilişkindir. Ancak ağır kusur kavramının değerlendirilmesi bakımından bu makalenin konusu açısından önem taşımaktadır.
Çünkü 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-13. maddesinde de ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusur koşulu açıkça düzenlenmiştir.
Bu bakımdan Danıştayın yaklaşımı, her kusurlu sürücü davranışının otomatik olarak ağır kusur şeklinde nitelendirilemeyeceğini ve kanunda aranan kusur unsurunun somut biçimde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Ancak araçta hasara sebep olunmasıyla ilgili bu kararın sonucu, ölümle sonuçlanan bütün kazalar bakımından doğrudan aynı hukuki sonucu doğurmaz. Her olayın kendi delilleri ve uygulanacak disiplin hükmü çerçevesinde incelenmesi gerekir.
Ölümlü Trafik Kazasında Ceza Davası ile Disiplin Soruşturması Birlikte Yürütülebilir mi?
Hizmet aracıyla meydana gelen ölümlü trafik kazaları, disiplin hukukunun yanında ceza hukukunu da ilgilendirebilir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde taksirle öldürme suçu düzenlenmiştir. Trafik kazası nedeniyle bir kişinin ölümüne sebebiyet verilmesi ve ceza sorumluluğunun kanuni şartlarının oluşması hâlinde sürücü hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yürütülebilir.
Bununla birlikte trafik kazası nedeniyle ceza soruşturması yürütülmesi, aynı olayla ilgili disiplin soruşturması yapılmasını engellemez.
7068 sayılı Kanun’un 5. maddesi, adli soruşturma veya kovuşturmanın aynı fiilden dolayı disiplin soruşturması yapılmasına, disiplin cezası verilmesine ve cezanın uygulanmasına engel olmayacağını düzenlemektedir.
Dolayısıyla ölümlü trafik kazasına karışan polis veya jandarma personeli hakkında hem taksirle öldürme suçundan ceza soruşturması hem de 7068 sayılı Kanun kapsamında disiplin soruşturması yürütülebilir.
Ancak bu bağımsızlık, disiplin makamlarının ceza dosyasında bulunan maddi tespitleri tamamen görmezden gelebileceği anlamına gelmez.
Özellikle ceza mahkemesi tarafından kazanın oluşumuna, sürücünün davranışına ve kusuruna ilişkin yapılan değerlendirmeler, disiplin soruşturmasında önem taşıyabilir.
Ceza yargılaması sonunda beraat kararı verilmesi hâlinde de beraatin hangi gerekçeye dayandığı incelenmelidir. Fiilin gerçekleşmediğinin tespit edilmesi ile ceza mahkûmiyeti için yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi aynı hukuki durumu ifade etmez.
Bu nedenle ceza davasının sonucunun disiplin işlemi üzerindeki etkisi, beraat veya mahkûmiyet kararının gerekçesiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazasında Bir Derece Hafif Disiplin Cezası Verilebilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrası, geçmiş hizmetleri olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için bir derece hafif disiplin cezası uygulanabilmesine imkân tanımaktadır.
Bu düzenleme, 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla karşı karşıya bulunan polis ve jandarma personeli açısından da hukuki değerlendirme konusu olabilir.
Ancak kanunda kullanılan “uygulanabilir” ifadesi, hafifletici koşulların bulunması hâlinde mutlaka bir derece hafif ceza verilmesini zorunlu kılmamaktadır. İdarenin kanunen tanınmış takdir yetkisi bulunmaktadır.
Bununla birlikte bu takdir yetkisi, 7068 sayılı Kanun’un 6. maddesinde düzenlenen ölçülülük, adalet, hakkaniyet ve gerekçelendirme ilkeleri çerçevesinde kullanılmalıdır.
Örneğin hizmet aracıyla ölümlü trafik kazasına karışan polis memurunun uzun yıllar boyunca disiplin cezası almadan görev yapmış olması, başarı belgelerinin bulunması ve hizmet geçmişinin olumlu olması, bir derece hafif ceza talebinde değerlendirme konusu olabilir.
Ancak öncelikle kazanın ilgili disiplin suçunun unsurlarını oluşturup oluşturmadığı belirlenmelidir. Ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusur koşulunun bulunmadığı olaylarda asıl hukuki mesele alt ceza verilmesi değil, ilgili disiplin suçunun oluşup oluşmadığıdır.
Ayrıca 7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uzun süreli durdurma cezasının kendi içerisindeki alt ve üst süreleri farklı derecede ceza sayılmamaktadır.
Bu nedenle 24 ay uzun süreli durdurma cezasının 20 ay olarak belirlenmesi, kendiliğinden bir derece hafif ceza uygulanması anlamına gelmez.
Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazasında Disiplin Soruşturmasının Zamanaşımı
7068 sayılı Kanun’un 29. maddesinde disiplin soruşturmasına başlama ve disiplin cezası verme zamanaşımı düzenlenmiştir.
Kanuna göre kısa ve uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerde, disiplinsizliğin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
Ayrıca disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde ceza verilmemesi hâlinde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Bu düzenleme, hizmet aracıyla ölümlü trafik kazası nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmalarında önem taşımaktadır.
Örneğin trafik kazası nedeniyle ceza yargılamasının uzun yıllar sürmesi, disiplin soruşturmasında zamanaşımı hükümlerinin değerlendirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Kanunda ayrıca zamanaşımına ilişkin diğer özel düzenlemeler bulunduğundan, somut olayda soruşturmaya başlama tarihi, fiilin işlendiği tarih ve ceza verme süreci birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle disiplin cezasına karşı yapılacak hukuki başvurularda yalnızca kusur ve nedensellik bağı değil, soruşturmaya başlama ve ceza verme zamanaşımı da incelenmelidir.
Hizmet Aracıyla Trafik Kazası Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
Hizmet aracıyla ölümlü trafik kazası nedeniyle verilen disiplin cezasına karşı başvurulacak hukuki yol, cezanın hangi makam tarafından verildiğine göre belirlenir.
7068 sayılı Kanun’un 30. maddesinde disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı tebliğden itibaren on gün içerisinde yazılı itiraz yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bununla birlikte uzun süreli durdurma cezaları, yetkili disiplin kurullarının görev alanına girdiğinden, bu kurullar tarafından verilen cezalara ilişkin doğrudan idari yargı yolu ayrıca dikkate alınmalıdır.
Disiplin cezasının iptali istemiyle açılacak davada, öncelikle isnat edilen fiilin kanuni unsurlarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle kazanın oluşumunda personelin ağır kusurunun veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurunun bulunduğuna ilişkin tespitlerin hangi delillere dayandığı önem taşımaktadır.
Kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporları arasında çelişki bulunuyorsa, bu çelişkinin giderilmesi gerektiği ileri sürülebilir.
Aynı şekilde sürücünün kusuruna ilişkin değerlendirmede geçiş üstünlüğü hakkının, görev emrinin, araç arızasının veya yol koşullarının dikkate alınmadığı iddia ediliyorsa bu hususlar somut delillerle ortaya konulmalıdır.
7068 sayılı Kanun’un 32. maddesi, kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabileceğini düzenlemektedir. Dava açma süresi ise kesinleşen cezanın personele tebliğinden itibaren başlamaktadır.
İdari yargıda özel bir süre öngörülmediği takdirde genel dava açma süresi altmış gündür. Ancak işlem türü, yetkili makam ve uygulanacak özel hükümler dikkate alınarak sürenin belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle ölümlü trafik kazası nedeniyle disiplin cezasıyla karşı karşıya kalan personelin tebliğ tarihini ve başvurulacak hukuki yolu dikkatle değerlendirmesi önem taşımaktadır.
Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazası Disiplin Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Polis Memuru Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazası Yaparsa Meslekten Çıkarılır mı?
7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-13. maddesinde hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet verme fiilinin karşılığı 24 ay uzun süreli durdurma cezası olarak düzenlenmiştir.
Bu nedenle söz konusu disiplin fiilinin kanuni karşılığı doğrudan meslekten çıkarma değildir. Ancak somut olayda başka disiplin suçlarının bulunması, disiplin ceza puanları veya personelin statüsüne ilişkin özel hükümler farklı hukuki sonuçların değerlendirilmesini gerektirebilir.
Jandarma Uzman Çavuş Ölümlü Trafik Kazası Nedeniyle Hangi Disiplin Cezasını Alır?
Jandarma uzman çavuş hakkında 7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-13. maddesindeki şartların oluşması hâlinde uzun süreli durdurma cezasını gerektiren disiplin fiili gündeme gelir.
Bununla birlikte terfileri 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu hükümlerine tabi olan personel bakımından 7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin yedinci fıkrasındaki özel aylıktan kesinti düzenlemesi uygulanmaktadır.
Bu nedenle disiplin cezasının kanuni türü ile personelin statüsüne bağlı uygulanma biçimi birbirinden ayrılmalıdır.
Trafik Kazasında Tali Kusurlu Olan Polis Memuruna 24 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası Verilebilir mi?
Tali kusur tespiti, ilgili disiplin hükmünün aradığı ağır kusur koşulunun değerlendirilmesinde önem taşır.
Kanun, herhangi bir kusur nedeniyle meydana gelen bütün ölümlü kazaları bu disiplin suçu kapsamında düzenlememiştir. Ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusur koşulunu aramıştır.
Bu nedenle yalnızca tali kusurun bulunduğu yönündeki tespit ile personelin 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması arasında hukuki bağlantının açıklanması gerekir.
Polis veya Jandarma Aracının Geçiş Üstünlüğü Bulunması Disiplin Cezasını Engeller mi?
Geçiş üstünlüğü, mevzuatta belirlenen koşullar altında kullanılabilen özel bir trafik hakkıdır. Bu hakkın varlığı, sürücünün trafik güvenliğine ilişkin bütün sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
Ancak kazanın gerçekleştiği sırada geçiş üstünlüğü koşullarının bulunup bulunmadığı ve personelin gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığı kusur değerlendirmesinde önem taşımaktadır.
Ölümlü Trafik Kazasında Ceza Mahkemesinden Beraat Eden Polis Disiplin Cezası Alabilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca ceza soruşturması ve kovuşturması, disiplin soruşturmasından bağımsızdır.
Bununla birlikte beraat kararının hangi gerekçeyle verildiği önemlidir. Maddi olayın gerçekleşmediğinin tespit edilmesi ile mahkûmiyete yeterli delil bulunmaması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Disiplin makamlarının, beraat kararının gerekçesini ve dosyadaki delilleri dikkate alarak bağımsız bir değerlendirme yapması gerekir.
Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazasında Kusur Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Kusur raporunda kazanın oluşumuna etki eden önemli hususların değerlendirilmediği veya teknik tespitlerin hatalı olduğu düşünülüyorsa, bu hususlar hukuki başvurularda ileri sürülebilir.
Özellikle hız, fren mesafesi, çarpışma noktası, araçların konumu, yol koşulları ve aracın teknik durumu gibi konuların yeniden değerlendirilmesi talep edilebilir.
Kusurun varlığı ve ağırlığı, disiplin suçunun oluşumu bakımından belirleyici olduğundan bilirkişi raporlarının içeriği önem taşımaktadır.
Hizmet Aracıyla Trafik Kazasında Araç Arızası Personelin Sorumluluğunu Etkiler mi?
Aracın fren sisteminde, direksiyon mekanizmasında veya diğer önemli parçalarında teknik arıza bulunması, kazanın oluşumu bakımından değerlendirilmesi gereken hususlardandır.
Ancak araç arızasının varlığı tek başına personeli her durumda sorumluluktan kurtarmaz. Sürücünün arızadan haberdar olup olmadığı, gerekli önlemleri alıp almadığı ve teknik eksikliğin kazaya ne ölçüde etki ettiği araştırılmalıdır.
Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazasında Bir Derece Hafif Disiplin Cezası Uygulanabilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında geçmiş hizmetleri olumlu olan ve iyi veya çok iyi değerlendirme puanı bulunan personel bakımından bir derece hafif ceza uygulanması değerlendirilebilir.
Ancak bu düzenleme zorunlu bir indirim hakkı tanımamaktadır. İdareye kanuni sınırlar içerisinde takdir yetkisi verilmiştir.
Öncelikle ilgili disiplin suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı, ardından varsa hafifletici koşulların değerlendirilmesi gerekir.
Ölümlü Trafik Kazası Nedeniyle Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı Ne Kadardır?
7068 sayılı Kanun’un 29. maddesine göre uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerde, disiplin amirinin fiili öğrenmesinden itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi durumunda ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Somut olayda kanunun zamanaşımına ilişkin özel hükümleri de ayrıca değerlendirilmelidir.
Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazası Nedeniyle Verilen Disiplin Cezası İptal Edilebilir mi?
İlgili disiplin cezası, kanuni şartlar ve süreler içerisinde idari yargı denetimine konu olabilir.
Özellikle ağır kusurun veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurun somut delillerle ortaya konulmaması, olayın eksik incelenmesi, disiplin suçunun hukuki unsurlarının oluşmaması, savunma hakkının ihlal edilmesi veya zamanaşımı hükümlerine aykırı hareket edilmesi gibi nedenler iptal davasında ileri sürülebilir.
Ancak iptal sonucunun doğup doğmayacağı, somut olayın delilleri ve işlemdeki hukuka aykırılığın niteliği dikkate alınarak belirlenir.
Sonuç: Hizmet Aracıyla Ölümlü Trafik Kazası Disiplin Cezasında Ağır Kusurun İspatlanması Önemlidir
7068 sayılı Kanun’un 8/5-ç-13. maddesinde düzenlenen hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet verme fiili, polis ve jandarma personelinin disiplin sorumluluğu bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Kanun koyucu, bu fiil için 24 ay uzun süreli durdurma cezasını öngörmüş olmakla birlikte, disiplin sorumluluğunun oluşması için yalnızca trafik kazasının gerçekleşmesini ve ölüm sonucunun meydana gelmesini yeterli görmemiştir.
Özellikle ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusur koşulunun bulunması gerekmektedir. Bu nedenle trafik kazası sonrasında personelin sorumluluğuna karar verilirken yalnızca kaza tespit tutanağının sonuç kısmına dayanılması yerine olayın bütün özelliklerinin değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Polis ve jandarma personelinin kullandığı hizmet araçlarıyla gerçekleşen kazalarda görev emrinin içeriği, geçiş üstünlüğü koşulları, trafik kuralları, yolun fiziksel durumu, aracın teknik özellikleri, diğer sürücülerin davranışları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilmelidir.
Danıştayın konuya ilişkin kararları da trafik kazasında kusurun varlığı ile disiplin hukukunda aranan ağır kusur koşulunun birbirinden ayrılması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca disiplin soruşturmasının, ceza dosyasında ve diğer incelemelerde elde edilen deliller dikkate alınarak yürütülmesi önem taşımaktadır.
Hizmet aracıyla ölümlü trafik kazası disiplin cezasının hukuka uygunluğu, yalnızca ölüm sonucunun gerçekleşmesine değil, bu sonucun ilgili personelin ağır kusurundan veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurundan kaynaklandığının ortaya konulmasına bağlıdır.
Bu nedenle polis memurları, jandarma uzman çavuşlar, jandarma astsubaylar ve jandarma subaylar hakkında verilen disiplin cezalarının değerlendirilmesinde öncelikle fiilin kanuni unsurlarının oluşup oluşmadığı, ardından soruşturmanın usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği ve idarenin takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı incelenmelidir.