Tutuklunun Kaçmasına İmkan Vermek Cezası | 7068

Tutuklunun kaçmasına imkan vermek, polis, jandarma ve 7068 sayılı Kanun kapsamındaki diğer genel kolluk personeli […]

Tutuklunun kaçmasına imkan vermek, polis, jandarma ve 7068 sayılı Kanun kapsamındaki diğer genel kolluk personeli bakımından meslekten çıkarma cezasına neden olabilecek en ağır disiplin fiillerinden biridir. Ancak şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün kolluk görevlisinin muhafazası ya da sevki sırasında kaçmış olması, görevli personelin her durumda meslekten çıkarılacağı anlamına gelmez. Kanun, meslekten çıkarma cezası bakımından kaçmaya “bilerek ve isteyerek” imkân verilmesini aramaktadır.

Bu ayrım oldukça önemlidir. Çünkü 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun, tutuklu veya hükümlünün kaçmasına kasıtlı biçimde imkân verilmesi ile dikkatsizlik, tedbirsizlik veya gerekli önlemlerin alınmaması sonucunda kaçması arasında açık bir ayrım yapmıştır.

7068 sayılı Kanunun 8. maddesinin altıncı fıkrasının (f) bendinde meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında;

“Muhafazası veya sevkiyle görevli olduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün kaçmasına bilerek ve isteyerek imkân vermek.”

fiiline yer verilmiştir.

Buna karşılık aynı Kanunda, muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu kişinin uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak veya yakalama görevini savsaklamak ayrı bir disiplinsizlik olarak düzenlenmiştir.

Dolayısıyla disiplin soruşturmasında yalnızca “şüpheli kaçtı”, “tutuklu firar etti” veya “hükümlü sevk sırasında kaçtı” tespitinin yapılması yeterli değildir. Personelin kaçmaya bilerek ve isteyerek mi imkân verdiği, yoksa olayın dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu mu meydana geldiği ortaya konulmalıdır.

Bu ayrım, personel hakkında uygulanabilecek disiplin yaptırımının niteliğini tamamen değiştirebilir.

Tutuklunun Kaçmasına İmkan Vermenin Disiplin Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanunun 8/6-f maddesinde düzenlenen tutuklunun kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan verme fiilinin karşılığı meslekten çıkarma cezasıdır.

Meslekten çıkarma, personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılması anlamına gelir.

Bu nedenle söz konusu disiplin hükmünün uygulanması personelin meslek hayatı üzerinde son derece ağır sonuçlar doğurmaktadır.

Ancak yaptırımın ağır olması nedeniyle kanunda yer alan şartların somut olayda gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıntılı biçimde araştırılması gerekir.

Bir tutuklunun veya hükümlünün kaçması tek başına 8/6-f maddesinin uygulandığı anlamına gelmez. Öncelikle soruşturulan personelin söz konusu kişinin muhafazası veya sevkiyle görevli olup olmadığı, ardından kaçışın nasıl gerçekleştiği ve son olarak personelin kaçışa bilerek ve isteyerek imkan sağlayıp sağlamadığı belirlenmelidir.

7068 Sayılı Kanun 8/6-f Maddesinin Unsurları Nelerdir?

Tutuklunun kaçmasına imkan vermek nedeniyle meslekten çıkarma cezasının uygulanabilmesi için somut olayın kanunda tarif edilen disiplin fiiliyle örtüşmesi gerekir.

İlk olarak muhafazası veya sevki yapılan bir kişi bulunmalıdır. Bu kişi kanunda şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlü olarak belirtilmiştir.

İkinci olarak hakkında disiplin soruşturması yürütülen personelin bu kişinin muhafazası veya sevkiyle görevli olması gerekir.

Üçüncü olarak kişinin kaçmasına imkan sağlandığı ortaya konulmalıdır.

Dördüncü ve en önemli unsur ise bu imkanın bilerek ve isteyerek sağlanmasıdır.

Dolayısıyla kanunun bu maddesindeki esas ayrım kast unsurudur.

Personelin görevin gereklerini yerine getirmemesi, dikkatsiz davranması veya yeterli güvenlik tedbirini almaması başka bir disiplin sorumluluğu doğurabilir. Ancak doğrudan 8/6-f maddesindeki meslekten çıkarma cezasının uygulanabilmesi için olayın kasıtlı davranış niteliğinde olup olmadığı özellikle araştırılmalıdır.

Muhafaza ile Görevli Olmak Ne Anlama Gelir?

Muhafaza, şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün kolluk görevlisinin gözetim ve kontrolü altında tutulmasını ifade eder.

Karakolda gözaltında bulunan bir kişinin korunması, hastanede muayeneye getirilen tutuklunun gözetimi, adliyede bekletilen şüphelinin kontrolü veya başka bir nedenle kolluk gözetimi altında bulunan kişinin kaçmasının önlenmesi muhafaza görevinin kapsamına girebilir.

Muhafaza görevinin bulunup bulunmadığı değerlendirilirken personelin olay anındaki görevlendirmesi önemlidir.

Görev çizelgeleri, nöbet kayıtları, teslim ve tesellüm belgeleri, ekip listeleri, sevk evrakı, görevlendirme yazıları ve diğer kurum kayıtları bu konuda önem taşıyabilir.

Bir kişinin belirli bir yerde görevli olması ile doğrudan kaçan kişinin muhafazasıyla görevli olması aynı şey değildir.

Bu nedenle soruşturma makamının personelin muhafaza sorumluluğunu açık biçimde ortaya koyması gerekir.

Sevk ile Görevli Olmak Ne Anlama Gelir?

Sevk, şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün bir yerden başka bir yere güvenli biçimde götürülmesini ifade eder.

Adliyeden ceza infaz kurumuna, karakoldan hastaneye, hastaneden cezaevine veya başka bir adli makama götürülen kişinin nakli sırasında görevlendirilen kolluk personeli sevk görevi yürütmektedir.

Sevk sırasında personelin görevi yalnızca araç kullanmak veya kişiyi bir noktadan diğerine ulaştırmaktan ibaret değildir. Sevk edilen kişinin kaçmasının önlenmesi için görev ve talimatların gerektirdiği güvenlik önlemlerinin alınması da önemlidir.

Bununla birlikte sevk sırasında kişinin kaçmış olması görevli personelin otomatik olarak 8/6-f kapsamında meslekten çıkarılacağı anlamına gelmez.

Kaçışın nasıl meydana geldiği ve personelin kaçışa yönelik kastının bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Şüphelinin Kaçmasına İmkan Vermek de Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

7068 sayılı Kanun yalnızca tutuklu veya hükümlülerden söz etmemektedir.

Kanunda açıkça şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlü ifadeleri kullanılmıştır.

Dolayısıyla henüz hakkında mahkûmiyet kararı bulunmayan ancak soruşturma nedeniyle kolluk muhafazası veya sevki altında bulunan bir şüphelinin kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan verilmesi de 8/6-f kapsamında değerlendirilebilir.

Bu nokta özellikle ceza hukuku ile disiplin hukukunun birbirinden ayrılması bakımından önemlidir.

Disiplin hükmünün kapsamı, maddede kullanılan kavramlar üzerinden belirlenir. Bu nedenle kişinin henüz hükümlü olmadığı gerekçesiyle disiplin hükmünün uygulanamayacağı şeklinde genel bir sonuca ulaşılamaz.

Sanığın Kaçmasına Bilerek İmkan Vermek

Kovuşturma aşamasında sanık sıfatını taşıyan ve kolluğun muhafazası veya sevki altında bulunan kişinin kaçmasına kasıtlı biçimde fırsat verilmesi de hüküm kapsamındadır.

Burada yine kişinin “sanık” olması tek başına yeterli değildir.

Soruşturulan kolluk personelinin sanığın muhafazası veya sevkiyle görevli olduğu ve kaçmaya bilinçli olarak imkan sağladığı ortaya konulmalıdır.

Hükümlünün Kaçmasına İmkan Vermenin Cezası Nedir?

Hükümlünün kaçmasına imkan vermek, 7068 sayılı Kanun kapsamında meslekten çıkarma yaptırımına neden olabilecek fiiller arasındadır.

Özellikle ceza infaz kurumundan hastaneye veya adliyeye götürülen hükümlünün sevki sırasında kolluk personelinin görevleri büyük önem taşır.

Ancak hükümlünün kaçmış olması tek başına kasıt bulunduğunu göstermez.

Hükümlünün ani hareketle kaçması, personelin dikkatsizliği nedeniyle güvenlik açığı oluşması veya bilinçli biçimde kaçmasına fırsat verilmesi birbirinden farklı hukuki durumlardır.

Disiplin soruşturmasının bu ayrımı ortaya koyması gerekir.

“Bilerek ve İsteyerek” İfadesi Neden Önemlidir?

7068 sayılı Kanunun 8/6-f maddesinin en önemli kelimeleri “bilerek ve isteyerek” ifadeleridir.

Kanun koyucu meslekten çıkarma cezasını her kaçış olayına değil, personelin kaçışa kasıtlı biçimde imkan sağladığı durumlara bağlamıştır.

Başka bir ifadeyle personelin kaçış ihtimalini bilmesi tek başına yeterli değildir. Somut davranışının kaçmaya imkan sağlayacağını bilmesi ve bu sonucu isteyerek hareket etmesi gerekir.

Örneğin personelin görev yaptığı sırada uyuklaması nedeniyle tutuklunun kaçması ciddi bir disiplin sorunu oluşturabilir. Ancak bu durum ile personelin tutukluya “şimdi çıkabilirsin” diyerek kapıyı bilinçli biçimde açması aynı değildir.

İlk olayda dikkatsizlik veya ihmal, ikinci olayda ise kaçmaya kasıtlı imkan sağlama gündeme gelebilir.

İşte 8/6-f maddesindeki meslekten çıkarma cezasının temel ayrım noktası budur.

Tutuklunun Kaçması ile Kaçmasına Bilerek İmkan Vermek Aynı Şey Değildir

Bir kolluk görevlisinin sorumluluğundaki kişinin kaçması, ilk bakışta personelin görevini yerine getirmediğini düşündürebilir. Ancak disiplin hukuku bakımından olayın nasıl meydana geldiği belirleyicidir.

Şüpheli veya tutuklu son derece hızlı ve beklenmedik biçimde kaçmış olabilir.

Personel gerekli tedbirleri almakta yetersiz kalmış olabilir.

Kelepçe veya güvenlik tedbiri gerektiği gibi uygulanmamış olabilir.

Görevli personel kısa süreli dikkatsizlik göstermiş olabilir.

Bunların tamamı disiplin hukuku bakımından değerlendirmeye tabi tutulabilir. Ancak bu davranışların her biri “bilerek ve isteyerek kaçmaya imkan verme” değildir.

8/6-f maddesindeki ağır yaptırımın uygulanması bakımından kastın ayrıca ortaya konulması gerekir.

Kasıtlı Kaçmaya İmkan Verme ile İhmal Sonucu Kaçma Arasındaki Fark

7068 sayılı Kanun bu ayrımı açık biçimde yapmaktadır.

DurumHukuki Nitelendirme
Tutuklu veya hükümlünün kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan sağlanması7068 m.8/6-f kapsamında meslekten çıkarma gündeme gelir
Uyanık davranmamak veya gerekli önlemi almamak yüzünden kişinin kaçması7068 m.8/5-c-2 kapsamında uzun süreli durdurma gündeme gelir
Yakalama görevinin savsaklanmasıSomut olayın şartlarına göre 8/5-c-2 kapsamında değerlendirme yapılabilir
Bilinçli biçimde kişinin serbest bırakılmasıOlayın şartlarına göre 8/6-f kapsamında değerlendirilebilir
Ani ve öngörülemeyen kaçışPersonelin kusuru ve aldığı tedbirler ayrıca incelenmelidir

Bu ayrım disiplin soruşturmasının en önemli kısmıdır.

İdarenin yalnızca kişinin kaçmış olmasından hareket ederek personelin bilerek ve isteyerek kaçmaya imkan verdiği sonucuna ulaşması yeterli değildir.

Kastı ortaya koyan maddi olguların belirlenmesi gerekir.

Tutuklunun Kaçmasına İhmalle Neden Olmanın Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanun, muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunan şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmayı ayrıca düzenlemiştir.

Bu davranışın karşılığı yirmi ay uzun süreli durdurma cezasıdır.

Dolayısıyla hukuki sonuç bakımından 8/6-f ile ciddi bir fark bulunmaktadır.

Bir tarafta bilerek ve isteyerek kaçmaya imkan sağlama nedeniyle meslekten çıkarma, diğer tarafta uyanık davranmama veya gerekli önlemleri almama nedeniyle uzun süreli durdurma söz konusudur.

Bu nedenle soruşturulan olayda esas tartışma çoğu zaman “kaçış oldu mu?” sorusundan çok “personelin kusurunun niteliği nedir?” sorusu üzerinde yoğunlaşır.

Kelepçe Takmamak Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

Tutuklu veya şüpheliye gerekli olduğu halde kelepçe takılmaması, olayın koşullarına göre disiplin sorumluluğuna neden olabilir. Ancak kelepçe takılmamış olması tek başına personelin tutuklunun kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan verdiğini göstermez.

Neden kelepçe takılmadığı araştırılmalıdır.

Personel açıkça kişinin kaçmasını kolaylaştırmak amacıyla mı kelepçeyi çıkarmıştır? Yoksa mevzuatın yanlış yorumlanması, dikkatsizlik, ihmal veya olayın koşulları nedeniyle mi güvenlik tedbiri uygulanmamıştır?

Bu ayrım yapılmadan doğrudan meslekten çıkarma sonucuna ulaşılması doğru bir hukuki değerlendirme olmayabilir.

Sevk Aracının Kapısını Açık Bırakmak Meslekten Çıkarma Nedeni midir?

Sevk aracının kapısının açık bırakılması nedeniyle şüpheli veya hükümlünün kaçması durumunda yine kast ve ihmal ayrımı yapılmalıdır.

Kapının dikkatsizlik sonucu açık bırakılması başka, kaçışa imkan sağlamak amacıyla bilinçli olarak açık bırakılması başka bir hukuki durumdur.

Meslekten çıkarma cezasının uygulanabilmesi için olayın kasıtlı davranış niteliğine ulaştığının ortaya konulması gerekir.

Hastaneden Tutuklu Kaçarsa Polis veya Jandarma Meslekten Atılır mı?

Tutuklu veya hükümlülerin hastaneye sevki sırasında meydana gelen kaçışlar uygulamada disiplin soruşturmasına konu olabilecek önemli olaylardandır.

Ancak hastaneden kaçış meydana gelmesi görevli personelin otomatik olarak meslekten çıkarılması sonucunu doğurmaz.

Personelin kaçış öncesinde aldığı güvenlik tedbirleri, kişinin sağlık durumu, kelepçe uygulaması, hastane ortamı, görevli personel sayısı, kaçışın nasıl gerçekleştiği ve kaçışa bilinçli biçimde imkan sağlanıp sağlanmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Örneğin personelin kısa süreli dikkatsizliği nedeniyle kişinin kaçması ile bilerek güvenlik önlemlerini kaldırarak kaçmasına fırsat verilmesi aynı disiplin hükmüne tabi değildir.

Tuvalete Götürülen Tutuklu Kaçarsa Ne Olur?

Sevk veya muhafaza sırasında tuvalet ihtiyacının karşılanması sırasında meydana gelen kaçışlarda olayın bütün şartları incelenmelidir.

Görevli personelin güvenlik önlemlerini tamamen kaldırıp kaldırmadığı, kaçış ihtimalini öngörüp öngörmediği, mevzuata uygun tedbirleri alıp almadığı ve kaçışın ani şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği önemlidir.

Yetersiz tedbir ihmal niteliğinde olabilirken kişinin kaçmasını sağlamak amacıyla bilinçli biçimde fırsat oluşturulması 8/6-f kapsamında değerlendirilebilir.

Tutukluyu Bilerek Serbest Bırakmak Kaçmasına İmkan Vermek Sayılır mı?

Muhafazası veya sevkiyle görevli bulunan bir şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün görevli personel tarafından herhangi bir hukuki dayanak olmaksızın bilerek serbest bırakılması, olayın şartlarına göre kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan verme kapsamında değerlendirilebilir.

Burada kişinin fiilen koşarak kaçması şartmış gibi düşünülmemelidir.

Personelin muhafaza yükümlülüğünü bilinçli biçimde kaldırarak kişiyi serbest bırakması, kaçış veya muhafazadan kurtulma sonucunun gerçekleşmesine doğrudan imkan sağlayabilir.

Ancak hukuka uygun salıverme kararı veya yetkili makamın talimatı doğrultusunda kişinin serbest bırakılması elbette bu kapsamda değerlendirilemez.

Bu nedenle kişinin hangi hukuki statüyle muhafaza altında bulunduğu ve serbest bırakma konusunda yetkili bir karar veya talimatın bulunup bulunmadığı mutlaka araştırılmalıdır.

Savcı Talimatıyla Şüphelinin Serbest Bırakılması Disiplin Suçu mudur?

Yetkili Cumhuriyet savcısının hukuka uygun talimatı doğrultusunda serbest bırakılan kişi bakımından kolluk personelinin kendi başına kaçmaya imkan verdiğinden söz edilemez.

Ancak talimatın gerçekten bulunup bulunmadığı ve kapsamı önemlidir.

Personelin gerçekte bulunmayan bir talimatı ileri sürmesi veya verilen talimatın kapsamı dışında hareket etmesi farklı bir değerlendirmeyi gerektirir.

Bu nedenle soruşturmalarda savcı görüşme tutanakları, iletişim kayıtları ve olay tutanakları önem taşıyabilir.

Amir “Bırak” Derse Personelin Sorumluluğu Ne Olur?

Amir tarafından verilen talimatın niteliği ve hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Kolluk personelinin açıkça hukuka aykırı bir davranışta bulunması yalnızca amir emrinin varlığıyla otomatik olarak hukuka uygun hale gelmez.

Bununla birlikte disiplin soruşturmasında emri kimin verdiği, personelin karar alma yetkisinin bulunup bulunmadığı ve olayın nasıl geliştiği dikkate alınmalıdır.

Özellikle meslekten çıkarma cezasında her personelin bireysel fiili ve kastı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

Tutuklu Kaçtıktan Sonra Yakalanırsa Disiplin Cezası Kalkar mı?

Kaçan kişinin kısa süre sonra yeniden yakalanması, daha önce gerçekleşmiş olan disiplin fiilini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Personelin bilerek ve isteyerek kaçmaya imkan verdiği sabitse, kişinin bir saat sonra veya ertesi gün yakalanmış olması fiilin hukuki niteliğini otomatik olarak değiştirmez.

Bununla birlikte kaçışın süresi, sonuçları ve personelin kaçış sonrasındaki davranışları olayın bütününün değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Personel Tutuklunun Kaçacağını Bilmiyorsa Meslekten Çıkarma Cezası Verilebilir mi?

8/6-f hükmünün uygulanmasında bilme ve isteme unsurları temel önemdedir.

Personelin kaçış sonucunu istemediği ve yalnızca gerekli dikkat ve özeni göstermediği bir olayda doğrudan meslekten çıkarma hükmünün uygulanması tartışmalı olacaktır.

Bu durumda 7068 sayılı Kanunda düzenlenen ihmale dayalı disiplin fiili gündeme gelebilir.

Dolayısıyla kişinin kaçabileceğinin objektif olarak öngörülebilir olması ile personelin kaçmasına bilerek imkan sağlaması birbirinden ayrılmalıdır.

“Nasıl Olsa Kaçmaz” Diye Düşünmek Kasıt Sayılır mı?

Personelin gereksiz bir güven duygusuyla yeterli tedbir almaması ciddi bir ihmal oluşturabilir. Ancak bu durum her olayda bilerek ve isteyerek kaçmaya imkan verme anlamına gelmez.

Kastın değerlendirilmesinde personelin kaçış sonucuna yönelik iradesi önemlidir.

“Kaçacağını düşünmedim” şeklindeki savunmanın olayın delilleriyle uyumlu olup olmadığı ayrıca incelenmelidir. Ancak sırf güvenlik tedbirinin yetersiz olmasından hareketle doğrudan kast sonucuna ulaşılması da doğru olmayabilir.

Tutuklunun Kaçmasına İmkan Verildiği Nasıl İspatlanır?

Disiplin soruşturmasında kast çoğu zaman doğrudan bir belgeyle ortaya çıkmaz. Bu nedenle olayın tamamından hareket edilir.

Görev kayıtları, kamera görüntüleri, araç içi kayıtlar, telsiz görüşmeleri, telefon kayıtları, mesajlaşmalar, tanık anlatımları, sevk belgeleri, tutanaklar, kolluk aracının konumu ve personelin olay öncesi veya sonrasındaki davranışları değerlendirmeye alınabilir.

Örneğin personelin kaçış öncesinde kişiyle yaptığı görüşmeler veya kaçış sonrasında olayı gizlemeye yönelik davranışları kast değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Ancak her şüpheli davranış tek başına bilerek kaçmaya imkan verildiğini göstermez.

Delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekir.

Kamera Kaydı Yoksa Meslekten Çıkarma Cezası Verilebilir mi?

Disiplin soruşturmasının mutlaka kamera görüntüsüne dayanması gerektiğine ilişkin bir kural bulunmamaktadır.

Tanık ifadeleri, personelin kendi beyanları, resmi tutanaklar, görev kayıtları ve diğer deliller de değerlendirmeye alınabilir.

Ancak kamera kaydının bulunmadığı olaylarda diğer delillerin daha dikkatli incelenmesi önem kazanabilir.

Meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırım bakımından soyut varsayımlardan ziyade fiili ve kastı ortaya koyan somut delillere dayanılması gerekir.

İkrar Meslekten Çıkarma İçin Yeterli midir?

Personelin soruşturma sırasında verdiği ifadede kişiyi bilerek serbest bıraktığını kabul etmesi güçlü bir delil niteliği taşıyabilir.

Bununla birlikte ikrarın hangi şartlarda alındığı, beyanın tam içeriği ve dosyadaki diğer delillerle uyumu birlikte değerlendirilmelidir.

Personelin “kaçmasına izin verdim” demesi ile “kaçabileceğini düşünemedim” demesi hukuki anlam bakımından aynı değildir.

Bu nedenle ifadeler yalnızca belirli cümleleri çekilerek değil bütün halinde değerlendirilmelidir.

Kaçıştan Sonra Tutanak Tutmamak Cezayı Ağırlaştırır mı?

Kaçış olayının amirlere bildirilmemesi, gerçeğe aykırı tutanak düzenlenmesi veya olayın gizlenmeye çalışılması, 7068 sayılı Kanundaki başka disiplin hükümlerini de gündeme getirebilir.

Özellikle gerçeğe aykırı rapor veya tutanak düzenlenmesi ayrıca meslekten çıkarma cezası gerektiren bir fiil olarak düzenlenmiştir.

Bu nedenle kaçış olayından sonra düzenlenen tutanaklar da disiplin soruşturmasında dikkatle incelenir.

Ancak kaçışı bildirmemek ile kaçmaya bilerek imkan vermek aynı fiil değildir. Her davranış kendi hukuki unsurları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Tutuklunun Kaçmasına İmkan Vermek Aynı Zamanda Ceza Suçu mudur?

Aynı olay disiplin hukuku yanında ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabilir.

Türk Ceza Kanununda gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün kaçmasını sağlamaya ilişkin ayrıca hükümler bulunmaktadır. Muhafaza veya nakil görevlisinin eylemi bakımından ceza sorumluluğu da somut olayın özelliklerine göre gündeme gelebilir.

Ancak 7068 sayılı Kanundaki disiplin fiilinin kapsamı ile Türk Ceza Kanunundaki suç tipinin kapsamı birebir aynı değildir.

Bu nedenle “disiplin cezası varsa mutlaka aynı suçtan mahkûmiyet de olur” veya “ceza davası yoksa disiplin cezası verilemez” şeklinde bir sonuca ulaşılması doğru değildir.

TCK 294 ile 7068 Sayılı Kanun 8/6-f Arasındaki İlişki

Türk Ceza Kanununun 294. maddesi kaçmaya imkan sağlama suçunu düzenlemektedir.

Ceza hukuku bakımından gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi hakkında hapis cezası öngörülmekte; fiilin muhafaza veya nakil ile görevli kişi tarafından gerçekleştirilmesi halinde ayrıca ağırlaştırıcı düzenleme bulunmaktadır.

Bunun yanında muhafaza veya nakille görevli kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından yararlanılarak kişinin kaçması da ceza hukuku bakımından ayrıca düzenlenmiştir.

Bu yapı, disiplin hukukundaki kast–ihmal ayrımıyla benzer bir mantık taşımaktadır. Bununla birlikte iki sürecin hukuki şartları birbirinden bağımsız olarak değerlendirilir.

Ceza Davasında Beraat Edilirse Disiplin Cezası Kalkar mı?

7068 sayılı Kanuna göre adli soruşturma veya kovuşturma ile disiplin soruşturması birbirinden bağımsızdır.

Bu nedenle ceza mahkemesinde beraat kararı verilmesi disiplin cezasını her durumda kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak beraat kararının gerekçesi büyük önem taşır.

Mahkeme olayın gerçekleşmediğini veya fiilin personel tarafından işlenmediğini tespit etmişse bu maddi tespit disiplin uyuşmazlığında önemli hale gelebilir.

Buna karşılık ceza hukukuna özgü suç unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat verilmiş olması disiplin hukukunda farklı bir değerlendirmeye engel olmayabilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Disiplin Cezasını Engeller mi?

Ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, disiplin soruşturmasını otomatik olarak sona erdirmez.

Disiplin makamı olayın 7068 sayılı Kanunda tanımlanan fiille örtüşüp örtüşmediğini kendi mevzuatı çerçevesinde değerlendirir.

Bu nedenle ceza dosyasındaki kararın türü kadar maddi olaya ilişkin tespitler de önem taşır.

Kaçış Olayında Birden Fazla Görevli Varsa Hepsi Meslekten Çıkarılır mı?

Sevk ve muhafaza görevlerinde çoğu zaman birden fazla personel görev yapmaktadır.

Kaçışın meydana gelmiş olması görevli ekipteki bütün personelin aynı disiplin fiilinden sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Her personelin görevi, bulunduğu yer, kaçış sırasındaki davranışı ve kastı ayrı ayrı belirlenmelidir.

Bir personel kaçışa bilinçli biçimde imkan sağlamışken başka bir personel olaydan habersiz olabilir.

Başka bir personel yalnızca ihmali davranış göstermiş olabilir.

Bu nedenle toplu biçimde görev yapan personelin sorumluluğu bireyselleştirilmelidir.

Araç Sürücüsü de Tutuklunun Kaçmasından Sorumlu Olur mu?

Sevk aracını kullanan personelin sorumluluğu, görev tanımı ve olayın meydana geliş biçimine göre değerlendirilmelidir.

Sürücünün sırf aynı araç içerisinde bulunması 8/6-f maddesindeki kasıtlı kaçmaya imkan verme fiilinin oluşması için yeterli değildir.

Sürücünün kişinin muhafazasında hangi görevi üstlendiği ve kaçışa yönelik bilinçli bir katkısının bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

Tutuklunun Kaçmasına İmkan Verme Soruşturmasında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?

7068 sayılı Kanunun 8/6-f maddesi kapsamında yapılacak savunmada ilk olarak personelin muhafaza veya sevk görevinin kapsamı belirlenmelidir.

Personel gerçekten kaçan kişinin doğrudan muhafazasıyla mı görevliydi? Görev dağılımında sorumluluğu neydi? Kaçışın meydana geldiği anda nerede bulunuyordu?

İkinci olarak kaçışın nasıl gerçekleştiği ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır.

Üçüncü ve en önemli mesele kast unsurudur.

Personelin kişinin kaçmasını istediğini veya kaçışa bilinçli biçimde imkan sağladığını gösteren hangi deliller bulunmaktadır?

Soruşturma yalnızca “gerekli tedbiri almadı” tespitine dayanıyorsa, bunun bilerek ve isteyerek kaçmaya imkan verme ile nasıl ilişkilendirildiği sorgulanmalıdır.

Çünkü tedbir almamak, kanunda ayrıca ihmale dayalı disiplin fiili olarak düzenlenmiştir.

Savunmanın merkezinde bu hukuki ayrımın bulunması önemlidir.

Disiplin Soruşturmasında Dosyayı İnceleme Hakkı Var mıdır?

Hakkında meslekten çıkarma cezası istenen personelin soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunmaktadır.

Ayrıca personel tanık dinletebilir ve disiplin kurulunda kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapabilir.

Bu nedenle savunmanın yalnızca personele gönderilen savunma istem yazısındaki kısa açıklamaya göre hazırlanması yerine soruşturma dosyasındaki delillerin bütününün incelenmesi önem taşır.

Özellikle kamera görüntüleri, tanık ifadeleri, görev çizelgeleri ve kaçış tutanaklarının birbirleriyle uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Savunma İçin Kaç Gün Süre Verilir?

7068 sayılı Kanun kapsamında savunma için verilen süre yedi günden az olamaz.

Personelin savunma isteminin kendisine tebliğ edilmesinden sonra soruşturma evrakını inceleyerek etkili savunma hazırlayabilmesi gerekir.

Meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırım söz konusu olduğunda savunma hakkına ilişkin usul kurallarına uyulması özel önem taşır.

Tutuklunun Kaçmasına İmkan Verme Disiplin Cezasında Zamanaşımı

Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller bakımından, disiplin amirinin fiilin işlendiğini öğrenmesinden itibaren altı ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.

Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi halinde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması gündeme gelebilir.

Bu nedenle kaçış dosyalarında olay tarihi, disiplin amirinin öğrenme tarihi, soruşturma onayının tarihi ve disiplin kurulunun karar tarihi birlikte incelenmelidir.

Daha Önce Disiplin Cezası Olmayan Personele Daha Hafif Ceza Verilebilir mi?

7068 sayılı Kanunda kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel bakımından bir derece hafif cezanın uygulanabilmesine imkan tanıyan düzenleme bulunmaktadır.

Ancak bunun uygulanması otomatik değildir.

Ayrıca savunmada öncelikle isnat edilen fiilin gerçekten 8/6-f kapsamına girip girmediği tartışılmalıdır.

Personelin eylemi kasıtlı değilse mesele yalnızca meslekten çıkarma cezasından indirim yapılması değildir. Fiilin baştan itibaren farklı bir disiplin hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle hukuki savunmanın yalnızca “sicilim temiz, alt ceza istiyorum” şeklinde kurulması yerine kast ve tipiklik unsurlarına yoğunlaşması önemlidir.

Tutuklunun Kaçmasına İmkan Verme Cezasına Karşı Dava Açılabilir mi?

7068 sayılı Kanun kapsamında verilen meslekten çıkarma cezasına karşı idari yargıda iptal davası açılması mümkündür.

Dava kapsamında disiplin işleminin yalnızca şekli değil maddi sebebi de incelenebilir.

Personelin muhafaza veya sevkle görevli olup olmadığı, kaçışın nasıl gerçekleştiği, bilerek ve isteyerek imkan sağlama unsurunun bulunup bulunmadığı, delillerin yeterliliği, savunma hakkına uyulup uyulmadığı ve fiilin doğru disiplin maddesi kapsamında nitelendirilip nitelendirilmediği önem taşır.

Özellikle olayın gerçekte ihmal niteliğinde olduğu halde kasıtlı kaçmaya imkan verme olarak nitelendirildiği iddiası iptal davasının önemli uyuşmazlık noktalarından biri olabilir.

Meslekten Çıkarma Davasında Yürütmenin Durdurulması Talep Edilebilir mi?

Meslekten çıkarma cezasına karşı açılan iptal davasında şartlarının bulunması halinde yürütmenin durdurulması istenebilir.

Mahkeme yürütmenin durdurulması talebini değerlendirirken işlemin açıkça hukuka aykırı olup olmadığı ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğup doğmayacağını değerlendirir.

Meslekten çıkarma işleminin personelin görevi, özlük hakları ve ekonomik durumu üzerinde doğrudan sonuç doğurması nedeniyle bu tür davalarda yürütmenin durdurulması talebi önem taşımaktadır.

Tutuklunun Kaçmasına İmkan Vermek Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Tutuklu Kaçarsa Polis Meslekten Atılır mı?

Tutuklunun kaçmış olması tek başına polis memurunun meslekten çıkarılması için yeterli değildir. 7068 sayılı Kanunun 8/6-f maddesindeki meslekten çıkarma yaptırımının uygulanabilmesi için polis memurunun muhafazası veya sevkiyle görevli olduğu kişinin kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan sağladığının ortaya konulması gerekir. Olay yalnızca dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucunda meydana gelmişse Kanunda ayrıca düzenlenen ihmale dayalı disiplin hükmü değerlendirilmelidir.

Jandarma Sevk Sırasında Tutukluyu Kaçırırsa Ne Ceza Alır?

Jandarma personelinin sorumluluğu kaçışın nasıl gerçekleştiğine göre belirlenir. Kişinin kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan verilmişse meslekten çıkarma cezası gündeme gelir. Uyanık davranmamak veya gerekli önlemleri almamak nedeniyle kaçış meydana gelmişse 7068 sayılı Kanunun uzun süreli durdurmaya ilişkin hükmü değerlendirilir. Bu nedenle her sevk kaçışı aynı disiplin cezasına yol açmaz.

Hükümlünün Kaçmasına İmkan Vermenin Cezası Nedir?

Hükümlünün muhafazası veya sevkiyle görevli kolluk personelinin kaçmaya bilerek ve isteyerek imkan sağlaması 7068 sayılı Kanunun 8/6-f maddesi kapsamında meslekten çıkarma cezasını gerektirir. Bunun yanında olayın şartlarına göre ceza hukuku bakımından da ayrıca soruşturma yapılması mümkündür.

Şüphelinin Kaçmasına İzin Vermek Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

Kanunda şüpheli de açıkça sayılmıştır. Muhafazası veya sevkiyle görevli olunan şüphelinin kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan verilmesi meslekten çıkarma yaptırımına neden olabilir. Şüphelinin henüz tutuklanmamış olması tek başına disiplin hükmünün uygulanmasına engel değildir.

Şüpheliyi Bilerek Serbest Bırakmak Meslekten Çıkarma Sebebi midir?

Hukuki bir serbest bırakma kararı veya yetkili makamın talimatı bulunmaksızın, muhafazası altındaki şüpheliyi bilinçli biçimde bırakan personelin davranışı olayın özelliklerine göre kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan verme kapsamında değerlendirilebilir. Ancak serbest bırakmanın hukuki dayanağı ve personelin yetkisi mutlaka araştırılmalıdır.

Kelepçe Takılmadığı İçin Tutuklu Kaçarsa Meslekten Çıkarma Olur mu?

Kelepçe takılmaması tek başına bilerek ve isteyerek kaçmaya imkan verildiğini göstermez. Kelepçenin neden uygulanmadığı, mevzuatın ne gerektirdiği ve personelin kaçış sonucuna yönelik iradesinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Olay ihmal veya tedbirsizlik niteliğindeyse 8/6-f yerine farklı disiplin hükmünün uygulanması gerekebilir.

Hastanede Tutuklu Kaçarsa Görevli Personel Ne Ceza Alır?

Hastanede meydana gelen kaçışlarda görevli personelin aldığı güvenlik önlemleri ve kaçışın meydana geliş biçimi incelenir. Bilerek güvenlik açığı oluşturmak ile kısa süreli dikkatsizlik aynı disiplin fiili değildir. Bu nedenle cezanın belirlenebilmesi için somut olayın kast veya ihmal yönünden değerlendirilmesi gerekir.

Tutuklu Sonradan Yakalanırsa Meslekten Çıkarma Cezası Verilemez mi?

Kaçan kişinin sonradan yakalanması, daha önce gerçekleşen kaçmaya imkan verme fiilini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Disiplin sorumluluğu personelin kaçış sırasındaki davranışına göre belirlenir. Kişinin yeniden yakalanmış olması olayın sonuçlarının değerlendirilmesinde önem taşıyabilse de kasıtlı davranışı otomatik olarak hukuka uygun hale getirmez.

Birden Fazla Polis Görevliyse Hepsi Ceza Alır mı?

Aynı sevk veya muhafaza görevinde bulunan bütün personelin otomatik olarak aynı cezayı alması gerekmez. Her personelin görev dağılımı, olay sırasındaki davranışı ve kusurunun niteliği ayrı ayrı belirlenmelidir. Meslekten çıkarma cezası bakımından bilerek ve isteyerek kaçmaya imkan verme unsurunun her personel yönünden somutlaştırılması gerekir.

Tutuklunun Kaçması Nedeniyle Ceza Davası da Açılır mı?

Olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanununun kaçmaya imkan sağlama veya muhafızın görevini kötüye kullanmasına ilişkin hükümleri kapsamında adli soruşturma yürütülebilir. Ancak disiplin soruşturması ile ceza soruşturması birbirinden bağımsız hukuki süreçlerdir.

Ceza Davasından Beraat Eden Polis Meslekten Çıkarılabilir mi?

Beraat kararı disiplin cezasını her durumda kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Beraatin hangi gerekçeyle verildiği önemlidir. Fiilin gerçekleşmediğinin veya personel tarafından işlenmediğinin mahkemece tespit edilmesi ile ceza hukukuna özgü bir unsurun oluşmadığı gerekçesiyle beraat verilmesi aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Kaçış Kamerada Görünmüyorsa Ceza Verilebilir mi?

Kamera görüntüsünün bulunmaması disiplin soruşturmasını kendiliğinden sona erdirmez. Tanık anlatımları, resmi tutanaklar, görev kayıtları, personelin ifadeleri ve diğer deliller değerlendirilebilir. Ancak meslekten çıkarma gibi ağır bir yaptırım bakımından kast unsurunun varsayımdan ziyade somut ve tutarlı delillerle ortaya konulması önem taşır.

Tutuklunun Kaçmasına İmkan Verme Meslekten Çıkarma Cezasına Karşı Dava Açılabilir mi?

Meslekten çıkarma cezasına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Özellikle olayın kasıtlı değil ihmali olduğu, 8/6-f hükmünün unsurlarının gerçekleşmediği, delillerin yeterli olmadığı veya savunma hakkının ihlal edildiği iddiaları somut dosyanın özelliklerine göre yargısal denetime konu olabilir.

Meslekten Çıkarma Cezasına Karşı Dava Açma Süresi Ne Kadardır?

İdari işlemlere karşı özel bir süre öngörülmeyen durumlarda idare mahkemesinde genel dava açma süresi kural olarak altmış gündür. Disiplin cezaları bakımından sürenin başlangıcında kararın kesinleşme ve tebliğ tarihi önem taşıdığından somut dosyadaki tebligatın ayrıca incelenmesi gerekir.

Savunmada En Önemli Husus Nedir?

7068 sayılı Kanunun 8/6-f maddesi bakımından savunmanın en önemli noktası kast ile ihmal arasındaki ayrımdır. Personelin gerekli tedbiri almaması başka, şüpheli veya tutuklunun kaçmasını bilerek ve isteyerek kolaylaştırması başka bir disiplin fiilidir. Bu nedenle savunmada kaçışın meydana geliş şekli, personelin görev dağılımı ve bilerek kaçmaya imkan verildiği iddiasının hangi delillere dayandığı ayrıntılı biçimde incelenmelidir.

Sonuç

Tutuklunun kaçmasına imkan vermek, 7068 sayılı Kanunun 8/6-f maddesinde polis, jandarma ve Kanun kapsamındaki diğer kolluk personeli bakımından meslekten çıkarma cezasını gerektiren ağır bir disiplin fiili olarak düzenlenmiştir. Aynı hüküm yalnızca tutukluları değil; muhafazası veya sevki altında bulunan şüpheli, sanık ve hükümlüleri de kapsamaktadır.

Bununla birlikte her kaçış olayı meslekten çıkarma sonucunu doğurmaz.

7068 sayılı Kanunun bu konudaki en önemli ayrımı, bilerek ve isteyerek kaçmaya imkan verme ile uyanık davranmama veya gerekli önlemleri almama nedeniyle kaçmaya sebep olma arasındadır.

Birinci durumda kasıt söz konusu olup meslekten çıkarma gündeme gelirken, ikinci durumda Kanunda ayrıca düzenlenmiş ihmale dayalı disiplin hükmü bulunmaktadır.

Bu nedenle şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün kaçtığı bir olayda yalnızca kaçışın meydana gelmesi üzerinden sonuca ulaşılması yeterli değildir. Personelin görev kapsamı, muhafaza veya sevk sorumluluğu, kaçışın nasıl gerçekleştiği, alınan güvenlik tedbirleri ve özellikle personelin kaçış sonucuna yönelik iradesi ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

Meslekten çıkarma yaptırımının hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde temel soru “tutuklu kaçtı mı?” değil, “personel tutuklunun kaçmasına gerçekten bilerek ve isteyerek imkan verdi mi?” olmalıdır.

Olayın yalnızca dikkatsizlik, tedbirsizlik veya alınması gereken güvenlik önlemlerinin alınmamasından kaynaklandığı durumlarda ise meslekten çıkarma hükmü ile ihmale dayalı uzun süreli durdurma hükmünün birbirine karıştırılmaması gerekir.

Bu nedenle 7068 sayılı Kanun 8/6-f kapsamında yürütülen disiplin soruşturmalarında fiilin doğru hukuki nitelendirilmesi, kastın somut delillerle ortaya konulması, her personelin sorumluluğunun bireyselleştirilmesi ve savunma hakkının etkin biçimde kullandırılması meslekten çıkarma işleminin hukuka uygunluğu bakımından belirleyici olacaktır.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b
Fuhşa Aracılık Eden Kişilerle İlişki Kurmak Disiplin Cezası
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
dijintrumyedek@gmail.com

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
13 dk
Genel
TSK’dan Ayırma Davası: Birden Fazla Disiplin Cezası

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan personelin karşılaşabileceği en ağır disiplin sonuçlarından biri[…]

Devamını Gör
YAZI
16 dk
Genel
Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak: 6413 Sayılı Kanun m.20/1-c Uyarınca Ayırma Cezası

Hizmete engel davranışlarda bulunmak, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında uygulanabilecek en ağır[…]

Devamını Gör
YAZI
14 dk
Genel
Ahlaki Zayıflık Nedeniyle TSK Ayırma Cezası | 6413 m.20/1-b

Bir askerî personelin özel hayatındaki bir olay, kumar oynadığına ilişkin iddia veya[…]

Devamını Gör