Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman erbaş, astsubay ve subayların mesleki davranışları yalnızca 7068 sayılı Kanun’da tek tek sayılan fiillerle sınırlı değildir. Kolluk hizmetinin niteliğine göre yürürlükteki yönetmelikler ve hukuka uygun görev talimatları da personelin uyması gereken kuralları belirler. Bununla birlikte, bir talimata aykırılık iddiasının disiplin cezasına dönüşebilmesi için kuralın kapsamının, olay sırasında uygulanabilir olduğunun ve personele yüklenebilecek bir davranışın varlığının somut olarak gösterilmesi gerekir.
Jandarma görevde yasak davranış kınama cezası, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun’un 8/2-a maddesinde düzenlenen disiplinsizlikle ilgilidir. Bu fiil, görev sırasında mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunulması hâlinde uygulanabilir. Ancak bu hükmün özellikle 2024 yılında Anayasa Mahkemesi kararıyla değişen kapsamı, disiplin soruşturmasında göz ardı edilmemelidir. Görev dışındaki her özel hayat davranışının bu bende dayanılarak cezalandırılması artık mümkün değildir.
Bu rehberde kanunun güncel kapsamını, hangi talimatların yaptırıma dayanak oluşturabileceğini, genel yasak ile özel disiplin fiilleri arasındaki ayrımı, delilleri, savunmayı ve idare mahkemesinde açılacak davayı jandarma personelinin karşılaşabileceği örneklerle inceliyoruz. Amaç, yasak davranış kavramını belirsiz bir disiplin tehdidine dönüştürmeden, personelin ve idarenin uyması gereken hukuki sınırları açıklamaktır.
7068 Sayılı Kanun 8/2-a Maddesine Göre Kınama Cezası
7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, güncel uygulanma alanı itibarıyla görev sırasında mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmayı kınama cezasına bağlar. Kınama, personelin görevin icrasında veya hâl ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazılı olarak bildirilmesidir. Aylıktan kesme cezasından farklı olarak, doğrudan günlük maaş kesintisi şeklinde uygulanmaz; buna rağmen personelin disiplin geçmişi bakımından hukuki sonuçları olabilir.
Örneğin bir ilçe jandarma komutanlığında görevli astsubayın, görev anında uygulanan ve hukuka uygun olarak duyurulan belirli bir hizmet yasağına aykırı hareket ettiği ileri sürülüyorsa, önce yasaklayıcı düzenlemenin gösterilmesi gerekir. Talimatın varlığı, tek başına ihlalin gerçekleştiğini kanıtlamaz. Personelin ne yaptığı, görevde olup olmadığı ve davranışının gerçekten yasağın kapsamına girip girmediği de ortaya konulmalıdır.
Kanunilik ilkesi, disiplin cezasının soyut biçimde “disipline aykırı hareket ettin” ifadesine dayandırılmasına izin vermez. Kınama cezası verilecekse, fiil ve ihlal edildiği ileri sürülen düzenleme anlaşılabilir biçimde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi Kararı: Görev Dışında Yasak Davranış İbaresi İptal Edildi
Bu konudaki en önemli gelişme Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli, E.2023/162, K.2024/20 sayılı kararıdır. Kararla 7068 sayılı Kanun’un 8/2-a bendinde yer alan “veya dışında” ibaresi ve yasak davranışlara ilişkin ibarenin bu bölüm yönünden uygulanması Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Karar 03.04.2024 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Mahkeme, görev dışındaki özel hayata ilişkin geniş ve yeterince sınırlandırılmamış yasaklama alanının özel hayata saygı hakkına getirdiği müdahaleyi değerlendirmiştir. Dolayısıyla 2026 yılında bir jandarma uzman çavuş hakkında yalnızca görev dışındaki kişisel davranışından dolayı 8/2-a maddesine dayanılması, iptal kararı ışığında ayrıca sorgulanmalıdır.
Bu sonuç, jandarma personelinin görev dışındaki bütün eylemlerinin her durumda disiplin denetiminden çıktığı anlamına gelmez. Kanunda görev dışında da uygulanabilen başka, özel ve açık disiplin fiilleri bulunabilir. Ancak iptal edilen genel ibareye dayanılarak kapsamın yeniden genişletilmesi mümkün değildir. Dava ve savunmada olay tarihi ile yürürlükteki hükmün karşılaştırılması bu yüzden belirleyicidir.
Görev Sırasında Kavramı Nasıl Belirlenir?
“Görev sırasında” kavramı yalnızca mesai çizelgesindeki saatlerin okunmasıyla açıklanamaz. Jandarma hizmetlerinde nöbet, asayiş devriyesi, yol kontrolü, komando görevi, resmî eğitim ve geçici görevlendirme gibi farklı çalışma biçimleri vardır. Personelin fiilen hangi hizmeti yerine getirdiği ve hangi görev rejimine tabi bulunduğu belirlenmelidir.
Örneğin hafta sonu göreve çağrılan bir uzman çavuşun resmî görevlendirme sırasında yaptığı davranış, mesai saatleri dışında gerçekleşmiş olsa da görevle bağlantılıdır. Buna karşılık yıllık izin kullanan personelin tamamen özel yaşamındaki davranışının sırf mesleki statüsü nedeniyle görev sırasında yapılmış sayılması doğru değildir.
İdarenin görev emrini, tarih ve saatleri, faaliyet çizelgesini ve olayla bağlantılı diğer kayıtları incelemesi gerekir. Olayın görev yerinde gerçekleşmesi de tek başına yeterli olmayabilir; davranışın personelin hangi görev bağlamında ortaya çıktığı önem taşır.
Mevzuatla Yasaklanan Davranış Ne Demektir?
Mevzuat, kanunlar yanında görev alanına ilişkin uygulanabilir yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemleri kapsayabilir. Ancak disiplin cezasına dayanak gösterilecek yasak, belirsiz bir teamül veya kişisel beklenti biçiminde bırakılmamalıdır. Personelin hangi kuraldan dolayı belirli davranışı yapmaması gerektiği anlaşılmalıdır.
Örneğin jandarma birliğinde resmî belge, araç veya güvenlik işlemlerinin yürütülmesine ilişkin açık kurallar bulunabilir. Belirli bir alana yetkisiz girişin veya görev sırasında özel ekipmanın mevzuata aykırı kullanımının yasak olduğu ileri sürülüyorsa ilgili düzenleme gösterilmelidir.
Bununla birlikte ayrı bir disiplin suçunu oluşturan davranışı, daha hafif veya genel bir hükme keyfî biçimde yerleştirmek doğru değildir. Özel hüküm varsa fiilin onun unsurlarıyla karşılaştırılması gerekir. Personelin usulüne uygun savunma yapabilmesi için hangi yasağın ihlal edildiğini bilmesi zorunludur.
Talimatlarla Yasaklanan Davranışlarda Talimatın Hukuka Uygunluğu
Jandarma görev düzeninde yazılı emirler, görev planları ve ilgili personele duyurulan hizmet talimatları önemli yer tutar. Ancak disiplin yaptırımına dayanak yapılan talimatın yetkili kişi veya makamdan çıkması ve üst normlara aykırı olmaması gerekir. Sırf “komutan böyle uygun gördü” denilmesi, her sözün disiplin cezasına dayanak yapılabileceği anlamına gelmez.
Örneğin görev alanındaki güvenlik kapısından izinsiz geçişi yasaklayan hukuka uygun talimatın ihlali soruşturulabilir. Buna karşılık personelin anayasal hakkını sınırsız biçimde ortadan kaldıran veya kanunla çelişen bir talimatın dayanak olarak kullanılması hukuki itiraza açık olacaktır.
Talimatın personele nasıl bildirildiği, olay tarihinden önce yürürlüğe girip girmediği ve davranışın açıkça yasaklanan kapsamda bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle sözlü talimatlarda içerik ve bildirim uyuşmazlıkları daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Yazılı Talimatın Personel Tarafından Öğrenilmesi
Disiplin soruşturmasında talimatın yazılı olması çoğu zaman önemli bir delildir, ancak tek başına yeterli değildir. Talimatın hangi tarihte yürürlüğe girdiği, hangi personele uygulandığı ve nasıl duyurulduğu belirlenmelidir. Birliğin ilan panosunda bulunması, elektronik sistemde yayımlanması veya personele imza karşılığı tebliğ edilmesi farklı ispat imkânları oluşturabilir.
Örneğin geçici görevle başka bir karakola gelen astsubayın daha önce kendisine hiç bildirilmeyen mahallî bir uygulama talimatını ihlal ettiği ileri sürülüyorsa, kusur değerlendirmesi önem taşır. Bununla birlikte personelin görevine ilişkin temel mevzuatı bilmesi beklendiğinden her tebliğ eksikliği otomatik olarak sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Savunmada “hangi talimat, hangi tarih, hangi yetkili, hangi yasak, hangi tebliğ?” soruları ayrı ayrı sorulmalıdır. Cezanın gerekçesi bunlara cevap vermelidir.
Görevde Yasak Davranış ile Görevde Özel İşle Uğraşmak Arasındaki Fark
Önceki disiplin fiillerinden biri, görevdeyken yetkili makamların izin verdiği durumlar dışında görev veya hizmetle ilgisi olmayan işlerle uğraşmaktır. Bu fiil 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-17 bendinde özel olarak düzenlenmiştir ve üç günlüğe kadar aylıktan kesme yaptırımı öngörür.
Buna karşılık 8/2-a maddesi, görev sırasında mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlara ilişkin genel bir kınama hükmüdür. Örneğin bir jandarma uzman çavuşun aktif görev sırasında kişisel alışverişle uğraşması iddiasında, öncelikle özel hükmün uygulanabilirliği incelenmelidir.
Aynı davranışın bir yandan özel işle uğraşmak, diğer yandan genel yasak davranış olarak nitelendirilmesi hâlinde, aynı fiil nedeniyle birden fazla ceza verilmesini önleyen kurallar önem kazanır. Hukuki nitelendirme yalnızca idarenin tercihine bırakılmamalı; hangi fiilin bütün unsurlarının gerçekleştiği açıklanmalıdır.
Yasak Davranış ile Kılık Kıyafet İhlali Ayrımı
Jandarma personelinin üniforma, saç, sakal veya teçhizat kullanımına ilişkin yasakları ihlal ettiği ileri sürülebilir. Ancak bu konulardan bazıları 7068 sayılı Kanun’da ayrıca disiplin fiili olarak düzenlenmiştir. Örneğin kılık kıyafet kurallarına aykırılık için ayrı bir aylıktan kesme hükmü bulunmaktadır.
Dolayısıyla bir personelin üniformasını yanlış giydiği olayda, fiilin özel kıyafet hükmüyle mi yoksa başka bir yasakla mı ilişkili olduğu açıkça belirlenmelidir. Aynı şekilde eksik kuşam veya teçhizatla göreve çıkma iddiası da ilgili özel hükmün kapsamına girebilir.
Genel kınama bendinin özel fiilleri gölgede bırakacak veya personel aleyhine öngörülemez şekilde genişletilecek biçimde kullanılması, kanunilik ve belirlilik ilkeleri bakımından sorun yaratabilir. Makalenin ana konusu bu nedenle diğer kıyafet ve teçhizat yazılarından ayrı tutulmuştur.
Yasak Davranışın Kasıt veya Taksirle İşlenmesi
7068 sayılı Kanun’un genel hükümleri uyarınca disiplinsizlik kasten veya taksirle gerçekleşebilir. Bu durum personelin yalnızca bilerek ihlal ettiği kurallardan sorumlu olacağı anlamına gelmez. Ancak kusur değerlendirmesi yapılmadan, objektif bir aksaklığın doğrudan personele yüklenmesi de doğru değildir.
Örneğin yasak olduğu anlaşılamayan bir uygulamanın personel tarafından makul şekilde görev gereği sanılması ile açıkça bildirilen bir yasağın bilinçli olarak ihlal edilmesi aynı ağırlıkta değildir. Personelin tecrübesi, görevlendirme biçimi, önceki bilgilendirmeler ve olayın aciliyeti değerlendirilmelidir.
Kusurla ilgili savunmada olayın neden meydana geldiği açıklanmalı, mümkünse görevlendirme belgeleri ve yazışmalar gösterilmelidir. “Yasak olduğunu bilmiyordum” savunmasının tek başına her dosyada yeterli olmayacağı, ancak hukuki belirlilik ve tebliğ bakımından önem taşıyabileceği unutulmamalıdır.
Görev Emrinin Belirsizliği ve Çelişen Talimatlar
Jandarma personeli bazen aynı anda farklı amirlerden veya birimlerden gelen talimatlarla karşılaşabilir. Özellikle ani güvenlik olaylarında görev öncelikleri değişebilir. Örneğin bir devriye personeline belirli bir noktayı terk etmemesi bildirilmiş, hemen ardından yetkili amir tarafından başka bir olaya müdahale etmesi emredilmiş olabilir.
Bu durumda yalnızca ilk talimata aykırı görüntünün varlığı, fiilin hukuka aykırı olduğunu göstermez. Sonraki görevlendirmenin kapsamı ve yetkisi araştırılmalıdır. Benzer şekilde talimat metninin istisnalara yer verip vermediği önemlidir.
Disiplin soruşturması, talimatların birbirleriyle ilişkisini ve personelin hangi anda hangi yükümlülüğe tabi olduğunu aydınlatmalıdır. Fiilen imkânsız veya birbirini dışlayan görevlerin yerine getirilmemesi otomatik kınama gerekçesi yapılmamalıdır.
Güvenlik Zorunluluğu Nedeniyle Talimata Aykırı Görünen Davranış
Kolluk görevleri sırasında ani tehlikeler ortaya çıkabilir. Personelin vatandaşın yaşamını korumak veya daha ağır bir güvenlik sorununu önlemek amacıyla olağan hizmet düzeninden farklı davranması gerekebilir. Böyle bir durumda önce davranışın görevle bağlantısı ve zorunluluk koşulları araştırılmalıdır.
Örneğin normalde girişine izin verilmeyen bir alana, içeride yaralanmış bir kişiye acil müdahale amacıyla giren personelin durumu ile aynı alana kişisel merakla giren personelin durumu farklıdır. Ancak tehlike iddiası da somut delillerle desteklenmelidir.
Bu nedenle fiilin yalnızca fiziksel görünümüne değil, hangi ihtiyacın hangi koşullarda doğduğuna ve daha uygun bir alternatif bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. İdarenin talimatın istisna veya acil müdahale hükümlerini de değerlendirmesi gerekir.
Görev Dışındaki Özel Hayat Davranışları Bu Maddeden Cezalandırılabilir mi?
Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli iptal kararı sonrasında 8/2-a maddesinin görev dışındaki genel yasak davranışlara uygulanma alanı ortadan kalkmıştır. Bu husus özellikle personelin izin gününde, evinde veya tamamen kişisel yaşamında ortaya çıkan davranışlar bakımından önemlidir.
Örneğin izinli gününde kişisel bir etkinliğe katılan jandarma uzman çavuş hakkında, yalnızca “mevzuata aykırı özel hayat davranışı” şeklindeki soyut gerekçeyle bu bentten kınama verilmesi hukuken tartışmalıdır. Ancak davranış başka bir açık disiplin hükmüne, ceza normuna veya hizmetle bağlantılı özel yükümlülüğe giriyorsa bunlar ayrı değerlendirilmelidir.
Bu ayrım, personelin özel hayatının mutlak dokunulmazlığı anlamına gelmez; önemli olan doğrudan uygulanacak kanuni dayanağın gösterilmesidir. Disiplin soruşturmasında yanlış kanun bendine dayanılması iptal davasında temel itiraz olabilir.
Kınama Cezası Maaştan Kesinti Yapar mı?
Kınama cezası, personele kusurlu davranışının yazılı olarak bildirilmesidir. Bu nedenle üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasından farklıdır ve doğrudan üç günlük maaş kesintisi sonucunu doğurmaz. Buna rağmen kınama cezasının önemsiz olduğu düşünülmemelidir.
Disiplin cezasının personel dosyasına işlenmesi, sonraki bazı değerlendirmeler ve mevzuatta öngörülen disiplin ceza puanı uygulamaları bakımından önem taşıyabilir. Uzman erbaşların sözleşmeli statüsü sebebiyle olası dolaylı sonuçları ayrıca incelenmelidir.
Ancak tek bir kınama cezasının her durumda sözleşme feshi veya meslekten çıkarma sonucunu doğurduğu söylenemez. Böyle işlemler için ayrıca kanuni şartlar ve somut hukuki dayanak gereklidir. Bu nedenle kınama, ücret kesintisi yaratmasa da gerekçesi ve delilleri titizlikle kontrol edilmesi gereken bir idari işlemdir.
Disiplin Soruşturmasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Görevde yasak davranış iddiasında görev emri, uygulanabilir mevzuat, yazılı talimat, tebliğ kayıtları, kamera görüntüleri, personel beyanları ve olay tutanakları değerlendirilebilir. Ancak kullanılan delillerin hukuka uygun elde edilmesi ve iddianın gerçek içeriğini ortaya koyması gerekir.
Örneğin bir kamera görüntüsü personelin belirli bir alana girdiğini gösterebilir, fakat bu girişin resmî görev gereği olup olmadığını tek başına açıklamayabilir. Benzer şekilde bir tanık ihlale ilişkin görüş bildirebilir, ancak hangi yasaklayıcı normun yürürlükte olduğuna ilişkin değerlendirme hukuki inceleme gerektirir.
Disiplin amiri delilleri birlikte değerlendirmeli, çelişkileri gidermeli ve personelin lehine olan görev kayıtlarını da soruşturmaya dâhil etmelidir. Soyut disiplin kanaati, somut fiil ve uygulanabilir kuralın yerini alamaz.
Jandarma Görevde Yasak Davranış Savunması Nasıl Hazırlanır?
Savunmanın başlangıcında personele isnat edilen davranış tarih, yer ve görev bağlamıyla açıklanmalıdır. Ardından ihlal edildiği belirtilen kanun, yönetmelik veya talimatın tam olarak hangisi olduğu sorulmalıdır. Talimat söz konusuysa yetkili makam, tebliğ ve yürürlük tarihi incelenmelidir.
İkinci aşamada fiilin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği; üçüncü aşamada görevin gerekleri, izin, zorunluluk, kusur ve varsa çelişen emirler değerlendirilmelidir. Davranışın görev dışında gerçekleştiği savunuluyorsa Anayasa Mahkemesinin iptal kararı özellikle belirtilmelidir.
Son aşamada daha özel bir disiplin fiilinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Savunmada yalnızca “disiplinli bir personelim” denilmesi yerine, fiilin unsurlarını hedefleyen belgelendirilmiş açıklamalar kullanılmalıdır. Soruşturma evrakını inceleme hakkı ve en az yedi günlük savunma süresi, 7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi uyarınca korunmalıdır.
Kınama Cezasına İtiraz, Zamanaşımı ve İptal Davası
7068 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi uyarınca disiplin amirleri tarafından verilen kınama cezalarına karşı tebliğden itibaren on gün içinde yazılı itiraz mümkündür. İtirazın hangi makama yapılacağı cezayı veren kişinin konumuna göre değişebilir. Disiplin kurulunun veya kanunda belirtilen bazı makamların kararları bakımından özel usuller göz önüne alınmalıdır.
Kanunun 29’uncu maddesine göre kınama cezasını gerektiren fiilin disiplin amirince öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır. Fiilin işlenmesinden itibaren iki yıl içinde ceza verilmemesi de zamanaşımı yaratır. Mahkeme iptali sonrasında kanunda öngörülen özel yeniden değerlendirme hâlleri saklıdır.
Kesinleşen kınama cezasına karşı 7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi kapsamında iptal davası açılabilir. İdare mahkemesinde genel dava açma süresi, özel düzenleme bulunmadıkça altmış gündür; süre kesinleşen işlemin tebliğine göre hesaplanmalıdır. Görev dışı fiile dayanma, belirsiz talimat, eksik delil ve savunma hakkının ihlali önemli dava nedenleridir.
Jandarmada Yasak Davranış Kınama Cezasına İlişkin Örnekler
Örnek 1 – Devriye talimatı: Asayiş devriyesine verilen hukuka uygun ve açık bir talimatta belirli bölgeye yetkisiz giriş yasaklanmış olsun. Personelin bu alana girdiği tespit edildiğinde, girişin başka bir görev emrine veya acil müdahaleye dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır. Yalnızca kamera görüntüsü yeterli olmayabilir.
Örnek 2 – Sözlü emir: Astsubayın sözlü talimatla yasaklandığı ileri sürülen bir davranışı yaptığı söyleniyorsa, talimatın içeriği, yetkili kişi tarafından verilip verilmediği ve personele nasıl iletildiği belirlenmelidir. Tanık anlatımları ve görev kayıtları çelişiyorsa bunlar giderilmelidir.
Örnek 3 – İzin günü: Uzman çavuşun izin günündeki tamamen özel yaşam davranışı nedeniyle yalnızca 8/2-a maddesinden ceza verilmişse, 2024 Anayasa Mahkemesi iptal kararıyla karşılaştırma yapılmalıdır. Başka özel disiplin normu varlığı ayrıca incelenmelidir.
Örnek 4 – Özel hüküm: Görev sırasında kişisel sosyal medya kullanımına ilişkin iddiada, konunun 8/3-a-17 maddesinde özel düzenlenmiş olup olmadığı değerlendirilmelidir. Genel kınama hükmünün hangi gerekçeyle seçildiği açıklanmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Jandarma görevde yasak davranış cezası nedir?
Görev sırasında mevzuat veya hukuka uygun talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak, 7068 sayılı Kanun’un 8/2-a maddesinde kınama cezası gerektiren fiil olarak düzenlenmiştir. Somut yasak ve kusur araştırılmalıdır.
Jandarma görev dışında aynı maddeden ceza alır mı?
Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli E.2023/162, K.2024/20 kararıyla “veya dışında” ibaresi iptal edilmiştir. Görev dışındaki davranış için bu genel hükmün kullanılması ile başka açık disiplin hükümlerinin uygulanması ayrı meselelerdir.
Talimat yazılı değilse kınama cezası verilebilir mi?
Sözlü talimatın hukuki durumu somut olayda incelenir. Talimatın yetkili makamdan çıkması, içeriğinin belirli olması ve personele uygulanabilir biçimde iletilmesi önemlidir. Yalnızca yazılı evrak bulunmaması her olayda kesin sonuç doğurmaz.
Görevde yasak davranış kınama cezası maaştan kesilir mi?
Kınama, kusurlu davranışın yazılı olarak bildirilmesidir; doğrudan günlük aylıktan kesme yaptırımı değildir. Bununla birlikte disiplin geçmişi bakımından sonuçlar doğurabilir.
Kınama cezası nasıl iptal edilir?
Fiilin gerçekleşmemesi, yasaklayıcı normun belirsizliği, hukuka aykırı veya uygulanamaz talimat, kusur bulunmaması, savunma hakkının ihlali ve Anayasa Mahkemesi iptal kararına aykırı uygulama gibi nedenlerle idari itiraz ve iptal davası değerlendirilebilir.
Sonuç: Jandarmada Görevde Yasak Davranışın Hukuki Sınırları
Jandarma personeli görev sırasında yürürlükteki mevzuata ve hukuka uygun talimatlara uymak zorundadır. Bununla birlikte disiplin amirinin genel bir yasak hükmünü sınırsız takdir yetkisi gibi kullanması mümkün değildir. Hangi yasaklayıcı kuralın ihlal edildiği, personelin fiilinin bu kurala uyup uymadığı ve kusurun bulunup bulunmadığı açıklanmalıdır.
7068 sayılı Kanun’un 8/2-a maddesine dayalı kınama cezasında esas ayrım, görev sırasında belirli bir yasağın kusurlu biçimde ihlal edilmesidir. Görev dışı özel yaşam bakımından 2024 Anayasa Mahkemesi iptal kararı gözetilmeli; özel disiplin fiilleri, delil yeterliliği ve savunma güvenceleri ayrı ayrı incelenmelidir. Bu şartlar gerçekleşmeden verilen kınama cezaları idari ve yargısal denetime konu edilebilir.