Sivilde İken İşlediğim Suç Nedeniyle Sözleşmem Feshedilir mi? TSK/Jandarma

Uzman erbaş veya uzman çavuş olarak göreve başladıktan sonra, kişinin askerî veya kolluk personeli olmadığı […]

Uzman erbaş veya uzman çavuş olarak göreve başladıktan sonra, kişinin askerî veya kolluk personeli olmadığı dönemde işlediği bir suçun ortaya çıkması ciddi sonuçlar doğurabilir. Uygulamada özellikle “Bu suçu uzman çavuş olmadan önce işledim”, “Hakkımdaki HAGB kararı mesleğe başlamadan önce verildi”, “Güvenlik soruşturmam olumlu sonuçlanmıştı ancak eski dosyam sonradan ortaya çıktı” şeklindeki durumlarla karşılaşılmaktadır. Bu noktada yalnızca suçun ne zaman işlendiğine bakılarak sonuca ulaşmak mümkün değildir. Suçun türü, verilen cezanın niteliği, HAGB kararı bulunup bulunmadığı, fiilin uzman erbaşlığa giriş şartlarını etkileyip etkilemediği ve idarenin sözleşme feshini hangi hukuki sebebe dayandırdığı birlikte incelenmelidir.

Mesleğe giriş öncesi suç uzman erbaş açısından değerlendirildiğinde temel ayrım şudur: Personelin geçmişte işlemiş olduğu her suç, göreve başladıktan sonra sözleşmesinin kendiliğinden feshedilmesini gerektirmez. Buna karşılık göreve giriş sırasında bulunması zorunlu olan bir niteliğin aslında mevcut olmadığının sonradan anlaşılması, doğrudan personel statüsünü etkileyebilir. Güncel 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12/C maddesinde, uzman erbaş olmak için gerekli nitelik ve şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılan veya sözleşme süresi içinde bu niteliklerinden herhangi birini kaybedenlerin kendilerinden istifade edilemeyecek personel sayılabileceği ve sözleşmelerinin feshedilebileceği düzenlenmektedir.

Mesleğe Giriş Öncesinde İşlenen Suç Neden Önemlidir?

Uzman çavuş olmadan önce işlenen bir suç bakımından ilk araştırılması gereken husus, söz konusu ceza dosyasının uzman erbaş olarak göreve alınma şartlarından birini ortadan kaldırıp kaldırmadığıdır. Burada işlem çoğu zaman personelin görevi sırasında yeni bir disiplin suçu işlemiş olması nedeniyle değil, göreve başlarken taşıması gereken şartlardan birini gerçekte taşımadığının sonradan anlaşılması gerekçesiyle kurulmaktadır.

Bu ayrım özellikle önemlidir. Örneğin kişinin askerlikle veya Jandarma teşkilatıyla hiçbir ilişkisi bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen fiil nedeniyle, sanki görev sırasında işlenmiş bir disiplin fiili varmış gibi değerlendirme yapılması ile “göreve kabul şartlarının mevcut olmadığı” gerekçesiyle işlem yapılması aynı hukuki sebebe dayanmaz. İptal davasında da öncelikle idarenin hangi hukuki sebebe dayanarak fesih işlemi tesis ettiği tespit edilmelidir.

Uzman Erbaş Yönetmeliği, uzman erbaş olarak alınacak kişilerde aranacak adli şartları ayrıca düzenlemektedir. Belirli suçlar yönünden cezanın ertelenmiş, seçenek yaptırıma çevrilmiş, affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması dahi göreve giriş şartının değerlendirilmesinde önem taşımaktadır. Bu nedenle geçmişteki ceza dosyasının yalnızca “adli sicilim temiz” şeklinde değerlendirilmesi yeterli değildir.

HAGB Kararı Alan Uzman Çavuşun Sözleşmesi Feshedilir mi?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü aynı şey değildir. Güncel Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre HAGB, müsadereye ilişkin hükümler dışında, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade etmektedir. Dolayısıyla HAGB kararını doğrudan kesinleşmiş mahkûmiyet gibi değerlendirmek hukuken doğru değildir.

Ancak uzman erbaş statüsünde önemli bir istisna bulunmaktadır. Personel mevzuatında bazı suçlar bakımından açıkça “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse dahi” ibaresi kullanılmıştır. Bu nedenle ceza hukuku bakımından mahkûmiyetin sonuçlarını doğurmayan bir HAGB kararı, uzman erbaşlığa giriş şartları bakımından tamamen etkisiz kabul edilmeyebilir.

Burada belirleyici olan, HAGB kararının varlığından çok HAGB kararına konu suçun hangi suç olduğudur. Uzman Erbaş Yönetmeliğinde belirtilen suç gruplarından birine ilişkin bir HAGB kararı bulunuyorsa, idare bu durumun başlangıçta aranılan personel şartlarının taşınmadığını gösterdiğini ileri sürebilir. Buna karşılık mevzuatta öngörülen suçlar arasında bulunmayan herhangi bir suç nedeniyle verilmiş HAGB kararının hiçbir değerlendirme yapılmadan otomatik sözleşme feshi sonucuna bağlanması hukuken çok daha tartışmalıdır.

Her HAGB Kararı Uzman Erbaşlığa Engel Sayılabilir mi?

Uzman erbaşlar bakımından en önemli hususlardan biri, mevzuatta sayılan suçların idare tarafından sınırsız biçimde genişletilememesidir. Danıştay Onikinci Dairesinin 23 Kasım 2022 tarihli, E.2020/5129 ve K.2022/5717 sayılı kararı bu konuda son derece önemlidir.

Karara konu olayda Jandarma uzman onbaşı olarak görev yapan personelin mesleğe başlamasından önceki bir ceza dosyası sonradan tespit edilmiş ve “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçundan verilmiş HAGB kararı nedeniyle sözleşmesi feshedilmişti. İdare, bu suçu mevzuatta belirtilen diğer suçlardan biriyle benzer nitelikte değerlendirerek feshe dayanak yapmıştı.

Danıştay ise mevzuatta suçların sayma yoluyla belirlendiği durumlarda “gibi” kelimesinden hareket edilerek listenin genişletilemeyeceğini kabul etti. Düzenlemede açıkça sayılmayan bir suçun benzetme yoluyla başka bir suç kapsamında kabul edilerek personel aleyhine yeni bir yaptırım sebebi yaratılamayacağı sonucuna ulaştı ve davanın reddi yönündeki kararı bozdu.

Bu karar özellikle sivilde işlenen suç uzman çavuş uyuşmazlıklarında önem taşımaktadır. İdarenin yalnızca “bu fiil de yüz kızartıcıdır”, “bu suç da benzer niteliktedir” veya “Jandarma personeli açısından uygun değildir” şeklinde genel değerlendirmelerle mevzuatta açıkça öngörülmeyen bir fesih sebebi oluşturması her durumda yeterli kabul edilemez. İşlemin somut bir kanuni dayanağa sahip olması gerekir.

Suç Göreve Başlamadan Önce İşlenmişse Sonuç Değişir mi?

Suç tarihinin personelin mesleğe başlamasından önce olması tek başına personeli koruyan bir durum değildir. Asıl mesele, geçmişteki bu olayın göreve kabul için gerekli şartlardan birine engel teşkil edip etmediğidir.

Örneğin uzman erbaşlığa kabul şartları bakımından açıkça engel oluşturan bir suç nedeniyle HAGB kararı bulunduğu, ancak bu durumun personel göreve başladıktan sonra tespit edildiği bir olayda idare, kişinin uzman erbaşlığa kabul tarihinde gerekli şartı taşımadığını ileri sürebilir. Güncel 3269 sayılı Kanun’un 12/C maddesi de gerekli niteliklerin bulunmadığının sonradan anlaşılması ihtimalini açık biçimde düzenlemektedir.

Buna karşılık suçun göreve giriş bakımından engel oluşturmaması, mevzuatta sayılan suçlardan olmaması veya idarenin geçmişteki fiili genişletici yorum yoluyla yasak kapsamına almaya çalışması hâlinde uyuşmazlığın niteliği değişir. Bu nedenle “Suç mesleğe başlamadan önce işlendi, sözleşme kesinlikle feshedilemez” düşüncesi kadar “HAGB varsa sözleşme mutlaka feshedilir” düşüncesi de hukuken eksiktir.

Jandarma Uzman Çavuşlarda Durum Farklı mıdır?

Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan uzman erbaşların statüsü yönünden 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu önemini korumaktadır. Bununla birlikte Jandarma personelinin disiplin hukuku bakımından 7068 sayılı Kanun uygulanmaktadır. 7068 sayılı Kanunun kapsamına Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan uzman erbaşlar da açıkça dahildir. TSK bünyesinde görev yapan uzman erbaşların disiplin rejiminde ise 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu önem taşımaktadır.

Ancak mesleğe girişten önce işlenmiş bir suçta her olayın doğrudan disiplin soruşturması şeklinde değerlendirilmesi doğru değildir. Geçmişte işlenen fiilin daha sonra ortaya çıkması hâlinde çoğu uyuşmazlık, kişinin göreve giriş şartlarını taşıyıp taşımadığı ve bu şartların sonradan bulunmadığının anlaşılması üzerinden şekillenmektedir.

Dolayısıyla Jandarma uzman çavuş hakkında eski bir HAGB kararının tespit edilmesi hâlinde, ilk olarak “Bu fiil 7068 kapsamında hangi disiplin suçudur?” sorusundan önce, “Bu ceza dosyası uzman erbaşlığa kabul şartlarından birini ortadan kaldırıyor mu?” sorusunun cevaplandırılması gerekir.

Anayasa Mahkemesi HAGB Nedeniyle Fesih Konusunda Ne Diyor?

Anayasa Mahkemesinin Mehmethan Kamburoğlu hakkında verdiği 31 Ocak 2024 tarihli karar, Jandarma uzman erbaş ve HAGB uyuşmazlıkları bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Başvurucu Jandarma uzman erbaş alımını kazanmış, göreve başlamış ancak geçmişteki tehdit ve kasten yaralama dosyalarında HAGB bulunduğunun tespit edilmesinden sonra güvenlik soruşturması olumsuz değerlendirilerek sözleşmesi feshedilmişti.

Anayasa Mahkemesi, kişinin ceza yargılamasının kesin bir mahkûmiyetle sonuçlanmadığı hâlde idari yargı kararında suçu işlediğinin kabul edildiğini gösteren ifadeler kullanılmasını masumiyet karinesi yönünden sorunlu buldu. Mahkeme özellikle HAGB kararının kendisine doğrudan dayanılarak kişiye cezai sorumluluk yüklenemeyeceğine ve olayın somut olgularının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Bu karar, “HAGB hiçbir şekilde idari işlemde dikkate alınamaz” anlamına gelmemektedir. Ancak idarenin veya mahkemenin yalnızca HAGB kararını göstererek personelin suçlu olduğunu kabul etmesi de mümkün değildir. Özellikle mevzuatta açıkça fesih nedeni oluşturmayan bir suç söz konusu olduğunda, HAGB kararından otomatik suçluluk sonucu çıkarılması ciddi bir hukuka uygunluk sorunu meydana getirebilir.

Sivilde İşlenen Suç Nedeniyle Fesih İşleminde Nelere Bakılmalıdır?

Bu tür bir dosyada yapılacak hukuki inceleme yalnızca HAGB kararının varlığına indirgenmemelidir. Öncelikle suç tarihi ile göreve giriş tarihi karşılaştırılmalı, ardından suçun tam hukuki vasfı tespit edilmelidir. Daha sonra suçun personelde aranacak şartlar bakımından açıkça engel teşkil edip etmediği, verilen kararın HAGB mi yoksa kesinleşmiş bir mahkûmiyet mi olduğu ve idarenin fesih işleminde hangi kanun veya yönetmelik hükmünü kullandığı incelenmelidir.

Özellikle suçun mevzuatta belirtilen katalog suçlar içerisinde bulunmadığı durumlarda, idarenin benzetme veya genişletici yorum yoluyla yeni bir fesih sebebi oluşturup oluşturmadığı araştırılmalıdır. Danıştayın yukarıdaki kararı, personelin statüsüne ağır biçimde müdahale eden hükümlerde genişletici yorumun sınırlandırılması bakımından önemli bir hukuki dayanak oluşturmaktadır.

Aynı şekilde söz konusu olayın tek ve eski bir olay mı olduğu, göreve girişten sonra personelin mesleki safahatında herhangi bir olumsuzluk bulunup bulunmadığı ve işlem gerekçesinde doğrudan HAGB kararından suçluluk sonucu çıkarılıp çıkarılmadığı da uyuşmazlığın yargısal denetiminde önem kazanabilir.

Mesleğe Giriş Öncesi Suç Nedeniyle Sözleşme Feshine Karşı Dava Açılabilir mi?

Uzman erbaş veya uzman çavuş hakkında geçmişte işlenen bir suç ya da HAGB nedeniyle sözleşme feshi işlemi tesis edildiğinde, bu işlem idari yargıda iptal davasına konu edilebilir. Özel bir dava açma süresi öngörülmemişse idare mahkemelerinde genel dava açma süresi, işlemin usulüne uygun şekilde tebliğinden itibaren 60 gündür. Bu nedenle fesih kararının tebliğ tarihi özellikle önemlidir.

İptal davasında uyuşmazlık yalnızca ceza dosyasının sonucuyla sınırlı değerlendirilmemelidir. Fesih işleminin kanuni dayanağı, suçun ilgili hüküm kapsamına girip girmediği, göreve giriş şartlarının gerçekten kaybedilip kaybedilmediği, HAGB kararına hukuken taşıyamayacağı bir sonuç yüklenip yüklenmediği ve işlemin sebep unsurunun somut bilgi ve belgelerle ortaya konulup konulmadığı birlikte incelenmelidir.

Uzman Çavuş Olmadan Önce Aldığım HAGB Mesleğimi Etkiler mi?

Mesleğe başlamadan önce alınmış HAGB kararının etkisi, suçun niteliğine göre değişmektedir. Mevzuatta HAGB bulunsa dahi uzman erbaşlığa engel teşkil edeceği açıkça düzenlenen suçlardan biri söz konusuysa, idare kişinin göreve giriş şartlarını taşımadığını ileri sürebilir. Buna karşılık mevzuatta yer almayan bir suç bakımından yalnızca HAGB kararının varlığına dayanılarak otomatik biçimde sözleşmenin feshedilmesi aynı şekilde değerlendirilemez.

Göreve Başlarken Güvenlik Soruşturmam Olumluydu, Eski Dosyam Sonradan Çıkarsa Ne Olur?

İlk güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanmış olması, sonradan tespit edilen her bilginin hukuken etkisiz olduğu anlamına gelmez. Ancak sonradan bulunan bilginin hangi göreve giriş şartını ihlal ettiği idare tarafından somut biçimde ortaya konulmalıdır. Geçmişteki bir HAGB kararının tespit edilmesi, tek başına personelin suçlu olduğu veya mutlaka sözleşmesinin feshedilmesi gerektiği şeklinde değerlendirilemez.

Katalog Suçlar Dışındaki Bir Suç HAGB Nedeniyle Feshe Dayanak Yapılabilir mi?

Danıştayın yaklaşımı, açıkça sayılan suçların benzetme yoluyla genişletilmesine karşı önemli bir sınır ortaya koymaktadır. Bu nedenle mevzuatta sayılmayan bir suçun yalnızca “benzer”, “yüz kızartıcı” veya “şeref ve haysiyet kırıcı” kabul edilerek açık bir kanuni dayanak bulunmaksızın feshe esas alınması yargısal denetime açıktır. Somut olayda suçun tam adı, suç tarihi ve uygulanan mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.

HAGB Kararı Kesin Mahkûmiyet Sayılır mı?

HAGB, ceza muhakemesi bakımından kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün sanık hakkında doğurduğu sonuçları doğurmaz. Güncel CMK düzenlemesi, HAGB’nin kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade ettiğini açıkça belirtmektedir. Bununla birlikte uzman erbaş mevzuatında bazı suçlar bakımından HAGB kararına ayrıca sonuç bağlandığından, ceza hukukundaki HAGB kavramı ile personel hukukundaki göreve giriş şartlarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Sonuç olarak mesleğe giriş öncesi suç uzman erbaş sözleşmesinin her durumda feshedilmesi anlamına gelmez. Özellikle HAGB kararlarında suçun türü ve mevzuatta açıkça engel olarak düzenlenip düzenlenmediği belirleyicidir. Göreve başlamadan önce işlenen bir fiil sonradan tespit edildiğinde, idarenin yalnızca eski bir ceza dosyasının varlığına dayanması yeterli olmayabilir; kişinin başlangıçta hangi şartı taşımadığı, suçun ilgili mevzuat hükmüne gerçekten girip girmediği ve fesih işleminin somut hukuki sebebi açıkça ortaya konulmalıdır. Bu nedenle TSK veya Jandarma bünyesinde görev yapan uzman erbaşlar hakkında geçmişte işlenmiş suç veya HAGB nedeniyle tesis edilen sözleşme fesih işlemleri, her dosyanın kendi ceza kararı, suç tarihi, göreve giriş tarihi ve personel mevzuatı çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Memur Hakkında Asılsız İhbar ve Şikâyet: İsnat ve İftiralara Karşı Korunma Hakkı
Sivilde İken İşlediğim Suç Nedeniyle Sözleşmem Feshedilir mi? TSK/Jandarma
Üç Ay ve Daha Fazla Hava Değişimi/İstirahat Nedeniyle Sözleşmesi Feshedilen Uzman Erbaşın İkramiye Hakkı
TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
Av. Osman DÜZ
İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
13 dk
Uncategorized
Memur Hakkında Asılsız İhbar ve Şikâyet: İsnat ve İftiralara Karşı Korunma Hakkı

Kamu görevlileri, yürüttükleri görevin niteliği gereği vatandaşların, çalışma arkadaşlarının, astlarının, üstlerinin veya[…]

Devamını Gör
YAZI
3 dk
Uncategorized
Üç Ay ve Daha Fazla Hava Değişimi/İstirahat Nedeniyle Sözleşmesi Feshedilen Uzman Erbaşın İkramiye Hakkı

Uzman erbaşların sağlık raporları nedeniyle sözleşmelerinin feshedilmesi ve fesih sonrasında ikramiye ödenip[…]

Devamını Gör
YAZI
13 dk
Genel
TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan personelin karşılaşabileceği en ağır disiplin sonuçlarından biri[…]

Devamını Gör