Jandarma Temizlik Uyarma Cezası: Kirli Bot, Üniforma, Silah, Araç ve Görev Yeri Temizliği

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların, kendilerine teslim edilen silahları, […]

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların, kendilerine teslim edilen silahları, araç ve gereçleri, resmî kıyafetlerini ve görev yaptıkları alanları belirli temizlik ve bakım standartlarına uygun şekilde muhafaza etmeleri gerekmektedir. Jandarma teşkilatında temizlik, yalnızca personelin dış görünüşüyle ilgili bir konu değildir. Özellikle görevde kullanılan ekipmanın güvenilirliği, kamu hizmetinin düzenli yürütülmesi, personel sağlığı ve kurumsal disiplin bakımından da önem taşımaktadır.

Ancak jandarma personelinin görev sırasında kullandığı botun tozlanması, üniformasının çamurlanması veya hizmet aracının kirlenmesi, her durumda disiplin cezası verilmesini gerektirmez. Çünkü jandarma personelinin görev koşulları, büro ortamında çalışan diğer kamu görevlilerinden önemli ölçüde farklılaşabilmektedir. Kırsal alanlarda devriye görevi yapılması, yağışlı havalarda asayiş olaylarına müdahale edilmesi, arazi faaliyetlerinde bulunulması veya gece boyunca nöbet tutulması sırasında kıyafet ve ekipmanın kirlenmesi mümkündür.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun kapsamında jandarma temizlik uyarma cezası, personelin silahını, araç ve gerecini, giyim ve kuşamını temiz tutmaması veya çalıştığı yerin temizliğine gerekli özeni göstermemesi hâlinde gündeme gelmektedir.

Bu disiplinsizlik, Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenmiştir. Fiilin karşılığı uyarma disiplin cezasıdır.

Ancak disiplin cezasının hukuka uygun olabilmesi için yalnızca bir eşyanın veya çalışma alanının kirli olduğunun tespit edilmesi yeterli değildir. Personelin söz konusu eşya veya alan üzerindeki sorumluluğu, temizliğin hangi koşullarda yapılması gerektiği, mevcut imkânlar ve personelin kusuru araştırılmalıdır.

Özellikle Danıştay 5. Dairesinin 15.04.2019 tarihli, E.2016/15914, K.2019/2792 sayılı kararı, görev sırasında kirlenen kıyafetler nedeniyle verilen disiplin cezasında ispat yükünün idareye ait olduğunu ve görev koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bu makalede jandarmada silah, bot, üniforma, hizmet aracı ve görev yeri temizliği yükümlülükleri; uyarma cezasının şartları, Danıştay kararları, disiplin soruşturmasında deliller, savunma hakkı, itiraz süresi ve idare mahkemesinde açılabilecek iptal davası bakımından ayrıntılı şekilde incelenmektedir.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde uyarma cezasını gerektiren fiil şu şekilde düzenlenmiştir:

“Silahını, araç ve gerecini, giyim ve kuşamını temiz tutmamak, çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemek.”

Kanun hükmünde birbirleriyle bağlantılı ancak farklı nitelikteki temizlik yükümlülükleri düzenlenmiştir. Bunlar personelin silahına, görevde kullandığı araç ve gereçlere, resmî kıyafetine ve çalışma alanına ilişkin sorumluluklardır.

Örneğin bir jandarma uzman çavuşun kendisine zimmetli silahın temizliğini ihmal ettiği ileri sürülebilir. Başka bir olayda asayiş devriyesinde kullanılan hizmet aracının temizliğinden sorumlu personelin bu yükümlülüğü yerine getirmediği iddia edilebilir. Yine bir jandarma astsubayının görev yaptığı çalışma odasının temizliğine özen göstermediği gerekçesiyle disiplin soruşturmasına konu olması mümkündür.

Ancak bütün bu olaylarda aynı değerlendirme yapılamaz. Çünkü silahın temizliği ile kıyafetin temizliği veya ortak kullanım alanının temizliği, görev ve sorumluluk bakımından farklı koşullara tabidir.

Disiplin soruşturmasında öncelikle hangi eşya veya alanın kirli olduğu belirlenmelidir. Ardından personelin bu eşya ya da alanın temizliğinden sorumlu olup olmadığı araştırılmalıdır.

Jandarma temizlik uyarma cezası uygulanabilmesi için yalnızca kirli bir eşyanın bulunması değil, ilgili personelin kendisine yüklenebilir bir temizlik ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ortaya konulması gerekir.

Jandarma Personelinin Temizlik Yükümlülüğünün Hukuki Dayanağı

Jandarma personelinin temizlik yükümlülüğü yalnızca 7068 sayılı Kanun’un 8/1-a maddesinde düzenlenen disiplin fiilinden ibaret değildir. Personelin resmî kıyafetleri, görevde kullandığı teçhizat ve hizmet araçları bakımından ayrıca özel düzenlemeler bulunmaktadır.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Yönetmeliği’nin 55’inci maddesinde, resmî üniformanın ve teçhizatın belirlenmiş renk, şekil ve özelliklere uygun kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Aynı maddenin sivil kıyafetle görev yapılmasına ilişkin hükmünde, kıyafetlerin temiz, düzgün ve ütülü; ayakkabıların ise kapalı, temiz ve boyalı olması öngörülmektedir.

Bunun yanında Jandarma Genel Komutanlığı Kıyafet Yönetmeliği’nin 5’inci maddesi, personelin dış görünüşü ve kıyafeti bakımından genel kurallar içermektedir.

Ancak kıyafet kurallarının bulunması, her türlü dış görünüş farklılığının doğrudan temizlik yükümlülüğünün ihlali anlamına geldiğini göstermez. Örneğin kirli bot kullanılması ile mevzuatta izin verilmeyen kıyafet parçasının kullanılması farklı disiplin fiillerine konu olabilir.

Bu nedenle olayın gerçek niteliği belirlenmeli, personelin hangi mevzuat hükmüne aykırı davrandığı açık biçimde ortaya konulmalıdır.

Jandarma Silah Temizliği Uyarma Cezası

Jandarma personelinin görevde kullandığı silahların temizliği ve bakımına gerekli özeni göstermesi, hizmetin güvenilirliği ve silahların güvenli şekilde muhafaza edilmesi bakımından önem taşımaktadır.

Ancak silahın temizliğinin yeterli olmadığı iddiasıyla disiplin cezası verilmesi hâlinde, öncelikle hangi temizliğin yapılması gerektiği ve bunun personelin sorumluluğunda bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Örneğin bir jandarma uzman çavuşun kendisine zimmetli silahın bakımını uzun süre ihmal ettiği ileri sürülebilir. Bu durumda ilgili silahın kontrol ve bakımına ilişkin görev yükümlülükleri, denetim kayıtları ve silahın mevcut durumu değerlendirilmelidir.

Buna karşılık silahın görev sırasında kullanılması sonucunda belirli dış etkenlere maruz kalması, her durumda temizlik yükümlülüğünün kusurlu biçimde ihlal edildiğini göstermez.

Özellikle personelin denetimden hemen önce yoğun arazi faaliyetinde bulunması, silahın temizlik için yetkili bakım biriminde bulunması veya ilgili bakım işleminin başka personelin görev alanında yer alması gibi durumlarda ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Silahın mevcut durumunu gösteren teknik tespitlerle, personelin bu durumdan disiplin hukuku bakımından sorumlu tutulup tutulamayacağı birbirinden ayrılmalıdır.

Silahın Kirli Olduğu Nasıl İspatlanır?

Silahın temiz tutulmadığı iddiasında, denetimin hangi tarihte yapıldığı ve hangi somut eksikliklerin tespit edildiği önemlidir.

Örneğin yalnızca “Silahın kirli olduğu görülmüştür” şeklinde tutanak düzenlenmişse, bu tespitin hangi gözleme dayandığı ve ilgili personelin ne şekilde temizlik yapmadığı açıklanmalıdır.

Silahın bakım ve kontrol kayıtları, zimmet belgeleri ve varsa denetim sırasında hukuka uygun şekilde oluşturulan görüntüler birlikte değerlendirilebilir.

Ancak her olayda aynı delil türünün bulunması zorunlu değildir. Önemli olan mevcut belgelerin, isnat edilen disiplinsizliği yeterli açıklıkta ortaya koymasıdır.

Özellikle silahın tesliminden önceki durumunun veya yetkili bakım sürecindeki işlemlerin göz ardı edilmesi, sorumluluğun yanlış personele yüklenmesine neden olabilir.

Jandarma Bot Temizliği Disiplin Cezası

Jandarma uzman çavuş ve astsubaylarının görev sırasında kullandıkları botların temiz tutulması, resmî kıyafetin düzenli ve mesleki görünümünün korunması bakımından önemlidir. Ancak botların hangi koşullarda kirlenmiş olduğu da disiplin sorumluluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır.

Özellikle kırsal alanda devriye görevi yapan, yağışlı havalarda asayiş olayına müdahale eden veya arazide uzun süre faaliyet gösteren jandarma personelinin botlarının çamurlanması mümkündür.

Örneğin gece boyunca yağışlı bir bölgede devriye görevi yapan uzman çavuşun sabah saatlerinde birlik merkezine döndüğü sırada botlarının çamurlu olması, tek başına temizlik yükümlülüğünün ihlal edildiğini göstermemektedir.

Bu durumda personelin görevinin ne zaman sona erdiği, botlarını temizlemesi için makul imkân ve zamanının bulunup bulunmadığı ve denetimin hangi koşullarda gerçekleştirildiği önemlidir.

Buna karşılık personelin görevinden sonra yeterli imkân ve zamanı bulunduğu hâlde botlarının temizliğiyle hiç ilgilenmemesi farklı değerlendirilebilir.

Dolayısıyla botların kirlenmesi ile personelin temizlik yükümlülüğüne kusurlu biçimde aykırı davranması aynı değildir.

Danıştay 5. Dairesinin Kirli Kıyafet Nedeniyle Verilen Uyarma Cezasına İlişkin Emsal Kararı

Jandarma personelinin kıyafet ve bot temizliği nedeniyle karşılaşabileceği disiplin uyuşmazlıkları bakımından önemli kararlardan biri, Danıştay 5. Dairesinin 15.04.2019 tarihli, E.2016/15914, K.2019/2792 sayılı kararıdır.

Karara konu olayda Sivas ili Yıldızeli İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan bir polis memuru hakkında, görev sırasında kıyafet ve teçhizatının kirli olduğu gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatılmıştır.

11 Ağustos 2011 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, personelin teçhizat kemerinin kirli ve siyahlaşmış olduğu, pantolonunun ütüsüz bulunduğu ve ayakkabılarının boyasız olduğu yönünde tutanak düzenlenmiştir.

Personel ise savunmasında teçhizat kemerinin orijinal renginin griye yakın olduğunu, pantolonunun temiz ve ütülü bulunduğunu, ayakkabılarının ise yol çalışma sahasındaki görev nedeniyle tozlanmış olabileceğini belirtmiştir.

Özellikle personelin saat 14.00 ile 15.30 arasında yol çalışması yapılan bölgede görev yaptığı ve denetimin saat 16.05 civarında gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

İdare, düzenlenen tutanağı esas alarak personelin kıyafetlerini temiz tutmadığı sonucuna ulaşmış ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 3’üncü maddesine göre uyarma cezası vermiştir.

Sivas İdare Mahkemesi, ilk aşamada disiplin cezasını hukuka uygun bularak davayı reddetmiştir.

Ancak Danıştay 5. Dairesi, yapılan temyiz incelemesinde farklı sonuca ulaşmıştır.

Danıştayın Kararında İspat Yükü Nasıl Değerlendirildi?

Danıştay 5. Dairesi, kamu görevlisine disiplin cezası verilebilmesi için isnat edilen fiilin usulüne uygun soruşturmayla ortaya konulması ve yeterli delille ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır.

Mahkeme, kıyafetin temiz ve ütülü olduğunu ispatlama yükümlülüğünün personele ait olmadığını, disiplin fiilinin gerçekleştiğinin davalı idare tarafından ortaya konulması gerektiğini değerlendirmiştir.

Özellikle pantolonun ütüsüz olduğu yönündeki tutanak tespitinin tanık beyanları veya kamera görüntüleriyle doğrulanmadığı, personelin ayakkabılarının tozlanmasını ise görev yaptığı yol çalışma sahasının koşullarıyla açıkladığı dikkate alınmıştır.

Bu gerekçelerle Danıştay, disiplin cezasını hukuka uygun bulan idare mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır: Danıştay doğrudan yeni bir disiplin cezası kararı vermemiş, davanın reddine ilişkin mahkeme kararını bozmuştur.

Ayrıca söz konusu uyuşmazlık 7068 sayılı Kanun’dan önce yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü kapsamında gerçekleşmiştir.

Buna rağmen kararın ispat yükü, görev koşullarının değerlendirilmesi ve kişisel kusurun araştırılması bakımından ortaya koyduğu ilkeler, güncel jandarma disiplin uyuşmazlıklarında da önem taşıyabilecek niteliktedir.

Bu Danıştay Kararı Jandarma Uzman Çavuşlara Nasıl Uygulanabilir?

Örneğin bir jandarma uzman çavuşun arazi görevinden döndüğü sırada botlarının çamurlu olduğu gerekçesiyle disiplin cezası aldığı düşünülebilir.

Bu durumda yukarıdaki Danıştay kararından yararlanılarak, kirlenmenin görevin doğal koşullarından kaynaklandığı ve personelin temizlik yapabilmesi için yeterli zaman veya imkân bulunup bulunmadığı tartışılabilir.

Ayrıca kıyafetin gerçekten hangi ölçüde kirli olduğu ve bu durumun hangi delillerle tespit edildiği araştırılmalıdır.

Ancak karardan, görev sırasında kirlenen bütün kıyafetler nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceği şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır.

Danıştayın yaklaşımı, her somut olayın görev koşulları ve ispat durumu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Jandarma Üniformasının Kirli Olması Uyarma Cezası Gerektirir mi?

Jandarma personelinin resmî üniformasını temiz ve düzenli tutması, mesleki görünüm ve görev disiplini açısından önemlidir. Ancak üniformanın kirli olduğunun ileri sürülmesi hâlinde, bu durumun hangi nedenle ortaya çıktığı araştırılmalıdır.

Örneğin bir jandarma astsubayının tören veya büro görevinde belirgin biçimde kirli üniformayla bulunması ile asayiş olayına müdahale sırasında kıyafetinin çamurlanması aynı değildir.

Özellikle görev sırasında zorunlu olarak meydana gelen kirlenmeler, personelin temizlik yükümlülüğünü kusurlu biçimde yerine getirmediğini gösterebilir.

Bununla birlikte personelin kirlenmeyi fark ettiği hâlde temizlik için makul imkân ve zamanı bulunmasına rağmen gerekli özeni göstermemesi farklı sonuç doğurabilir.

Disiplin soruşturmasında yalnızca üniformanın kirli olduğu an değil, olayın öncesi ve sonrasındaki görev koşulları da değerlendirilmelidir.

Ayrıca kirli kıyafet kullanılması ile kıyafet mevzuatına aykırı farklı renk, model veya işaret kullanılması ayrı disiplin fiillerine konu olabilir.

Bu nedenle idare tarafından fiilin doğru hukuki nitelendirilmesi gerekir.

Jandarma Pantolonunun Ütüsüz Olması Disiplin Suçu mudur?

Jandarma personelinin resmî kıyafetinin düzgün ve bakımlı olması, ilgili kıyafet düzenlemelerinde öngörülen yükümlülükler arasındadır.

Ancak bir pantolonun ütüsüz olduğu yönündeki iddia ile personelin kıyafetini temiz tutmadığı iddiası her durumda aynı değildir.

Özellikle denetimin hangi görev sonrasında gerçekleştirildiği ve kıyafetin görünümündeki değişikliğin hangi nedenle ortaya çıktığı araştırılmalıdır.

Örneğin uzun süreli araç yolculuğu, devriye faaliyeti veya fiziki müdahale sonrasında üniformanın kırışması mümkündür.

Bu nedenle personelin göreve başlarken kıyafetinin düzenli olup olmadığı ve denetim sırasında mevcut durumun nasıl oluştuğu önemlidir.

Danıştayın E.2016/15914, K.2019/2792 sayılı kararında da pantolonun ütülü olmadığının yeterli delille ortaya konulması gerektiği değerlendirilmiştir.

Dolayısıyla personelin pantolonunun ütülü olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle doğrudan disiplin cezası verilmesi doğru değildir. İsnat edilen fiilin ispatı, disiplin işlemini tesis eden idarenin sorumluluğundadır.

Jandarma Hizmet Aracının Kirli Olması Disiplin Cezası Gerektirir mi?

Jandarma hizmet araçlarının temiz ve düzenli tutulması, hem hizmetin güvenilirliği hem de kullanılan kamu araçlarının korunması açısından önem taşımaktadır.

Ancak hizmet aracının kirli olması hâlinde, öncelikle aracın temizliğinden hangi personelin sorumlu olduğu belirlenmelidir.

Örneğin bir jandarma karakolunda aynı devriye aracı gün içerisinde birden fazla tim tarafından kullanılabilir. Aracın sabah saatlerinde bir tim tarafından kullanılması, akşam başka timin görevine verilmesi ve farklı arazi koşullarından geçmesi mümkündür.

Bu durumda denetim sırasında aracın kirli olduğunun görülmesi, aracın o anda son kullanıcısı olan personelin mutlaka temizlik yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmez.

Araç teslim kayıtları, görev çizelgeleri, kullanım saatleri ve temizlik sorumluluğuna ilişkin hizmet talimatları değerlendirilmelidir.

Özellikle aracın dış yüzeyinin arazi görevi sırasında çamurlanması ile uzun süre temizlenmeden bırakılması farklı durumlardır.

Bunun yanında aracın temizliği için gerekli imkânların bulunup bulunmadığı ve personelin bu işlemi gerçekleştirmekle gerçekten görevlendirilip görevlendirilmediği önemlidir.

Jandarma Arazi Görevinden Dönen Aracın Çamurlu Olması

Arazi görevinde kullanılan jandarma aracının çamurlanması, görev koşullarının doğal sonucu olabilir.

Örneğin yağışlı havada kırsal bölgede asayiş devriyesi yapan timin aracı, görev sonunda yoğun biçimde kirlenmiş olabilir.

Bu durumda yalnızca aracın kirli fotoğrafının çekilmesi, ilgili personelin disiplin suçu işlediğini göstermeye yeterli değildir.

Öncelikle aracın ne zaman görevden döndüğü, temizlik için hangi imkânların bulunduğu ve aracın yeniden göreve çıkmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.

Buna karşılık araç görevi tamamlandıktan sonra uzun süre temizlenmemişse ve temizlik sorumluluğu açık biçimde ilgili personele verilmişse, disiplin sorumluluğu farklı değerlendirilebilir.

Jandarma Görev Yeri Temizliği Uyarma Cezası

7068 sayılı Kanun’un 8/1-a maddesi, personelin çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemesini de uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlemektedir.

Ancak bir çalışma alanının kirli bulunması, ilgili alanda görev yapan bütün personelin aynı disiplin fiilini işlediği anlamına gelmez.

Örneğin bir jandarma karakolunun ortak kullanım alanının temizliğinden belirli personelin sorumlu olduğu, bazı alanların ise başka bir hizmet birimi tarafından temizlendiği durumlar bulunabilir.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında personelin hangi alanın temizliğinden sorumlu olduğu ve görev dağılımının nasıl yapıldığı araştırılmalıdır.

Örneğin personelin yalnızca belirli bir odada görev yapması, karakol binasının bütün alanlarının temizliğinden kişisel olarak sorumlu tutulmasını kendiliğinden haklı kılmaz.

Bunun yanında belirli bir personelin kendi çalışma masasını veya görev alanını uzun süre temiz tutmaması durumunda, özen yükümlülüğünün ihlali gündeme gelebilir.

Önemli olan temizlik sorumluluğunun somut biçimde belirlenmesi ve personelin kusurlu davranışının ortaya konulmasıdır.

Jandarma Karakolunda Ortak Kullanılan Alanların Temizliği

Jandarma karakollarında nöbet odaları, ortak çalışma alanları, dinlenme bölümleri ve farklı hizmet birimleri birden fazla personel tarafından kullanılabilir.

Bu nedenle ortak kullanılan bir alanın temizliğinden kimin sorumlu olduğu, görev planlaması ve ilgili hizmet düzenine göre belirlenmelidir.

Örneğin aynı nöbet odasını farklı vardiyalarda kullanan personel arasında temizlik yükümlülüğünün nasıl paylaştırıldığı önemlidir.

Odanın kirli olması nedeniyle yalnızca son nöbetçi personelin cezalandırılması, önceki kullanım ve devir teslim koşulları araştırılmadan doğru olmayabilir.

Benzer şekilde ortak alanın temizliği için personel görevlendirilmiş olmasına rağmen temizlik malzemesi sağlanmamış olması, kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Ancak personelin mevcut temizlik imkânlarını kullanmaması veya kendisine açıkça verilen sorumluluğu gerekçesiz olarak yerine getirmemesi farklıdır.

Dolayısıyla disiplin soruşturmasında ortak alanın durumu, görevli personel, temizlik planı ve olayın gerçekleştiği tarih birlikte incelenmelidir.

Jandarma Uzman Çavuşun Kendi Odasını Temizleme Yükümlülüğü

Jandarma uzman çavuşun belirli bir çalışma odasında görev yapması, o alandaki düzen ve temizliğe özen gösterme yükümlülüğü doğurabilir.

Ancak personelin görev yaptığı odanın kirli olduğunun ileri sürülmesi hâlinde, öncelikle hangi temizlik eksikliğinin bulunduğu belirlenmelidir.

Örneğin çalışma masasının düzensiz olması, belgelerin dağınık bulunması veya odanın genel temizliğinin yapılmamış olması farklı nitelikteki durumlar olabilir.

Her düzensizlik, doğrudan 8/1-a maddesinde düzenlenen temizlik disiplinsizliğini oluşturmaz.

Özellikle görevle bağlantılı evrakların çalışma masasında bulunması ile hijyen veya temizlik bakımından ihmalin varlığı birbirine karıştırılmamalıdır.

Ayrıca odanın birden fazla personel tarafından kullanılması veya temizliğinin başka bir hizmet birimi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda görev dağılımı önem taşır.

Bu nedenle disiplin amirinin yalnızca çalışma odasının genel görünümünü uygun bulmaması, personelin temizlik yükümlülüğünü ihlal ettiğini göstermeye yeterli değildir.

Jandarma Temizlik Malzemesi Bulunmaması Savunmada Önemli midir?

Personelin temizlik yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için makul imkânlara sahip olması gerekmektedir.

Örneğin görev yerinde gerekli temizlik malzemesinin bulunmadığı veya hizmet aracının temizliğinin yapılabileceği uygun alanın mevcut olmadığı ileri sürülebilir.

Bu durumda ilgili personelin mevcut imkânları araştırılmalıdır.

Ancak yalnızca temizlik malzemesinin bulunmadığının söylenmesi, her olayda disiplin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Personelin eksikliği amirlerine bildirip bildirmediği, başka hukuka uygun imkânların bulunup bulunmadığı ve temizlik yükümlülüğünün hangi ölçüde yerine getirilebileceği değerlendirilmelidir.

Örneğin karakolda su kesintisi yaşanması nedeniyle belirli temizlik işlemlerinin geçici olarak yapılamaması, olayın koşullarına göre önem taşıyabilir.

Buna karşılık personelin temizlik imkânları bulunduğu hâlde hiçbir işlem yapmaması farklıdır.

Disiplin soruşturmasında mevcut imkânlar araştırılmadan yalnızca sonucun kirli olduğu gerekçesiyle ceza verilmesi, kişisel kusurun belirlenmesi bakımından eksik inceleme oluşturabilir.

Jandarma Temizlik Yükümlülüğünde Görev Koşullarının Önemi

Jandarma teşkilatında görev yapan personelin hizmet koşulları, görev yerine ve yürütülen faaliyete göre değişmektedir.

Örneğin kırsal bölgede görev yapan bir uzman çavuş ile il jandarma komutanlığının idari bürosunda görev yapan astsubayın çalışma koşulları aynı değildir.

Bunun yanında komando birliklerinde gerçekleştirilen arazi faaliyetleri, uzun süreli nöbetler ve zorlu hava koşullarında yapılan müdahaleler, kıyafet ve teçhizatın kirlenmesine neden olabilir.

Bu nedenle temizliğe ilişkin disiplin sorumluluğunun değerlendirilmesinde personelin hangi görevden döndüğü, görev sırasında hangi koşullara maruz kaldığı ve denetimin hangi zamanda yapıldığı önemlidir.

Özellikle personelin görev sırasında kıyafetini kirletecek bir faaliyette bulunması ve hemen sonrasında denetlenmesi durumunda, bu koşulların araştırılması gerekmektedir.

Ancak görev koşullarının zor olması, temizlik yükümlülüğünün bütünüyle ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Önemli olan personelden beklenen özenin, hizmetin gerçek koşulları ve mevcut imkânlar dikkate alınarak makul biçimde belirlenmesidir.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezası ile Kılık Kıyafet Disiplin Cezası Arasındaki Fark

7068 sayılı Kanun’un 8/1-a maddesinde kıyafet, silah, araç ve görev yeri temizliğine özen göstermemek uyarma cezasına bağlanmıştır.

Buna karşılık Kanun’un 8/3-a-18 maddesinde kılık ve kıyafetle ilgili mevzuat kurallarına uymamak, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren ayrı bir fiildir.

Bu nedenle kirli bot kullanılması ile mevzuatta izin verilmeyen kıyafet parçasının giyilmesi aynı değildir.

Örneğin bir jandarma uzman çavuşun görev sırasında botlarının çamurlu olması, 8/1-a maddesindeki temizlik fiili bakımından değerlendirilebilir.

Buna karşılık personelin üniformasının şekline ilişkin açık kıyafet kurallarına aykırı davranması, 8/3-a-18 maddesinin uygulanabilirliğini gündeme getirebilir.

Ancak aynı somut davranışın birden fazla disiplin hükmünün kapsamına girdiği ileri sürülüyorsa, 7068 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesindeki kurallar da dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle disiplin amirinin yalnızca daha ağır ceza uygulanmasını uygun gördüğü için kirli kıyafet kullanımını farklı bir disiplin fiili olarak nitelendirmesi doğru değildir.

Fiilin gerçek hukuki niteliği ve ilgili maddelerin unsurları belirlenmelidir.

Jandarma Temizlik İhmali ile Teçhizatı Eksik Kullanmak Arasındaki Fark

Jandarma personelinin görev sırasında kullandığı teçhizatın temizliği ile göreve eksik teçhizatla çıkması farklı davranışlardır.

Örneğin personelin görev teçhizatının kirli olması, 8/1-a maddesi kapsamında değerlendirilebilir.

Buna karşılık mevzuata veya talimata aykırı biçimde eksik kuşam ve teçhizatla göreve çıkmak, 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-1 maddesinde üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren ayrı bir disiplinsizliktir.

Dolayısıyla bir personelin teçhizatının kirli olduğunun ileri sürülmesi, otomatik olarak eksik teçhizatla göreve çıktığı anlamına gelmez.

Benzer şekilde teçhizatın hasarlı olması ile kirli olması da farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında hangi somut davranışın meydana geldiği doğru şekilde belirlenmelidir.

Özellikle temizlik yükümlülüğünün ihlali iddiası, başka bir fiilin unsurları oluşmadan daha ağır yaptırımın dayanağı hâline getirilmemelidir.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezasında İspat Yükü Kime Aittir?

Disiplin hukukunda isnat edilen fiilin gerçekleştiğini ortaya koymak, disiplin cezasını uygulayan idarenin yükümlülüğüdür.

Bu nedenle personelin kıyafetinin veya ekipmanının temiz olduğunu mutlaka kendisinin ispatlaması gerektiği şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.

Örneğin bir jandarma astsubayının üniformasının kirli olduğu ileri sürülüyorsa, bu iddianın hangi gözlem veya delile dayandığı belirlenmelidir.

Danıştay 5. Dairesinin E.2016/15914, K.2019/2792 sayılı kararında da bu husus açık biçimde değerlendirilmiştir.

Mahkeme, pantolonun ütülü olduğunu ispatlama yükümlülüğünün personele ait olmadığını, isnat edilen fiilin idare tarafından ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır.

Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca personelin savunmasını yeterli görmemek veya temizliğe ilişkin karşı delil sunamadığını belirtmek, isnat edilen fiilin otomatik olarak ispatlandığı anlamına gelmez.

Ancak personelin lehine olan belgeleri sunması ve görev koşullarını açıklaması, soruşturmanın maddi gerçeğe ulaşmasına katkı sağlayabilir.

Temizlik İddiasında Fotoğraf ve Kamera Kayıtlarının Delil Değeri

Kıyafet, silah, araç ve görev yeri temizliğine ilişkin disiplin soruşturmalarında fotoğraf veya kamera kayıtları delil olarak kullanılabilir.

Ancak görüntülerin gerçekten isnat edilen tarih ve olayı gösterip göstermediği önem taşımaktadır.

Örneğin bir jandarma hizmet aracının kirli olduğunu gösteren fotoğraf bulunabilir. Ancak görüntünün hangi tarihte çekildiği ve aracın o anda hangi personelin kullanımında olduğu belirlenmeden kişisel sorumluluk sonucuna ulaşılması doğru olmayabilir.

Benzer şekilde personelin botlarının çamurlu olduğunu gösteren fotoğraf, kirlenmenin görev sırasında mı yoksa temizlik yükümlülüğünün ihlali nedeniyle mi meydana geldiğini tek başına açıklamayabilir.

Bu nedenle görüntüler, görev kayıtları ve diğer belgelerle birlikte değerlendirilmelidir.

Fotoğrafın gerçekliği, çekildiği zaman ve olayla bağlantısı belirsizse disiplin amirinin bu belirsizlikleri gidermesi önemlidir.

Özellikle görüntülerin personelin lehine olabilecek görev koşullarını göstermemesi hâlinde, yalnızca fotoğrafa dayanılarak kesin sonuca ulaşılması hukuken tartışmalı olabilir.

Amir Tarafından Tutulan Temizlik Tutanağı Tek Başına Yeterli midir?

Amirin görev sırasında yaptığı denetim sonrasında tutanak düzenlemesi, disiplin soruşturmasında önemli bir belge olabilir.

Ancak tutanakta yer alan bütün değerlendirmelerin, başka hiçbir araştırma yapılmadan tartışmasız doğru kabul edilmesi gerektiği söylenemez.

Örneğin bir amirin personelin botlarının kirli olduğunu belirttiği tutanakta, botların hangi nedenle kirli olduğu ve denetimin hangi görev sonrasında gerçekleştirildiği açıklanmamış olabilir.

Böyle bir durumda olayın gerçek koşullarının araştırılması önemlidir.

Özellikle Danıştayın 2019 tarihli kararında, denetim tutanağının doğruluğunun yeterince ortaya konulmaması ve personelin görev koşullarına ilişkin açıklamasının dikkate alınmaması hukuka aykırılık değerlendirmesinde etkili olmuştur.

Bununla birlikte tek bir tutanağın hiçbir zaman disiplin cezasına dayanak olamayacağı şeklinde genel bir kural da bulunmamaktadır.

Önemli olan tutanağın içeriği, somutluğu ve diğer delillerle birlikte isnat edilen fiili yeterli biçimde ortaya koyup koymadığıdır.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezası Savunması Nasıl Hazırlanır?

Jandarma personeli hakkında 7068 sayılı Kanun’un 8/1-a maddesi kapsamında savunma istendiğinde, hazırlanacak savunmada öncelikle isnat edilen davranışın açık biçimde belirlenmesi gerekir.

Örneğin personelin botlarının kirli olduğu ileri sürülüyorsa, denetimin hangi tarihte ve saatte gerçekleştirildiği, personelin bu denetimden önce hangi görevde bulunduğu ve kirlenmenin hangi nedenle meydana geldiği açıklanmalıdır.

Silah temizliği iddiasında ise silahın personelin sorumluluğunda bulunup bulunmadığı, en son hangi kontrolün yapıldığı ve mevcut durumun hangi işlemlerden kaynaklandığı araştırılmalıdır.

Hizmet aracı temizliği konusunda savunma hazırlanıyorsa, aracın kullanım kayıtları, son görevlendirme, diğer kullanıcılar ve temizlik sorumluluğuna ilişkin görev dağılımı önem taşır.

Çalışma alanının temizliğiyle ilgili soruşturmalarda ise ilgili alanın hangi personel tarafından kullanıldığı ve temizliğin kimin görevinde olduğu belirlenmelidir.

Savunmada yalnızca personelin daha önce disiplin cezası almadığının veya görevini özveriyle yaptığına ilişkin açıklamaların bulunması yeterli olmayabilir.

Öncelikle temizlik yükümlülüğünün gerçekten ihlal edilip edilmediği ve personelin kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Savunmada Hangi Belgeler Kullanılabilir?

Somut olayın niteliğine göre görev çizelgeleri, devriye kayıtları, araç kullanım belgeleri, silah zimmet kayıtları, bakım ve kontrol tutanakları, nöbet çizelgeleri ve denetim görüntüleri önem taşıyabilir.

Örneğin personelin botlarının kırsal alandaki görev nedeniyle çamurlandığı ileri sürülüyorsa, görevlendirme emri ve görev saatleri değerlendirmeye sunulabilir.

Benzer şekilde aracın başka bir tim tarafından kullanıldığı savunuluyorsa, teslim ve kullanım kayıtları istenebilir.

İdarenin yalnızca aleyhe kayıtları değil, personelin lehine olan belgeleri de değerlendirmesi gerekir.

Özellikle kusurun belirlenmesi bakımından önemli olan görev koşulları araştırılmadan disiplin cezası verilmesi, işlemin hukuki sebebi bakımından sorun oluşturabilir.

Jandarma Uyarma Cezasında Savunma Süresi Kaç Gündür?

7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesine göre disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.

Aynı madde uyarınca personele savunmasını hazırlaması için yedi günden az süre tanınamaz.

Ayrıca personel, kendisinden savunma istendiği aşamadan itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir.

Bu nedenle temizlik yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle savunma istenen personelin, isnat edilen olayın tarihini, yerini ve somut içeriğini öğrenmesi gerekir.

Örneğin yalnızca “Kıyafetinizin temiz olmadığı tespit edilmiştir” şeklindeki genel bir ifade, hangi kıyafetin hangi tarihte ve hangi durumda bulunduğunun anlaşılmasını güçleştirebilir.

Savunmanın etkili şekilde hazırlanabilmesi için personelin isnat edilen fiilin dayandığı tutanakları ve diğer delilleri değerlendirmesi önemlidir.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezasında Zamanaşımı

7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinde disiplin soruşturmasına başlama ve ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir.

Uyarma cezasını gerektiren fiiller bakımından disiplin amirinin disiplinsizliği öğrendiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.

Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi hâlinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Ancak Kanun’da mahkeme tarafından bazı nedenlerle iptal edilen disiplin cezalarının yeniden değerlendirilmesine ilişkin özel hükümler de bulunmaktadır.

Temizlik nedeniyle yürütülen soruşturmalarda özellikle denetimin yapıldığı tarih ve disiplin amirinin olayı öğrendiği tarih önem taşımaktadır.

Örneğin geçmişte çekilmiş bir fotoğrafın aylar sonra soruşturmaya konu edilmesi hâlinde, fiilin gerçekleştiği ve öğrenildiği tarihler ayrı ayrı araştırılmalıdır.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezasına İtiraz

7068 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesine göre disiplin amirleri tarafından verilen uyarma cezalarına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içerisinde yazılı itiraz yapılabilir.

İtiraz kural olarak bir üst disiplin amirine yöneltilir. Ancak cezanın hangi makam tarafından verildiğine göre özel başvuru usulleri bulunmaktadır.

İtiraz dilekçesinde öncelikle temizliğe ilişkin yükümlülüğün hangi personele ait olduğu ve isnat edilen fiilin hangi delillerle ortaya konulduğu açıklanmalıdır.

Örneğin personelin kıyafetinin arazi görevinde kirlenmiş olması, kirlenme sonrasında temizlik imkânı bulunmaması veya aracın başka personel tarafından kullanılması gibi hususlar itirazda ileri sürülebilir.

Ayrıca fiilin yanlış disiplin hükmüyle cezalandırılması veya savunma hakkının ihlal edilmesi de değerlendirilmelidir.

Kanuna göre itiraz üzerine önceki cezadan daha ağır disiplin cezası verilemez.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezası İptal Davası

Jandarma personeline silah, araç, kıyafet veya çalışma alanının temizliğine özen göstermemek gerekçesiyle verilen uyarma cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, kesinleşen disiplin cezasına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür.

7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde kesinleşen disiplin cezalarının yargısal denetime tabi olduğu düzenlenmiştir.

İptal davasında öncelikle disiplin fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği ve personelin bu fiilden sorumlu tutulup tutulamayacağı incelenmektedir.

Örneğin jandarma uzman çavuşun botlarının çamurlu olduğu gerekçesiyle ceza verilmişse, kirlenmenin görev koşullarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, temizlik için makul imkân bulunup bulunmadığı ve idarenin delillerinin yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Danıştay 5. Dairesinin 15.04.2019 tarihli, E.2016/15914, K.2019/2792 sayılı kararı, özellikle ispat yükü ve görev koşullarının araştırılması bakımından önemlidir.

Bunun yanında aracın veya çalışma alanının temizliğinden hangi personelin sorumlu olduğunun belirlenmemesi, eksik soruşturma iddiasına neden olabilir.

Savunma hakkının ihlal edilmesi, zamanaşımı sürelerinin geçirilmesi, yetkisiz makam tarafından ceza verilmesi veya fiilin yanlış kanun hükmüyle nitelendirilmesi de iptal davasında ileri sürülebilecek nedenler arasındadır.

İdare mahkemelerinde özel düzenleme bulunmadıkça genel dava açma süresi altmış gündür.

Ancak sürenin başlangıcında disiplin cezasının kesinleşmesi ve tebliğine ilişkin özel hükümler dikkate alınmalıdır.

Jandarma Uyarma Cezası Maaştan Kesilir mi?

7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre uyarma cezası, personele görevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir.

Bu nedenle uyarma cezası, doğrudan günlük maaş kesintisi yapılması sonucunu doğurmaz.

Ancak uyarma cezasının personelin disiplin geçmişi ve disiplin ceza puanları bakımından sonuçları olabilir.

7068 sayılı Kanun’un Jandarma ve Sahil Güvenlik personeline ilişkin disiplin ceza puanı çizelgesinde uyarma cezası bir puan olarak düzenlenmiştir.

Bunun yanında uyarma cezasının personel dosyasına işlenmesi ve sonraki disiplin değerlendirmelerinde dikkate alınması mümkündür.

Ancak tek bir uyarma cezasının her durumda sözleşme feshi veya meslekten çıkarma sonucunu doğurduğu söylenemez.

Jandarma Uyarma Cezası Özlük Dosyasından Silinebilir mi?

7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin beşinci fıkrasında disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Bu hükme göre uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra, ilgili personel atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.

Ancak beş yıllık sürenin dolması, cezanın kendiliğinden ve otomatik olarak silineceği anlamına gelmez.

Personelin bu süre içerisindeki davranışları ve başvurusunun haklı görülmesi gibi hususlar değerlendirilir.

Bu nedenle uyarma cezasının doğrudan maaş kesintisi yaratmaması, personelin cezanın hukuka uygunluğunu önemsememesi gerektiği anlamına gelmez.

Özellikle disiplin geçmişine ve ceza puanlarına bağlı personel işlemleri bakımından hukuka aykırı uyarma cezalarına süresinde itiraz edilmesi önem taşıyabilir.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezasına İlişkin Örnek Olaylar

Örnek Olay 1: Arazi Görevinden Dönen Uzman Çavuşun Botlarının Kirli Olması

Bir jandarma uzman çavuş, gece boyunca kırsal alanda asayiş devriyesi gerçekleştirmiştir. Yağışlı hava ve çamurlu arazi nedeniyle botları kirlenmiştir.

Personel, görev dönüşünden kısa süre sonra yapılan denetimde botlarının kirli olduğu gerekçesiyle disiplin soruşturmasına konu edilmiştir.

Bu olayda botların gerçekten hangi koşullarda kirlendiği, görevin ne zaman sona erdiği ve personelin temizlik yapabilmesi için makul zamanı bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Sırf botların çamurlu olması, personelin temizlik yükümlülüğünü kusurlu biçimde ihlal ettiğini göstermeyebilir.

Örnek Olay 2: Ortak Kullanılan Jandarma Aracının Kirli Olması

Bir jandarma karakolunda bulunan hizmet aracı, aynı gün içerisinde farklı timler tarafından kullanılmıştır.

Akşam saatlerinde yapılan denetimde aracın kirli olduğu tespit edilmiş ve son kullanan uzman çavuş hakkında uyarma cezası verilmesi değerlendirilmiştir.

Bu durumda araç kullanım kayıtları, teslim saatleri, görev koşulları ve temizliğin hangi personelin sorumluluğunda olduğu araştırılmalıdır.

Aracın son kullanıcısı olmak, her durumda bütün temizlik eksikliğinden kişisel olarak sorumlu olmak anlamına gelmez.

Örnek Olay 3: Üniformanın Ütüsüz Olduğu İddiası

Bir jandarma astsubayının pantolonunun ütüsüz olduğu gerekçesiyle hakkında tutanak düzenlenmiştir.

Personel, göreve temiz ve ütülü kıyafetle başladığını, uzun süreli faaliyet sırasında kıyafetin kırıştığını ileri sürmektedir.

Bu durumda denetimin yapıldığı zaman, görev koşulları ve tutanakta yer alan tespitlerin yeterliliği değerlendirilmelidir.

Özellikle Danıştayın 2019 tarihli kararında belirtildiği üzere, personelin kıyafetinin ütülü olduğunu ispatlama yükümlülüğü bulunduğu şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.

Örnek Olay 4: Silahın Temizliğinden Sorumlu Olmayan Personel

Bir jandarma uzman çavuş, kısa süreliğine kendisine verilen silahın kirli olduğu gerekçesiyle disiplin soruşturmasına konu edilmiştir.

Personel, silahı bu şekilde teslim aldığını ve bakım işleminin yetkili birim tarafından yapılması gerektiğini savunmaktadır.

Bu durumda silahın teslim kayıtları ve bakım sorumluluğu araştırılmalıdır.

Personelin kendisine yüklenebilir bir temizlik yükümlülüğünü ihlal edip etmediği açıklığa kavuşturulmadan doğrudan uyarma cezası verilmesi hukuken tartışmalı olabilir.

Örnek Olay 5: Ortak Nöbet Odasının Kirli Olması

Bir jandarma karakolunda ortak kullanılan nöbet odasının temiz olmadığı tespit edilmiştir.

İdare, denetim sırasında nöbetçi olan uzman çavuş hakkında disiplin soruşturması başlatmıştır.

Ancak odanın farklı vardiyalardaki personel tarafından kullanıldığı ve temizliğe ilişkin görev dağılımının açık olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda nöbet devir teslim kayıtları, odanın önceki durumu ve temizlik sorumluluğunun hangi personele ait olduğu araştırılmalıdır.

Örnek Olay 6: Temizlik İmkânının Bulunmaması

Bir jandarma birliğinde belirli süre su kesintisi meydana gelmiştir.

Personel, görev araçlarının temizliğini gerçekleştiremediği gerekçesiyle disiplin soruşturmasına konu edilmiştir.

Bu durumda su kesintisinin tarihi, alternatif temizlik imkânları ve personelin ilgili durumu amirlerine bildirip bildirmediği değerlendirilmelidir.

Personelin fiilen yerine getirmesi mümkün olmayan bir temizlik işlemi nedeniyle kusurlu davranmış sayılması, somut olayın koşullarına göre hukuken tartışmalı olabilir.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Jandarma Temizlik Uyarma Cezası Nedir?

7068 sayılı Kanun’un 8/1-a maddesine göre silahını, araç ve gerecini, giyim ve kuşamını temiz tutmamak veya çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemek, uyarma cezasını gerektiren disiplinsizliktir. Ancak ceza uygulanabilmesi için ilgili personelin temizlik sorumluluğu ve kusuru somut biçimde değerlendirilmelidir.

Jandarma Uzman Çavuşun Botu Kirliyse Ceza Alır mı?

Botun kirli olması tek başına her durumda disiplin cezasını gerektirmez. Kirlenmenin görev sırasında meydana gelip gelmediği, personelin temizlik yapabilmesi için makul imkânının bulunup bulunmadığı ve olayın delilleri araştırılmalıdır.

Jandarma Hizmet Aracı Kirli Olursa Kime Ceza Verilir?

Aracın temizliğinden hangi personelin sorumlu olduğu belirlenmelidir. Özellikle birden fazla tim tarafından kullanılan araçlarda son kullanıcı olmak, otomatik olarak bütün temizlik eksikliğinden sorumlu tutulmayı gerektirmez.

Jandarma Üniformasının Ütüsüz Olması Disiplin Cezası Gerektirir mi?

Somut olayda mevzuata aykırılık ve kişisel kusur bulunması hâlinde disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir. Ancak kıyafetin hangi koşullarda kırıştığı, denetimin zamanı ve fiilin yeterli delille ispatlanıp ispatlanmadığı önemlidir.

Jandarma Silahı Kirli Olursa Uyarma Cezası Alır mı?

Silah temizliğine ilişkin görev yükümlülüğünün kusurlu biçimde ihlal edilmesi hâlinde uyarma cezası gündeme gelebilir. Silahın mevcut durumu, zimmet ve bakım kayıtları ile personelin sorumluluğu araştırılmalıdır.

Jandarma Temizlik Cezasında Danıştay Kararı Var mı?

Evet. Danıştay 5. Dairesinin 15.04.2019 tarihli, E.2016/15914, K.2019/2792 sayılı kararı, polis memurunun kıyafet temizliği nedeniyle aldığı uyarma cezasına ilişkin ispat ve görev koşulları bakımından önemli değerlendirmeler içermektedir. Karar eski disiplin mevzuatına ilişkin olmakla birlikte güncel uyuşmazlıklar açısından yararlı hukuki ilkeler taşımaktadır.

Jandarma Uyarma Cezasında Savunma Süresi Kaç Gündür?

7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesine göre savunma için personele yedi günden az süre verilemez. Ayrıca personelin savunma isteminden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunmaktadır.

Jandarma Uyarma Cezasına İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma cezalarına karşı tebliğden itibaren on gün içerisinde yazılı itiraz yapılabilir. Cezayı veren makama göre özel itiraz usulleri uygulanabilir.

Jandarma Temizlik Uyarma Cezası İptal Edilebilir mi?

Evet. Fiilin ispatlanamaması, kirlenmenin görev koşullarından kaynaklanması, ilgili personelin temizlik sorumluluğunun bulunmaması, kusurun araştırılmaması veya savunma hakkının ihlal edilmesi gibi nedenlerle iptal gündeme gelebilir.

Jandarma Uyarma Cezası Maaştan Kesilir mi?

Uyarma cezası, personele daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Doğrudan günlük maaş kesintisi yaratmaz. Ancak disiplin geçmişi ve ceza puanları bakımından sonuçları bulunabilir.

Jandarma Uyarma Cezası Kaç Disiplin Puanıdır?

7068 sayılı Kanun’un Jandarma ve Sahil Güvenlik personeline ilişkin disiplin ceza puanı çizelgesinde uyarma cezası bir puan olarak düzenlenmiştir.

Jandarma Uyarma Cezası Özlük Dosyasından Silinebilir mi?

7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre uyarma cezasının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra, şartları varsa atamaya yetkili amire başvurularak cezanın özlük dosyasından silinmesi istenebilir. Ancak silinme işlemi otomatik değildir.

Sonuç: Jandarma Temizlik Uyarma Cezasının Hukuki Değerlendirmesi

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların silahlarını, araç ve gereçlerini, resmî kıyafetlerini ve çalışma alanlarını temiz tutmaları, kurumsal disiplin ve hizmet gerekleri bakımından önemlidir.

Ancak temizlik yükümlülüğünün bulunması, görev sırasında meydana gelen her kirlenmenin doğrudan disiplin cezası verilmesini gerektirdiği anlamına gelmemektedir.

Özellikle kırsal alanda görev yapan, yağışlı havalarda devriye gerçekleştiren, arazi faaliyetlerine katılan veya uzun süreli nöbet hizmeti yürüten personelin kıyafet ve teçhizatının kirlenmesi mümkündür.

Bu nedenle 7068 sayılı Kanun’un 8/1-a maddesi kapsamında uyarma cezası uygulanmadan önce, kirlenmenin hangi nedenle meydana geldiği ve personelin temizlik yükümlülüğünü kusurlu biçimde ihlal edip etmediği araştırılmalıdır.

Ayrıca hizmet araçları ve ortak çalışma alanları gibi birden fazla personelin sorumluluğunda bulunabilecek yerlerde, görev dağılımının belirlenmesi gerekir.

Danıştay 5. Dairesinin E.2016/15914, K.2019/2792 sayılı kararı da disiplin soruşturmasında ispat yükünün idareye ait olduğunu ve personelin görev koşullarının dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.

Bunun yanında kirli kıyafet kullanılması ile genel kılık kıyafet kurallarına aykırılık, eksik teçhizatla göreve çıkmak veya silahın bakımını gereği gibi yapmamak gibi farklı davranışların doğru hukuki nitelendirilmesi önem taşımaktadır.

Sonuç olarak jandarma temizlik uyarma cezası, yalnızca silahın, aracın, üniformanın veya görev yerinin kirli bulunmasına dayanılarak değil; ilgili personelin somut temizlik yükümlülüğünü, görev koşulları ve mevcut imkânları dikkate alındığında kusurlu biçimde ihlal ettiğinin ortaya konulması hâlinde uygulanmalıdır.

Bu unsurlar araştırılmadan veya savunma hakkı korunmadan verilen uyarma cezalarına karşı idari itiraz ve iptal davası yollarına başvurulması mümkündür.

Bu Yazıda
Son blog içeriklerini incelediniz mi?

En son eklenen güncel içeriklerimiz.

Hapis cezası alan uzman çavuş görevine devam edebilir mi?
Daha Önce İstihdam Edilmemiş Olmak Şartı: TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik Personel Alımlarında Hukuki Dayanaklar
Jandarma Temizlik Uyarma Cezası: Kirli Bot, Üniforma, Silah, Araç ve Görev Yeri Temizliği
1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 131. Maddesi: Askeri Eşyayı Çalma, Zimmete Geçirme ve Mühimmat Suçları
Yazıyı Paylaş
Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alın.

Dosyanın niteliği, süreler ve uygulanacak mevzuat somut olay bazında değerlendirilir.

0%
Hesaplanıyor...
Aradığınız içeriği bulamadınız mı?

Hukuki konunuz farklı bir başlık altında değerlendiriliyor olabilir. Faaliyet alanlarını inceleyebilir veya iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Hattı

Daha hızlı iletişime geçmek ve detaylı bilgi almak için hemen mesaj gönderin.

+90 551 411 81 81
HH
HankaHukuk

https://hankahukuk.com

İLGİLİ İÇERİKLER
Benzer hukuki içerikler.
YAZI
17 dk
Genel
Hapis cezası alan uzman çavuş görevine devam edebilir mi?

Hapis cezası alan uzman çavuş, suçun türüne ve mahkemenin verdiği son karara[…]

Devamını Gör
YAZI
26 dk
Genel
Daha Önce İstihdam Edilmemiş Olmak Şartı: TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik Personel Alımlarında Hukuki Dayanaklar

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen[…]

Devamını Gör
YAZI
23 dk
Genel
1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 131. Maddesi: Askeri Eşyayı Çalma, Zimmete Geçirme ve Mühimmat Suçları

1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun 131. maddesi, askerî hizmetin yürütülmesi sırasında kamu[…]

Devamını Gör