Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların mesleki ilişkilerinde nezaket, saygı ve ölçülülük kurallarına uygun davranmaları, kolluk hizmetlerinin düzenli yürütülmesi bakımından önemli yükümlülüklerinden biridir. Özellikle jandarma karakollarında, komando birliklerinde, asayiş timlerinde ve idari hizmet birimlerinde görev yapan personelin amirleriyle, üstleriyle, astlarıyla, mesai arkadaşlarıyla ve vatandaşlarla kurduğu iletişim, hem kurumsal disiplinin korunması hem de kamu hizmetine duyulan güvenin sürdürülmesi bakımından önem taşımaktadır.
Ancak mesleki nezaket yükümlülüğünün bulunması, jandarma personelinin sergilediği her davranışın bir amir tarafından beğenilmemesi durumunda disiplin cezasıyla karşılaşabileceği anlamına gelmemektedir. Özellikle görev yoğunluğu, ani gelişen olaylar, farklı görüşlerin ortaya çıkması ve hizmetin gerektirdiği zorunlu uyarılar nedeniyle personel arasında zaman zaman iletişim sorunları yaşanabilmektedir. Böyle durumlarda disiplin hukukunun amacı, kişisel anlaşmazlıkları cezalandırmak değil, kanunda düzenlenen disiplinsizliklerin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemektir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun kapsamında jandarma nezaket kurallarına aykırı davranmak, personelin mesleki veya sosyal ilişkilerinde nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlar sergilemesi nedeniyle disiplin sorumluluğunun gündeme gelmesine neden olabilmektedir. Kanunun 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen bu disiplinsizliğin karşılığı uyarma cezasıdır.
Ancak bir jandarma uzman çavuşun komutanıyla fikir ayrılığı yaşaması, bir astsubayın mesai arkadaşıyla tartışması veya personelin vatandaşa karşı kısa ve doğrudan ifadeler kullanması, her olayda nezaket kurallarına aykırılık oluşturmaz. Kullanılan ifadelerin gerçek içeriği, davranışın gerçekleştiği ortam, tarafların görev ilişkisi ve olayın bütün koşulları araştırılmalıdır.
Özellikle nezaketsizlik, saygısızlık, hakaret ve mevzuata aykırı hitap kavramlarının birbirinden ayrılması önemlidir. Çünkü 7068 sayılı Kanun, bu davranışları farklı maddelerde düzenlemiş ve farklı disiplin yaptırımlarına bağlamıştır. Bir davranışın hukuki niteliği yanlış belirlenirse, disiplin cezasının iptali gündeme gelebilir.
Bu makalede jandarma nezaket kurallarına aykırı davranmak fiilinin unsurları, uzman çavuş ve astsubayların mesleki nezaket yükümlülükleri, amirlerle ve vatandaşlarla iletişim, ses tonunun yükseltilmesi, toplantı ve WhatsApp yazışmaları, Danıştay ve idare mahkemesi kararları, uyarma cezasına karşı savunma, itiraz ve iptal davası ayrıntılı biçimde incelenmektedir.
Jandarma Nezaket Kurallarına Aykırı Davranmak Hangi Disiplin Cezasını Gerektirir?
7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde uyarma cezasını gerektiren fiil şu şekilde düzenlenmiştir:
“Nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak.”
Bu hüküm, jandarma personelinin yalnızca kullandığı kelimelerle değil, tavır ve davranışlarıyla da mesleki nezaket kurallarına uygun hareket etmesini gerektirmektedir. Ancak kanun, bütün nezaket kurallarını tek tek saymadığı gibi her ortamda aynı davranış biçiminin sergilenmesini de öngörmemektedir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun amiriyle yaptığı resmî görüşmede sergilediği davranış ile izinli olduğu sırada mesai arkadaşıyla gerçekleştirdiği özel konuşma, mesleki ilişkileri ve disiplin sorumluluğu bakımından farklı koşullar içerebilir.
Benzer şekilde asayiş olayına müdahale eden bir jandarma personelinin vatandaşa kısa ve kesin talimatlar vermesi, görev sırasında gerekli olabilir. Buna karşılık aynı personelin herhangi bir hizmet gerekçesi bulunmaksızın vatandaşı küçümseyici veya kaba tavırlar sergilemesi farklı değerlendirilir.
Dolayısıyla disiplin cezasının uygulanabilmesi için yalnızca davranışın hoş karşılanmadığının belirtilmesi yeterli değildir. İdarenin hangi somut tavır veya davranışın nezaket kuralına aykırı olduğunu açıklaması, olayın gerçekleştiğini delillerle ortaya koyması ve personelin kusurunu değerlendirmesi gerekir.
Jandarmada Nezaket Kurallarına Aykırılık Ne Anlama Gelir?
Nezaket, kişiler arasındaki iletişimde saygılı, ölçülü ve uygun davranmayı ifade etmektedir. Jandarma teşkilatında ise bu kavram, kamu görevinin ve kolluk hizmetinin gerektirdiği mesleki sorumluluklarla birlikte değerlendirilmektedir.
Örneğin jandarma personelinin vatandaşa başvurusunun neden değerlendirilemediğini açıklaması, karşı tarafın sözünü dinlemesi ve yetkisi dışında kalan işlemler için ilgili makama yönlendirme yapması, mesleki nezaket yükümlülüğüyle bağlantılıdır.
Buna karşılık personelin bir vatandaşı dinlemeyi keyfî biçimde reddetmesi, görüşme sırasında gereksiz kaba davranışlar sergilemesi veya kişiyi küçük düşürmeye yönelik jestlerde bulunması, olayın niteliğine göre nezaket kurallarına aykırılık oluşturabilir.
Ancak her iletişim uyuşmazlığında yalnızca karşı tarafın kendisini rahatsız hissetmesiyle yetinilmemelidir. Özellikle kolluk hizmetlerinde vatandaşın hukuken yerine getirilmesi gereken bir talimatı kabul etmek istememesi veya işlemden memnun olmaması mümkündür.
Örneğin bir trafik kontrolünde sürücünün aracı durdurmasının istenmesi veya kimlik kontrolü sırasında belirli belgelerin talep edilmesi, sırf muhatabın bundan rahatsız olması nedeniyle nezaketsizlik olarak değerlendirilmemelidir.
Nezaket kurallarına aykırılık, yalnızca muhatabın davranıştan hoşlanmamasına değil, personelin somut tavır veya davranışının mesleki nezaket yükümlülüğüyle bağdaşmamasına dayanmalıdır.
Jandarma Personel Yönetmeliği’ne Göre Nezaket Kuralları
Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Yönetmeliği’nin 20’nci maddesinde personelin davranış kuralları düzenlenmektedir. Bu düzenleme, nezaket yükümlülüğünün kapsamını belirlemek bakımından doğrudan önem taşımaktadır.
Maddenin birinci fıkrasına göre personel, resmî sıfatının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduğunu hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadır. Bu hüküm, jandarma personelinin davranışlarının yalnızca görev sırasında değil, mesleki sıfatıyla bağlantılı diğer durumlarda da önem taşıyabileceğini göstermektedir.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasında astların üstlerine, maiyetlerin amirlerine, personelin diğer kamu görevlilerine ve hizmetten yararlananlara mesleki nezaket kurallarına göre hitap edeceği düzenlenmiştir.
Dördüncü fıkranın (b) bendinde ise personelin amirlerine, üstlerine, meslektaşlarına, astlarına, diğer personele ve hizmetten yararlananlara karşı nazik ve saygılı davranması, gerekli ilgiyi göstermesi ve yetkisi dışındaki konuları ilgili birime veya yetkiliye yönlendirmesi öngörülmüştür.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, jandarma teşkilatında nezaket yükümlülüğünün yalnızca astların amirlerine yönelik davranışlarından ibaret olmadığı görülmektedir. Amirlerin astlarına, aynı rütbedeki personelin birbirine ve bütün personelin vatandaşlara yönelik davranışları da mesleki nezaket kuralları bakımından önemlidir.
Ancak Yönetmelikteki genel davranış yükümlülükleri, 7068 sayılı Kanun’un farklı disiplin fiilleri arasındaki sınırların ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaz. Disiplin cezası verilirken uygulanacak kanun hükmünün unsurları ayrıca değerlendirilmelidir.
Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Yönetmeliği’nde Nezaket
Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmelik’in 16’ncı maddesinde mesleki görgü ve nezaket kuralları düzenlenmektedir. Bu madde, jandarma personelinin görev ve mesleki ilişkilerinde uyacağı davranış standartlarını açıklamak bakımından önemlidir.
Mesleki nezaket kuralları, kamu görevinin niteliği ve teşkilatın hiyerarşik yapısıyla bağlantılıdır. Ancak bu kuralların uygulanması, yalnızca üst rütbeli personele saygı gösterilmesiyle sınırlı değildir.
Örneğin bir jandarma astsubayının emrinde görev yapan uzman çavuşa karşı sergilediği davranış da mesleki görgü ve nezaket bakımından değerlendirilmelidir. Benzer şekilde uzman çavuşun diğer kamu kurumlarında görev yapan personele karşı uygun bir iletişim dili kullanması beklenmektedir.
Bununla birlikte mevzuatta genel nezaket yükümlülüğünün bulunması, disiplin amirinin her iletişim sorununu aynı kanun hükmüyle cezalandırabileceği anlamına gelmez.
Özellikle saygısızlık, hakaret, tehdit veya mevzuata aykırı hitap gibi başka özel disiplin fiillerinin bulunduğu durumlarda, somut davranışın doğru nitelendirilmesi gerekir.
Jandarma Uzman Çavuşun Amirine Karşı Nezaketsiz Davranması
Jandarma uzman çavuşların amirleri ve üstleriyle iletişimlerinde mesleki nezaket kurallarına uygun hareket etmeleri gerekmektedir. Ancak bu yükümlülük, personelin her konuda amiriyle aynı görüşte olması veya görevle ilgili itiraz ve açıklamalarını hiçbir şekilde dile getirmemesi anlamına gelmemektedir.
Örneğin bir uzman çavuş, kendisine verilen görevle ilgili tereddüdünü amirine açıklayabilir veya görev dağılımının yeniden değerlendirilmesini isteyebilir. Bu açıklamanın yapılması, tek başına nezaket kurallarına aykırılık oluşturmaz.
Buna karşılık aynı personelin konuşma sırasında alaycı jestler yapması, muhatabını küçümseyen davranışlar sergilemesi veya mesleki iletişimin gerektirdiği temel nezaket kurallarına açıkça aykırı hareket etmesi farklı sonuç doğurabilir.
Ancak böyle bir durumda dahi olayın gerçek koşulları araştırılmalıdır. Özellikle amirin kullandığı ifadeler, görüşmenin amacı, personelin davranışı ve olayın gelişim şekli birlikte değerlendirilmelidir.
Yalnızca personelin amirin görüşüne katılmaması veya kendisine yöneltilen eleştiriye cevap vermesi, otomatik olarak nezaketsizlik anlamına gelmemektedir.
Jandarma Astsubayının Uzman Çavuşa Karşı Nezaketsiz Davranması
Jandarma teşkilatında mesleki nezaket yükümlülüğü karşılıklıdır. Bu nedenle astsubay veya subayların astlarına yönelik davranışları da ilgili mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin bir jandarma astsubayının emrindeki uzman çavuşa görevini eksik yaptığı gerekçesiyle uyarıda bulunması, amirlik veya üstlük ilişkisinin doğal sonucu olabilir. Ancak uyarının yapılma biçimi, kullanılan sözler ve sergilenen tavırlar önemlidir.
Personelin eksikliğinin açıklanmasıyla, personelin mesai arkadaşları önünde gereksiz biçimde küçük düşürülmesi farklıdır.
Örneğin bir astsubayın uzman çavuşa belirli bir işlemin yanlış olduğunu söylemesi, tek başına nezaketsizlik değildir. Buna karşılık sürekli alaycı biçimde konuşması, aşağılayıcı jestler yapması veya kişisel niteliklerini hedef alan davranışlar sergilemesi başka hukuki sonuçlara neden olabilir.
Ancak bu tür davranışların hangi disiplin hükmüne girdiği ayrıca belirlenmelidir. Özellikle onur kırıcı söz, hakaret veya sistematik baskı niteliği taşıdığı ileri sürülen davranışlar bakımından daha farklı düzenlemelerin uygulanması gerekebilir.
Bu nedenle rütbe üstünlüğü, nezaket yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte astına karşı sert bir hizmet uyarısında bulunulmuş olması da otomatik olarak disiplin suçu işlendiği anlamına gelmez.
Jandarmada Vatandaşa Kaba Davranmak Disiplin Cezası Gerektirir mi?
Jandarma personelinin vatandaşlarla iletişimi, kolluk hizmetlerinin kamuya yansıyan en önemli yönlerinden biridir. Karakola müracaat eden, şikâyette bulunan, bilgi isteyen veya hakkında işlem gerçekleştirilen kişilerle uygun iletişim kurulması beklenmektedir.
Ancak kolluk hizmetlerinde vatandaşların beklentileri ile mevzuatın öngördüğü işlemler her zaman örtüşmeyebilir.
Örneğin bir vatandaşın talep ettiği işlemin jandarmanın görev alanında bulunmaması durumunda personel, ilgili kişiyi yetkili kuruma yönlendirebilir. Vatandaşın bu açıklamadan memnun olmaması, personelin mutlaka nezaketsiz davrandığını göstermez.
Buna karşılık jandarma personelinin başvuruyu dinlemeyi keyfî biçimde reddetmesi, vatandaşı küçümseyen tavırlar sergilemesi veya uygun olmayan bir üslupla karşılık vermesi disiplin sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Ancak soruşturmada yalnızca vatandaşın kendisine kaba davranıldığını ileri sürmesi yeterli kabul edilmemelidir. Kullanılan sözler, olayın geçtiği ortam, personelin yerine getirdiği görev ve varsa diğer deliller değerlendirilmelidir.
Özellikle vatandaşın hukuka uygun kolluk işlemine karşı çıkması nedeniyle yaşanan gerginlikte, personelin davranışının hizmetin gerektirdiği zorunlu uyarı mı yoksa gereksiz bir nezaketsizlik mi olduğu araştırılmalıdır.
Jandarma Personelinin Vatandaşı Dinlememesi Nezaketsizlik midir?
Jandarma Personel Yönetmeliği’nin 20’nci maddesinde, hizmetten yararlanan kişilere gerekli ilginin gösterilmesi ve yetki dışındaki konuların ilgili birime yönlendirilmesi öngörülmektedir.
Bu nedenle vatandaşın müracaatının hiç dinlenmemesi veya açıklama yapılmadan geri çevrilmesi, olayın niteliğine göre mesleki nezaket yükümlülüğü bakımından değerlendirilebilir.
Ancak her başvurunun aynı personel tarafından sonuçlandırılması gerekmez. Özellikle adli veya idari işlemlerde görev ve yetki dağılımı önemlidir.
Örneğin karakola gelen vatandaşın belirli bir belge talebinin ilgili birime yönlendirilmesi, nezaketsizlik değil hukuka uygun görev paylaşımı olabilir.
Buna karşılık personelin yönlendirme yapmaksızın başvurucuyla ilgilenmemesi ve küçümseyici davranışlar sergilemesi farklıdır.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında personelin gerçekten ilgisiz veya kaba davranıp davranmadığı ile yalnızca vatandaşın istediği işlemi yapmadığı hususu birbirinden ayrılmalıdır.
Jandarma Nezaketsizlik ile Saygısızlık Arasındaki Fark
7068 sayılı Kanun’da nezaket kurallarına aykırı davranmak ile saygısızlık farklı disiplin fiilleridir.
Kanunun 8/1-e maddesinde nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak uyarma cezasına bağlanmıştır. Buna karşılık aynı Kanun’un 8/2-e maddesinde, görev sırasında veya dışında aynı rütbede çalışanlara veya mesai arkadaşlarına karşı saygısız davranmak kınama cezasını gerektiren fiil olarak düzenlenmiştir.
Ayrıca görev sırasında amir veya üstlere saygısız davranmak, 8/4-a-7 maddesinde dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirmektedir. Görev dışında amir veya üstlere saygısız davranmak ise 8/3-a-5 maddesinde üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasına bağlanmıştır.
Dolayısıyla davranışın nezaketsizlik veya saygısızlık olarak nitelendirilmesi, uygulanacak cezanın türünü doğrudan etkileyebilir.
Örneğin jandarma uzman çavuşun amiriyle konuşurken uygun olmayan beden dili kullanması ile amirine doğrudan küçümseyici ve saygısız sözler yöneltmesi aynı değildir.
Ancak yalnızca davranışın daha hafif veya daha ağır görülmesiyle hukuki nitelendirme yapılamaz. İsnat edilen fiilin hangi kanuni unsurları gerçekleştirdiği belirlenmelidir.
Özellikle personelin davranışının kanunda daha özel bir fiil olarak düzenlendiği durumlarda, idarenin genel nezaket hükmünü hangi gerekçeyle uyguladığı açıklanmalıdır.
Jandarma Nezaketsizlik ile Hakaret Arasındaki Fark
Nezaketsizlik ve hakaret, hukuki bakımdan farklı kavramlardır.
Nezaketsizlik, mesleki ilişki içerisinde beklenen davranış biçimine aykırılığı ifade edebilirken hakaret, kişinin onur, şeref veya saygınlığını hedef alan belirli söz veya davranışlarla bağlantılıdır.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun mesai arkadaşına kısa ve sert biçimde cevap vermesi, somut olayda nezaket kurallarına aykırılık tartışması doğurabilir. Buna karşılık doğrudan aşağılayıcı ifadeler kullanılması veya kişinin şeref ve saygınlığını hedef alan sözler söylenmesi farklı değerlendirilmelidir.
Ayrıca hakaret niteliğindeki davranışlar, 7068 sayılı Kanun kapsamında başka disiplin hükümlerine veya olayın şartlarına göre ceza hukuku incelemesine konu olabilir.
Bu nedenle bir sözün yalnızca kaba veya kırıcı bulunması, her durumda hakaret fiilinin oluştuğunu göstermez.
Benzer şekilde hakaretin unsurları oluşmadığı gerekçesiyle her türlü nezaketsizlik iddiasının da kendiliğinden ortadan kalktığı söylenemez.
Önemli olan kullanılan sözlerin gerçek anlamı, yöneltildiği kişi, konuşmanın amacı ve somut olayın koşullarıdır.
Jandarma Nezaketsizlik ile Mesleki Hitap Kurallarına Aykırılık
7068 sayılı Kanun’un 8/2-h maddesinde mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunmak, kınama cezasını gerektiren ayrı bir disiplinsizlik olarak düzenlenmiştir.
Buna karşılık 8/1-e maddesinde yalnızca hitap biçimi değil, genel olarak nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlar düzenlenmektedir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun üstüne hangi unvanla hitap ettiğiyle ilgili uyuşmazlıkta, mesleki hitap kurallarına ilişkin özel düzenlemenin uygulanabilirliği araştırılmalıdır.
Buna karşılık personelin konuşma sırasında alaycı jestler yapması, muhatabının sözünü gereksiz biçimde kesmesi veya iletişimde uygunsuz beden dili kullanması, doğrudan hitap kelimesinden bağımsız bir davranış olabilir.
Dolayısıyla disiplin soruşturmasında hangi davranışın hangi hukuki yükümlülüğü ihlal ettiği açıklanmalıdır.
Özellikle tek bir davranış nedeniyle hem nezaketsizlik hem de hitap kurallarına aykırılık cezası verilmek isteniyorsa, 7068 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesindeki aynı fiil nedeniyle birden fazla disiplin cezası uygulanamaması kuralı değerlendirilmelidir.
Jandarmada Yüksek Sesle Konuşmak Disiplin Suçu mudur?
Jandarma personelinin amiri, mesai arkadaşı veya vatandaşla yüksek sesle konuşması, bazı durumlarda nezaket kurallarına aykırılık iddiasına konu olabilir.
Ancak yüksek sesle konuşmak, tek başına her olayda disiplin cezası verilmesini gerektirmemektedir.
Örneğin acil bir asayiş olayında kalabalığa güvenlik uyarısı yapan jandarma personelinin sesini yükseltmesi, görevin niteliğinden kaynaklanabilir. Benzer şekilde gürültülü ortamda iletişim kurmak için yüksek sesle konuşulması zorunlu olabilir.
Buna karşılık sakin bir ortamda muhatabı sindirmek veya küçük düşürmek amacıyla bağırılması farklı değerlendirilir.
Disiplin soruşturmasında yalnızca personelin yüksek sesle konuştuğunun belirtilmesi yeterli olmayabilir. Konuşmanın amacı, muhatabın davranışı, kullanılan kelimeler ve ses tonunun hangi koşullarda yükseldiği araştırılmalıdır.
Özellikle sesin yükseltilmesiyle birlikte tehdit veya saygısızlık gibi başka davranışlar bulunduğu ileri sürülüyorsa, bunların ilgili özel disiplin hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Jandarma Personelinin Amirine Sert Cevap Vermesi
Jandarma personelinin amirine yöneltilen bir soruya veya uyarıya sert cevap verdiğinin ileri sürülmesi, disiplin soruşturmasına neden olabilir.
Ancak sert cevap kavramı, kişisel değerlendirmeye açık olduğundan kullanılan ifadelerin somutlaştırılması önemlidir.
Örneğin uzman çavuşun kendisine yönelik bir isnada karşı “Bu olayı ben gerçekleştirmedim, tutanakların incelenmesini istiyorum” demesi, tek başına nezaketsizlik değildir.
Buna karşılık aynı açıklamanın muhatabı aşağılayan davranışlarla veya uygunsuz sözlerle birlikte yapılması farklı değerlendirme gerektirebilir.
Özellikle personelin savunma veya açıklama hakkını kullanmasıyla nezaket kurallarına aykırı davranması birbirine karıştırılmamalıdır.
Disiplin amirinin yalnızca verilen cevabı beğenmemesi, personelin nezaketsizlik fiilini gerçekleştirdiğini göstermek için yeterli değildir.
Çanakkale 2. İdare Mahkemesinin Nezaket ve Görev Sorumluluğuna İlişkin Kararı
Jandarma personelinin nezaket kurallarına aykırı davranmak fiili bakımından dikkat çekici kararlardan biri, Çanakkale 2. İdare Mahkemesi tarafından verilmiştir.
Karara konu olayda Bozcaada İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapan bir jandarma uzman çavuş ile astsubay arasında nizamiye bölgesinde tartışma meydana gelmiştir.
Olay sırasında uzman çavuşun yüksek sesle konuştuğu ve astsubayın kendisine emir verme yetkisi bulunmadığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
İdare, uzman çavuşun belirli bir işlemi yerine getirmediği ve görev sorumluluğunu üstlenmekten kaçındığı gerekçesiyle 7068 sayılı Kanun’un 8/2-f maddesi kapsamında kınama cezası uygulamıştır.
Ancak mahkeme, talep edilen işlemin uzman çavuşun görev tanımı içerisinde bulunup bulunmadığını değerlendirmiştir.
Yargısal incelemede, somut olayda yapılması istenilen işlemin ilgili personelin görev tanımında bulunmadığı, davranışın ise mesleki usul, görgü ve nezaket kuralları bakımından değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
Bu nedenle personelin 8/2-f maddesinde düzenlenen görev sorumluluğunu üstlenmekten kaçınma fiilinden cezalandırılması hukuka uygun bulunmamış ve kınama cezasının iptaline karar verilmiştir.
Çanakkale Kararının Jandarma Nezaket Uyuşmazlıkları Açısından Önemi
Bu kararın temel önemi, disiplin fiilinin doğru hukuki nitelendirilmesi gerektiğini göstermesidir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun üstüyle tartışması, somut olayda mesleki nezaket kurallarına aykırı davranış oluşturabilir. Ancak bu durum, personelin kendisine verilmiş görev sorumluluğunu üstlenmekten kaçındığı anlamına gelmeyebilir.
Dolayısıyla idarenin yalnızca davranışın uygun olmadığını belirterek daha ağır veya farklı disiplin hükmünü uygulaması doğru değildir.
Bununla birlikte Çanakkale 2. İdare Mahkemesinin kararından, personelin davranışının kesin olarak 8/1-e maddesinden cezalandırılması gerektiği veya mutlaka bu maddeden ceza verilmesinin mümkün olduğu sonucu çıkarılmamalıdır.
Kararda iptal edilen işlem, 8/2-f maddesine dayanan kınama cezasıdır. Mahkemenin nezaket kurallarına ilişkin değerlendirmesi ise yanlış hukuki nitelendirmenin açıklanması bakımından önemlidir.
Bu ayrım, disiplin savunmalarında ve iptal davalarında emsal kararların doğru kullanılabilmesi açısından dikkatle gözetilmelidir.
Danıştay 2. Dairesinin 24.05.2023 Tarihli Nezaketsizlik Kararı
7068 sayılı Kanun’un 8/1-e maddesine doğrudan ilişkin önemli kararlardan biri, Danıştay 2. Dairesinin 24.05.2023 tarihli, E.2023/1644, K.2023/2872 sayılı kararıdır.
Karara konu uyuşmazlıkta Çorum ili Laçin İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma astsubay üstçavuş olarak görev yapan personele, nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle uyarma cezası verilmiştir.
İlgili astsubay, disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek idare mahkemesinde iptal davası açmıştır.
İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge idare mahkemesi de istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.
Dosya daha sonra temyiz başvurusu ve buna ilişkin usul kararları çerçevesinde Danıştayın önüne gelmiştir.
Danıştay İkinci Dairesi, önüne gelen temyiz istemini değerlendirerek bölge idare mahkemesinin kararını onamıştır.
Ancak yayımlanan karar metninde, jandarma astsubayına isnat edilen somut söz veya davranışların ayrıntıları açıklanmamıştır.
Bu nedenle karardan, hangi kelimenin veya davranışın her durumda nezaketsizlik sayılacağına ilişkin doğrudan ve genel bir sonuç çıkarılması doğru değildir.
Danıştayın 2023 Tarihli Kararı Nasıl Değerlendirilmelidir?
Bu karar, 7068 sayılı Kanun’un 8/1-e maddesinden verilen uyarma cezasının idari yargı denetimine konu edildiğini ve yargılama sonucunda davanın reddi yönündeki kararın ayakta kaldığını göstermektedir.
Ancak kararın yayımlanmış gerekçesi, nezaket kurallarına aykırı sayılan somut davranışın bütün ayrıntılarını ortaya koymamaktadır.
Dolayısıyla kararın, jandarma personelinin yüksek sesle konuşması, amirine itiraz etmesi veya belirli bir hitap kullanması gibi bütün davranışların cezalandırılabileceği yönünde genel emsal olarak sunulması isabetli değildir.
Özellikle disiplin hukukunda her uyuşmazlık, gerçekleşen davranışın gerçek içeriği ve uygulanacak kanuni fiilin unsurları bakımından değerlendirilmelidir.
Bu nedenle söz konusu karar, doğrudan 8/1-e maddesine ilişkin doğrulanabilir bir Danıştay kararı olmakla birlikte, somut olayın maddi ayrıntıları bakımından sınırlı bilgi içerdiği dikkate alınarak kullanılmalıdır.
Polis Personeline Verilen Nezaketsizlik Cezasının İptaline İlişkin Karar Örneği
7068 sayılı Kanun’un yalnızca jandarma personeline değil, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline de uygulanması nedeniyle, aynı kanun kapsamındaki diğer kolluk uyuşmazlıkları da hukuki değerlendirme açısından önem taşıyabilir.
Yayımlanmış bir dava sonucuna ilişkin açıklamada, polis merkezi amir vekiliyle tartışan komiser yardımcısına verilen disiplin cezasının önce usul yönünden iptal edildiği, sonrasında nezaket kurallarına aykırı davranmak fiilinden verilen uyarma cezasının da yeni bir dava sonucunda iptal edildiği belirtilmektedir.
Olayda komiser yardımcısının, kendi personeline yönelik uyarının yapılma biçimine karşı çıktığı ve bu nedenle üstüyle tartıştığı aktarılmaktadır.
Ancak yayımlanan açıklamada mahkemenin adı, esas ve karar numarası ile tam gerekçeli karar doğrulanabilir biçimde bulunmamaktadır.
Bu nedenle kararın hangi hukuki gerekçeyle esastan iptal edildiği konusunda kesin bir değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Bununla birlikte uyuşmazlık, kolluk personelinin görevle ilgili görüş ayrılığının nezaket kurallarına aykırılık olarak nitelendirilmesinde somut davranışın doğru belirlenmesi gerektiğini göstermesi bakımından örnek niteliğindedir.
Özellikle tam gerekçeli kararın bulunmadığı hâllerde yayımlanmış dava sonucunun kapsamından daha geniş yorum yapılmamalıdır.
Jandarmada Görüş Ayrılığı Nezaketsizlik Sayılabilir mi?
Jandarma personelinin görevle ilgili konularda farklı görüşlere sahip olması, kamu hizmetinin niteliği gereği mümkün ve kimi zaman gerekli bir durumdur.
Örneğin bir jandarma astsubayı, asayiş devriyesinin planlanmasında farklı bir güzergâhın daha uygun olduğunu düşünebilir. Benzer şekilde uzman çavuş, kendisine verilen görevle ilgili belirli teknik eksiklikleri amirine bildirmek isteyebilir.
Bu tür açıklamalar, uygun mesleki iletişim çerçevesinde yapıldığı sürece doğrudan nezaketsizlik olarak değerlendirilmemelidir.
Ancak personelin görüşünü açıklama biçimi önemlidir.
Örneğin söz konusu görüşün sakin ve gerekçeli biçimde ifade edilmesiyle, karşı tarafın kişiliğini küçümseyen veya mesleki nezaket sınırlarını aşan davranışlarla ortaya konulması farklıdır.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca personelin amirinin görüşüne katılmadığı değil, görüşünü hangi tavır ve davranışlarla ifade ettiği araştırılmalıdır.
Anayasa Mahkemesi Kararları ve Jandarma Personelinin İfade Özgürlüğü
Jandarma personelinin nezaket kurallarına aykırı davranmak fiili değerlendirilirken ifade özgürlüğüne ilişkin anayasal güvenceler de önem taşımaktadır.
Anayasa Mahkemesi, 26.01.2022 tarihli, E.2021/22, K.2022/6 sayılı kararıyla, 7068 sayılı Kanun’un görev sırasında amir veya üstlerin işlem ve eylemlerine yönelik eleştirilerin cezalandırılmasına imkân tanıyan belirli ibaresini iptal etmiştir.
Mahkeme, kolluk personelinin ifade özgürlüğünden yararlandığını ve görevle ilgili eleştirilerin tümüyle disiplin yaptırımına bağlanmasının demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmayabileceğini değerlendirmiştir.
Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 11.02.2025 tarihli, E.2024/124, K.2025/39 sayılı kararıyla, 7068 sayılı Kanun’un 8/2-g maddesinde amirlerin veya çalışma arkadaşlarının işlem ve eylemlerine ilişkin olumsuz değerlendirmeleri kapsayan ibareler iptal edilmiştir.
Ancak bu kararlar, personelin her ortamda dilediği üslupla konuşabileceği veya mesleki nezaket yükümlülüğünün ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir.
Önemli olan görevle ilgili meşru eleştiri ile kişilikleri hedef alan küçümseyici davranışların birbirinden ayrılmasıdır.
Bu nedenle 8/1-e maddesi uygulanırken, Anayasa Mahkemesi tarafından ifade özgürlüğü kapsamında korunması gerektiği belirtilen davranışların yalnızca farklı bir disiplin hükmü kullanılarak cezalandırılması sonucunu doğurabilecek yorumlardan kaçınılmalıdır.
Bununla birlikte gerçekten bağımsız bir nezaket ihlali bulunuyorsa, bu davranışın kanuni unsurları ve ölçülülük şartları ayrıca değerlendirilebilir.
Jandarma WhatsApp Yazışmasında Nezaketsiz Davranmak
Jandarma personelinin görevle ilgili iletişimlerinde elektronik mesajlaşma uygulamalarından yararlanılması mümkündür. Özellikle WhatsApp gruplarında görev planlaması, personel bilgilendirmesi ve çeşitli idari konularla ilgili yazışmalar yapılabilmektedir.
Ancak elektronik mesajların kısa veya doğrudan ifadeler içermesi, her durumda nezaketsizlik anlamına gelmez.
Örneğin bir uzman çavuşun amirinin gönderdiği görevlendirme mesajına “Bilgi alındı” şeklinde cevap vermesi, yalnızca daha uzun veya farklı bir cevap kullanmadığı gerekçesiyle disiplinsizlik sayılmamalıdır.
Buna karşılık mesaj içerisinde aşağılayıcı, küçümseyici veya açıkça kaba ifadeler bulunması, olayın koşullarına göre disiplin sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Özellikle yazılı iletişimde ses tonu ve beden dili bulunmadığından, mesajın gerçek anlamının belirlenmesinde konuşmanın bütünlüğü önemlidir.
Bu nedenle yalnızca tek bir ekran görüntüsü üzerinden personelin davranışının nezaketsizlik olarak nitelendirilmesi, önceki ve sonraki mesajların göz ardı edilmesine neden olabilir.
Ayrıca yazışmaların delil olarak kullanılması hâlinde elde edilme yöntemi ve hukuka uygunluk şartları değerlendirilmelidir.
Jandarma Telsiz Görüşmesinde Kaba Konuşmak
Jandarma personelinin telsiz üzerinden yaptığı konuşmalar, hizmetin hızlı ve güvenilir yürütülmesi bakımından önemlidir.
Özellikle asayiş olaylarına müdahale sırasında kısa ve açık talimatların verilmesi gerekebilir. Bu nedenle personelin telsiz görüşmesinde doğrudan ifade kullanması, tek başına nezaket kurallarına aykırılık oluşturmaz.
Ancak telsiz üzerinden saygısızca konuşmak, 7068 sayılı Kanun’un 8/4-b-3 maddesinde ayrıca düzenlenmiş özel bir disiplinsizliktir.
Bu fiilin yaptırımı altı ay kısa süreli durdurma cezasıdır.
Dolayısıyla telsiz görüşmesinde uygunsuz üslup kullanıldığı iddiasında, öncelikle özel disiplin hükmünün uygulanabilir olup olmadığı araştırılmalıdır.
Örneğin personelin görev gereği sert ve kısa talimatlar vermesi ile telsiz üzerinden başka bir personele açıkça saygısız sözler söylemesi aynı değildir.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında konuşmanın gerçek içeriği, telsiz kayıtları ve olayın hizmet koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Jandarma Personelinin Özel Hayattaki Davranışları
Jandarma Personel Yönetmeliği’nde personelin resmî sıfatının gerektirdiği itibarı hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla koruması gerektiği düzenlenmiştir.
Ancak bu yükümlülük, personelin özel hayatında gerçekleştirdiği bütün davranışların sınırsız biçimde disiplin cezasına konu edilebileceği anlamına gelmemektedir.
Özellikle özel hayata saygı hakkı, ifade özgürlüğü ve ölçülülük ilkesi disiplin değerlendirmesinde önem taşımaktadır.
Örneğin jandarma personelinin izinli olduğu sırada arkadaşıyla yaşadığı kişisel anlaşmazlık, her koşulda görev sırasında vatandaşa nezaketsiz davranılmasıyla aynı şekilde değerlendirilemez.
Bununla birlikte özel yaşamda sergilenen belirli davranışların mesleki statü veya kurumsal disiplinle bağlantılı sonuçları bulunabilir.
Bu nedenle somut olayda özel davranışın hangi nedenle 7068 sayılı Kanun’un kapsamına girdiği ve ilgili disiplin fiilinin unsurlarını oluşturup oluşturmadığı ortaya konulmalıdır.
Yalnızca personelin davranışının bir amir tarafından uygun bulunmaması, özel hayatla bağlantılı her olayda disiplin cezası verilmesi için yeterli değildir.
Jandarma Nezaket Kurallarına Aykırı Davranış Nasıl İspatlanır?
7068 sayılı Kanun’un 8/1-e maddesi kapsamında disiplin cezası verilmesi için isnat edilen tavır veya davranışın somut biçimde ortaya konulması gerekir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun vatandaşa kaba davrandığı ileri sürülüyorsa, hangi sözleri kullandığı veya hangi davranışları sergilediği belirlenmelidir.
Benzer şekilde astsubayın amirine nezaketsiz davrandığı iddiasında, konuşmanın tarihi, yeri, tarafların ifadeleri ve varsa tanıkların anlatımları önem taşır.
Ancak yalnızca “Personel uygunsuz tavır sergilemiştir” şeklindeki genel ifade, hangi davranışın disiplin cezasına konu edildiğini açıklamak için yeterli olmayabilir.
Özellikle olayda karşılıklı tartışma yaşanmışsa, yalnızca taraflardan birinin anlatımına dayanılması yerine diğer delillerin de değerlendirilmesi önemlidir.
Tanık ifadeleri arasında çelişki bulunması durumunda bu çelişkilerin giderilmesi gerekir.
Bununla birlikte her olayda mutlaka birden fazla tanık veya kamera kaydı bulunması gerektiği yönünde genel bir kural bulunmamaktadır.
Önemli olan mevcut delillerin isnat edilen davranışı güvenilir ve denetlenebilir biçimde ortaya koymaya yeterli olup olmadığıdır.
Amir Tarafından Tutulan Nezaketsizlik Tutanağı Yeterli midir?
Jandarma personelinin amiri tarafından nezaket kurallarına aykırı davrandığı gerekçesiyle tutanak düzenlenmesi mümkündür.
Ancak tutanakta kullanılan ifadelerin somut olması önemlidir.
Örneğin yalnızca “Amirine karşı nezaketsiz davranmıştır” şeklindeki açıklama, personelin hangi tavır veya davranışının cezalandırılmak istendiğini anlamasını güçleştirebilir.
Bu nedenle tutanakta olayın tarihi, yeri, kullanılan sözler ve davranışlar mümkün olduğunca açık biçimde belirtilmelidir.
Özellikle personelin kendisini savunurken hangi davranışı açıklaması gerektiğini bilmesi önemlidir.
Amirin olayın tarafı olduğu durumlarda da tutanak, disiplin soruşturmasında değerlendirilebilecek bir delildir. Ancak böyle durumlarda maddi olayın açıklığa kavuşturulması için tarafların anlatımları ve varsa diğer deliller birlikte incelenmelidir.
Tutanak düzenlenmesi, idarenin olayın gerçekliğini araştırma ve ilgili personelin lehine olan açıklamaları değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezası Savunması Nasıl Hazırlanır?
Jandarma personeline 7068 sayılı Kanun’un 8/1-e maddesi kapsamında savunma istem yazısı gönderildiğinde, hazırlanacak savunmanın öncelikle isnat edilen davranışın gerçek içeriğini ortaya koyması gerekir.
İlk olarak personelin hangi tarihte, hangi ortamda ve kime karşı nezaket kurallarına aykırı davrandığının ileri sürüldüğü belirlenmelidir.
Özellikle savunma istem yazısında yalnızca genel nezaketsizlik ifadelerine yer verilmişse, somut fiilin açıklanması önemlidir.
İkinci olarak kullanılan sözler veya davranışlar olayın bütün koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.
Örneğin personelin yüksek sesle konuştuğu ileri sürülüyorsa, bunun hangi nedenle gerçekleştiği ve konuşmanın hizmetle bağlantısı açıklanmalıdır.
Üçüncü olarak davranışın gerçekten 8/1-e maddesi kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle saygısızlık, hakaret, mevzuata aykırı hitap ve telsiz görüşmesinde uygunsuz konuşma gibi farklı disiplin hükümleriyle karıştırılma ihtimali değerlendirilmelidir.
Dördüncü olarak olayda personelin kendisini açıklama veya savunma hakkını kullanıp kullanmadığı önemlidir.
Örneğin amirinin kendisine yönelttiği ithama cevap veren personelin davranışı, yalnızca cevap vermiş olması nedeniyle nezaketsizlik olarak değerlendirilmemelidir.
Son olarak disiplin soruşturmasının yeterli şekilde yürütülüp yürütülmediği, personelin lehine olan delillerin değerlendirilip değerlendirilmediği ve savunma hakkının gereği gibi tanınıp tanınmadığı araştırılmalıdır.
Etkili bir savunmada yalnızca personelin daha önce disiplin cezası bulunmadığını belirtmek yerine, öncelikle nezaket kurallarına aykırı olduğu ileri sürülen davranışın gerçekleşmediği veya kanuni disiplinsizliği oluşturmadığı açıklanmalıdır.
Jandarma Nezaketsizlik Savunmasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Nezaket kurallarına aykırı davranmak nedeniyle yürütülen soruşturmalarda olay tutanakları, tanık ifadeleri, görev emirleri, hukuka uygun şekilde elde edilmiş kamera görüntüleri ve mesajlaşma kayıtları önem taşıyabilir.
Örneğin personelin görev sırasında bağırdığı ileri sürülüyorsa, olayın meydana geldiği yerdeki gürültü seviyesi veya acil görev koşulları değerlendirmeye konu olabilir.
Benzer şekilde amirle yaşanan tartışmanın hangi nedenle başladığı, tarafların karşılıklı açıklamaları ve olayın hizmete etkisi önemlidir.
Vatandaşın şikâyeti üzerine soruşturma yürütülüyorsa, personelin hangi işlemi gerçekleştirdiği ve vatandaşın hangi davranıştan rahatsız olduğu araştırılmalıdır.
Özellikle hukuka uygun görev işlemi ile kişiye yönelik nezaketsizlik birbirinden ayrılmalıdır.
Bu nedenle disiplin soruşturmasında yalnızca şikâyet dilekçesiyle yetinilmesi yerine, olayın gerçek koşullarının mümkün olduğunca açıklığa kavuşturulması gerekir.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezasında Savunma Süresi
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesine göre disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
Aynı madde uyarınca personele savunmasını hazırlaması için yedi günden az süre verilemez.
Ayrıca personelin kendisinden savunma istendiği aşamadan itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunmaktadır.
Bu nedenle nezaket kurallarına aykırı davranmak nedeniyle savunması istenen jandarma uzman çavuş veya astsubayın, hangi somut davranış nedeniyle cezalandırılmak istendiğini öğrenmesi gerekir.
Örneğin yalnızca “Nezaket kurallarına aykırı hareket ettiğiniz tespit edilmiştir” şeklindeki açıklama, personelin hangi olayı savunması gerektiğini anlamasını güçleştirebilir.
Özellikle birden fazla olay veya konuşmanın soruşturmaya konu edildiği durumlarda, bunların tarihleri ve ilgili davranışlar ayrı ayrı belirtilmelidir.
Savunma hakkının etkili kullanılması, idarenin somut fiili açık biçimde ortaya koymasını ve personele yeterli savunma imkânı tanımasını gerektirir.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezasında Takdir Hakkı
7068 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinde disiplin amirleri ve disiplin kurullarının takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli biçimde kullanmaları gerektiği düzenlenmiştir.
Aynı madde, takdir hakkının gerekçeli kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu kapsamda fiilin işleniş biçimi, gerçekleştiği zaman ve yer, hizmete olumsuz etkisi, personelin kusurunun ağırlığı ve önceki disiplin durumu önem taşımaktadır.
Örneğin daha önce disiplin cezası bulunmayan bir jandarma uzman çavuşun görev sırasında yaşanan ani tartışmada kullandığı ifadelerin değerlendirilmesinde, olayın bütün koşulları ve personelin önceki disiplin geçmişi dikkate alınabilir.
Ancak bu durumun hukuki sınırları doğru belirlenmelidir.
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre uyarma cezası, disiplin cezaları arasındaki en hafif yaptırımdır.
Bu nedenle uyarma cezasından daha hafif bir disiplin cezası bulunmamaktadır.
Dolayısıyla hakkında uyarma cezası istenen personelin yalnızca daha önce cezasının bulunmadığını belirterek bir alt ceza uygulanmasını istemesi, teknik olarak uygun bir talep olmayabilir.
Bunun yerine isnat edilen davranışın kanuni unsurlarının gerçekleşmediği, kişisel kusurun bulunmadığı veya delillerin yetersiz olduğu durumlarda ceza verilmemesi gerektiği açıklanmalıdır.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezasında Zamanaşımı
7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesine göre uyarma cezasını gerektiren fiiller bakımından, disiplin amirinin disiplinsizliği öğrendiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmemesi hâlinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Kanunda belirli nedenlerle mahkeme tarafından iptal edilen disiplin cezalarının yeniden değerlendirilmesine ilişkin özel hükümler de bulunmaktadır.
Özellikle nezaketsizlik iddialarında olayın meydana geldiği tarih ile disiplin amirinin olayı öğrendiği tarih farklı olabilir.
Örneğin personelin aylar önce yaptığı bir konuşmanın sonradan şikâyete konu edilmesi durumunda, hangi tarihte disiplin amirinin bilgi sahibi olduğu araştırılmalıdır.
Bunun yanında olayın daha önce tutanak altına alınmış olması ve buna rağmen soruşturmaya başlanmaması gibi hususlar zamanaşımı bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle olay tutanakları, şikâyet dilekçeleri, soruşturma başlatma emri ve ilgili kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezasına İtiraz
7068 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesine göre disiplin amirleri tarafından verilen uyarma cezalarına karşı, cezanın tebliğinden itibaren on gün içerisinde yazılı itiraz yapılabilir.
İtiraz kural olarak bir üst disiplin amirine yöneltilir.
Ancak cezanın hangi makam tarafından verildiğine göre kanunda özel itiraz mercileri düzenlenmiştir.
Örneğin kaymakamın doğrudan verdiği disiplin cezalarına karşı valiye itiraz edilmesi, Jandarma Genel Komutanının doğrudan verdiği cezalarda ise ilgili özel itiraz yolunun uygulanması gerekir.
İtiraz dilekçesinde öncelikle hangi davranışın nezaket kurallarına aykırı sayıldığı ve bu davranışın hangi delillerle ortaya konulduğu açıklanmalıdır.
Ardından davranışın gerçekleştiği ortam, tarafların görev ilişkisi ve varsa diğer disiplin hükümlerinin uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.
Özellikle personelin mesleki görüşünü açıklaması, hukuka uygun görev işlemi gerçekleştirmesi veya kendisini savunması nedeniyle cezalandırıldığı ileri sürülüyorsa, bu hususlar açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Kanunun 30’uncu maddesi uyarınca itiraz üzerine önceki cezadan daha ağır disiplin cezası verilemez.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezası İptal Davası
Jandarma personeline nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle verilen uyarma cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, kesinleşen disiplin cezasına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür.
7068 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi, kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabileceğini düzenlemektedir.
İptal davasında işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka uygunluğu incelenir.
Özellikle disiplin cezasına konu edilen somut tavır veya davranışın ne olduğu ve bunun neden nezaket kuralına aykırılık oluşturduğu önemlidir.
Örneğin bir jandarma uzman çavuşun yalnızca amiriyle görüş ayrılığı yaşaması nedeniyle cezalandırıldığı ileri sürülüyorsa, açıklamanın içeriği ve mesleki iletişim koşulları araştırılmalıdır.
Benzer şekilde personelin vatandaşa kaba davrandığı iddiasında, vatandaşın şikâyetinin hangi somut davranışa dayandığı ve olayın gerçek koşulları değerlendirilmelidir.
Bunun yanında nezaketsizlik yerine saygısızlık, hakaret veya görev sorumluluğunu reddetme gibi başka bir disiplin fiilinin yanlış uygulanması da kanunilik ve tipiklik ilkeleri bakımından önem taşır.
Çanakkale 2. İdare Mahkemesinin Bozcaada’da görev yapan uzman çavuş hakkındaki kararı, özellikle fiilin yanlış disiplin maddesiyle nitelendirilmesinin hukuki sonuçlarını göstermektedir.
Danıştay 2. Dairesinin E.2023/1644, K.2023/2872 sayılı kararı ise doğrudan 8/1-e maddesinden verilen bir uyarma cezasına ilişkin yargılama örneğidir. Ancak kararın yayımlanmış metnindeki maddi olay ayrıntıları sınırlı olduğundan somut uyuşmazlığa uygulanırken bu husus dikkate alınmalıdır.
İdare mahkemelerinde özel düzenleme bulunmadıkça genel dava açma süresi altmış gündür. Ancak sürenin başlangıcında disiplin cezasının kesinleşmesi ve kesinleşen kararın personele tebliğine ilişkin özel hükümler önem taşır.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezası Maaştan Kesilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre uyarma cezası, personele görevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir.
Bu nedenle nezaket kurallarına aykırı davranmak nedeniyle verilen uyarma cezası, doğrudan günlük maaş kesintisi yapılması sonucunu doğurmaz.
Ancak disiplin cezasının personelin özlük dosyası, disiplin geçmişi ve ceza puanı sistemi bakımından sonuçları bulunmaktadır.
Jandarma ve Sahil Güvenlik personeline ilişkin disiplin ceza puanı çizelgesinde uyarma cezası bir disiplin puanı olarak düzenlenmiştir.
Özellikle uzman erbaşların sözleşmeli statüsü nedeniyle disiplin cezalarının sonraki personel işlemleriyle bağlantısı önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca tek bir uyarma cezasının her durumda otomatik olarak sözleşme feshi veya meslekten çıkarma sonucunu doğurduğu söylenemez.
Bu nedenle uyarma cezasının doğrudan maaş kesintisi yaratmaması, hukuka aykırı olduğu düşünülen işlemin önemsiz olduğu anlamına gelmemektedir.
Jandarma Uyarma Cezası Özlük Dosyasından Silinebilir mi?
7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin beşinci fıkrasında, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesine ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Bu düzenlemeye göre uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra, gerekli şartların bulunması hâlinde atamaya yetkili amire başvurularak cezanın özlük dosyasından silinmesi istenebilir.
Ancak beş yıllık sürenin dolması, cezanın kendiliğinden ve otomatik olarak silinmesi sonucunu doğurmamaktadır.
İlgili personelin bu süre içerisindeki davranışlarının başvuruyu haklı kılacak nitelikte görülmesi ve yetkili makamın değerlendirmesi önemlidir.
Bu nedenle nezaketsizlik nedeniyle verilen uyarma cezasının hukuka aykırı olduğunu düşünen personelin, yalnızca ileride özlük dosyasından silinme imkânına güvenerek itiraz veya dava sürelerini geçirmemesi önem taşır.
Jandarma Nezaket Kurallarına Aykırı Davranmak Fiiline İlişkin Örnek Olaylar
Örnek Olay 1: Amirine Yüksek Sesle Cevap Veren Uzman Çavuş
Bir jandarma uzman çavuş, kendisine yöneltilen görev eleştirisine yüksek sesle karşılık vermiştir. Bunun üzerine amiri, personelin nezaket kurallarına aykırı davrandığını belirterek hakkında tutanak düzenlemiştir.
Personel ise olay sırasında görevle ilgili bir yanlış anlaşılmayı açıklamaya çalıştığını ve amirini küçük düşürme amacı bulunmadığını ileri sürmektedir.
Bu durumda kullanılan sözler, ses tonunun hangi nedenle yükseldiği ve olayın gerçekleştiği ortam araştırılmalıdır.
Yalnızca yüksek sesle konuşulduğunun belirtilmesi, bütün koşullarda nezaketsizlik fiilinin gerçekleştiğini göstermeyebilir.
Örnek Olay 2: Vatandaşa Kaba Davrandığı İddia Edilen Astsubay
Bir vatandaş, jandarma karakoluna yaptığı müracaat sırasında görevli astsubayın kendisiyle ilgilenmediğini ve kaba davrandığını ileri sürmüştür.
Astsubay ise başvurunun kendi görev alanında bulunmadığını belirterek vatandaşı ilgili birime yönlendirdiğini savunmaktadır.
Bu olayda başvurunun niteliği, personelin kullandığı ifadeler ve gerçek davranışı araştırılmalıdır.
Vatandaşın talep ettiği işlemin yerine getirilmemesi, tek başına nezaketsiz davranıldığı anlamına gelmez.
Örnek Olay 3: Astına Sert Uyarıda Bulunan Jandarma Astsubayı
Bir jandarma astsubayı, görevde hata yaptığını düşündüğü uzman çavuşu mesai arkadaşları önünde uyarmıştır.
Uzman çavuş, yapılan uyarının küçük düşürücü biçimde gerçekleştirildiğini ileri sürmektedir.
Bu olayda amirin hangi sözleri kullandığı, uyarının görevle bağlantısı ve personelin gerçekten aşağılayıcı davranışa maruz kalıp kalmadığı araştırılmalıdır.
Hizmet gereği uyarı yapılması ile kişiyi gereksiz biçimde küçük düşürmek farklıdır.
Örnek Olay 4: WhatsApp Grubunda Kısa Cevap Veren Personel
Bir jandarma uzman çavuş, amirinin görev mesajına kısa bir cevap vermiştir. Amiri, personelin daha resmî veya farklı bir hitap kullanması gerektiğini belirterek nezaketsizlik iddiasında bulunmuştur.
Bu durumda mesajın gerçek içeriği, grubun kullanım amacı ve uygulanabilir iletişim kuralları değerlendirilmelidir.
Yalnızca kısa cevap verilmesi, otomatik olarak nezaket kurallarına aykırılık oluşturmaz.
Örnek Olay 5: Görevle İlgili Görüşünü Açıklayan Uzman Çavuş
Bir jandarma uzman çavuş, kendisine verilen görevin planlanmasında hata bulunduğunu amirine açıklamıştır.
İdare, personelin bu açıklamayla amirine karşı uygunsuz davrandığını ileri sürmektedir.
Bu olayda personelin gerçekten hangi sözleri kullandığı, görüşünü hangi üslupla açıkladığı ve davranışının görevle bağlantısı araştırılmalıdır.
Meşru mesleki eleştiri ile bağımsız nezaketsizlik davranışı birbirine karıştırılmamalıdır.
Örnek Olay 6: Telsizle Sert Konuşan Jandarma Personeli
Bir jandarma personeli, acil asayiş olayı sırasında telsiz üzerinden kısa ve sert ifadeler kullanmıştır.
İdare, personelin saygısızca konuştuğunu ileri sürmektedir.
Bu olayda telsiz görüşmesinin içeriği, olayın aciliyeti ve konuşmanın görev gereği olup olmadığı araştırılmalıdır.
Ayrıca telsizle saygısızca konuşmaya ilişkin özel disiplin hükmünün uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.
Örnek Olay 7: Mesai Arkadaşına Karşı Alaycı Tavır Sergilemek
Bir jandarma uzman çavuşun başka bir uzman çavuşun konuşması sırasında alaycı jestler yaptığı ileri sürülmektedir.
Bu durumda davranışın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ve mesai arkadaşının kişiliğini küçümseyen nitelik taşıyıp taşımadığı araştırılmalıdır.
Ayrıca nezaketsizlik ile aynı rütbedeki personele saygısızlık fiilleri arasındaki fark önem taşımaktadır.
Örnek Olay 8: Başvurusuna Olumsuz Cevap Alan Vatandaşın Şikâyeti
Bir vatandaş, istediği belgenin jandarma tarafından verilemeyeceğinin söylenmesi üzerine görevli personelin kendisine kaba davrandığını ileri sürmüştür.
Personel ise belgenin düzenlenmesinin kendi yetkisinde bulunmadığını ve ilgili kuruma başvurulması gerektiğini açıkladığını belirtmektedir.
Bu durumda personelin gerçekten hangi ifadeleri kullandığı ve görevini mevzuata uygun biçimde yerine getirip getirmediği araştırılmalıdır.
Olumsuz idari işlem veya açıklama yapılması, tek başına nezaketsizlik oluşturmaz.
Jandarma Nezaket Kurallarına Aykırı Davranmak Hakkında Sık Sorulan Sorular
Jandarma Nezaket Kurallarına Aykırı Davranmak Hangi Cezayı Gerektirir?
7068 sayılı Kanun’un 8/1-e maddesine göre nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak, uyarma cezasını gerektiren disiplinsizliktir. Ancak isnat edilen davranışın somut biçimde belirlenmesi ve kanuni fiilin unsurlarının gerçekleşmesi gerekir.
Jandarma Uzman Çavuşun Amirine Sert Cevap Vermesi Disiplin Suçu mudur?
Sert cevap verilmesi, olayın koşullarına göre disiplin soruşturmasına konu olabilir. Ancak yalnızca personelin amiriyle görüş ayrılığı yaşaması veya kendisini açıklaması, otomatik olarak nezaketsizlik anlamına gelmez. Kullanılan ifadeler ve davranışın gerçekleştiği ortam değerlendirilmelidir.
Jandarmada Yüksek Sesle Konuşmak Uyarma Cezası Gerektirir mi?
Yüksek sesle konuşmanın amacı ve koşulları önemlidir. Acil görev veya gürültülü ortam nedeniyle sesin yükseltilmesi ile muhatabı küçümsemek amacıyla bağırılması aynı değildir. Somut olayda nezaket kuralının hangi davranışla ihlal edildiği belirlenmelidir.
Jandarma Vatandaşa Kaba Davranırsa Hangi Cezayı Alır?
Somut davranışın niteliğine göre nezaket kurallarına aykırılık veya başka bir disiplin fiili gündeme gelebilir. Yalnızca vatandaşın şikâyette bulunması yeterli değildir. Kullanılan sözler, davranışlar ve olayın koşulları araştırılmalıdır.
Jandarma Nezaketsizlik ile Saygısızlık Aynı mıdır?
Hayır. Nezaket kurallarına aykırı davranmak 7068 sayılı Kanun’un 8/1-e maddesinde uyarma cezasına bağlanmıştır. Saygısızlık ise muhatabına ve gerçekleştiği koşullara göre farklı disiplin hükümlerinde düzenlenmiştir.
Jandarma Nezaketsizlik ile Hakaret Arasındaki Fark Nedir?
Nezaketsizlik mesleki iletişim ve davranış kurallarına aykırılıkla ilgili olabilirken, hakaret kişinin onur, şeref veya saygınlığını hedef alan belirli söz veya davranışlarla bağlantılıdır. Somut fiilin doğru hukuki nitelendirilmesi gerekir.
Jandarma WhatsApp Mesajında Nezaketsizlik Cezası Alabilir mi?
Elektronik mesajlaşmalar disiplin soruşturmasına konu olabilir. Ancak mesajın kısa veya doğrudan olması, her durumda nezaketsizlik oluşturmaz. Mesajların gerçek içeriği, konuşmanın bütünlüğü ve hukuka uygun şekilde elde edilmesi önemlidir.
Jandarma Nezaket Kurallarına Aykırılık Hakkında Danıştay Kararı Var mı?
Evet. Danıştay 2. Dairesinin 24.05.2023 tarihli, E.2023/1644, K.2023/2872 sayılı kararı doğrudan 7068 sayılı Kanun’un 8/1-e maddesinden verilen uyarma cezasına ilişkindir. Ancak yayımlanmış metinde somut davranışın bütün ayrıntıları bulunmadığından kararın kapsamı dikkatle değerlendirilmelidir.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezasında Savunma Süresi Kaç Gündür?
7068 sayılı Kanun’un 31’inci maddesine göre personele savunmasını hazırlaması için yedi günden az süre verilemez. Ayrıca personelin savunma aşamasında soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunmaktadır.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezasına İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma cezalarına karşı tebliğden itibaren on gün içerisinde yazılı itiraz yapılabilir. Yetkili merci, cezayı veren makamın konumuna göre belirlenir.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezası İptal Edilebilir mi?
Evet. Davranışın ispatlanamaması, fiilin yanlış disiplin hükmüyle nitelendirilmesi, personelin meşru açıklama veya eleştiri hakkının nezaketsizlik olarak değerlendirilmesi, savunma hakkının ihlal edilmesi veya soruşturmanın eksik yürütülmesi gibi nedenlerle iptal gündeme gelebilir.
Jandarma Nezaketsizlik Uyarma Cezası Maaştan Kesilir mi?
Uyarma cezası doğrudan günlük maaş kesintisi yapılması sonucunu doğurmaz. Ancak personelin disiplin geçmişi ve disiplin ceza puanları bakımından sonuçları bulunmaktadır.
Jandarma Uyarma Cezası Kaç Disiplin Puanıdır?
Jandarma ve Sahil Güvenlik personeline ilişkin disiplin ceza puanı çizelgesinde uyarma cezası bir puan olarak düzenlenmiştir.
Jandarma Uyarma Cezası Özlük Dosyasından Ne Zaman Silinebilir?
Uyarma cezasının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra, gerekli şartların bulunması hâlinde atamaya yetkili amire başvurularak cezanın özlük dosyasından silinmesi istenebilir. Ancak silinme kendiliğinden gerçekleşmez.
Sonuç: Jandarma Nezaket Kurallarına Aykırı Davranmak Fiilinin Hukuki Sınırları
Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman çavuş, astsubay ve subayların mesleki ilişkilerinde nezaket ve saygı kurallarına uygun hareket etmeleri, kolluk hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesi bakımından önem taşımaktadır.
Ancak personelin bir amiriyle görüş ayrılığı yaşaması, vatandaşa olumsuz cevap vermesi veya görev sırasında kısa ve kesin ifadeler kullanması, her durumda nezaket kurallarına aykırı davranıldığı anlamına gelmemektedir.
7068 sayılı Kanun’un 8/1-e maddesi kapsamında uyarma cezası verilebilmesi için isnat edilen tavır veya davranışın somut biçimde ortaya konulması gerekir.
Özellikle davranışın gerçekleştiği ortam, tarafların görev ilişkisi, kullanılan ifadeler ve personelin kusuru araştırılmalıdır.
Bunun yanında nezaketsizlik, saygısızlık, hakaret ve mevzuata aykırı hitap fiillerinin birbirinden ayrılması önemlidir.
Çanakkale 2. İdare Mahkemesinin jandarma uzman çavuş hakkındaki kararı, bir davranışın yanlış disiplin hükmüyle cezalandırılmasının hukuki sonuçlarını göstermektedir.
Danıştay 2. Dairesinin 24.05.2023 tarihli, E.2023/1644, K.2023/2872 sayılı kararı ise doğrudan nezaket kurallarına aykırı davranmak fiiline ilişkin yargılama örneğidir.
Ayrıca Anayasa Mahkemesinin kolluk personelinin ifade özgürlüğüne ilişkin kararları, görevle ilgili meşru eleştirilerin nezaketsizlik veya başka disiplin hükümleri kullanılarak otomatik biçimde cezalandırılmaması gerektiğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
Sonuç olarak jandarma nezaket kurallarına aykırı davranmak fiili, yalnızca personelin davranışının bir amir veya vatandaş tarafından uygun bulunmamasına dayanılarak cezalandırılamaz. Uyarma cezasının hukuka uygun olabilmesi için kanunda düzenlenen nezaketsizlik fiilinin somut delillerle ortaya konulması, personelin kusurunun değerlendirilmesi ve davranışın doğru disiplin hükmü kapsamında nitelendirilmesi gerekir.
Bu koşullar araştırılmadan veya savunma hakkı ihlal edilerek verilen uyarma cezalarına karşı idari itiraz ve idare mahkemesinde iptal davası yollarına başvurulması mümkündür.