Kötü alışkanlıklara düşkün olmak disiplin cezası, polis, jandarma ve 7068 sayılı Kanun kapsamındaki genel kolluk personeli bakımından doğrudan meslekten çıkarma sonucunu doğurabilecek ağır disiplin yaptırımlarından biridir. Ancak kanun her alkol kullanımını, her kumar davranışını veya kişinin özel yaşamındaki her olumsuz tercihi bu bent kapsamında meslekten çıkarma sebebi olarak kabul etmemektedir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanunun 8. maddesinin altıncı fıkrasının (çç) bendinde meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında;
“Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkün olmak.”
hükmüne yer verilmiştir.
Maddenin lafzındaki en önemli iki ifade “düşkün olmak” ve “görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede” ifadeleridir. Bu nedenle tek bir akşam alkollü içki tüketmek, bir defa kumar oynamak veya kişinin özel hayatında hoş karşılanmayan tekil bir davranışının bulunması her durumda 8/6-çç kapsamında değerlendirilemez.
Disiplin makamının öncelikle davranışın bir düşkünlük veya alışkanlık düzeyine ulaştığını, ardından bunun personelin görevi, sosyal yaşantısı veya aile yaşamı üzerinde kanunda aranan ağırlıkta bir zarar meydana getirdiğini somut olarak ortaya koyması gerekir.
Bu bent özellikle alkol olaylarında 7068 sayılı Kanunun diğer hükümleriyle kolaylıkla karıştırılabilmektedir. Görev yerinde alkol kullanmak, göreve alkollü gelmek, resmî kıyafetle alkol içmek ve alkole düşkün olmak aynı disiplin fiilleri değildir. Aynı şekilde bir kez kumar oynamak ile kumara düşkün hale gelmek de farklı hukuki değerlendirmeler gerektirir.
Bu nedenle kötü alışkanlıklara düşkün olmak disiplin cezası hakkında sağlıklı değerlendirme yapılabilmesi için davranışın türü kadar sürekliliği, sıklığı, sonuçları ve kişinin görev, sosyal veya aile yaşamındaki etkileri de araştırılmalıdır.
Kötü Alışkanlıklara Düşkün Olmak Disiplin Cezası Nedir?
7068 sayılı Kanunun 8/6-çç maddesindeki fiilin karşılığı meslekten çıkarma cezasıdır.
Meslekten çıkarma cezası, personelin Emniyet, Jandarma veya Sahil Güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere mesleğiyle ilişiğinin kesilmesini ifade eder.
Bu nedenle kanunda kullanılan “düşkünlük” kavramının genişletici biçimde yorumlanması son derece ağır sonuç doğurabilir. Bir kişinin belirli bir davranışı gerçekleştirmesi ile o davranışa düşkün hale gelmesi aynı değildir.
Özellikle alkol bakımından;
“alkol kullandı”
tespitiyle;
“içkiye düşkündür”
sonucu arasında önemli fark bulunmaktadır.
Kumar bakımından da;
“kumar oynadı”
ile;
“kumara düşkündür ve bu durum görevine, sosyal veya aile yaşamına zarar vermektedir”
aynı hukuki tespit değildir.
Disiplin soruşturmasının bu ayrımları somut delillerle ortaya koyması gerekir.
7068 Sayılı Kanun 8/6-çç Maddesinin Unsurları Nelerdir?
Bu disiplin fiilinin oluşabilmesi bakımından üç temel unsur öne çıkmaktadır:
| Unsur | Araştırılması Gereken Husus |
|---|---|
| Menfaat, içki, kumar veya benzeri kötü alışkanlık | Hangi davranış söz konusudur? |
| Düşkünlük | Davranış süreklilik veya alışkanlık düzeyine ulaşmış mıdır? |
| Zarar derecesi | Görev, sosyal veya aile yaşamına kanunda aranan ağırlıkta zarar vermiş midir? |
Bu üç aşama birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin personelin zaman zaman alkollü içki kullanması tespit edilmiş olabilir. Ancak bunun 8/6-çç kapsamında değerlendirilmesi için yalnızca alkol tüketiminin değil, alkole düşkünlüğün ve bu düşkünlüğün görev veya yaşam alanlarında yarattığı zararın ortaya konulması gerekir.
“Düşkün Olmak” Ne Demektir?
Kanun “kullanmak”, “yapmak” veya “bir defa gerçekleştirmek” ifadelerini değil, “düşkün olmak” ifadesini tercih etmiştir.
Düşkünlük kavramı doğası gereği tek bir davranıştan daha ileri bir duruma işaret eder. Davranışın kişinin yaşamında belirgin bir yer edinmesi, tekrarlanması veya kişinin görev, sosyal ya da aile yaşamına olumsuz sonuçlar doğuracak düzeye ulaşması gerekir.
Bu nedenle yalnızca;
bir defa alkollü içki tüketildiğinin,
bir kez kumar oynandığının,
bir mekâna gidildiğinin veya
kişinin belirli bir harcama yaptığının
tespit edilmesi, tek başına “düşkünlük” sonucuna ulaşmak için yeterli olmayabilir.
Özellikle meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırım bakımından süreklilik ve sonuç ilişkisinin açık biçimde ortaya konulması gerekir.
Tek Seferlik Davranış Kötü Alışkanlığa Düşkünlük Sayılır mı?
Kanun metnindeki “düşkün olmak” kavramı nedeniyle tek seferlik olay ile alışkanlık haline gelmiş davranışın ayrılması gerekir.
Bununla birlikte her dosyada mekanik olarak “en az üç kez olması gerekir” veya “şu kadar süre devam etmesi şarttır” şeklinde kanunda belirlenmiş sayısal bir kriter bulunmamaktadır.
Dolayısıyla somut olayın bütün koşulları incelenmelidir.
Ancak tek bir olaydan hareketle kişinin genel yaşam biçimi hakkında “alkole düşkün”, “kumara düşkün” veya “kötü alışkanlığa düşkün” sonucu çıkarılırken özellikle dikkatli olunması gerekir.
Göreve Zarar Verecek Derecede Olmak Ne Demektir?
Kanunda davranışın yalnızca varlığı değil, göreve zarar verecek dereceye ulaşması aranmıştır.
Göreve zarar bakımından örneğin;
işe sürekli geç kalma,
göreve çıkamama,
nöbet veya görevin aksaması,
performansın belirgin biçimde düşmesi,
alkol nedeniyle göreve hazır bulunamama,
amir veya personelle görev ilişkilerinin bozulması,
görev sırasında kontrol kaybı,
sık sık disiplin olaylarının ortaya çıkması
gibi somut sonuçlar değerlendirilebilir.
Ancak bunların her olayda bulunması zorunlu değildir. Kanun görev, sosyal ve aile yaşantısını birlikte ifade etmektedir. Önemli olan isnat edilen düşkünlüğün kişinin yaşamında kanunda belirtilen ağırlıkta bir olumsuzluğa yol açtığının ortaya konulmasıdır.
Sosyal Yaşantıya Zarar Vermek Ne Demektir?
Sosyal yaşantı kavramı oldukça geniş olduğundan disiplin makamının soyut değerlendirmelerden kaçınması gerekir.
Kişinin toplum tarafından hoş karşılanmayan davranışlarda bulunduğu yönündeki genel kanaat tek başına yeterli değildir.
Sosyal yaşam üzerindeki zararın hangi olaylarla ortaya çıktığı açıklanmalıdır.
Örneğin devamlı kavga, çevreyle ciddi çatışma, kontrolsüz davranışlar, sürekli borç ve para ilişkileri veya kişinin sosyal çevresinde belirgin şekilde bozulmaya yol açan davranışlar somut olaya göre değerlendirilebilir.
Ancak kişinin yaşam tarzına ilişkin sübjektif ahlak değerlendirmeleriyle meslekten çıkarma cezası kurulması hukuki değildir.
Aile Yaşantısına Zarar Vermek Ne Demektir?
Kanun açık biçimde aile yaşantısını da korunan alanlardan biri olarak saymıştır.
Alkol, kumar veya benzeri alışkanlık nedeniyle;
ailenin ekonomik düzeninin bozulması,
sürekli aile içi anlaşmazlıkların ortaya çıkması,
ortak yaşamın sürdürülemez hale gelmesi,
aile bireylerine karşı davranışların ciddi biçimde değişmesi veya
alışkanlığın aile yaşamını somut biçimde olumsuz etkilemesi
değerlendirilebilir.
Ancak evlilikte yaşanan her anlaşmazlık veya boşanma süreci otomatik olarak personelin kötü alışkanlığa düşkün olduğunu göstermez.
Aile sorunuyla isnat edilen kötü alışkanlık arasında somut bağlantı kurulmalıdır.
Görev, Sosyal ve Aile Yaşamının Üçünün Birden Zarar Görmesi Şart mı?
Kanun lafzındaki “görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede” ifadesinin somut olaya uygulanmasında zarar ilişkisinin ciddi ve objektif biçimde ortaya konulması gerekir.
Bununla birlikte disiplin değerlendirmesi yapılırken yalnızca bir soyut sonuç cümlesiyle yetinilmemelidir.
Örneğin “davranışı aile ve sosyal hayatını olumsuz etkilemiştir” denilmesi yerine bunun hangi olaylardan anlaşıldığı gösterilmelidir.
Mahkemenin denetim yapabilmesi için zarar unsurunun somutlaştırılması önemlidir.
Alkole Düşkünlük Disiplin Cezası Nedir?
Alkole düşkünlük disiplin cezası, 7068 sayılı Kanunun 8/6-çç maddesi bakımından meslekten çıkarma cezasıdır.
Ancak yalnızca personelin alkol kullandığının tespit edilmesi yeterli değildir.
Alkol kullanımının düşkünlük düzeyine ulaştığı ve görev, sosyal veya aile yaşantısına zarar verecek boyuta geldiği ortaya konulmalıdır.
Bu nedenle zaman zaman ve özel yaşam içerisinde alkol tüketmek ile kontrolsüz ve sürekli alkol kullanımı birbirinden ayrılmalıdır.
Polis Alkol Kullanırsa Meslekten Atılır mı?
Polis memurunun alkollü içki kullanması tek başına her durumda 8/6-çç kapsamında meslekten çıkarma anlamına gelmez.
7068 sayılı Kanun alkolle ilgili farklı fiilleri ayrı ayrı düzenlemiştir.
Bu nedenle olayın nerede ve ne zaman gerçekleştiği, personelin görevli olup olmadığı, resmî kıyafet taşıyıp taşımadığı ve davranışın alışkanlık düzeyinde bulunup bulunmadığı önemlidir.
Jandarma Alkol Kullanırsa Meslekten Çıkarılır mı?
Jandarma personeli bakımından da her alkol kullanımı doğrudan “içkiye düşkünlük” değildir.
Personelin görev dışında ve özel yaşamında alkol kullanmasıyla, bunu sürekli hale getirip görev, sosyal veya aile yaşamını bozacak düzeye taşıması birbirinden ayrılmalıdır.
Ayrıca olay görev yerinde gerçekleşmişse veya personel göreve alkollü gelmişse 8/6-j veya 8/6-k gibi başka disiplin hükümleri de gündeme gelebilir.
Alkol Kullanmak ile Alkole Düşkün Olmak Aynı Şey midir?
Değildir.
Bu ayrım 8/6-çç maddesinin en önemli noktalarından biridir.
Alkol kullanmak, belirli bir zamanda gerçekleşen fiili ifade eder.
Alkole düşkün olmak ise davranışın kişinin yaşamında süreklilik veya alışkanlık gösterecek bir boyuta ulaştığını ifade eder.
Bu nedenle personelin geçmişte birkaç kez alkol kullandığının tespit edilmesi otomatik biçimde “alkole düşkündür” sonucunu doğurmamalıdır.
Polis Hafta Sonu veya İzin Gününde Alkol Kullanabilir mi?
7068 sayılı Kanunun 8/6-çç maddesi açısından izin gününde alkol tüketmek tek başına meslekten çıkarma sebebi değildir.
Ancak alkol kullanımı zamanla personelin görev, sosyal veya aile yaşamına zarar veren bir alışkanlık haline geldiyse bu bent gündeme gelebilir.
Ayrıca resmî kıyafetle kamuya açık yerde alkol kullanma gibi özel durumlarda başka disiplin hükümleri uygulanabilir.
Evde Alkol Kullanmak Meslekten Çıkarma Sebebi midir?
Kişinin evinde veya tamamen özel yaşam alanında alkol tüketmesi tek başına “alkole düşkünlük” disiplin fiilinin oluştuğunu göstermez.
Disiplin hukukunun kişinin özel yaşamına müdahalesi bakımından kamu hizmetiyle veya kanunda öngörülen zarar şartıyla bağlantı kurulması gerekir.
Ancak özel yaşamda gerçekleşen alkol kullanımı yoğun ve sürekli hale gelmiş, aile düzenini veya görev kapasitesini ciddi biçimde etkiliyorsa farklı değerlendirme yapılabilir.
Misafirhanede Alkol Kullanmak
Personelin misafirhanede, lojmanda veya dinlenme alanında alkol kullanması olayın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle personelin görev dışında mı yoksa görev sırasında mı bulunduğu önemlidir.
Danıştay önüne gelen bir olayda personelin mesai dışında misafirhanede alkol kullandığı kabul edilmiş; bu durumun görev mahallinde veya görevli iken alkol içmeye ilişkin hüküm yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerektiği tartışılmıştır.
Bu nedenle “birlik sınırları içerisinde alkol görüldü” şeklindeki genel tespitle hangi disiplin fiilinin gerçekleştiği belirlenmeden ceza uygulanması doğru değildir.
8/6-çç ile Görev Yerinde Alkol İçmek Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanunun 8/6-j maddesi;
“Görev mahallinde veya görevli bulunduğu sırada alkollü içki içmek veya içilmesine göz yummak”
fiilini ayrıca düzenlemektedir.
8/6-çç ise alkole düşkün olmayı ve bunun görev, sosyal veya aile yaşamını zarara uğratacak düzeye gelmesini esas almaktadır.
Dolayısıyla;
bir kerelik görev yerinde alkol kullanımı 8/6-j,
süreklilik gösteren ve yaşamı bozan alkole düşkünlük ise 8/6-çç
bakımından değerlendirilir.
Her iki fiilin unsurları farklıdır.
8/6-çç ile Göreve Alkollü Gelmek Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanunun 8/6-k maddesinde;
“Göreve sarhoş veya alkollü içki içtiği belli olacak biçimde gelmek”
ayrı bir meslekten çıkarma fiili olarak düzenlenmiştir.
Burada kişinin alkole düşkün olması şart değildir.
Personel tek bir olayda göreve alkollü gelmiş olabilir ve 8/6-k gündeme gelebilir.
8/6-çç bakımından ise daha geniş bir alışkanlık ve zarar değerlendirmesi yapılır.
8/6-çç ile Resmî Kıyafetle Alkol İçmek Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanunun 8/6-l maddesi resmî kıyafetle umuma açık yerde alkol kullanmayı veya resmî kıyafetli olarak gizlenemeyecek derecede sarhoş görünmeyi ayrıca cezalandırmaktadır.
Bu hükümde de kişinin alkole düşkün olması şart değildir.
Dolayısıyla tek bir olay, şartları varsa 8/6-l kapsamında değerlendirilebilir.
8/6-çç ise kişinin alışkanlığı ve bunun yaşam alanlarına etkisi üzerinde kuruludur.
Alkol Nedeniyle Kaç Olay Olması Gerekir?
Kanunda sayısal bir alt sınır bulunmamaktadır.
“Üç kez alkol kullanırsa düşkün sayılır” veya “altı ay içerisinde şu kadar olay gerekir” şeklinde bir düzenleme yoktur.
Bu nedenle olay sayısı tek başına belirleyici değildir.
Ancak “düşkünlük” kavramının ispatı bakımından tekrar ve süreklilik doğal olarak önemlidir.
Personelin uzun döneme yayılan davranışları, tanıklar, görev kayıtları ve olayların sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Promil Değeri Alkole Düşkünlüğü Gösterir mi?
Tek bir olayda ölçülen yüksek promil değeri kişinin o tarihte ciddi miktarda alkol tüketmiş olduğunu gösterebilir; ancak tek başına kişinin genel anlamda alkole düşkün olduğunu kesin şekilde göstermez.
Düşkünlük daha geniş zamansal ve davranışsal bir değerlendirme gerektirir.
Aynı şekilde düşük promil değeri de başka deliller varsa tüm dosyayı kendiliğinden sonuçlandırmaz.
Sağlık Raporu Olmadan Alkole Düşkünlük Tespit Edilebilir mi?
7068 sayılı Kanun 8/6-çç uygulanabilmesi için mutlaka tıbbi anlamda “alkol bağımlılığı” teşhisi bulunmasını şart koşmamaktadır.
Hukuki anlamdaki “içkiye düşkünlük” ile tıbbi bağımlılık teşhisi birebir aynı kavram değildir.
Bununla birlikte sağlık ve tedavi kayıtlarının hukuka uygun biçimde dosyada bulunması durumunda olayın değerlendirilmesinde delil teşkil etmesi mümkündür.
Disiplin makamı tıbbi teşhis koyamaz; somut davranışların kanundaki düşkünlük ve zarar unsurlarını oluşturup oluşturmadığını değerlendirebilir.
Alkole Düşkünlük İçin Tıbbi Bağımlılık Şart mı?
Tıbbi bağımlılık teşhisi kanunda zorunlu unsur olarak düzenlenmemiştir.
Bu nedenle “bağımlılık raporu yok, ceza verilemez” şeklindeki mutlak yaklaşım doğru değildir.
Ancak kişinin sıradan veya sosyal alkol kullanımı ile yaşamını etkileyen düşkünlük arasındaki ayrımın yapılabilmesi için somut davranışların yeterli biçimde ortaya konulması şarttır.
Tanıkların “Çok İçerdi” Demesi Yeterli midir?
Tanık anlatımları disiplin soruşturmasında delil olabilir. Ancak “çok içerdi”, “alkole düşkündü”, “hep içerdi” gibi değerlendirme içeren genel ifadeler yerine somut olayların anlatılması daha önemlidir.
Tanık;
hangi tarihte,
nerede,
ne sıklıkla,
hangi davranışı gördüğünü ve
alkol kullanımının görev veya aile yaşamına nasıl yansıdığını
açıklamalıdır.
Duyuma dayalı veya soyut kanaatler meslekten çıkarma gibi ağır bir cezada dikkatle değerlendirilmelidir.
Gazinoya veya Alkollü Mekâna Gitmek Alkole Düşkünlüğü Gösterir mi?
Bir kişinin bar, restoran, gazino veya benzeri mekâna gitmesi tek başına alkole düşkün olduğunu göstermez.
Hatta kişinin o mekânda bulunması dahi mutlaka alkol tükettiğini ortaya koymayabilir.
Disiplin makamının içki kullanımını, tekrarını ve zarar unsurunu ayrıca kanıtlaması gerekir.
Bu ayrım uygulamadaki yargı kararlarında da önem taşımaktadır.
Personelin Göreve Hiç Alkollü Gelmemesi Önemli midir?
Personelin göreve alkollü gelmediği, görevini aksatmadığı ve mesaiye düzenli devam ettiği yönündeki deliller 8/6-çç maddesindeki “görevine zarar verecek derecede” unsurunun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak bent yalnızca göreve zararı değil, sosyal ve aile yaşantısındaki etkileri de kapsadığı için değerlendirme dosyanın bütünü üzerinden yapılmalıdır.
Kumar Oynamak ile Kumara Düşkün Olmak Aynı Şey midir?
Değildir.
7068 sayılı Kanun kumarla ilgili ayrıca özel bir disiplin hükmü içermektedir.
8/6-n maddesinde;
“Kumar oynamak veya oynatmak, kumar oynatanlarla ilişki kurmak”
meslekten çıkarma sebebi olarak düzenlenmiştir.
8/6-çç ise kişinin kumara düşkün hale gelmesini ve bunun görev, sosyal veya aile yaşantısına zarar verecek derecede olmasını düzenlemektedir.
Bu nedenle tek bir kumar fiili ile kumar alışkanlığı birbirinden ayrılmalıdır.
Kumara Düşkünlük Meslekten Çıkarma Cezası mıdır?
Kumara düşkünlüğün 8/6-çç maddesindeki şartlara ulaşması halinde yaptırım meslekten çıkarmadır.
Özellikle devamlı kumar oynanması, aile ekonomisinin bozulması, borçlanmanın artması, görev performansının etkilenmesi veya kişinin sosyal yaşamının kumar etrafında şekillenmesi gibi olgular düşkünlük değerlendirmesinde kullanılabilir.
Ancak her bir unsurun somut delille ortaya konulması gerekir.
Polis Kumar Oynarsa Meslekten Atılır mı?
7068 sayılı Kanunun 8/6-n maddesi kumar oynamayı ayrıca meslekten çıkarma sebebi olarak düzenlediğinden, belirli bir kumar fiilinin ispatlanması halinde 8/6-n gündeme gelebilir.
Bu nedenle kumar bakımından 8/6-çç’yi uygulayabilmek için mutlaka “kumara düşkünlük” üzerinden değerlendirme yapmak gerekli değildir.
Somut olayda doğru disiplin maddesinin belirlenmesi gerekir.
Jandarma Kumar Oynarsa Ne Olur?
Jandarma personeli de 7068 sayılı Kanunun kumara ilişkin meslekten çıkarma hükümlerine tabidir.
Bir olayın 8/6-n kapsamındaki “kumar oynamak” mı yoksa 8/6-çç kapsamındaki “kumara düşkün olmak” mı olduğu doğru biçimde belirlenmelidir.
Disiplin kararının aynı davranışı farklı kavramlar altında belirsiz biçimde topluca cezalandırmaması gerekir.
Yasa Dışı Bahis Oynamak Kumara Düşkünlük Sayılır mı?
Bahis ve kumar kavramları bakımından somut faaliyetin hukuki niteliği önemlidir.
7068 sayılı Kanunda kumar oynamanın yanında kanunun verdiği yetkiye dayanmaksızın spor müsabakalarına dayalı bahis ve şans oyunlarına ilişkin ayrıca disiplin hükümleri bulunmaktadır.
Bu nedenle her bahis olayının otomatik olarak “kumara düşkünlük” şeklinde nitelendirilmesi doğru değildir.
Ancak bahis faaliyeti sürekli hale gelmiş ve kişinin görev, sosyal veya aile yaşamına zarar veren bir alışkanlığa dönüşmüşse 8/6-çç yönünden ayrıca değerlendirme gündeme gelebilir.
İnternetten Kumar Oynamak ile Fiziksel Kumar Arasında Fark Var mı?
8/6-çç maddesindeki düşkünlük değerlendirmesi açısından davranışın internet üzerinden veya fiziksel ortamda gerçekleşmesi temel niteliği değiştirmez.
Çevrim içi kumar veya bahis faaliyetleri de süreklilik ve zarar şartları bakımından incelenebilir.
Dijital banka hareketleri, oyun hesapları ve diğer deliller somut olayda önem taşıyabilir.
Kumar Borcu Kumara Düşkünlüğü Gösterir mi?
Tek başına bir borcun varlığı kumara düşkünlüğü kesin olarak göstermeyebilir.
Ancak düzenli ve yüksek miktarlı kumar harcamaları, borçların sürekli kumardan kaynaklanması ve bunun aile ekonomisini veya görevi etkilemesi durumunda borç kayıtları önemli delil haline gelebilir.
Borçların gerçek kaynağı mutlaka araştırılmalıdır.
Kredi, sağlık gideri, aile ihtiyacı veya başka zorunluluk nedeniyle ortaya çıkan borçlarla kumar borcu birbirine karıştırılmamalıdır.
Aşırı Borçlanma Kötü Alışkanlık Sayılır mı?
Aşırı borçlanma ile menfaate veya kötü alışkanlıklara düşkünlük kavramları her olayda aynı değildir.
Borçlanmanın kumar, kontrolsüz harcama veya başka kötü alışkanlıkla bağlantılı olduğu ileri sürülüyorsa bu bağlantının kanıtlanması gerekir.
Sırf kredi borcu, konut borcu, nafaka, aile gideri veya başka ekonomik zorluk nedeniyle kişinin kötü alışkanlığa düşkün olduğu sonucuna ulaşılamaz.
Menfaatine Düşkün Olmak Ne Demektir?
Kanundaki “menfaatine düşkün olmak” ifadesinin kişinin ekonomik çıkarını gözetmesinin tamamını yasakladığı söylenemez.
Herkes kendi ekonomik çıkarını hukuka uygun biçimde koruyabilir.
Buradaki kavram, kişinin menfaat elde etmeye yönelik davranışlarının görev, sosyal veya aile yaşamını bozacak derecede süreklilik ve ağırlık kazanmasını ifade eder.
Bu nedenle personelin bir defa çıkar sağlaması iddiası ile menfaatine düşkün olması aynı hukuki kavram değildir.
Menfaatine Düşkünlük ile Yetkiyi Çıkar İçin Kötüye Kullanmak Aynı mıdır?
7068 sayılı Kanunun 8/6-ç bendinde yetkinin veya nüfuzun kendisine ya da başkasına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanılması ayrıca meslekten çıkarma sebebi olarak düzenlenmiştir.
8/6-çç’deki menfaate düşkünlük ise kişinin davranış biçiminin görev, sosyal veya aile yaşamını zararlandıracak düzeye ulaşmasına yöneliktir.
Dolayısıyla tek bir yetki kötüye kullanma olayı ile genel menfaat düşkünlüğü aynı değildir.
“Benzeri Kötü Alışkanlıklar” Neleri Kapsar?
Kanun içki ve kumarı örnek olarak saydıktan sonra “benzeri kötü alışkanlıklar” ifadesini kullanmıştır.
Ancak bu ibarenin meslekten çıkarma gibi ağır yaptırım söz konusu olduğunda sınırsız biçimde genişletilmesi mümkün değildir.
Davranışın içki ve kumarla benzer şekilde kişinin yaşamını kontrol edecek, süreklilik kazanacak ve görevi, sosyal veya aile yaşamına zarar verecek bir alışkanlık niteliğinde olması gerekir.
Kişisel zevkler, sıra dışı hobiler veya başkalarınca hoş karşılanmayan yaşam tercihleri yalnızca sübjektif değerlendirmeyle “kötü alışkanlık” kabul edilmemelidir.
Sosyal Medya Kullanımı Kötü Alışkanlık Sayılabilir mi?
Yoğun sosyal medya kullanımı sırf fazla zaman geçirildiği gerekçesiyle otomatik olarak 8/6-çç kapsamına alınmamalıdır.
Meslekten çıkarma disiplin hükümleri dar ve öngörülebilir biçimde yorumlanmalıdır.
Davranışın “benzeri kötü alışkanlık” sayılabilmesi için kanundaki diğer örneklerle benzer nitelik taşıması ve görev, sosyal veya aile yaşantısına zarar verecek ağırlığa ulaştığının somutlaştırılması gerekir.
Bilgisayar Oyunu Bağımlılığı 8/6-çç Kapsamına Girer mi?
Kanunda bilgisayar oyunu açıkça sayılmamıştır.
Bu nedenle yalnızca çok oyun oynandığının tespit edilmesiyle meslekten çıkarma cezası uygulanması genişletici yorum riski taşır.
Ancak idare “benzeri kötü alışkanlık” kavramına dayanıyorsa davranışın sürekliliğini, niteliğini ve kanunda belirtilen yaşam alanlarındaki ağır zararını açıkça ortaya koymalıdır.
Bahis veya Şans Oyunu Alışkanlığı
Şans oyunları ve bahis konusunda 7068 sayılı Kanunun diğer özel hükümleri öncelikle dikkate alınmalıdır.
Bunun yanında davranış kişinin yaşamında sürekli ve kontrolsüz hale gelmiş, ciddi borçlara ve görev aksamasına neden olmuşsa 8/6-çç yönünden ayrıca düşkünlük tartışması ortaya çıkabilir.
Doğru hukuki nitelendirme yapılmalıdır.
Kötü Alışkanlığın Görev Dışında Gerçekleşmesi Ceza Verilmesini Engeller mi?
8/6-çç maddesi yalnızca görev sırasında gerçekleşen davranışları düzenlememektedir.
Nitekim bent doğrudan personelin sosyal ve aile yaşantısını da dikkate almaktadır.
Bu nedenle davranışın mesai dışında veya özel yaşamda gerçekleşmesi tek başına disiplin hukukunun uygulanmasını engellemez.
Ancak özel yaşamda gerçekleşen davranışın gerçekten kanunda aranan düşkünlük ve zarar düzeyine ulaştığı somut şekilde ortaya konulmalıdır.
Özel Hayatın Gizliliği Bu Soruşturmalarda Önemli midir?
Kötü alışkanlığa düşkünlük soruşturmaları doğrudan kişinin özel ve aile yaşamına ilişkin bilgiler içerebildiğinden özel hayatın korunması önem taşır.
İdarenin kişinin bütün özel yaşamını sınırsız biçimde araştırma yetkisi bulunduğu kabul edilemez.
Araştırmanın disiplin isnadıyla bağlantılı, gerekli ve hukuka uygun yöntemlerle yürütülmesi gerekir.
Özellikle telefon, mesaj, sağlık bilgisi veya aile içi konular gibi alanlarda delilin nasıl elde edildiği ayrıca önem taşıyabilir.
Boşanma Davası Alkole veya Kumara Düşkünlüğü İspatlar mı?
Boşanma davasının bulunması tek başına kötü alışkanlığa düşkünlüğü göstermez.
Ancak boşanma dosyasında yer alan ve hukuken kullanılabilir nitelikteki bazı maddi olgular, örneğin sürekli kumar veya alkol nedeniyle aile düzeninin ciddi şekilde bozulduğuna ilişkin kesinleşmiş tespitler, disiplin dosyasında başka delillerle birlikte değerlendirmeye konu olabilir.
Bununla birlikte sırf eşlerin boşanıyor olması üzerinden kötü alışkanlık sonucuna ulaşılamaz.
Eşin Şikâyeti Tek Başına Yeterli midir?
Eşin veya aile ferdinin beyanı önemli bir delil olabilir. Ancak özellikle çekişmeli boşanma veya aile uyuşmazlığının bulunduğu olaylarda beyanın başka delillerle desteklenmesi önem kazanabilir.
“Eşim sürekli içki içer” şeklindeki genel iddia yerine hangi olayların yaşandığı, tarihleri ve sonuçları araştırılmalıdır.
Meslekten çıkarma cezası yalnızca husumet ihtimali bulunan soyut beyana dayandırılmamalıdır.
Mesai Arkadaşlarının Beyanları Önemli midir?
Mesai arkadaşları personelin göreve geç kalıp kalmadığı, alkol etkisinde göreve gelip gelmediği, görevini aksatıp aksatmadığı veya davranışlarında belirgin değişiklik bulunup bulunmadığı konusunda doğrudan gözleme dayalı bilgi verebilirler.
Bu nedenle özellikle “görevine zarar” unsurunun değerlendirilmesinde mesai arkadaşlarının somut anlatımları önemlidir.
Ancak duyuma dayalı veya genel kanaat niteliğindeki beyanlar dikkatle değerlendirilmelidir.
Banka Kayıtları Kumara Düşkünlüğü İspatlar mı?
Banka kayıtlarında kumar veya bahisle bağlantılı çok sayıda düzenli ödeme bulunması önemli bir delil olabilir.
Ancak her para transferinin kumar amacıyla yapıldığı varsayılmamalıdır.
Hesapların, ödeme açıklamalarının ve işlemlerin niteliğinin somut biçimde belirlenmesi gerekir.
Bahis Sitesi Kayıtları Disiplin Delili Olabilir mi?
Hukuka uygun biçimde elde edilmiş bahis veya oyun hesabı kayıtları davranışın sıklığını ve harcama miktarını gösterebilir.
Ancak hesabın gerçekten personele ait olup olmadığı, işlemlerin kim tarafından gerçekleştirildiği ve tarihler önemlidir.
Teknik verinin doğru yorumlanması gerekir.
Kumar Nedeniyle İcra Takipleri Delil Olabilir mi?
Çok sayıda icra takibi veya borç kaydı tek başına kumara düşkünlüğü kanıtlamaz.
Borçların kaynağı belirlenmelidir.
Konut kredisi, ihtiyaç kredisi veya ailevi zorunluluktan doğan borçla kumar nedeniyle oluşan borç aynı değildir.
Disiplin makamı borcun gerçek kaynağını ortaya koymalıdır.
Alkole Düşkünlük Nasıl İspatlanır?
Somut dosyaya göre;
tanık beyanları,
görev kayıtları,
alkol ölçümleri,
olay tutanakları,
göreve geç gelme veya görev aksatma kayıtları,
aile içi olaylara ilişkin hukuken kullanılabilir belgeler,
personelin kendi beyanları ve
diğer maddi deliller
birlikte değerlendirilebilir.
Tek bir delilin bütün unsurları kanıtlaması beklenmemelidir.
Özellikle düşkünlük ve zarar bağlantısının birlikte ortaya konulması gerekir.
Kumar Alışkanlığı Nasıl İspatlanır?
Kumar veya bahis kayıtları, banka hareketleri, tanık ifadeleri, borç kayıtları ve personelin beyanları somut olayda önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca kişinin kumar oynadığının ortaya çıkması 8/6-çç kapsamında düşkünlüğü otomatik olarak ispatlamaz.
Kumar davranışının yaşam üzerindeki etkisi ayrıca ortaya konulmalıdır.
Duyuma Dayalı Tanık Beyanı Yeterli midir?
“Ben görmedim ama herkes onun çok içtiğini söylüyordu” şeklindeki duyuma dayalı anlatım ile doğrudan gözleme dayanan tanık beyanı aynı delil gücüne sahip değildir.
Danıştayın 7068 sayılı Kanuna ilişkin kararlarında da disiplin fiillerinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması, lehe ve aleyhe bütün delillerin toplanması gerektiği vurgulanmaktadır.
Meslekten çıkarma gibi ağır yaptırım bakımından doğrudan ve somut deliller önemlidir.
Danıştay Kötü Alışkanlığa Düşkünlük Konusunda Ne Diyor?
Danıştay 2. Dairesinin 27 Kasım 2023 tarihli E.2021/9747, K.2023/5539 sayılı kararı bu bent açısından özellikle önemlidir.
Uyuşmazlıkta jandarma personeli hakkında yetkiyi kötüye kullanma, görev mahallinde alkol kullanma, göreve alkollü gelme ve kötü alışkanlıklara düşkünlük dahil birden fazla disiplin hükmüne dayanılmıştır.
Danıştay, birbirinden farklı birçok olay ve disiplin hükmünün topluca bir araya getirilerek hukuki denetime elverişsiz biçimde tek meslekten çıkarma işlemi kurulmasını hukuka uygun bulmamıştır.
Bu karar, özellikle disiplin kararında her fiilin ayrı ayrı belirlenmesi ve hangi kanun maddesini neden ihlal ettiğinin somutlaştırılması gerektiğini göstermektedir.
2025 Tarihli Danıştay Kararı Neden Önemlidir?
Aynı uyuşmazlık Danıştay 2. Dairesinin 26 Şubat 2025 tarihli E.2025/173, K.2025/719 sayılı kararına da konu olmuştur.
Danıştay, önceki bozma kararına uyularak verilen ve dava konusu işlemin iptali sonucunu koruyan Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır.
Kararda özellikle farklı tarihlerde gerçekleştiği ileri sürülen eylemlerin ve farklı disiplin hükümlerinin birbirine karıştırılmadan hukuki denetime elverişli biçimde değerlendirilmesi gerektiği yaklaşımı önem taşımaktadır.
Bu nedenle idarenin “personel çok sayıda olumsuz davranışta bulundu, toplam olarak meslekten çıkarma gerekir” şeklinde bir yaklaşım yerine her isnadı doğru disiplin maddesi altında değerlendirmesi gerekir.
Birden Fazla Alkol Olayı Tek Kararda Nasıl Değerlendirilmelidir?
Personelin birden fazla alkol olayı bulunabilir. Ancak her olayın tarihi, yeri, görev bağlantısı ve hukuki niteliği açıkça belirlenmelidir.
Bir olay 8/6-j kapsamında görev sırasında alkol kullanımı olabilirken, başka olay 8/6-k kapsamında göreve alkollü gelme olabilir. Başka olay ise 8/6-çç bakımından düşkünlük iddiasında delil olarak kullanılabilir.
Bütün olayların yalnızca “alkolle ilgili davranışları vardır” denilerek belirsiz biçimde birleştirilmesi doğru değildir.
Aynı Fiile Birden Fazla Meslekten Çıkarma Maddesi Uygulanabilir mi?
7068 sayılı Kanunun genel hükümlerine göre aynı fiil nedeniyle birden fazla disiplin cezası verilemez. Bir fiilin birden fazla disiplinsizlik tanımına uyması halinde kanundaki kurallar çerçevesinde uygun hukuki nitelendirme yapılmalıdır.
Ayrı ayrı fiiller varsa bunların her biri ayrı değerlendirilmelidir.
Disiplin kararının hangi fiilin hangi maddeyi ihlal ettiğini anlaşılır biçimde göstermesi gerekir.
Personelin Hakkında Dedikodu Olması Yeterli midir?
Personelin “çok içtiği”, “kumara gittiği” veya “para düşkünü olduğu” yönündeki çevresel söylentiler tek başına meslekten çıkarma için yeterli hukuki temel oluşturmaz.
İsnat somutlaştırılmalı ve objektif deliller toplanmalıdır.
Meslekten çıkarma cezasının söylenti, önyargı veya kişisel kanaat üzerine kurulması hukuka uygun değildir.
Sosyal Çevrenin Kanaati Delil midir?
Somut gözlemler içeren tanık ifadeleri delil olabilir.
Ancak “bence alkole düşkündür” gibi hukuki ve kişisel değerlendirme içeren ifadeler yerine, bu kanaatin hangi olaylara dayandığı ortaya konulmalıdır.
Disiplin makamının tanığın yaptığı hukuki nitelendirmeyi doğrudan benimsemesi yerine maddi olayları kendisinin değerlendirmesi gerekir.
Kötü Alışkanlığa Düşkünlük Soruşturmasında Hangi Deliller Toplanmalıdır?
İsnadın türüne göre görev çizelgeleri, olay tutanakları, disiplin kayıtları, alkol ölçüm belgeleri, banka hareketleri, icra dosyaları, hukuka uygun biçimde elde edilmiş dijital kayıtlar, tanık ifadeleri ve personelin savunması incelenebilir.
Ancak sadece aleyhe deliller değil personelin lehine olan belgeler de toplanmalıdır.
Örneğin alkol nedeniyle görevini aksattığı ileri sürülen personelin düzenli göreve devam ettiğini gösteren çizelgeler veya başarı belgeleri de değerlendirilmelidir.
Görev Performansının İyi Olması Savunmada Önemli midir?
Personelin görev performansının düzenli olması, devamsızlık veya gecikmesinin bulunmaması ve amirlerince görevini gerektiği gibi yerine getirdiğinin belirtilmesi özellikle “görevine zarar verecek derecede” unsurunun değerlendirilmesinde önemlidir.
Ancak bent sosyal ve aile yaşamını da kapsadığından görev performansının iyi olması tek başına her dosyayı sonuçlandırmayabilir.
Aile Hayatının Düzenli Olması Önemli midir?
İdare kişinin alkol veya kumar davranışının aile yaşantısını bozduğunu ileri sürüyorsa aile yaşamının gerçekte nasıl etkilendiği araştırılmalıdır.
Soyut varsayımla “çok alkol kullanıyorsa aile yaşamı da bozulmuştur” sonucu çıkarılmamalıdır.
Aile ilişkilerine dair delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması da ayrıca önemlidir.
“Ailesinden Boşandı” Düşkünlüğü İspatlar mı?
Boşanma çok farklı nedenlerle gerçekleşebilir.
Sırf boşanmanın bulunması kumar veya alkol düşkünlüğünün aile yaşamına zarar verdiğini kanıtlamaz.
Boşanma ile isnat edilen alışkanlık arasında maddi ilişki ortaya konulmalıdır.
Bir Yakının “Alkol Sorunu Var” Demesi Yeterli midir?
Yakın kişinin beyanı araştırmanın başlangıç noktası olabilir ancak meslekten çıkarma cezası için diğer delillerle desteklenmesi önem taşır.
Özellikle aile içi uyuşmazlık veya husumet varsa beyanın güvenilirliği dosyanın bütünü içinde değerlendirilmelidir.
Tedavi Görmek Alkole Düşkünlüğün Kabulü Anlamına Gelir mi?
Bir kişinin tedavi veya destek alması kendi başına disiplin fiilini kabul ettiği anlamına gelmez.
Ayrıca sağlık verileri özel nitelikli kişisel veriler olduğundan bu bilgilere erişimin ve kullanılmasının hukuka uygun olması gerekir.
Disiplin soruşturmasının odağı tıbbi etiket değil, 8/6-çç maddesindeki davranışsal unsurlar olmalıdır.
Geçmişte Alkol Sorunu Olup Düzelmiş Personel
Disiplin soruşturmasında olay tarihindeki davranışlar esas alınmalıdır.
Yıllar önceki ve artık devam etmeyen bir sorunun güncel düşkünlüğün doğrudan kanıtı olarak kullanılması zaman ve zamanaşımı bakımından da ayrıca değerlendirilmelidir.
Kötü Alışkanlığa Düşkünlük Disiplin Cezasında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?
Savunmanın ilk aşamasında idarenin hangi kötü alışkanlığı isnat ettiği açıkça belirlenmelidir.
Alkole düşkünlük mü?
Kumara düşkünlük mü?
Menfaate düşkünlük mü?
Yoksa “benzeri kötü alışkanlık” mı?
İkinci aşamada düşkünlük unsuru tartışılmalıdır. İdare davranışın hangi olaylarla süreklilik kazandığını göstermelidir.
Üçüncü aşamada zarar unsuru ele alınmalıdır. Görev, sosyal veya aile yaşamının nasıl zarar gördüğü somutlaştırılmalıdır.
Dördüncü aşamada fiilin başka disiplin hükümleriyle karıştırılıp karıştırılmadığı değerlendirilmelidir. Tek bir alkol olayı 8/6-j, 8/6-k veya 8/6-l kapsamında olabilirken otomatik biçimde 8/6-çç kapsamında “düşkünlük” olarak nitelendirilemez.
Kumar olayında da 8/6-n ile 8/6-çç ayrımı yapılmalıdır.
Beşinci aşamada soruşturmadaki deliller tek tek incelenmeli; duyuma dayalı beyanlar, aile içi husumet, görev kayıtları ve objektif belgeler birlikte değerlendirilmelidir.
Savunma İsteminde Fiil Nasıl Yazılmalıdır?
Personele yalnızca;
“Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede kötü alışkanlıklara düşkün olduğunuz tespit edilmiştir.”
denilmesi etkili savunma bakımından yetersiz kalabilir.
Hangi alışkanlığın,
hangi olaylara dayanılarak,
hangi dönem içerisinde ve
görev, sosyal veya aile yaşamında hangi zarara neden olduğu
açık biçimde gösterilmelidir.
Disiplin Kararında “Alkole Düşkündür” Denilmesi Yeterli midir?
Yeterli olmamalıdır.
Kararın denetlenebilir olması için bu sonuca hangi maddi olaylardan ulaşıldığı açıklanmalıdır.
Personelin hangi sıklıkta alkol kullandığı, hangi somut olayların gerçekleştiği ve bunların görev veya yaşamına nasıl zarar verdiği ortaya konulmalıdır.
Her Olay İçin Ayrı Hukuki Nitelendirme Yapılmalı mıdır?
Özellikle farklı tarihlerdeki eylemler farklı disiplin maddeleriyle ilişkilendiriliyorsa hukuki nitelendirme ayrı ayrı yapılmalıdır.
Danıştay 2. Dairesinin 2023 ve 2025 tarihli kararları bu açıdan özellikle önem taşımaktadır.
Birçok farklı olayın ve dört ayrı meslekten çıkarma hükmünün topluca tek cezanın gerekçesi haline getirilmesi hukuki denetimi güçleştirebilir.
Savunma Alınmadan Ceza Verilebilir mi?
7068 sayılı Kanuna göre savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
Hakkında meslekten çıkarma cezası istenen personelin soruşturma dosyasını inceleme, tanık dinletme ve kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapma hakkı bulunmaktadır.
Bu tür dosyalarda özellikle tanık ifadelerinin ve personelin özel hayatına ilişkin delillerin incelenmesi savunma açısından önemlidir.
Kötü Alışkanlığa Düşkünlük Disiplin Cezasında Zamanaşımı
Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller bakımından disiplin amirinin fiili öğrenmesinden itibaren altı ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık ceza verme zamanaşımı dikkate alınmalıdır.
Düşkünlük iddiasında farklı tarihlere yayılan davranışlar bulunduğundan soruşturmanın hangi somut olaylara ve hangi tarih aralığına dayandığının belirlenmesi özellikle önemlidir.
Alışkanlık Süreklilik Gösteriyorsa Zamanaşımı Nasıl Değerlendirilir?
Düşkünlük iddiasında çok sayıda olay bulunabilir.
Ancak bu durum idarenin yıllar önceki her davranışı süresiz biçimde disiplin yaptırımının dayanağı yapabileceği anlamına gelmez.
Hangi olayların disiplin fiilinin unsurlarını oluşturduğu ve zaman bakımından cezalandırma yetkisi içerisinde kalıp kalmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bir Alt Ceza Uygulanabilir mi?
7068 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde geçmiş hizmetleri olumlu olan ve iyi veya çok iyi değerlendirme puanına sahip personel bakımından bir derece hafif ceza uygulanması mümkün olabilir.
Nitekim 8/6-çç kapsamında meslekten çıkarma cezası verilmesi gerekirken, 7068 sayılı Kanunun 7/2. maddesi uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma cezası verilen jandarma personeline ilişkin uyuşmazlık Danıştay kararlarına da yansımıştır.
Ancak savunmanın ilk hedefi yalnızca ceza indirimi olmamalıdır.
Fiilin düşkünlük düzeyine ulaşmadığı veya zarar unsurunun bulunmadığı dosyada öncelikle 8/6-çç maddesinin hiç oluşmadığı ileri sürülmelidir.
Kötü Alışkanlığa Düşkünlük Nedeniyle Meslekten Çıkarma Cezasına Dava Açılabilir mi?
Kesinleşen meslekten çıkarma cezasına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir.
Dava kapsamında özellikle;
düşkünlük unsurunun kanıtlanıp kanıtlanmadığı,
tekil olaylarla alışkanlık kavramının karıştırılıp karıştırılmadığı,
görev, sosyal veya aile yaşamına zarar unsurunun somutlaştırılıp somutlaştırılmadığı,
doğru disiplin maddesinin uygulanıp uygulanmadığı,
tanık ifadelerinin doğrudan gözleme dayanıp dayanmadığı,
personelin lehine delillerin toplanıp toplanmadığı,
savunma hakkı,
zamanaşımı ve
işlemin gerekçesi
incelenebilir.
Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Meslekten çıkarma işlemine karşı açılan iptal davasında kanuni şartların bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
Özellikle idarenin tek bir olaydan düşkünlük sonucu çıkardığı, görev veya aile yaşamına somut zarar gösteremediği, farklı disiplin fiillerini birbirine karıştırdığı veya ciddi delil eksiklikleri bulunduğu dosyalarda hukuka aykırılık iddiaları önem taşıyabilir.
Kötü Alışkanlıklara Düşkün Olmak Disiplin Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Polis Alkole Düşkün Olduğu Gerekçesiyle Meslekten Çıkarılabilir mi?
7068 sayılı Kanunun 8/6-çç maddesi, içkiye düşkünlüğün görev, sosyal veya aile yaşantısına zarar verecek dereceye ulaşmasını meslekten çıkarma sebebi olarak düzenlemektedir. Bu nedenle personelin yalnızca alkol kullandığının ispatlanması yeterli değildir. Kullanımın düşkünlük veya alışkanlık boyutuna ulaştığı ve bunun yaşam alanlarında kanunda aranan düzeyde olumsuz sonuç doğurduğu somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Jandarma Alkole Düşkünlük Nedeniyle Meslekten Çıkarılır mı?
Jandarma personeli de 7068 sayılı Kanunun 8/6-çç maddesine tabidir. Ancak birkaç alkol olayı veya personelin özel yaşamında zaman zaman alkol tüketmesi tek başına düşkünlük anlamına gelmez. Soruşturmada davranışın sürekliliği ve görev, sosyal ya da aile yaşamına etkisi gösterilmelidir.
Polis Bir Kez Alkol Kullanırsa Kötü Alışkanlığa Düşkün Sayılır mı?
Tek bir alkol tüketiminden kişinin genel anlamda içkiye düşkün olduğu sonucuna ulaşılması kural olarak dikkatli değerlendirme gerektirir. Ancak olayın görev mahallinde veya görev sırasında gerçekleşmesi halinde 8/6-j; göreve alkollü gelinmesi halinde 8/6-k; resmî kıyafetle kamuya açık yerde alkol tüketilmesi halinde ise 8/6-l gibi başka disiplin hükümleri gündeme gelebilir.
Polis Evinde Alkol İçerse Meslekten Çıkarılır mı?
Evde veya özel yaşamda alkol tüketilmesi kendi başına 8/6-çç kapsamında meslekten çıkarma sebebi değildir. Ancak alkol kullanımı sürekli hale gelmiş ve görev, sosyal veya aile yaşamını ciddi biçimde bozmuşsa değerlendirme değişebilir. Özel yaşam davranışının kamu göreviyle veya kanunda öngörülen zarar şartıyla bağlantısı somutlaştırılmalıdır.
Jandarma Mesai Dışında Alkol Kullanabilir mi?
Mesai dışında alkol kullanımı ile alkole düşkünlük aynı değildir. Ayrıca alkol kullanımının nerede gerçekleştiği ve personelin o sırada görevli olup olmadığı diğer disiplin hükümleri bakımından önemlidir. 8/6-çç yönünden esas soru, davranışın düşkünlük haline gelip görev veya yaşam alanlarını zararlandırıp zararlandırmadığıdır.
Göreve Alkollü Gelmek ile Alkole Düşkünlük Aynı mıdır?
Göreve sarhoş veya alkol kullandığı belli olacak biçimde gelmek 8/6-k maddesinde bağımsız olarak düzenlenmiştir. Bu fiilin oluşması için alkole düşkünlük şart değildir. 8/6-çç ise daha geniş bir alışkanlık ve zarar değerlendirmesine dayanır. Dolayısıyla doğru disiplin maddesi somut olaya göre belirlenmelidir.
Görev Yerinde İçki İçmek ile Alkole Düşkünlük Aynı mıdır?
Görev mahallinde veya görevli iken alkol içmek 8/6-j kapsamında ayrı meslekten çıkarma fiilidir. Alkole düşkünlük ise 8/6-çç kapsamında süreklilik ve zarar unsurlarını gerektirir. Tek bir görev yeri alkol olayı otomatik olarak düşkünlük şeklinde nitelendirilmemelidir.
Resmî Kıyafetle İçki İçmek Alkole Düşkünlük Sayılır mı?
Resmî kıyafetle umuma açık yerde alkollü içki içmek 8/6-l maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Tek bir olayda bu bent uygulanabilir. Kişinin alkole düşkün sayılabilmesi için 8/6-çç maddesinin ayrıca aradığı düşkünlük ve zarar unsurlarının değerlendirilmesi gerekir.
Polis Kumar Oynarsa Meslekten Çıkarılır mı?
7068 sayılı Kanunun 8/6-n maddesi kumar oynamayı ayrıca meslekten çıkarma sebebi olarak düzenlemektedir. Bu nedenle kumar oynamanın ispatlandığı olaylarda doğrudan bu özel hüküm gündeme gelebilir. Kumara düşkünlük ise 8/6-çç kapsamında daha farklı, süreklilik ve yaşam üzerindeki zarar odaklı bir disiplinsizliktir.
Kumar Oynamak ile Kumara Düşkün Olmak Arasında Ne Fark Var?
Kumar oynamak belirli bir davranışı; kumara düşkünlük ise bu davranışın kişinin yaşamında alışkanlık ve kontrol kaybı niteliği kazanmasını ifade eder. 8/6-çç bakımından ayrıca bu durumun görev, sosyal veya aile yaşamına zarar verecek dereceye ulaşması gerekir.
Yasa Dışı Bahis Oynamak Kumara Düşkünlük Sayılır mı?
Her yasa dışı bahis olayı otomatik olarak 8/6-çç kapsamındaki kumara düşkünlük değildir. 7068 sayılı Kanunda bahis ve şans oyunlarına ilişkin başka disiplin hükümleri bulunduğundan doğru madde belirlenmelidir. Bununla birlikte bahis davranışının sürekli ve yıkıcı bir alışkanlığa dönüştüğü dosyalarda 8/6-çç ayrıca değerlendirilebilir.
İnternetten Sürekli Bahis Oynayan Polis Meslekten Çıkarılır mı?
Olayın hangi bahis veya kumar faaliyetine ilişkin olduğuna, ilgili özel disiplin hükümlerine ve davranışın süreklilik derecesine bakılmalıdır. Kumar niteliğinde davranış söz konusuysa 8/6-n; düşkünlük ve yaşam üzerindeki zarar ortaya konuluyorsa 8/6-çç gündeme gelebilir. Tek bir genel tanımla bütün bahis işlemlerinin aynı maddede değerlendirilmesi doğru değildir.
Kumar Borcu Olan Jandarma Meslekten Çıkarılır mı?
Borç bulunması tek başına kumara düşkünlüğü kanıtlamaz. Borcun gerçekten kumardan kaynaklandığı, davranışın süreklilik gösterdiği ve görev, sosyal veya aile yaşamına zarar verdiği ortaya konulmalıdır. Borcun kredi, aile giderleri veya başka meşru nedenlerden doğması tamamen farklıdır.
Kredi Borcu Kötü Alışkanlık Sayılır mı?
Kredi kullanmak veya ekonomik borç altında olmak kötü alışkanlık değildir. Özellikle borçlanmaya ilişkin uyuşmazlıklarda borcun kaynağı ve kişinin ödeme davranışı incelenmelidir. Ekonomik zorluklar ile kumar veya kontrolsüz menfaat düşkünlüğü birbirine karıştırılmamalıdır.
Menfaatine Düşkün Olmak Ne Demektir?
Menfaatine düşkünlük, kişinin hukuka uygun biçimde ekonomik çıkarını korumasından farklıdır. Kanun, menfaat elde etmeye yönelik davranışların kişinin görevi ve yaşam alanlarını zararlandıracak düzeyde bir alışkanlık niteliği kazanmasını hedeflemektedir. Tek seferlik menfaat temini iddiası ayrıca 8/6-ç gibi başka disiplin hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.
Polis Para Kazanmayı Seviyor Diye Menfaate Düşkün Sayılabilir mi?
Kişinin ekonomik olarak kazanç elde etmeyi istemesi veya tasarruf yapması disiplin suçu değildir. “Menfaatine düşkünlük” gibi ağır bir nitelendirmenin soyut kişilik değerlendirmelerine değil, somut ve süreklilik gösteren davranışlara dayanması gerekir.
Çok Borcu Olan Polis Kötü Alışkanlığa Düşkün Sayılır mı?
Borç miktarı tek başına kişinin kötü alışkanlığa düşkün olduğunu göstermez. Borcun kumar, bahis veya başka iddia edilen davranışla bağlantısı ve yaşam üzerindeki sonuçları araştırılmalıdır. Konut, sağlık, aile veya olağan ekonomik ihtiyaçlardan doğan borçlar farklı değerlendirilmelidir.
Alkole Düşkünlük İçin Kaç Kez İçki İçmek Gerekir?
Kanunda sayı belirtilmemiştir. Disiplin hukukunda “üç kez içerse düşkündür” şeklinde bir matematiksel kriter bulunmamaktadır. Kullanımın sıklığı, süresi, sonuçları ve personelin yaşamındaki etkisi birlikte değerlendirilir.
Kumara Düşkünlük İçin Kaç Kez Kumar Oynamak Gerekir?
Kumar bakımından da belirlenmiş sayısal bir eşik yoktur. Ayrıca tek bir kumar eylemi şartları varsa zaten 8/6-n kapsamında ayrı bir disiplin fiilidir. 8/6-çç bakımından önemli olan kumarın kişinin yaşamında düşkünlük haline gelmesi ve zarar şartının gerçekleşmesidir.
Alkole Düşkünlük İçin Bağımlılık Raporu Şart mı?
Tıbbi alkol bağımlılığı raporu 8/6-çç’nin zorunlu kanuni unsuru değildir. Bununla birlikte disiplin makamı “düşkünlük” sonucuna somut davranışlar ve deliller üzerinden ulaşmalıdır. Sosyal alkol kullanımı ile kişinin yaşamını bozacak düzeyde içkiye düşkünlük birbirinden ayrılmalıdır.
Kumar Bağımlılığı Raporu Şart mı?
Kanun tıbbi bağımlılık raporu şartı öngörmemektedir. Kumar davranışının sürekliliği, ekonomik ve ailevi sonuçları, görev üzerindeki etkisi ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Eşinin Şikâyetiyle Polis Meslekten Çıkarılabilir mi?
Eşin şikâyeti disiplin soruşturmasının başlamasına veya delil elde edilmesine neden olabilir ancak tek başına otomatik meslekten çıkarma sebebi değildir. Özellikle aile içi uyuşmazlık ve husumetin bulunduğu dosyalarda anlatımların somut delillerle desteklenip desteklenmediği değerlendirilmelidir.
Boşanma Dosyasındaki Alkol İddiaları Disiplin Cezasında Kullanılabilir mi?
Boşanma dosyasındaki iddiaların kesin maddi tespit olup olmadığı ve disiplin soruşturmasında hukuka uygun biçimde kullanılıp kullanılamayacağı değerlendirilmelidir. Eşlerden birinin dava dilekçesindeki tek taraflı iddiası ile mahkemece tespit edilmiş olgu aynı değildir.
Polis Gazinoya Giderse Alkole Düşkün Sayılır mı?
Gazinoya veya alkollü mekâna gitmek tek başına kişinin içkiye düşkün olduğunu göstermez. Kişinin gerçekten alkol kullanıp kullanmadığı, kullanımın sıklığı ve yaşamına etkisi araştırılmalıdır. Ayrıca mekâna gitmenin 7068 sayılı Kanunun başka disiplin hükümleriyle ilişkisi somut olayın şartlarına göre ayrı değerlendirilir.
Mesai Arkadaşları “Göreve Alkollü Gelmedi” Diyorsa Bu Önemli midir?
Özellikle idare alkole düşkünlüğün görevi etkilediğini ileri sürüyorsa bu tür tanık anlatımları önem taşır. Personelin işe zamanında geldiği, görevini aksatmadığı ve göreve alkollü gelmediği yönündeki somut ifadeler “göreve zarar” unsurunun değerlendirilmesinde lehine delil olabilir.
Personelin Görevi Çok Başarılıysa Yine 8/6-çç Uygulanabilir mi?
Bent yalnızca görev yaşamını değil sosyal ve aile yaşamını da düzenlemektedir. Bu nedenle iyi görev performansı tek başına bütün ihtimalleri ortadan kaldırmaz. Ancak idarenin “görevine zarar verdi” iddiası varsa başarılı ve düzenli görev kayıtları bu iddiaya karşı güçlü delil oluşturabilir.
Bir Kez Sarhoş Olmak Alkole Düşkünlük müdür?
Tek bir sarhoşluk olayı tek başına genel düşkünlük sonucunu doğurmayabilir. Ancak olayın gerçekleştiği koşullar başka disiplin hükümlerini doğrudan gündeme getirebilir. 8/6-çç bakımından süreklilik ve yaşam üzerindeki zarar ayrıca araştırılmalıdır.
Kişinin Özel Hayatındaki Alkol Kullanımı Araştırılabilir mi?
8/6-çç sosyal ve aile yaşamını da düzenlediğinden belirli ölçüde özel yaşam olguları soruşturmanın konusu olabilir. Ancak bu durum idareye kişinin özel yaşamını sınırsız biçimde araştırma yetkisi vermez. Araştırmanın kanuni disiplin isnadıyla bağlantılı, gerekli ve hukuka uygun olması gerekir.
Gizlice Çekilen Fotoğraf veya Video Delil Olabilir mi?
Delilin nasıl elde edildiği özel hayat ve kişisel veri hakları bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Hukuka aykırı şekilde elde edilen özel yaşam görüntülerine dayanılması disiplin yargılamasında ciddi tartışma yaratabilir. Meslekten çıkarma cezası için yalnızca fiilin değil, dayanak delillerin hukuka uygunluğu da önemlidir.
Personelin Alkole Düşkün Olduğu Nasıl Kanıtlanmalıdır?
Tek bir tutanak yerine davranışın devamlılığını ve sonuçlarını gösteren deliller birlikte değerlendirilmelidir. Görev kayıtları, doğrudan tanık anlatımları, olay tutanakları, varsa alkol tespitleri ve diğer objektif belgeler önemlidir. Kişisel kanaat ve söylentiler tek başına yeterli kabul edilmemelidir.
Personelin Kumara Düşkün Olduğu Nasıl Kanıtlanmalıdır?
Kumar faaliyetlerinin sıklığı, bahis veya banka kayıtları, borçların kaynağı, aile yaşamındaki sonuçlar, görev üzerindeki etkiler ve diğer maddi deliller birlikte değerlendirilmelidir. Kişinin yalnızca bir kumar olayında bulunması 8/6-çç kapsamında düşkünlüğü otomatik olarak kanıtlamaz.
Kötü Alışkanlıklara Düşkün Olmak Nedeniyle Meslekten Çıkarma Cezası İptal Edilebilir mi?
İdarenin düşkünlük unsurunu kanıtlayamaması, davranışın tekil kalması, görev veya sosyal-aile yaşamına zarar ilişkisinin somutlaştırılmaması, duyuma dayalı beyanlara dayanılması veya yanlış disiplin maddesinin uygulanması halinde işlemin hukuka uygunluğu idari yargıda tartışılabilir. Ayrıca savunma hakkı, zamanaşımı ve işlemin gerekçesi de denetime tabidir.
Danıştay Alkol ve Kötü Alışkanlık Dosyalarında Neye Dikkat Ediyor?
Danıştayın güncel kararlarında özellikle somut fiillerin doğru disiplin maddeleri altında ayrı ayrı değerlendirilmesine önem verildiği görülmektedir. Birden fazla farklı eylemin ve birden fazla meslekten çıkarma hükmünün topluca bir karara dayanak yapılması, hangi fiilin hangi hükmü ihlal ettiği anlaşılmıyorsa hukuki denetimi güçleştirmektedir. Bu nedenle 8/6-çç dosyasında da “alkole düşkündür” şeklindeki genel sonucun hangi olaylara dayandığı açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Meslekten Çıkarma Cezasında Bir Alt Ceza Verilebilir mi?
7068 sayılı Kanunun 7/2. maddesindeki şartların bulunması halinde geçmiş hizmetleri olumlu olan ve iyi veya çok iyi değerlendirme puanı bulunan personel için bir derece hafif ceza uygulanması değerlendirilebilir. Nitekim 8/6-çç nedeniyle meslekten çıkarma gerektiren bir olayda bir alt ceza uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma cezası verilmesi yargı kararlarına konu olmuştur. Ancak fiil hiç oluşmamışsa asıl savunma bir alt ceza değil işlemin tamamen kaldırılması yönünde kurulmalıdır.
Kötü Alışkanlık Nedeniyle Meslekten Çıkarma Cezasına Karşı Dava Açılabilir mi?
Kesinleşen meslekten çıkarma cezasına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava hazırlanırken düşkünlük, süreklilik ve zarar unsurlarının ayrı ayrı incelenmesi; alkol ve kumarla ilgili diğer 7068 hükümleriyle doğru ayrımın yapılması; tanık, görev, aile ve ekonomik kayıtların somut olay çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç
Kötü alışkanlıklara düşkün olmak disiplin cezası, 7068 sayılı Kanunun 8/6-çç maddesinde polis, jandarma ve diğer genel kolluk personeli bakımından meslekten çıkarma yaptırımına bağlanmıştır. Ancak hükmün uygulanabilmesi için yalnızca personelin alkol kullandığının, kumar oynadığının veya olumsuz olarak değerlendirilen bir davranışta bulunduğunun gösterilmesi yeterli değildir.
Kanun özellikle “düşkün olmak” ifadesini kullanmıştır. Bu nedenle davranışın tekil bir olay olmaktan çıkıp süreklilik veya alışkanlık niteliği kazanıp kazanmadığının araştırılması gerekir. Bunun yanında söz konusu düşkünlüğün personelin görevi, sosyal veya aile yaşantısı üzerinde kanunda aranan ağırlıkta zarar doğurması gerekir.
Bu yönüyle 8/6-çç, alkol ve kumarla ilgili diğer meslekten çıkarma hükümlerinden ayrılmaktadır. Görev yerinde veya görevli iken alkol kullanılması 8/6-j, göreve alkollü gelinmesi 8/6-k, resmî kıyafetle umuma açık yerde alkol kullanılması 8/6-l, kumar oynanması ise 8/6-n kapsamında ayrıca düzenlenmiştir. Bu fiillerin gerçekleşmesi için kişinin alkol veya kumara düşkün olması şart değildir.
Buna karşılık alkole düşkünlük veya kumara düşkünlük iddiasında tek bir olaya değil, daha geniş bir davranış örüntüsüne bakılması gerekir. Alkol kullanımının sıklığı, görev performansına etkisi, göreve devam durumu, sosyal çevrede meydana gelen sorunlar, aile yaşamına etkiler ve diğer somut sonuçlar birlikte değerlendirilmelidir.
Aynı şekilde kişinin yalnızca çok borçlu olması veya ekonomik sıkıntı içerisinde bulunması “menfaatine düşkünlük” veya “kötü alışkanlığa düşkünlük” sonucunu doğurmaz. Borcun kaynağı ve isnat edilen davranışla ilişkisi ortaya konulmalıdır.
“Benzeri kötü alışkanlıklar” kavramı da meslekten çıkarma gibi ağır bir disiplin yaptırımı söz konusu olduğundan sınırsız ve keyfî şekilde genişletilmemelidir. Kişinin yaşam tarzı, kişisel zevkleri veya çevrenin hoş karşılamadığı davranışlar tek başına bu kategoriye sokulmamalıdır. Kanundaki alkol ve kumar örnekleriyle benzer yoğunluk ve zarar düzeyi aranmalıdır.
Disiplin soruşturmasında yalnızca aleyhe deliller değil personelin lehine olan hususlar da toplanmalıdır. Personelin göreve düzenli geldiği, görevini aksatmadığı, alkollü şekilde görülmediği veya aile yaşamının isnat edildiği gibi etkilenmediğine ilişkin deliller varsa bunların da değerlendirilmesi gerekir.
Danıştayın güncel kararları, özellikle farklı olayların ve farklı disiplin hükümlerinin birbirine karıştırılmamasının önemini göstermektedir. Personelin çeşitli tarihlerde gerçekleştirdiği iddia edilen eylemler tek bir “olumsuz yaşam biçimi” başlığı altında toplanarak belirsiz biçimde cezalandırılmamalı; her fiil, tarih, delil ve uygulanacak disiplin maddesi ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.
Bu nedenle 7068 sayılı Kanunun 8/6-çç maddesine dayanan bir soruşturmada temel sorular; personelin hangi kötü alışkanlığa düşkün olduğu ileri sürülmektedir, bu davranış hangi olaylarla süreklilik kazanmıştır, tekil davranış ile düşkünlük arasında nasıl bağlantı kurulmuştur, görevine ne şekilde zarar vermiştir, sosyal veya aile yaşamındaki somut zarar nedir, zarar ile alışkanlık arasında nedensellik bağı bulunmakta mıdır, isnat edilen alkol davranışı aslında 8/6-j, 8/6-k veya 8/6-l kapsamında mı değerlendirilmelidir, kumar davranışı 8/6-n kapsamına mı girmektedir ve bütün bu hususlar yeterli, hukuka uygun ve doğrudan delillerle ortaya konulmuş mudur? şeklinde kurulmalıdır.
Bu sorular açık biçimde cevaplandırılmadan yalnızca personelin alkol kullandığı, kumar oynadığı, borcu bulunduğu veya özel yaşamına ilişkin bazı olumsuz iddiaların bulunduğu gerekçesiyle “kötü alışkanlıklara düşkün” kabul edilerek meslekten çıkarılması; tipiklik, sübut, ölçülülük, özel hayatın korunması, savunma hakkı ve gerekçeli karar ilkeleri bakımından idari yargı denetimine konu olabilecektir.